Bedelsiz Senedi Kullanma Suçu ve Cezası – TCK 156. Madde

Bedelsiz Senedi Kullanma Suçu ve Cezası – TCK 156. Madde

bedelsiz senedi kullanma sucu

Bedelsiz senedi kullanma suçu; senet borçlusu tarafından bedeli tamamen veya kısmen ödenmiş senedin alacaklı tarafından ödeme olgusu dikkate alınmadan hukuka aykırı bir şekilde kullanılması ile oluşur. (TCK 156. madde) Günlük hayatımızda ve ticari işlemlerde ödemeler ve tahsilatlar genellikle bankalar aracılığıyla ya da internet vasıtasıyla elektronik yolla yapılmaktadır. Bununla birlikte alım satım, kiralama, borçlanma, kefalet, hatta alışveriş gibi bir çok günlük ya da ticari işlemlerde senet kullanımı halen yaygındır. Senet borcu ve alacağı tespit etmesi itibariyle önemli bir borçlanma ve ödeme aracı ve aynı zamanda ispat vasıtasıdır. Borcun ödenmesi durumunda makbuzla birlikte senedin borçluya iadesi ya da imhası gerekir. Bununla birlikte zaman zaman bu usule uyulmadığı, borcun ödenmesine rağmen senedin iade edilmediği ve aynı senedin kullanılarak tekrar ödeme talep edildiği görülebilmektedir. İşte bu durum, yani kısmen ya da tamamen ödenmiş bir senedin tekrar kullanılması Ceza Kanunumuzla suç olarak öngörülmüş ve cezai müeyyideye tabi tutulmuştur. Bedelsiz senedi kullanma suçu aşağıdaki şekillerle oluşabilir;

  • Senedin tahsili için dava açılması veya icra takibine konulması,
  • Senedin başkasına ciro edilerek devredilmesi,
  • Senedi protesto ettirmek veya başka amaçla vermek bankaya vermek,
  • Senedi takas veya mahsup amacıyla kullanma.

Bedelsiz senedi kullanma suçunun ispatı açısından özel bir ispat usulü öngörülmüştür. Buna göre, bedelsiz senedin kullanıldığını iddia eden kişinin bunu yazılı delille ispatlaması gerekir. Tanık delili ispat için yeterli değildir. Ceza mahkemesi, aynı zamanda bünyesinde bir özel hukuk uyuşmazlığı taşıyan bu suçun ispatı açısından hukuk usulünde uygulanan “istisnalar dışında senede karşı iddiaların ancak senetle ispat edilebileceği” ilkesini dikkate alarak; sanığın suç ikrarı yoksa, senedin bedelsiz kaldığı olgusunun yazılı delille ispat edilmesini aranacaktır. Senetle ilgili en çok karşılaşılan hukuki sorunlardan biri de bedelsiz Senedin kullanılmasıdır. Ödediğiniz senedin icraya verilmesi halinde hukuki sonuçları nedir? Teminat senedini icraya koymak suç mudur? Boş senedi doldurma suç mudur? Tüm bu soruların cevabını makalemizde vereceğiz.

bedelsiz senedi kullanma sucu tck 156
bedelsiz senedi kullanma sucu tck 156

Bedelsiz Senedi Kullanma Suçu Nedir?

Bedelsiz senedi kullanma suçu ve bu suç için öngörülen ceza 5237 sayılı Türk Ceza Kanunumuzun malvarlığına karşı suçlar bölümünde yer alan 156. maddesinde düzenlenmiştir. Madde ile bedelsiz kalmış bir senedin kullanılması suç olarak tanımlanmış ve ceza yaptırımına bağlanmıştır. Bedelsiz senet kullanma suçu, bedeli ödenmiş veya ödenmesine gerek kalmamış olan senedin fail tarafından, yeniden ödenmeyi sağlamak amacıyla resmi makamlar önünde kullanılmasına yönelik fiiller cezalandırılmaktadır. Bedelsiz senedi kullanma suçunda, bedeli ödenmiş veya ödenmesine gerek kalmamış olan senet, yeniden ve haksız şekilde bir ödemeyi sağlamak amacıyla resmi makamlar önünde kullanılır. Bu durumda, senedin kullanımı suç teşkil eder ve cezalandırılır.

Örneğin, bir kişi, bedelsiz senetleri kullanarak sahte bir borç tahsili yapmaya çalışırsa, bedelsiz senedi kullanma suçu işlemiş olur. Bu suçun cezası, senetlerin değerine ve suçun diğer koşullarına göre değişir. Madde aynen şu şekildedir.

Bedelsiz senedi kullanma – Madde 156

(1) Bedelsiz kalmış bir senedi kullanan kimseye, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası verilir. (Asli Ceza Mahkemesi) (Uzlaşma Kapsamında)

Bedelsiz Senedi Kullanma Suçunun Şartları Nelerdir?

Bedelsiz senedi kullanma suçundan söz edilebilmesi için:

  • Bir senedin varlığı
  • Bu senedin bedelsiz kalmış olması,
  • Bedelsiz kalmış senedin kullanılması gerekmektedir.

Senet denilince ilk akla gelen kambiyo senetleridir. Yani bono, çek ve poliçedir. Ancak sadece bunlar değil, diğer senetler de madde kapsamındadır. Bu nedenle hukuki bir ilişki ya da alacak veya borç ilişkisi içeren ve tarafların ya da en azından borçlunun imzasını taşıyan yazılı belgeler de senettir ve madde kapsamındadır.

Senedin bedelsiz kalması genellikle ödenmesi şeklinde olur. Yani bedelsiz kalmış senet, ödenmiş senettir. Bununla birlikte ödeme dışında ibra ya da takas gibi nedenlerle de senet bedelsiz kalabilir. Bedelsiz kalan bu senet kullanılmalıdır. Senedin kullanılması kısmen ya da tamamen ödenmiş senet bedelinin tekrar talebine dönük olmalıdır. Senedi icraya verme, takas ya da mahsup için kullanma, ciro etme ya da başkasına devretme gibi. Ancak bedelin tekrar tahsili değil de, söz gelimi senedin ispat vasıtası olarak kullanılması durumunda bu suç oluşmaz.

bedelsiz senedi kullanma sucu sikayet
bedelsiz senedi kullanma sucu sikayet

Bedelsiz Senedi Kullanma Suçu Pratik Bilgiler

  • Bu suç şikayete ve uzlaştırmaya tabidir.
  • Maddedeki suçtan dolayı CMK’nın 100/4. maddesi hükmüne göre, tutuklama kararı verilemez.
  • Bu suçta hem hapis hem de adli para cezasına hükmolunur.
  • Adli para cezasının alt sınırı 5 gün, üst sınırı ise 730 güne kadardır.
  • Bu suç için olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.
  • Bu suçla ilgili zincirleme suç hükümleri uygulanabilir.

Bedelsiz Senedi Kullanma Suçunun Unsurları

  • Fail

Herhangi bir gerçek kişi, bu suçun faili olabilir. Ancak, bu suçun faili olmak için kısmen veya tamamen bedelsiz kalmış bir senedi, bu niteliğini bilerek kullanmak gerekir. Bu kişi, senedin lehtarı olarak gösterilen kişi olabileceği gibi, ciro yoluyla, ele geçiren kimse veya alacağın temliki yoluyla senedi elinde bulunduran kimse de olabilir. Buna karşılık senedin bedelini ödeyerek alacağı temlik alan ve daha sonra kullanan üçüncü kişi, bu suçun faili olmayacaktır. Zira senet, bu kişi açısından bedelsiz kalmış değildir.

Senedin vekil veya temsilci aracılığıyla kullanıldığı durumlarda, vekil veya temsilci senedin kısmen veya tamamen karşılıksız kaldığını biliyorsa iştirak hükümlerine göre bu suçtan sorumlu olacaktır. Ancak, senedin bu niteliğini bilmeyen vekilin veya temsilcinin sorumluluğundan söz edilemez.

TCK’nın 167. maddesine göre bedelsiz senedi kullanma suçu, haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyun, evlat edinen veya evlatlığın veya aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına olarak işlenirse, faile ceza verilmez. Aynı maddeye göre anılan eylemler, haklarında ayrılık kararı verilmiş eşlerden biri, aynı konutta yaşamayan kardeşlerden biri, aynı konutta yaşayan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenirse, suçun takibi şikayete bağlı olup, verilecek ceza da yarı oranında indirilecektir.

  • Mağdur

Bedelsiz senedi kullanma suçunun mağduru doğrudan ya da dolaylı olarak kısmen ya da tamamen senet bedelini ödediği halde senet kullanılarak kendisinden tekrar talepte bulunulan ya da senet kendisine karşı kullanılan kişidir. Daha kısa bir şekilde ifade etmek gerekirse suçun mağduru senedin borçlusudur. Herkes bu suçun mağduru olabilir.

Mağdurun senedin ilk borçlusu olması zorunlu değildir. Hatta ödemeyi yapan ile, senet aleyhine olarak kullanılan kimse de farklı olabilir. Bu durumlar suçun oluşmasını engellemez. Örneğin, bir bonoyu keşide eden kimse, o bonoyu kısmen ödemiş ve daha sonra da borcun nakli suretiyle borcu nakletmişse, yeni borçlu aleyhine senedin tamamı için takip yapılmış olduğu durumlarda, hem borcu ödeyen, hem de senet aleyhine kullanılan kimse suçun mağduru durumundadır. Ancak bu durumda tek bir kullanma söz konusu olduğundan, zincirleme suç hükümleri uygulanmayacak, tek suç oluşacaktır.

TCK’nın 167. maddesine göre bedelsiz senedi kullanma suçunun mağduru, haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden biri, üstsoy veya altsoy, evlat edinen veya evlatlık veya aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden biri ise, faile ceza verilmez. Aynı maddeye göre güveni kötüye kullanma suçu, haklarında ayrılık kararı verilmiş eşlerden biri, aynı konutta yaşamayan kardeşlerden biri, aynı konutta yaşayan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlardan biri hakkında işlenirse de, suçun takibi şikâyete bağlı olup, verilecek cezada yarı oranında indirilecektir.

  • Suçun Konusu

Bedelsiz senedi kullanma suçunda doğrudan ya da dolaylı olarak kısmen veya tamamen ödenmiş bir senedin tekrar işleme konulması söz konusudur. TCK’nın 156. maddesinde düzenlenen bedelsiz senedi kullanma suçunda korunan hukuki yarar karma nitelik taşımaktadır. Suçun düzenlendiği yer itibariyle malvarlığı değerinin yanında, senetlere karşı duyulan güven duygusu da korunmaya çalışılmaktadır. Bu nedenle, senetlerin güvenirliğinin ve dolayısıyla ticari hayattaki işlemlere olan güvenin bozulması suretiyle, malvarlığı değerlerinde bir azalma tehlikesi meydana getirilmesi, suç olarak düzenlenmiştir.

Suçun maddi konusu bedelsiz kalmış senettir. Yukarıda da belirtildiği gibi sadece bono, çek ve poliçe gibi emre yazılı senetler değil, adi yazılı senetler de bu suçun konusunu oluşturur. Senet ödeme, takas ya da ibra gibi yollarla bedelsiz kalmış olmalı, yani kısmen veya tamamen ödenmiş olmalıdır.

Madde metninden de anlaşılacağı üzere suçun konusu, bedelsiz kalmış bir senettir. Senet sözlük anlamı itibariyle, hukuki bir işlemi veya bir olayı belgelemek için yazılmış, resmi bir makam tarafından onaylanmış veya kendine karşı delil oluşturulan kimse tarafından imza edilmiş yazılı belgeyi ifade eder. Doktrinde ise, senet “hukuki bir iddiaya esas ve dayanak olabilecek yazılı belgeyi ifade eder. Bedelsiz senedi kullanma suçu açısından ise, önemli olan husus, senedin bir alacağa ilişkin bir iddiaya dayanak teşkil etmesi ve bu iddiayı ispata yaramasıdır.” biçiminde tanımlanmıştır. Kanaatimizce, burada önemli olan yazılı bir belge olması ve bu yazılı belgenin imzalayan aleyhine hukuki sonuç doğuracak nitelikte bulunmasıdır. Bu senet bir alacak hakkına ilişkin olabileceği gibi, bir edimin yerine getirilmesine ilişkin de olabilir. Çoğunlukla bu suçun konusunu, kambiyo senetleri oluşturmakta ise de, kambiyo senedi dışındaki senetler de bu suçun konusu olabilirler.

Bir senedin, bedelsiz senedi kullanma suçunun hukuki konusu olabilmesi için, aynı zamanda bedelsiz kalması da gerekir. Bu bedelsiz kalma hususu, değişik biçimlerde ortaya çıkabilir. Örneğin, ödeme, ibra, senedin dayanağını oluşturan hukuki ilişkinin sona ermesi, takas, alım-satım veya yeni bir hukuki ilişki kurulması biçiminde olabilir.

  • Fiil

Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Yargıtay uygulamasında fail tarafından kısmen veya tamamen bedelsiz kalmış olan senet kullanılmadan iddianamenin düzenlenmiş olması halinde, olayda bedelsiz senedin kullanılması suçunun unsurlarının bulunmadığı kabul edilmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.

TCK’nın 156. maddesinde düzenlenen bedelsiz senedi kullanma suçunun hareket unsurunu, “kullanma” oluşturur. Kullanma ise, senedi fail lehine sonuç doğuracak şekilde işleme tabi kılmayı ifade eder. Başka bir deyişle kullanma, tamamı veya bir kısmı ödenmiş senedin, ödenen kısmının yeniden ödenmesine ilişkin faaliyete girişilmesidir. Kullanmanın ne şekilde olacağı madde metninde ve gerekçede belirtilmemiştir. Yalnızca örnek olarak, icraya başvurma, icra takibini devam ettirme ve başkasına devretme eylemleri kullanma kapsamında gösterilmiştir. Kullanmaya örnek olarak, senedin bankaya verilmesi, ciro edilmesi, icra takibine konulması, dava konusu yapılması, bankaya teminat olarak verilmesi, takas ve mahsup gibi işlemlere tabi kılınması, hususları verilebilir.

Kısmen veya tamamen bedelsiz kalmış bir senet üzerinde, ciro işlemi yaptıktan sonra başkasına veren fail, hem senedi kullandığı için bedelsiz senedi kullanma suçunu, hem de ciro ettiği kişiyi kandırdığı için dolandırıcılık suçunu işlemiş sayılacaktır. Burada tek bir fiilin varlığından da söz edilemeyeceğin den, eylem iki suçu birden oluşturacak ve gerçek içtima hükümleri uygulanacaktır.

Kullanma, failin kendisine veya başkasına çıkar sağlama amacıyla veya senette yazılı hususların yerine getirilmesine karşın, yeniden elde etmek amacıyla işleme koymasını ifade etmekte olup, bunun dışındaki amaçlar için işleme konulması, örneğin ispat aracı olarak işleme tabi tutulması, bunun için mahkemeye sunulması kullanma kapsamında değerlendirilmeyecektir.

Bedelsiz senedi kullanma suçu, sırf hareket suçudur. Bu nedenle, senedin kullanılması, örneğin icra takibine konulması, ile suç tamamlanır. Suçun tamamlanması için, senedin tahsil edilmesi, mağdurun herhangi bir zarara uğramış olması aranmadığı gibi, faile herhangi bir fayda sağlamış olması da zorunlu değildir. Zamanaşımı süresi de, senedin bedelsiz kaldığı tarihten değil, kullanıldığı tarihinden itibaren başlayacaktır.

  • Manevi Unsur

Bedelsiz senedi kullanma suçu, genel kastla işlenen bir suçtur. Suçun oluşması için, failin senedin kısmen veya tamamen bedelsiz kalmış olduğunu bilmesi ve buna rağmen isteyerek senedi kullanması gerekir. Fail, senedin bedelsiz kalmış olduğunu bilmiyorsa veya aslında senedi kullanmak istemiyorsa, anılan suç kasıt ögesi yönünden oluşmayacaktır.  Örneğin, fail borçlu olan şirketin ortağı ise ve ödemede diğer ortağa yapılmış olup da fail tarafından bu senedin bedelsiz kalmış olduğu bilinmeden senet icraya konulursa, ya da fail bu senedin aslında bedelsiz kalmış olduğunu biliyor da başka bir senedi kullanmak isterken bu senedi kullanmış ise, bu hususlar ispatlanmak suretiyle, sanığın suç kastından söz edilmeyecektir.

bedelsiz senedi kullanma sucu cezasi
bedelsiz senedi kullanma sucu cezasi

Bedelsiz Senedi Kullanma Suçunun Cezası Nedir?

TCK’nın 156. maddesinde düzenlenen bedelsiz senedi kullanma suçunu işleyen kimse, 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılacaktır. Burada adli para cezasının alt sınırı TCK’nın 52. maddesi uyarınca 5 gün, üst sınırı ise, aynı maddeye göre 730 gündür.

Bedelsiz senedi kullanma suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi veya zarar verilen malın değerinin az olması TCK’da indirim nedeni olarak kabul olunmadığından bu husus yalnızca TCK’nın 61. maddesi uyarınca, temel cezanın belirlenmesinde nazara alınacaktır.

Kanun bu suç için hem hapis, hem de adli para cezası öngörmüştür. Bedelsiz senedi kullanma suçunun cezası altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş günden yedi yüz otuz güne kadar adli para cezasıdır.

  • İndirim Halleri

Ceza Kanunumuzun 167. maddesinde suçun eşe ya da bazı akrabalara karşı işlenmesi halinde ceza verilmeyeceği ya da cezada indirime gidileceği hükme bağlanmıştır. Buna göre:

Bedelsiz senedi kullanma suçu;

  • Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
  • Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın,
  • Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına olarak işlenirse cezaya hükmolunmaz.

Bedelsiz senedi kullanma suçu;

  • Haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin,
  • Aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin,
  • Aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi halinde; verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.

Ayrıca şartların varlığı halinde Ceza Kanunumuzun 62. maddesindeki takdiri indirim nedenleri uygulanabilir. Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Buna göre fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, cezanın altıda birine kadarı indirilir.

Bedelsiz Senedi Kullanma Suçunun Özel Görünüşleri

  • Teşebbüs

Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur. Bedelsiz senedi kullanma suçu sırf hareket suçudur, bedelsiz senedin kullanılmasıyla suç tamamlanmaktadır, suçun oluşması için menfaat elde edilmesi şart değildir. Bununla birlikte hareket bölünebilir olduğu takdirde teşebbüse elverişlidir.

Bedelsiz senedi kullanma suçu bir zarar suçu değil, hareket suçudur. Bu nedenle, senedin kullanılmasıyla suç tamamlanır. Failin bir fayda sağlaması gerekli olmadığı gibi, mağdurun herhangi bir zarara uğraması da zorunlu değildir. Bu nedenle, kullanma hareketi, bölünebildiği ölçüde suç teşebbüse uygun hale gelebilir. Örneğin, fail bedelsiz senedi başka birisinde ciro etmeye çalışırsa, bu kişi de senedin bedelsiz olduğunu bilmesi nedeniyle senedi kabul etmezse, eylem teşebbüs aşamasında kalmış sayılacaktır.

  • İştirak

İştirak, bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kişi tarafından fikir ve eylem birliği içinde birlikte suç işlenmesini ifade eder. Birden çok kişinin katılımıyla bir suç işlendiğinde suça iştiraka ilişkin genel hükümlere göre ceza sorumluluğu belirlenir. Bedelsiz senedi kullanma suçuna iştirakın her türlüsü mümkündür. Bu suçta iştirakla ilgili herhangi bir özellik yer almamaktadır. Ancak, vekil veya temsilci vasıtasıyla senedin kullanılması halinde, vekil veya temsilcinin bu senedin kısmen veya tamamen bedelsiz kaldığını bildiği durumlarda doğrudan fail olarak eyleme katılmış olacak, bu hususu bilmediği durumlarda ise, iştiraktan sorumlu tutulamayacaktır.

  • İçtima

Suçların içtimaı bir kişinin ceza kanunu birden çok ihlal etmesi halinde söz konusu olur. Kural olarak bu durumda ihlal sayısınca suç meydana gelir. Bununla birlikte; yasada bazı hallerde birden çok ihlalin tek bir suç sayılacağı ve faile tek bir ceza verileceği öngörülmektedir. Her suç için öngörülen ceza gerçek içtima kurallarına göre belirlenir. Aynı fail tarafından işlenmiş birden çok suç bulunmasına rağmen, çeşitli nedenlerle faile tek cezanın verildiği kuruma Türk ceza hukukunda “suçların içtimaı” denmektedir. Bedelsiz senedi kullanma suçu ile gerekli şartların oluştuğu takdirde suçların içtimai kurumunun oluşması mümkündür.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Kararı

  • Adli Para Cezasına Çevirme

Ceza Kanunumuzun 50. maddesi kısa süreli hapis cezalarının suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre adlî para cezasına çevrilebileceğini hükme bağlamaktadır. Kısa süreli hapis cezası ise 49. maddede hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası olarak tanımlanmaktadır. Bedelsiz senedi kullanma suçunun cezası altı aydan iki yıla kadar hapis olduğundan kural olarak adli para cezasına çevrilmesi mümkündür. Yargılama sonucunda bir yıl ya da daha az süreli hapis cezasına hükmedilirse bu ceza adli para cezasına çevrilebilecektir.

  • Erteleme

Ceza ertelenmesi, ceza mahkemesi tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Diğer bir tanımla cezanın ertelenmesi, yargılama sonucunda verilen hapis cezasının belirli şartlarla infaz edilmesidir. Erteleme kararında, mahkemece yargılanan kişinin suçlu olduğu tespit edilmiş ve kişi hakkında hapis cezası hükmedilmiştir. Ancak, mahkeme tarafından kişiye verilen hapis cezasının, cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesi halinde erteleme kararı verilmiş olacaktır. Bedelsiz senedi kullanma suçunda gerekli şartların varlığı halinde erteleme hükümleri uygulanabilir.

  • Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Kararı

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması ve davanın düşürülmesine sebep olan CMK 231. maddede düzenlenen yaptırımdır. Şartların varlığı halinde bedelsiz senedi kullanma suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.

Erteleme kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (HAGB) ile aralarındaki en büyük fark; erteleme kararı hukuk dünyasında bir sonuç doğururken hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile kurulan hüküm hiç var olmamış gibi sonuç doğuracak olmasıdır.  Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile hakim hükme karar vermiş ancak belirli şartların gerçekleşmesi halinde hükmü açıklamaktan vazgeçmesi durumu mevcuttur.

Soruşturma ve Kovuşturma Aşaması

  • Soruşturma Aşaması

Bedelsiz senedi kullanma suçu takibi şikayete bağlı suçlardandır. Bu suç nedeniyle soruşturma açılabilmesi için suçtan zarar gören kişinin, yani suçun mağdurunun şikayetçi olması gerekir. Türk ceza hukukunda suçu şikayet etmek ya da ihbar etmek suretiyle ya da Cumhuriyet savcının suçun işlendiğini düşünmesi üzerine yine Cumhuriyet Savcısının yaptığı araştırmaya ceza yargılamasında soruşturma denmektedir.

Bu aşamada savcı, kovuşturma aşamasına geçip geçmeye yer olup olmadığına karar vermek üzere araştırmak üzere soruşturma başlatır. Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’nda soruşturma aşaması 160.maddede düzenlenmiştir. Bedelsiz senedi kullanma suçuna ilişkin olarak aşağıda daha detaylı izah edileceği üzere şikayete tabi bir suç olduğu için şikayet üzerine soruşturma başlatılabilir.

  • Kovuşturma Aşaması

Bedelsiz senedi kullanma suçuna ilişkin olarak, Cumhuriyet Savcısı  ilk ihtimal olarak şüpheli hakkındaki soruşturmanın sonucunda suçu işlediğine dair yeterli şüphe oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vererek soruşturma aşamasını sonlandırabilir.  Ya da ikinci ihtimal olarak şüpheli hakkında iddianame düzenler. Ceza Mahkemesi savcı tarafından düzenlenen iddianameyi kabul ederse kovuşturma aşamasına geçilmiş olur. İşte bu yargılama süreci CMK’da kovuşturma olarak adlandırılmıştır ve CMK’nın 175. maddesinde düzenlenmiştir. Kovuşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlanan iddianamedeki eylem ve şüpheli hakkında yargılama yapılır ve şüpheli artık sanık durumuna geçer.

Gözaltı ve Tutukluluk Hali

Kişilerin savcılık kararı ile kolluk tarafından (polis, jandarma) belirli bir yerde tutularak serbest hareket etme özgürlüğünün kısıtlanmasına gözaltı denmektedir. Gözaltına alınma için illa hakim kararı gerekmez. CMK’ya göre gözaltı şüphelinin/kişinin hakkındaki işlemlerin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi ve tamamlanması adına kişiyi hürriyetinden alıkoyarak,  kısıtlanmasıdır. Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır. Bedelsiz senedi kullanma suçu ile yakalanan şüpheli de gözaltına alınabilir. Gözaltı kararı adli sicil kaydına (sabıka kaydı) işlemez.

Tutuklama da yine aynı şekilde geçici olarak başvurulan bir koruma tedbiridir. Tutuklama kararı ile kişinin yine özgürlüğü kısıtlanmaktadır ancak gözaltı kararından farkı ister soruşturma ister kovuşturma aşamasında olsun mutlaka bir hakim tarafından verilmelidir. Dolayısıyla Cumhuriyet Savcısı şüpheli hakkında tutuklama kararı veremez.

Tutuklama hükümlerinin uygulanabilmesi için, şüphelinin suç işlediği yönünde kuvvetli suç şüphesinin ve CMK’nın 100. maddesindeki koşulların bulunması gerekir. Bu koşulların varlığı halinde tutuklama hükümleri uygulanabilecektir. CMK 100/4 “Sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez” hükmünü taşımaktadır. Bedelsiz senedi kullanma suçunun üst sınırı iki yıl olduğundan bu suçta tutuklama kararı verilemez.

Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Uzlaşma, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

  • Şikayet Süresi

Şikayet, takibi şikayete bağlı suçlar, bir suç hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılabilmesinin suçun mağdurunun veya suçtan zarar gören kişilerin şikayetçi olmasına bağlı olduğu suçlardır. Şikayet süresi senedin kullanıldığının öğrenildiği tarihten itibaren 6 aydır. Bedelsiz senedi kullanma suçu, şikayete tabi suçlar arasında yer almaktadır. Şikayet başvurusu olmadan savcılık resen soruşturma açamaz. Şikayet süresi, mağdurun senedin fail tarafından kullanıldığını öğrendiği tarihten itibaren 6 aydır.

  • Zamanaşımı

Zamanaşımı hususu, Türk Ceza Kanunu m.66’da düzenlenmiştir.  TCK madde 66/1/e’ ye göre, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda kamu davası 8 yıl geçmesiyle düşer. Bedelsiz senedi kullanma suçunda zamanaşımı 8 yıldır.

  • Uzlaşma

Ceza hukukunda uzlaşma Ceza Muhakemesi Kanunun 253. ve 254. maddelerinde düzenlenmiştir ve suçtan mağdur olan kişinin suç şüphelisi ile anlaşması sonucunda ceza yargılamasının sona ermesidir. Uzlaşma şikâyetten vazgeçme değildir. Bedelsiz senedi kullanma suçu uzlaşma kapsamındadır.  Uzlaştırma müzakereleri ve uzlaşma anlaşması, şartları varsa hem soruşturma aşamasında hem de kovuşturma aşamasında yapılabilir. Bedelsiz senedi kullanma suçu, uzlaşmaya tabi suçlar arasındadır.

  • Etkin Pişmanlık

Etkin pişmanlık, kişilerin işledikleri suçtan sonra kendi iradeleri ile pişman olması, suçtan dolayı meydana gelen olumsuzlukların giderilmesi ve adalete katkı sunması ile bazı ceza indirimleri öngören bir kurumdur. Kanunda bedelsiz senedi kullanma suçu için etkin pişmanlık hükmüne yer verilmemiştir.

  • Görevli Mahkeme

Bedelsiz senedin kullanma suçunda görevli ve yetkili mahkeme suçun işlendiği yer asliye ceza mahkemesi yetkili ve görevlidir.

Bedelsiz Senedi Kullanma Suçu Yargıtay Kararları

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 15/10/2019; 2017/27923-2019/10000

  • Bedelsiz Senedi Kullanma Suçu
  • TCK 156. Madde

Sanığın, katılanla güneş enerji sistemi yapımı hususunda anlaştığı, katılandan yapım bedelinin bir kısmını nakit, kalan kısmı için de taksitli olarak yapılacak ödemelerin teminatı olarak ileri tarihlidir senet aldığı, katılanın taksitlerini ödediği, senedin ödeme tarihinden önce sanığın ciro ederek başkasına verdiği, senedin bedelsiz kalmasına rağmen ödeme tarihinde katılanın protesto edildiği, yapılan kanuni takip sonucu katılanın mükerrer ödeme yapmak zorunda kaldığı iddia edilen somut olayda; sanığın senedi başkasına ciro ettiği tarihten önce katılandan iki taksit tahsilatı yaptığı, ciro işleminde ödenen miktarları bedelsiz kaldığını senet üzerine belirtmediği ve elinden çıkmasından sonra da taksitlere ilişkin tahsilat yapmaya devam etmesi nedeniyle, sanığa yüklenen eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34.maddesi ile değişik CMK’nın 253. ve 254, madde fıkraları gereğince (yeni düzenlemeye göre uzlaştırma işlemlerine tabi bedelsiz senedin kullanılması suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu


Yargıtay 15. Ceza Dairesi 08/10/2019; 2019/5823-2019/9553

  • Bedelsiz Senedi Kullanma Suçu
  • TCK 156. Madde

Sanığın olay tarihinde, yurtdışında yaşayan katılanın kayınpederi olduğu ve 12.07.2007 tarihli genel vekaletname ile katılan adına iş yapabildiği, katılanın Önder … isimli emkalçıdan20.000TL nakit kalan 9000TL için 31/05/2008 vade tarih bono vermek sureti ile senet bir arsa satın aldığı, akabinde yurtdışına çıktığı, banka kayıtlarından anlaşıldığı üzere katılanın hesabına 4900 euroyu o günkü kur hesabına göre 9,163TL’yi yatırdığı, sanığın da bu parayı bankadan vekaletnamesine istinaden çekip Önder’e teslim ettiği, Önder’in ödemeyi alınca bedelsiz kalan davaya konu senedi sanığa teslim ettiği, sanığın bu senedi kızıyla boşanma aşamasına gelen katılan aleyhi- ne 2010 senesinde icraya koyduğu bu suretle bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediği olayda, sanığın olay tarihi itibarı ile katılanın kayınpederi olduğunun nüfus kayıt örneğinden anlaşılması karşısında, nüfus kayıt örneğine göre, suç tarihinde sanığın, katılanın kayınpederi olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında, TCK’nın 167/1-b ve 5271 sayılı CMK’nin 223/4-b maddeleri kapsamında şahsi cezasızlık hükümleri gereğince, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması


11. Ceza Dairesi 2018/2872 E. 2020/5552 K.

  • Bedelsiz Senedi Kullanma Suçu
  • TCK 156. Madde

Somut olayda; sanığın senet bedelini iş yerinde katılana borç olarak verdiği savunması karşısında gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti açısından; sanığın suç tarihinde işlettiği…Özel Eğitim iş yerine ait işletme, yevmiye ve harcama defterleri incelenerek sanığın katılana borç verip vermediğinin tespiti ile ayrıca sanıktan iş yerinden ayrılma tarihinin sorularak tespiti ile suça konu senet üzerindeki tanzim tarihinin katılanın işyerinde çalıştığı tarihler içinde kalıp kalmadığın belirlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması;

Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 07.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/32245 E. 2020/12825 K.

  • Bedelsiz Senedi Kullanma Suçu
  • TCK 156. Madde

Sanığın, … mahallesinde bulunan otel inşaatının çelik konstrüksiyon işini verdiği katılandan teminat olarak aldığı 2 adet 250.000 TL bedelli senetleri işin tamamlanmasına rağmen iade etmeyip Bakırköy 16. İcra Müdürlüğü’nde takibe koymak suretiyle atılı suçu işlediği iddia edilen olayda; sanık savunması, katılan beyanı, ilgili icra müdürlüğü ve icra mahkemesi dosyaları ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 24/03/1989 gün ve 1989/1 Esas, 1989/2 Karar sayılı içtihadı birlikte değerlendirildiğinde; suça konu senetlerin bedelsiz kaldığı ya da anlaşmaya aykırı olarak kullanıldığının yazılı delille ispatlanmasının zorunlu olduğu; ancak, katılanın bu kapsamda bir delil ibraz edemediği anlaşılmakla; sanık hakkında verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.


Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/32925 E. 2020/12983 K.

  • Bedelsiz Senedi Kullanma Suçu
  • TCK 156. Madde

Katılanın, olay tarihi itibari ile laminant parke alım-satımı ve araç kiralama işi yaptığı, aynı işyerinde sanık …’nin de araba alım-satım işini yapması nedeniyle samimi oldukları, katılanın nakte ihtiyacı olması nedeniyle sanık …’den 10.000.TL borç para aldığı, bunun karşılığında katılana 6.000.TL bedelli alacaklı ve vade kısımları boş 2 adet senet düzenleyerek verdiği, ancak sanık …’nin 2.000.TL daha katılana vermesi gerekirken vermediği, katılanın almış olduğu borcun tamamını ödemesine rağmen, sanık …’nin senetlerde boş olan lehtar kısmına eşi olan sanık …’ın adını yazarak katılan aleyhinde Denizli 4. İcra Müdürlüğü’nün 2014/765 E. sayılı dosyası ile icra takibinin başlatılmasını sağladığı, bu surette sanıkların iştirak halinde bedelsiz senedi kullanma suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda,

Sanık savunmaları, katılan beyanları, tanık anlatımları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05/02/2013 tarih 2012/11-1086 Esas 2013/40 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere senetten kaynaklanan borcun ödendiği hususun HMK hükümleri uyarınca ispatlanmasının gerektiği, bu nedenle eldeki dava konu senedin ödendiği hususunun miktar itibarıyla tanık beyanlarıyla ispat edilmesinin mümkün olmadığı, dosyaya senedin ödendiğine ilişkin belgenin de sunulmadığı, sanıkların mahkumiyetlerine yeter nitelik ve derecede delil elde edilemediği ve tüm dosya kapsamına göre mahkemenin beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.


Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/2439 E. 2020/4105 K.

  • Bedelsiz Senedi Kullanma Suçu
  • TCK 156. Madde

Davacı vekili, davalı tarafından davacı hakkında 02.05.2012 ödeme tarihli 45.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, davacının davalıyı tanımadığını ve davalıya böyle bir bono vermediğini, taraflar arasında ticari bir ilişki de bulunmadığını, takibe dayanak bononun davacının dava dışı … isimli kişiye 1999’da aldığı borç nedeniyle boş olarak verdiği bono olduğunu ve bedeli ödendiği halde kendisine iade edilmediğini, davalı ile dava dışı …’nun birlikte hareket ettiklerini, bu hususta davalı ile dava dışı … hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek davacının davalıya bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline ve %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, ileri sürülen iddiaların yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde dava dışı …’na borç aldığı için verdiğini belirttiği davaya konu bonoyu ceza mahkemesindeki beyanında dava dışı …’ndan kiraladığı tarlalar nedeniyle teminat olarak verdiğini ifade ettiğini belirterek davanın reddi ile %20 tazminata karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu bono nedeniyle davacının şikayeti üzerine davalı ile dava dışı … hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan açılan kamu davası sonucunda davalı ile dava dışı … hakkında mahkumiyet kararı verildiği, davalının tanımadığı kişiye bu denli yüksek miktarlı borç vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olması ve dava konosu bono üzerinde eski tarihli damga pullarının bulunması nedenleriyle davalının eski tarihli ve bedelsiz bir senedi yeni tarihli imiş gibi düzenleyerek takibe koyduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyetli olduğu anlaşılan davalı aleyhine takipte talep edilen miktarın %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili istinafa başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, davalı ile dava dışı … hakkında davaya konu bono nedeniyle bedelsiz senedi kullanma suçundan açılan davada Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesince 2017/280 esas ve 2017/504 karar sayılı ve 20.06.2017 tarihli karar ile mahkumiyet hükmü verildiği ve hükmün kesinleştiği, maddi vakıalara ilişkin ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olduğu, böylece davacının boş ve imzalı olarak verdiği bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun ispatlandığı davacının borcun sebebi nedeniyle farklı beyanlarda bulunmasının senedin boş olarak verildiği ve bedelsiz kaldığı sonucunu değiştirmeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf nedenlerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ….. 14.10.2020 gününde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bedelsiz Senedi Kullanma Suçuna İlişkin Emsal Kararlara Yargıtay’ın Sitesinden Ulaşabilirsiniz. https://www.yargitay.gov.tr/

Bedelsiz Senedi Kullanma Suçu Şikayet Dilekçesi

Aşağıda bedelsiz senedi kullanma suçu şikayet dilekçesi örneğine yer verilmektedir.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına

Şikayette Bulunan: İsim Soyisim – TC – Adres

Vekili: Av. Umur YILDIRIM

Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7,  06530 Çankaya

Şüpheli: İsim Soyisim – TC – Adres

Suç       : Bedelsiz Senedi Kullanma (TCK m. 156)

Suç Tarihi ve Yeri: 13.03.2021 Ankara

Konu  : Bedelsiz senedi kullanma suçu işleyen şikayet edilen hakkında soruşturma başlatılması ve kamu davası açılması talepli şikayet dilekçemizdir.

Açıklamalar

Müvekkilim … araç almak için …’tan 5000 TL borç almış, bunun karşılığında da 01.02.2021 tarihli senet vermiştir. Müvekkilim borcun 2500 TL’sini 01.03.2021 tarihinde adı geçenin banka hesabına yatırmıştır (Ek 1 Dekont) … 13.03.2021 tarihinde tüm senet bedeli üzerinden müvekkilimize karşı icra takibi başlatmıştır (Ek 2 Ödeme Emri). Kurnaz UYANIK senet bedelinin yarısı ödenmiş olmasına rağmen tüm senet üzerinden işlem yapmak suretiyle Ceza Kanunumuzun 156. maddesindeki bedelsiz senedi kullanma suçunu işlemiştir.

Hukuki Sebepler: TCK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.

Hukuki Deliller: Ekte sunulan belgeler ve diğer her türlü yasal delil.

Sonuç ve İstem: Yukarıda açıklanan nedenlerle bedelsiz senedi kullanma suçunu işleyen … hakkında soruşturma başlatılmasını, soruşturma sonucunda kamu davası açılması yönünde karar verilmesini saygılarımla vekâleten arz ve talep ederiz 13.03.2023

Av. Umur YILDIRIM

İmza

Ekler

  1. Dekont
  2. Ödeme Emri

Bedelsiz Senedi Kullanma Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Arkadaşıma senet karşılığı borç verdim. Senedin vadesi çoktan dolmasına rağmen çok cüzi bir miktar ödeme yaptı. Senedi icraya koyabilir miyim?

Senedi icraya koyabilirsiniz ancak yalnızca ödenmeyen kısmı talep edebilirsiniz. Cüzi miktarda ödeme yapılsa bile tüm senet bedelini talep ederseniz bedelsiz senedi kullanma suçu işlemiş olursunuz.

Arkadaşım kendisinden aldığım borcu ödememe rağmen senedi iade etmedi ve bir yıl kadar önce hakkımda takip başlattı. Banka dekontlarını sunmam üzerine takip durdu. Arkadaşım hakkında şikayetçi olabilir miyim?

Arkadaşını ödenmiş bir senedi tekrar işleme koyarak bedelsiz senedi kullanma suçu işlemiş. Ancak şikayet süresi öğrenme tarihinden itibaren 6 ay olduğu için şikayetçi olamazsınız.

Bir arkadaşım bedelini tahsil ettiği bir senedi bana devretmiş. Ben durunu bilmediğimden borçludan senet bedelini ödemesini istedim. Ceza alır mıyım?

Bedelsiz senedi kullanma suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Yani senedin ödenmiş olduğu bilinmeli ve buna rağmen işleme konulmalıdır. Senedin ödendiğini bilmiyorsanız ve bilmeden takipte bulunmuşsanız ceza almazsınız. Ancak arkadaşınız bedelsiz senedi bilerek size devretmişse suç işlemiştir ve bu durumda sizin ya da borçlunun şikayeti üzerine hakkında soruşturma başlatılır.

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık