internetten içerik kaldırma

İnternetin ortaya çıktığı ilk yıllarda Türkiye’de internet kullanımı hakkında hukuki düzenlemelere ihtiyaç duyulmamıştır. Ancak internet çok kısa bir süre içinde çok büyük bir gelişme kaydetmiş ve öngörülemeyecek bir şekilde hukuku etkilemeye başlamıştır. İnternetin bu beklenmeyen gelişmesi üzerine kişiler arasında doğan uyuşmazlıkların önlenmesi ve sorumluluk boyutunun düzenlenmesi gerekliliği doğmuştur.  İnternetten içerik kaldırma ve erişim engelleme bunların en başında yer almaktadır.

İnternet üzerinden yapılan yayınlar zaman zaman özel hayatın gizliliği ilkesini ya da kişilik haklarını ihlal edebilmekte veya suç niteliği taşıyabilmektedir. İnternet yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi, özel hayatın gizliliği ilkesinin ve kişilik haklarının korunması için 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun çıkarılmıştır. Kanunda hak ihlali ya da suç niteliğindeki içeriklerin çıkarılması ve erişimin engellenmesine ilişkin düzenlemeler yer almaktadır.

Kanun içerik kaldırma ve erişimin engellenmesi sebeplerini ve usulünü dört ana başlık altında toplamıştır. Bunlar:

  • Özel hayatın gizliliği,
  • Kişilik haklarının ihlali,
  • Gecikmesinde sakınca bulunan haller
  • Suç nedeniyle

İçeriğin kaldırılması ve erişimin engellenmesidir.

İnternetten içerik kaldırma ve erişimin engellenmesi talebinde bulunabilecekler internet ortamında yapılan yayın nedeniyle özel hayatlarının gizliliği ve kişilik hakları ihlal edilenlerdir. İnternetten içerik kaldırma ve erişimin engellenmesi

  • Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı,
  • Cumhuriyet Savcısı
  • Sulh Ceza Hakimi tarafından alınır.

Ancak bu konuda asıl yetkili Sulh Ceza Hakimidir. Başkan ve Savcı tarafından verilen içerik kaldırma ve erişimin engellenmesi kararlarının Sulh Ceza Hakimince onaylanması gerekmektedir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ve suç nedeniyle Başkan ya da Cumhuriyet savcısı içeriğim kaldırılmasına ve erişimin engellenmesine karar verebilir. Ancak bu karar 24 saat içinde Sulh Ceza Hakimine sunulmalıdır.

Özel hayatın gizliliği ilkesinin ihlali durumunda içeriğin kaldırılması ve erişimin engellenmesi için Kuruma başvurulmalı, bilahare bu talep Sulh Ceza Hakimine sunulmalıdır. Kişilik haklarının ihlalinde ise içerik veya yer sağlayıcısına başvurulup sonuç alınamaması durumunda ya da doğrudan Sulh Ceza Hakimine başvurulmalıdır.

İnternetten İçerik Kaldırma

Türkiye’de internet hakkına ilişkin ilk düzenleme 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu ile yapılmıştır.  Bu Kanun ile düzenlenen evrensel hizmet ile; Türkiye sınırları içinde hiçbir yer ayrımı gözetmeksizin, makul bedel karşılığında, düşük gelirliler ve dezavantajlı gruplara ilişkin tedbirler alınarak, önceden belirlenmiş hizmet kalitesinde ve devamlı olarak temel internet erişimi ve elektronik haberleşmenin sağlanması amaçlanmıştır.

İnternet alanındaki hızlı gelişmeler Evrensel Hizmet Kanunu’nu yetersiz kılmış ve nihayet 2007 yılında kısaca İnternet Kanunu olarak adlandırılan İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunyürürlüğe girmiştir. Bu kanun kapsamına internetten içerik kaldırmaya yönelik usul ve esasları da almaktadır. Özellikle internet hukukunun yaygınlaşması ve uygulama alanının genişlemesi ile ortaya çıkan ve evrensel olarak bir temel hak olarak kabul görmeye başlayan unutulma hakkı ile yakından bağlantısı bulunan internetten içerik kaldırmaya ve buna ilişkin usulü bu kanun açıklığa kavuşturmuş durumdadır.

İnternet hakkındaki yasal düzenlemelerin uygulanmasını ve yürütülmesini sağlayan idari kuruluş günümüzde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu(BTK)’dur. 2016 yılından önce Telekomünikasyon İletişim Başkanlığınca yapılan iletişimin içeriğini kontrolü 2016 yılında bu kurumun kapatılması üzerine BTK bünyesinde toplanarak tek merkezden yürütülmeye başlanmıştır.

İçerik kaldırma ve erişimin engellenmesi temel hak ve özgürlükler açısından son derece hassas bir konudur. Amaç özel hayatın, kişilik haklarının, kamu düzeninin ve milli güvenliğin korunması, suçun önlenmesidir. Ancak bu yapılırken düşünce, ifade ve basın özgürlüğü ihlal edilmemelidir.

İçerik kaldırma ve erişimin engellenmesi için yapılması gerekenler ve izlenecek yollar aşağıda belirtilmiştir.

  • Katalog Suçlar Nedeniyle İnternetten İçerik Kaldırma ve Erişimin Engellenmesi

İnternet ortamında yapılan ve içeriği aşağıdaki suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilir:

  • İntihara yönlendirme (madde 84),
  • Çocukların cinsel istismarı (madde 103, birinci fıkra),
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190),
  • Sağlık için tehlikeli madde temini (madde 194),
  • Müstehcenlik (madde 226),
  • Fuhuş (madde 227),
  • Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228),
  • suçları.
  • 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar.
  • 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanunda yer alan suçlar.

İçeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı, soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından verilir. Soruşturma evresinde, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından da içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilebilir. Bu durumda Cumhuriyet savcısı kararını yirmidört saat içinde hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Bu süre içinde kararın onaylanmaması halinde tedbir, Cumhuriyet savcısı tarafından derhal kaldırılır. Erişimin engellenmesi kararı, amacı gerçekleştirecek nitelikte görülürse belirli bir süreyle sınırlı olarak da verilebilir. Koruma tedbiri olarak verilen içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine ilişkin karara 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz edilebilir.

Hakim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının birer örneği, gereği yapılmak üzere Kuruma gönderilir. İçeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği, derhal ve en geç kararın bildirilmesi anından itibaren dört saat içinde yerine getirilir.

Soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi halinde ya da Kovuşturma evresinde beraat kararı verilmesi durumunda içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Konusu suç oluşturan içeriğin yayından çıkarılması halinde; erişimin engellenmesi kararı, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından kaldırılır.

Koruma tedbiri olarak verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmeyen içerik, yer veya erişim sağlayıcılarının sorumluları, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

İdari tedbir olarak verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının yerine getirilmemesi halinde, Başkan tarafından ilgili içerik, yer ve erişim sağlayıcısına, onbin Yeni Türk Lirasından yüzbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Kurum tarafından verilen idarî para cezalarına ilişkin kararlara karşı, 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir. İdarî para cezasının verildiği andan itibaren yirmidört saat içinde erişim sağlayıcı tarafından kararın yerine getirilmemesi halinde Kurum tarafından yetkilendirmenin iptaline karar verilebilir.

Erişimin engellenmesi kararları, ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verilir. Ancak, teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda, internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebilir.

  • Kişilik Haklarının İhlali Nedeniyle İçeriğin Yayından Çıkarılması ve Erişimin Engellenmesi

İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini de isteyebilir.

İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişilerin talepleri, içerik ve/veya yer sağlayıcısı tarafından en geç yirmi dört saat içinde cevaplandırılır.

İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talepleri doğrultusunda hakim içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verebilir.

Hâkim, vereceği erişimin engellenmesi kararlarını esas olarak, yalnızca kişilik hakkının ihlalinin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verir. Zorunlu olmadıkça internet sitesinde yapılan yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesine karar verilemez. Ancak, hâkim URL adresi belirtilerek içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle ihlalin engellenemeyeceğine kanaat getirmesi hâlinde, gerekçesini de belirtmek kaydıyla, internet sitesindeki tüm yayına yönelik olarak erişimin engellenmesine de karar verebilir.

Hakimin verdiği içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararları doğrudan Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilir. Hakim yapılan başvuruyu en geç yirmi dört saat içinde duruşma yapmaksızın karara bağlar. Bu karara karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Erişimin engellenmesine konu içeriğin yayından çıkarılmış olması durumunda hakim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.

Erişim Sağlayıcılar Birliği tarafından ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcıya gönderilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği derhâl, en geç dört saat içinde ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcı tarafından yerine getirilir.

Hakimin verdiği içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararına konu kişilik hakkının ihlaline ilişkin yayının başka internet adreslerinde de yayınlanması durumunda ilgili kişi tarafından Birliğe müracaat edilmesi hâlinde mevcut karar bu adresler için de uygulanır.

İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talep etmesi durumunda hâkim tarafından, başvuranın adının karara konu internet adresleri ile ilişkilendirilmemesine karar verilebilir. Kararda, Birlik tarafından hangi arama motorlarına bildirim yapılacağı gösterilir.

Sulh ceza hâkiminin kararını şartlara uygun olarak ve süresinde yerine getirmeyen içerik, yer ve erişim sağlayıcıların sorumluları, beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

İnternetten İçerik Kaldırma ve Erişimin Engellenmesi

  • Özel Hayatın Gizliliği Nedeniyle İçeriğe Erişimin Engellenmesi

İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir. Yapılan bu istekte; hakkın ihlaline neden olan yayının tam adresi (URL), hangi açılardan hakkın ihlal edildiğine ilişkin açıklama ve kimlik bilgilerini ispatlayacak bilgilere yer verilir. Kurum Başkanı kendisine gelen bu talebi uygulanmak üzere derhâl Erişim Sağlayıcıları Birliğine bildirir, erişim sağlayıcılar bu tedbir talebini derhal, en geç dört saat içinde yerine getirir.

Erişimin engellenmesi, özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayın, kısım, bölüm, resim, video ile ilgili olarak (URL şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla uygulanır.

Erişimin engellenmesini talep eden kişiler, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğinden bahisle erişimin engellenmesi talebini talepte bulunduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunar. Hâkim, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğini değerlendirerek vereceği kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar ve doğrudan Kuruma gönderir; aksi hâlde, erişimin engellenmesi tedbiri kendiliğinden kalkar.

Erişimin engellenmesine konu içeriğin yayından çıkarılmış olması durumunda hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.

Özel hayatın gizliliğinin ihlaline bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde doğrudan Başkanın emri üzerine erişimin engellenmesi Kurum tarafından yapılır. Bu kapsamında Başkan tarafından verilen erişimin engellenmesi kararı, yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hakim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar.

internetten içerik kaldırma btk

  • Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hallerde İnternetten İçerik Kaldırma ve Erişimin Engellenmesi

Yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması sebeplerinden bir veya bir kaçına bağlı olarak hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, Cumhurbaşkanlığı veya millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması ile ilgili bakanlıkların talebi üzerine Başkan tarafından internet ortamında yer alan yayınla ilgili olarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilebilir. Karar, Başkan tarafından derhâl erişim sağlayıcılara ve ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirilir. İçerik çıkartılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği, derhâl ve en geç kararın bildirilmesi anından itibaren dört saat içinde yerine getirilir.

Cumhurbaşkanlığı veya ilgili Bakanlıkların talebi üzerine Başkan tarafından verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı, Başkan tarafından, yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde, karar kendiliğinden kalkar.

Bu kapsamda verilen erişimin engellenmesi kararları, ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verilir. Ancak, teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda, internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebilir.

Bu kapsamda suça konu internet içeriklerini oluşturan ve yayanlar hakkında Başkan tarafından, Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur. Bu suçların faillerine ulaşmak için gerekli olan bilgiler içerik, yer ve erişim sağlayıcılar tarafından hâkim kararı üzerine adli mercilere verilir. Bu bilgileri vermeyen içerik, yer ve erişim sağlayıcıların sorumluları, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, üç bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Bu kapsamda verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmeyen erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcılara Başkan tarafından elli bin Türk lirasından beş yüz bin Türk lirasına kadar idari para cezası verilir.

internetten resim kaldırma btk başvuru

İnternetten İçerik Sildirme

Günümüzde internet aracılığıyla iletişim kurmayan ve internet ortamında içerik oluşturmayan kişi sayısı yok denecek kadar azdır. Ancak kişiler her zaman internet ortamında oluşturdukları ya da kendileri hakkında oluşturulan içeriklerin internet ortamında kalmaya devam etmesini istemeyebilirler. Bu anlayış günümüzde özellikle internet kullanımının artmasıyla ortaya çıkan unutulma hakkı ile yakından ilişkilidir. Temel bir insan hakkı olarak unutulma hakkı esasen kişilerin kendileri hakkındaki bilgi ve paylaşımların ortadan kaldırılmasını isteme hakkını oluşturur. Bu bağlamda internetten içerik kaldırılmasının talep edilmesi de unutulma hakkının bir gereğidir.

Ülkemizde internetten içerik kaldırılmasının talep edilmesi yukarıda da adı geçen İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun (İnternet Kanunu) çerçevesinde yapılmaktadır. Ancak bu temel kanun dışında da internetten içerik kaldırılmasını düzenleyen kanunlar vardır. Örneğin; Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Ek 4. Maddesi, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun 8. Maddesi, Türk Ticaret Kanunu haksız rekabete ilişkin hükümler, Terörle Mücadele Kanunu 6. Maddesi, Türk Medeni Kanunu 24 ve 25. Maddeleri gibi kanunlar ile internetten içerik kaldırılması hususu düzenlenmiştir.

İnternetten içerik kaldırılmasına ilişkin düzenlemeye göre içerik kaldırmayı talep edecek olan talepçi bazı şartların gerçekleşmesi halinde doğrudan idareye başvurabileceği gibi yargı yoluna da başvurabilmektedir. İdareye doğrudan yapılacak başvuru BTK’ya yapılırken, yargısal başvuru için Sulh Ceza Hakimliği görevlidir. Bu konuda ceza avukatı ile çalışmanız sürecinizin hızlanması ve doğru sonuç alınması bakımından önemlidir.

İnternetten İçerik Kaldırma ve Erişimin Engellenmesi Kararına İtiraz Edilebilir mi?

İnternet sitesi veya web sayfasına erişimin engellenmesi: internet sayfası üzerinden yayımlanan haber, blog, video, fotoğraf, yorum vb. içeriklerle kişilik haklarının veya özel hayatın gizliliğinin ihlali, suç işlenmesi, milli güvenlik ve kamu düzeninin gibi nedenlerle öncelikle hukuka aykırı içeriğin bulunduğu internet sitesindeki URL’ye, ihlal bu şekilde ortadan kalkmadığı takdirde internet sitesinin tamamına erişimin engellenmesini ifade etmektedir.

İnternetten içerik kaldırma ve sildirme: internet üzerinden yayımlanan ve hukuka aykırılık teşkil eden haber, blog, video, fotoğraf, yorum vb. içeriklerin kaldırılması veya silinmesine denir. İçerik kaldırma veya sildirme sadece yer veya içerik sağlayıcı tarafından yerine getirilebilir.

Koruma tedbiri olarak verilen erişimin engellenmesine ilişkin karara 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında itiraz edilebilir. Bu itiraz kararın tebliğden veya öğrenilmesinden itibaren 7 gündür. İtiraz Sulh Ceza Hakimliğine yapılır.

İnternetten İçerik Kaldırma ve Erişimin Engellenmesi Yargıtay Kararları

19. Ceza Dairesi 2019/30287 E. , 2020/13553 K.

  • İnternetten İçerik Kaldırma
  • 5651 Sayılı Kanun

5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun”un “içeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi” başlıklı 9. maddesinin uygulanma şartları;

  • İnternet ortamında yapılan bir yayın olması,
  • Yapılan yayın içeriği nedeniyle, gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşların “kişilik haklarının” ihlal edilmesidir.

Madde metninde, kişilik hakkı ihlal edilenlerin “erişimin engellenmesi” taleplerini içerik veya yer sağlayıcısından ya da bu hususta karar almaya görevli ve yetkili Sulh Ceza Hakimliğinden doğrudan isteyebileceği, bu hususta verilecek kararların mahkemece erişim sağlayıcıları birliğine gönderilerek derhal yerine getirilmesi, erişimin engellenmesine konu içeriğin yayından kaldırılması halinde hakim kararlarının da kendiliğinden ortadan kalkacağı ve kararların yerine getirilmemesi halinde uygulanacak ceza yaptırımları düzenlenmektedir.

İnternet içeriğine erişimin engellenmesi tedbiri, başvuranın kişilik haklarını ihlal ettiği mahkeme kararıyla tespit edilen bir internet yayınına toplumun erişiminin derhal engellenmesi amacıyla düzenlenmiş bir tedbirdir. Erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanması için yayının içeriğinde kişilik hakkına yönelen bir suç unsuru bulunması şartı aranmadığı gibi yayın içeriğinde bir suç işlenmişse dahi yürütülecek ceza muhakemesinin sonucu beklenmeksizin erişimin engellenmesi tedbirine bir koruma tedbiri olarak hükmedilebilecektir. Erişimin engellenmesine konu edilen ve başvuranın kişilik hakkını ihlal ettiği tespit edilen internet yayınının “bir an önce” internet ortamından kaldırılması, gerek kişilik haklarının gerekse kamu düzeninin korunması açısından elzemdir. Ancak verilecek kararlarda ifade ve basın özgürlüğünün zedelenmemesi de gözetilmesi gereken bir diğer husustur.

Kişilik Hakları; özel hukukta kişinin doğumla birlikte kazandığı ve üzerine kişisel gelişimiyle birlikte her geçen gün yeni değerler kattığı kişiliğinin, maddi ve manevi bütünlüğünün, isminin, mesleki kariyerinin, ailesinin ve hatta sosyal çevresinin kişi üzerinde oluşturduğu, kısacası kendini gerçekleştirme yolunda elde ettiği tüm kazanımlarının ve menfaatlerinin, hukuk düzeni tarafından koruma altına alınan yönüdür. Medeni hukuk kapsamında kişilik hakları, kategorik anlamda mutlak haklar içinde yer alan, her zaman varolan, zamanla tükenmeyen, herkese karşı ileri sürülebilen, çoğu zaman kişiye sıkı sıkıya bağlı ve devredilemeyen haklardandır.

İfade özgürlüğü; insanın dilediği şekil, zaman ve koşulda, herhangi bir baskı, sınırlama veya zorlama altında kalmadan bilgi ve fikir sahibi olma, özgürce düşünme, düşüncelerini baskı altında kalmadan açıklama, muhatabına iletme ve yayma imkanının elinde bulunmasıdır.

O halde ifade özgürlüğünün temel unsurları;

  • Bilgiye, yorum ve değerlendirmelere, mesaj veya habere özgürce erişebilme,
  • Herhangi bir sınırlama, baskı veya yönlendirme olmaksızın özgürce kanaat ve fikir sahibi olma,
  • Sahip olunan düşünce ve kanaati özgürce açıklayabilme ve yayma imkanının bulunması olarak sayılabilir.

Basın Özgürlüğü; ifade özgürlüğünün ayrılmaz bir parçası olmak üzere, insanların bilgiye ulaşma ve fikir elde edebilme yönündeki en önemli araçlardan olan basının, yazılı, görsel veya işitsel araçlarla sunduğu ve kamu hizmetini gerçekleştirme yolunda sahip olduğu özgürlüktür. Basın özgürlüğünün var olması demek; başkalarından gelebilecek her türlü müdahaleye ve baskıya karşı sırf toplumu aydınlatmak amacıyla gerçekleştirdiği faaliyetleri sırasında öngörülemeyen bir takım olumsuz durumlarla karşılaşma veya haksız bir yaptırımla cezalandırılma endişesi duymadan, özgürce görevini yerine getirebilmesi demektir.

Hemen her temel hak ve özgürlük için olduğu gibi ifade özgürlüğünün de sınırlanması açısından genel bir takım kriterlerin her somut olayda ayrı ayrı gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Hukuk tekniği açısından bir temel hak ve özgürlüğün sınırlandırılması için gözetilmesi gereken kriterler;

  • Sınırlamanın kanunla yapılması (yasal bir dayanağı olması),
  • Sınırlamanın meşru bir amaca hizmet etmesi (AİHS’de veya iç hukukta yer alan sınırlama sebeplerinin varlığı),
  • Sınırlamanın demokratik toplum gereklerine uygun olması (demokratik ve bilinçli bir toplumda yapılacak sınırlamanın normal görülmesi ve saygıyla karşılanması)
  • Sınırlamanın ölçülü olmasıdır.

AİHS’nin 10. maddesinde bir temel hak ve özgürlük olarak kabul edilen ifade özgürlüğünün de sınırsız olmadığı, objektif olarak belirlenmiş istisnai durumlarda sınırlanabileceği öngörülmüştür. AİHS’nin 10/2. maddesinde yer alan ifade özgürlüğünün sınırlama sebepleri;

  • Ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması,
  • Kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin engellenmesi,
  • Sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması,
  • Gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi veya yargı erkinin yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması olarak sayılmıştır.

Kanun yararına bozmaya konu uyuşmazlık bakımından; sınırlanması istenen ifadenin başkalarının şöhret ve haklarını ihlal etmeyecek derecede saygıdeğer olması gerektiği, aksi halde sınırlandırılmasının kaçınılmaz olduğu değerlendirilmektedir.

AİHM, Axel Springer & Almanya kararında, ifade özgürlüğü ile kişilerin özel hayatlarının korunması ve mahremiyet hakkının karşı karşıya geldiği durumlarda, sınırlamanın sözleşmeye uygun olup olmadığının tespiti bakımından aşağıdaki kriterlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini öngörmektedir;

  • İfadenin genel kamu yararını güden bir tartışmaya katkıda bulunması,
  • İfadede sözü edilen kişinin tanınmışlık derecesi ve aktarılan konu,
  • İfadede adı geçen kişinin daha önceki davranışları,
  • İfadeye konu olan bilgiyi elde etmek için kullanılan yöntem,
  • İfadede aktarılan bilginin doğruluğu, içeriği, biçimi ve etkileri,
  • İfadenin sınırlanması için uygulanan yaptırımın türü, miktarı, ölçülü şekilde kullanılıp kullanılmadığı.

AİHM, Thorgeir Thorgeirson & İzlanda davasında, kamu görevlisi olan polis memurlarının davranışlarından yola çıkılarak hakarete varan ağır bir üslupla yazılan bir gazete haberi nedeniyle verilen ceza mahkumiyetinin, haberin yapılış amacı ve yarattığı etki göz önüne alınarak çok sert ifadelerle kaleme alınmış olmasına rağmen, kamu yararını ilgilendiren konularda basının özgürce haber yapma ve toplum önünde tartışma yaratma imkanını engelleyen derecede caydırıcı olduğuna, hükümetin savunmasında gösterdiği “polis memurlarının itibarını koruma” yönündeki meşru amaçla orantılı olmadığına, öte yandan verilen cezanın demokratik toplumda gerekli olmadığına hükmetmiş, sonuç olarak “ifade ve basın özgürlüğünün” ihlal edildiğine karar vermiştir.

AİHM, Thoma & Lüksemburg davasında, bir gazetecinin bir kamu kurumundaki yetkililerin birisi hariç diğerlerinin tümünün rüşvetçi olduğunu ifade etmesi nedeniyle verilen tazminat kararının, resmi bir sıfatla hareket eden kamu görevlilerininkabul edilebilir eleştirilere katlanma yükümlülüklerinin sıradan kişilere nazaran daha geniş sınırları olduğu, ancak kamu görevlilerinin kamusal eylemlerinin eleştirilmesi söz konusu olduğunda siyasetçilerle aynı seviyede değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir.

Yukarıda anlatılan genel ilkelerin kanun yararına bozmaya konu somut uyuşmazlık açısından değerlendirilmesine gelince;

Başvuruyu yapan ve bugüne kadar pek çok estetik cerrahi operasyon yapan doktorun, özel muayenehanesinde serbest olarak gösterdiği faaliyet, kamusal bir faaliyettir. Dolayısıyla başvuranın devlet tarafından izne ve ruhsata tabi bu faaliyetlerinin kamu hizmeti olduğu, kendisinin de kamu görevlisi olduğu tartışmasızdır.

Başvuranın erişime engellenmesini istediği “www…..com” adlı internet sitesi, genellikle kadınlarla ilgili paylaşımların yapıldığı bir forum sitesidir. Başvuranın kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia ettiği forumdaki yazılar, başvuran doktorun “labioplasti” adlı cerrahi operasyonu üzerlerinde gerçekleştirdiği hastaların, başlarından geçenleri, çektikleri acıyı, ayrıca doktorun kendilerine bu operasyon sırasında gösterdiği tavır ve davranışları dile getirdikleri paylaşımlardan oluşmaktadır.

Başvuranın dilekçesi ekinde sunduğu internet sayfa çıktıları incelendiğinde; aynı operasyonu yaptığı eski hastaların, başvuran doktorun kendilerine gösterdiği tavır ve davranışlarından olumsuz şekilde etkilendiklerini, kendilerinin yeterince aydınlatılmadığını, çok ağır acı çeken ve şifa bulamayanların ise başvuran doktor hakkında yasal süreç başlattıklarını ve şikayetçi olduklarını yazdıkları, bu doktorla tanıştıklarına pişman olduklarını ifade ettikleri görülmektedir. Dolayısıyla yapılan eleştirilerin odak noktasının doktorun kamu hizmetini yerine getirirken hastalarına ilgi, saygı ve hizmetin gereği olan prosedürlere riayet göstermediği yönünde toplandığı anlaşılmaktadır. Başvuran vekilinin dilekçesinde belirtildiği gibi yorum sahiplerinin doktorun kişisel yaşamı, şeref ve haysiyetini hedef alan ifadelerinin bulunmadığı, başvuranın mesleki kariyerine ilişkin olarak ise doktorun mesleki yeterliliğine dair kötüniyetli, mesleki geçmişi ve kariyerini hedef alan ifadelere yer verilmediği görülmektedir.

Sonuç olarak, başvuranı tanıyan, ondan kamu hizmeti alan kişilerin paylaşımda bulunması görüş, öneri ve şikayetlerini ifade özgürlüğü kapsamını aşmadan dile getirmelerinin normal olduğu, başvuranın talebi gibi bu yorumların bulunduğu internet ortamının erişime engellenmesinin ise demokratik toplum gereklerine aykırı ve ölçüsüz olacağı değerlendirilmiştir.

Başvuranın talebi, Sulh Ceza Hakimliğince, her ne kadar da başvuruya konu yorumları yapan kişilerin ve içerikleri yayınlayan sitenin savunma yapabilme imkanları olmadığından bahisle konuyla doğrudan doğrudan ilgisi olmayan bir Anayasa Mahkemesi kararına atıfla reddedilmiş ise de; sert bir üslupla yapılan paylaşımların eleştiri sınırları içinde kaldığı ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine de işaret edildiğinden, sonuç olarak bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin, yukarıda izah edilen nedenlerle REDDİNE, 02.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


19. Ceza Dairesi 2019/31517 E. , 2019/14002 K.

  • İnternetten İçerik Kaldırma
  • 5651 Sayılı Kanun

Yukarıdaki açıklamalar ışığında kanun yararına bozmaya konu somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Yargı organlarının; internet arşivinde kişilerin şeref ve saygınlığına yönelen, kişilerin özel hayatı ve kişisel verilerinin kamu yararına katkı sağlamayacak şekilde işlendiği görülen, güncelliğini yitiren, her an toplumun erişimine açık halde bulunan ve tarihsel bir veri olarak da kabul edilemeyeceği anlaşılan yayınlar hakkında; makul, haklı ve ispatlanabilir taleplerde bulunulması halinde, ifade ve basın özgürlüğünün özüne halel getirmemek şartıyla, “kişisel verilerin korunması” ve “unutulma hakkı” kapsamında “erişime engellenmesi” yönünde kararlar verebileceği değerlendirilmektedir

Bu durumda bir İnternet yayınının unutulma hakkı kapsamında İnternet ortamından çıkarılabilmesi için;

  • yayının içeriği,
  • yayında kaldığı süre,
  • güncelliğini yitirme,
  • tarihsel bir veri olarak kabul edilememe,
  • kamu yararına katkısı (toplumsal açıdan haberin değeri, haberin geleceğe ışık tutan niteliği)
  • habere konu kişinin siyasetçi veya ünlü olup olmadığı,
  • haber veya makalenin konusu, bu bağlamda haberin olgusal gerçekler ya da değer yargısı içerip içermediği,
  • halkın ilgili veriye yönelik ilgisi gibi hususların her somut olay açısından birlikte değerlendirmeye tabi tutularak ayrıntılı şekilde incelenmesi gerekmektedir.

Keza Anayasa Mahkemesinin 04.10.2017 tarihli, 2014/18260 başvuru sayılı bireysel başvuru kararında; “…Başvuru tarihi itibarıyla söz konusu haberlerin yayın tarihi üzerinden 5 yıl 3 aylık bir süre geçmiştir. Başvurucu Ş.A’nın Sulh Ceza Hâkimliğinden erişimin engellenmesi talebinde bulunduğu, sonrasında da Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yaptığı, bu süre içerisinde anılan suça ilişkin cezasının infaz edilmekte olduğu da tespit edilmiştir. Haberlerin yayın tarihi üzerinden geçen süre ile haklarında haber yapılan kişilerin kimlikleri de dikkate alındığında haberin güncelliğini ve kamuoyu ilgisini yitirdiği söylenemez. Bu bağlamda haberin konusu, içeriği ve ilk yayın tarihi üzerinden geçen süre gözönünde 07/01/2021 17:50 Yargıtay Bilgi İşlem Merkezi Müdürlüğü Tarafından Oluşturulmuştur. Sayfa 8 YARGITAY BAŞKANLIĞI bulundurulduğunda toplumsal açıdan haber ve yazıların arşivde kolaylıkla ulaşılabilir kılınması için gerekli haber ve bilgilendirme değerinin devam ettiği, bu bağlamda unutulma hakkı kapsamında değerlendirilmeyi zorunlu kılacak şartların oluşmadığı belirlenmiştir. Sonuç olarak ifade ve basın özgürlükleri ile birlikte halkın haber alma ve bilgiye ulaşma hakkı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusu olayda, ifade ve basın özgürlükleri ile kişinin manevi bütünlüğünün korunması hakkı arasında adil bir dengenin kurulduğu, derece mahkemesinin takdir yetkisine müdahale etmeyi gerekli kılacak bir durumun bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır…”

Şeklindeki gerekçesiyle unutulma hakkının, basın özgürlüğü ile manevi bütünlüğün korunması hakkı arasında adil bir denge kurulması şartıyla korunmasının söz konusu olabileceğini, başvuranın kişiliği ve geçmişi göz önüne alındığında şayet haberin kamuoyu tarafından güncelliği ve toplumun habere olan ilgisi devam ediyorsa yargı organlarının takdir yetkisine müdahale edilmemesi gerektiğini belirtmiştir. Uyuşmazlığa konu somut olayda; başvuranın, hakkında yürütülen soruşturma sürecine dair internet yayınında yapılan haber içeriğinde gerçek dışı, kişilik haklarını ihlal edici ifadeler bulunduğunu ve üzerinden yaklaşık 15 yıl geçmiş bulunmakla güncelliğini yitirmiş olan haberin internet arşivinde halen herkesin erişimine açık şekilde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek sözü edilen yayının unutulma hakkı çerçevesinde erişime engellenmesini talep ettiği,

Yukarıda açıklanan kriterler kapsamında haber üzerinde yapılan incelemede, başvuruya konu internet yayınının 15 yıl öncesinde hazırlandığı ve halen yayında bulunduğu, haberin içeriğinin başvuran ve diğer suç ortakları hakkındaki soruşturma sürecine dair olması dolayısıyla tek başına tarihsel bir veri olarak kabul edilemeyeceği, habere konu kişinin siyasetçi veya ünlü bir kişi olmaması dolayısıyla başvuranın şeref ve haysiyetinin diğerlerine nazaran daha yüksek bir düzeyde korunması gerekmekle birlikte;

Başvuranın habere konu edilen “suç örgütüne üye olma ve silahlı ihkak-ı hak” suçlarından yargılandığı, dolayısıyla haberin yapıldığı tarihte haberin içeriğinin maddi bir gerçekliğe işaret ettiği, haberin yapıldığı tarihte güncel ve kamuoyunun dikkatini çeken bir olaya ilişkin olarak yapıldığı, başvuran iş adamının ticari faaliyetlerinin kişiliğinden ve adli sicil kaydından bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla başvuran hakkındaki haberin ticaret hayatında ve kamuoyunda güncelliğini yitiren bir haber olarak kabul edilemeyeceği, öte yandan haberin toplumun başvuran iş adamı hakkında bilgi alma hakkı yönünden ve geleceğe ışık tutması açısından kamu yararına katkısının devam ettiği, haberin verilme tarzı bakımından doğrudan başvuranın kişilik hakkını ihlal etmek amacıyla yapılmadığı, haberin veriliş amacının ve içeriğinin olay tarihinde pek çok kişinin dolandırıldığı ve kamuoyunda “Ahtapot Çetesi” olarak bilinen soruşturma kapsamında yürütülen işlemler hakkında kamuoyunu aydınlatmak olduğu, sanığın habere konu olay nedeniyle açılan kamu davasında yargılandığı ve örgüt üyeliğinden mahkum olduğu, kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiği anlaşılmakla,

Erişimin engellenmesi talep edilen haberin, toplum açısından güncelliğini ve kamuoyu ilgisini yitirmediği, bu haliyle yayınlanmaya devam eden haberin kişilik haklarını ihlal etmediği internet yayınlarının internet arşivinde kolaylıkla ulaşılabilir kılınması için gerekli haber ve bilgilendirme değerinin devam ettiği, bu bağlamda “unutulma hakkı” kapsamında değerlendirilmeyi zorunlu kılacak şartların oluşmadığı, dolayısıyla mahkemece verilen erişimin engellenmesi talebinin reddine dair kararın yerinde olduğu, basın özgürlüğü ile kişilik hakkı arasında kurulması gereken dengenin ölçülü bir şekilde kurulduğu sonuç ve kanaatine varılmakla,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yukarıda belirtilen sebeplerle yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, 11/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


Erişim Engeli Dilekçe Örneği

………………. NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİNE

TALEPTE BULUNAN   : …

TC KİMLİK NO               : …

ADRES                               : …

TALEP KONUSU           : Kişilik haklarının ihlali nedeniyle içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi taleplidir.

AÇIKLAMALAR             :

…/…/… tarihinde internet ortamında ……… (Bu kısma aşağıdaki URL adreslerinde kişilik haklarınızın ne şekilde ihlal edildiğine ilişkin açıklamalar girilebilir) şeklinde kişilik haklarımın ihlal edildiğini öğrenmiş bulunmaktayım. Aşağıda sıralanan URL/URL’lerde yer alan içerikler kişilik haklarımı ihlal etmekte, şahsım hakkında rencide edici toplumda yanlış anlamaya sebep verir mahiyet taşımaktadırlar:

(Buraya kişilik haklarını ihlal ettiği düşünülen internet adresleri aşağıdaki örneklerde yer aldığı gibi liste halinde yazılabilir)

  1. https:// www.youtube.com/watch?v=ornek_video
  2. https://twitter.com/ornek_hesap
  3. https://www.instagram.com/ornek_hesap

5651 sayılı kanunun 9. maddesi;

Madde 9

  1. İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini de isteyebilir.
  2. İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişilerin talepleri, içerik ve/veya yer sağlayıcısı tarafından en geç yirmi dört saat içinde cevaplandırılır.
  3. İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talepleri doğrultusunda hâkim bu maddede belirtilen kapsamda içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verebilir.
  4. Hakim, bu madde kapsamında vereceği erişimin engellenmesi kararlarını esas olarak, yalnızca kişilik hakkının ihlalinin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verir. Zorunlu olmadıkça internet sitesinde yapılan yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesine karar verilemez. Ancak, hâkim URL adresi belirtilerek içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle ihlalin engellenemeyeceğine kanaat getirmesi hâlinde, gerekçesini de belirtmek kaydıyla, internet sitesindeki tüm yayına yönelik olarak erişimin engellenmesine de karar verebilir
  5. Hakimin bu madde kapsamında verdiği içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararları doğrudan Birliğe gönderilir.” hükümlerini amirdir.

İLGİLİ MEVZUAT  : 5651 sayılı Kanun, sair ilgili mevzuat

DELİLLER              : İhlalin gerçekleştiği URL adresleri ve ekran görüntüleri

İSTEM VE SONUÇ: Yukarıda arz etmiş olduğum nedenlerle, telafisi güç ve imkânsız zararlar doğmamasını teminen, kişilik haklarımı ihlal eden içeriği barındıran ilgili URL’ler hakkında, 5651 sayılı Kanunun 9. maddesi gereğince içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilmesini, 5651 sayılı Kanunun 9’uncu maddesinin beşinci fıkrası gereği Kararın UYAP üzerinden Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. ../../2021

                                                      Ad Soyadı      

EKLER:

Paylaşımlara ait ekran görüntüleri ve URL adresi/adresleri


İçerik Kaldırma Dilekçe Örneği

ANKARA NÖBETÇİ SULH CEZA MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

Talep Eden        : Enes Solmaz

Vekili                  : Av. Umur YILDIRIM

Talep Konusu :5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun Gereğince “  İçeriğe Erişimin Engellenmesi” Talebidir.

AÇIKLAMALAR

  • Müvekkil Enes Solmaz, alanında başarılı ve uluslararası düzeyde tanınmış bir iş adamı olup, ulusal ve uluslararası düzeyde faaliyet yürüten ve ekonominin maddi ve manevi yönden gelişimine katkıda bulunman bir kişidir. Aynı zamanda … Vakfı kurucu mütevelli heyet üyesi olan müvekkil, işbu vakıf nezdinde yapılan çalışmalar ve üniversite öğrencilerine sağlanan burslarla da eğitim ve sosyal alanda katkılarını sürdürmektedir. Herhangi bir kurum, örgüt ve kuruluşla bağlantısı olmaksızın çalışmalarını yürüten müvekkil hakkında https://kadimhukuk.com.tr/makale/bosanma-davalari-vekalet-nafaka-tazminat/   (Buraya ilgili alan url si koyulacak) alan adıyla yayım yapan … isimli internet haber sitesinde, müvekkilin kişilik haklarını ihlal eden, ticari itibarını zedeleyen ve iftira niteliğinde bulunan tamamen gerçek dışı paylaşımlarda bulunulmuştur.
  • Yapılan açıklamaların hukuka uygun olabilmesi için öncelikle gerçeğe uygun olması gerekliliği açıktır. Bunu ispat, açıklamada bulunan kişi ve kişilere ait olmakla, yapılan açıklamalar tamamen asılsız ve mesnetsiz olup, nesnel ölçütlere uygun olarak sunulmadığı da açıktır. TCK 135. Maddesi öngörülen suç unsurlarının da oluştuğu açık olmakla, yapılan açıklamalarla nesnel hiçbir bağlantısı bulunmayan müvekkil ve yemekteki diğer şahısların kişisel verileri (fotoğrafları) hukuka aykırı olarak kaydedilmiş ve yayımlanmıştır.
  • Bilindiği üzere, TCK 125. Maddesi gereği hakaret suçunda korunan hukuki yarar, kişinin sahip olduğu “şeref, onur ve saygınlık” hakkıdır. Anılı internet sitesinde yapılan haber ile müvekkil nezdinde yapılan gerçeğe aykırı açıklamalar açıkça müvekkilin onur, şeref ve saygınlığını rencide eder niteliktedir. İddialarla yasa dışı işlemler müvekkil sorumluluğuna hasredilmiştir.. İsnat edilen bu fiiller ve olgular müvekkille bağdaştırılamayacak nitelikte olmakla birlikte, müvekkilin toplum gözünde saygınlığını, ticari itibarını zedelemek gayesine hizmet etmekte olup, müvekkil nezdinde basın yayın yoluyla hakaret ve iftira suçları gerçekleştirilmiştir.
  • Yukarıda ayrıntılı olarak arz ve izah edildiği üzere, müvekkilin kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan açıklamalar ve kişisel verileri halen internet sitesinde kalmaya devam etmektedir. Müvekkilin kişilik haklarının ve ticari itibarının korunması bu sitelere erişimin engellenmesi suretiyle mümkün olabilecektir. Bu nedenle ilgili madde uyarınca müvekkilin kişilik haklarına saldırı ve ticari itibarını zedeler nitelik taşıyan yazılara erişiminin engellenmesi talebinde bulunma zorunluluğu hasıl olmuştur.

Hukuksal Nedenler   :4721 sayılı Medeni Kanun, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun ve Yönetmelik vs. ilgili mevzuat.

Sonuç ve Talep : Yukarıda açıklanan nedenlerle; müvekkilin açıkça kişilik haklarının ihlal edilmesi nedeniyle; https://kadimhukuk.com.tr/makale/bosanma-davalari-vekalet-nafaka-tazminat/    adresinde bulunan yazıların içeriğine, 5651 Sayılı Kanunun ilgili maddesi uyarınca erişimin engellenmesine karar verilmesini saygılarımla vekaleten arz ve talep ederim. ../../2021

                                                                                 Av. Umur Yıldırım