Görevden alınan daire başkanı nereye atanır? Son zamanlarda sıklıkla bu soru tarafımıza yöneltilmektedir. Makalemizde bu soruya cevap vereceğiz. Görevden alınan üst kademe memurlarının atanmasıyla ilgili hukuk düzenimizde iki düzenleme bulunmaktadır. 375 sayılı KHK’nın ek 35’inci maddesinde görevden alınan üst kademe kamu yöneticileri hakkında nasıl bir işlem yapılacağı açıkça belirtilmiştir. Ayrıca, Üst Kademe Kamu Yöneticileri İle Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair 3 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde de konuyla ilgili geniş düzenlemelere yer verilmiştir.
Görevden alınan yöneticilerin atanacakları kadroların belirlenebilmesi için 375 sayılı KHK’nin ek 35, ek 37, geçici 45 ve mülga ek 18. maddelerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Ek 18. maddenin bir taraftan yürürlükten kaldırılırken diğer taraftan yapılan atıflarla kalıcı hale dönüştürülmesi, onun yerine ihdas edilen maddelerde sıkça değişikliğe gidilmesi konuyu içinden çıkılması zor bir hale getirmiştir.
Kamu kurumlarında görev yapan üst düzey yönetici pozisyonundaki daire başkanları, genel müdür ve başkan yardımcısı gibi yöneticiler haklarında açılan ve yürütülmekte olan soruşturmalar gerekçe gösterilerek görevlerinden alınabilmektedirler. Bu soruşturmalar neticesinde haklarında ceza verilen kamu görevlileri ise durumlarına uygun olarak uygun pozisyonlara atanmaktadırlar. Bu şekilde soruşturma nedeniyle yerleri değiştirilen bu kamu görevlilerinin yerleri değiştirilirken öncelikle eski unvanları göz önünde bulundurulmaktadır.
- 375 sayılı KHK’nın (Mülga)
- Üst Kademe Kamu Yöneticileri İle Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair 3 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi
3 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi 6/2 maddesi uyarınca kamu görevlileri arasından, üst kademe kamu yöneticisi kadro, pozisyon ve görevlerine atananlardan görev süresi sona erenler veya görevden alınanlar; Cumhurbaşkanınca
- Daha önce bulundukları veya öğrenim durumları itibarıyla ihraz etmiş oldukları unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara,
- 657 sayılı Kanunun 36.ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan denetim elemanı ya da uzman kadrolarına veya bunlara denk pozisyonlara,
- Araştırmacı veya uygun görülecek diğer kadro ve pozisyonlara,
atanırlar. Atama yapılıncaya, kadar bunların görev yaptıkları, kadro, pozisyon veya görevlere ilişkin almakta oldukları her türlü ödemeler, görev yaptıkları kurum tarafından yapılır. Bu şekilde atanacaklar için uygun boş kadro veya pozisyon bulunmaması halinde, bunlar için başka bir işleme gerek kalmaksızın, söz konusu kadro veya pozisyonlar ihdas edilmiş ve kurumların kadro veya pozisyon cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılır.
Kanuna Göre Görevden Alınan Daire Başkanı Nereye Atanır?
Daire Başkanlığı kadrosu hem bakanlık merkez teşkilatında hem de belediyeler ve üniversitelerde en fazla yer alan kadrolardan biri olup, bu kadrolara atanma ve görevden alma sık sık yargı organları önüne taşınmaktadır. 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri İle Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Atanma Usulü” kenar başlıklı 2. Maddesinin 2. Fıkrasında “Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı kararıyla, (II) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı onayı ile atama yapılır. Bu cetvellerde sayılmayan kadro, pozisyon ve görevlere, ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı, bakan veya atamaya yetkili amirler tarafından atama yapılır. Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakan bu yetkisini alt kademedeki yöneticilere devredebilir” kuralına, 4. Maddede ise “Cumhurbaşkanının görevi sona erdiğinde, bunların görevi de sona erer.” kuralına yer verilmektedir.
II sayılı cetvelde bakanlık daire başkanları da sayılmakta olup, burada zikredilen daire başkanlarının müstakil daire başkanları mı yoksa bakanlık daire başkanları mı olduğu sorusu teoride ve yargı kararlarında tartışmalıdır. (Her ne kadar 3 sayılı CBK’da yer alan daire başkanlığının müstakil daire başkanlığı olduğu öne sürülmekte ise de, 375 sayılı KHK’nın (II) sayılı cetvelinde belirtilmiş olduğu gibi “(Başbakanlık, bakanlık ve müsteşarlıklarda teşkilat kanunlarında hizmet birimi olarak tanımlanmış birimlerde)”ki daire başkanı ibaresi ile Devlet Memurları Kanunu’nun 68. maddesinde yer alan “üst kademe kamu yöneticisi sayılmayan daire başkanı” ibareleri birlikte değerlendirildiğinde 3 sayılı CBK’nın ayrıma gitmeden tüm daire başkanlarını esas aldığı lafzi yorum ile söylenebilecektir.)
Aynı Kararnamenin “Görevleri sona erenler ve görevden alınanlar” kenar başlıklı 6. Maddesinin (4) bendinde ise;
“… daire başkanı kadro ve pozisyonunda bulananlar ile genel müdürden daha alt düzeydeki kadro, pozisyon veya görevlerde bulunanlar ve taşra teşkilatında il müdürü ve bölge müdürü kadro, pozisyon ve görevlerinde bulunanlardan;
a) Daha önce bulundukları 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan denetim elemanı ya da uzman kadrolarına veya bunlara denk pozisyonlara,
b) (a) bendi kapsamına girmeyenlerden bu fıkranın birinci paragrafında sayılan kadro, pozisyon ve görevlerde toplam en az üç yıl görev yapmış olanlar, 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan denetim elemanı ya da uzman kadrolarına veya bunlara denk pozisyonlara,
c) (a) bendi kapsamına girmeyenlerden bu fıkranın birinci paragrafında sayılan kadro, pozisyon veya görevlerde üç yıldan az süreyle görev yapmış olanlar, merkez veya taşra teşkilatında araştırmacı kadro veya pozisyonlarına atanırlar.
(5) Bu madde hükümlerine göre atananlar için uygun boş kadro veya pozisyon bulunmaması hâlinde, söz konusu kadro ve pozisyonlar ihdas edilmiş ve kurumların kadro cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılır.” kuralına yer verilmektedir.
Madde uyarınca a üç yıllık süreyi dolduran daire başkanları denetim elemanı ya da uzman kadrolarına veya bunlara denk pozisyonlara atanması gerekmekte olup, genellikle daire başkanlarının görevden alınırken bir yada iki alt göreve atandıkları ve bu atama işlemlerinin iptali için davalar açıldığı görülmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 3. maddesinde, sınıflandırma, kariyer ve liyakatin temel ilkeler olduğu, 4. maddesinde asli ve sürekli kamu hizmetlerinin memurlar ile ifa edileceği, 33. maddesinde kadrosuz memur çalıştırılamayacağı kurala bağlanmıştır.
Öte yandan, yerleşmiş Danıştay içtihatları uyarınca (Danıştay 5. Daire, E:1995/3956, K:1998/1460) memurun kendi kadro görevinde çalıştırılması esastır.
Anılan mevzuat ile personel atamaları konusunda idarelere tanınan takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı bulunduğu İdare Hukukunun bilinen ilkelerinden olup, bu yetki kullanılmak suretiyle tesis edilen işlemlerin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde sözü edilen bu durumun dava konusu işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
657 sayılı Kanunun 132. Maddesinde “Aylıktan kesme cezası ile tecziye edilenler 5 yıl, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilenler 10 yıl boyunca daire başkanı kadrolarına, daire başkanı kadrosunun dengi ve daha üstü kadrolara, bölge ve il teşkilatlarının en üst yönetici kadrolarına, düzenleyici ve denetleyici kurumların başkanlık ve üyeliklerine, vali ve büyükelçi kadrolarına atanamazlar” kuralına yer verilmekte olup, özellikle belediye ve üniversitelerde rektör yada belediye başkanı değişince daire başkanlarının görevden alınması için uyduruk soruşturmalar açılarak aylıktan kesme cezası verilerek daire başkanlarının görevine son verildiği görülmektedir.
Üst Kademe Kamu Yöneticileri İle Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair 3 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi madde metnine göre görevden alınanlar (a), (b) ve (c) seçeneklerinden herhangi birine atanabilirler. Mülga olan 375 sayılı KHK’nin ek 18’inci maddesinde görevden alınanlarla ilgili oldukça kesin ifadelere yer verilmiş ve kimlerin hangi görevlere atanacağı açıkça belirlenmişti. Yeni düzenlemeye göre görevden alınan bir genel müdür, kariyer uzmanlıklara, denetim elamanı kadrosuna ya da araştırmacı kadrosuna atanabilir. Özetle madde metninde idareye geniş bir yetki verilmiştir.
3 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi 6/1 mad. gereğince kamu görevlisi olmayanlar arasından üst kademe kamu yöneticisi kadro, pozisyon ve görevlerine atananlardan görevleri sona eren veya görevden alınanlara tazminat ödenip ödenmemesi ve tazminat miktarı ile buna ilişkin diğer hususlar Cumhurbaşkanınca belirlenir. Yurt-dışı kadrolarda bulunmakta iken görev süresi sona eren veya görevden alınanlar için ödenecek tazminat miktarı, yurtiçindeki emsali personelin fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç, ödeme unsurları üzerinden hesaplanır.
3 Nolu Cumhurbaşkanı Kararnamesinin 6/4 maddesi gereğince Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (II) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlerde bulunmakta iken görevden alınanlardan; daire başkanı kadro ve pozisyonunda bulananlar ile genel müdürden daha alt düzeydeki kadro, pozisyon veya görevlerde bulunanlar ve taşra teşkilatında il müdürü ve bölge müdürü kadro, pozisyon ve görevlerinde bulunanlardan;
- Daha önce bulundukları 657 sayılı Kanunun 36. maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan denetim elemanı ya da uzman kadrolarına veya bunlara denk pozisyonlara,
- (a) bendi kapsamına girmeyenlerden bu fıkranın birinci paragrafında sayılan kadro, pozisyon ve görevlerde toplam en az üç yıl görev yapmış olanlar, 657 sayılı Kanunun 36. maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan denetim elemanı ya da uzman kadrolarına veya bunlara denk pozisyonlara,
- (b) bendi kapsamına girmeyenlerden bu fıkranın birinci paragrafında sayılan kadro, pozisyon veya görevlerde üç yıldan az süreyle görev yapmış olanlar, merkez veya taşra teşkilatında araştırmacı kadro veya pozisyonlarına,
atanırlar. Söz konusu fıkra hükmü gereği daire başkanları uzman olarak da atanabilir.