0 (312) 911 9553
·
[email protected]
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
Danışmanlık

İstinaf Nedir? (Masrafı – Süresi – Dilekçesi)

11istinaf nedir ne demek

İstinaf, ilk derece mahkemelerinin kararlarına karşı Yargıtay’dan önce başvurulan itiraz merciidir. İstinaf kanun yolu; ilk derece mahkemelerince verilmiş olan kararlara karşı başvurulan ve söz konusu kararların ikinci derecedeki yargılama makamlarınca gerek vakıa ve gerekse hukuki açıdan incelenmesi sürecine verilen isimdir. İstinaf kanun yolunun temyiz kanun yolundan en önemli farkı, istinaf merciinin kimi durumlarda ilk derece mahkemesinin yerine geçerek esastan karar verebilmesidir. Önceki uygulamada istinaf mahkemeleri kurulmadan önce ilk derece mahkemelerince verilen kararlar doğrudan Yargıtay’a taşınmaktaydı. Ancak bu durum uyuşmazlıkların sayısının artması ve dolayısıyla Yargıtay’ın iş yükünün artması ve yargılama süreçlerinin uzamasına neden olmaktaydı. Yargıtay’ın iş yükünü azaltmak 3 dereceli bir teşkilat sistemine geçilmiştir. İstinaf Türk yargı sistemine 2016 yılında girmiştir.

İstinaf, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararların hem usul yününden hem de esas yönünden bir üst derece mahkemesince incelenmesi anlamına gelir. İstinaf incelemeleri istinaf mahkemelerince yapılır. Her ilde istinaf mahkemesi yoktur. Mevcut istinaf, yani Bölge Adliye Mahkemesi sayısı en son Denizli, Malatya ve Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemelerinin de açılması ile 18’e yükselmiştir. Son düzenlemeyle beraber ülkemizde şu illerde Bölge Adliye Mahkemesi bulunmaktadır:

  • Adana,
  • Ankara,
  • Antalya,
  • Bursa,
  • Diyarbakır,
  • Erzurum,
  • Gaziantep,
  • İstanbul,
  • İzmir,
  • Kayseri,
  • Konya,
  • Sakarya,
  • Samsun,
  • Trabzon,
  • Van,
  • Denizli,
  • Malatya,
  • Tekirdağ

2023 yılında istinaf sınırı 17.830.00 TL, istinaf sonrası temyiz sınırı 238.730.00 TL’dir. 17.830.00 TL altındaki bir parasal karar  kesindir ve üst mahkemeye başvurulamaz. (Resmi sınırlar değildir. %122,93 Yeniden Değerleme Oranı  kullanılarak hesaplanmıştır.)

istinaf nedir
istinaf nedir

İstinaf Nedir?

İstinaf, ilk derece mahkemelerinin kararlarına karşı Yargıtay’dan önce başvurulan itiraz merciidir. Önceki uygulamada istinaf mahkemeleri kurulmadan önce ilk derece mahkemelerince verilen kararlar doğrudan Yargıtay’a taşınmaktaydı. Ancak bu durum uyuşmazlıkların sayısının artması ve dolayısıyla Yargıtay’ın iş yükünün artması ve yargılama süreçlerinin uzamasına neden olmaktaydı. Yargıtay’ın iş yükünü azaltmak 3 dereceli bir teşkilat sistemi kurmak amacıyla çeşitli adımlar atılmış ve bu adımlar neticesinde 2016 yılında istinaf mahkemeleri kurulmuştur. 2016 yılı itibarı ile il ve ilçe mahkemelerinin vermiş olduğu ilk derece mahkemelerinin kararlarına karşı bağlı bulunduğu bölge adliye mahkemesine başvurulabilmektedir.

İstinaf incelemesi şekli inceleme ve esas inceleme olmak üzere iki aşamadan oluşmaktadır. Bu aşamalar:

  • Ön inceleme aşaması: Esasa girmeye engel teşkil edecek hususların olup olmadığı incelenir.
  • Esas inceleme aşaması: İstinaf başvurusunun haklı olup olmadığı ve yeniden inceleme yapılıp yapılmaması durumunun incelenmesi aşamasıdır.
İstinaf – Hukuk Mahkemeleri – Kesinlik Sınırı 17.830₺
İstinaf – İş Mahkemeleri – Kesinlik Sınırı 17.830₺
İstinaf – İcra Hukuk Mahkemeleri – Kesinlik Sınırı 41.710₺
Temyiz – Hukuk Mahkemeleri 238.730₺
Temyiz – İş Mahkemeleri 238.730₺
Temyiz – İcra Hukuk Mahkemeleri 238.730₺
Temyizde Duruşma Talep Sınırı – Hukuk Mahkemeleri 358.150₺
Karar Düzeltme Sınırı – Hukuk Mahkemeleri 79.870₺
Senetle/Tanıkla İspat Sınırı 14.800₺
Vergi Davaları, Tam Yargı Davaları ve İdari İşlemlere Karşı Açılan İptal Davalarında İstinaf – Kesinlik Sınırı 20.060₺
Vergi Davaları, Tam Yargı Davaları ve İdari İşlemlere Karşı Açılan İptal Davalarında Temyiz Sınırı 581.840₺
Tam Yargı ve Vergi Davalarında Duruşma Talep Sınırı 171.650₺
İdari Yargı – Tek Hakimle veya Kurul Halinde Çözülecek Davalarla İlgili Üst ve Alt Sınırlar 171.650₺

İstinaf Yoluna Başvurulabilecek Kararlar Nelerdir?

İstinaf yoluna başvurulabilecek kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenmiştir. HMK’ya göre aleyhine istinaf yoluna kural olarak gidilebilecek davalar:

  • İlk derece mahkemelerinin kararları,
  • Nihai kararlar,
  • Belirli bir meblağı (2023 yılı için 17.830 TL) geçen kararlar için gidilebilir (HMK m.341).
  • Nihai kararların yanında kanunda açıklanmış olmak şartı ile ara kararlar içinde istinaf yoluna başvurulabilecektir.
  • Ara kararlar esas hükümle birlikte istinaf yoluna götürülebilir.
  • Ayrıca özel kanunlarda istinaf yoluna gidilebileceğine ilişkin düzenleme var ise bunlar içinde istinaf yoluna başvurulabilecektir. Örneğin, İş mahkemeleri Kanunu’nun 8. Maddesinde yer alan kararlar içinde istinaf yoluna başvurulabilecektir. Aynı şekilde İcra ve İflas Kanunu m.363’te yer alan düzenlemeye göre kararlar için istinaf yoluna başvurulabilecektir. Bu ve buna benzer düzenlemeler çeşitli kanunlarda yer almaktadır. İstinaf yoluna başvurulurken bu düzenlemelere dikkat etmek gereklidir.
  • İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.

Hangi Kararlar İstinaf Edilemez?

İlk derece mahkemesince verilen kararlar kural olarak istinafa tabidir. Ancak bu kuralın istisnaları mevcuttur. İstisnalar ise şunlardır:

  • İstinaf sınırını geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları kesindir bu kararlara karşı istinaf yoluna gidilemez. (Manevi tazminata ilişkin davalarda ilk derece mahkemesince verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.)
  • Özel kanun hükümlerinde o kanun ile ilgili bazı mahkeme kararlarının kesin olduğu belirtilmiştir dolayısıyla belirtilen bu kararlara karşı da istinaf yoluna başvurulamayacaktır. Bu özel kanunlardan bazıları şunlardır:
  • Tüketici Kanunu (md. 70/5),
  • 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu (md. 9/3, md. 15, md. 19/4, md. 43/3, md. 61/2, md. 65/2, md. 65/3),
  • 5362 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu (md. 49),
  • 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun (md. 49/b, 2)
  • Delil tespiti kararları istinafa tabi değildir.
  • Ara kararlar tek başına istinaf edilemez. Ancak nihai kararla beraber ara kararın da istinaf edilmesi mümkündür.
  • Adli yardım talebinin reddi kararına itiraz üzerine verilen karar istinaf edilemez.
  • Kesin karara karşı istinaf mümkün değildir.

İstinaf Sebepleri Nelerdir?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda hangi sebeplerden dolayı istinaf yoluna başvurulabileceği tek tek sayılmamış olup ilgili maddelerden hangi kararların istinaf yoluna götürülebileceği çıkarılmaktadır. Genel olarak istinaf sebebi olarak maddi hukukun ve usul hukukunun yanlış uygulanması olduğu kabul edilebilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353. maddesine göre: Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir:

  • Davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması.
  • İleri sürülen haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması.
  • Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması veyahut mahkemenin bölge adliye mahkemesinin yargı çevresi dışında kalması.
  • Diğer dava şartlarına aykırılık bulunması.
  • Mahkemece usule aykırı olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına, merci tayinine karar verilmiş olması,
  • Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması.

İstinaf mahkemesi tarafından aşağıda belirtilen durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak duruşma yapılmadan karar verilebilir;

  • İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine,
  • Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında,
  • Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir.

İstinaf incelemesinin içinde yer alan kural olarak istinaf yoluna başvurulacak kararlar hakkında, ilk derece mahkemesinin olaylara, delillere, hukuki sebeplere ilişkin değerlendirmesi konusundaki eksilik ve yanlışlıklar istinaf sebebi olabilir, yani, vakıaların tespit ve değerlendirmesindeki hatalar ile hukukun yanlış uygulanmasından kaynaklanan hatalar istinaf sebebi olacaktır. Yargılamaya etki etmeyen, tamamen lehine karar verilen tarafın, tek başına istinaf yoluna başvurmakta hukuki yararın olmaması gibi hukuki yararın olmadığı konular ve yazı veya hesap hatası gibi, yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan, denetim gerektirmeyen maddi hataların ilk derece mahkemesinde de düzeltilmesi sebebiyle (HMK m.304) istinaf konusu yapılması söz konusu olmaz.

istinaf dilekcesi
istinaf dilekcesi

İstinaf Dilekçesi Nasıl Olur?

İstinaf yoluna başvurma dilekçeyle yapılır. İstinaf başvuru dilekçesinde,

  • Başvuran ile karşı tarafın davadaki sıfatları, adı, soyadı ve adreslerine ilişkin bilgiler,
  • Tarafların varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri,
  • Kararın hangi mahkemeden verilmiş olduğu ve tarihi, sayısı,
  • Kararın tebliğ tarihi,
  • Kararın özeti,
  • Başvuru sebepleri ve gerekçesi,
  • Talep sonucu,
  • Başvuranın veya varsa kanuni temsilci yahut vekilinin imzası bulunur.

İstinaf dilekçesinde, istinaf sebeplerinin ve gerekçelerinin ayrıntılı ve açık bir şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Aksi halde hak kaybına uğranılabilir. Usul hukuku ve maddi hukuka ilişkin iddia edilen yanlışlıkların tek tek belirtilmesi gerekir. Çünkü kural olarak istinaf mahkemesi taleple bağlı olarak inceleme yapacaktır. İstinaf dilekçesinde talepte açıkça belirtilmelidir.

İstinaf Dilekçesi Nereye Verilir?

İstinaf dilekçesi, kararı veren mahkemeye ya da kararı veren mahkeme dışında başka bir yer mahkemesine de verilebilir. İstinaf dilekçesi hangi mahkemeye verilmişse, o mahkemece bölge adliye mahkemesi başvuru defterine kaydolunur ve başvurana ücretsiz bir alındı belgesi verilir. Kararı veren mahkemeden başka bir mahkemeye verilmiş olan istinaf dilekçesi, bu mahkemece gerekli işlem yapıldıktan sonra kararı veren mahkemeye örnekleriyle birlikte gönderilir. Bu durum derhal mahkemesine bildirilir.

İstinaf yoluna başvurma tarihi konusunda, HMK 118’inci madde hükmü uygulanır. Bu madde uyarınca; taraflar dilekçeleri ile birlikte, tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek; ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorundadır.

İstinaf dilekçesi, kararı veren mahkemece karşı tarafa tebliğ olunur. Karşı taraf, tebliğden itibaren iki hafta içinde, cevap dilekçesini kararı veren mahkemeye veya bu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verebilir (HMK m.347). Kararı veren mahkeme, dilekçeler verildikten veya bunun için belli süreler geçtikten sonra, dosyayı dizi listesine bağlı olarak ilgili bölge adliye mahkemesine gönderir.

İstinaf Yoluna Başvurmak Ücretli Midir?

İstinaf yoluna başvuruda bulunan, dilekçeyi verirken, tebliğ giderleri de dahil olmak üzere gerekli harç ve giderleri ödemek zorundadır (HMK m.344) Bunların hiç ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, kararı veren mahkemece bir haftalık kesin süre verilmesi, ödemenin bu süre içinde tamamlanmaması halinde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususunun başvurana yazılı olarak bildirilmesi esası benimsenmiştir. Bu bildirime rağmen; bir haftalık kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, istinaf yoluna başvurulmamış sayılır. Bu yükümlülüğe uymamanın sonucunu belirlemek, başvuruya konu teşkil eden kararı vermiş olan ilk derece mahkemesine aittir.  Adalet Bakanlığı tarafından açıklanan 2021 yılı istatistiklerine göre;

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu bozma oranı %27,9
  • Yargıtay Ceza Daireleri bozma oranı %32,2
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bozma oranı %46,2
  • Yargıtay Hukuk Daireleri bozma oranı %13,6 şeklindedir.

Bölge Adliye Mahkemelerinde bu oranların biraz daha yüksektir.

İstinaf yoluna başvururken maktu başvuru harcı alınmaktadır. Bu maktu harcın yanında dava konusuna göre maktu veya nispi karar ve ilam harcı alınmaktadır. Başvurunun yapılmamış sayılmasına ilişkin karara karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar.

istinaf sureci
istinaf sureci

İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz Kararları İstinaf Edilebilir Mi?

İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bütün geçici hukuki koruma kararları için değil, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz bakımından istinaf yoluna başvurmak mümkündür. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz dışında kalan delil tespiti, defter tutulması ve mühürleme işlemi yapılması gibi geçici hukuki korumalar için istinaf yoluna başvurma imkânı yoktur.

Özel kanunlarında ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz anlamında bir geçici hukuki koruma düzenlenmişse, bunlara ilişkin kararlar hakkında da ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî hacze ilişkin kanun yolu hükümleri uygulanabilir. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulü hâlinde, itiraz imkânı bulunduğundan önce bu yola başvurulması, itiraz üzerine verilecek kararlar hakkında istinaf yolunun açılması kabul edilmişken, talebin reddi hâlinde; itiraz imkânı söz konusu olmayacağından doğrudan istinafa başvurulması kabul edilmiştir.

İstinaf Başvurusunun İcraya Etkisi Nasıl Olur?

Hukuk mahkemeleri kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulması, ilk derece mahkemesi kararının icra edilebilir niteliğini ortadan kaldırmamaktadır. Başka bir deyişle, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olması ilke olarak kararın icrasını durdurmayacaktır (İİK m.363). İstinaf incelemesi devam ederken kural olarak mahkeme kararı icra edilmeye devam edecektir. Böylece, istinaf yoluna başvurulması kendiliğinden hakkın yerine getirilmesini geciktirici bir etki doğurmamaktadır.

İstinaf yoluna başvurulması nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verme yetkisi, tek dereceli sistemde temyiz yoluna başvurulmasında olduğu gibi, bölge adliye mahkemesine tanınmıştır. Böylece, istinaf yoluna başvurulmasının bütünüyle haksız olduğunun anlaşıldığı durumlarda, icranın geri bırakılması isteminin reddedilmesi olanağı bölge adliye mahkemesindedir. Kişiler ve aile hukukuna, taşınmaz mala ve bunlar üzerindeki ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe icra edilemez. Bu kararlar için icranın durması için İİK’nın 36. maddesine göre icranın geri bırakılması kararı alınmalıdır.

İİK’nın 36. maddesine gore: “İlama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmi bir merciye depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak mali mahcuz ise icranın geri bırakılması için bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay’dan karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk halinde uzatılabilir.

İstinaf başvurusunda temyizden farklı olarak teminatın iadesi kararın bozulması halinde bozmanın mahiyetine göre karar verilirken, istinafta, istinaf başvurusunu haklı bulan bölge adliye mahkemesi teminatın geri verilip verilmeyeceğine kendisi karar verir (İİK m.36/5). Bu yönü ile istinaf ve temyiz farklılık göstermektedir. Nafaka kararları için ise icranın geri bırakılması kararı verilemez (HMK m.350). Bir ilâmın bölge adliye mahkemesince kaldırılması (veya temyizen bozulması) halinde icra muamelelerini olduğu yerde durdurur (IIK m.40/1).

Bir ilam hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ise (ya da Yargıtay’ca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse), ayrıca hükme gerek kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade edilir. (İİK m.40/2). Fakat böyle bir durumda üçüncü şahısların hüsnüniyetle kazandıkları haklara halel gelmez (İİK m.40/2).

İlk Derece Mahkemesinin İstinaf Dilekçesini İnceler Mi?

Kural olarak ilk derece mahkemesi dilekçeyi inceleme yetkisi yoktur. Fakat ilk derece mahkemesinin üç hususta başvuruyu inceleme hakkı vardır (HMK m.346, HMK m.344). Aşağıda belirtilen bu üç hususu inceleyip başvuruyu kabul etmeme yetkisi vardır. Bu üç husus:

  • İstinaf yoluna başvurunun kanuni süre geçtikten sonra yapılması, .
  • Kesin olan bir karara ilişkin olması,
  • Harç ve giderlerin kanunda belirtilen miktarda yatırılmış olup olmadığı.

Gerekli harç ve giderler hiç yatırılmamışsa istinaf dilekçesi ilk derce mahkemesi tarafından kabul edilmeyecektir. Fakat harç ve giderlerin ödenmediği ada eksik ödendiği daha sonra anlaşılır ise bir haftalık süre verilecek ve yukarıda belirtildiği gibi işlem yapılacaktır.

İstinaf yoluna başvurunun kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin olan bir karara ilişkin olması hâlinde istinaf dilekçesi reddedilir. Bu ret kararı yatırılan giderlerden karşılanmak suretiyle ilgiliye tebliğ edilir. Ret kararına karşı ilgilinin bir hafta içinde istinaf yoluna başvurma hakkı vardır. Süresinde başvuru yapıldığı ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmediği takdirde, yeniden dilekçe verilmesine gerek kalmaksızın, ilk istinaf dilekçesine göre inceleme yapacaktır.

İstinaf Yoluna Başvuru Süresi Ne Kadardır?

İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri varsa, bu özel hükümler uygulanacaktır. Mesela iş mahkemelerinde iş Mahkemeleri Kanunu’na göre istinafa başvuru süresi kararın tefhim ve tebliği tarihinden itibaren sekiz gündür (5521 sayılı Kanun m.8/2). İcra ve iflas Kanunu’na göre icra mahkemesi kararlarına karşı tefhim ve tebliği tarihinden itibaren on gündür.

İstinaf süresinin zaman zaman kaçırılması durumu ortaya çıkmaktadır. Ancak bu halde dahi kişilerin istinaf başvuru hakkı ortadan kalkmamaktadır. İstinaf süresini kaçırmış olan taraf, karşı tarafın istinaf dilekçesine vereceği cevapla katılma yolu ile istinaf yoluna başvurabilir. Elde olmayan sebeplerle, istinaf süresinin kaçırılması halinde, eski hâle getirme talebinde bulunabilir (HMK m.95).

İstinaf Yoluna Katılma Yolu ile Başvurma Nasıl Olur?

İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, süresi içinde cevap vermekle yetinmeyip bu cevap dilekçesiyle kendine özgü nedenler ileri sürerek istinaf yoluna başvurabilir. Bu başvuru, asıl başvuruya bağımlı bir istinaf yolu başvurusudur. Bu nedenle katılma yolu ile istinaf yoluna başvuru, asıl başvuran taraf başvurusundan feragat eder veya istemi esasa girilmeden önce reddedilirse, hüküm doğurmaz. Çünkü kural olarak asıl istem incelenmezse, ona bağlı olan istemin de incelenmemesi gerekir.

İstinaf yoluna başvuran tarafın istemi esasa girildikten sonra reddedilirse, bu durum katılan tarafın isteminin incelenmesine engel olmaz. Bunun gibi, taraflar bölge adliye mahkemesindeki uyuşmazlığı sona erdirirlerse, katılma yolu ile istinaf yoluna başvuru da etkisini kaybeder. Asıl istinaf yoluna başvuru isteminin esasına girilip inceleme yapılmadan, katılan tarafın istemi hakkında bir inceleme yapılamaz.

Kötüniyetli olarak istinaf yoluna başvuran taraf, yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir. Kötüniyetli olarak istinaf yoluna başvuran taraf, bundan başka beşyüz Türk Lirası’ndan beşbin Türk Lirası’na kadar disiplin para cezasına mahkûm edilebilir

İstinaf Hakkından Feragat Edilebilir Mi?

İstinaf hakkı doğmadan taraflar istinaftan feragat edemezler. İstinaf hakkı dolmadan bir hak mevcut olmayacağından feragatte edilemez. İstinaf hakkı doğduktan sonra feragat edilebilir. İlk derece mahkemesinde görülmüş olan davanın taraflarının, istinaf yoluna başvurma hakkından feragat edebilmeleri için; ilâmın kendilerine tebliğ edilmiş olması şartını öngörülmüştür. Böylece, bir hak doğmadan ondan feragat edilemez.

İstinaf hakkı bulunan taraf kanuni süre içerisinde istinaf yoluna başvurmayarak bu hakkından feragat edebilir ya da istinaf yoluna başvurmayacağını açıkça belirterek de feragat edebilir. Bu durumda herhangi bir istinaf başvurusu söz konusu olmayacaktır. Bu şekilde istinaf hakkından feragat edilir ve karşı taraf da istinaf etme hakkını kullanmaz ya da istinaf hakkından feragat ettiğini beyan ederse dosya kesinleştirilir.

İstinaf başvurusu yapıldıktan sonrada feragat edilebilir. İstinaf yoluna başvurduktan fakat bölge adliye mahkemesine gönderilmeden önce feragat edilir ise ilk derece mahkemesi feragat nedeni ile istinaf başvurusunu reddedecektir. İstinaf başvurusu üzerine dava dosyası bölge adliye mahkemesine gönderilmiş, fakat henüz karara bağlanmamışsa istinaf mahkemesi feragat nedeniyle reddedecektir. Yani istinaf mahkemesi dava dosyasını ilk derece mahkemesine göndermeden kendisi ret kararı verecektir.

İstinaf İncelemesinin Aşamaları

Hukuk davası istinaf incelemesi şu aşamalardan oluşur:

  • Ön İnceleme Aşaması: İstinaf mahkemesi, esasa girmeden önce hukuk dava dosyası üzerinden ön inceleme yapar. Ön inceleme neticesinde gerekli şartlar varsa davanın esası ile ilgili incelemeye geçecektir. İstinaf mahkemesi, aleyhine istinaf başvurusu yapılan kararın kesin bir karar olup olmadığı, başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığı, dilekçenin asgari şartlara sahip olup olmadığı, harç ve giderlerinin usulüne uygun yatırılıp yatırılmadığını inceler. Kamu düzenini ilgilendiren nedenler yoksa, istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde istinaf sebebi ve gerekçesi gösterilmelidir. İstinaf mahkemesi, istinaf başvuru dilekçesinde istinaf sebebi ve gerekçesinin gösterip gösterilmediğini ön inceleme aşamasında değerlendirir. Şartlar yerine getirilmemişse istinaf başvurusu esasa girilmeden reddedilir. Eksiklik bulunmayan dosya istinaf incelemesine alınır. (HMK 352. madde)
  • Esastan İstinaf İncelemesi Aşaması: İstinaf başvurusu yoluyla bölge adliyesi mahkemesine getirilen dosyanın ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra, inceleme mahkeme heyetince veya görevlendirilecek üye tarafından yapılabilir. İstinaf incelemesinin heyet veya üye tarafından yapılacağına, dava dosyasının özelliğine göre bölge adliye mahkemesi ilgili hukuk dairesi tarafından karar verilecektir (HMK md. 354). İstinaf mahkemesi, esastan incelemeyi kural olarak istinaf başvurusundaki sebeplere bağlı olarak yapar. (HMK 354. madde) Mahkeme, kamu düzenini ilgilendiren hallerde kendiliğinden de istinaf incelemesi yapabilir. İlk derece mahkemesinin açıkça hatalı ve yeniden duruşma yapılmasına gerek olmayan kararlarına ilişkin istinaf incelemesi dosya üzerinden duruşma açılmadan yapılır.
  • Esastan İstinaf İncelemesinde Duruşma: Kural olarak her türlü istinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmalıdır. (HMK 356. madde) İstinaf başvurusu yapsın veya yapmasına davanın tarafı olan herkes duruşmaya davet edilerek savunma hakkı tanınmalıdır. Duruşma davetiyesine mazeretsiz gelmemenin sonuçları yazılmalı, tarafların mazereti varsa duruşma başka bir güne bırakılmalıdır. Ancak, uygulamada duruşmalı yapılan istinaf incelemesi oranı %5’i bile bulmamaktadır.

İstinaf Başvurusunun İncelenmesi Süreci Nasıldır?

İstinaf incelemesi şekli inceleme ve esas inceleme olmak üzere iki aşamadan oluşmaktadır. Ön incelemede esasa girmeye engel teşkil edecek hususların olup olmadığı incelenirken; esas incelemede ise istinaf başvurusunun haklı olup olmadığı ve yeniden inceleme yapılıp yapılmaması gerektiği incelenecektir.

Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda mahkeme:

  • İncelemenin başka bir dairece yapılması gerektiği,
  • Kararın kesin olduğu,
  • Başvurunun süresi içinde yapılmadığı,
  • Başvuru şartlarının yerine getirilmediği,
  • Başvuru sebeplerinin veya
  • Gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalar hakkında öncelikle gerekli karar verilir. Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır.

HMK’nın 346. maddesine göre istinaf dilekçesinin, kanuni süre geçtikten sonra verilmesi, kesin olan bir karara ilişkin olması ve gerekçeli harç ve giderlerin yatırılmaması halinde kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar vermelidir.  Şayet kararı veren ilk derece mahkemesi bu hususları gözden kaçırışa ya da yanlış bir karar verebilme ihtimaline karşı istinaf mahkemesi de ön inceleme aşamasında bu hususları incelemelidir.

İstinaf Esastan İnceleme Süreci Nasıl İşler?

Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince inceleme, davanın özelliğine göre heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır. İnceleme sırasında gereken hallerde başka bir bölge adliye mahkemesi veya ilk derece mahkemesi istinabe edilebilir, Bölge idare mahkemesi başka yargı çevresindeki işlemleri yaptırabilmesi için istinabe mecburidir. Fakat kendi yargı çevresindeki ilk derece mahkemesinden istinabe talebinde bulunmak mecburi değildir.

Aksine hüküm bulunmayan hallerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, bölge adliye mahkemesinde de uygulanır (HMK m.360). Şayet ilk derece mahkemesinde yazılı yargılama usulü ön görülmüş ise yazılı yargılama; basit yargılama usulü ön görülmüş ise basit yargılama usulü uygulanacaktır. İstinafa ilişkin özel düzenlemeler var ise mutlaka öncelikli olarak bunlar uygulanmalıdır. Bazı durumlarda bölge adliye mahkemesi esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir. Bu hallere örnek olarak,

  • Davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması,
  • İleri sürülen haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması,
  • Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması veyahut mahkemenin bölge adliye mahkemesinin yargı çevresi dışında kalması,
  • Dava şartlarına aykırılık bulunması,
  • Mahkemece usule aykırı olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına yahut merci tayinine karar verilmiş olması,
  • Mahkemece tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması durumlarıdır.

Yukarıda belirtilen haller dışında inceleme, duruşmalı olarak yapılır. Bu durumda duruşma günü taraflara tebliğ edilir.

İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde, başvurunun esastan reddine, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmesine rağmen yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında davanın esasıyla ilgili olarak duruşma yapılmadan karar verilir.

Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince inceleme, davanın özelliğine göre; heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır. Buradaki incelemeden kasıt; tahkikattır. Ancak, burada ilk derecedeki tahkikattan farklı olarak, bölge adliye mahkemesince, hem denetim çerçevesinde hem de gerekirse yeniden dava konusu hakkında inceleme yapılacaktır.

Bölge adliye mahkemesi, incelemesini istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapacaktır. Bunun için istinaf dilekçesinde, istinaf sebepleri tek tek gösterilmelidir. Kamu düzenini ilgilendiren hususlarda, bölge adliye mahkemesi istemle bağlı olmaksızın re’sen inceleme yapar. Mesela; kamu düzenini ilgilendiren görev kuralına aykırılık bölge adliye mahkemesince re’sen incelenir. Yine dava şartlarının var olup olmadığı, bölge adliye mahkemesince re’sen araştırılır. Bunun gibi, re’sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu davalarda, bölge adliye mahkemesi tarafların istemiyle bağlı olmaksızın ilk derece mahkemesinin kararını inceler.

HMK’nın 352. maddesine göre: Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda;

  • İncelemenin başka bir dairece yapılması gerektiği,
  • Kararın kesin olduğu,
  • Başvurunun süresi içinde yapılmadığı,
  • Başvuru şartlarının yerine getirilmediği,
  • Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalar hakkında öncelikle gerekli karar verilir.

İstinaf Aşamasında Yapılamayacak İşlemler Nelerdir?

Bölge adliye mahkemesinde gerektiğinde tahkikat (soruşturma) yapılabilse de, ilk derece mahkemelerinden farklı olarak, karşı dava açılamaz, davaya müdahale talebinde bulunulamaz, davanın ıslahı ve HMK 170’inci maddenin birinci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere davaların birleştirilmesi istenemez. Bölge adliye mahkemesince re’sen göz önünde tutulacaklar dışında ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz.

Bölge adliye mahkemesinin yetkisi kesin yetki olup kamu düzenindendir. Bölge adliye mahkemesi için yetki sözleşmesi yapılamaz (HMK m.357). Fakat taraflar ilk derece mahkemesi için kural olarak yetki sözleşmesi yapabileceklerinden (kesin yetkinin söz konusu olmadığı hallerde) dolaylı olarak bölge adliye mahkemesi için yetki sözleşmesi yapmış olacaklardır.

Bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesi olarak davaya baktığı sınırlı haller dışında, bu mahkemeye doğrudan dava açılamayacağından karşı dava da açılamaz. Davaya müdahale, hakkı veya borcu bir davanın sonucuna bağlı olan üçüncü kişinin taraflardan birisine katılması ve ona yardım etmesi olduğundan, müessese niteliği itibarıyla ancak, ilk derece mahkemesinde yarar sağlayacağı öngörülerek bölge adliye mahkemesinde davaya katılma olanağı yoktur.

Bölge adliye mahkemesi ancak, ilk derece mahkemesince karara bağlanan davalara bakabileceğinden, başka ilk derece mahkemesinde henüz karara bağlanmamış dava ile birleştirme söz konusu olamayacaktır, bölge adliye mahkemesinde davaların birleştirilmesi istenemez. Bölge adliye mahkemelerinin yetkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan, bu konuda yetki sözleşmesi yapılamaz. Islah ilk derece mahkemesinde hüküm ifade edeceğinden, bölge adliye mahkemesinde ıslah kabul edilmemiştir.

Bölge adliye mahkemesi iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağına aykırılığı kendiliğinden gözetir. Tarafların, ilk derece mahkemesinde usulüne uygun olarak ileri sürmediği deliller de bölge adliye mahkemesinde incelenemez. Ancak; ilk derece mahkemesinde usulüne uygun olarak ileri sürüldüğü halde, haksız olarak reddedilip incelenmeyen veya ilk derece mahkemesinde mücbir bir sebeple gösterilebilme olanağı bulunmayan ya da tarafın geç ileri sürmesinde bir kusurun bulunmadığı deliller, bölge adliye mahkemesinde incelenebilir. Bunun gibi, bölge adiye mahkemesince kendiliğinden incelenecek hususlar, şüphesiz taraflarca da ileri sürülebilir.

İstinaf Aşaması Duruşma ve Karar Süreci Nasıl Olur?

Kural olarak istinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılır. Bu durumda duruşma günü taraflara tebliğ edilir (HMK m.356). HMK’nın 353. maddesinde sayılan hallerde duruşma yapılmasına gerek yoktur. Duruşma yapılması gereken hallerde duruşma yapılmaması temyiz sebebi oluşacaktır. Bölge adliye mahkemesinde yapılacak duruşma için taraflara gönderilecek davetiyelerde nerede ve ne zaman hazır bulunmaları gerektiği, duruşmada hazır bulunmadıkları takdirde tahkikatın yolluklarında yapılarak karar verileceği bildirilir.

Bölge adliye mahkemesine başvuran tarafa gönderilecek davetiyede, yapılacak tahkikatla ilgili olarak belirlenen gideri duruşma gününe kadar yatırması istenir. Bu giderler, daha sonra yapılacak tebligatlar da düşünülerek yeteri kadar avans olarak alınmalıdır. Başvuranın kabul edilebilir bir mazereti varsa, bunu süresi içinde bölge adliye mahkemesine bildirdiği takdirde, bu mazereti kabul edilirse, giderlerini yatırmak şartıyla, yeni bir duruşma günü belirlenerek taraflara tebliğ edilir.

Başvuran, kendisine usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı halde duruşmaya gelmezse ve kabul edilebilir bir mazeret de bildirmezse ya da gerekli avansı süresi içinde yatırmazsa, inceleme dosya üzerinden yapılarak mevcut durumuna göre karar verilir. Ancak, öngörülen tahkikat yapılmaksızın karar verilemiyorsa, başvuru reddedilir. İlk derece mahkemesinden farklı olarak usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına kararı verilmez. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilir.

İstinaf Dilekçesi Şartları

İstinaf talebi bir dilekçe ile yapılır. İstinaf dilekçesinde bulunması gereken hususlar HMK md. 342 de sayılmıştır. Buna göre istinaf dilekçesinde şunlar yer almalıdır:

  1. Başvuran ile karşı tarafın davadaki sıfatları, ad ve soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve adresleri
  2. Varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri
  3. Kararın hangi mahkemeden verilmiş olduğu ve tarih ile sayısı
  4. Kararın başvurana tebliğ edildiği tarih
  5. Karar özeti
  6. Başvurucu sebepleri ve gerekçesi
  7. Talep sonucu
  8. Başvuranın veya varsa kanuni temsilci yahut vekilinin imzası

İstinaf Dilekçesi Örneği

              ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ (…) HUKUK DAİRESİ’NE

                                                            Sunulmak üzere

                                   ANKARA … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

Dosya No                        : …./…..E. ……/…….K.

İstinaf Yoluna

Başvuran Davacı : Adı ve Soyadı, (T.C. Kimlik No) Adres

Vekili       :Av. Umur Yıldırım Adres

Davalı      : Adı ve Soyadı, (T.C. Kimlik No) Adres

Vekili       : Avukat Adı ve Soyadı Adres

Tebliğ Tarihi :../…/2023

Talep Konusu : Ankara …. Asliye Hukuk Mahkemesinin …/…./….tarih ve E … K.. Sayılı kararının bozulması istemi ile istinaf nedenlerimizin sunulmasıdır.

İstinaf Nedenleri :

Müvekkilim adına açmış olduğumuz dava bir alacak davasıdır. Açmış olduğumuz davada sunmuş olduğumuz deliller ve dinletmiş olduğumuz tanıkların tamamı bizim iddiamızı ispat etmektedir. Oysa Ankara … Hukuk Asliye Mahkemesinin…../…./… Tarih ve … Esas, … Karar sayılı kararı ile davamız reddedildiğinden istinaf yoluna müracaat etme zarureti hasıl olmuştur.

Hukuki Sebepler:6100 Sayılı HMK m.341-360 ve ilgili mevzuat.

Talep Sonucu      : Yukarıda kısaca açıklanan ve re’sen dikkate alacağınız nedenlerle, Ankara ..  Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve … sayılı kararının bozulmasına karar verilmesini, saygılarımla arz ve talep ederim……/…./……..

     İstinaf Yoluna Başvuran Davacı Vekili

              Av. Umur Yıldırım

Sıkça Sorulan Sorular

İstinaf, ilk derece mahkemelerinin kararlarına karşı Yargıtay'dan önce başvurulan itiraz merciidir. İstinaf şekli ve esas olmak üzere iki şekilde inceler yapar.

2023 yılında istinaf sınırı 17.830 TL'dir. Bu rakamın üstü istinafa taşınır.



Avatar
1990 yılında Kırıkkale’de doğan Umur Yıldırım, orta öğrenimini Bursa Polis Koleji’nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine Ankara Polis Akademisi’nde başlamış ve 2011 yılında ayrılmıştır. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlayarak başarı burs ile üç yılda dönem ikincisi olarak mezun olmuştur. Halen tam burslu olarak Çankaya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü-Kamu Hukuku Bölümünde yüksek lisansına devam etmekte olan Umur Yıldırım, Kadim Hukuk ve Danışmanlık Bürosu’nun kurucusudur.
Yorum Yazın