Polislik mesleği, kamu düzenini sağlamak, suçla mücadele etmek ve toplumun güvenliğini korumak gibi kritik görevleri üstlenen bir kamu hizmetidir. Bu nedenle, polis memurlarının disiplinli, etik ve yasalara bağlı bir şekilde davranması zorunludur. Ancak, çeşitli nedenlerle disiplin ihlalleri meydana gelebilir ve bu ihlaller, polislikten atılma (disiplin cezası kapsamında görevden uzaklaştırma veya hafif cezalar) veya ihraç edilme (meslekten kalıcı çıkarma) gibi ağır sonuçlara yol açabilir. Polislikten atılma ve ihraç sebepleri şu kanunlarda düzenlenmiştir:
- 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Kanunu madde 8 kapsamında.
- DMK madde 98/a.
- DMK madde 125.
Bu makale Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak, Türkiye’de polislikten atılma, ihraç edilme ve ilişik kesme sebeplerini, yasal dayanaklarını, ceza türlerini, soruşturma süreçlerini ve itiraz yollarını detaylı bir şekilde ele alacaktır. Bilgiler, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (7068 sayılı Kanun), 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu (DMK) ve ilgili yönetmeliklere dayanmaktadır.
Polislikten Atılma ve İhraç Edilme Türleri
Polislikten atılma ve ihraç edilme denince Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin kendi iradesi dışında Emniyet Genel Müdürlüğünden ilişik kesme olarak anlamamız gerekmektedir. Bu nedenle iradi olarak gerçekleşen istifa, müstafi sayılma, başka kuruma atanma ve emeklilik gibi ayrılma sebepleri bu kategoride yer almamaktadır. Bu doğrultuda irade dışı Polislikten atılma sebepleri şu şekilde sıralanabilir;
- Disiplin Cezası ile İhraç (Memurluktan Çıkarılma): DMK Madde 98/a ve 125/E’ye göre, yüz kızartıcı suçlar, terör örgütleriyle iltisak, devamsızlık, rüşvet, zimmet gibi ağır disiplin suçları nedeniyle meslekten veya devlet memurluğundan çıkarılma. Polisler için ayrıca 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Kanunu geçerlidir; ayrımcılık, göreve direniş, yolsuzluk gibi sebepler ihraç nedeni olur.
- Atanma Şartlarının Kaybedilmesi: DMK Madde 98/b’ye göre, memurluğa giriş şartlarından birini (örneğin güvenlik soruşturması, sağlık koşulları, adli sicil) sonradan kaybetmek. Örneğin, belirli suçlardan mahkumiyet veya sağlık raporu ile “polislik yapamaz” kararı.
- Sağlık Şartlarının Kaybedilmesi: Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği (ETŞŞY), polis meslek eğitim merkezleri (POMEM), polis meslek yüksekokulları (PMYO) ve emniyet teşkilatı kadrolarına atanacak adayların sağlık kriterlerini belirleyen temel düzenlemedir; bu yönetmelik uyarınca, adayların veya öğrencilerin EK-3 ekinde tanımlanan sağlık dilimlerinden A veya B kategorisinde olması zorunludur, aksi takdirde C, D veya E diliminde yer alanlar (örneğin, belirli psikiyatrik rahatsızlıklar, HBV-DNA pozitif taşıyıcılığı, konjenital anomaliler veya organ fonksiyonlarında kalıcı bozukluklar) emniyet hizmetleri sınıfına atanamaz ve eğitim süreçlerinde ilişikleri kesilir.

Disiplin Cezası ile İhraç (Kamu Görevinden Çıkarma ve Meslekten Çıkarma)
Polis disiplin hukuku, genel devlet memurları disiplin kurallarından daha katı ve özel düzenlemelere sahiptir. Disiplin cezası ile ihraç iki şekilde mümkündür. Bunlar Kamu görevinden çıkarma ve Meslekten çıkarma olarak sıralanabilir. Söz konusu cezalar için oluşturulan temel yasal çerçeve şu şekildedir:
- 7068 Sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname: 8 Mart 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Emniyet Teşkilatı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli için disiplin suçlarını, cezalarını ve soruşturma usullerini düzenler. Madde 7’de ceza tanımları, Madde 8’de ise fiiller ve cezalar detaylandırılmıştır. Bu kanun, eski Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün yerini almış olup, polis ihraçlarında ana referanstır.
- Sayılı Devlet Memurları Kanunu (DMK): Genel disiplin kurallarını içerir (Madde 124-135). 7068 sayılı Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde uygulanır. Madde 125’te disiplin cezaları ve sebepleri listelenmiştir; Madde 98 ise memurluğun sona erme hallerini düzenler.
Bu yasalarda, disiplin cezaları idari niteliktedir ve ceza hukuku ile ayrılır. Amaç, teşkilat düzenini ve kamu yararını korumaktır. Polis için cezalar, genel memurlara göre daha ağırdır; örneğin, 7068 sayılı Kanun’da meslekten çıkarma ve devlet memurluğundan çıkarma ayrımı yapılmıştır. Yani Devlet Memurları Kanunu’nda meslekten çıkarma ile ilgili düzenleme bulunmamaktadır.
Disiplin Ceza Türleri
Polis disiplin cezaları, hafiften ağıra doğru sıralanır. 7068 sayılı Kanun madde 8’e göre cezalar şunlardır:
- Uyarma Cezası: Görevde daha dikkatli olunması gerektiğinin yazılı bildirimi. Hafif ihlaller için uygulanır (örneğin, silahı temiz tutmamak, tasarruf tedbirlerine uymamak, özürsüz geç kalmak, nezaketsiz davranmak). Ceza puanı: 1
- Kınama Cezası: Kusurlu davranışın yazılı bildirimi. Uyarmadan ağırdır (örneğin, yasak davranışlarda bulunmak, usulsüz şikayette bulunmak, nöbet sonrası geç dönmek, mesleğe aykırı takı takmak). Ceza puanı: 2.
- Aylıktan Kesme Cezası: Brüt aylıktan 1/30 ila 1/8 oranında kesinti (15 güne kadar). Fiilin ağırlığına göre değişir (örneğin, eksik kuşamla göreve çıkmak, amire saygısızlık, göreve 3 güne kadar gelmemek). Ceza puanı: 3.
- Kısa Süreli Durdurma Cezası: Kademe ilerlemesinin 4-10 ay durdurulması. Maddi etkileri vardır (örneğin, amire yalan söylemek, astlara taciz, 3-5 gün devamsızlık). Ceza puanı: 4.
- Uzun Süreli Durdurma Cezası: Kademe ilerlemesinin 12-24 ay durdurulması. Daha ağır ihlaller için (örneğin, mal bildiriminde yalan beyan, göreve 5-9 gün gelmemek, silahla yaralamaya neden olmak). Ceza puanı: 5.
- Meslekten Çıkarma (İhraç) Cezası: Kolluk teşkilatında bir daha çalıştırılmamak üzere çıkarma. En ağır cezadır; emeklilik hariç hak kaybı yaratır.
- Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası: Tüm kamu memurluklarından men edilme. En üst seviye ceza (örneğin, işkence, ülke bağımsızlığını zedeleme).
7068 Sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye Göre Polislikten İhraç Sebepleri
7068 Sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin kabul edilmesine dair Kanun 25 Temmuz 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Emniyet Teşkilatı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli için disiplin suçlarını ve cezalarını düzenler. Madde 8’de disiplin suçları detaylı olarak listelenmiştir. Bu kanun, eski Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün (ETDT) yerini almıştır.
İlgili Kanuna göre Meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır;
“a) Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak veya personel arasında bu yolda ayrım yapıcı tutum ve davranışlarda bulunmak.
b) Göreve çıkılmaması için propaganda yapmak, kışkırtmak, zorlamak, karar alınmasını sağlamak, alınan bu karara katılmak veya karar uyarınca göreve çıkmamak.
c) Amir ya da üstlerinin icraatına karşı çıkmak ve bu hareketi toplu hale dönüştürerek görev yapılmasını ya da göreve çıkılmasını engellemek, buna katılmak, katılmaya tahrik ya da teşvik etmek.
ç) Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak.
d) Hizmetle ilgili her türlü dosya, kayıt, resmi evrak veya belgeyi ya da örneklerini yetkisiz kişilere vermek, verilmesini emretmek, verilmesine göz yummak.
e) Gizli tutulması zorunlu olan ve görev ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak.
f) Muhafazası veya sevkiyle görevli olduğu şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün kaçmasına bilerek ve isteyerek imkân vermek.
g) Bilerek ve isteyerek suç kanıtlarını yok etmek veya bunların yok olmasına neden olmak, kanıtları silmek, gizlemek, değiştirmek, bozmak veya bu fiillere yardımcı olmak.
ğ) Devlet malı araç, gereç, hayvan, silah, mermi ve mühimmatı satmak veya mal edinmek, personel kimlik kartını, araç, gereç, hayvan, silah ve mühimmatı başkalarının kullanımına vermek.
h) Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek.
ı) Görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlilerine haklı bir neden yokken yardımdan kaçınmak veya bildiği ya da gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak.
i) Mesleğin saygınlığını zedeleyecek şekilde uygunsuz yerlere gitmek.
j) Görev mahallinde veya görevli bulunduğu sırada alkollü içki içmek veya içilmesine göz yummak.
k) Göreve sarhoş veya alkollü içki içtiği belli olacak biçimde gelmek.
l) Resmi kıyafetle umuma açık yerlerde alkollü içki içmek veya resmi kıyafetli olarak gizlenemeyecek derecede sarhoş görünmek.
m) Uyuşturucu maddeleri yapmak veya kullanmak, bunların yapılmasına, kullanılmasına, saklanmasına, nakledilmesine, yakalanacağı sırada ortadan kaldırılmasına, satılmasına veya satın alınmasına aracı olmak, kullanılmasını kolaylaştırmak ya da özendirmek.
n) Kumar oynamak veya oynatmak, kumar oynatanlarla ilişki kurmak.
o) Kaçakçılık yapmak veya kaçakçılarla ilişki kurmak.
ö) Geliri ile uygun sayılmayacak biçimde yaşadığı ve aşırı harcamada bulunduğu kanıtlanmış olmak ve bunun haklı kaynağını gösterememek.
p) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile öngörülen grev yasağı kapsamına giren eylemlerde bulunmak.
r) Devlet memurları tarafından yapılamayacağı 657 sayılı Kanunda belirtilen kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak.
s) Siyasi partilerin yararına veya zararına çalışmak ya da siyasal eylemlerde bulunmak, görevli olmaksızın siyasal amaçla yapılacak açık veya kapalı yer toplantılarına ya da gösteri yürüyüşlerine katılmak.
ş) İffetsizliği bilinen veya anlaşılmış olan bir kimse ile bilerek evlenmek ya da evlilik bağını devam ettirmek veya böyle bir kimseyi yanında bulundurmak ya da nikahsız olarak devamlı surette yaşamakta ısrar etmek.
t) Kanuna aykırı olarak sendikalara üye olmak, sendikaların veya üyesi bulunmadıkları derneklerin yapacakları bilimsel, kültürel ve teknik nitelik taşımayan açık veya kapalı yer toplantılarına ya da gösteri yürüyüşlerine görevli olmaksızın katılmak, açık yer toplantı ve gösteri yürüyüşlerine resmi kıyafetli veya silahlı olarak katılmak ya da üyesi bulundukları derneklerin tüzüklerinde belirtilen amaçları dışındaki çalışmalarını veya bu nitelikteki toplantı ya da gösteri yürüyüşlerini düzenlemek veya bunlara katılmak.
u) Görevde kullanılan telsiz, telefon haberleşmesini veya kurum içi iletişim sistemlerini kasıtlı olarak engellemek.
ü) Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak ya da basın, haber ajansları, radyo ve televizyon kurumları ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik bilgi, yazı ve demeç vermek.
v) Amir ya da üste karşı itaatsizliğe, mukavemete ya da fiilen taarruza tahrik ya da teşvik etmek.
y) Menşei belli olmayan, bulundurulması ve taşınması yasak olan her çeşit silah, mühimmat ve benzerlerini bulundurmak.
z) Hukuka aykırı olarak kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini ifşa etmek, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın kaydetmek, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri ifşa etmek, kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa etmek, kişisel verileri kaydetmek, kişisel verileri bir başkasına vermek, yaymak veya ele geçirmek, kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olduğu halde bu görevini kasıtlı olarak yerine getirmemek, gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla suç delillerini yok etmek, silmek, gizlemek, değiştirmek veya bozmak, sayılan fiilleri emir vererek yaptırmak.
aa) Yetkili olmadığı halde hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapmak, bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşmak veya yayın yoluyla duyurmak, log kayıtlarını değiştirmek veya silmek.
bb) Görevi gereği öğrendiği veya edindiği kişisel bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilerle paylaşmak ya da basın ve yayın kuruluşlarına veya diğer iletişim kanallarına vermek.
cc) Bir kimseyle gayri tabii mukarenette bulunmak yahut bu fiili kendisine rızasıyla yaptırmak.
çç) Görevine, sosyal ve aile yaşantısına zarar verecek derecede menfaatine, içkiye, kumara ve benzeri kötü alışkanlıklara düşkün olmak.
dd) Üstlerine, aynı rütbedeki meslektaşları ile diğer mesai arkadaşlarına fiili tecavüzde bulunmak.
ee) Görevde kullanılan telsiz haberleşme araçlarıyla amir ya da üstleri hakkında olumsuz yönde eleştirici nitelikte konuşmalar yapmak.
ff) Dernek kurmak ya da spor dernekleri dışındaki derneklere üye olmak.
gg) Vakıf kurmak veya Bakanlıkça belirlenmiş vakıflardan başka vakıfların organlarında görev almak.
hh) Fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya da fuhuş için aracılık eden veya yer temin eden kişilerle bilerek ilişki kurmak.”
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin kabul edilmesine dair Kanun’un 9. Maddesine göre Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca, aşağıdaki filleri işleyen personel de Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılır;
a) Ülkenin bağımsızlığını zedelemeye, bütünlüğünü bozmaya ve milli güvenliği tehlikeye düşürmeye yönelik herhangi bir faaliyette bulunmak veya aynı nitelikte faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, vakıf, dernek ve benzeri teşekküle katılmak, bunlara yardım etmek veya bu yapılarla ilişki içerisinde bulunmak.
b) İşkence yapmak.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’na Göre Polislikten İhraç Sebepleri
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. Maddesinin E bendinde Devlet Memurluğundan Çıkarma hükümleri düzenlenmiştir. Kişiye bu cezanın verilmesi halinde kişi devlet memurluğundan çıkartılır ve kişi, ömür boyu herhangi bir devlet kurumunda memur olarak atanamaz; bu yasak, sadece mevcut görevden ayrılmayı değil, gelecekteki tüm kamu memurluklarını da kapsar.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre polislikten ihraç sebepleri şunlardır;
a) İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak,
b) Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek,
c) Siyasi partiye girmek,
d) Özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek,
e) Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak,
f) Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak,
g) Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak,
h) Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak,
ı) Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek,
j) Yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak,
k) 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanuna aykırı fiilleri işlemek.
l) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak.
Atanma Şartlarının Kaybedilmesi Yoluyla İlişik Kesme
Polislikten atılma atanma şartlarını kaybetme şeklinde olabilir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun (DMK) 98/b maddesi uyarınca, polisliğe girişte aranan genel veya özel şartlardan herhangi birinin sonradan kaybedilmesi veya taşınılmadığının anlaşılması halinde memurluk ve dolayısıyla polislik sona erer. Bu şartlar, DMK Madde 48’de düzenlenen genel giriş koşullarıdır; örneğin, Türk vatandaşı olmak, belirli yaş sınırı, eğitim seviyesi, adli sicil temizliği, güvenlik soruşturması olumlu sonuçlanması ve kasten işlenen suçlardan belirli cezalar almamış olmak gibi unsurlardır. Memuriyet sırasında bu şartlardan birinin kaybedilmesi (örneğin, belirli bir suçtan mahkûmiyet kararı kesinleşmesi veya adli sicil kaydında memuriyete engel durum ortaya çıkması) durumunda idare, otomatik olarak memurluğa son verme işlemi tesis eder. Bu işlem idari nitelikte olup, memurun mevcut görevine ve özlük haklarına doğrudan etki eder; ancak usul hataları (savunma hakkı ihlali, delil yetersizliği) halinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir ve mahkeme kararıyla göreve iade mümkündür.
Bu durumun en yaygın örnekleri arasında, memuriyet sırasında yüz kızartıcı suçlardan (zimmet, rüşvet, dolandırıcılık vb.) mahkûmiyet veya memuriyete engel nitelikte bir adli sicil kaydının oluşması yer alır. Ayrıca güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanması veya kamu haklarından yasaklı hale gelinmesi de aynı kapsama girer. İdare, bu kaybı tespit ettiğinde derhal işlem yapar ve memuriyet sona erdirilir; yeniden memuriyete dönüş genellikle mümkün olmaz, çünkü yasak kalıcı nitelik kazanır. Danıştay içtihatlarında, bu işlemin sebep unsurunun somut ve kesin delillere (kesinleşmiş mahkeme kararı gibi) dayanması gerektiği vurgulanır; aksi takdirde hukuka aykırılık nedeniyle iptal edilebilir. Bu nedenle, memuriyet şartlarının kaybedilmesi, disiplin cezalarından bağımsız olarak memurluğun otomatik sona ermesine yol açan kritik bir haldir.
Sağlık Şartlarının Kaybedilmesi Yoluyla İlişik Kesme
Polislikten atılma sağlık sebebiyle olabilir. Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği (ETŞŞY), polis adayları ve memurları için zorunlu sağlık kriterlerini belirler; bu yönetmelik uyarınca, POMEM, PMYO ve emniyet kadrolarına girişte EK-3’te tanımlanan A veya B dilimi sağlık şartları aranır. Görev sırasında veya eğitim sürecinde sağlık durumunun C, D veya E dilimine düşmesi (örneğin, belirli psikiyatrik rahatsızlıklar, kronik enfeksiyonlar gibi HBV-DNA pozitif taşıyıcılığı, konjenital anomaliler, organ fonksiyonlarında kalıcı bozukluklar veya ağır patolojiler) halinde emniyet hizmetleri sınıfına uygunluk kaybedilir ve ilişik kesme işlemi uygulanır. Bu işlem, sağlık kurulu raporu temelinde idari nitelikte olup, öğrencilerin eğitimden veya memurların görevden ayrılmasına yol açar; D ve E dilimleri genellikle emniyet teşkilatında memuriyete engel teşkil ederken, bazı durumlarda diğer hizmet sınıflarına geçiş hakkı tanınabilir.
Sağlık şartlarının kaybedilmesi, yönetmeliğin amacı doğrultusunda emniyet hizmetlerinin fiziksel ve ruhsal zorluklarına dayanıklılık gerektirdiği gerekçesiyle katı uygulanır; örneğin, psikiyatrik tanılar veya işitme/kalp gibi sistemlerdeki kalıcı bozukluklar doğrudan ilişik kesmeye neden olur. Bu süreçte aday veya memur, hakem hastane sevki talep edebilir veya idare mahkemesinde iptal davası açarak rapor çelişkilerini giderebilir; Danıştay kararlarında, raporların güncel ve çelişkisiz olması gerektiği, savunma hakkı ile usulün eksiksiz uygulanması vurgulanan noktalardır. İlişik kesme işlemi gerçekleştiğinde, kişi emniyet teşkilatında yeniden atanamaz ve özlük hakları (eğitim masrafları iadesi gibi) kaybedilebilir; ancak iptal davası başarıyla sonuçlanırsa eğitim veya göreve dönüş sağlanabilir. Bu nedenle, sağlık şartlarının kaybı polislik mesleğinde memuriyetin sona ermesine yol açan en sık karşılaşılan idari nedenlerden biridir.

FETÖ İrtibat ve İltisak Nedeniyle Polislikten İhraç Edilme
Türkiye’de 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) ile mücadele kapsamında, emniyet teşkilatında görev yapan polis memurları hakkında yoğun ihraç işlemleri uygulanmıştır. Bu süreçte, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 9. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 35. maddesi temel yasal dayanaklar olarak kullanılmıştır. FETÖ/PDY ile üyelik, mensubiyet, iltisak veya irtibatın varlığı değerlendirilerek, polis memurlarının devlet memurluğundan çıkarılmasına karar verilmektedir. Bu ihraçlar, disiplin cezası niteliğinde olmayıp, olağanüstü hal tedbirleri çerçevesinde kamu güvenliğini koruma amacıyla alınan idari işlemlerdir ve genellikle Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Emniyet Genel Müdürlüğü istihbarat birimleri ile savcılık soruşturmalarından elde edilen bilgiler temel alınır.
Emniyet Genel Müdürlüğü personeli’nin ihraç sebepleri olarak şunlar sayılabilir;
- Garson SD Kart Fişlemeleri
- ByLock ve benzeri özel şifreli yazışma programını kullanmak.
- Ankesörlü veya Ardışık telefondan aranmak,
- Örgüt mensubu kişilerle arama (HTS) kaydı,
- 17/25 Aralık’tan sonra Bank Asya ve Paralel Yapı’nın diğer şirketlerine parasal katkı sağlamak.
- FETÖ’nün sendikaları ve derneklerinde yönetici veya üye olmak.
- Kimse Yok Mu Derneği’ne bağışta bulunmak.
- Emniyet ve MİT ve MASAK raporlarının olması.
- Kapsamlı sosyal medya taraması.
- Örgütün sivil toplum kuruluşları adı altında sohbet ve toplantılarına katılmak.
- Doğal akış dışında kısa sürede terfi etmiş veya özel görevlere getirilmiş olmak.
- Örgüte ‘himmet’ adı altında para aktarmak.
- Güvenilir ihbarlar, ifade ve itiraflar bulunması.
- Takip ettikleri sitelerin incelemesinden elde edilen sonuçlar.
- FETÖ üyesi şirketlerin normal olmayan işlemlerini yapmak, koruyup kollamak.
- Yargıda ve emniyette örgüt lehine hareket ettiği tespit edilen kişiler arasında yer almak.
- Paralel Yapı’nın ev ve yurtlarında kalanların sonraki yıllarda gösterdiği davranışlar.
- İş yerinde diğer çalışanlardan, tanıyan kişilerden elde edilen bilgiler.
- Örgütün gazete, dergi aboneliği ve çocuğunu okullarına göndermeyi 17/25 Aralık’tan sonra sürdürmektir.
Bu ihraç sebeplerinden en önemlilerini değerlendirecek olursak;
- Garson SD Kart Kodlaması Nedeniyle İhraç Edilme
“Garson” adlı bir gizli tanığın teslim ettiği SD kartta yer alan Excel listeleri, özellikle EGM personeliyle ilgili bilgileri içeren bir veri tabanıdır. Bu veri tabanı, FETÖ/PDY mensuplarının isimlerini, görevlerini, hiyerarşik konumlarını ve örgüt içindeki kodlamalarını içerir. Örneğin, “A4”, “SAY”, “EA” ve “SCC” gibi kategoriler, kişinin örgüt içindeki pozisyonunu veya önem derecesini gösterebilir. EGM personeline özgü bu listeler, örgütün emniyet içindeki yapılanmasını ortaya koymak için istihbarat birimlerince analiz edilir. Ancak, bu verilerin doğruluğu ve bağlamı, soruşturmalarda tartışma konusu olabilir; zira yanlış veya eksik kodlamalar mağduriyetlere yol açabilir.
- ByLock ve Diğer Şifreli Programların Kullanımı Nedeniyle İhraç Edilme
ByLock, FETÖ/PDY tarafından 2014-2016 yılları arasında yoğun şekilde kullanıldığı belirtilen şifreli bir mesajlaşma uygulamasıdır. EGM personeli için ByLock kullanımı, Yargıtay kararlarıyla “örgüt üyeliği” suçunun delili olarak kabul edilmiştir. Ancak, uygulamanın bilinçli ve aktif şekilde kullanıldığına dair ek kanıtlar aranır (örneğin, yazışma içerikleri, düzenli kullanım). ByLock’un yüklendiği cihazın IP adresleri, uygulama sunucularına bağlanma zamanları ve frekansı, HTS (Historical Traffic Search) kayıtlarıyla doğrulanır. Ancak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 26 Eylül 2023 tarihli Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında (B. No: 15669/20), ByLock’un delil olarak kullanımına ilişkin sistematik sorunlar tespit edilmiş ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. (adil yargılanma hakkı), 7. (kanunsuz ceza olmaz ilkesi) ve 11. (toplanma ve örgütlenme özgürlüğü) maddelerinin ihlal edildiğine hükmedilmiştir. Bu karar, EGM personeline yönelik soruşturmalarda ByLock delillerinin daha dikkatli değerlendirilmesini gerektirmektedir. Ayrıca, Signal, Telegram veya Eagle gibi diğer şifreli uygulamalardaki grup veya kanal üyelikleri de delil olarak incelenebilir.
- Ankesör/Ardışık Aramalar Nedeniyle İhraç Edilme
FETÖ/PDY’nin EGM içindeki mensuplarıyla iletişim kurmak için ankesörlü telefonlardan ardışık aramalar yaptığı bilinmektedir. Bu aramalar, HTS kayıtlarıyla tespit edilir ve aynı ankesörden birden fazla personelin ardışık şekilde aranması, örgüt bağlantısını işaret edebilir. Yargıtay, ardışık aramaların delil olabileceğini belirtmiş, ancak aramaların içeriği veya bağlamı hakkında ek kanıtların aranması gerektiğini vurgulamıştır. EGM personeli için bu deliller, özellikle gizli yapılanma içinde “mahrem imam” bağlantılarını ortaya çıkarmak için kullanılır.
- HTS Kayıtları Nedeniyle İhraç Edilme
HTS kayıtları, EGM personelinin telefon görüşmeleri, mesajlaşmaları ve internet bağlantılarının geçmişini içerir. Örgütle bağlantılı bilinen kişilerle sık ve düzenli iletişim, bu kayıtlarla tespit edilebilir. EGM’nin istihbarat birimleri, bu kayıtları detaylı bir şekilde analiz eder. Ancak, Yargıtay, HTS kayıtlarının yalnızca iletişim sıklığını değil, içeriği veya bağlamı destekleyen ek delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Polislikten Atılma ve İhraç edilme İşlemi Sonrası Dava Süreci
Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Disiplin Kurulu veya İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu tarafından verilen disiplin cezasına karşı, personel, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açabilir. Dava dilekçesinde, savunma hakkının ihlali (örneğin, tebligatın usulüne uygun yapılmaması veya savunma için yeterli süre tanınmaması), delillerin yetersizliği veya hukuka aykırı elde edilmesi, cezanın orantısızlığı ya da işlemde hukuka aykırılık gibi gerekçeler detaylı bir şekilde belirtilmelidir. Personel, cezanın uygulanmasının telafisi güç veya imkânsız zararlar doğurabileceğini ileri sürerek yürütmenin durdurulması talebinde bulunabilir. İdare mahkemesi, disiplin sürecinin hukuka uygunluğunu, delillerin geçerliliğini ve savunma hakkının usulüne uygun kullanılıp kullanılmadığını titizlikle denetler. Avukat desteği, dava dilekçesinin hukuki argümanlarla güçlendirilmesi, usul hatalarının tespit edilmesi ve yürütmenin durdurulması talebinin etkili bir şekilde sunulması açısından kritik önem taşır.
İdare mahkemesinin kararı, disiplin cezasının iptali veya onanması yönünde olabilir. Örneğin, Danıştay, geçmiş kararlarında savunma hakkının ihlali, delillerin hukuka aykırı olması vs gibi nedenlerle disiplin cezalarını iptal etmiştir. Özellikle FETÖ/PDY bağlantılı suçlamalarda, tanıkların yalan beyanları, ByLock gibi delillerin IP çakışması veya cihazın başkası tarafından kullanıldığı iddiaları mahkemece değerlendirilebilir. Avukatın tecrübesi, bu süreçte delillerin hukuki niteliğini analiz etme, usul hatalarını ortaya çıkarma ve personelin haklarını savunma açısından büyük bir avantaj sağlar. İdare mahkemesinin iptal kararı, personelin görevine iadesini ve mali kayıplarının telafisini sağlayabilir. Bu nedenle, dava sürecinde avukatın rehberliği, hem hukuki stratejinin belirlenmesinde hem de personelin haklarının korunmasında vazgeçilmez bir rol oynar.