Ceza Muhakemesi Kanunu 26. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 26. Madde (CMK)

ceza muhakemesi kanunu 26 madde

Ceza Muhakemesi Kanunu 26. Madde

Ret İsteminin Usulü

  1. Hakimin reddi, mensup olduğu mahkemeye verilecek dilekçeyle veya bu hususta zabıt katibine bir tutanak düzenlenmesi için başvurulması suretiyle yapılır.
  2. Ret isteminde bulunan, öğrendiği ret sebeplerinin tümünü bir defada açıklamak ve süresi içinde olguları ile birlikte ortaya koymakla yükümlüdür.
  3. Reddi istenen hakim, ret sebepleri hakkındaki görüşlerini yazılı olarak bildirir.

Ceza Muhakemesi Kanunu 26. Madde Gerekçesi

Ret isteminin nasıl yapılacağı ve hangi kurallara uyulacağına ilişkin maddenin birinci fıkrasında, mahkemeye dilekçe verme veya zabıt katibine konu ile ilgili sözlü başvuruda bulunma ve onun tutanak düzenlemesini sağlama olarak iki yol öngörülmüştür.

Maddenin ikinci fıkrasına göre, reddi isteyen taraf öğrendiği ret nedenlerinin tümünü, süresi içinde, inandırıcı biçimde ve bir defada açıklamak zorundadır. Böylece bir önceki maddedeki düzenlemeyle birlikte, hâkimin reddi istemleriyle duruşmaların sürüncemede kalmaması sağlanmak istenmiştir.

Her şeyin delil olabileceğini ilke olarak benimseyen ceza yargılamasında, hakimin reddi bakımından yeminin kanıt olmayacağının madde metnine ayrıca yazılmasına gerek görülmemiştir. Maddenin son fıkrasında ise, reddi istenen hâkimin ret nedenleri hakkındaki görüşlerini yazılı olarak bildireceği hükme bağlanmıştır.

  • İlgili Makale: 
  • 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Tam Metin: 

ceza muhakemesi kanunu 26 madde cmk
ceza muhakemesi kanunu 26 madde cmk

Ceza Muhakemesi Kanunu 26. Madde Ret İsteminin Usulü Emsal Kararlar

Yargıtay 16. Ceza Dairesi E: 2015/3 K: 2017/3

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 26. Madde
  • Ret İsteminin Usulü

Suç tanımında yer alan ve haksız kazanç sağlanmasını da kapsayan kişilere haksız menfaat sağlanmasının, kişilere hukuka aykırı olarak maddi ya da manevi yarar sağlanması olarak tanımlanıp uygulana geldiği de gözetildiğinde, kamu görevlisi olduklarında ve görevlerinin gereklerine aykırı davrandıklarında kuşku bulunmayan sanıkların, “FETÖ/PDY Terör Örgütüne Üye Olma, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevlerini Yapmasını Kısmen veya Tamamen Engellemeye Teşebbüs, Devletin Gizli Kalması Gereken Bilgileri Siyasal veya Askeri Casusluk Amacıyla Temin Etme ” suçlarının da bulunduğu çok sayıda suçla ilgili olarak İ… Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca yürütülmekte olan 586 klasörden oluşan 7 ayrı soruşturma dosyasında tutuklu bulunan 63 şüphelinin tahliyelerini teminen, söz konusu soruşturma evrakını incelemeden verdikleri hukuka aykırı kararlarla bu şüphelilere menfaat sağladıklarının kabulünde de zorunluluk bulunduğundan, hukuki dayanaktan yoksun, cezadan kurtulmayı amaçlayan savunmalarına itibar edilmeyerek sübut bulan müspet suçtan da cezalandırılmaları gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; sanıkların unsurları itibariyle oluşmayan cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek ve gizliliğin ihlali suçlarından ayrı ayrı beraatlarına, değerlendirme ve tartışması ilgili bölümlerinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere FETÖ /PDY silahlı terör örgütüne üye olmak ve bu örgütün faaliyeti kapsamında görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçlarından mahkûmiyetlerine karar vermek gerekmiştir.


Yargıtay Ceza Genel Kurulu E:2020/144, K:2021/537

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 26. Madde
  • Ret İsteminin Usulü

Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasında, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından yapılan yargılamanın 15.05.2019 tarihli duruşmasında yargılamayı yapan heyette bulunan üye hâkim tarafından gerçekleştirildiği belirtilen savunma hakkını kısıtlayıcı nitelikteki müdahaleler gerekçe gösterilerek Özel Daire Üyesi … hakkında sanık tarafından sunulan 21.05.2019 ve 24.06.2019 tarihli dilekçeler ile hâkimin reddi talebinde bulunulması üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesince 25.06.2019 tarihli duruşmada 5271 sayılı Kanun’un 31. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca hâkimin reddi talebinin geri çevrilmesine karar verildiği, sanık tarafından 18.07.2019 tarihli dilekçe ile anılan karara itiraz edildiği, Yargıtay 9. Ceza Dairesince 24.07.2019 tarihli ek karar ile söz konusu itiraza ilişkin olarak itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden “kararda düzeltilme yapılmasına yer olmadığına” karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 31/3 ve 268. maddeleri gereğince dosyanın itiraz mercisi olan Yargıtay 10. Ceza Dairesine gönderildiği, Yargıtay 10. Ceza Dairesince hâkimin reddi talebinin geri çevrilmesine ilişkin kararda herhangi bir isabetsizlik ile usul ve yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle sanığın yerinde görülmeyen itirazının reddine ve dosyanın Dairesine iadesine karar verildiği, Yargıtay 9. Ceza Dairesince yargılamaya devam olunarak 19.11.2019 tarihinde nihai hükmün kurulduğu ve sanığın gerekçeli temyiz istemlerinde hakimin reddi talepleri hakkında verilen kararların hukuka aykırı olduğunu ve bu kararları da temyiz ettiğini belirttiği olayda;

Sanığın 15.05.2019 tarihli oturumda gerçekleşen savunma hakkını kısıtlar nitelikte olduğunu beyan ettiği hususları anlattığı süresi içerisinde sunduğu dilekçelerinde ret sebeplerinin tümünü bir defada açıklamak ve olguları ile birlikte ortaya koymak suretiyle usulüne uygun olarak hâkimin reddi talebinde bulunması üzerine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca yargılamayı yapan 9. Ceza Dairesince reddi istenen hâkimin katılmadığı müzakere sonucu ret isteminin kabulüne ya da reddine karar verilmesinin sağlanması yerine anılan Kanun’un 31. maddesi gereğince reddi istenen hâkimin de bulunduğu heyet tarafından ret talebinin geri çevrilmesine karar verilmesi suretiyle reddi istenen hâkimin, vaki ret talebi hakkında bir karar verilinceye kadar yalnız gecikmesinde sakınca olan işlemleri yapabileceğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 29. maddesinin birinci fıkrasının açık hükmüne aykırı olarak yargılamaya devam olunarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yargıtay 9. Ceza Dairesi hükmünün diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir.


Yargıtay 4. Ceza Dairesi E:2019/3275, K:2019/11768

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 26. Madde
  • Ret İsteminin Usulü

Şüpheli … hakkında 30/09/2017 tarihli hakaret ve tehdit eylemleri nedeniyle TCK’nın 106/1-1. cümle ve 125/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca 03/07/2018 tarihli ve 2017/70121 soruşturma, 2018/16922 esas, 2018/13868 sayılı iddianamenin düzenlendiği, Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/07/2018 tarihli ve 2018/554 iddianame değerlendirme sayılı kararıyla iddianamenin iadesine karar verildiği, anılan karara Cumhuriyet savcısı tarafından hakimin reddi talebinde de bulunmak suretiyle itiraz edildiği, mahkemesince itiraz yerinde görülmeyerek değerlendirilmek üzere merciine gönderildiği, Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/07/2018 tarihli ve 2018/633 Değişik İş sayılı kararıyla öncelikle Mahkemesince hâkimin reddi hususunda değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, bunun üzerine Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2018 tarihli yazısıyla reddi hakim talebinin reddi kanaati bildirilerek dosyanın nöbetçi ağır ceza mahkemesine gönderildiği, mercii Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/09/2018 tarihli ve 2018/790 Değişik İş sayılı kararıyla iddianamenin iadesi kararına itirazın kabulüne ve hakimin reddi talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;

Hâkimin davaya bakamayacağı hâllerde reddi istenebileceği gibi, tarafsızlığını şüpheye düşürecek diğer sebeplerden dolayı da reddi istenebilir. Cumhuriyet savcısı; şüpheli, sanık veya bunların müdafi; katılan veya vekili, hâkimin reddi isteminde bulunabilirler. Ret isteminde bulunan, öğrendiği ret sebeplerinin tümünü bir defada açıklamak ve süresi içinde olguları ile birlikte ortaya koymakla yükümlüdür. CMK’nın 26/3. maddesi uyarınca reddi istenen hâkim, ret sebepleri hakkındaki görüşlerini yazılı olarak bildirecektir. Hâkimin reddi istemi CMK’nın 27. maddesinde belirtilen merciler tarafından değerlendirilip karara bağlanacaktır. İnceleme sonucunda verilecek olan ret isteminin kabulüne ilişkin kararlar kesin olmakla beraber, kabul edilmemesine ilişkin kararlara karşı ise itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz üzerine verilen ret kararı da hükümle birlikte incelenir. Bu açıklamalar karşısında, Cumhuriyet savcısının hakimin reddi talebinde bulunması üzerine Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2018 tarihli yazısıyla reddi hakim talebinin reddi kanaati bildirilerek dosyanın gönderildiği Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından inceleme yapılarak, sadece hâkimin reddi hususunda karar verilmesi gerekirken, iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin de karar verilmesine dair mercii Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/09/2018 tarihli ve 2018/790 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır.

Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, mercii Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/09/2018 tarihli ve 2018/790 Değişik İş sayılı kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulmasına, bozma nedenine göre sonraki işlemlerin, CMK’nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde merci mahkemesince yerine getirilmesine, 25/06/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


Yargıtay 18. Ceza Dairesi E:2018/4609, K:2019/581

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 26. Madde
  • Ret İsteminin Usulü

Kanunun “Ret isteminin usulü” kenar başlıklı 26. maddesi; “(1) Hâkimin reddi, mensup olduğu mahkemeye verilecek dilekçeyle veya bu hususta zabıt kâtibine bir tutanak düzenlenmesi için başvurulması suretiyle yapılır.

(2) Ret isteminde bulunan, öğrendiği ret sebeplerinin tümünü bir defada açıklamak ve süresi içinde olguları ile birlikte ortaya koymakla yükümlüdür.

(3) Reddi istenen hâkim, ret sebepleri hakkındaki görüşlerini yazılı olarak bildirir.” Kanunun “Ret isteminin geri çevrilmesi” kenar başlıklı 31. maddesi ise; “(1) Mahkeme, kovuşturma evresinde ileri sürülen hâkimin reddi istemini aşağıdaki durumlarda geri çevirir:

a) Ret istemi süresinde yapılmamışsa.

b) Ret sebebi ve delili gösterilmemişse.

c) Ret isteminin duruşmayı uzatmak amacı ile yapıldığı açıkça anlaşılıyorsa.

(2) Bu hâllerde ret istemi, toplu mahkemelerde reddedilen hâkimin müzakereye katılmasıyla, tek hâkimli mahkemelerde de reddedilen hâkimin kendisi tarafından geri çevrilir.

(3) Bu konudaki kararlara karşı itiraz yoluna başvurulabilir.” şeklinde düzenlemeler içermektedir.

Somut olayda; sanığın yargılandığı Aydın 1.Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin üyesi hakim …’in, yargılamaya konu olayın mağduru …’ın vekili Av. …’in dördüncü dereceden akrabası olduğu, bu hususun istinaf incelemesi sırasında sanık tarafından belirtildiği, mağdur vekili Av….’in ise istinaf yargılaması aşamasında sanığın iddiasını doğruladığı, ancak bu durumun, hakimin tarafsızlığını şüpheye düşürecek hallerden olup olmadığına dair dosya kapsamında somut bir olguya rastlanılmadığı, sanık tarafından hakimin tarafsızlığını şüpheye düşürecek bir olgunun ortaya konması halinde CMK’nın 311. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilebileceği değerlendirildiğinden kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir.


Ceza Muhakemesi Kanunu 26. Madde Hakkında Emsal Karar Aramak İçin: https://karararama.yargitay.gov.tr/ 

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık