Ayrı yatmak boşanma sebebi mi sorusu tarafımıza çok sorulmaktadır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasının birçok nedeni olabilir. Bu nedenlerden biride eşlerin ayrı yatmalarıdır. Ancak ayrı yatmanın bir boşanma sebebi olabilmesi için hastalık dışındaki gerekçelere dayanması gerekmektedir. Hastalık yani zorunluluk sebebiyle eşlerin yataklarını ayırması bir boşanma sebebi olarak ileri sürülememektedir. Boşanma sebebi olarak ileri sürülebilmesi için ayrı yatmanın gerekçesi eşlerin birbirine karşı isteksiz davranması olmalıdır.
Türk Medeni Kanunu’muzun 166.maddesinde genel boşanma sebeplerine yer verilmiştir. İlgili maddeye göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Hastalık dışındaki gerekçelerle ayrı yatmak hususu da evlilik birliğini temelinden sarsan davranışlardan biridir. Bu makalemizde “Ayrı yatmak boşanma sebebi mi?” sorusunun cevabınız sizlere vereceğiz.
Kanuna Göre Ayrı Yatmak Boşanma Sebebi Mi?
Ayrı yatmak, tek başına her zaman boşanma sebebi sayılmamaktadır. Ancak evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olacak biçimde sürekli ve kasıtlı hale gelirse, boşanma gerekçesi olabilir. Eşlerden birinin uzun süreli olarak diğer eşten uzak durması, cinsel ilişkiyi reddetmesi ya da bu durumu bir cezalandırma aracı olarak kullanması, evlilik yükümlülüklerinin ihlali sayılmaktadır. Nitekim Yargı içtihatları ve Yargıtay kararları incelendiğinde de mahkemelerin somut olaya göre değerlendirme yaptıkları göze çarpmaktadır.
Bu konuda Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2018/9794 K. ve 2016/23990 E. numaralı kararı şu şekildedir;
“…Türk Medeni Kanunun 174/2 maddesi; boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Mahkemece de kabul edildiği üzere “davalı erkeğin cinsel yükümlülüklerini yerine getirmeyerek davacıyla ayrı yattığı anlaşılmaktadır. Davalı erkeğin gerçekleşen bu kusurlu davranışı davacı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder. Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi davacı kadın yararına oluşmuştur. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, TBK m. 50, 51) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu yönün dikkate alınmaması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiyor…”
Sonuç olarak ayrı yatmak, Türk Medeni Kanunu’nda doğrudan bir boşanma sebebi olarak belirtilmemiştir. Ancak, bu durum evlilik birliğinin temel yükümlülüklerinden olan “birlikte yaşama” ilkesine aykırı düşebilir ve evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davasına dayanak oluşturabilir. Medeni Kanun’un 166. maddesi, “evlilik birliğinin sarsılması” durumunda boşanma davası açılabileceğini belirtir. Bu maddeye göre, ortak yaşam, eşler için çekilmez hale gelmişse ve evlilik birliği, eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa, eşlerden her biri boşanma davası açma hakkına sahiptir . Dolayısıyla, ayrı yatmak, evlilik birliğinin sarsıldığını kanıtlayan bir olgu olarak değerlendirilebilir.