İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. Madde (İYUK)

İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. Madde (İYUK)

idari yargilama usulu kanunu 32 madde

İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. Madde

İdari Davalarda Genel Yetki

  1. Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.
  2. Bu Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir. (Mülga ikinci cümle: 10/6/1994-4001/15 md.)

İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. Madde Açıklaması

İdari davalarda genel yetki, İdari Yargılama Usulü Kanununun 32. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddenin l. fıkrasına göre; yetki konusundaki kural, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak koşuluyla, bu Kanunda ve özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, dava konusu olan idari iş emi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır.

Fıkrada, yalnızca idare mahkemelerinden söz edilmiş olması, maddenin başlığındaki “idari dava” sözcüğüyle, vergi uyuşmazlıklarını konu edinen idari davalar dışındaki idari davaların amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bizce, bu kullanım doğru bir kullanım değildir. Zira; vergi uyuşmazlıkları, idari uyuşmazlık; bu uyuşmazlıkları konu edinen davalar da, idari davadır. Bu nedenle; vergi uyuşmazlıklarının kimi teknik özelliklerinin olması ve bu uyuşmazlıklarla görevli idari yargı yerleri (vergi mahkemeleri) için, Kanunun 37.maddesinde, ayrı yetki kuralları öngörülmüş olunması, diğer idari uyuşmazlıklar yanında bu uyuşmazlıkları da konu edinen davaların tümü için geçerli olan adlandırmanın, yalnızca bu uyuşmazlıklar dışında kalan idari uyuşmazlıkları konu edinen idari davalar için kullanılmasını haklı kılmaz.

İdare mahkemelerinin, fıkrada düzenlenen, bu yetkisi, genel yetkidir. İdari Yargılama Usulü Kanununda ve özel kanunlarda davaya konu uyuşmazlık için yetkili idare mahkemesinin ayrıca gösterilmemiş olması koşuluyla uygulanabilir niteliktedir. Başka anlatımla; eğer, bir uyuşmazlığın, hangi yerdeki idare mahkemesince bakılacağı konusunda, İdari Yargılama Usulü Kanununda veya özel başka bir kanunda ayrı bir düzenleme varsa, yetki konusundaki bu genel kural değil, özel kural uygulanır ve yetkili idare mahkemesi, bu özel kurala göre belirlenir.

  • İlgili Makale: 
  • 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Tam Metin: 

idari yargilama usulu kanunu 32 madde iyuk
idari yargilama usulu kanunu 32 madde iyuk

İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. Madde İdari Davalarda Genel Yetki Emsal Kararlar

Danıştay 2.Dairesi E:2008/911, K:2009/4257

  • İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. Madde
  • İdari Davalarda Genel Yetki

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14/3. maddesinde; dilekçelerin, Danıştay’da daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından: a) Görev ve yetki, … yönlerinden sırasıyla inceleneceği, 15/1-a maddesinde;…….idari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili idare mahkemesine gönderilmesine karar verileceği, 32. maddesinde; göreve ilişkin kurallar saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olacağı, bu Kanunun uygulanmasında yetkinin kamu düzenine ilişkin bulunduğu, 33. maddesinde; kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkemenin, kamu görevlilerinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesi, görevlerine son verilmesi, emekli edilmeleri veya görevden uzaklaştırılmaları ile ilgili davalarda yetkili mahkemenin, kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesi, görevle ilişkisinin kesilmesini sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal haklarıyla ilgili davalarda ise yetkili mahkemenin, ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu hükümlerine yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; Tekirdağ İl Çevre ve Orman Müdürlüğü emrinde Tekniker olarak görev yapan davacının, 1.3.2005 tarih ve 1383 sayılı işlemle aynı yerde İdari ve Mali İşler Şube Müdürü olarak görevlendirildiği, 12.8.2005 tarih ve 6545 sayılı ilan ile Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez ve Taşra Teşkilatındaki münhal Şube Müdürlüğü kadroları için görevde yükselme eğitim ve sınavının yapılacağının tüm teşkilata duyurulduğu, davacının 16.9.2005 tarihinde görevde yükselme eğitimine katılmak için başvuruda bulunduğu, 5.10.2005 tarih ve 8065 sayılı ilan ile yeterli başvurunun yapılmadığından bahisle başvuru şartı olan kurumda en az iki yıl çalışma şartının aranmayacağı belirtilerek başvuruların tekrar alındığı, davacının başvurusunun ise; Yönetmelikte aranılan 4 yıllık yüksekokul mezunu olma şartını taşımadığı, iki yıllık yüksekokul mezunlarının ancak, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce mezun olmaları halinde başvurularının kabul edilebileceği, davacının daha sonraki tarihli iki yıllık yüksekokul mezunu olması nedeniyle başvurusunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle 10.11.2005 tarih ve 9020 sayılı işlemle reddedilmesi üzerine, davacı tarafından 12.8.2005 tarih ve 6545 sayılı ilan ile 5.10.2005 tarih ve 8065 sayılı ilan uyarınca Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez ve Taşra Teşkilatındaki münhal Şube Müdürlüğü kadroları için yapılacak olan görevde yükselme eğitim ve sınavının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Bu durumda, davanın konusunu oluşturan Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez ve Taşra Teşkilatındaki münhal Şube Müdürlüğü kadroları için yapılacak görevde yükselme eğitim ve sınavının 2577 sayılı Yasanın 33. maddesinde düzenlenen kamu görevlilerinin atanma, görevlerine son verilme, disiplin cezaları, ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal haklarıyla ilgili olmadığı, aynı Yasanın 32. maddesinde ise yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, dava konusu olan idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki İdare Mahkemesinin yetkili olduğunun belirtilmesi nedeniyle davanın dava konusu işlemi tesis eden Çevre ve Orman Bakanlığının bulunduğu yer olan Ankara İdare Mahkemesinde görülmesi gerekirken yetkisiz Tekirdağ İdare Mahkemesince dava hakkında esastan bir karar verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle Tekirdağ İdare Mahkemesi’nin 29.11.2007 günlü, E:2006/420, K:2007/1149 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin l/b. fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanun’la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar üzere dosyanın adı geçen Mahkeme’ye gönderilmesine, 18.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


Danıştay 8.Dairesi E:2020/942, K:2020/5293

  • İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. Madde
  • İdari Davalarda Genel Yetki

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari davalarda genel yetki” başlıklı 32. maddesinde; “Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Bu Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir.” hükmü yer almakta olup, dava konusu işleme ilişkin özel bir yetki kuralı da bulunmamaktadır.

Yukarıda aktarılan yasal düzenleme uyarınca 2577 sayılı Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu olan idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu kuşkusuzdur.

Olayda, muvazzaf subay temini kapsamında yapılan seçim aşaması sınavlarında başarılı olan davacının adaylık işlemlerinin, mevzuat gereğince yetkili kurumdan hakkında gelen bilginin Milli Savunma Bakanlığı aday değerlendirme komisyonu üyelerince mevzuat hükümleri uyarınca değerlendirilerek, güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğuna karar verilmesi neticesinde iptal edildiği anlaşılmış olup, davacının ilişiğinin kesilmesine yönelik işlemin iptali istemiyle … Bakanlığı’na karşı açılan davada, genel yetki kuralı uyarınca uyuşmazlığın görüm ve çözümünde işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yer idare mahkemesi olan …İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır. Nitekim Danıştay Başkanlar Kurulu’nun 01/07/2020 tarih ve E:2020/98 K:2020/112 sayılı kararında; benzer bir olayda uyuşmazlığın “kamu görevinden” değil, “öğrenci ve öğrenim işlerinden kaynaklandığı” belirtilerek uyuşmazlığın temyizen incelenmesi görevinin Dairemizde olduğu belirtilmiştir. Açıklanan nedenlerle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına, ilgili daireye gönderilmesine karar verilmiştir.


Danıştay 13.Dairesi E:2009/6241, K:2010/4837

  • İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. Madde
  • İdari Davalarda Genel Yetki

Dava dosyasının incelenmesinden; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile davalı şirket arasında Hazar I ve Hazar II Hidroelektrik Santrallerinin rehabilitasyonu, işletilmesi ve üretilecek elektrik enerjisinin satışı görevinin davalı şirkete verilmesine ilişkin 08.08.1996 tarihli imtiyaz sözleşmenin imzalandığı, imtiyaz sözleşmesinin 16. maddesinde, şirketin ticari işletme tarihinden itibaren üreteceği enerjiyi, sözleşmeye ve ESA’ya uygun olarak TEAŞ’a satacağının belirtildiği, imtiyaz sözleşmesine dayalı olarak da görevli şirket ile TEAŞ arasında ESA’nın imzalandığı, bu davanın da ESA hükümleri uyarınca hesaplanan iç ihtiyaç aktif enerjisi tutarın tahsili istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda; imtiyaz sözleşmesi hükümleri uyarınca TEAŞ ile görevli şirket arasında enerji satışı konusunda imzalanan ve idari sözleşme olduğu kuşkusuz olan ESA’nın uygulanması ile ilgili olduğu anlaşılan uyuşmazlığın, idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesi’nin görev ve yetkisinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, özel hukuk sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan bir uyuşmazlık olduğu ve görüm ve çözümünün, adli yargı yerine ait bulunduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar veren İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49/1-c maddesi uyarınca temyize konu Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin 26.03.2009 tarih ve E:2009/347, K:2009/485 sayılı kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkeme’ye gönderilmesine, 08.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


Danıştay 5.Dairesi E:1999/3048, K:1999/3585

  • İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. Madde
  • İdari Davalarda Genel Yetki

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İdari Davalarda Genel Yetki” başlığını taşıyan 32. maddesinde; göreve ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde yetkili idare mahkemesinin, dava konusu idari işlemi tesis eden veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır.

5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre, T.C Emekli Sandığı bu kanunda yazılı emeklilik işlerini görmek üzere …’da kurulmuş olup tüzel kişiliğe sahiptir. Yasasında ayrıca taşra teşkilatı öngörülmeyen sandıktan ayrı tüzel kişiliği bulunmayıp T.C. Emekli Sandığı Ana Yönetmeliğinin 33. madde sinde yazılı görevleri yapan bölge müdürlüklerinin tesis ettiği işlemlerin T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün işlemleri olarak kabulü zorunlu bulunmaktadır. Bu durumda, T.C. Emekli Sandığı tarafından tesis edilen dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davanın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Yasanın yukarıda aktarılan 32. maddesindeki genel yetki kuralı kapsamında Ankara İdare Mahkemeleri yetkili olup; İstanbul 5. İdare Mahkemesince davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle, İstanbul 5. İdare Mahkemesince verilen 10.12.1998 günlü, E:1997/1137, K:1998/1022 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/a. fıkrası uyarınca yetki yönünden bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere adı geçen mahkemeye gönderilmesine 22.09.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


Danıştay 8.Dairesi E:1995/3713, K:1995/2799

  • İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. Madde
  • İdari Davalarda Genel Yetki

2576 sayılı Yasanın 5. maddesinde, idare mahkemelerinin, Danıştay’da çözümlenecek olanlar dışındaki davalara bakacağı açıklanmış ve 2575 sayılı Danıştay Yasası`nın 24. maddesinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştay`da görülecek davalar sayılmıştır. 2577 sayılı Yasanın 32. maddesinde ise, göreve ilişkin kurallar saklı kalmak koşuluyla, bu yasada veya özel yasalarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması durumunda, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu belirtilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden … Üniversitesi öğrencisi olan davacının sınavda başarısız sayılması işleminin iptali istemiyle açılan davada gerçek hasmın … Üniversitesi Rektörlüğü olduğu ve not tespitine ilişkin olduğu anlaşılan davanın görümü ve çözümü, yukarıda açıklanan yasa kuralları gereğince Eskişehir İdare Mahkemesinin görev ve yetki alanı içinde bulunduğundan Danıştay`da açılan bu davanın 2577 sayılı Yasanın 15. maddesinin 1/a fıkrası uyarınca görev yönünden REDDİNE ve dosyanın Eskişehir İdare Mahkemesine gönderilmesine, bu kararın bir örneğinin davacıya bildirilmesine 02.10.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.


Danıştay 8.Dairesi E:1997/5325, K:3365

  • İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. Madde
  • İdari Davalarda Genel Yetki

2575 sayılı Danıştay Kanununun 24. maddesinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülecek davaların neler olduğu tek tek sayılmış; 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 5.maddesinde, idare mahkemelerinin, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştay’da çözümlenecek olanlar dışındaki iptal davalarını çözümleyeceği kurala bağlanmıştır. Öte yandan, 2577 sayılı Kanunun 32. maddesinin 1. fıkrasında, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu belirtilmiştir.

Bu durumda, davacının kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Türkiye Noterler Birliği Disiplin Kurulu kararını onayan Adalet Bakanlığı işleminin iptali istemiyle açılan dava gerek konusu ve kapsamı, gerekse işlemi tesis eden organ itibariyle 2575 sayılı Yasanın 24. maddesi kapsamı dışında kaldığından, bu uyuşmazlığın görüm ve çözümü Ankara İdare Mahkemelerine ait bulunmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davanın görev yönünden REDDİNE ve dosyanın 2577 sayılı Yasanın 15. maddesinin 1/a fıkrası uyarınca yetkili Ankara İdare Mahkemesine gönderilmesine 13.11.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.


Danıştay 10.Dairesi E:1984/1934, K:1984/1460

  • İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. Madde
  • İdari Davalarda Genel Yetki

Dava dosyasının incelenmesinden davacının tamamlanmış avukatlık stajının staj sırasında avukatlık ve stajyerlikle bağdaşmayacak bir görev de bulunduğu öne sürülerek iptal edilmesine ilişkin İzmir Barosu işlemine karşı Türkiye Barolar Birliğine itirazda bulunduğu, itirazın Türkiye Barolar Birliği kararı ile reddedildiği ve bu kararın Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün kararı ile kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı tarafından Türkiye Barolar Birliği kararı ile bu kararı onayan Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün kararının iptali istenildiğinin kabulü gerekmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 32.maddesinin 1.fıkrasında yer alan Genel Yetki Kuralı uyarınca dava konusu uyuşmazlığı çözümlemeye iptali istenen işlemi tesis eden Türkiye Barolar Birliği ve bu işlemi onayarak kesinleştiren Adalet Bakanlığının bulunduğu Ankara İlinin İdari Yargı bakımından bağlı olduğu Ankara İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır.

Bu nedenle, Ankara İdare Mahkemesinde görülmesi gerektiğine ve dosyanın Ankara İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verildi.


İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. Madde Hakkında Emsal Karar Aramak İçin: https://karararama.danistay.gov.tr/

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık