Denetimli Serbestlik Nedir? Şartları ve Süresi

Denetimli Serbestlik Nedir? Şartları ve Süresi

denetimli serbestlik

Denetimli serbestlik; kişi hakkında alternatif ceza ve tedbir uygulanması için toplum içinde denetim ve takip faaliyetlerinin tamamını kapsar. Denetimli serbestlik uygulanabilecek kişiler, şüpheli sanık ya da hükümlülerdir. Bu kişilerin toplum içindeki iyileştirilmelerine yönelik faaliyetlerinin tamamı da denetimli serbestlik içerisinde yer alır. Denetimli serbestlik ile gözetilen amaç hükümlünün suç işlemesinin sebebi olan davranışlarını düzeltmektir. Böylece kişinin tekrar suç işlemesinin önüne geçilecektir.

Denetimli serbestlik, kanun tarafından belirlenen deneme süresinde, kişinin cezasının sosyal hayat içerisinde infazına olanak sağlayan bir ceza muhakemesi kurumudur. Suç işleyen hükümlü, cezasını infaz etmek üzere öncelikle cezaevine alınmakta belli bir süre sonra tahliye edilerek denetimli serbestlik yoluyla dışarıda gözlemlenmektedir. Denetimli serbestlik yasası, kişinin ailesiyle bağlarını sürdürebilmesi ve dış dünyayla uyum sağlayabilmesi gerekçesiyle çıkartılmış bir kanundur. Hükümlü cezasını cezaevinde infaz ederken koşullu salıverilmesine belli bir süre kalınca tahliye edilerek dışarda sosyal hayat içerisinde denetim altında tutulmaktadır. Denetimli serbestlik uygulanarak cezası infaz edilen hükümlüye imza, çalışma veya çeşitli sosyal sorumluluk projelerine katılmak gibi yükümlülükler de yüklenmektedir.

Denetimli serbestlik hususlarına örnek verilecek olursa, ceza infaz kurumlarından serbest bırakılan kişinin takip edilmesi ya da madde bağımlısı olan kişilerin rehabilite edilmesi olarak gösterilebilir. Bunların yanı sıra mağdurun uğradığı zararın da giderilmesi gerekmektedir. Bu sayede suçlar nedeniyle toplumun ve mağdurun uğradığı zarar azaltılır ve korumaya çalışılır. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu yazımızda denetimli serbestliğin ne olduğundan ve denetimli serbestliğin nasıl sorgulandığından bahsedeceğiz.

Denetimli Serbestlik Nedir?

Denetimli serbestlik, şüpheli sanık ya da hükümlü hakkında mahkemenin belirttiği koşullar ve süre içerisinde toplumla bütünleşmesi için hizmet ve program sağlanmasıdır. Denetimli serbestlik hususlarının kabul edilmesinin amacı, faile verilen cezanın toplumu korumak için yeterli olmamasıdır. Bu yüzden suç işleyen kişinin bir kez daha suç işlemesinin önlenmesi için alternatif yaptırım yolları geliştirilmiştir.

Denetimli serbestlik kurumunun doğuşu 19. Yüzyıla dayanmaktadır. Alternatif ceza yöntemlerinden biri olan denetimli serbestlik kurumu, çağdaş ceza infaz sistemlerinden birisi olarak kabul edilir. Denetimli serbestlik için belli başlı kurum ve kuruluşlardan destek alınır. Böylece eskiden hükümlü olan kişinin yeniden topluma kazandırılması sağlanır. Bu çalışma hayatına katkı sağlama şeklinde yapılabileceği gibi kişinin eğer bağımlılığı bulunuyorsa rehabilite edilmesini de sağlamak şeklinde gerçekleşebilir. Denetimli serbestlik ile amaçlanan hususlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Hapis cezalarına nazaran alternatif ceza yöntemleri geliştirmek,
  • Kişinin yeniden suç işlemesinin önüne geçmek,
  • Failin yeniden topluma kazandırılmasını sağlamak.
denetimli serbestlik sartlari
denetimli serbestlik sartlari

Denetimli Serbestlik Şartları

Hapis cezası ile cezalandırılan hükümlü kişi cezasının kalanının denetimli serbestlik hükümleri çerçevesinde uygulanması için ceza infaz kurumuna bir başvuruda bulunacaktır. Ceza infaz bu kurumu bu aşamada bazı durumları göz önünde bulunduracaktır. Örneğin kişi hakkında hükmedilen ceza miktarını, işlediği suçu, ceza infaz kurumundaki iyi halli durumunu inceleyecektir. Ayrıca hükümlü hakkında rapor düzenlenmesi de mümkündür. Bu durumlar göz önünde bulundurularak hükümlü hakkında ya bu talebin reddine karar verilir ya da kabulüne karar verilir.

Ceza infaz kurumu talebin kabulüne karar verilirse kişinin raporunu ve dosyasını İnfaz Hakimliği’ne karar vermesi için gönderir. Ancak hükümlü hakkında verilen bu karar ret kararı olursa hükümlüye 15 gün içerisinde karar tebliğ edilir. Bu durumda hükümlünün yapması gereken 30 gün içerisinde İnfaz Hakimliği’ne itiraz etmektir. İtiraz neticesinde yine ret kararı verilirse hükümlü 7 gün içerisinde Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz edebilir. denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması ile kişinin cezasının infaz edilmesi için bazı şartlar bulunmaktadır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Hükümlü Ceza İnfaz Kurumu’na bir talepte bulunur.
  • Hükümlü kapalı ceza infaz kurumunda ise açık ceza infaz kurumuna taşınma şartı olmalıdır.
  • Hükümlü açık ceza infaz kurumunda ise ikinci maddedeki gibi bir şart aranmamaktadır.
  • Hükümlü çocuk eğitim evinde ise ikinci maddedeki gibi bir şart aranmamaktadır.
  • Hükümlünün koşullu salıverilme süresine 1 yıl ve daha az süre kalması gerekir. (Bu durumun istisnası bazı durumlarda 2 yıl bazı durumlarda da 3 yıl olarak belirlenmiştir.)
  • Hükümlünün iyi halli olması gerekir.
  • Hükümlü hakkında İnfaz Hakimliği’nin karar vermesi gerekir.

Denetimli Serbestlik Süresi

Denetimli serbestlikte denetim süresi, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 105/A maddesine göre kural olarak 1 yıldır. Ancak, bazı durumlarda bu süre 2 yıla veya 3 yıla kadar çıkabilmektedir. Denetimli serbestlik müdürlükleri, kişinin bir meslek edinmesi ya da bir sanatla uğraşması için eğitim kurumları açar. Bu kurumlarda barınma imkanı da sağlanır. Ancak kişiler denetimli serbestlik hükümlerine tabi ise belli yerlere gitmesi vs. yasaktır. Denetimli serbestliğin sağladığı diğer yararlardan birisi de kişilerin topluma yararlı bir işte çalıştırılmasıdır. Bu çalışma için kişinin eğitim alması gerekiyorsa bu eğitimin de sağlanması mümkündür. Denetimli serbestlik, ceza ve adalet sistemine, toplumsal olgularda dikkate alınarak öncelikli olarak suç işleyen kişilerin toplum içerisinde ıslah edilerek topluma kazandırılması olarak ifade edilebilir. Bu sistemde suç işleyen kişi toplumdan koparılmadan ,toplum içerisinde cezası infaz edilmektedir.

Şüpheli sanık ya da hükümlünün toplum içinde serbest bırakılması için elektronik bir cihazla takibinin yapılması da mümkündür. Ancak elektronik izlemenin yapılması için şüpheli sanık ya da hükümlünün rızasının alınması gerekmektedir. Zaten amaç kişinin hürriyetini bağlayıcı ceza dışında bir ceza almasını sağlamaktır. Ayrıca ekonomik külfet açısından da devlete daha az yük yüklenmesi için denetimli serbestlik hükümleri uygulanmaktadır. Bunun yanı sıra suçluların daha hızlı bir şekilde sosyalleşmelerinin önü de açılacaktır.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 105/A maddesine göre, açık cezaevinde veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine 1 yıl kalan hükümlüler denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak tahliye edilebilirler. Yani, denetimli serbestlik süresi kural olarak 1 yıldır.

denetimli serbestlik suresi
denetimli serbestlik suresi

Denetimli Serbestlik Müdürlüklerinin Görevleri

Denetimli serbestlik müdürlüklerinin görevleri 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu ile belirlenmiştir. Yasaya göre soruşturma ve kovuşturma evrelerinde hatta bu evreler sonrasında farklı farklı görevler belirlenmiştir. Örneğin soruşturma evresinde kanunda belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmesine ilişkin çalışmalar yürütmek, Cumhuriyet Savcılığının şüpheli hakkında gerekli gördüğü durumlarda sosyal araştırma raporu düzenlemek ve talep halinde psiko-sosyal danışmanlıklar yapmaktır. (5402 sayılı Kanun m. 12)  

Müdürlüğün kovuşturma evresindeki görevleri ise yine 5402 sayılı Kanun ile belirlenmiştir. Yasanın 13. Maddesine göre; yasada belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmesine ilişkin çalışmalar yürütmek, istek halinde sanık hakkında psiko-sosyal danışmanlık yapmak ve mahkeme ya da hakimin isteği ile sanık hakkında sosyal araştırma raporu düzenlemek olarak sıralanabilir. Bunların dışında kovuşturma evresindeki görevler, salıverilme sonrasındaki görevler ve elektronik cihazların kullanılması suretiyle takipte yer alan görevler olarak 3’lü bir ayrım yapılır. Özetle denetimli serbestlik müdürlüklerinin görevli oldukları karar türleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Adli kontrol tedbiri (CMK m. 109/3)
  • Tedavi (TCK m. 191/3)
  • Denetimli serbestlik uygulanarak cezanın infazı (CGTİHK m. 105/A)
  • Adli para cezasına karşılık kamu adına bir işte çalışma (CGTİHK m. 106/3)
  • Mükerrirlere özgü ve bazı faillere özgü infaz rejimi (CGTİHK m. 108/4, 6, 9)
  • Kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımları (TCK 50/1)
  • Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma (TCK m. 53/5, 6)
  • HAGB (CMK m. 231/8)
  • Hapis cezasının ertelenmesi (TCK m. 51/4, 5)
  • Etkin pişmanlık (TCK 221/5)
  • Çocuk hakkında denetim hükümleri uygulanması (ÇKK m. 5, 36)
  • Ev hapsi (CGTİHK m. 110/2)
  • Koşullu salıverilme sonrası denetimli serbestlik (CGTİHK m. 107/7, 8, 9)

Denetimli Serbestliğin Teşkilat Yapısı

Denetimli serbestlik kurumu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile birlikte 20.07.2005 tarihinde 5402 sayılı “Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunu” ile hukuk sistemine girmiştir. Resmi Gazete’de yayınlandıktan sonra yürürlüğe giren 5402 sayılı Kanunun 05.04.2012’de 6291 sayılı Kanun’un 6. Maddesi ile adı değiştirilerek “Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu” olarak değiştirilmiştir.

Ceza hukukunun amacı suçu ve suçluyu korumaktır. Denetimli serbestlik sistemi ile cezaların alternatifi sağlandığı gibi afların da alternatifi sağlanmaktadır. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevfik Evleri Genel Müdürlüğühttps://cte.adalet.gov.tr/ bünyesinde Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığı kurulmuştur. Bunun yanı sıra ülke çapında kuruluş sağlanması için illerde ve Adalet Komisyonu olan yerlerde de Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile Koruma Kurulları oluşturulmuştur. Güncel rakamlara göre 81 il ve 58 ilçede 139 Denetimli Serbestlik Müdürlüğü kurulmuştur.

Kimi Özel Durumda Denetimli Serbestlik Hükümlerinin Uygulanması

Özel durumlar iki şekilde sıralanabilir. Bunlardan birincisi kadının 0-6 yaş arasında çocuğu bulunması halinde koşullu salıverilme süresine 2 ve daha az yıl kalmış olmasıdır. İkincisi ise bir hastalık, engellilik ya da yaşlılık nedeniyle hayatını tek başına idame ettiremeyen kişilerin koşullu salıverilmesine 3 ve daha az yıl kalması halinde mümkündür. Ancak denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanabilmeleri için diğer şartları da taşımaları gerekmektedir.

Bunun dışında kişinin uyuşturucu madde kullanması ile ilgili denetimli serbestlik hükümleri uygulanıyorsa, madde kullanımının tespiti için sağlık kuruluşlarına gönderilmesi gerekir. Amaç kişinin bağımlılıkla mücadele etmesidir. Şüpheli kişi denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanmak için başvuru yaptığı tarihten itibaren 5 gün içinde sağlık kuruluşlarına başvurmalıdır. Kişinin sonraki süreçlerde de idrar testi ile bu yükümlülüğünü devam ettirmesi gerekir aksi takdirde iki kez idrar testi yaptırmadığı halde denetimli serbestlik kararı kaldırılmaktadır.

Denetimli Serbestlik Hakkında Mahkeme Kararları

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2018/3846 E. 2019/2710 K. ve 13.05.2019 Tarihli Kararı

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, 5560 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilen sanığa, Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat ederek denetimli serbestlik tedbiri uygulamasına başlaması için uyarılı ilk başvuru davetiyesi gönderildiği, bu davetiyenin hükümlüye usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen hükümlünün çağrıya uymadığı ve bu şekilde yükümlülüklerini ihlal edip denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığı, bu nedenle tedbirin infaz edildiği tarih itibariyle uygulanması gereken 5560 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 191/5. maddesi uyarınca yargılamaya devam edilme koşulları oluştuğu,

Ayrıca, sanık hakkında doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının sanık lehine olduğu, bu nedenle, tedbiri ihlal eden sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddenin 3. fıkrasında yer alan “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur.” şeklindeki hüküm gereğince, yargılamaya devam edilerek esas hakkında bir hüküm verilmesinin yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, “ısrar koşulu gerçekleşmediğinden durma kararı verilmesi gerektiği” gerekçesine dayanan kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.


Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2019/3682 E. 2019/8481 K. ve 18.12.2019 Tarihli Kararı   

Adli sicil kayıtları ve UYAP üzerinden yapılan araştırmada, sanık hakkında, bu suç tarihinden önce, aynı suçtan dolayı açılmış başka bir dava nedeniyle verilip kesinleşmiş ve suç tarihinde infaz edilmekte olan herhangi bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin bulunmadığı ve bu hususun Mahkemece ayrıca araştırıldığı ve gerekçede belirtildiği, duruşma davetiyesinin yasal ihtar ile birlikte denetimli serbestlik müdürlüğü kararı ekli olarak tebliğ edildiği anlaşıldığından, tebliğnamede yer alan bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Sanık hakkında 10.04.2014 tarihinde verilip 24.04.2014 tarihinde kesinleşen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazı için Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce gönderilen 07.05.2014 ve 17.09.2014 tarihli çağrı yazısı tebliğ mazbatasının düzenlendiği tarihte geçerli olan 05.03.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinde çocuk olan sanıkla ilgili çağrı yazısının sanığın velisi adına düzenlenip velisi adına tebliğe çıkarılacağına dair bir hüküm olmadığından, çağrı yazısının bizzat sanık adına düzenlenip sanık adına tebliğe çıkarılması gerekirken, velisi adına düzenlenip tebliğe çıkarılması usulsüz olup, bu tebliğden sonra sanığın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmediği ileri sürülerek, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüğünü ihlal ettiği kabul edilemeyeceğinden, sanık hakkındaki tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek mahkûmiyetine hükmolunması,

Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık