Devlet Memurları Kanunu 13. Madde (DMK)

Devlet Memurları Kanunu 13. Madde (DMK)

devlet memurları kanunu 13 madde

Devlet Memurları Kanunu 13. Madde (DMK)

Kişilerin Uğradıkları Zararlar

(Değişik: 12/5/1982 – 2670/6 md.)

(Değişik birinci fıkra: 6/6/1990 – 3657/1 md.)  Kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar. Ancak, Devlet dairelerine tevdi veya bu dairelerce tahsil veya muhafaza edilen para ve para hükmündeki değerli kağıtların ilgili personel tarafından zimmete geçirilmesi halinde, zimmete geçirilen miktar, cezai takibat sonucu beklenmeden Hazine tarafından hak sahibine ödenir. Kurumun, genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkı saklıdır.

(Ek: 26/3/2002 – 4748/3 md.) İşkence ya da zalimane, gayri insani veya haysiyet kırıcı muamele suçları nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince verilen kararlar sonucunda Devletçe ödenen tazminatlardan dolayı sorumlu personele rücu edilmesi hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır. 12’nci maddeyle bu maddede belirtilen zararların nevi, miktarlarının tespiti, takibi, amirlerin sorumlulukları ve yapılacak işlemlerle ilgili diğer hususlar Cumhurbaşkanınca düzenlenecek yönetmelikle belirlenir.

  • İlgili Makale: 
  • 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu (DMK) Tam Metin: 

Devlet Memurları Kanunu 13. Madde Açıklaması

Memurlar görevlerini yaparken bağlı bulundukları idare adına çalışmaktadır. Kamu görevlerinin yerine getirilmesi esnasında üçüncü şahıslara verilen zarardan dolayı husumet mevkii memurun görev yaptığı kurum veya kuruluşudur. Üçüncü şahıslar husumetlerini memura değil memurun çalıştığı kuruma yöneltir. Kurum aleyhine bir zarar hükmedilirse kurum bu zararı üçüncü şahıslara öder. Üçüncü şahıslara ödenen bu zarar, buna neden olan ilgiliden tahsil edilir.

Zarar ilgilinin kusuru ile verildiği şeklinde mahkemece karara bağlanmışsa, bu zararın ilgiliden tahsili için genel hükümlere gidilmeden mahkeme kararı gerekçe gösterilerek üçündü kişilere zararın verilmesine kusuru ile neden olanın maaşından kesinti suretiyle veya ilgilinin toptan ödemeyi kabul etmesi halinde toptan bir defada tahsil edilir. İlgili personel kasıtlı fiili nedeniyle üçüncü şahıslara verdiği bu zararı ödemekten imtina ederse Kurum bu zararı ilgili savcılığa şikayet ederek de genel hükümlere göre tahsilini sağlar. Cezai takibat sonucunda mahkeme üçüncü şahıslara verilen zararda kamu görevini yerine getiren memurda kusur görmezse bu zarar idare tarafından ödenir ve zararın oluşmasına neden olan memura da rücu edilmez. Rücu edilmesi halinde ilgili memur bunun iptal edilmesi için mahkemeye başvurabilir.

devlet memurları kanunu 13 madde dmk
devlet memurları kanunu 13 madde dmk

Devlet Memurları Kanunu 13. Madde Kişilerin Uğradıkları Zararlar Emsal Kararlar

Danıştay İkinci Dairesi E:2004/619, K:2005/751

  • Devlet Memurları Kanunu 13. Madde
  • Kişilerin Uğradıkları Zararlar

Olayda, Danıştay 5. Dairesinde görülmekte olan ve davacı aleyhine sonuçlanan E: 1997/3073 esasına kayıtlı dava dosyasında, davalı idarece verilen savunma dilekçesinde aynen “soruşturma sonucu her ne kadar ilgili hakkında herhangi bir işleme mahal olmadığı belirtilmekte ise de; Bakanlığımız ana hizmet birimi olan Hizmetiçi Eğitim Dairesi Başkanlığı görevini yürüten bir kişinin hakkında böyle söylentilerin çıkması itibar ve güven duygusunu sarsacağı, eğitim öğretim ve kamu hizmetine zarar vereceği kaçınılmazdır.” denilmesinin, davacının onur ve itibarını zedelediği iddiasıyla manevi tazminat istenilmektedir.

Bu durumda idarede görevli kişi ya da kişilerin kusurlu hareketinden ileri geldiği ve bu durumun savunma dilekçesinin mahkemeye sunulması görevinin ifası sırasında gerçekleştiği iddiası karşısında, Anayasa ve Yasa hükümleri ile İdare Hukuku ilkeleri gereği idarenin hizmet kusuru nedeniyle var olan sorumluluğundan hareketle uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden, İdare Mahkemesinin idari eylem ve işlemden doğmayan zararın idarece ödenmemesi yolundaki kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulüyle Ankara 5. İdare Mahkemesince verilen kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1/b fıkrası gereğince bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Yasayla değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 25.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


Danıştay Onuncu Dairesi E:1996/2383, K:1997/4163

  • Devlet Memurları Kanunu 13. Madde
  • Kişilerin Uğradıkları Zararlar

Davada tazmini istenilen zararı doğuran ve 03.10.1992 tarihinde … İli … İlçesinde teröristlerle güvenlik kuvvetleri arasında çıkan çatışma sırasında davacılar murisinin öldürülmesi ve işlettiği otelin yanması olayında güvenlik görevlilerinin eylemleriyle, can ve mal güvenliğinin korunması hizmetinin ayrılabilmesi, görevli idare ajanlarının suç niteliğindeki eylemlerinin hizmetle irtibatının kesildiğinden bahsedilebilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla, idare ajanlarının sübjektif, kasta dayalı suç niteliğindeki eylemlerinin, yürütülen hizmetle iç içe geçtiği dikkate alınarak; hizmeti yürüten idarenin, hukuki sorumluluğu irdelenerek davanın sonuçlandırılması zorunludur.

Diğer taraftan, bu davanın idari yargı yerinde görümü ve idarenin hukuki sorumluluğunun irdelenmesi, idare ajanlarının kişisel sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. Davacılar, suç niteliğindeki eylemlerinden dolayı idare ajanları aleyhine adli yargıda da dava açabileceklerdir.

Bu durumda, idarenin görev ve faaliyet alanında, mal ve can güvenliğinin korunmasına yönelik hizmetlerin kamu görevlileri eliyle yürütülmesi sırasında meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan davanın görüm ve çözümü idari yargının görev alanında bulunduğundan; davayı görev yönünden reddeden mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle davacıların temyiz istemlerinin kabulüne, Diyarbakır İdare Mahkemesinin 17.11.1995 tarih ve E: 1994/585, K: 1995/662 sayılı Kararının bozulmasına, dava dosyasının yeniden karar verilmek üzere anılan mahkemeye gönderilmesine, 06.11.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


Danıştay Sekizinci Dairesi E:1982/2638, K:1984/690

  • Devlet Memurları Kanunu 13. Madde
  • Kişilerin Uğradıkları Zararlar

Dava konusu olayda, davacı her ne kadar köpeğinin tasmalı olduğunu ileri sürmekte ise de, 5237 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 34. maddesi gereğince Belediyece tutulan defterlerde, ilgilinin adına kayıtlı bir köpeğin bulunmadığı ve köpeği yok etme işleminin usulüne uygun olarak yapıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davacının köpeği belediyece tutulan defterlere kayıtlı olmadığından başıboş durumdadır. Başıboş durumda olan bir köpeğin usulüne uygun olarak öldürülmesinde ise hizmet kusuru bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle davanın reddine, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına 16.04.1984 gününde oybirliği ile karar verildi.


Devlet Memurları Kanunu 13. madde emsal karar aramak için https://karararama.danistay.gov.tr/

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık