İnfazın Ertelenmesi

infazin ertelenmesi

İnfazın ertelenmesi, işlediği bir suçtan dolayı hapis cezasına çarptırılmış kimsenin cezasını çekmesinin belli bir müddet sonraya bırakılmasına denir. Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazında, hükümlünün ilam adresine “Çağrı Kağıdı” çıkarılır. Hakkında çağrı kağıdı çıkartılan ve tebliğden itibaren 10 günlük süre içerisinde infaz savcılığına gelerek teslim olan hükümlünün meşru bir mazereti varsa, 6411 Sayılı Kanun’la değişik 5275 sayılı CCTIHK’nın 17/1-2 maddeleri gereğince, 1 yıl infazı erteletebilir. Yine mazeretine bağlı olarak ayrıca 1 yıl daha erteletebilir. (1 yıl + 1 yıl) olmak üzere, toplam olarak 2 yıl kişinin müracatı ve mazeretine bağlı olarak “infazın isteğe bağlı olarak ertelenmesi” mümkündür.

İnfazın ertelemesi kararını, hükmü veren mahkemenin bağlı olduğu yerdeki infazdan sorumlu olan ve Çağrı Kağıdını çıkartan İnfaz savcılığı veya hükümlünün dilekçe ile infaz etmek üzere başvurduğu kendisine en yakın olan infaz savcılığı da verebilir. Ancak hükümlünün erteleme için başvurduğu en yakın infaz savcılığı infaz ertelemesi yaptığı zaman, Çağrı Kağıdını çıkartan asıl infazdan sorumlu olan savcılığa erteleme konusunda bilgi vermesi gereklidir.

İnfaz savcısı, 5275 sayılı CGTIHK’nın 17/5 maddesi gereğince, infaz ertelemelerinde hükümlüden “teminat alınmasına” karar verebilir. Bu teminat miktarı, cezanın miktarı ve kişinin sosyal ve ekonomik durumuna göre İnfaz savcısı tarafından belirlenir. Kişi çok fakir ise teminatsız erteleme de mümkündür. Hükümlü infazın ertelemesi süresi sonunda teslim olmaz ise hükümlü hakkında derhal İnfaz savcısı tarafından kolluğa UYAP üzerinden “Yakalama Emri” çıkartılır.

İlgili Makale: İnfaz Hesaplama

İnfazın Ertelenmesi Nedir?

İşlediği bir suçtan dolayı hapis cezasına çarptırılmış kimsenin cezasının infazının belli bir müddet sonraya bırakılmasına cezanın ertelenmesi denir. İnfazın ertelenmesi hakkında karar infazı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığına aittir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda cezanın ertelenmesi beş halde mümkündür;

  • Hastalık sebebiyle infazın ertelenmesi
  • Gebelik ve doğum sebebiyle infazın ertelenmesi
  • Hükümlünün isteği üzerine infazın ertelenmesi
  • Ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen hükümlülerin infazının ertelenmesi
  • Askerlik nedeniyle infazın ertelenmesi

İnfazın ertelenmesi, geciktirilmesi veya başka bir deyişle geri bırakılması kavramı ise, yerine getirilmek üzere kesinleşmiş ve infazı kabil bir mahkeme hükmünün henüz infazına başlanmadan, infaz süreci devam ederken veya infazına başlanmış ve infaz sırasında hükümlünün kanundan kaynaklanan birtakım sebepler ve mazeretler nedeniyle talep veya talep olmasa dahi infazın belirli bir süre ertelenmesi veya belirli olmayan infazın mümkün ve uygun bir zamana geri bırakılması, tehir edilmesini ifade etmektedir.

infazin ertelenmesi nedir
infazin ertelenmesi nedir

Hastalık Sebebiyle İnfazın Ertelenmesi

Hapis cezasının ertelenmesi yasal bir haktır. Ancak herkes hapis cezasını erteleyemez, bunun için yasal olarak bazı şartlar gereklidir. Hükümlülerin tedavileri, resmî sağlık kuruluşlarının hükümlülere ayrılan bölümlerinde yapılır. Ancak hastalığı, hükümlünün hayatı için kesin bir tehlike oluşturuyorsa, cezanın infazı iyileşinceye kadar geri bırakılabilir.

Ağır hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını kendi başına idame ettiremeyen ve toplum güvenliği açısından ağır ve somut bir tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen hükümlünün cezası, Adli Tıp raporuna bağlı olarak iyileşene kadar ertelenebilir. Bu süreçte nihai değerlendirme yetkisi, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na aittir. İnfaz erteleme talepleri Adliyelerde bulunan infaz savcılığı bürolarına yapılır. 5275 sayılı Kanun madde 16’da hastalık sebebiyle infazın ertelenmesi düzenlenmiştir. Bu maddeye göre;

Madde 16

  1. Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır.
  2. Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.
  3. Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geri bırakma kararı, Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Geri bırakma kararı, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Mahkûmun geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Mahkûmun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelere, bir süre bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemlere göre bu fıkrada yazılı usule uygun olarak incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca, geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir. Geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir.
  4. Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa, doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.
  5. Kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar hakkında dördüncü fıkra hükümleri uygulanmaz. Bu kişilerin cezasının dördüncü fıkrada öngörülen kısmı, ceza infaz kurumlarında kendileri için düzenlenen uygun yerlerde infaz olunur.
  6. Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir.

Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere;

  • Akıl hastalığı geçiren hükümlünün cezasının infazı sonraya bırakılır ve Türk Ceza Kanunun 57. maddesine göre yüksek güvenlikli sağlık kuruluşlarında koruma ve tedavi altına alınır. Kişi sevk edildiği sağlık kuruluşundaki tedavisinin ardından infazına devam edebilir ve burada geçirdiği süre cezasından mahsup edilir.
  • Mahkumun hastalığı akıl hastalığının dışında fakat tam teşekküllü sağlık kuruluşunda yapılan incelemeye göre kesin bir hayati risk taşıyorsa infazı ertelenebilir. Belirtilen haller dışında 5275 sayılı kanuna göre koşullu salıverilmesine üç gün kalan; ağır hastalık, engellilik ve kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen mahkumlar denetimli serbestlikten faydalanacağı düzenlenmiştir.
  • Hükümlünün kendisi veya vekili ceza infazı başladıktan hastalık sebebiyle infazının ertelenmesini istemişse, öncelikle infaz kurumu doktorları tarafından gerekli kontroller yapılır ve Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Daha sonra tam teşekküllü hastanelerde yapılan testler sonucunda tedavinin infaz kurumu içinde devam edip edemeyeceği, mahkûmun hastalığının önemi göz önüne alınarak rapor oluşturulur ve karar verilir.
  • Ceza infaz hukukunda her ne kadar amaç mahkûmun cezasını adil bir şekilde yerine getirilmesini sağlamak ve onu ıslah etmek olsa da kanun koyucu bu hastalık hallerindeki tutumuyla hükümlülerin de sağlığını düşünerek onları toplumdan tamamen dışlamadığını göstermiştir böylece hükümlü tekrardan sosyal hayata döndüğünde mental ve fiziksel olarak daha iyi durumda olacaktır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan hükümlülerin toplum için daha büyük bir tehlike arz etmesi ve işlediği suçların niteliğinin daha ağır olması sebebiyle böyle bir uygulamaya gidildiği düşünülebilir.

Gebelik Sebebiyle İnfazın Ertelenmesi

5275 sayılı kanun madde 16/4’e göre; “(4) Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa, doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.”

Yukarıda verilen belirtilen hükümlerin bir istisnası; kapalı cezaevlerine girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıl kalanlar ile topluma tehlikeli olan mahkûmların infazı kendileri için uygun görülen yerlerde devam eder. Bunlara ek olarak 0-6 yaş grubu çocuğu bulunan anneler, koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az süre kalması halinde denetimli serbestlikten yararlanabilirler. Kanun koyucu anne ve evlat ilişkisini önemsemesi hem annenin mahkûmiyet sırasındaki mental sağlığı hem de doğan çocuğun sağlığı için oldukça önemlidir. Doğan çocuğun aynı zamanda mental sağlığını da koruyarak ileride suça yatkın olmasının önüne de geçildiğini düşünebiliriz.

Çocuğunun Hastalığı Nedeniyle Kadın Hükümlünün Cezasının İnfazının Ertelenmesi

5275 sayılı Kanun madde 16/A’da çocuğun hastalığı sebebiyle infazın ertelenmesi düzenlenmiştir. Bu maddeye göre;

Madde 16/A

(1) İnfazına başlanmış olsa bile, toplam on yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen kadın hükümlünün, engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç olan veya ağır bir hastalığa maruz kalan on sekiz yaşını doldurmamış çocuğunun bulunması ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi hâlinde, cezasının infazı Cumhuriyet Başsavcılığınca bir yıla kadar ertelenebilir. Erteleme süresi her defasında altı ayı geçmemek üzere en çok dört kez uzatılabilir. Erteleme süresi içinde zamanaşımı işlemez. Çocuğun engellilik nedeniyle bakıma muhtaç olma veya ağır hastalık hâli, 16 ncı maddenin üçüncü fıkrasına göre belirlenir. Erteleme süresi içinde; hükümlünün ertelemenin amacına veya yükümlülüklere aykırı davrandığının denetimli serbestlik müdürlüğü veya kolluk birimlerince tespit edilmesi, hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılması veya çocuğun iyileşmesi hâlinde, erteleme kararı kaldırılarak ceza derhâl infaz olunur. Hükümlü, Cumhuriyet savcısı tarafından erteleme süresi içinde;

a) Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek,

b) Belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak,

c) Ekonomik durumu göz önünde bulundurularak belirlenen güvence miktarını yatırmak,

yükümlülüklerinden en az birine tâbi tutulur. Hükümlü hakkında ayrıca Cumhuriyet savcısı tarafından yurt dışına çıkamama yükümlülüğü konulur.”

Toplam on yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olan veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen kadın hükümlünün, engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç olan veya ağır bir hastalığa maruz kalan on sekiz yaşını doldurmamış çocuğunun bulunması ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi halinde hapis cezası ertelenebilir.

infazin ertelenmesi sartlari
infazin ertelenmesi sartlari

Hükümlünün Kendi İsteği Üzerine İnfazın Ertelenmesi

5275 sayılı kanunun 17. maddesinde hükümlünün kendi istemiyle infazının ertelenmesi düzenlemiştir. Bu maddeye göre;

Madde 17 – (Değişik: 24/1/2013-6411/4 md.)

(1) Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir.

(2) Erteleme, her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabilir.

(3) Erteleme süresi içinde, hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılması hâlinde, erteleme kararı kaldırılarak ceza derhal infaz olunur.

(4) Birinci fıkrada belirtilen hapis cezalarının infazına başlanmış olsa bile, hükümlünün yükseköğrenimini bitirebilmesi, ana, baba, eş veya çocuklarının ölümü veya bu kişilerin sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle ailenin ticari faaliyetlerinin yürütülebilmesinin veya tarım topraklarının işlenebilmesinin imkânsız hâle gelmesi veya hükümlünün eş veya çocuklarının sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle bakıma muhtaç olmaları ya da hükümlünün hastalığının sürekli bir tedaviyi gerektirmesi gibi zorunlu ve çok ivedi hâllerde, Cumhuriyet Başsavcılığınca bir yılı geçmeyen sürelerle hapis cezasının infazına ara verilebilir. Ancak bu ara verme iki defadan fazla olamaz.

(5) Erteleme isteminin kabulü, güvence gösterilmesine veya diğer bir şarta bağlanabilir.

(6) Bu madde hükümleri;

a) Terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar,

b) Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler,

c) Disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar,

hakkında uygulanmaz.

Hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesinin karar verme yetkisi infazı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığına aittir. Çağrı üzerine gelen hükümlü kasten işlenen suçlarda 3, taksirli işlenen suçlarda 5 yıla kadar cezasının infazının ertelenmesini talep edebilir. Cumhuriyet Başsavcılığı her seferinde bir yılı geçmemek şartı ile cezasını en çok iki kez erteleyebilir. Ertelenen süre içinde kişi bir suç işlerse erteleme kararı kaldırılır ve infaz başlar.

İnfazın hükümlünün istemiyle ertelenmesinde esas olan infaz başlamadan öncedir fakat bazı özel hallerde Cumhuriyet Başsavcılığınca her seferinde bir yılı geçmemek şartıyla iki defa erteleyebilir. Bu özel haller; hükümlünün yükseköğretimini bitirebilmesi, anne, baba, eş veya çocuklarının ölümü veya bu kişilerin mali sebeplerinden dolayı ailenin ticari faaliyetlerinin yürütülmesinin imkânsız olması, eş veya çocuklarda hastalıktan dolayı bakıma muhtaç olma ve hükümlünün hastalığının sürekli tedaviyi gerektirmesidir. Hükümlünün istemi üzerine infazın ertelenmesinin yapılamamağı haller mevcuttur. Terör suçları örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm edilenler infazının ertelenmesini isteyemezler.

Ceza İnfaz Kurumu Koşullarında Hayatını Yalnız İdame Ettiremeyen Hükümlülerin İnfazının Ertelenmesi

6411 sayılı Kanun’la değişik, 5275 sayılı CGTIHK’nın 16/6. maddesi: 6411 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile 5275 sayılı CGTİHK’nın 16. maddesine eklenen 6. fıkra ile, maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendiren mahkumun cezasının infazı, 5275 sayılı CGTİHK’nın 16. maddesinin üçüncü fıkrada belirlenen usule göre, Adli Tıp Kurumu’nca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığı’nca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumu’nca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca iyileşinceye kadar geri bırakılabilir.

Askerlik Nedeniyle İnfazın Ertelenmesi

(5275 sayılı CGTIHK’nın 117 ve 118. maddeleri) 5275 sayılı CGTİHK’nın 117. maddesi, cezanın kesinleşmesinden sonra asker edilen kişiler hakkındaki hapis cezasının infazı ve geri bırakılması hususunda da 21.6.1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun 39. maddesi göz önünde bulundurulur ve uygulanır.

5275 sayılı CGTİHK’nın 118. maddesi, Sırf askeri suçlar ile askerî disiplin suçları ayrık olmak üzere, askere alınmadan önce ve askerlikleri sırasında İşledikleri suçlardan dolayı er ve erbaşlar ile yedek astsubay ve yedek subaylar hakkında kısa süreli hapis cezaları yerine hükmedilen Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesinin birinci fıkrasının (c), (e) ve (f) bentlerinde yazılı tedbirler ile 5275 sayılı CGTİHK’nın 106. maddesinde yazılı adli para cezasının yerine getirilmesi askerlik hizmetlerinin sonuna bırakılır. Bu süreler içinde zamanaşımı işlemez.

Cezanın kesinleşmesinden sonra asker olan kişilerin, 1 yıl ve 1 yıldan az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun tüm adli para cezaları ve TCK’nın 50. maddesinde belirtilen tedbirlerin infazı, askerliklerinin sonuna kadar geri bırakılır. Ancak asker hükümlünün hapis cezasının süresi 1 yıl hapisten fazla olursa, infazın ertelenmesi olmaz, bu durumda hükümlünün askerlik yaptığı yer askerlik şubesinden sorulur, hükümlünün askerlik yaptığı yerin bağlı olduğu infaz savcılığına ilam infaz edilmek üzere gönderilir.

İlamı alan infaz savcılığı hükümlünün askerlik yaptığı komutanlığa resmi yan yazarak, asker hükümlünün 1 yıldan fazla hapis cezası bulunduğundan derhal askeri elbiselerinden arındırılarak üst rütbeli bir komutanı ile birlikte infaz savcılığına getirilmesi istenir. Hükümlü getirilince derhal ceza infaz kurumuna alınarak cezası infaz edilir. Asker hükümlülerin cezası infaz edilince veya hükümlü erkek olup cezasını infaz ederken askerlik çağına girmiş ise tahliyesinde serbest bırakılmayarak, kolluk kuvvetleri aracılığı ile en yakın askerlik şubesine teslim edilir.

infazin ertelenmesine kim karar verir
infazin ertelenmesine kim karar verir

İnfazın Ertelemesinin İstisnaları

Hapis cezasının infazının ertelenmesi müessesesi, mahkemeler tarafından verilen kesinleşmiş ve infazı kabil bir hapis cezasına ilişkin ilamının uygulanmasının ertelenmesini ifade etmektedir. Bu durumunda, verilen hapis cezası infaz aşamasında yani hapis cezasına mahkum olan hükümlünün ceza infaz kurumuna girmeden önceki aşamada veya ceza infaz kurumunda bulunduğu sırada cezasını yerine getirirken infazın olduğu yerde durdurularak, belirli bir süre boyunca uygulanmayarak ertelenmesi, erteleme süresinin bitiminde ise tekrar infaza devam edilmesini ifade etmektedir.

(6411 sayılı Kanun’la değişik, 5275 sayılı CGTIHK’nın 17/6 maddesi): İnfazın ertelenmesi veya İnfaza ara verme, aşağıdaki hükümlüler hakkında uygulanamaz. (6411 sayılı Kanun’la değişik 5275 sayılı CGTIHK’nın 17/6 maddesi gereğince).

  • Terör suçluları,
  • Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar,
  • Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkum olanlar,
  • Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler,
  • Disiplin ve Tazyik Hapsine mahkum olanlar,
  • Adli para cezasından çevrilen hapis cezası, haklarında infaz ertelenmesi kararı verilemez.

Ayrıca, 5275 sayılı CGTİHK’nın 17/3. maddesi gereğince, erteleme süresi inde, hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılması halinde, erteleme kararı kaldırılarak ceza derhal infaz olunur.

İnfaz Erteleme Sonrası Hükümlünün Teslim Olması

Hükümlü erteleme süresi dolmadan infaz savcılığına gelir, teslim olur cezasını infaz ederse, yatırdığı teminat kendisine iade olunur. Hükümlü cezasın infaz etmek üzere süresinde teslim olur, teminatında bir yakınına verilmesini isterse, bu konuda noterden alınmış özel vekalet belgesi varsa, bu kişiye de teminat ödenebilir.

İnfazın erteleme süresi sona erdiğinde hükümlünün teslim olma sorumluluğu vardır. 5275 sayılı kanunun madde 20/2 ve madde 20/3’e göre hükümlüye davetiye gönderilmeyecektir.  5275 sayılı kanun madde 19’a göre erteleme süresi bittiğinde müracaat etmeyen hükümlü için yakalama emri çıkartılacaktır. Güvence bedeli yatırılmışsa güvence bedeli devlet hazinesine aktarılır. Uygulamada böyle bir yol izlenmesinin sebebi hükümlünün kaçma veya kaçacağı şüphesine karşı bir önlemdir.

Mahkemece İnfazın Ertelenmesi ve Durdurulması

Madde 17/A – (Ek:17/10/2019-7188/32 md.)

(1) Birlikte işlenmiş olup da 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/3. fıkrası ((3) (Ek: 20/7/2017 – 7035/15 md.) Birinci ve ikinci fıkra uyarınca verilen kararların sanık lehine olması halinde, bu hususların istinaf isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da istinaf isteminde bulunmuşcasına verilen kararlardan yararlanırlar.) ve CMK’nın 306. maddesinin (306. madde: Hüküm, sanık lehine bozulmuşsa ve bu hususların temyiz isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanması olanağı varsa, bu sanıklar da temyiz isteminde bulunmuşcasına hükmün bozulmasından yararlanırlar.) uygulanma olanağının bulunduğu hallerde, hükmü veren ilk derece mahkemesinden infazın ertelenmesine veya durdurulmasına ilişkin karar verilmesi istenebilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmesi istenebilir. Karar, duruşma açılmaksızın verilir ve bu karara karşı itiraz yoluna gidilebilir. Erteleme veya durdurma talebinin kabulü, güvence gösterilmesine veya diğer bir şarta bağlanabilir.

7188 sayılı Kanun’un 32. maddesi ile 5275 sayılı CGTİHK’na eklenen 17/A maddesine göre, İştirak halinde işlenen suçlarda, CMK’nın 280/3. maddesinde belirtilen istinafta sirayet, CMK’nın 306. maddesinde belirtilen temyizde sirayet durumları varsa, hükmü veren ilk derece mahkemesinden infazın ertelenmesine veya durdurulmasına” ilişkin karar verilmesi istenebilir. mahkeme duruşma açmaksızın bu kararı verebilir. Verilen karar itiraza tabidir. İnfaz durdurma kararı verilirken teminata bağlanabilir.


İnfazın Ertelenmesi Dilekçe Örneği

…Cumhuriyet Başsavcılığına                                                                     

İnfazın Ertelenmesi

Talep Eden Sanık:                          

Müdafii: Av. Umur Yıldırım                                 

Suç:                                                                                

Konu: Ceza infazının ertelenmesi istemimize ilişkindir.

Açıklamalar

  1. Müvekkilimiz … … hakkında … suçuna ilişkin olarak … Ceza Mahkemesi’nin …/…/… tarih …/… E.   …/… K. sayılı kararı ile…. ay …. gün hapis cezasına hükmedilmiştir. (EK-1)
  2. Temyiz ve karar düzeltme safhalarında da onanan karar, …/…/… tarihinde kesinleşmiştir. (EK-2) Bu nedenle, müvekkilimizin cezası infaz safhasına gelmiştir.
  3. Müvekkilimiz … …, hayatını iademe ettiremeyecek düzeyde hastadır. Aynı şekilde hasta olduğunu gösteren raporlar mevcuttur. Bu doğrultuda ceza evinde kalması hayatta kalmasını tamamen ortadan kaldıracaktır.
  4. Müvekkilimizin ileriki yaşamını doğrudan etkileyecek hastalığı sebebiyle, müvekkilimiz hakkında verilen cezanın infazının bitirme sınavlarından sonraya bırakılması için tarafınıza başvurma zorunluluğu doğmuştur.

Hukuki Nedenler: 5275 S. K. m. 4, 5, 17.

İstem ve Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle ceza infazının ertelenmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. …/…/…

                          Sanık Müdafii

                     Av. Umur Yıldırım

Ekler:

  1. Müvekkilimiz hakkında verilen …Ceza Mahkemesi’nin …/…/… tarih …/… E.   …/… K. sayılı kararı
  2. Yargıtay … Dairesi’nce verilen ../../.. tarihli …/… E. ../.. K. sayılı ilam.
  3. Hastalık raporu
  4. Bir adet onaylı vekaletname örneği.
X
kadim hukuk ve danışmanlık