Ceza Hukuku

Hakaret Suçu ve Cezası

Yasalar kişilerin ve toplumun değer verdiği varlıkları koruma altına alırlar ve bu değerlere karşı gerçekleştirilen fiilleri, suç olarak düzenlemektedirler. Bu değerler; hayat, sağlık, vücut, mal gibi maddi olabileceği gibi manevi değerler de olabilirler. Türk Ceza Kanunu tarafından koruma altına alınan kişinin manevi değeri ise “şeref” tir. Bu bağlamda bireyin şeref hakkının etkili bir biçimde korunabilmesi için kişinin şerefine karşı gerçekleştirilen saldırılar da suç sayılmıştır. Hakaret suçu ve cezası TCK 125. madde de düzenlenmiştir.

Kişinin manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı, bu kapsamda kişinin haysiyet, onur ve şerefi de hukuk düzeninin koruması altındadır.

Kişinin manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı, bu kapsamda kişinin haysiyet, onur ve şerefi de hukuk düzeninin koruması altındadır. Bu nedenle kişinin özel hayatı ve aile hayatının korunması temel haklar arasında sayılmış, başkalarının şöhret ve haklarının korunması ifade özgürlüğünün sınırlandırılma sebeplerinden bir olarak öngörülmüştür. Kişinin onur ve şerefine yönelik eylemler kişilik haklarına saldırı niteliği taşıması yönüyle özel hukuk açısından tazminat sorumluluğu gerektirdiği gibi aynı zamanda ceza hukuku kapsamında suç olarak düzenlenmiş ve ceza yaptırımına bağlanmıştır.

Bu nedenle kişinin özel hayatı ve aile hayatının korunması temel haklar arasında sayılmış, başkalarının şöhret ve haklarının korunması ifade özgürlüğünün sınırlandırılma sebeplerinden bir olarak öngörülmüştür. Kişinin onur ve şerefine yönelik eylemler kişilik haklarına saldırı niteliği taşıması yönüyle özel hukuk açısından tazminat sorumluluğu gerektirdiği gibi aynı zamanda ceza hukuku kapsamında suç olarak düzenlenmiş ve ceza yaptırımına bağlanmıştır.

Hakaret suçu ve cezası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun şerefe karşı işlenen suçlar başlığı altında, hakaret suçu başlığıyla 125. madde de;

(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.

(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

(3) Hakaret suçunun;

a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,

b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,

c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, işlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.”

şeklinde düzenlenmiştir.

Maddede bahsedilen somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi fiili bir kişiye sen hırsızlık yaptın, sen tehdit ettin gibi söylemlerde bulunularak belli bir olay yüklemesi yapılmaktadır. Sövmek sureti ile suçun işlenmesi ise, sen yaratığa benziyorsun gibi olumsuz bir değer yargısından bahsedilmektedir.

Görüldüğü üzere hakaret suçu günlük yaşantımızda birine oldukça sinirlenerek sarf ettiğimiz kelimelerle bile oldukça sık ve kolay işlenebilen bir suç tipidir. Ayrıca maddeden de görülecek şekilde, hakaret suçu kişinin yüzüne karşı yahut gıyabında olmak üzere iki şekilde işlenebilecektir. Kişinin yüzüne karşı işlenen hakaret suçunda kişinin kendisine söylenen söylemler ve şahsına yükletilen belli olaylar olması yeterliyken; kişinin gıyabında işlenen hakaret suçunda fiilin işlendiğine dair 3 kişinin ihtilat etmesi gerekmektedir. Ayrıca belirtmek gerekir ki; kişiyi muhatap alan mektup, telgraf, telefon ve benzer iletişim araçları aracılığı ile yapılan hakaret de, huzurda yapılmış hakaret hükmünde olacaktır.

Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde işlenen hakaret suçunun işlenebilmesi için kişinin ismini açıkça belirtmeye gerek duyulmamaktadır. Eğer kişinin ismi açıkça belirtilmemişse ve üstü kapalı anlatıma rağmen kim olduğu anlaşılıyorsa bu durumda hakaret suçu yine işlenmiş sayılacaktır.

Son olarak belirtmek gerekirse hakaret suçundan ceza alanlar ileri de devlet memuru, polis veya asker olma konusunda sıkıntı yaşayacak, güvenlik soruşturması olumsuz gelecektir. Bu sebeple ceza avukatı ile savunma yapılması son derece önemlidir. Hakaret suçundan ceza alanlar ilk defa ceza alıyorlarsa Hagb kararını kabul etmeleri durumunda kendilerine Hagb verilecek ve karar 5 yıl süreyle ertelenecektir. Eğer Hagb’yi kabul etmezlerse kararın tebliğ veya tefhiminden itibaren 7 gün içinde istinaf kanun yoluna başvurmaları gerekir.

Hakaret Suçunun Unsurları

Suçun Hukuki Konusu

Suçun hukuki konusu, hukuk tarafından korunan ve hukuki değer ya da hukuki menfaat olarak nitelendirilen; ceza normları ile de koruma altına alınan menfaat ve değerlerdir. Burada korunan değer, bireyin şerefi, onuru ve saygınlığıdır. Birey kendisi hakkında bir değer yargısında bulunursa, örneğin kişi, ben şöyle bir adamım derse bu iç şerefi, onuru ve saygınlığıdır. Yani öznel nitelikte bir değerlendirmedir. Bir de başkaların o kişi hakkında değer yargısı vardır, bu da dış şereftir ve nesnel niteliktedir. Hakaret suçu işlendiğinde kişiye yapılan saldırı iki şerefe de zarar vermektedir. Özellikle topluluk içerisinde bu yapılması da oldukça ağır bir durumdur. Sonuç olarak, Türk Ceza Kanunu’nun burada koruduğu değer ve hakaret suçunun hukuki konusu bireysel şereftir.

Fail

Kanunda suç olarak tanımlanan fiili işleyen kişi suçun failidir. Hakaret suçu, özgü bir suç değil, genel bir suçtur. Dolayısıyla, hakaret suçunun faili gerçek kişiler olmak kaydıyla herkes olabilir. Bu nedenle, tüzel kişiler hakaret suçunun faili olamazlar. Hakaret suçu tck 125’de ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. 125 uyarınca hakaret suçunun faili herkes olabilir.

Bir takım suç tiplerine nazaran, bu suçu işleyen kişinin kamu görevlisi olması durumunda, suçun nitelikli hali oluşmamaktadır.

Mağdur

Suçun mağduru dendiğinde, akla ilk olarak suç fiili ile saldırıya uğrayan kişi gelmektedir. Anlama ve isteme yeteneğine sahip olsun veya olmasın, yaşı, etnik kökeni, cinsiyeti, uyruğu önemli olmaksızın herkese karşı bu suç işlenebilir. Bu kişilerin hayatta olması gerekmektedir, ölmüş birine karşı hakaret suçu işlenemez.

Burada belirtmek gerekir ki, tüzel kişiler de, tüzel kişiliğe sahip olmayan kişi toplulukları da mağdur olabilmektedirler. Hakaret suçunda mağdur herkes olabilmekteyken, kimi zamanda mağdurun sıfatları hakaret suçunu özgü bir suç haline getirerek yeni bir suç oluşturmaktadır. Örneğin, cumhurbaşkanına hakaret suçu, kişinin makamından kaynaklı oluşan özgü bir suçtur. Cumhurbaşkanına hakaret suçu da TCK’nun 299. maddesinde incelenmiş ayrı bir suçtur.
Eylem

Hakaret suçunun işlenebilmesi için bir kimsenin onurunu, saygınlığını ve şerefini rencide edecek bir isnat ya da sövme olması gerekmektedir. Burada bir isnat ya da sövmenin hakaret suçunu oluşturması için objektif bir ölçüt getirilmiştir. Hakaret suçunun oluşması için kişinin rencide olması gerekmektedir, ancak bu rencide olmak mağdurun kişiliğine, karakterine, sosyal yaşantısına göre farklılık gösterebilen bir eylemdir. Bu nedenle, hakaret suçunun işlenip işlenmediğine karar verebilmek için toplumda geçerli ortalama örf ve adet kuralları ölçüt olarak kabul görmektedir. Başka bir deyişle, kişi kendisine yönelik bir isnat ya da sövme söyleminden rencide olduğu zaman hakaret suçu işlenmiş olmamaktadır.

Kişiye yönelik bu isnat ya da sövme söyleminin toplumda geçerli ortalama örf ve adet kurallarına göre rencide edici nitelikte olması gerekmektedir. Örf ve adet kurallarının, günümüz zamanın etkileriyle değişen kimi hususları düşünüldüğünde hangi örf ve adet kurallarına göre bu değerlendirme yapılacaktır sorusu akıllara gelebilir. Bu sorunun yanıtı ise, suçun işlendiği zamana ait toplumda geçerli ortalama örf ve adet kurallarına göre değerlendirme yapılacağıdır.

Hakaret suçu, ilgili kanun maddesinden de görüleceği üzere, bir kimseye somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi ya da sövülmesi şeklinde işlenen bir suçtur. Bir kimseye somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi, fiili bir kişiye sen hırsızlık yaptın, sen tehdit ettin gibi söylemlerde bulunularak belli bir olay yüklemesi yapılmaktadır. Sövmek sureti ile suçun işlenmesi ise, sen yaratığa benziyorsun gibi olumsuz bir değer yargısından bahsedilmektedir. Hakaret suçunun sövmek sureti ile işlenmesi, yalnızca sözle olmak zorunda değildir, yazı, resim, müstehcen bir el hareketi, işaret ile de sövme sureti ile hakaret suçu işlenmesi mümkündür. Bu nedenle, Yargıtay kararlarında sövme kelimesi küçültücü değer yargısı olarak tanımlanmıştır. Bir kimseye kör, topal, şaşı, aidsli, sahtekar, rüşvetçi gibi kelimeler sarf etmek burada belirtilen şekilde hakaret suçunu oluşturacaktır.

Bazı kelimeler hakaret sayılmaz. Hakaret sayılmayan kelimeler; lan, yürü be, ulan, sen kimsin gibi kaba söz durumunda kalan kelimelerdir. Bu kelimeler söylendiği taktirde cezalandırma yapılamaz.

Ayrıca bu suç, kişinin yüzüne karşı somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi ya da sövülmesi sureti ile yahut kişinin yokluğunda somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi ya da sövülmesi sureti ile işlenebilir. Kişinin yüzüne karşı işlenmesi hususunda farklı bir durum yoktur, ancak kanun kişinin yokluğunda bu suçun işlenmesi halinde farklı bir düzenleme getirmiştir. Kişinin yokluğunda bu suçun işlenmesi halinde, fiilin işlendiğine dair 3 kişinin ihtilat etmesi gerekmektedir.

Belirtmek gerekir ki bu suçun işlenebilmesi için kişinin isminin açıkça belirtilmesine gerek duyulmamaktadır. Üstü kapalı anlatıma rağmen kim olduğu anlaşılıyorsa bu durumda hakaret suçu yine işlenmiş sayılacaktır.

Suçun Manevi Unsuru

Hakaret suçu hem olası kasıtla, hem de doğrudan kasıtla işlenebilecek, kasıtlı bir suçtur. Doğrudan kasıtla bir suçun işlenmesi için, o suçun bilerek ve isteyerek işlenmesi gerekirken; olası kasıtla bir suçun işlenmesi için ise, suçun gerçekleşme ihtimalini öngörerek ve adeta olursa olsun diyerek suçun işlenmesi gerekir. Hakaret suçu ise, bahsedilen iki şekilde de işlenebilecektir.

Teşebbüs

Hakaret suçu, çok nadir şekillerde de olsa teşebbüse elverişli bir suçtur. Çok örneği olmamakla birlikte, bilinen en yaygın örneği, birine hakaret etmek için mektup yazıldığında ve o mektup muhataba ulaşmadan fiilden vazgeçildiğinde hakaret suçuna teşebbüs edilmesi durumu gerçekleşecektir. Yani, mektup aracılığı ile hakaret suçuna teşebbüs söz konusu olabilecektir.

İştirak

Hakaret suçu, iştirak hallerinin hepsine elverişlidir. Yani, suçu birden fazla kişiyle işlemek, birini suçu işlemeye azmettirmek ve birinin suçu işlemesine yardım etmek mümkündür. İştirak halleri, sayıldığı gibidir ve hakaret suçu bahsedilen bütün şekillerde iştirake elverişlidir.

Hakaret Suçunun Cezası

Hakaret suçu cezası ne kadardır? Bu sorunun cevabı Türk Ceza Kanunu 125. madde de düzenlenmiştir. İşbu madde uyarınca;

Suçun Temel Halinin Cezası (TCK 125/1):

Hakaret suçunun temel halinin cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinin 1. fıkrasında da da belirtildiği üzere, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, yani bu suçu işleyen kişi üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.

Hakaret suçunun cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.

Hakaret Suçunun Nitelikli Hallerinin Cezası (TCK m.125/3 ve TCK m. 125/4):

Suçun temel şekline ilave edilen ve cezanın artırılmasını veya indirilmesini gerektiren hallere, suçun nitelikli halleri denmektedir. Böyle durumlarda kanunda belirtilen suçun basit halinin yanında ek, bir hareket, bir unsur ortaya çıkacaktır. Bu haller kanunda açıkça belirtilir. Hakaret suçunun nitelikli halleri ve cezası da kanunda açıkça belirtilmiştir. Hakaret suçunun aşağıda bahsedilecek nitelikli halleriyle işlenmesi halinde,  faile verilecek cezanın alt sınırı bir yıldan az olamayacaktır. Bu nitelikli haller:

a) Hakaret Suçunun Kamu Görevlisine Karşı Görevinden Dolayı İşlenmesi Hali

Türk Ceza Kanunu’nda yer aldığı üzere, kamu görevlisi kavramından“Kamu görevlisi deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” anlaşılmalıdır.

Hakaret suçunun Kanun’da yer alan ilgili maddesine göre de suçun kamu görevlisine görevinden dolayı işlenmesi halinde, suçun nitelikli hali oluşmuş olacaktır.

b) Hakaret Suçunun, Dini, Siyasi, Sosyal, Felsefi İnanç, Düşünce ve Kanaatlerini Açıklamasından Değiştirmesinden, Yayılmaya Çalışmasından, Mensup Olduğu Dinin Emir ve Yasaklarına Uygun Davranmasından Dolayı İşlenmesi

Hakaret suçunun kanunda yer alan ilgili maddesinin 3. fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış ceza uygulanabilmesi için, kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek biçimde, somut  bir fiil ya da olgu isnadı veya, Sövme suretiyle hakaret gerçekleşmeli, bir de bu söz konusu hakaretin kişinin dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, ya da mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı yapılması gereklidir.

Bu şekilde kişinin saygınlığının, onurunun ve şerefinin yanı sıra düşünce ve inanç özgürlüğü de korunmuş olmaktadır. Suçun bu şekilde işlenmesinin nitelikli hal olmasının nedeni, suçun temel halinden daha fazla değer korunma amacıdır.

c) Suçun Kişinin Mensup Bulunduğu Dine Göre Kutsal Sayılan Değerlerden Bahisle İşlenmesi

Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle bu suçun işlenmesi halinde kişinin inandığı kutsal değerler alaya alınmış olacaktır. Dolayısıyla, bu şekilde kişinin hakarete uğraması halinde kişinin hem düşünce ve inanç özgürlüğü, hem de saygınlığı, onuru, şerefi zedelenmiş olacaktır. Bu nedenle bu hususta, haakret suçunun ntielikli hallerinden sayılmıştır.

Hakaret suçu cezası ne kadardır? Bu sorunun cevabı üstte verilmiştir. Suçun basit ve nitelikli haline göre cezası farklılık göstermektedir.

Hakaret Suçunda Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Kararı

Adli para cezası, yargılamayı gerçekleştiren mahkeme tarafından, hükümlünün bir miktar parayı devlet hazinesine ödemesine karar verilmesidir. Hakaret suçu nedeniyle ceza mahkemesi tarafından verilen hapis cezası, somut olayın koşullarının değerlendirilmesi sonucu adli para cezasına çevrilebilir. Hükümde de hakaret suçunun işlenmesi halinde adli para cezasına hükmedilebileceği ifadesi açıkça yer almaktadır.

Erteleme kararında, mahkemece yargılanan kişinin suçlu olduğu tespit edilmiş ve kişi hakkında hapis cezası hükmedilmiştir. Ancak, mahkeme tarafından kişiye verilen hapis cezasının, cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesi halinde erteleme kararı verilmiş olacaktır. Hakaret suçunun cezalandırılmasında, bahsedilen erteleme kararının verilmesi mümkündür.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi boyunca kasıtlı bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa ceza kararının ortadan kaldırılması ve davanın düşmesine yol açan bir cezanın bireyselleştirilmesi kurumudur. Hakaret suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası miktarının 2 yıl veya daha az olması halinde suçu işleyen hakkında hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı verilebilir.

Hakaret Suçunda Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Uzlaşma Ve Görevli Mahkeme      

Hakaret suçunun basit ve nitelikli halleri gerçekleştiğinde, yetkili ve görevli mahkeme açısından suçun işlendiği yerdeki Asliye Ceza Mahkemesi’ne başvurulmalıdır.

Hakaret suçunun basit hali şikayete tabidir. Şikayet süresi de, suçun mağduru, hakaret edeni ve hakareti öğrendiği tarihten başlamak üzere 6 aydır. Aksi takdirde şikayet hakkını kaybeder. Hakaret suçunun nitelikli halleri ise şikayete tabi değildir, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın re’sen soruşturması ile yargı sürecine başlanacaktır.  Hakaret suçu zamanaşımı bu sebeple eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren 6 aydır.  Hakaret suçu zamanaşımı bu sebeple fail ve fiilin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır.

Uzlaşma,  suçtan mağdur olan kişinin suç şüphelisi ile anlaşması sonucunda ceza yargılamasının sona ermesidir. Uzlaşma şikayetten vazgeçme değildir. Hakaret suçu uzlaştırma kapsamındaki suçlardan bir tanesidir. Dolayısıyla, hakaret suçunun varlığında mağdur ve suç şüphelisi arasında anlaşma yapılarak ceza yargılamasının sona ermesi mümkündür.

Facebook, İnstagram ve Twitter (İnternet) Üzerinden Hakaret

Facebook, İnstagram ve Twitter kullanıcılarının önemli bir kısmı, tespit edilemeyeceği düşüncesiyle, aralarında sorun bulunan kişilere ya da tanımadığı halde tavırlarını beğenmediği şahıslara karşı, kendi hesaplarından yada sahte hesaplar aracılığı ile hakaret ve tehditler bulunmaktadır. Fakat Türk Ceza Kanunu, hakaret suçunun oluşması için, suçu işleyen şüpheli ve mağdurun, fiil olarak aynı ortamda ve yüz yüze bulunmasını, aramamaktadır.

Hakaret suçu, huzurda ve gıyapta olmak üzere iki şekilde işlenebilir. Hakaret suçunun huzurda işlenmesi, suç teşkil eden fiillerin hiçbir aracı olmaksızın doğrudan doğruya mağdura yöneltilmesi ile olur. Ancak, bu suçun huzurda işlenmesi sadece bu durumla sınırlı değildir. Nitekim, TCK’nın 125. maddenin 2. fıkrasında, ‘..Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle ilenmesi halinde..’ huzurda işlenmiş sayılacağı düzenlenmiştir. İnternet; iletişim aracı; ses, yazı ve görüntüyü de içerebilen çok yönlü iletişim aracı olmasından dolayı, internet yoluyla yapılan hakaret suçu, huzurda yapılmış sayılacaktır.

5237 sayılı Ceza Kanunu, hakaret suçu konusunda, internet ve sosyal medya vasıtasından açıkça bahsetmemektedir. Ancak, 125. maddenin 2. fıkrasında, ‘..Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle ilenmesi halinde..’ huzurda işlenmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Bu düzenleme yorum yoluyla, interneti de kapsamı içine aldığı söylenebilir. Sosyal medya hakaret suçu cezası üstte belirttiğimiz hakaret suçu cezasıyla aynıdır. Sadece burada yöntem farklıdır.

Telefon ile hakaret günümüzde çok görülen bir yöntemdir. Bu hususu ispat son derece zordur. Bu sebeple tarafımıza: “Telefonda hakaret suçu nasıl ispatlanır?” sorusu yöneltilmektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki telefonda ses kaydı yapılması hukuka aykırıdır. Fakat başka türlü ispatı mümkün olmayan durumlarda bu ses kaydı hukuka uygun kabul edilmektedir. Bu nedenle ses kaydı yaparak ispatlayabilirsiniz.

İnternet üzerinden işlenen hakaret sularında en önemli sorun, suçun failinin belirlenmesidir. Gerçekten bu yeni teknolojik imkanın sayısız faydaları karşısında sayısız zararları da vardır. Öyle ki, zarar veren kişilerin bulunmasının zorluğu zararın boyutlarını biraz daha arttırmaktadır. İnternette kişiler kendi adlarına web sayfaları açabilmekte, e –mail adresleri alabilmektedirler. Bu web sayfası veya e-mail adresi alınırken sahte kimlik kullanılabilmektedir. Bir başka ifadeyle, takma ad veya her hangi bir gerçek dışı isimle kişiler kendi adlarına web sayfası veya e-mal adresi alabilmektedirler. Böyle bir imkanın olması, internet aracılığıyla işlenen suçlarda gerçek suçluyu bulmayı zorlaştırmakta hatta imkansızlaştırmaktadır.

Bu sebeple maddi ve manevi sizleri zarara uğratan, şeref ve haysiyetinize karşı saldırıda bulunan kişinin tespiti, uğranılan zararın bir an önce giderilmesi, şüphelinin hak ettiği cezayı alması ve ilgili yazıların internet ortamından kaldırılması için ceza avukatı ile çalışmanız sizlerin menfaatine olacaktır. Her alanda olduğu gibi ceza davaları uzmanlık gerektirir. Kanun, tüzük ve yönetmelikler ile ve ayrıca emsal kararlar ve mahkeme uygulamaları karşısında hak kaybına uğramamanız için ceza hukukunda uzman ceza avukatından hukuki yardım almanız gereklidir. Bu sebeple hukuki konularda gerekli bilgi ve tecrübeye sahip olmadan hareket etmek telafisi imkansız zararlara yol açabilir. Ankara ceza avukatı sizlerin menfaatini koruyarak, en kısa sürede kişilerin cezalandırılmasına katkı sağlayacaktır.

Başa dön tuşu