0 (312) 911 9553
·
[email protected]
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
Danışmanlık

Devlet Memurları Kanunu 48. Madde (DMK)

11devlet memurları kanunu 48 madde

Devlet Memurları Kanunu 48. Madde (DMK)

Genel ve Özel Şartlar

Devlet memurluğuna alınacaklarda aşağıdaki genel ve özel şartlar aranır.

A) Genel şartlar:

1. Türk Vatandaşı olmak,

2. Bu Kanunun 40. maddesindeki yaş şartlarını taşımak,

3. Bu Kanunun 41. maddesindeki öğrenim şartlarını taşımak,

4. Kamu haklarından mahrum bulunmamak,

5. (Değişik: 23/1/2008 – 5728/317 md.) Türk Ceza Kanununun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.

6. Askerlik durumu itibariyle;

a)Askerlikle ilgisi bulunmamak,

b)Askerlik çağına gelmemiş bulunmak,

c)Askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış yahut ertelenmiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak,

7. 53. madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı bulunmamak.

8.(Ek: 3/10/2016 – KHK-676/74 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/60 md.) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.:2018/73; K.:2019/65 sayılı Kararı ile)   

B) Özel şartlar:

1. Hizmet göreceği sınıf için 36 ve 41. maddelerde belirtilen öğretim ve eğitim kurumlarının birinden diploma almış olmak,

2. Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak.

  • İlgili Makale: 
  • 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu (DMK) Tam Metin: 

Devlet Memurları Kanunu 48. Madde Açıklaması

Bulgaristan’dan Türkiye’ye mecburi göç eden Türk soyundan olanlarda “Türk Vatandaşı olma” şartı 375 sayılı KHK’nin geçici 5.maddesi hükmü gereğince aranmamaktadır. Türk soyundan olan ve mecburi göçe tabi olan Bulgar vatandaşları da memur olmanın genel şartlarından olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma şartını taşıdıkları kabul edilir.

Çifte vatandaşlığı bulunan Türk vatandaşlarının memur olmasında engel bir durum bulunmamaktadır. Diğer taraftan, 06/02/2000 tarihli ve 23928 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Arasında İki Ülke Vatandaşlarına İlave Kolaylıklar Tanınmasına İlişkin Anlaşmanın 3.maddesinde; “… Kamu sektöründe görev alacak olan KKTC vatandaşlarıyla ilgili olarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına uygulanan kurallar esas alınacaktır” hükmü yer almaktadır.

Öğrenim şartına ilişkin olarak da ortaokulu bitirenler memur olabilirler. Ancak ortaokul mezunlarından istekli bulunmadığı takdirde ilkokulu bitirenler de memurluğa alınabilir. Memur olabilmenin öğrenim açısından asgari koşulu ortaokulu bitirenler olarak belirlenmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma kişiye kamu hizmetlerine girmede Anayasal bir hak olanak öngörülmüştür. Bir kişiyi kamu haklarından mahrum etmek ise ancak, Ceza Kanunumuzda yer alan hükümler çerçevesinde olmaktadır. Memur olabilme temel şartlarından biri de kişinin kamu haklarından mahrum olmamasıdır. Kişinin kamu hak mahrumiyeti geçici veya sürekli olabilir. Sürekli olarak kamu hizmetlerinden mahrumiyet cezası alan bir şahıs hiçbir zaman memur olamaz. Anılan cezayı memur iken alan birinin memuriyetine son verilir. Geçici olarak bu hak mahrumiyet cezasını alan biri süresi dolunca memur olabilme hakkını yeniden elde eder. Böyle bir mahrumiyet cezasını alan ve cezası da ertelenen birinin memur olmasında engel bir husus yoktur. Bu hak mahrumiyeti ancak Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılanan biri hakkında ve bu mahkemelerce verilir.

devlet memurları kanunu 48 madde dmk
devlet memurları kanunu 48 madde dmk

Devlet Memurları Kanunu 48. Madde Genel ve Özel Şartlar Emsal Kararlar

Danıştay Beşinci Dairesi E:1995/4251, K:1998/2788

  • Devlet Memurları Kanunu 48. Madde
  • Genel ve Özel Şartlar

Türk soylu olup Bulgaristan vatandaşı iken 1989 yılında uygulanan zorunlu göç nedeniyle Türkiye’ye gelmiş olan davacının, 10.8.1990 tarihinde … Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesine Teknik Hizmetler Sınıfından Teknisyen olarak atandığı, atanması sırasında davacının Bulgaristan vatandaşı iken Bulgaristan’da geçen hizmetlerinin 657 sayılı Kanunun anılan 36/C-1. maddesi uyarınca değerlendirildiği, daha sonra ise bu hizmetlerin Türk Vatandaşlığından önce geçmesi nedeniyle anılan hüküm uyarınca değerlendirilemeyeceğinden bahisle kazanılmış hak aylık derecesinden düşülerek intibakının yeniden düzenlenmiş olduğu, davacının Bulgaristan’da geçen söz konusu hizmetlerinin nitelik ve süresi konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın davacının bu hizmetlerinin Türk vatandaşlığına geçmeden önce Bulgar vatandaşlığı statüsünde iken geçmiş olması nedeniyle değerlendirilmemesinden kaynaklandığı dosyanın incelenmesinden anlaşılmaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Devlet memurluğuna alınmaya ilişkin şartları düzenleyen 48/A-1. maddesinde “Türk vatandaşı olmak” Devlet memuru olabilmenin genel şartları arasında sayılmış ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkındaki 27.6.1989 günlü, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 5.maddesinde “Bulgaristan’dan Türkiye’ye mecburi göçe zorlanan ve Türkiye’de ikamet eden bu ülke uyruğuna mensup Türk soyundan olan kişilerin devlet memuriyetine alınmalarında Türk Vatandaşı olma şartı aranmaz” hükmü öngörülerek bu konuda bir istisna getirilmiş bulunmaktadır.

Nitekim Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle Türk Vatandaşlığına alınıp T.C. Emekli Sandığına iştirakçi olan kimselerin Türk vatandaşlığına kabullerinden önce geçmiş, borçlanma hükümleri kapsamında bulunan hizmet sürelerinin borçlanma yoluyla emeklilik fiil hizmet sürelerine dahil olup olamayacağı konusuna ilişkin olarak Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunca verilen 29.12.1983 günlü, E: 1983/3, K:1983/12 sayılı kararla: 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun sandıktan faydalanacaklara ilişkin 12. maddesinde öngörülen Türk vatandaşı olma koşulunun yalnızca iştirakçi olabilmenin bir şartı olduğu, sandığa tabi personelin bir kısım hizmet sürelerinin borçlanma yoluyla emeklilik fiili hizmet sürelerine dahil edilmesine imkan veren aynı kanunun gerek geçici 65. maddesinde, gerekse çeşitli tarihlerde bu kanuna eklenen bazı ek ve geçici maddelerde veya bu Kanunun bazı maddelerini değiştiren kanunlarda getirilen yeni borçlanma hükümlerinde, borçlanma imkanı tanınan personelin statüsünün belirtildiği ve borçlanılacak hizmet süreleri de, geçtiği vazife ve hizmetler açıklanmak suretiyle tarif edildiği hizmetin Türk Vatandaşlığında geçmesi gerektiğinin belirtilmediği, bu nedenle belirtilen hizmetlerin borçlandırılmamasında kanunlara, hak ve nesafet ilkelerine uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle içtihatların sözü edilen hizmetlerin borçlanma yoluyla emeklilik fiili hizmet sürelerine dahil edilmesi yolunda birleştirilmiş olması da bakılan davaya ilişkin Dairemizin yukarıda belirtilen gerekçesini destekler nitelikte olduğundan: davacının Bulgaristan uyruğunda iken 657 sayılı Kanunun 36/C-1. maddesi kapsamında geçen hizmetlerinin maddede belirtilen esaslar dahilinde kazanılmış hak aylık derecesinde sayılmamasında hukuka uyarlık bulunmamakta olup, aksi gerekçeyle davayı reddeden idare mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kısmen kabulüyle İstanbul 6. İdare Mahkemesince verilen 31.5.1995 günlü E:1994/896, K:1995/757 sayılı kararın … Teknik Üniversitesi Rektörlüğü işlemine yönelik kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/b. fıkrası uyarınca bozulmasına, Devlet Personel Başkanlığı işlemine yönelik kısmının ise belirtilen gerekçeyle onanmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanunla değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 26.11.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


Danıştay İdari Dava Daireleri E:2003/1145, K:2005/2539

  • Devlet Memurları Kanunu 48. Madde
  • Genel ve Özel Şartlar

Danıştay On İkinci Dairesi 27.2.2003 günlü, E:2001/4262, K:2003/438 sayılı kararıyla, 657 sayılı Kanunun 48. maddesinin B bendinin ikinci fıkrası, Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Öğretmenlerinin Atama ve Yer değiştirme Yönetmeliğinin 8/e maddesinden bahsederek, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda, memuriyete girişte aranacak yaş koşulu olarak sadece genel olarak alt sınırın belirlendiği, idarenin kendi hizmet özelliklerini dikkate alarak yaş konusunda üst sınır belirlemesinin olanaklı olduğu ve 657 sayılı Kanunda bu konuda aksine bir hükme yer verilmediği, Genelge maddesi ile öğretmenlik mesleğinin niteliği gereği ve belirli bir dinamizmi gerektirdiği dikkate alınarak ilk defa öğretmenliğe atanacaklar için 40 yaş sınırı koşulunun öngörülmesinde kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı anılan kararın yerinde olmadığını ileri sürerek temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay On İkinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddine, Danıştay On İkinci Dairesinin 27.2.2003 günlü, E:2001/4262, K:2003/438 sayılı kararının onanmasına, 20.10.2005 günü oybirliği ile karar verildi.


Danıştay Beşinci Dairesi E:1988/2494, K:1991/235

  • Devlet Memurları Kanunu 48. Madde
  • Genel ve Özel Şartlar

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 243 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle değişik 48. maddesinin Genel Şartlar başlıklı A fıkrasının 2. bendinde, Devlet memurluğuna alınacakların hizmet göreceği sınıf için 41. maddede belirtilen öğretim ve eğitim kurumlarının birinden diploma almış olmaları gerektiği belirtilmiş, aynı Kanunun 1897 sayılı Kanunla değişik 41. maddesinde de; genel olarak ortaokulu bitirenlerin memur olabilecekleri, belli görevlere atanabilmek için veya bu görevlerde belli derecelere yükselebilmek için kuruluş kanunları veya bu Kanun ve kuruluş kanunlarına dayanarak çıkarılacak yönetmeliklerle işin gereğine göre daha yükseköğrenim dereceleri veya muayyen fakülte, okul veya öğrenim dallarını veya meslek için veya meslekle ilgili eğitim programlarını bitirmiş olmak veya yabancı dil bilmek gibi şartlar konulabileceği hükme bağlanmıştır.

657 sayılı Yasanın 98/b maddesi, memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasın da bu şartlardan herhangi birinin kaybedilmesi halini ilgilinin memurluğunun sona erdirilmesi nedeni olarak saymaktadır.

Davacının sınavın açıldığı ve aday memur olarak atanmasının yapıldığı tarihte 657 sayılı Yasada Devlet Memuru olmak için aranılan genel şartlara sahip olduğu açıktır. Hakkında şikayet üzerine yapılan incelemede lise mezunu olduğunun saptanmış bulunması adı geçenin işe alınmada aranan genel şartları kaybettiğini göstermez. İşe alınmada aranacak genel şartları taşıyan davacının ortaokul mezunları arasında açılan sınav için davalı kuruma verdiği iş istek formunda lise mezunu olduğunu belirtmemesi nitelikleri konusunda gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak olarak kabul edilemeyeceğinden görevine son verilmesine ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.


Danıştay Birinci Dairesi E:2003/170, K:2004/3

  • Devlet Memurları Kanunu 48. Madde
  • Genel ve Özel Şartlar

Kamu hizmetlerinden müebbetten yasaklılıkta, memuriyet haklarını koruma, kullanma ve yeniden iktisap etme ehliyeti süresiz kaybedilmiş olmakta, geçici yasaklılıkta ise, koruma, kullanma ve yasaklılık süresince yeniden iktisap ehliyeti de kaybedilmiş olmakla beraber, yasaklılık süresinin bitiminden sonra yeniden iktisap ehliyeti geri dönmektedir. O halde, hürriyeti bağlayıcı bir cezanın infazı nedeniyle cezaevinde bulunan kişinin, infaz süresince kamu hizmetlerinden de yasaklı bulunduğu göz önüne alındığında bu durumdaki kişilerin infaz süresince Devlet memuru olmalarına veya Devlet memurluğu statüsünü sürdürebilmelerine hukuken olanak bulunmamaktadır.

Belirtilen nedenle, Devlet memuru olup da memuriyetine son verilmesini gerektirmeyen bir hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkum olan bir kişinin, söz konusu cezanın infazı süresince memuriyet haklarını koruma ve kullanma ehliyetinin devam ettiğinin kabulü mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda olan Devlet memurunun hizmet ilişkisinin infaz süresince askıda olduğunun kabulüyle hükümlülük süresinin sona ermesinden sonra göreve iade suretiyle memuriyet statüsünü yeniden kazanması gerekmektedir ki bu da, memur hukukunun sonucu olan memur güvenliği ilkesinin bir gereğidir. Hürriyeti bağlayıcı bir cezanın infazı süresi içinde memur statüsünü taşımayan bir kişinin, yasalarla memurlara tanınan haklarından yararlanabilmesi olanaklı bulunmadığından, söz konusu kişinin belirtilen süre zarfında hastalık ve yıllık izin kullanabilmesi ve bu suretle kendisine aylık ödenebilmesi mümkün bulunmamaktadır.


Devlet Memurları Kanunu 48. madde emsal karar aramak için https://karararama.danistay.gov.tr/

] }


Avatar
1990 yılında Kırıkkale’de doğan Umur Yıldırım, orta öğrenimini Bursa Polis Koleji’nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine Ankara Polis Akademisi’nde başlamış ve 2011 yılında ayrılmıştır. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlayarak başarı burs ile üç yılda dönem ikincisi olarak mezun olmuştur. Halen tam burslu olarak Çankaya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü-Kamu Hukuku Bölümünde yüksek lisansına devam etmekte olan Umur Yıldırım, Kadim Hukuk ve Danışmanlık Bürosu’nun kurucusudur.
Yorum Yazın