Memur Hukuku

Güvenlik Soruşturması Abinin İşlediği Suç Sebebiyle Olumsuz

Güvenlik soruşturmasında ailenin etkisi

Güvenlik soruşturması abinin işlediği suç sebebiyle olumsuz sonuçlanan uzman çavuşlar için emsal karardır.

              T.C.

           ANKARA

BÖLGE İDARE MAHKEMESİ

4. İDARİ DAVA DAİRESİ

Y.D İtiraz No            : 2018/….

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMİ HAKKINDA

VERİLEN KARARA İTİRAZ EDEN (DAVACI)

VEKİLİ                               : Av. Umur YILDIRIM

Mustafa Kemal Mah.  Dumlupınar Blvr.  Mahall Ankara Divan Residence D2 Blok No:274/9 İç Kapı:35 06520 Çankaya/ANKARA

KARŞI  TARAF (DAVALI) Sahil Güvenlik Komutanlığı/ANKARA

VEKİLİ                               : Av. Deniz GÜNSEL – (Aynı yerde)

İSTEMİN  ÖZETİ               : Davacı tarafından, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle, 2017 yılı 2. Dönem Uzman Erbaş adayı olarak göreve başlatılmamasına ilişkin 15/05/2018 tarihli ve 32624 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı işleminin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada; yürütmenin durdurulması isteminin reddi yönünde Ankara 15. İdare Mahkemesi’nce verilen 16/08/2018 gün ve E:2018/…. sayılı kararın;  davacı vekilince itiraz dilekçesinde belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi istenilmektedir.

TÜRK  MİLLETİ  ADINA

Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava  Dairesince dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:

Dava; davacı tarafından, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle, 2017 yılı 2. Dönem Uzman Erbaş adayı olarak göreve başlatılmamasına ilişkin 15/05/2018 tarihli ve 32624 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı işleminin iptali ve yürütmenin durdurulması  istemiyle açılmıştır.

26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Kanunun 1 inci maddesine dayanılarak çıkarılan ve 12.04.2000 günlü, 24018 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinin ”Türk silahlı Kuvvetlerince yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması” başlıklı 9. maddesinde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kadro ve kuruluşlarında yer alacak personelin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, Türk Silahlı Kuvvetlerince bu Yönetmeliğe uygun olarak hazırlanacak yönerge uyarınca yapılacağı öngörülmüştür.

26/10/1994 tarih ve 4045 sayılı Kanunun 1. maddesinde; güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının hangi amaçla, ne şekilde ve kimler hakkında yapılması gerekliliğinin ifade edilmesinden sonra, bu kanun dayanak alınarak hazırlanan 12/4/2010 tarih ve 24018 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Güvenlik soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinin 1. maddesinde; yönetmeliğin amacının açıklandığı, 2. Maddesinde yönetmeliğin kapsadığı personelin belirlendiği, 4. maddesinin (f ve g) bentlerinde; arşiv araştırması ile güvenlik soruşturmasının araştırma ve soruşturmaya konu kişi hakkında yapılacağının ifade edildiği, (k) bendinde; 9. maddesinde; “Türk Silahlı Kuvvetlerinin kadro ve kuruluşlarında yer alacak personelin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, Türk Silahlı Kuvvetlerince bu Yönetmeliğe uygun olarak hazırlanacak yönerge uyarınca yapılacağının belirtildiği görülmüş, 2011 tarih ve 114-1(C) sayılı Genel Kurmay Başkanlığınca çıkarılan Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesinin “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasının Olumsuz Kabul Edileceği Haller” başlığıyla düzenlenen 13. maddesinde, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonuçlarının, soruşturma konusu şahsın içinde bulunduğu ortamın da dikkate alınarak değerlendirileceği, bu değerlendirmenin Türk Silahlı Kuvvetlerin bünyesine alınacak şahıslar hakkında karar verilirken, idarenin takdir hakkının en uygun adaydan yana kullanılmasını sağlamaya yönelik olduğu, aynı maddenin “ı” bendinde  ise; ayrıca haklarında  MİT Müsteşarlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, mahalli kolluk kuvvetleri veya yetkili amirlerinden herhangi biri tarafından, bilgi verilenlerin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz kabul edileceği, düzenlenmiştir.

Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 6/g maddesinde ise, “İcra edilen temel askerlik eğitimini başarıyla tamamlayanlardan güvenlik soruşturması uygun olmak veya ilk atamaları doğrudan doğruya kıta veya birliklere yapılan uzman erbaşlar için güvenlik soruşturması uygun olmak.” uzman erbaş olarak alınacaklarda aranan nitelikler arasında sayılmıştır.

Yukarıda anılan mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden; bazı kurumlarda ve bazı görevlerde istihdam edilecek kişiler hakkında görevin önemi, özelliği gereği derin bir araştırma ve değerlendirme yapılmasının esas olduğu, tehdit, şantaj, cebir, şiddet ve diğer yasal olmayan yöntemleri kullanarak, tüm Anayasal kurumları baskı altına almayı, zaafa uğratmayı, yönlendirmeyi ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmayı hedefleyen, mensuplarına takiyye ve tedbir gibi ileri gizlenme tekniklerini kullandırarak bir casusluk örgütü olarak da faaliyet gösteren bir örgüte mensup, iltisaklı ve irtibatlı kişilerin demokratik hukuk devletine karşı yakın, açık ve ciddi bir tehlike teşkil etmesinin önlenmesi, Anayasal düzenin, milli iradenin, hukuk devletinin, demokrasinin ve temel hak ve hürriyetlerin korunması, ülkemizde yaşanan bu son darbe teşebbüsünün tamamen sonlandırılması, buna benzer bir müdahale girişiminin yeniden yaşanmaması ve terörle mücadelenin daha etkin bir şekilde sürdürülebilmesi için, bu süreçte Devletin en hassas birimlerine sızan örgüt elemanlarının siyasi ve askeri casusluk fiillerini de içeren faaliyetleri dikkate alındığında, milli güvenliği ve Devletin devamlılığını sağlamak için kamu hizmetini yürütmekle görevli olan idarenin, bu hizmeti en iyi şekilde yürütebilmesi için bir takım tedbirler almasının gerekli olduğu, bu tedbirlerin alınırken dikkatli ve daha titiz davranmasının da gerektiği ve ülkenin güvenliği ve savunulmasından sorumlu olan Türk Silahlı Kuvvetlerine alınacak personelin güvenilirliğinin her türlü şüpheden uzak olarak ortaya konulması gerektiği izahtan varestedir.

Gelinen noktada, davaya konu işleme dayanak alınan istihbari bilgi neticesinde davacı hakkında olumsuz bir işlem tesis edilebilmesi için, hem davacının kendisi hakkında, hem de  Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinin eki formunda yer verilen davacının kendisini etkileyebilecek yakın çevresi (anne, baba, kardeş, eş, çocuk, veli) hakkında somut kanaate ve bilgiye dayalı güvenilir, teyit edilebilir nitelikte, ön yargıdan uzak hukuken denetlenebilen bilgiye dayalı tespitlerin açıkça ortaya konulması ve bu tespitlerin irdelenmesinden sonra bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

“Dava dosyasının incelenmesinden, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde kendisi hakkında herhangi bir bilgiye rastlanılmadığı, üvey kardeşinin , göçmen kaçakçılığı suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası aldığı, aynı suçtan dolayı daha sonra yine tutuklanıp tahliye edildiği,  anılan suç yanında gece vakti silahlı yağma, başkasına ait banka veya kredi kartını kullanarak yarar sağlama suçlarından yargılandığına dair bilgiler bulunduğundan bahisle davacının askeri okulla adaylık işlemlerinin sonlandırılması yönünde tesis edilen işlem üzerine bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.”

Davacı vekili tarafından, yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin karara karşı verilen itiraz dilekçesinde dava konusu işlemin dayanağı olan ve hakkında olumsuz istihbari bilgi bulunan davacının üvey kardeşinin, müvekkiliyle  hiçbir zaman tanışmadığı  ve görüşmediği, bu şahsın müvekkilinin babasının ilk evliliğinden olan çocuğu olduğu ve  irtibatı olmadığı iddia edilmiş olup; Mahkemece, davacı vekilinin bu iddialarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususunu netleştirmek için davacı ve üvey kardeşinin kayıtlı bulunduğu nüfus müdürlüklerinden geriye dönük nüfus ve ikamet kayıtlarının getirtilerek ve davacının üvey kardeşi olduğu söylenen kişinin davacıya olan etkisi, irtibatı ve ilgisi araştırıldıktan sonra ilgili Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği ile Yönerge hükümleri çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin olarak verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle davacı itirazının kabulüne; Mahkemece yürütmenin durdurulması talebinin reddine yönelik olarak verilen kararın kaldırılmasına; belirlenen eksiklik giderildikten sonra yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine, 21/09/2018 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle  karar verildi.

kadim-law-consultancy-office-09-04-2018-656

Başa dön tuşu