Nefret ve Ayrımcılık Suçu ve Cezası (TCK 122. Madde)

nefret ve ayrimcilik sucu

Nefret ve ayrımcılık suçu, tek fıkra 4 bent halinde düzenlenmiş kişiler arasında dil, ırk, renk, dil, cinsiyet, özürlülük, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ya da benzeri şekillerde ayrımcılık yapılması suretiyle işlenebilen bir suçtur. Suçun cezası TCK 122. madde kapsamında 1 yıldan 3 yıla kadar hapsi cezası olarak belirlenmiştir. Nefret ve ayrımcılık suçu TCK 122. maddede düzenlenmiş olup şu şekillerde işlenebilir:

  • Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle bir kimsenin taşınır taşınmaz malının satım, devir ya da kiraya verilmesini engellemesi (TCK 122/1-a)
  • Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle bir kimsenin kamuya arz edilen bir hizmetten yararlanmasını engellemesi (TCK 122/1-b)
  • Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle bir kimsenin işe alınmasını engellemesi (TCK 122/1-c)
  • Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle bir kimsenin olağan bir ekonomik etkinlikteki faaliyetini engellemesi (TCK 122/1-d)

Örneğin aynı iş yerinde çalışan kadın ve erkek iki çalışandan erkeğin daha alt kademede çalışmasına rağmen maaşına kadın personele göre daha fazla zam yapılması halinde nefret ve ayrımcılık suçu oluşmaktadır. Nefret ve Ayrımcılık suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kısım Kişilere Karşı Suçlar başlığının Yedinci Bölüm Hürriyete Karşı Suçlar başlığı altında 122. maddesinde düzenlenmiştir. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu yazımızda Nefret ve Ayrımcılık suçu ve cezasından (TCK m. 122) bahsedeceğiz.

İlgili Makale: İnfaz Hesaplama

Nefret ve Ayrımcılık Suçu Nedir?

Nefret ve ayrımcılık suçu; bir kimseye karşı dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığı nedeniyle kin besleyip kişiye karşı dört bent şeklinde düzenlenen hususlardan birini gerçekleştirmesidir. Bu durumlar kişinin taşınır taşınmaz malının devri, satışı ya da kirasının engellenmesi, işe alınmasının engellenmesi, hizmetten yararlanmasının veya olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasının engellenmesi şeklinde gerçekleşir.

Nefret ve ayrımcılık suçu nedeniyle kişiler Anayasa’da yer alan eşitlik ilkesine aykırı davranmış sayılacaktır. Bununla birlikte Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi madde 14’e de aykırılık teşkil edecektir. Hayatın her alanında bu husus gerçekleşebilir. Örneğin yargılama esnasında ya da iş hayatında özellikle karşımıza çıkmaktadır. Nefret ve Ayrımcılık suçunu konu edinen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 122. Madde metni şu şekildedir:

Madde 122– (Değişik: 2/3/2014-6529/15 md.)

(1) Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle;

a) Bir kişiye kamuya arz edilmiş olan bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya kiraya verilmesini,

b) Bir kişinin kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanmasını,

c) Bir kişinin işe alınmasını,

d) Bir kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını,

engelleyen kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Nefret ve Ayrımcılık SuçuTCK 122. Madde
Kanun Maddesi5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 122
ŞikâyetŞikayete tabi değildir, resen soruşturulur.
Zamanaşımı8 yıldır.
Tutuklama ve Adli KontrolTutuklama ve adli kontrol kararı verilebilir.
UzlaşmaSuç uzlaşmaya tabi değildir.
Etkin PişmanlıkEtkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz.
İndirimŞartları varsa 62 indirimi uygulanabilir.
Memurluğa EtkiMemuriyete engel değildir.
Görevli MahkemeAsliye Ceza Mahkemesidir.

nefret ve ayrimcilik sucu tck 122
nefret ve ayrimcilik sucu tck 122

Nefret ve Ayrımcılık Suçunun Şartları

Nefret ve ayrımcılık suçu kişilerin ayrım yapma ve nefret etme saiki ile hareket etmesi nedeniyle oluşan bir suç tipidir. Söz konusu suçun dil ayrımı, renk ayrımı, cinsiyet ayrımı gibi unsurlarla oluştuğu ortadadır. Özellikle Anayasa’da yer alan eşitlik ilkesine aykırı olan suçun çeşitli şartları bulunmaktadır. Özetle Nefret ve ayrımcılık suçunun şartları şu şekildedir:

  • Kişilerin nefret nedeniyle bir kimsenin taşınır taşınmaz malının satım, devir ya da kiraya verilmesini engellemesi gerekir.
  • Kişinin nefret nedeniyle bir kimsenin kamuya arz edilen bir hizmetten yararlanmasını engellemesi gerekir.
  • Kişinin nefret nedeniyle bir kimsenin işe alınmasını engellemesi gerekir.
  • Kişinin nefret nedeniyle bir kimsenin olağan bir ekonomik etkinlikteki faaliyetini engellemesi gerekir.
  • Suç genel kastla işlenebilir.

Nefret ve Ayrımcılık Suçunun Unsurları

  • Fail: Fail Türk Ceza Kanunu’nda suç kabul edilen hukuka aykırı bir eylemi yapan kişidir. Yani failin bir hareket yeteneği bulunmakta olup suçun gerçekleşmesi için birtakım eylemler gerçekleştirir. Bu suçun faili herkes olabilir. Dolayısıyla failin kamu görevlisi olması mümkün olduğu gibi kamu görevlisi olmayan bir kişi olması da mümkündür.
  • Mağdur: Mağdur kendisine karşı işlenen bir suçtan dolayı vücut bütünlüğünde veya ekonomisinde zarara uğrayan kişidir. Suçun ilk fıkrasında suçun mağduru gerçek kişi olan herkestir.
  • Suçun Hukuki Konusu: Suç teşkil eden her hareketin bir konusu vardır ve suçun hukuki konusu denilince bundan tipik hareketin üzerinde icra edildiği kişi veya şey anlaşılmaktadır. Suçun hukuki konusu, hukuk tarafından korunan ve hukuki değer ya da hukuki menfaat olarak nitelendirilen; ceza normları ile de koruma altına alınan menfaat ve değerlerdir. Nefret ve Ayrımcılık suçunda korunan hukuki yarar toplumun ırk, cinsiyet, dil, din vb. hürriyetidir.
  • Suçun Maddi Konusu: Suçun maddi konusu suçun üzerinde gerçekleştiği kişiler ya da şeylerdir. Suçun maddi konusunu üçe ayırarak incelemek gerekir. Maddenin a bendindeki eylemlerde suçun konusu, kamuya arz edilmiş taşınır ve taşınmaz mallar iken, b bendinde suçun konusu, kamuya arz edilmiş belli bir hizmet, maddenin c bendinde, suçun konusu, işe alınmayan kimse, d bendinde ise ekonomik etkinlikte bulunması engellenen kimsedir.
  • Manevi Unsur: Manevi unsur suçu işleyen fail ile eylemleri arasındaki manevi bağdır. Suçun manevi unsurunda suçun kast veya taksirle işlendiğiyle ilgilenmekteyiz. Nefret ve Ayrımcılık suçu doğrudan kast ile işlenebilen bir suçtur. Doktrinde bazı yazarlar tarafından suçun özel kastla işlenmesinin mümkün olduğu da savunulmuştur.

Nefret ve Ayrımcılık Suçunun Cezası Nedir?

Nefret ve ayrımcılık suçu; bir fıkra 4 bent halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 122. maddesinde düzenlenmiştir. Nefret ve ayrımcılık suçunun cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 122. maddesinde belirtildiği üzere, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıdır.

Nefret ve Ayrımcılık Suçu CezasıKanuni Dayanağı
TCK 122 Basit Hali Cezası1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası
Nefret ve Ayrımcılık Suçunun Nitelikli Halinin CezasıSuçun nitelikli hali bulunmamaktadır.
Nefret ve Ayrımcılık Suçunda Ağırlaştırıcı HallerAğırlaştırıcı Nedenler yoktur.

  • Nefret ve Ayrımcılık Suçunun Temel Halinin Cezası: Türk Ceza Kanunu’nun 122. maddesinde yer alan Nefret ve ayrımcılık suçunun temel hali düzenlenmiştir. Yasa hükmüne göre, Nefret ve Ayrımcılık suçu işleyen bir kişiye verilecek ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıdır. Hakim somut olayın özelliklerine ve suçun işleniş şekline göre TCK’nun 61. maddesinde öngörülen hususları da göz önünde bulundurarak alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirleyip uygulayacaktır.
  • Nefret ve Ayrımcılık Suçunun Nitelikli Halinin Cezası: Suçun nitelikli hali bulunmamaktadır.
  • Nefret ve Ayrımcılık Suçunda Ağırlaştırıcı Nedenler: Suçta ağırlaştırıcı nedenler bulunmamaktadır.
  • Nefret ve Ayrımcılık Suçunun Tüzel Kişiler Tarafından İşlenmesi: Bir suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde TCK’nın açık hükmü gereğince, tüzel kişilere özgü güvenlik tedbiri uygulanır. Bu güvenlik tedbirleri, faaliyet izninin iptali ve müsaderedir. Aynı suç mağdurları ile ilgili yurtdışında yargılama yapılmış ise yurtdışında infaz edilen tutukluluk ya da hükümlülük varsa Türkiye’de verilen cezadan mahsup gerekir. Nefret ve ayrımcılık suçunun ise tüzel kişiler tarafından işlenmesi mümkün değildir.
nefret ve ayrimcilik sucu cezasi
nefret ve ayrimcilik sucu cezasi

Nefret ve Ayrımcılık Suçu Örnekleri

  • Dicle belediye başkanı olan Ahmet’in Yahudi asıllı Adem’in restoran açmasını engellemesi ve sırf Yahudi asıllı olduğu için önceki iş yerini kapattırması nefret ve ayrımcılık suçunu oluşturmaktadır.
  • Çalıştığı iş yerinden hamile olduğu için ayrılmak zorunda kalan Sibel’in iş yerine geri döndükten sonra yerine erkek bir çalışanın başladığını ve kendisine daha alt derecede bir görevin teklif edildiğini düşünelim. Bu durumda da cinsiyete dayalı olarak nefret ve ayrımcılık suçu işlenmiştir.

Nefret ve Ayrımcılık Suçunun Özel Görünüşleri

  • Teşebbüs: TCK’nın 122. maddesinde düzenlenen nefret ve ayrımcılık suçu, teşebbüse elverişli suçlardandır. Fail, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle maddede sayılan hareket unsurunu gerçekleştirip sonuç alınmadan araya başkaları tarafından girilip, yapılmayan hareket yapılırsa, eylem teşebbüs aşamasında kalmış olacaktır. Örneğin, bir kimse Papua Yeni Gineli diye mağdura arabasını satmak istemez ve ilk görüşmede bu nedenle ona arabasını vermeyeceğini bildirdikten sonra araya başkaları girip alacak şahsı tanıdıklarını ve ona kefil olduklarını bildirmeleri nedeniyle bu satım gerçekleşirse, eylem teşebbüs aşamasında kalmış olacaktır.
  • İştirak: Nefret ve ayrımcılık suçunda suçun faili herhangi bir kimse olabilir. Bu nedenle suça dair iştirakın her türlüsü mümkündür. İştirakla ilgili özel bir hüküm bulunmadığından bu duruma ilişkin genel hükümler uygulanacaktır.
  • İçtima: Failin, aynı mağdura karşı bu eylemi birden fazla defa gerçekleştirmesi veya tek bir hareketle birden fazla mağdura karşı bu eylemin gerçekleştirilmesi halinde zincirleme suç hükümleri uygulanacaktır. Örneğin, otele gelen beş tane zenci müşteriyi yalnızca bu nedenle yatak vermeyen otel sahibi hakkında, zincirleme suç hükümleri uygulanacaktır. Nefret ve ayrımcılık suçu, cebir veya tehdit kullanılmadan işlenen bir suç-tur. Suç işlenirken cebir veya tehdit kullanılırsa aynı zamanda TCK’nın 106 ve 108. maddeleri uyarınca gerçek içtima hükümleri uygulanacaktır. Bir ekonomik etkinlikte bulunmayı engelleme eylemi, kişiler arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle gerçekleştirilirse ayrımcılık suçu, kişiler arasında bu şekilde bir ayrım yapmadan iş ve çalışma hürriyetin cebir veya tehditle engellenmesi halinde iş ve çalışma hürriyetinin engellenmesi oluşacaktır.

Uzlaşma, Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı

  • Uzlaşma: Uzlaşma Türk Ceza Hukukundaki belli başlı suçlarda kullanılır. Uzlaşma, suçtan mağdur olan kişinin suç şüphelisi ile anlaşması neticesinde ceza yargılamasının sona ermesini ifade eder. Uzlaşma bir şikayetten vazgeçme yolu değildir. Nefret ve ayrımcılık suçunda ise bu gibi uzlaşmalar mümkün değildir. Bu nedenle taraflar arasında uzlaşma sağlanmış olsa dahi suç kapsamında soruşturma başlatılması mümkündür. Bunun yanı sıra iddianame düzenlenerek bir sonraki evre olan kovuşturma evresine de geçilebilir.
  • Adli Para Cezasına Çevirme: Adli para cezaları, mahkemenin, suçun failine verilen hapis cezasının süresine göre belirlenecek bir miktar parayı devlet hazinesine ödemesi konusunda karar vermesi ve failin hapis cezasından kurtulması durumudur. Burada bir hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için verilen cezanın bir yılın altında olması gereklidir yani bu çevirme ancak kısa süreli hapis cezalarında mümkündür. Bazı durumlarda hapis cezasının bir kısmı para cezasına dönüştürülür ve fail hem hapis cezası hem de para cezasına çarptırılır. Türk Ceza Kanununda adli para cezası direkt verilebilmekle birlikte hapis cezasına ek olarak da verilebilir. Nefret ve ayrımcılık suçu nedeniyle ceza mahkemesi tarafından verilen hapis cezası, somut olayın koşullarının değerlendirilmesi sonucu, basit halinde 1 yıl-3 yıl arası ceza verileceğinden adli para cezasına çevrilmesi de mümkündür.
  • Erteleme: Erteleme bir kişi hakkında hapis cezasına hükmedildikten sonra infazının ertelenmesi olarak adlandırılır. Kişi deneme süresi içerisinde iyi halli olarak hareket ederse cezaevine hiç girmeden cezası infaz edilmiş sayılır. Ancak mahkeme kişiye vermiş olduğu bu hapis cezasını, kişi ceza infaz kurumuna girmeden, şartlı olarak vazgeçilmesi yoluna gidilebilir. Bu durumda hapis cezasının ertelenmesinden bahsedilecektir. Nefret ve ayrımcılık suçunda da erteleme hükümlerinin uygulanması mümkündür.
  • Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı: Ceza Muhakemeleri Kanununa göre hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için sanığın suçun işleniş biçimi, suçun işlenişindeki amaç ve saikler, yanında sanığın kişiliği, yaşayışı, iş ve güç durumu vb. durumlar önem arz eder. Bu durumların değerlendirilmesi sonucu mahkeme kişinin gelecekte topluma zarar doğurmayacağına kanaat getirmesi halinde bu kararı verebilir. HAGB alan sanığın belli süreler içerisinde başka bir suça karışması durumunda cezası uygulanabilir hale gelecek ve hapis cezası ile karşı karşıya kalacaktır. Bununla birlikte yapılan son değişikliklere göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı artık sanığın rızasına bağlı olmaktan çıkarılmış olup bu karara karşı itiraz değil istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir. Nefret ve ayrımcılık suçunun basit halinin cezası 1 yıldan başladığı için ve üst sınırı 2 yılın altında olduğu için kişi hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi mümkündür.

Soruşturma ve Kovuşturma Evresi

  • Soruşturma Evresi: Mağdur ya da suçtan zarar gören kişinin şikayetçi olması Cumhuriyet Savcılığı’na yapacağı başvuru ya da kolluk kuvvetlerine yapacağı ihbar ile gerçekleşir. Bu aşamada savcı, kovuşturma aşamasına geçip geçmeye yer olup olmadığına karar vermek üzere araştırmak üzere soruşturma başlatır. Yani bu şikayet neticesinde savcılığa intikal eden dosyanın savcılıkta işlem görmesi soruşturma evresinin neticesidir. Nefret ve ayrımcılık suçunda şikayete tabi bir suç olmadığı için hem şikayet üzerine hem de savcının resen araştırması üzerine soruşturma başlatılabilir.

Cumhuriyet savcısının şüpheli şahsın suçu işlediğine dair yeterli somut delilleri toplaması ve yeterli şüpheye ulaşması ile iddianame düzenlenir. Bunun aksi durumunda yeterli şüphe oluşmadığında Cumhuriyet Savcılığı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir. Bu karara karşı tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde itiraz edilebilir. İtiraz kabul edilirse dosya doğrudan kovuşturma evresine geçmez, tekrar soruşturma evresinde incelenir. İtiraz reddedilirse dosya kapanır. İtirazı inceleyecek olan merci Sulh Ceza Hakimliğidir. Her koşulda iddianame düzenlendiği takdirde dosya kovuşturma evresine geçecektir. Soruşturma evresinde şüpheli konumunda olan fail de kovuşturma evresinde sanık konumuna geçecektir.

  • Kovuşturma Evresi: Kovuşturma evresi; görevli ve yetkili mahkemenin Cumhuriyet Savcılığı’nın sunduğu iddianameyi kabul etmesi ile başlar ve yargılama sürecini ifade eder. Nefret ve ayrımcılık suçunda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Kovuşturma evresinde sözlü yargılama yapılır ve yargılamalar duruşmalı olarak ilerlenir. Duruşmada sanık ve sanık müdafi dinlenir bunun yanı sıra müşteki yani şikâyet eden kişi de dinlenir. Ayrıca müşteki sıfatına sahip olan taraf, katılma talebi sunduğu takdirde mahkemenin kabulü ile katılan sıfatına sahip olur.

Sanığa verilecek ceza kovuşturma evresinin sonunda belirlenir. Ancak sanık bu aşamadan önce kendisine isnat edilen suçu ve cezasını tam olarak öğrenmiş olmalıdır. Ayrıca cezalandırılması için de suçu işlediği sabit olmalıdır. Bununla birlikte, kovuşturma evresi neticesinde verilecek kararlar beraat, HAGB hatta zamanaşımına uğradığı takdirde davanın düşmesi şeklinde sıralanabilir. Nefret ve ayrımcılık suçunun kovuşturma evresi tamamlandığında sanığın suçu işlediği sabit ise verilecek ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenecektir. Artırım ve indirim nedenlerinin uygulanması da mahkemenin takdirine kalacaktır.

nefret ve ayrimcilik sucu sorusturma
nefret ve ayrimcilik sucu sorusturma

Nefret ve Ayrımcılık Suçunda Gözaltı ve Tutukluluk

Bir kişi hakkında gözaltı kararı verilebilmesi için bu kişi hakkında somut delillerin var olması gerekir. Cumhuriyet Savcılığı gözaltı kararı verir vermez kişinin fotoğrafı çekilir ve parmak izi alınır. Aynı zamanda şüphelinin kendisine gerekli bilgiler verilmeli ve hekime götürülerek muayenesinin yapılması gerekir. Gözaltı süresi her ne kadar Olağanüstü Hal Durumlarında (OHAL) 30 güne kadar çıksa da uluslararası bir sözleşme olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde en fazla 4 gün olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte kişinin tek başına işlediği suçlarda belirlenen gözaltı süresi ile toplu olarak işlenen suçlarda gözaltı süreleri birbirinden farklı olarak düzenlenmiştir. Bunlarda 24 saati geçmemesi öne sürülmüştür. Toplu olarak işlenen suçlarda (birden fazla sanığı olan) bu süre 4 güne kadar uzatılmıştır. Nefret ve ayrımcılık suçunda failin gözaltına alınması mümkün olup, ifadesi alındıktan sonra serbest de bırakılabilir.

Tutuklama kararı ise Ceza Muhakemesi Kanunu madde 100 ve devamındaki maddelerinde düzenlenmiştir. Tutuklama suç işlendiğine ilişkin kuvvetli, yoğun kuşku bulunan bir kişinin özgürlüğünün kesin hüküm öncesi mahkeme kararı ile kısıtlanmasıdır. Önemle belirtilmelidir ki tutuklama kararını verebilecek tek merci mahkemelerdir. Cumhuriyet savcılıkları tutuklama kararı veremez yalnızca tutuklanmayı talep edebilir. Tutuklama kararının verilemeyeceği birtakım durumlar kanun kapsamında düzenlenmiştir. Örneğin kişi hakkında yalnızca adli para cezasını gerektiren bir suçtan dolayı yargılama yapıldı ve buna ilişkin ceza verildiyse tutuklama kararı verilmez. Bununla birlikte vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar dışında en fazla 2 yıl hapis cezası belirlenen suçlar hakkında da tutuklama kararı verilemez. Nefret ve ayrımcılık suçunda ise genel itibariyle tutuklama kararı verilmesi mümkün değildir.

İfade, Savunma ve Yargılama Süreci

İfade, kişi hakkında yapılan suç duyurusu ve şikayet nedeniyle olay hakkındaki bilgi ve savunmasının alınması için yapılan bir usuldür. Nitekim nefret ve ayrımcılık suçu şikayete tabi bir suç olmadığından gelen ihbar ya da şikayet üzerine soruşturma başlamasının yanı sıra resen de soruşturma başlatılabilir. Bu nedenle, mağdur şikayette bulunduğu için suç hakkında beyanları alındıktan sonra failin ifadesi de alınır. Eğer şüpheli şahıs ifadeye gitmiyorsa bu durumda hakkında yakalama kararı çıkarılacaktır. İfade kolluk görevlileri tarafından alınabileceği gibi bizzat Cumhuriyet Savcısı tarafından da alınabilir. Buna benzer şekilde sorgu ise şüpheli ya da sanığın hakim ya da mahkeme huzurunda kovuşturma evresinde suç hakkında dinlenmesidir.

Savunma hakkı ise şüpheli ya da sanığın en önemli haklarından biri olup irade özgürlüklerini ifade etmektedir. Çünkü kişi üzerine isnat edilen suç hakkında kendisini savunabilmelidir. Bu nedenle kişiye ayrıntılı olarak üzerine isnat edilen suç anlatılır. Ayrıca kendisini savunabilmesi için belirli bir süre de kişiye verilmektedir. Şüpheli şahıs kendisini bizzat savunabileceği gibi bir avukatın yardımından da yararlanabilir. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu noktada destek vermekteyiz.

Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

  • Şikayet Süresi: Nefret ve ayrımcılık suçu resen soruşturulan ve kovuşturulan bir suç tipidir. Bu nedenle 6 aylık şikayet süresi bu suç açısından geçerli değildir.
  • Zamanaşımı: Zamanaşımı TCK’nın 66. maddesinde dava zamanaşımı ve 68. maddesinde ceza zamanaşımı olarak düzenlenmiştir. Dava zamanaşımı kanunda belirtilen sürelerin geçmesini nedeniyle kamu davasının açılamaması, açılması halinde ise davaya devam olunamayarak kamu davasının düşmesi sonucunu doğurur. Nefret ve ayrımcılık suçunda dava zamanaşımı süresi, suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıldır.
  • Etkin Pişmanlık: Etkin pişmanlık, suç işleyen kimsenin işlediği suçtan pişman olması neticesinde ortaya çıkan bir durumdur. Her suç tipi için etkin pişmanlık söz konusu olmamaktadır ancak nefret ve ayrımcılık suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz.
  • Görevli Mahkeme: ‘Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir.’’ (5235 sayılı kanun m. 12) bunun dışında kalan dosyalar ise asliye ceza mahkemelerinde görülür. Nefret ve ayrımcılık suçunda ise görevli mahkeme asliye ceza mahkemeleridir.

Nefret ve Ayrımcılık Suçu Hakkında Yargıtay Kararları

Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2018/1978 Esas 2019/13554 Karar 01/10/2019 Tarih

  • Nefret ve Ayrımcılık Suçu
  • Türk Ceza Kanunu 122. Madde

“İnsanlar arasında ayrım yapılması engellenerek kişilerin hukuken geçerli hak ve özgürlüklerden keyfi olarak yoksun bırakılmasının engellenmesidir. TCK’nın 122, maddesinin başlığı “nefret ve ayırımcılık” suçu olarak belirtilmesine karşın TCK da, yukarıda tanımlanan anlamda bağımsız olarak nefret suçu düzenlenmesi yoluna gidilmemiştir. TCK’nın 122. maddesinin sadece nefret saiki ile işlenen ayırımcılık eylemlerini suç olarak düzenlediğini görmekteyiz.”


Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2011/17515 Esas 2012/18398 Karar 25/09/2012 Tarih

  • Nefret ve Ayrımcılık Suçu
  • Türk Ceza Kanunu 122. Madde

“Yargıtay 4. Ceza Dairesi, “Sanığın dolaylı beyanı ile şikayetçi ve tanık Ayşe’nin açık ve tutarlı beyanı ile sanığın engelli olması nedeni ile araca binmesine engel olduğu kanaatine varılmıştır. Dosyadaki tüm belgeler ve tanıklar beyanı ile sanığın suç tarihinde kamusal görev de olan halk otobüsü ile insan ulaştırmasında görevli araç şoförü olduğu anlaşılmıştır. Araçta biletçi olan tanık Abdullah da bulunmasına karşın duruşma sırasında dinlenen tanıklar, sanık ve şikayetçi beyanı ile araca engelli şikayetçinin alınmamasının sanık tarafından eylemli olarak gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.

Tanık anlatımları ile engelli şikayetçinin araca alınması için birden çok defa uyarıda bulunduğu, değişik uyarılarda aracın farklı noktalarında bulunduğu anlaşılmaktadır.

Sanık en son olarak ” seninle uğraşacağım” diyerek şikayetçinin engeli olması nedeni ile araçta yaratacağı sıkıntı belki de tekerlekli sandalyenin araçta tutacağı yer nedeni ile yolcu alım sıkıntısı düşüncesi ile fakat saiki ne olursa olsun kasıtlı olarak araca almadığı anlaşılmıştır. Sanığın engelli şikayetçinin kamusal hizmet olan otobüsten faydalanmasının ve engellediği anlaşılmıştır. Sanığın eylemi kasıtlı olarak yerine getirmediği birden çok talebi reddettiği, tanık beyanı ile en son beyanı ve tavrı dikkate alınarak kanaatine varılmıştır.

Şikayetçinin zarar varlığı, şikayetinin devam etmesi nedeni ile takdiren CMK 231 uygulanmamıştır. Sanığın kastının yoğunluğu, kamusal hizmet niteliğinde olan ulaşım aracının engelli kullanımını engellemesi toplumsal ağırlığı ile suçun işlendiği zaman ve yer ağırlığı dikkate alınarak cezasının ertelenmesi halinde suç işlenmesinin engel olunmayacağı kanaatine varıldığından TCK 51 maddesi uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Suçun işleniş şekli sanığın kastının yoğunluğu engellilerin kamusal hizmet niteliğindeki araçlarla ulaşımının engellenerek hayata katılımının engellenmesi suçun işlendiği yer ve zaman dikkate alınarak adli para cezasının uygulanmasının adaletli olmayacağı kanaatine varılmıştır. Suçun niteliği dikkate alınarak sanığın eyleminde asgari oran uygulanmış, cezanın yaptırımla karşılanmasının caydırıcılığın-da etkili olacağı kanaatine varılarak suç ile cezanın nispeten uyumluluğu dikkate alı-narak, ceza süresince halk otobüsü kullanımının engel olunması tedbirinin ölçülü olacağı, tedbirin uygulanması amacı ile ehliyetinin geçici olarak geri alınması kararı verilmiştir.

HÜKÜM/ Yukardaki nedenlerle;

  1. Sanığın TCK 122/1-a maddesi uyarınca suçun işleniş şekli ve niteliği, kast oranı dikkate alınarak takdiren 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
  2. Suçun işleniş şekli, işlendiği zaman ve yer dikkate alınarak başkaca arttırıcı ve indirici hüküm uygulanılmasına yer olmadığına,
  3. Zarar karşılanmadığı dikkate alınarak takdiren CMK 231 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
  4. TCK 50/1-e maddesi uyarınca sanığın sosyal ve ekonomik durumu, kişiliği, suçun işleniş şekli dikkate alınarak 6 AY SÜRESİNCE E SINIFI EHLİYE-TİNİN GERİ ALINARAK, Halk otobüsü işletim görevini yapmaktan yasaklanmasına, çevrilmesine,” biçimindeki hükmü, tamamen her yönünü inceleyerek yalnızca “Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, halk otobüsü şoförü olan ve sürücü belgesi olmadan mesleğini ifa etme olanağı olmayan sanık hakkında TCY’nın 50/1-e bendi uygulamasında isabetsizlik görülmeyerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak; CMK’nın 45. maddesinde sayılan kişilerden olmayan, katılanın annesi tanık Ayşe Tablacı’nın, yeminsiz olarak dinlenmesi, Yasaya aykırı ve sanık Abdulvahap Oran’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. şeklinde bozmuştur, başka bir deyişle bu olayda suçun sabit olduğunu kabul etmiştir.”


Nefret ve Ayrımcılık Suç Duyurusu Dilekçesi

(Suçun İşlendiği Yer) CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

MÜŞTEKİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No)

 (Adres Bilgileri)

VEKİLİ: Av. Umur YILDIRIM

Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7, 06530 Çankaya

ŞÜPHELİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) (Adres Bilgileri)

SUÇ: Nefret ve Ayrımcılık Suçu (TCK Madde 122)

SUÇ TARİHİ : …/…/…

SUÇ YERİ: (…)

KONU: Şüpheli şahıs hakkında işlemiş olduğu Nefret ve Ayrımcılık suçu nedeniyle soruşturma başlatılması ve soruşturma neticesinde şahıs hakkında kamu davası açılması taleplerimizi havidir.

AÇIKLAMALAR

  • Giriş kısmında müvekkilin kim olduğu, şüpheli şahsın kim olduğu, tarafların nasıl tanıştığı ve iletişime geçtiği gibi hususlar ayrıntılı olarak anlatılır. Bununla birlikte suç nedeniyle müvekkilin uğradığı maddi-manevi zarar da giriş kısmında özetlenebilir.
  • Şüpheli şahsın, suça yönelik eylemlerinin ne şekilde işlediği ayrıntılı olarak anlatılır. Yaşanılan olaydan bahsedildikten sonra ayrıntılı olarak deliller sunulur. Aynı zamanda ek olarak bu delillerin sunulması gerekmektedir. Şüphelinin mağdura neler dediği, nasıl Nefret ve Ayrımcılık suçunu işlediği ayrıntılı olarak anlatılır.
  • Sonuç kısmında ise dilekçenin ekinde yer alacak deliller toparlanır. Gerekli görüldüğü takdirde suça ilişkin açıklamalara ve mahkeme kararlarına yer verilir.

HUKUKİ SEBEPLER: TCK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Tanık, yemin, sözleşmeler, fotoğraf görüntüleri, mesajlar ve ilgili her türlü yasal delil.

SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle şüpheli şahıs hakkında soruşturma başlatılmasını, soruşturma sonucunda kamu davası açılması yönünde karar verilmesini saygılarımızla vekâleten arz ve talep ederiz. (Tarih)

Müşteki Vekili

            Av. Umur YILDIRIM

                       (e-İmza)

Nefret ve Ayrımcılık Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Ayrımcılığın cezası nedir?

TCK’nin 122. maddesinde düzenlenen ayrımcılık suçunda ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiştir.

Nefret suçları nelerdir?

Nefret suçları bir kişinin ırkı, rengi, dini, cinsel yönelimi ve hatta cinsiyeti, engelliliği, yaşlılığı gibi unsurlarda nefrete tabi tutulmasıdır.

Birinden nefret etmek suç mu?

Yasaya göre bir kişiden nefret etmek suç değildir. Ancak bu nefret nedeniyle bir kişinin malını satmasını, devretmesini, hizmetten yararlanmasını, işe alınmasını engelleyen kişi nefret ve ayrımcılık suçunu işlemiş demektir.

Nefret ve ayrımcılık suçu hangi kanunda düzenlenmiştir?

Nefret ve ayrımcılık suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 122. maddesinde düzenlenmiştir.

X
kadim hukuk ve danışmanlık