Kürtaj Suçu Nedir? Cezası Ne Kadar?

turkiyede kurtaj yasal mi

Hukuk sistemimizin toplumsal düzeni sağlayan en önemli kanunlarından biri olan Nüfus Planlaması Hakkında Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasında yasal kürtajın tanımı yapılmaktadır. İlgili fıkraya göre kişi gebeliğin başladığı tarihten itibaren 10 haftalık süre içinde, kendi rızası ile herhangi bir gerekçe sunmaksızın kürtaj olabilir. Bu sürenin ardından yasal kürtaj olabilmek için bir takım gerekçelere sahip olunması gerekmektedir. Şöyle ki bu husus ise yine aynı maddenin 2. Fıkrasında düzenlenmiş olup “Gebelik süresi, on haftadan fazla ise rahim ancak gebelik, annenin hayatını tehdit ettiği veya edeceği veya doğacak çocuk ile onu takip edecek nesiller için ağır maluliyete neden olacağı hallerde doğum ve kadın hastalıkları uzmanı ve ilgili daldan bir uzmanın objektif bulgulara dayanan gerekçeli raporları ile tahliye edilir.” Şeklindedir.

Bu düzenlemeler haricinde kişilerin kanunca düzenlenen yasal prosedürlere aykırı şekilde kürtaj olması halinde ise ortaya Türk Ceza Kanunu’nun 99. maddesinde düzenleme alanı bulan çocuk düşürtme ve 100. maddesinde düzenlenen Çocuk düşürme suçları ortaya çıkacaktır. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu makalemizde yasal ve yasal olmayan kürtaj konularını, kürtaj suçu cezasını ele alacağız.

İlgili Makale: İnfaz Hesaplama

Kürtaj Nedir? Kürtaj Yasal mı?

Kürtaja ilişkin yasal düzenleme Nüfus Planlaması Hakkında Kanun’un “ gebeliğin sona erdirilmesi” başlıklı 5. Maddede düzenleme alanı bulmaktadır. İlgili maddeye göre gebeliğin sona erdirilmesi yani kürtaj için belli şartların varlığı aranmaktadır. Kişinin herhangi bir gerekçe göstermeksizin kürtaj olabilmesi için yasal süre gebelikten itibaren 10 haftadır.

10 haftalık sürenin geçirilmesinin ardından kişinin kürtaj olabilmesi için gebeliğin annenin hayatını tehlikeye sokacak olması veya doğacak çocuk için ağır maluliyete yani engele sebebiyet verecek olması gerekmektedir. Bu durumun doktor raporları ile ortaya konulması gerekmektedir. Nüfus Planlaması Hakkında Kanun’un bu maddesine aykırı olarak yapılan kürtaj işlemleri cezai yaptırım gerektirecektir. Kanuna aykırı kürtaj yapan kişiler TCK 99 ve 100. Maddelerde düzenlenen çocuk düşürme ve düşürtme suçlarından yargılanacaklardır.

Yasadışı Kürtaj Cezası

Nüfus Planlaması Hakkında Kanun’un 5.maddesine aykırı olarak kürtaj yaptırmanın ve yapmanın bir takım cezai sorumlulukları mevcuttur. Türk Hukuk sistemimize göre yasadışı bir şekilde kürtaj olan kişi TCK 100. Madde gereği Çocuk düşürme, Kürtaj yapan kişi ise TCK 99. Madde gereği Çocuk Düşürtme suçlarından ceza alacaklardır.

  • Çocuk Düşürme Suçu

Çocuk düşürme suçu TCK 100. Maddede düzenleme alanı bulmaktadır. İlgili maddeye göre gebelik süresi 10 haftadan fazla olan kadının çocuğunu isteyerek düşürmesi halinde bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunmaktadır. Yani yasal kürtaj şartlarını sağlamayan kişi çocuğunu aldırması durumunda bu suçtan dolayı yargılanacaktır.

Bu suçla korunan hukuki yarar, kişilerin beden ve ruh sağlığı, düşürülen ceninin yaşama hakkıdır. Bununla birlikte devletin nüfus planlaması politikasının da, bu suçla korunan hukuksal değer içerisinde mütalaa edilmesi mümkündür. Bu suçun faili özel sıfat taşıdığı için bir özgü suç olarak düzenlenmiştir. Bu suçun faili ancak gebe kadınlar olabilir, kadının yaşı, medeni hali önemli değildir.

  • Çocuk Düşürtme Suçu

Çocuk düşürtme suçu TCK 99. Maddede düzenleme alanı bulmaktadır. İlgili madde şu şekildedir;

  • Rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadının çocuğunu düşürten kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu durumda, çocuğunun düşürtülmesine rıza gösteren kadın hakkında bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
  • Birinci fıkrada yazılı fiil kadının beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa, kişi altı yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının ölümüne neden olması halinde, onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
  • İkinci fıkrada yazılı fiil kadının beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa, kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının ölümüne neden olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
  • Rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftayı doldurmamış olan bir kadının çocuğunun yetkili olmayan bir kişi tarafından düşürtülmesi halinde; iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan diğer fiiller yetkili olmayan bir kişi tarafından işlendiği takdirde, bu fıkralara göre verilecek ceza, yarı oranında artırılarak hükmolunur.
  • Kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe kalması halinde, süresi yirmi haftadan fazla olmamak ve kadının rızası olmak koşuluyla, gebeliği sona erdirene ceza verilmez. Ancak, bunun için gebeliğin uzman hekimler tarafından hastane ortamında sona erdirilmesi gerekir.

Nüfus Planlaması Hakkındaki Kanunda yer alan düzenlemeler haricinde kişinin kürtaj edilmesi halinde çocuk düşürtme suçu oluşacaktır. Bu suçla korunan hukuki yarar, kadının anne olma hakkı ile kadının ve ceninin yaşama hakkıdır. ” Ceninin ve gebe kadının hayatı ve vücut bütünlüklerinin korunması yanında toplumun varlığını sürdürme hakkını ve devletin nüfus planlama politikasının da, bu suç ile korunan hukuksal değer içerisinde mütalaa etmenin mümkün olduğu ifade edilmektedir.

kanunda turkiyede kurtaj yasal mi
kanunda turkiyede kurtaj yasal mi

TCK’ya Göre Türkiye’de Kürtaj Yasal Mı?

Mevzuatımız açısından TCK’da, gebe kadının rızası dahilinde gerçekleştirilen sonlandırma müdahalelerinin, gebeliğin ilk 10 haftasında yapılması durumunda kadının iradesi esas alınarak konu suç kapsamından çıkarılmış, 10 haftalık sürede, kadının gebeliği sonlandırabilmesine imkan tanınmıştır. 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun’un 5. maddesinde yer alan “gebeliğin onuncu haftası doluncaya kadar annenin sağlığı açısından tıbbi sakınca olmadığı takdirde istek üzerine rahim tahliye edileceği…” ifadesi de nazara alındığında, kanun koyucunun gebeliğin on haftasının dolmasıyla birlikte cenini, korunmaya değer bir varlık olarak kabul ettiğini ifade etmek yerinde olacaktır.

TCK 99. kapsamında çocuk düşürtme suçtur. TCK 99/2 uyarınca “Yetkili Kimseler Tarafından Gebelik Süresi 10 Haftayı Geçen
Kadının Rızasıyla Çocuğunun Düşürtülmesi (2.fıkra)” hususu düzenlenmiştir. İkinci fıkraya göre, tıbbî zorunluluk bulunmadığı hâlde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadının çocuğunun düşürtülmesi, aynı bir suç olarak tanımlanmıştır.” Bu durumda, çocuğunun düşürtülmesine rıza gösteren kadın hakkında da ceza öngörülmüştür. Buna karşılık, tıbbi zorunluluk bulunduğu takdirde, on haftayı aşan gebelik hâlinde çocuğun alınmış bulunması, ceza sorumluluğunu gerektirmemektedir. Somut olayda tıbbi zorunluluğun bulunup bulunmadığı, tıp biliminin verilerine göre belirlenecektir.

Bu suçun oluşması için, çocuğun 10 haftalıktan fazla olması, çocuğun düşürülmesine kadının razı olması, çocuğun alınması konusunda tıbbi zorunluluk bulunmaması ve bu işlemin yetkili hekim tarafından yapılması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.

  • Bu fıkranın uygulanması için kadının çocuğun düşürtülmesi konusunda rızasının varlığı gerekir. Kadından rızanın nasıl alınacağı konusu 2827 sayılı Kanunun 5. ve Tüzüğün 13. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddelere uygun bir rıza yoksa ikinci fıkradaki suç değil, birinci fıkradaki suç oluşur. Burada baskı yapılarak, cebir şiddet ve tehdit kullanılarak ve bu yolla karar verme özgürlüğü ortadan kaldırılıp, şeklen rızası alınarak çocuk düşürüldüğünde yine ikinci fıkra değil, birinci fıkra uygulanacaktır.
  • Bu fıkranın uygulanması için diğer bir şart çocuğun 10 haftadan fazla süredir anne karnında olması gerekir. Gebelik 10 haftadan fazla sürmemişse, annenin rızası suçun oluşumuna engeldir. Bu sürenin belirlenmesinde, bilirkişi görüşüne başvurulmalıdır.
  • Bu fıkranın uygulanması için gerekli olan bir diğer şart da, çocuğun alınması konusunda tıbbi zorunluluk bulunmamasıdır.
  • Tıbbi zorunluluk varsa, anne karnındaki çocuğun kaç aylık olduğunun önemi yoktur. Tıbbi zorunluluğun ne olduğu hususu, 2827 sayılı Yasa’nın 5/2. maddesiyle Tüzüğün 5. maddesinde belirtilmiştir. 2827 sayılı Yasa’nın 5/2. maddesine göre; gebelik süresi, on haftadan fazla ise rahim ancak gebelik, annenin hayatını tehdit ettiği veya edeceği veya doğacak çocuk ile onu takip edecek nesiller için ağır maluliyete neden olacağı hallerde doğum ve kadın hastalıkları uzmanı ve ilgili daldan bir uzmanın objektif bulgulara dayanan gerekçeli raporları ile tahliye edilir. Tüzüğün 5. maddesine göre ise, gebelik süresi on haftayı geçen kadınlarda, rahim tahliyesi yapılamaz.

Yetkili Olmayan Kişi Tarafından Yapılan Kürtaj Suç mu?

Yetkili olmayan kişi tarafından yapılan kürtaj işlemi TCK 99/5. Hükmü gereğince cezai yaptırım gerektirmekte olup suçtur. İlgili maddedeRızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftayı doldurmamış olan bir kadının çocuğunun yetkili olmayan bir kişi tarafından düşürtülmesi halinde; iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan diğer fiiller yetkili olmayan bir kişi tarafından işlendiği takdirde, bu fıkralara göre verilecek ceza, yarı oranında artırılarak hükmolunur. “ düzenlemesi yer almaktadır.

İlgili maddeye göre kişilerin yasadışı bir şekilde herhangi bir yetkisi olmaksızın kürtaj işlemi uygulayan kişilerin 2 ile 4 yıl arası hapis cezası ile karşı karşıya kalacakları düzenleme alanı bulmuştur. Bu suç bakımından yasadığı kürtaj işlemi yapan kişi alt sınırdan uzaklaşarak bir ceza alır ise hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması mümkün olmayacaktır.

Hangi Hastalıklarda Kürtaj Yapılabilir?

Tıbbi zorunluluk varsa, anne karnındaki çocuğun kaç aylık olduğunun önemi yoktur. Tıbbi zorunluluğun ne olduğu hususu, 2827 sayılı Yasa’nın 5/2. maddesiyle Tüzüğün 5. maddesinde belirtilmiştir. 2827 sayılı Yasa’nın 5/2. maddesine göre; gebelik süresi, on haftadan fazla ise rahim ancak gebelik, annenin hayatını tehdit ettiği veya edeceği veya doğacak çocuk ile onu takip edecek nesiller için ağır maluliyete neden olacağı hallerde doğum ve kadın hastalıkları uzmanı ve ilgili daldan bir uzmanın objektif bulgulara dayanan gerekçeli raporları ile tahliye edilir. Tüzüğün 5. maddesine göre ise, gebelik süresi on haftayı geçen kadınlarda, rahim tahliyesi yapılamaz.

Bu durumdaki kadınlarda, ancak, Tüzük’e ekli (2) sayılı listede sayılan hastalıklardan birinin bulunması halinde ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından rahim tahliyesi yapılabilir. Hastalığın, kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyla bu hastalığın ilişkin olduğu uzmanlık dalından bir hekimin birlikte hazırlayacakları, kesin klinik ve laboratuvar bulgulara dayanan, gerekçeli raporlarla saptanması zorunludur.
Tüzüğün ekli (2) Sayılı Listesine göre ise on haftanın üzerindeki gebeliklerde rahim tahliyesini gerektiren, kadının hayatını ya da hayati organlarından birini tehdit eden ya da çocuk için tehlikeli olan hastalıklar ve durumlar:

  • Doğum ve Kadın Hastalıklarına Bağlı Nedenler. (Daha önceki major uterin harabiyet ve hasarları, Sezeryan ameliyatı, Miyomektomi, Uterus rüptürü, Geniş perforasyon, Geçirilmiş vajinal plastik operasyonlar, rekürren preeklampsi-eklampsi, İzoimmünizasyon, Mole hidatidiform.)
  • Ortopedik Nedenler. (Osteogenezis imperfekta, Ağır kifoskolyoz, Doğumu güçleştiren osteomiyelit, Faaliyet halinde bütün mafsalları ilgilendiren osteoartiküller hastalıklar.)
  • Kan Hastalıklarına Bağlı Nedenler. (Lösemi, Kronik anemiye neden olan hastalıklar, lenfomalar, Hemolitik sarılıklar, Agranülositozis, Tromboembolik hastalıklar, Hemoglobinopatiler ve thalasemi sendromları (ağır klinik ve hematolojik bozukluğa neden olan), Gamaglobulinopatiler.)
  • Kalp ve Dolaşım Sistemi Hastalıkları. (Doğumu engelleyen konjenital ve akkiz kalb hastalıkları, Kalp yetmezliği, perikardit, miyokardit, miyokarad enfarktüsü aşikar koroner yetmezliği, arteriyel sistem anevrizmaları, Ağır tromboflebitler ve lenfatik sistem hastalıkları, Ağır bronşektaziler, Solunum fonksiyonunu bozan kronik akciğer hastalıkları.)
  • Böbrek Hastalıkları. (Akut ve kronik böbrek hastalıkları.)
  • Göz Hastalıkları. (Dekolman, Renal hipertansif ve diyabetik retinopatiler.)
  • Endokrin ve Metabolik Hastalıklar. (Feokromositoma, Adrenal hiperfonksiyon ya da yetmezliği, Kontrol altına alınamayan hipotiroidi veya hipertiroidi, Pratiroid hiperfonksiyon ya da yetmezliği, Ağır hipofiz hastalıkları.)
  • Sindirim Sistemine Bağlı Nedenler. (Gebeliğin devamını engelleyen sindirim organları hastalıkları.)
  • İmmünolojik Nedenler. (Immün yetmezliği hastalıkları, Kollajen doku hastalıklar, Bütün Malign Neoplastik Hastalıkları.)
  • Nörolojik Nedenler. (Grand mal epilepsi, Multipl skleroz, Muskuler distrofi, Hemipleji ve parapleji, Gebeliğin devamını engelleyen ağır nörolojik hastalıklar.)
  • Ruh Hastalıklarına Bağlı Nedenler. (Oligofreni, Kronik şizofreni, Psikoz manyak depresif (PMD), Paranoya, Uyuşturucu bağımlılıkları ve kronik alkolizm.)
  • M. Enfeksiyon Hastalıkları. (Teratojen intra üterin enfeksiyonlar, Kızamıkçık, Toksoplazmozis, Sitomegalovirus, Herpes virus grubu hastalıklar, Cüzzam, Sitma, Frengi, Brusella ve diğer ağır kronik enfeksiyonlar.)
  • N. Konjenital Nedenler: (Marphan sendromu, Mesane ekstrofisi, Down sendromu, Sakat çocuk doğurma ihtimali yüksek diğer herediter hastalıklar, Gonadlara zararlı röntgen ışını ve ilaç, Teratogenik ilaçlar, Nörofibromatozis hastalıklarıdır.)

Aynı Tüzüğün 7,8, maddesine göre de, derhal müdahale edilmediği takdirde kadının hayatını ya da hayati organlarından birini tehdit eden acil hallerde rahim tahliye edilir.

kanunda kurtaj suresi
kanunda kurtaj suresi

18 Yaşın Altında Kürtaj Olmak Suç Mu?

18 yaş altında kürtaj olmak suç teşkil etmez ancak bir takım yasal zorunluluklara uyulması gerekmektedir. Şöyle ki gebe kadının 18 yaşının altında olması durumunda rızası alınarak velisinden veya vasisinden ayrıca sulh hukuk hakiminden izin alınması gerekmektedir. Bu hususa ilişkin düzenleme Nüfus Planlaması Hakkındaki Kanunun 6.maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir;

“5 inci maddede belirtilen müdahale, gebe kadının iznine, küçüklerde küçüğün rızası ile velinin iznine, vesayet altında bulunup da reşit veya mümeyyiz olmayan kişilerde reşit olmayan kişinin ve vasinin rızası ile birlikte sulh hakiminin izin vermesine bağlıdır. Ancak akıl maluliyeti nedeni ile şuur serbestisine sahip olmayan gebe kadın hakkında rahim tahliyesi için kendi rızası aranmaz.

4’üncü maddenin ikinci ve 5’inci maddenin birinci fıkralarında belirtilen ve rızaları aranılacak kişiler evli iseler, sterilizasyon veya rahim tahliyesi için eşin de rızası gerekir.

Veli veya sulh mahkemesinden izin alma zamana ihtiyaç gösterdiği ve derhal müdahale edilmediği takdirde hayatı veya hayati organlardan birisini tehdit eden acil hallerde izin şart değildir.”

Kanunda yer alan hükümlere aykırı davranılması suç oluşturup bu durumunda hem kürtaj olan kişi hem de kürtaj işlemini yapan kişi cezai sorumluluk altına girecektir.

Çocuk Düşürtme ve Düşürme Suçunun Cezası Ne Kadar?

Türk Ceza Kanunumuzda çocuk düşürme suçu ile çocuk düşürtme suçlarına ilişkin cezalar düzenleme alanı bulmaktadır. İşbu suçlar cezalarının miktarı sebebi ile Asliye Ceza Mahkemesi’nin görev alanına girmektedir. Şöyle ki;

  • Çocuk Düşürme Cezası: Bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.
  • Rıza Dışı Çocuk Düşürtme Cezası: Rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezasıdır.
  • Tıbbi Zorunluluk dışı Çocuk Düşürtme Cezası: iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıdır.
  • Rızaya Dayalı Çocuk Düşürtme Cezası: iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıdır.
  • Yetkili Olmayan Kişinin Çocuk Düşürtme Suçu Cezası: iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıdır.
  • İşlenen Suç Sebebiyle Gebelikte Düşürtme Cezası: Kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe kalması halinde, süresi yirmi haftadan fazla olmamak ve kadının rızası olmak koşuluyla, gebeliği sona erdirene ceza verilmez.
X
kadim hukuk ve danışmanlık