Şikayet Hakkı ve Şikayetten Vazgeçme

Şikayet Hakkı ve Şikayetten Vazgeçme

sikayet hakki

Şikayet hakkı, suç mağdurunun veya suçtan zarar görenin bizzat ya da temsilcisi veya avukatı aracılığıyla failin cezalandırılmasını içeren beyanıdır. Soruşturma aşamasında savcılığa veya kolluğa, kovuşturma aşamasında mahkemeye yapılır. Kural olarak ceza kanunun düzenlenen suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayet bağlı değildir. Kanunda açık şekilde takibi şikayete bağlı olduğu belirtilen suçlarda şikayet hakkı kullanılır. Müşteki (şikayetçi), gerçek kişi olabileceği gibi şirket, vakıf, dernek vb. gibi bir tüzel kişi de olabilir. Tüzel kişiler şikayet hakkını yetkili organları veya bunların yetki verdiği avukat vasıtasıyla kullanır. Takibi şikayete bağlı suçlar açısından şikayetten vazgeçme halinde verilecek kararlar,

  • Soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçme durumunda soruşturma sonlanır takipsizlik kararı,
  • Kovuşturma aşamasında şikayetten vazgeçme halinde ise sanık bu vazgeçme beyanını kabul ederse ceza davasının düşmesine karar verilir.

Şikayet hakkını bizzat hak sahibi kullanılır. Mirasçıları kullanamaz. Fakat, müşteki şikayet hakkını bizzat kullandıktan sonra vefat ederse, mirasçıları açılan ceza dosyasına müdahil (katılan) sıfatıyla katılabilir ve dosyayı yürütebilirler. Şikayet hakkı ve şikayetten vazgeçme hakkı mağdur veya suçtan zarar gören kişinin sahip olduğu en temel haklardır. Bu hakların kullanılması hem mağdur hem de şüpheli / sanık açısından önemli hukuki sonuçlar doğurur. Bu nedenle hakların kullanılması ve sonrasındaki süreç oldukça önem arz eder. Şikayet dilekçesi hazırlamak ve süreci takip etmek için ceza avukatı ile sürecinizi takip etmeniz önerilir.

sikayet hakki nedir
sikayet hakki nedir

Şikayet Hakkı Nedir?

5237 sayılı TCK’da ‘‘Takibi Şikayet Bağlı Suçlar’’ düzenlenmiştir. Şikayet hakkı; takibi şikayete bağlı suçlarda, suçun savcılık ve mahkemeler nezdinde soruşturmaya ve kovuşturmaya tabii tutulması için, suçun mağduru ya da zarar göreni tarafından yasal süresi içinde yetkili mercilere başvurma hakkıdır. Diğer bir tanımla şikayet; takibi şikayete bağlı suçlarda suçtan zarar gören kimsenin failin cezalandırılmasına ilişkin isteğini yetkili mercilere bildirmesine denir. Ceza muhakemesinde kural olarak suçlar re’sen takip edilir. Ancak kanunda istisnai olarak takibi şikayete bağlanan suçlar bakımından soruşturma ve kovuşturmanın yapılabilmesi için şikayet şartının gerçekleşmesi gerekir.

Şikayet hakkı, takibi şikayete bağlı olan suçların soruşturma ve kovuşturmasının yapılabilmesi için suçtan zarar görenin yasal süresi içinde yetkili mercilere başvurma hakkıdır. Şikayet hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardandır. Bu nedenle sadece hakka sahip olan kimse bunu kullanabilir. Bu sebeple; başkasına devredilemez ve mirasçılara intikal etmez. (İstisna: Müşteki şikayet hakkını kullandıktan sonra vefat ederse; akabindeki ceza davasına mirasçılar ‘‘Müdahil’’ sıfatıyla katılabilir.) Şikayet hakkı sahibi, gerçek kişiler ve tüzel kişiler olabilir. Tüzel kişiler ise; şikayet hakkını ‘‘yetkili organları’’ aracılığıyla kullanabilirler. Ancak kanun koyucunun istisnai düzenleme getirmesi de mümkündür. Örneğin kanunda hakaret suçlarında mağdurun şikayet hakkını kullanmadan ölmesi durumunda, bu hakkın ölenin bazı yakınlarına geçeceği düzenlenmiştir.

TCK m. 131/2’ye göre:

“Mağdur, şikayet etmeden önce ölürse veya suç ölmüş olan kişinin hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından şikayette bulunulabilir.”

Suçtan zarar gören şikayet hakkını kullandıktan sonra vefat etmişse, bu durumda mirasçıları müdahil sıfatıyla davayı takip edebilirler.

Mağdur – Müşteki – Müdahil Kavramları

  • Suçun mağduru: aleyhinde suç işlenen, yani suçun konusunun ait olduğu ait olduğu kişidir. Bir başka ifadeyle mağdur, suçla korunan hukuki yararı ihlal edilen ve bu nedenle dar anlamda suçtan zarar görendir.
  • Suçtan zarar gören (müşteki):suçun işlenmesi sebebiyle zarar gören bir veya birden çok gerçek veya tüzel kişiyi ifade etmektedir. Suçtan zarar gören ile mağdur aynı kişi olabileceği gibi, farklı kişiler de olabilir. Suçtan zarar gören kişi sıfatı, mağdur sıfatına göre daha geniştir. Örneğin kasten öldürme suçunda mağdur ölen kişi iken suçtan zarar gören bu kişinin ailesidir.
  • Katılan (müdahil): mağdur veya suçtan zarar gören kişilerin iddia makamının yanında yargılamaya dahil olmak için kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar katılma talebinde bulunması ile taleplerinin kabulü ile yargılamaya dahil olan kişiyi ifade etmektedir. Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır.

Mağdur, Müşteki ve Müdahilin Hakları

Mağdur ile şikayetçinin hakları CMK madde 234’te düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca mağdur ile şikayetçinin hakları şunlardır:

Soruşturma evresinde;

  • Delillerin toplanmasını isteme,
  • Soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla Cumhuriyet savcısından belge örneği isteme,
  • Vekili bulunmaması halinde, cinsel saldırı suçu ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme,
  • 153 üncü maddeye uygun olmak koşuluyla vekili aracılığı ile soruşturma belgelerini ve el konulan ve muhafazaya alınan eşyayı inceletme,
  • Cumhuriyet savcısının, kovuşturmaya yer olmadığı yönündeki kararına kanunda yazılı usule göre itiraz hakkını kullanma.

Kovuşturma evresinde;

  • Duruşmadan haberdar edilme,
  • Kamu davasına katılma,
  • Tutanak ve belgelerden örnek isteme,
  • Tanıkların davetini isteme,
  • Vekili bulunmaması halinde, cinsel saldırı suçu ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme,
  • Davaya katılmış olma koşuluyla davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurma.

Mağdur ve müşteki, kamu davasına katılmaları sonucunda müdahil sıfatına haiz olurlar. Müdahilin hakları ise “katılanın hakları” başlıklı CMK 239. maddede ve CMK 242/1. maddede düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca katılan:

  • Mağdur veya suçtan zarar gören davaya katıldığında, cinsel saldırı suçu ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteyebilir.
  • Mağdur veya suçtan zarar görenin çocuk, sağır ve dilsiz veya kendisini savunamayacak derecede akıl hastası olması halinde avukat görevlendirilmesi için istem aranmaz.
  • Katılan, Cumhuriyet savcısına bağlı olmaksızın kanun yollarına başvurabilir.
  • Ancak katılmadan önce verilmiş olan kararlar katılana tebliğ edilmez. Bu kararlara karşı kanun yoluna başvurabilmesi için Cumhuriyet savcısı için öngörülen sürede başvuru yapabilir.

Şikayet Hakkının Özellikleri

  • Şikayetin Fiile İlişkin Olması: Kural olarak şikayet kişi ile ilgili değil fiil ile ilgilidir. TCK’nın 73/1. maddesinde “soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında…… şikayette bulunma” dan söz edilerek şikayetin fiile ilişkin olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca şikayet gerçekleşmiş olay hakkında olmalıdır, ileride gerçekleşmesi muhtemel olay hakkında şikayette bulunulamaz.
  • Şikayetin Bölünmezliği: Şikayet faille ilgili olmadığından, bir fiilin gerçekleştirilmesine iştirak halinde katılan kimselerden bir kullanılmazlık edilemez. Bunun sonucu olarak da, failler birden fazla olup da, suçtan zarar gören kimse, faillerden birisi hakkında şikayetçi olsa bile tüm ortaklar hakkında şikayetçi olmuş sayılır.
  • Şikayet Edenin Fiili Vasıflandırılış Şekli Önemli Değildir: Suçtan zarar gören kimse, kendisi hakkında gerçekleştirilen fiili anlamak, o fiilden dolayı fail veya faillerin cezalandırılmasını ister, burada suçtan zarar görenin fiili vasıflandırıp (fiilin hangi suçu oluşturduğunu belirlemesi) vasıflandırmaması önemli olmadığı gibi, yanlış vasıflandırma önemli değildir.
  • Bir Suçun Şikayete Bağlı Olması İçin Kanunda Açıkça Bu Suçun Takibinin Şikayete Bağlı Olduğunun Gösterilmesi Gereği: Kanunda bir suçun nasıl takip dileceği ile ilgili bir açıklık bulunmamak ise, bu saç re’sen takip edilecek suçlardandır. O halde bir suçun şikayete olabilmesi için kanunda, açıkça bu suçun soruşturulmasının ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğunun yazılı olması gerekir.
sikayet nereye yapılır
sikayet nereye yapılır

Şikayet Nereye Yapılır?

Şikayet merciileri 5271 sayılı CMK’nın 158.maddesinde belirtilmiştir. Şöyle ki;

  • Suça ilişkin ihbar veya şikayet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.
  • Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
  • Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar hakkında Türkiye’nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbar veya şikâyette bulunulabilir.
  • Bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle, ilgili kurum ve kuruluş idaresine yapılan ihbar veya şikâyet, gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.

Şikayet Hakkı Süresi

5237 sayılı TCK soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi suçlarda şikayet hakkı, hak düşürücü süreye tabidir. 5237 sayılı TCK’nın 73.maddesi gereğince; ‘‘Şikayet hakkı, hak sahibi tarafından fiilin ve failin kim olduğunun bilindiği veya öğrenildiği tarihten itibaren ‘‘6 ay içinde’’ kullanılmalıdır. Birden fazla mağdurun yer aldığı takibi şikayete bağlı suçlarda süre; her mağdur için ayrı ayrı işleyecektir. Burada süre fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren başlar. Tek birinin öğrenilmesi süreyi başlatmaz. Şikayete tabi olan suçlar açısından şikayet süresi TCK m. 73’te belirlenmiştir. Bu maddeye göre :

  • Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
  • Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar.
  • Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.

Şikayet hakkının doğması ile şikayet süresinin işlemeye başlaması birbirinden farklı kavramlardır. Fiilin işlendiği andan itibaren suçtan zarar gören kimsenin şikayet hakkı doğar; ancak şikayet süresinin işlemeye başlaması için hem fiilin hem de failin öğrenilmesi gereklidir. Dolayısıyla şikayet süresi işlemeye başlamadan, failin henüz bilinmediği durumlarda da şikayet hakkı kullanılabilir.

Şikayet süresi şikayette bulunulmadan dolmuş olsa dahi davaya devam edilebilmesi yalnızca CMK m. 158/7’de düzenlen halde mümkündür.

“Yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikayete bağlı olduğunun anlaşılması halinde; mağdur açıkça şikayetten vazgeçmediği takdirde, yargılamaya devam olunur.”

Şikayet Usulü

Suça ilişkin şikayetin usulü CMK 158. maddede düzenlenmiştir:

  • Suça ilişkin şikayet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.
  • Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan şikayet, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
  • Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar hakkında Türkiye’nin elçilik ve konsolosluklarına da şikayette bulunulabilir.
  • Bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle, ilgili kurum ve kuruluş idaresine yapılan şikayet, gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
  • Şikayet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir.

Şikayet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya şikayetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Bu durumda şikayet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar, şikayetçiye bildirilir ve bu karara karşı CMK 173’üncü maddedeki usule göre itiraz edilebilir. İtirazın kabulü halinde Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma işlemlerini başlatır.

Şikayet Hakkı Kime Aittir?

Şikayet hakkı teknik olarak suçtan zarar gördüğünü iddia edene aittir. Gerçek kişilerin yanında, tüzel kişiler de suçtan doğrudan doğruya zarar gördüğü takdirde şikayet hakkına sahiptir. Tüzel kişiler şikayet iradesini, yetkilileri ve temsilcileri aracılığıyla kullanacaktır.

Suçtan zarar gören kimse çocuk ise; şikayet hakkı küçük ile kanuni temsilcisi tarafından birbirinden bağımsız olarak kullanılabilecektir. Kural olarak; akıl hastalığı veya zayıflığı bulunmayan çocuğun şikayet iradesi geçerlidir. Ayırt etme gücüne sahip çocuğun 15 yaşından küçük olması şikayet hakkını kullanmasını engellemez.

Fiilin Şikayet Edilmesi Kuralı

Şikayetin sadece fiil belirtilerek de yapılması yeterlidir. Faili bildirme zorunluluğu yoktur. Suçtan zarar gören, suç faili olarak belirli bir kimseyi göstermek zorunda değildir ve hatta failler konusunda yanılgıya düşmüş olmasının bir önemi bulunmamaktadır.

Şikayet edenin fiil hakkındaki nitelendirmesinin herhangi bir önemi yoktur. Şikayet eden fiili şikayet eder, fiili vasıflandırması mümkün olmayabilir. Bu hakimin görevidir. Şikayet edilen husus bir fiil olduğundan, fiili işleyenler birden fazla olsa da şikayet bölünemez. Birkaç kişi şikayet edilerek bir kaçı hariç tutulamaz. Şikayet bütün failleri kapsar.

Şikayetten Vazgeçme

Şikayetten vazgeçme ise şikayete tabi suçlarda, soruşturma aşamasını bitiren, kovuşturma aşamasına geçilip ceza davası açılmışsa ceza davasının düşmesine yol açan bir işlemdir. (TCK 73/4. madde) Şikayetten vazgeçme kişisel haklardan olan kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğu için; şikayetten vazgeçme de müştekinin şikayet hakkının bir parçasıdır. Şikayetten vazgeçme kurumunu şikayetten vazgeçmenin hangi safhada yapıldığına göre farklı değerlendirmek gerekir. Soruşturma ve Kovuşturma Safhasında;  ilgili safhaların her aşamasında şikayetten vazgeçme mümkündür. Kovuşturma safhasında ‘‘karar kesinleşinceye kadar’’ şikayetten vazgeçme mümkündür.

Şikayetten vazgeçme, şikayet hakkı kullanıldıktan sonra, şikayetin geri alınması; şikayet başvurusundan sonradan vazgeçilmesidir. Şikayetten vazgeçme karşı tarafın kabulüne bağlıdır. Şikayetten vazgeçme, onu kabul etmeyen şüpheli veya sanığı etkilemez (TCK m.73), Kanun koyucu bu şekilde, şüpheli veya sanık olarak toplumdaki saygınlığı zedelenen kişinin, beraat etmek suretiyle bu lekeden kurtulma hakkını güvence altına almak istemiştir.

Ayırt etme gücüne sahip olma şartıyla, küçükler şahsa sıkı sıkıya bağlı haklarını kanuni temsilcilerinin izni ve onayı olmaksızın kullanabilirler. Bu kural hem şikayette bulunmayı hem de şikayetten vazgeçmeyi kapsar. 15 yaşından büyük çocuklar bu hakkı kendileri bizzat kullanabilir. Ancak her halükarda “çocuğun üstün yararı” göz önünde bulundurulmalıdır.

  • Şikayetten vazgeçme, suça katılanların tümünü etkiler. Vazgeçen, suça katılanlardan bazıları hakkında vazgeçme hakkını kullanmadığını ileri süremez.
  • Vazgeçmeyi kabul eden tüm failler, vazgeçmenin etkisinden yararlanır. Buna, vazgeçmenin sirayeti veya bölünmezliği denir.
  • Şikayetten vazgeçme karşı tarafın kabulüyle, hüküm kesinleşinceye kadar mümkündür (TCK m.73/4). Bu bağlamda şikayetten vazgeçme kural olarak infaza engel olmaz.
  • Şikayet nasıl yapılmışsa, vazgeçmenin de aynı şekilde yapılması gerekir. Şikayet yazılı olacağına göre, vazgeçme de yazılı olmalıdır.
  • Vazgeçmeyle birlikte şikayet hakkı düşmüş olacağından, aynı olay hakkında bir daha şikayette bulunulamaz.
  • Şikayetten vazgeçme, şahsi haklardan vazgeçildiği anlamına gelmez. Bu bağlamda suçtan zarar gören şikayetten vazgeçerken şahsi haklarından da vazgeçtiğini açıkça ifade etmedikçe, daha sonra bu haklarını ilgili yargı merciinde talep edebilir
  • Yargılama sırasında şikayetten vazgeçilmesi halinde muhakeme düşme kararı ile sona erer (TCK m.73/4; CMK m.223/8).
  • Soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçilirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.

Bir kimse soruşturma evresinde şikayetçi olmuş ve kamu davası açıldıktan sonra ölmüş ise, şikayetten vazgeçmediğinin kabul edilmesi ve davaya devam edilmesi gerekir. Nitekim sadece sanığın ölmüş olması davayı sona erdiren bir haldir. Dolayısıyla şart gerçekleştikten sonra şikayetçinin ölmesi davanın düşürülmesini gerektirmez.

sikayetten vazgecme
sikayetten vazgecme

Şikayetten Feragat

Feragat, şikayet sahibinin henüz şikayette bulunmadığı aşamada, şikayetçi olmayacağına dair ilgili makama geçerli bir şikayetten feragat dilekçesi veya beyanı verilmesi ile olur. Henüz şikayet hakkını kullanmayan şikayet hakkı sahibi, bu hakkı kullanmayacağını açıklaması ile şikayet hakkından feragat eder.

Feragat failin kabulüne bağlı değildir. Tek taraflı bir işlemdir. Şikayetten feragat edildiği surette de tekrar şikayetçi olunamaz. Kanunda şikayetten feragat düzenlenmemiştir. Ancak doğmuş olan haklar için feragat mümkün olabileceğinden şikayet hakkı sahibi şikayet hakkından feragat edebilir. Şikayete tabi olmayan suçlarda feragat hiçbir sonuç doğurmaz.

Şikayete Tabi Suçlar Nelerdir?

Kural olarak suçların soruşturma ve kovuşturması re’sen yapılır. Kanun koyucu istisnai olarak bazı suçlarda suçtan zarar görenin şikayetini aramıştır. Bu nedenle kanunda şikayete tabi suçlar açıkça gösterilmiştir. Bir suç hakkında kanunda şikayete ilişkin bir düzenleme bulunmaması halinde o suç re’sen takip edilir.

Bununla birlikte bir suçun temel şekli şikayete tabi olması, aynı suçun nitelikli hallerinin de şikayete tabi olduğu anlamına gelmez. Şikayete tabi olan suç tiplerinden bazıları şu şekildedir:

  • Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralama (m. 86/2)
  • Taksirle yaralama (m. 89/1)
  • Cinsel saldırı (m. 102/1)
  • Reşit olmayanla cinsel ilişki (m. 104/1)
  • Cinsel taciz (m. 105/1)
  • Tehdit (m. 106/1 ikinci cümle)
  • Konut dokunulmazlığını ihlal (m. 116/1, 2, 4)
  • Kişilerin huzur ve sükununu bozma (m. 123/1)
  • Hakaret (m. 125/1, 2, 3) (Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hariç)
  • Özel hayatın gizliliğini ihlal (m. 134/1, 2)
  • Hırsızlık (m. 141) (Kanun’un 167/2 maddesinde belirtilen kişilerin aleyhine işlenmesi halinde)
  • Mala zarar verme (m. 151/1, 2)
  • Güveni kötüye kullanma (m. 155/1, 2)
  • Dolandırıcılık (m. 157/1) (Kanun’un 167/2 maddesinde belirtilen kişilerin zararına işlenmesi halinde)
  • Nitelikli dolandırıcılık (m. 158/1, 2). (Kanun’un 167/2 maddesinde belirtilen kişilerin zararına işlenmesi halinde)
  • Dolandırıcılıkta daha az cezayı gerektiren hal (m. 159/1)

Şikayetten Vazgeçmenin Yargılama Safhalarındaki Durumu

Müştekinin ‘‘Şikayetten Vazgeçme Hakkı’’nı soruşturma ve kovuşturma aşamasında karar kesinleşinceye kadar kullanabileceğini yukarıda izah ettik. Müşteki şikayetten vazgeçme hakkını soruşturma aşamasında kullanırsa; soruşturma sona erer.

Müşteki şikayetten vazgeçme hakkını kovuşturma aşamasında kullanırsa; şikayetten vazgeçme nedeniyle dava düşer.

Birden Fazla Şüpheli/Sanık Olması Halinde Şikayetten Vazgeçme

Yukarıda şikayet hak düşürücü sürelerin birden fazla müşteki olması halindeki tezahürünü izah ettik. Oysa ki; birden fazla şüpheli/sanık olması halinde şikayetten vazgeçme durumunda:

Suçun iştirak halinde işlenmesi durumunda; müştekinin bir veya birden fazla şüpheli/sanıktan şikayetinden vazgeçmesi halinde, şikayetten vazgeçme diğer tüm şüpheli/sanıklara da müspet şekilde sirayet eder, diğer şüpheli/sanıklar da şikayetten vazgeçmeden yararlanır.

Şikayet Hakkı ve Şikayetten Vazgeçme Hakkında Emsal Kararlar

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E: 2021/24184, K: 2021/20208

  • Şikayetten Vazgeçme

Sanıkların üzerlerine atılı 5237 sayılı TCK’nın 150/1. maddesi delaletiyle aynı Yasa’nın 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun, takibinin şikayete tabi olduğu, 5237 sayılı TCK’nın 73/5. maddesine göre, takibi şikayete bağlı suçlarda sanıklardan biri hakkındaki vazgeçmenin diğer sanıklara da sirayet edeceğinin hüküm altına alındığı, mağdur …’ın 23.10.2020 tarihli oturumda sanık …’tan şikayetçi olmadığını beyan etmesi ve şikayetin bölünmezliği kuralı gereğince, vazgeçmenin diğer sanıklar … ve …’ı da kapsadığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCK’nın 73/4. ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar …, … ve …’dan şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmedikleri sorularak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE, 22/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Yargıtay 11. Ceza Dairesi E: 2021/37824, K: 2021/11953

  • Şikayetten Vazgeçme

Sanığın, araç kiralama işi yapan müştekiden kiraladığı aracı süresinde iade etmediği, bu şekilde güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilen somut olayda; sanığın eylemine uyan TCK’nin 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun takibinin şikayete bağlı olduğu, müştekinin 17/04/2014 tarihli duruşmada şikayetten vazgeçtiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, TCK’nin 73/6. maddesi uyarınca sanığa şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak, sanığın vazgeçmeyi kabul etmesi halinde şikayetten vazgeçme nedeniyle hakkında açılan kamu davasının TCK’nın 73/4. ve CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 09.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


Yargıtay 1. Ceza Dairesi E: 2021/8952, K: 2021/14912

  • Şikayetten Vazgeçenin Temyiz Hakkı Bulunmaz

5271 sayılı CMK’nın 237/1. maddesinde mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirmek suretiyle kamu davasına katılabileceğinin belirtilmesine göre, şikayet hakkı ve kamu davasına katılma yetkisi kendisine ait olan mağdur …’n kovuşturma aşamasında sanıklardan şikayetçi olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, şikayetten vazgeçme sebebiyle katılan sıfatı sona eren mağdurun hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, mağdur sanık müdafisinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince REDDİNE,


Yargıtay 4. Ceza Dairesi E: 2021/32332, K: 2021/28090

  • 15 Yaşından Küçüklerin Şikayet Hakkı

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

1- Mağdur … vekilinin hakaret ve tehdit suçlarından verilen beraat hükümleri ile katılan … vekilinin hakaret suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, Mağdur …’ın 15 yaşından küçük olması nedeniyle mağdur adına şikayet hakkının ve kamu davasına katılma yetkisinin kanuni temsilcisi tarafından kullanılmasının gerektiği, mağdurun annesi olan …’ın duruşma esnasında eşinin kendisine hakaret ve tehdit ettiği çocuklarına karşı hakaret ve tehdit eyleminin bulunmadığı şeklinde beyanda bulunması karşısında, tehdit ve hakaret suçları yönünden çocukları adına şikayetinin bulunmadığı belirlenerek, mağdur … zorunlu vekilinin verilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı, ayrıca sanık hakkında …’e yönelik hakaret suçundan açılmış bir dava ve verilmiş bir hüküm olmadığı, anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’un 317. maddeleri uyarınca mağdur … vekili ile katılan … vekilinin tebliğnameye kısmen aykırı olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,

2- Sanık hakkında katılan …’e yönelik tehdit suçundan verilen beraat hükmünün temyiz incelemesinde ise,

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,

Eyleme ve yükletilen suça yönelik, katılan … vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 30/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


Şikayet Dilekçesi

… Cumhuriyet Başsavcılığı’na (Yetkili Savcılık Makamı)

Müşteki :  (Adı –  Soyadı /TC kimlik numarası) (Adresi)

Şüpheli  :  Faili Meçhul

Suç          :  Hırsızlık TCK md 141 sevk maddeleri

Suç Tarihi : ../../.. ( Olay tarihi)

Açıklamalar

  1. Şikayet dilekçeme konu …… adresinde kayıtlı meskenime ../../.. tarihinde, daha önce hiç karşılaşmadığım, tanımadığım sadece meskenimin bulunduğu apartmanın güvenlik kamera kayıtlarında eşgalini tespit ettiğimiz faili meçhul kişi, meskenimizin kapı kilidini kırarak zorla girmiştir.
  2. (Suça konu olay tüm yönleriyle ve tüm delilleriyle birlikte detaylı bir şekilde izah edilir.)
  3. Sayın Savcılık Makamınız tarafından araştırılıp, soruşturma neticesinde kimliği tespit edilecek faili meçhul kişi hakkında şikayetçiyim. Savcılık Makamınız tarafından gerekli soruşturmanın yapılarak, faili meçhul kişi hakkında Kamu Davası açılmasını ve cezalandırılmasına karar verilmesini, saygılarımla talep ederim.

Hukuki Nedenler:  TCK, CMK ve ilgili mevzuat.

Deliller           : … Apartman Güvenlik Kamera Kayıtları, Olay Yeri İnceleme Raporu, Kolluk Kuvveti Tarafından Düzenlenen Dosya Kapsamı, Suç Mahalli Etrafındaki Çevre Ev/İşyerleri Güvenlik Kamera Kayıtları, Tanık Beyanları, Keşif, Bilirkişi İncelemesi, Yemin ve karşı tarafın sunacağı delillere karşı sunacağımız deliller saklı kalmak kaydıyla yasal her türlü delil.

Sonuç ve İstem:    Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; şüpheli faili meçhul kişinin kimliğinin tespit edilerek; hakkında Kamu Davası açılmasını ve şüphelinin cezalandırılmasını, saygılarımla arz ve talep ederim…/../..

                                Müştekinin Adı Soyadı

Eki:

  1. Kimlik Fotokopisi
  2. Apartman Güvenlik Kamera Kaydı Dökümleri

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık