Memur Hukuku

Güvenlik Soruşturması Kardeşinin İşlediği Suç Sebebiyle Olumsuz

Güvenlik soruşturması kardeşinin işlediği suç sebebiyle olumsuz sonuçlanan subaylar için emsal karardır.

                T.C.                      

            ANKARA

4. İDARE MAHKEMESİ

ESAS NO: 2018/…..

YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI

İSTEYEN (DAVACI)                  :………………

VEKİLİ                                      : Av. Umur YILDIRIM

Mustafa Kemal Mah.  Dumlupınar Blvr.  Mahall Ankara Divan Residence D2 Blok No:274/9 İç Kapı:35 06520

Çankaya/ANKARA

KARŞI TARAF(DAVALI)          : Milli Savunma Bakanlığı/ANKARA

VEKİLİ                                      :Av. Zerrin DEĞİRMENCİ-Aynı Adreste

İSTEMİN ÖZETİ               :2017 yılı Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda dış kaynaktan muvazzaf subay adayı olan davacı tarafından, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olması nedeniyle subay adaylığının sonlandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada yürütmenin durdurulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ          :Davacının adaylık işlemlerinin güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle sonlandırıldığı, dava konusu işlemin ilgili mevzuata uygun şekilde tesis edildiği ileri sürülerek davanın reddedilmesi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Ankara 12. İdare Mahkemesince, dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:

Dava; davacı tarafından, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olması nedeniyle subay adaylığının sonlandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

09.05.1977 tarihli, 15932 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Fakülte ve Yüksek Okullar Askerî Öğrenci Komutanlıkları ve Öğrencileri ile Fakülte ve Yüksek Okullardan Yetişen Subaylara Ait Yönetmeliği’nin 25.maddesinde, ”En az 4 yıl süreli fakülte ve yüksek okulları kendi nam ve hesabına bitirenler ile bu öğrenimlerini müteakip lisansüstü öğrenim yapmış olanlardan muvazzaf subay olmak için müracaat edenler hakkında aşağıdaki nitelikler aranır. a. Sosyal durum, ahlak ve karakterle ilgili şartlar :…Yapılacak güvenlik soruşturmasından olumlu sonuç almak,…” hükmüne yer verilmiştir.

12/4/2000 tarihli, 24018 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 9.maddesinde, ”Türk Silahlı Kuvvetlerinin kadro ve kuruluşlarında yer alacak personelin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, Türk Silahlı Kuvvetlerince bu Yönetmeliğe uygun olarak hazırlanacak yönerge uyarınca yapılır.”, 11.maddesinde, ”Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişinin içinde bulunduğu ortam da dikkate alınarak:

a) Kimlik kontrolü, kimlik kayıtlarının doğruluk derecesi, uyrukluğu, geçmişte yabancı bir devletin uyrukluğuna girip girmediği,

b) Kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığı, kolluk kuvvetlerinin ve istihbarat ünitelerinin arşivlerinde bilgiler bulunup bulunmadığı, adli sicil kaydının ve hakkında bir tahdidin olup olmadığı,

c) Yıkıcı faaliyetlerde bulunup bulunmadığı ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna ve Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı davranıp davranmadığı.

d) Şeref ve haysiyetini ihlal edecek ve görevine yansıyacak şekilde kumara, uyuşturucuya, içkiye, paraya ve aşırı bir şekilde menfaatine düşkün olup olmadığı, ahlak ve adaba aykırı davranıp davranmadığı,

e) Yabancılarla, özellikle hasım ve hasım olması muhtemel Devlet mensupları ve temsilcileriyle ilgili derecesinin iç yüzü ve nedeni,

f) Sır saklama yeteneğinin olup olmadığı, araştırılır.”, 12.maddesinde de, ”Bu Yönetmelik kapsamına giren bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarınca yaptırılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında aşağıdaki yöntem izlenir: a) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması formundaki sorular nüfus kayıtlarında yapılan tashih ve değişiklikler belirtilmek ve isimler açıkça yazılmak suretiyle cevaplandırılır ve nüfus cüzdanı örneği noksansız olarak doldurularak istek yazısı ekinde soruşturmayı yapan makama bildirilir. b) Hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması istenilen kişiler için kurum ve kuruluşunca Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünden sağlanan adli sicil kaydıyla ekteki formdan bir örneği kişinin nüfusa kayıtlı olduğu il valiliğine, bir örneği ikamet ettiği il valiliğine, bir örneği Emniyet Genel Müdürlüğüne, bir örneği de ilgisine göre Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığına gönderilir. Bir örneği de istekte bulunan kurum ve kuruluşun dosyasında saklanır. Türk Silahlı Kuvvetlerince yaptırılacak arşiv araştırmalarında forma adli sicil kaydının eklenmesi zorunlu değildir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

“Dava dosyasının incelenmesinden; Kara Kuvvetlerince 2017 yılı Dış Kaynaktan Muvazzaf Subay Temini kapsamında yapılan sınavda başarılı olan davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması neticesinde, kardeşi  …. hakkında, “sahte parayı bilerek kabul etme, mala zarar verme, silahla tehdit, hakaret, ruhsatsız ateşli silahlarla  mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma, yivli ve yivsiz silahlarla  bıçak ve diğer aletleri sırf saldırıda kullanmak amacıyla taşımak, aile fertlerine kötü muamele, hükümlü veya tutuklunun kaçması ve huzur ve sükutununu bozma suçlarından işlem yapıldığı,”  yönünde  bilgi notuna istinaden muvazzaf subay adaylığının sonlandırılması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.”

Olayda, davacının Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasının olumsuz sonuçlanmasına dayanak olarak alınan bilgi notunda, davacı hakkında herhangi bir bilgi bulunmadığı ancak kardeşi hakkında bazı adi suçlardan işlem yapıldığı  bilgisine yer verildiği görülmektedir.

Bu durumda, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2017 yılı muvazzaf sözleşmeli subay temini kapsamında adaylık işlemlerini yürüten davacı hakkında olumsuz bir durum ve tespitin yapılmadığı, davacının kardeşi hakkında tespit edilen durumun ise davacıya izafe edilemeyeceği, zira; atılı suçların niteliği ile suçların ve cezaların şahsiliği ilkesi göz önüne alındığında, kardeşinin yapmış olduğu eylemlerden davacının sorumlu tutulamayacağı sonucuna varıldığından; güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hakkaniyete, hukuka ve mevzuata uyarlılık görülmemiştir.

Öte yandan, hukuka açıkça aykırı olduğu saptanan dava konusu işlemin uygulanması halinde, davacının adaylık statüsünü kaybettiği gibi lekelenmeme hakkının da haksız bir şekilde ihlal edilerek telafisi güç zararlara uğramasına sebep olacağında kuşku yoktur.

Açıklanan nedenlerle; açıkça hukuka aykırı olan ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararlar doğurabileceği sonucuna varılan dava konusu işlemin, 2577 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz yolu açık olmak üzere, ../../2018 tarihinde oybirliğiyle  karar verildi.

kadim-law-consultancy-office-09-04-2018-656

Başa dön tuşu