Ceza Hukuku

Cinsel Suçların İspatı

Türk Ceza Kanunu’nun 102 ila 105. Maddeleri arasında düzenlenmiş olan “Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar” ispat açısından diğer suç tiplerinden farklılık arz etmektedir. Cinsel suçların çoğunlukla müşteki ve fail arasında kimsenin görmediği bir şekilde gerçekleşmesi, görgü tanıklarının bulunmaması ve kamera ses kaydı gibi delillerin nadiren var olması gibi nedenlerle yargılama süreci boyunca cinsel suçların ispatı konusunda sıkıntılar yaşanmaktadır.

Ceza yargılamasına hakim olan maddi gerçeğin araştırılması ilkesi, masumiyet karinesi ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin benimsenmesi cinsel suçlarda adaletin sağlanmasında aksi yönde etki yaratabilmektedir. Öyle ki genellikle mağdurun beyanından başka delili bulunmayan cinsel saldırı, cinsel taciz ve cinsel istismar suçlarında delillerin yetersizliği sebebiyle fail cezasız kalmaktadır. Bu durumda adalet sağlanamamakta ve cinsel suçlar için öngörülen cezanın caydırıcılığı ortadan kalkmaktadır. Bu bağlamda cinsel suçların ispatında yaşanan zorlukların cinsel suçlarda cezasızlık sebebi olduğu da bir gerçektir.

Cinsel Suçların İspatı Yargıtay Kararı

Yargıtay cinsel suçlarda mağdur beyanının, verilecek olan hükme olan etkisini her dosya üzerinde farklı değerlendirmektedir. Dosyadaki delil durumuna göre mağdurun beyanına öncelik verdiği gibi mağdur beyanına değer atfetmediği kararları mevcuttur. Örneğin; Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 28.12.2017 tarihli 2016/1923 Esas ve 2017/6821 Karar sayılı kararında “… Sanıkla arasında dosyaya yansıyan herhangi bir husumet bulunmayan mağdurenin aşamalardaki istikrarlı ve samimi beyanları ile anlatımları destekler nitelikteki tanık A’nın ifadeleri, sanığın telefonla aramalarını gösteren HTS kayıtları, kaçamaklı savunma ve tüm dosya içeriğine göre sanığın zincirleme biçimde cinsel taciz eylemlerini gerçekleştirdiği gözetilerek atılı suçtan mahkûmiyet yerine oluşa uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesine…” şeklinde bir gerekçe yazmak suretiyle dosyadaki diğer delillerle desteklendiği hallerde mağdur beyanına değer atfedildiği vurgulanmıştır.

Bir cinsel suçtan ötürü mağdur veya müşteki konumundaki kişinin ihbar veya şikayet sırasında vermiş olduğu beyanı sübjektif bir değer taşımakla birlikte gerçek anlamda adaletin sağlanması ve failin cezasız kalmaması için bu beyana ciddi bir önem atfedilmesi gerekmektedir. Ancak bazı hallerde mağdur, sırf faile zarar vermek saiki ile gerçek olmayan beyanlarda bulunarak failin cezalandırılmasını isteyebilir. Bu anlamda yargılamaya bakan hâkimin mağdur ve fail hakkında iyi şekilde analiz yapması gerekmektedir. Nitelikli cinsel istismarda delil yetersizliği altta sayılan hususlardan gerçekleşmekte ve sanık beraat almaktadır.

Cinsel suçlara ilişkin ceza yargılamasını yürüten hakimin değerlendirme yaparken dikkat etmesi gereken hususlar şunlardır:
  • Mağdurun anlatımlarının yargılamanın başından sonuna kadar istikrarlı şekilde devam etmesi mağdurun beyanlarının gerçekliği konusunda hâkimde bir kanaat oluşturacaktır. Olaylar arasındaki tutarlılık ve ayrıntılı bilgi verilmesi hususu mağdurun beyanlarının mahkeme nazarında doğru olarak kabul edilmesi yönündeki kanaati güçlendirecektir. Aksi halde mağdurun anlatımları arasındaki çelişki ve yanlış beyanlar mağdurun gerçek beyanda bulunmadığı kanısını oluşturur.
  • Mağdur ve fail arasında bir husumetin bulunmaması da mağdur beyanına itibar edilmesi olasılığını artırmaktadır. Mağdur ve failin arasında hiçbir husumetin bulunmayışı ve kimi zaman mağdur ve failin birbirlerini tanımıyor oluşları mağdurun gerçeğe uygun ifade vermiş olduğu kanaatini oluşturur. Mağdur ve failin arasında geçmişten gelen bir husumetin varlığı ise hâkimin kafasında mağdurun faile zarar vermek maksatlı hareket ettiği düşüncesini oluşturabilir. Ancak bu açıklamalar mutlak olmayıp her dosya kapsamında değişebileceği gibi dosyaya giren bilgi, belge ve delillere de bağlıdır.
  • Mağdurun beyanlarının dosya kapsamında mevcut delillerle uyumlu oluşu suçun işlendiğine kanaat getirilmesine yardımcı olacaktır. Dosyaya girmiş bulunan tanık beyanları, bilirkişi raporları ve kimi zaman kamera ve ses kayıtları mağdurun beyanları ile uyumlu ise cinsel suçun ispatı kolaylaşacaktır.
  • Mağdurun hayatın olağan akışına aykırı düşecek şekilde olay örgüsü kurması ve bu beyanlar üzerinden fail hakkında cezaya hükmedilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mağdurun beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olmaması gerekmektedir.
  • Mağdurun şikayet veya ihbarı makul bir süreden daha geç yapması mağdurun rızası konusunda şüpheye yol açacağından fail lehine sonuç doğuracaktır. Bu bakımdan cinsel suçlardan dolayı mağdur olan kişinin geç kalmaksızın yetkili mercilere ihbar ve şikayette bulunması gerekmektedir.
  • Mağdur beyanlarının hüküm kurulurken esas alınması için mağdurun güvenilirliği de büyük önem arz etmektedir. Mağdurun tutarlı beyanlarda bulunması, geçmişinde bu konuda bir güvensizliğe neden olacak başka bir vakıaya karışmamış olması bu anlamda önem taşımaktadır. Örneğin daha öncesinde iftira suçundan dolayı hakkında hüküm verilmiş bir mağdurun beyanları, dosya kapsamında başka bir delil yoksa, esas alınmayacaktır.
Cinsel suçların ispatında mağdur ve tanık beyanlarını destekler nitelikte birtakım bilirkişi raporlarına da ihtiyaç vardır:
  • Mağdurun bedeninden elde edilebilecek fiziksel deliller için mağdurun bedeni üzerinde beden muayenesi, genetik inceleme ve vücuttan örnek alınması yollarına başvurulabilir. Cinsel suç sonucu bu şekilde bir delilin elde edilmesi suçun sübutunu kolaylaştıracak en büyük delildir. Cinsel dokunulmazlığın ihlali ile birlikte fiziksel şiddet bulgularının tespit edilmesi de önemlidir. Ancak tüm cinsel suçlar mağdurun bedeninde bir delil bırakmayabilir. Bu hallerde farklı bilirkişi raporlarına başvurulması gerekecektir.
  • Mağdur ve fail hakkında düzenlenecek sosyal inceleme raporu ile mağdur ve failin kişisel durumları, işleri, ekonomik, öğrenim, sağlık ve sabıka durumları, aile ve sosyal yaşantıları hakkında bilgi sahibi olunacaktır. Bu rapor hâkimde suçun sübutuna ilişkin bir kanaat oluşmasını sağlamaktadır.
  • Bunların yanı sıra mağdurun psikolojisinin değerlendirildiği bir rapor hazırlanması da mağdurun bu olayı yaşayıp yaşamadığı, yaşadıysa bundan nasıl etkilendiği konusunda fikir sahibi olunmasını sağlar. Özellikle çocuğun cinsel istismarı suçunun konu olduğu yargılamalarda çocuğun bir psikolog tarafından dinlenmesi ve görüşmeye alınması olayın sübutu konusunda kanaat oluşumunda oldukça etkili olacaktır.
  • Adli tıp cinsel suçlar bakımından çok önemlidir. Adli Tıp Kurumu’nun hazırlayacağı rapor en önemli maddi delillerdendir. Adli tıp, cinsel suçlar bakımından ihtisaslaşmış bölümünü vardır.

Bu şekilde delillerin bulunmaması veya çelişkilerin bulunması halinde cinsel istismarda veya cinsel saldırıda takipsizlik verebilir. Aynı şekilde kovuşturma sonunda beraat kararı çıkabilir. Cinsel istismardan beraat edenler üstte sayılan hususlar üzerinden savunma yaptıkları unutulmamalıdır. Bu nedenle ceza avukatı ile çalışmanız önerilir.

Cinsel suçların ispatı diğer suçlara göre daha zordur. Zira suç genelde 2 kişi arasında geçen ve tanığı olmayan bir durumda gerçekleşir.

Başa dön tuşu