Ceza Muhakemesi Kanunu 165. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 165. Madde (CMK)

ceza muhakemesi kanunu 165 madde

Ceza Muhakemesi Kanunu 165. Madde

Diğer Kolluk Birimlerinin Adli Kolluk Görevi

  1. Gerektiğinde veya Cumhuriyet savcısının talebi halinde, diğer kolluk birimleri de adlî kolluk görevini yerine getirmekle yükümlüdür. Bu durumda, kolluk görevlileri hakkında, adli görevleri dolayısıyla bu Kanun hükümleri uygulanır.

Ceza Muhakemesi Kanunu 165. Madde Gerekçesi

Gerektiğinde veya Cumhuriyet savcısının talebi halinde, diğer kolluk birimleri de adli kolluk görevini yerine getirmekle yükümlüdür. Bu durumda, kolluk görevlileri hakkında, adlî görevleri dolayısıyla bu Kanun hükümleri uygulanır.

  • İlgili Makale: 
  • 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Tam Metin: 
ceza muhakemesi kanunu 165 madde cmk
ceza muhakemesi kanunu 165 madde cmk

Ceza Muhakemesi Kanunu 165. Madde Diğer Kolluk Birimlerinin Adli Kolluk Görevi Emsal Kararlar

Yargıtay 19. Ceza Dairesi E:2018/4583, K:2018/11546

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 165. Madde
  • Diğer Kolluk Birimlerinin Adli Kolluk Görevi

6831 sayılı Orman Kanunu’na muhalefet suçundan dolayı Orman Genel Müdürlüğü Kastamonu Orman İşletme Bölge Müdürlüğünün 26/04/2018 tarihli ve 235602-225.99-E.896152 sayılı yazısı ile belirtilen yerlerde belirli saatlerde önleme araması yapılması talebinin reddine dair Kastamonu Sulh Ceza Hâkimliğinin 27/04/2018 tarihli ve 2018/1077 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İnebolu Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/05/2018 tarihli ve 2018/479 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 03/07/2018 gün ve 2018 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/07/2018 gün ve KYB. 2018/59427 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.

Kastamonu Sulh Ceza Hâkimliğinin 27/04/2018 tarihli kararı ile Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 4. maddesi ile kolluk deyiminden jandarma, polis, sahil güvenlik ve gümrük muhafaza görevlilerinin ifade edildiği, dolayısıyla da orman işletme müdürlüğünün önleme araması talep etme ve uygulama yetkisi olmadığından bahisle talebin reddine karar verilmiş ise de;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Arama kararı” başlıklı 119/1. maddesinin; ” Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak, konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir. “ve anılan Kanun’un “Diğer kolluk birimlerinin adlî kolluk görevi” başlıklı 165. Maddesinin; ” Gerektiğinde veya Cumhuriyet savcısının talebi halinde, diğer kolluk birimleri de adlî kolluk görevini yerine getirmekle yükümlüdür. Bu durumda, kolluk görevlileri hakkında, adlî görevleri dolayısıyla bu Kanun hükümleri uygulanır.”;

Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin; ….”Kolluk: Jandarma, polis, sahil güvenlik ve gümrük muhafaza görevlilerini, Kolluk âmiri: Konuyla ilgili yetkili ve görevli olan kolluk biriminin âmirini… ifade eder.”; “Önleme araması ve kapsamı” başlıklı 19. maddesinin; ” Önleme araması; a) Millî güvenlik ve kamu düzeninin, genel sağlık ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması, b) Suç işlenmesinin önlenmesi, c) Taşınması veya bulundurulması yasak olan her türlü silâh, patlayıcı madde veya eşyanın tespiti amacıyla, hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mülkî âmirin yazılı emriyle ikinci fıkrada belirtilen yerlerde, kişilerin üstlerinde, aracında, özel kâğıtlarında ve eşyasında yapılan arama işlemidir. Önleme araması aşağıdaki yerlerde yapılabilir:

a) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamına giren toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapıldığı yerde veya yakın çevresinde,

b) Özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya sendikaların genel kurul toplantılarının yapıldığı yerin yakın çevresinde,

c) Halkın topluca bulunduğu veya toplanabileceği yerlerde,

d) Öğretim ve eğitim özgürlüğünün sağlanması için her derecede öğretim ve eğitim kurumlarının ve üniversite binaları ve ekleri içerisinde, kurumun imkânlarıyla önlenmesi mümkün görülmeyen olayların çıkması olasılığı karşısında rektör, acele hâllerde de dekan veya bağlı kuruluş yetkililerinin kolluktan yardım istemeleri hâlinde, girilecek üniversite, bağımsız fakülte veya bağlı kurumların içerisinde, bunların yakın çevreleri ile giriş ve çıkış yerlerinde,

e) Umumî veya umuma açık yerlerde veya öğrenci yurtlarında veya eklentilerinde,

f) Yerleşim yerlerinin giriş ve çıkışlarında,

g) Her türlü toplu taşıma veya seyreden taşıt araçlarında,

h) (Değişik ibare: 29/04/2016 – 29698 S.R.G. Yön./6. md.) 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda öngörülen suçların işlenmesinin önlenmesi amacıyla, ticarethane, işyeri, eğlence ve benzeri yerler ile eklentilerinde,

i) (Değişik bent: 29/04/2016 – 29698 S.R.G. Yön./6. md.) 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun 12. maddesi kapsamında spor müsabakası öncesinde, esnasında ve sonrasında spor alanının çevresinde ve müsabakanın yapılacağı yer gidiş ve geliş güzergâhında,

j) 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 20. maddesi kapsamında, derneklerde veya eklentilerinde.

Konutta, yerleşim yerinde ve kamuya açık olmayan özel işyerlerinde ve eklentilerinde önleme araması yapılamaz.” ve “Önleme araması kararı ” başlıklı 20/1-2. maddesinin de; “Yönetmeliğin 8. maddesi, 9. maddesinin birinci fıkrası ve 25. maddesi hükümleri saklı kalmak üzere, önleme aramalarında işlemin yapılacağı kanunda belirtilen umumî ve umuma açık yerlerde makul sebeplerin oluştuğunu ve millî güvenlik ve kamu düzeninin, genel sağlık ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, taşınması veya bulundurulması yasak olan her türlü silâh, patlayıcı madde veya eşyanın tespiti amacının ortaya çıktığını ve tehlikenin oluştuğunu gösteren belirlemeler, kolluk tarafından önceden tespit edilir ve aramanın yapılması önerilen yer ve zaman ile birlikte o yer mülkî âmirine, gerekçeleri ile birlikte yazılı olarak iletilir. Yetkili merci, kolluğun talebini uygun bulursa, hâkimden arama kararı talep eder; ancak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yazılı arama emri verir. “;

6831 sayılı Orman Kanunu’nun 88. maddesinin; ” Bu Kanunda tanımlanan suçlardan dolayı arama, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre yapılır. Ancak, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 119 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hâllerde arama, orman şefinin yazılı emri ile yapılır.” ve 77. maddesinin de ; “Orman memurları, bu Kanunda tanımlanan suçların işlenmesinin önlenmesi veya işlenen suçlarla ilgili olarak başlatılan soruşturmadaki görevleri kapsamında kolluk görevlisi sıfatını taşırlar. Orman teşkilatında her sınıf, derece ve vazifede çalışan memurlardan, Çevre ve Orman Bakanlığınca ve Orman Genel Müdürlüğünce lüzum görülecek olanlar, Bakanlar Kurulunca seçilecek silahla teçhiz olunurlar. Bu silahlar memurlara orman idaresince demirbaş olarak verilir. Ayrıca, kolluk görevi yapan orman memurları idarece verilecek özel kıyafetle donatılır. Devlet ormanlarından gayrı ormanlarda çalışan orman bekçilerine de umumi hükümler dairesinde silah taşıma izni verilebilir.” şeklinde olduğu;

Orman Genel Müdürlüğü Kastamonu Orman İşletme Bölge Müdürlüğünün 26/04/2018 tarihli ve 235602-225.99-E.896152 sayılı yazısı ile belirtilen tarihler ve saatlerde A1-A2 mevkii, Kastamonu-A2 mevkii, A3-A4 Türbe mevkii, A5-Kastamonu İstanbul Yolu A6 Kavşağı ve Bostan-A4 Türbe mevkiilerinde önleme araması yapılmasının talep edildiği; yukarıda belirtildiği üzere, önleme aramasının hangi durumlarda talep edilebileceğinin ve koşullarının ne olduğunun yönetmelik kapsamında tespit edilmesi gerektiği konusunda bir şüphe bulunmadığı, her ne kadar Kastamonu Sulh Ceza Hâkimliğince orman işletme müdürlüğünün önleme araması talep etme ve uygulama yetkisi olmadığından bahisle talebin reddine karar verilmiş ise de yukarıda değinildiği üzere 6831 sayılı Kanun’un 77. maddesinde, orman memurlarının bahse konu Kanun’da tanımlanan suçların işlenmesinin önlenmesi veya işlenen suçlarla ilgili olarak soruşturmadaki görevleri kapsamında kolluk görevlisi oldukları, aksi durumun kabulü halinde normlar hiyerarşisinde yönetmelik hükmüne göre üst norm olan Kanun maddesinin uygulanmaması sonucunu doğuracağı ve öncelikli olarak Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinin anlaşılması karşısında, orman işletme müdürlüğünde görevli amir ve memurların önleme araması talep etme hakkının bulunduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;

Anayasa’nın 169. maddesinde ormanların korunmasına yönelik olarak; “Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez.” ve Anayasa’nın arama ile ilgili olarak 21. maddesinde “Kimsenin konutuna dokunulamaz. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar. ” şeklindeki düzenlemeler, mevcut bulunduğu diğer yönden Ülkemizin milli serveti olan ormanlarımızın çok geniş bir alana yayılmış olması, bu alanı korumak ve orman suçlarının önlenmesi ile yetkili ve görevli olan orman muhafaza memurlarının sayısı nazara alındığında bu alanları korumanın ne denli güçlükler arz ettiği kuşkusuzdur.

5271 sayılı CMK’nın “diğer kolluk birimlerinin adlî kolluk görevi” başlıklı 165. maddesinde ” Gerektiğinde veya Cumhuriyet savcısının talebi halinde, diğer kolluk birimleri de adlî kolluk görevini yerine getirmekle yükümlüdür. Bu durumda, kolluk görevlileri hakkında, adlî görevleri dolayısıyla bu Kanun hükümleri uygulanır.”

5271 sayılı CMK’nın “Arama kararı” başlıklı 119. maddesinde “Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak, konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir.”

6831 sayılı Orman Kanunu’nun 77. maddesinde “Orman memurları, bu Kanunda tanımlanan suçların işlenmesinin önlenmesi veya işlenen suçlarla ilgili olarak başlatılan soruşturmadaki görevleri kapsamında kolluk görevlisi sıfatını taşırlar. “

6831 sayılı Orman Kanunu’nun 88. maddesinde; ” Bu Kanunda tanımlanan suçlardan dolayı arama, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre yapılır. Ancak, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 119 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hâllerde arama, orman şefinin yazılı emri ile yapılır.” şeklindeki düzenlemeler karşısında;

Orman muhafaza memurlarının 6831 sayılı Kanun’un 77. maddesinde Orman Kanunu’nda tanımlanan suçların işlenmesinin önlenmesi veya işlenen suçlarla ilgili olarak başlatılan soruşturmadaki görevleri kapsamında 5237 sayılı CMK’nın 165. maddesinde tanımı yapılmış olan diğer kolluk görevlisi sıfatını taşımaları ve Kanun’un 88. maddesinde de Orman Kanunu’nda tanımlanan suçlardan dolayı aramanın, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre yapılacağı ancak Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 119 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise aramanın, orman şefinin yazılı emri ile yapılacağının düzenlemiş olması karşısında orman memurlarının orman alanlarını koruma ve orman suçlarının önlenmesi ile yetkili ve görevli olmaları nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında kolluk görevlisi sıfatı taşımaları nedeniyle adli ve önleme araması talep edebilecekleri ve arama yapabileceklerinin öngörülmüş olması karşısında;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, İnebolu Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/05/2018 tarihli ve 2018/479 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309/4. maddesi uyarınca bozulmasına müteakip işlemlerin mahkemesince yapılmasına, 08/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


Ceza Muhakemesi Kanunu 165. Madde Hakkında Emsal Karar Aramak İçin: https://karararama.yargitay.gov.tr/

X