Ceza Hukuku

Tutuklama Kararına İtiraz

Tutuklama kararının temel hak ve özgürlükleri sınırlandıran bir karar olması nedeniyle tutuklama kararına itiraz yolunun her zaman açık olması gerekmektedir. Nitekim Anayasa’da da düzenlendiği üzere tutuklama kararının hukuka aykırılığına karşı her zaman yargı mercilerine başvurulabilir. Anayasa’nın 19. Maddesinin ilgili fıkrasında; “Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir.” denilmek suretiyle tutuklama kararına itiraz hakkı güvence altına alınmıştır.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 101. Maddesinin son fıkrasında da tutuklama kararına karşı her zaman itiraz edilebileceği düzenlenmiştir. Buna ilişkin usul ise aynı Kanunun “Kanun Yolları” başlıklı kitabında düzenlenmektedir. Kanun hükmüne göre hakim veya mahkemenin verdiği kararlara karşı itiraz kanun yolu açıktır. Dolayısıyla Sulh Ceza Hakiminin ya da ceza yargılamasını yapan mahkemenin vermiş olduğu tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna başvurulabilir.

Tutuklama Kararına Karşı İtiraz Edebilecek Kişiler

Tutuklama kararına karşı itiraz edebilecek kişiler Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 261, 262 ve 263. maddelerinde sayılmıştır. Buna göre tutuklama kararına karşı;

  • Şüpheli veya sanığın kendisi
  • Avukatı
  • Yasal temsilcisi
  • Eşi

Başvuruda bulunabilir.

Ayrıca Cumhuriyet savcısı şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilmesini uygun görmüyorsa şüpheli veya sanık lehine itiraz yoluna başvurabilmektedir.

Tutuklama Kararına Karşı İtiraz Süresi

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 268. maddesinde hakim veya mahkeme kararlarına karşı ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren 7 gün içinde karar itiraz edebilecekleri düzenlenmiştir.

Hakkında tutuklama kararı verilen kişinin tutukluluk durumu her ay hakim veya mahkeme tarafından hiçbir başvuruya gerek olmaksızın resen denetlenir. Bu denetleme sonucunda tutukluluğunun devamına karar verilen tutuklu da kararı öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde kararı veren mahkemeye karşı itiraz yoluna başvurabilmektedir.

Tutuklama Kararının İncelenmesi

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 108. maddesine göre tutuklama kararı soruşturma ve kovuşturma aşamalarında en geç 30’ar günlük sürelerle denetlenir. Soruşturma aşamasında tutuklama kararının incelenmesi Cumhuriyet savcısının veya şüphelinin istemi üzerine sulh ceza hâkimliği tarafından yapılır. Kovuşturma aşamasında ise hâkim veya mahkeme tutuklama kararını 30’ar günlük sürelerle resen inceler. Ancak 30 günlük süre geçmeden de tutuklama nedenlerinin ortadan kalkması halinde tutuklama kararı ortadan kaldırılabilir.

Tutuklama kararı ceza avukatı tarafından yapılması oluşacak hukuki hataların önüne geçecektir.

Başvuru Mercii ve Başvuru Usulü

Tutuklama kararına karşı itiraz, kararı veren makama itirazı içeren bir dilekçe verilmek suretiyle yapılır. Kararı veren hâkim veya mahkeme bu dilekçeye karşı itirazı yerinde görürse kararını düzelterek tutuklama kararını ortadan kaldırır. Ancak kararı veren mahkemenin itirazı yerinde görmemesi halinde itiraz dilekçesi 3 gün içinde itirazı incelemeye yetkili merciiye gönderilir.

İtirazı inceleme konusunda yetkili mercii Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 268. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenmiştir.

İtirazı incelemeye yetkili merciiler

“a) Sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe; ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine; ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir.

b) İtiraz üzerine ilk defa sulh ceza hâkimliği tarafından verilen tutuklama kararlarına itiraz edilmesi durumunda da (a) bendindeki usul uygulanır. Ancak, ilk tutuklama talebini reddeden sulh ceza hâkimliği, tutuklama kararını itiraz mercii olarak inceleyemez.

c) Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine ve bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazların incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden çok dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi varsa, en yakın ağır ceza mahkemesine aittir.

d) Naip hâkim kararlarına yapılacak itirazların incelenmesi, mensup oldukları ağır ceza mahkemesi başkanına, istinabe olunan mahkeme kararlarına karşı yukarıdaki bentlerde belirtilen esaslara göre bulundukları yerdeki mahkeme başkanı veya mahkemeye aittir.

e) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları ile Yargıtay ceza dairelerinin esas mahkeme olarak baktıkları davalarda verdikleri kararlara yapılan itirazlarda; üyenin kararını görevli olduğu dairenin başkanı, daire başkanı ile ceza dairesinin kararını numara itibarıyla izleyen ceza dairesi; son numaralı daire söz konusu ise birinci ceza dairesi inceler.”

Yetkili merciin itiraza karşı vereceği karar kesindir. Ancak tutuklama kararının her ay denetlenmesi sonucu verilen karara karşı usulüne uygun olarak yeniden itiraz edilebilir.

Tutuklama kararına karşı itiraz yoluna başvuran, dilekçesinde tutuklama nedenlerinin ortadan kalktığını, tutuklama kararının yukarıda izah edilen şartları taşımadığı veya usulüne uygun yapılmadığını, tutukluluk için kanunen öngörülen sürenin dolduğunu ve sair sebepleri açıklayarak tutuklama kararının kaldırılmasını talep edebilir.

Başa dön tuşu