İdare Hukuku

Güvenlik Soruşturması Kaldırıldı mı?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunumuzun devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak genel ve özel şartları belirleyen 48/A/8 maddesindeki “güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak” hükmü Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.:2018/73; K.:2019/65 sayılı Kararı ile iptal edilmiş ve henüz bu konuda yeni bir düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle 657 sayılı Devlet Memurları Kapsamında memur ya da sözleşmeli personel olarak istihdam edilecekler için güvenlik soruşturması yapılmayacaktır.

Ancak bu durum tüm kamu personelini kapsamamaktadır. 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması Kanununun 1/1 maddesi gereğince Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında güvenlik soruşturması yapılacaktır.

Anayasa Mahkemesi, Memurluğa Girişte ‘Güvenlik Soruşturması’ Şartını İptal Etti

Öncelikle belirtmek ki;

  • Güvenlik soruşturması kapsamında idareler kendilerinde sınırsız bir takdir yetkisi görmekteydi. Kişi ve ailesine dair her türlü kişisel bilgiye istihbari bilgi adı altında erişip bunu güvenlik soruşturmasına olumsuz bir bilgi olarak değerlendirmekteydi. AYM güvenlik soruşturması iptal kararıyla bu belirsizlik ortadan kalktı.
  • Anayasa Mahkemesi iptal kararı kural olarak geriye yürümez.
  • Anayasa Mahkemesi iptal kararı güvenlik soruşturması davalarında yeni hukuki durum yarattığı için İdare Mahkemeleri tarafından mutlaka dikkate alınacaktır.
  • Dava açmamış olanlar ise yeni hukuki durumdan yararlanmak için önce elendikleri kuruma bir dilekçeyle başvuru yapıp, akabinde 60 gün içinde cevap verilmez veya ret cevabı verilirse idari dava açmaları gerekmektedir.
  • Yasama organının yeni bir kanuni düzenleme yapmadan yorum yoluyla bu boşluğu dolduramayacaktır. Bu sebeple yeni düzenleme yapılana kadar güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılamaz.

2018 yılında yayınlanan 676 sayılı KHK ile tüm kamu hizmeti ve görevine atanacaklar hakkında “güvenlik soruşturması ve ‘arşiv araştırması” yapılması şartı getirildi. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 48. maddeye eklenen bu şart ile kamuya alımlarda güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması zorunlu hale geldi.

15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminden sonra 676 sayılı OHAL KHK’nın 74’üncü maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun devlet memurluğuna alınma şartlarını düzenleyen 48’inci maddesinde değişiklik yapılarak ek madde getirilmiş ve “güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak” şartı memurluğa alınmada ek şart olarak düzenlenmişti.

OHAL KHK’sının bu hükmü OHAL’in sona ermesini müteakip yasama organınca da aynen kabul edilmiş ve 01/02/2018 tarihli ve 7070 sayılı Kanun ile OHAL hükmü aynı şekilde kanunlaşmıştı.

CHP, 1 Şubat 2018 tarihli ve 7070 sayılı ‘Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkındaki Kanun’un bazı maddelerinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurdu. Davayı karara bağlayan Anayasa Mahkemesi, memuriyete girişte aranan ‘güvenlik soruşturması’ şartını içeren düzenlemeyi iptal etti. Anayasa Mahkemesi iptal kararında kişisel verilerin ve özel hayatın gizliliğinin korunmasının anayasal teminat altında olduğu belirtildi.

İptal Kararın gerekçesinde:

“Kuralda güvenlik soruşturma veya arşiv araştırması yapılması memurluğa alımlarda genel şartlar arasında sayılmasına karşın güvenlik soruşturmasına ve arşiv araştırmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğuna, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturma ve araştırmayı yapacağına ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Diğer bir ifadeyle güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmeksizin kuralla sadece güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması devlet memurluğuna alımlarda aranacak şartlar arasında sayılmıştır.”

Kararda, “Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda devlet memurluğuna atanmasında esas alınacak kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına ve işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesi Anayasa’nın 13’üncü, 20’nci ve 128’inci maddelerine bağdaşmamaktadır” ifadelerine yer verildi.

Güvenlik Soruşturması Kaldırıldı mı? AYM Güvenlik Soruşturması Kararı Nedir?

“Güvenlik soruşturması kaldırıldı mı?” sorusu ile ilgili tarafımıza sürekli sorular yöneltiliyor. Güvenlik soruşturması kaktı mı? Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kararda; “Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda devlet memurluğuna atanmasında esas alınacak kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına ve işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesi Anayasa’nın 13’üncü, 20’nci ve 128’inci maddelerine bağdaşmamaktadır .” gerekçesiyle güvenlik soruşturmasının iptal edildiği bildirildi.

Bundan sonra güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmayacağı anlamına gelmemektedir. Zira iptal gerekçesi kanunla düzenlenmesi ve sınırlarının çizilmesi üzerinedir. Yani “Güvenlik soruşturması kalktı mı? şeklinde sorunun cevabı bu şekilde cevaplanmıştır.

Anayasa Mahkemesinin Güvenlik Soruşturmasını İptal Kararı Ne Anlama Geliyor?

  1. Memuriyete girişlerde güvenlik soruşturmasının yapılması 657 sayılı Kanunun 48. maddesine eklenen 8.a maddesiyle yapılıyordu. Yapılan düzenleme sonrasında, sadece mahkeme kararlarına dayalı bilgiler değil, istihbarat birimlerinin tuttuğu ve çoğu aile üyeleriyle ilgili olan sicil fişleri kayıtlar inceleniyordu.
  2. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararıyla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 48. Madde de yer alan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmasını öngören düzenlemeyi iptal etti. AYM’ nin bu iptal kararı gerekçesine baktığımızda bu konunun hiçbir şekilde kanunla düzenlenemeyeceği anlamını çıkmamaktadır. Yasama organı, ayrıntıları kanunda belirtmek üzere, yeni bir yasal düzenleme yapabilir. Anayasa Mahkemesi esasında bu denli bilgilerin toplanmasının kanunla yapılması gerektiğini, KHK ile yapılamayacağını, kişisel verilerin toplanması ve saklanmasının kanunla detaylı olarak düzenlenmesi gerektiğini belirtti.

Yani kararda, özel hayatın gizliliği ilkesi kapsamında özel hayatın korunması hakkının temel hak ve hürriyetler kapsamında sayıldığı ve bu ilkenin ancak kanunla sınırlanabileceği, memurların atanmalarına ilişkin düzenlemelerin kanunla yapılabileceğine ilişkin açık Anayasal hüküm olduğu, yine kişisel veri niteliğindeki bilgilerin ancak kanunda öngörülen hallerde ve kişilerin açık rızası dahilinde işlenebileceği, bu çerçevede güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde elde edilen verilerin kişisel veriler kapsamında olduğu belirtilmiş; kapsamı ve temel ilkeleri belirlenmeksizin yapılan kanuni düzenleme, Anayasamızın temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılması, özel hayatın gizliliği ve kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümlerine aykırılık nedeniyle iptal edilmiştir.

Yani eski düzenleme ile istihbari bilgilerin güvenlik soruşturmasına esas teşkil etmesi kişisel verilerin ihlali anlamına geldiği.

  1. Önemle belirtilmesi gereken husus şudur: Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmasının ve bunun memurluğa girişte bir şart olarak düzenlenmesinin söz konusu olmayacağı anlamına gelmemektedir.İptal kararında, devlet memurluğuna alınmadan önce güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmasının bir şart olarak öngörülmesinin devletin takdirinde olduğu vurgulanmış ve özellikle altı çizilmiştir. İptal sebebi, sadece güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamının kanunla düzenlenmemiş olmasına dayanmaktadır. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi iptal kararında belirtilen hususlar çerçevesinde, yasama organı tarafından yeniden yapılacak bir kanuni düzenlemeyle, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kanunla yeniden düzenlenecektir.

Özetlemek gerekirse; Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı, güvenlik soruşturmasının hiç suretle yapılamayacağını değil güvenlik soruşturması detaylarının kanunda gösterilmesi haliyle mümkün olduğunu belirtmektedir. Anayasa Mahkemesi, yasama organın detaylarını kanunda göstermek üzere güvenlik soruşturması yapabileceğini belirtmiştir.

  1. Anayasa Mahkemesi iptal kararı ileri tarihli bir yürürlük süresi öngörmemiştir. Yani yürürlüğe girmesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 48.maddesinin 8/a fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Bu sebeple, resmi gazetede iptal kararının yayınlanması ile memuriyete girişte güvenlik soruşturması yaptırılamaz.
  2. AYM’nin güvenlik soruşturmalarına dair iptal kararında, ileri tarihli bir yürürlük şartı öngörmemiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 48.maddesinin 8/a fıkrası iptal olmuştur ve bugün itibariyle güvenlik soruşturması yapılmasını öngören bir kanun hükmü ortadan kalkmıştır. Bu nedenle hem idarelerin “657’e tabi memur” alımlarında güvenlik soruşturması yapmaması gerekmektedir hem de idare mahkemelerinin, devam davalarda Anayasa Mahkemesi kararını dikkate alması gerekmektedir.

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları geriye yürümez. Ancak açılan davalarda yani devam eden davalarda İdare Mahkemeleri, Anayasa Mahkemesi kararının dikkate almalıdır. Güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanmış ve dava açmış kişilerin, AYM kararının bir örneğiyle idare mahkemelerine dilekçe vermeleri ve mahkemeleri bilgilendirmeleri gerekmektedir. Esasında bu durum İdare Mahkemeleri içinde biliniyorsa olsa da verilmesinde sakınca yoktur. İdare Mahkemelerinin de , derdest davalarda Anayasa Mahkemesinin iptal kararını dikkate alarak karar vermesi gerekmektedir.

  1. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlanması sebebiyle ataması yapılmayan ve 60 günlük dava açma zamanaşımı süresi içinde dava açmayanların durumuna gelecek olursak; Anayasa Mahkemesi kararı yeni bir hukuksal durum yarattığı için ilişiklerini kesen idareye yeniden bir dilekçeyle başvurup, olumsuz cevap alıp idari yargıda dava açmaları gereklidir. Bu durum bir hayli karışık ve zorlu bir hukuksal süreçtir. Bu sürecin bir idare hukuku avukatı ile takip edilmesi kişinin menfaatine olacaktır. Açılacak buradaki en büyük risk idari davayı idare mahkemesi zamanaşımından dolayı reddetmesidir.

Yani Anayasa Mahkemesi’nce verilen iptal kararlarının geçmişte oluşmuş, tamamlanmış hukuki durumlara etki etmeyeceği. Bununla birlikte söz konusu kararlar yeni bir hukuki durum yaratıyorsa oluşan yeni durumdan yararlanmak üzere ilgililerin idareye başvurabilecekleri ve istemlerinin reddi halinde bu işlemlerin iptali istemiyle dava açabilecekleri yerleşmiş idari içtihatlarla kabul edilmiştir.

Güvenlik Soruşturması İptal Kararının Devam Eden Davalara Etkisi

Bu karar ile davası devam eden tüm müvekkillerimizin dosyasına ilgili hak kaybına uğramamaları için karar, ek beyan ile sunulacaktır. Her ne kadar İdare Mahkemeleri bu durumdan haberdar olsa da yine de dosyada olması önemlidir.

Önemle belirtmek gerekir ki; AYM’nin güvenlik soruşturmasına iptal kararı davanızın kesin kazanılacağı veya size güvenlik soruşturması yapılmaması gerektiği anlamına gelmemektedir.

Son olarak devam eden davalarda İdare Mahkemeleri, Anayasa Mahkemesinin güvenlik soruşturması iptal kararına atıfta bulunarak davaları lehe sonuçlandırmaktadır. Bu konuya ilişkin Ankara 4. İdare Mahkemesi karar vermiştir. Karar şuan istinaf aşamasındadır.

Başa dön tuşu