0 (312) 911 9553
·
[email protected]
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
Danışmanlık

Askeri Ceza Kanunu 54-55-56. Madde

11askeri ceza kanunu 54 madde

Askeri Ceza Kanunu 54. Madde

Vatan Aleyhindeki Cürümler

Vatan aleyhinde bir cürüm yapan askeri şahıslar hakkında Türk Ceza Kanunun 125.’den 145. maddeye kadar olan maddeleri hükümleri tatbik olunur.

Askeri Ceza Kanunu 54. Madde Açıklaması

Bu maddeyle 765 sayılı TCK’nın 125’inci ila 145’inci maddelerine atıf yapılmıştır. Bu yollama, 5252 sayılı Kanunun 3.maddesinin 1.fıkrası uyarınca 5237 sayılı TCK’da bu hükümleri karşılığını oluşturan maddelere yapılmış sayılır.

Maddede, vatan aleyhinde suç işleyen asker kişilerin TCK hükümlerine göre cezalandırılacakları belirtilmek suretiyle, söz konusu Kanuna atıf yapılan suçlar, askeri suç haline getirilmiştir.

AsCK’nın Üçüncü bap birinci fasıl “Hıyanet” başlığını taşımaktadır. Hıyanet, vatan içten bağlılığın karşıtıdır. Hıyanet etmek “sadakat” yükümlülüğüne aykırı hareket etmek, bu yükümlülüğü ihlal etmektir. Hıyanet suçlarının konusunu, asker kişinin devletine ve milletine karşı olan sadakatsizlik fiilleri oluşturur.

Askeri Ceza Kanunu 54. Madde Vatan Aleyhindeki Cürümler Emsal Kararlar

Askeri Yargıtay 1.Daire:31.10.2013-1184/1170

  • Askeri Ceza Kanunu 54. Madde
  • Vatan Aleyhindeki Cürümler

5237 sayılı TCK’nın 334/1’inci maddesinde düzenlenen “Yasaklanan bilgileri temin etmek” suçu, TCK’da düzenlenen “Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” suçlarındandır.


askeri ceza kanunu 55
askeri ceza kanunu 55

Askeri Ceza Kanunu 55. Madde

Harp Hıyaneti

  1. Seferberlikte veyahut Türkiye Cumhuriyetini tehdit eden yakın bir harp tehlikesi mevcut olduğunu gösteren fevkalade zamanlarda Türk Ceza Kanununun 129 uncu maddesinin birinci fıkrasında yazılı cürümleri işleyenler veya işlemeye teşebbüs edenler (Harp hıyaneti) cürmünden dolayı ölüm cezası ile cezalandırılırlar.
  2. Az vahim hallerde ölüm cezası yerine müebbet veyahut on beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezası verilebilir. Maksat hasıl olursa her halde ölüm cezası verilir.

Askeri Ceza Kanunu 55. Madde Açıklaması

Madde, 765 sayılı kanunun 129. maddesinin birinci fıkrasına atıf yapmak suretiyle, bu eylemin asker kişiler tarafından işlenmesini askeri suç haline getirmiştir.

Bu suç 5237 sayılı Kanunun 307.maddesinin 4. ve devam fıkralarında düzenlenmiş bulunmaktadır. Dolayısıyla bu maddeyle 765 sayılı Kanunun 129.maddesine yapılan yollama 5252 sayılı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca 5237 sayılı TCK’nın 307.maddesinin 4 ila 7. fıkralarına yapılmış sayılır.

Maddenin 1 . fıkrasındaki “ölüm” cezası Askeri Ceza Kanunu m.1/1 ve TCK M.45 ve 46 hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle “ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası” olarak;

Maddenin 2.  fıkrasında geçen “müebbet veyahut on beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis” ibaresi, aynı nedenle “müebbet veyahut on beş seneden aşağı olmamak üzere hapis” şeklinde;

İkinci fıkranın son cümlesindeki “ölüm” cezası ise “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezası olarak okunmalıdır. İkinci fıkradaki hapis cezasının üst sınırı yirmi dört yıldır.

Harp hıyaneti, bir savaş sırasında veya yakın bir savaş tehlikesinin varlığı halinde, devletin askeri kuvvetlerine yönelik zarar verici fiil ve hareketlerdir. Suç, somut tehlike suçudur. Bu husus suçun teşebbüs derecesinde kalmasının tamamlanmış gibi cezalandırılmış olmasından anlaşılmaktadır. Bu yönüyle de aynı zamanda bir kalkışma suçudur.

TCK’nın 307.maddesinin 5.fıkrasında, söz konusu suçun, nitelikli haline yer verilmiştir. Bu fıkra, “Dördüncü fıkrada tanımlanan fiil sonucunda, düşman askeri hareketleri fiilen kolaylaşmış veya Türk Devletinin askeri hareketleri zarar görmüş ise faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.” şeklindedir. Yani suçun nitelikli şeklinin oluşması için, ya düşman askeri hareketleri fiilen kolaylaşmış olmalı veya Türk Devletinin askeri hareketleri zarar görmüş olmalıdır. Bu itibarla suçun şeklinin netice suçu olduğu söylenebilir.


askeri ceza kanunu 56
askeri ceza kanunu 56

Askeri Ceza Kanunu 56. Madde

Milli Müdafaaya Hıyanet

(Değişik: 8/6/1959 – 7331/1 md.)

(1) Bu maddede gösterilen fiilleri işleyenler ve bunlara teşebbüs edenler (Milli Müdafaaya hıyanet) cürmünden dolayı aşağıda yazılı cezalarla cezalandırılırlar.

A) Türk Ceza Kanununun 133. maddesinde ve 136. maddesinin siyasi ve askeri casusluğa dair 3. fıkrasında yazılı cürümleri işleyenlere Türk Ceza Kanununa göre ceza verilir. Bu cürümleri seferberlikte veyahut Türkiye Cumhuriyetini tehdit eden yakın bir harp tehlikesi mevcut olduğunu gösteren fevkalade zamanlarda işleyenler veya işlemeye teşebbüs edenler, 136. maddenin son fıkrasında suçlunun taksirine müstenit olarak yazılı olan haller hariç olmak üzere, ölüm cezasıyla cezalandırılır.

B) Doğru olması halinde askeri veya siyasi bir sır teşkil edecek olan evrak ve vesaiki ve sair maddeleri Milli Müdafaaya hıyanet maksadıyla sahte olarak vücuda getiren veya bu suretle vücuda getirilmiş olduğunu bildiği halde bunları aynı maksatla bir başkasına bildiren veya tevdi edenler hakkında on beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezası verilir. Fiil seferberlikte veyahut Türkiye Cumhuriyetini tehdit eden yakın bir harp tehlikesi mevcut olduğunu gösteren fevkalade zamanlarda işlenmiş ise failleri ölüm cezası ile cezalandırılırlar.

C) (A) ve (B) bentlerinde yazılı cürümlerden birini veya bazılarını işlemek üzere iki veya daha ziyade kimseler aralarında ittifak ederlerse bunlardan her biri sekiz seneden on beş seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır. Fiil seferberlikte veyahut Türkiye Cumhuriyetini tehdit eden yakın bir harp tehlikesi mevcut olduğunu gösteren fevkalade zamanlarda işlenmiş ise failleri müebbet ağır hapis cezası ile cezalandırılırlar.

D) (A) ve (B) bentlerinde yazılı hıyanet cürümlerini işlemeyi bir kimseden talep veya bu cürümleri işlemek için hizmetini arz veyahut böyle bir talebi veya arzı kabul edenler hakkında da bu bentlerde yazılı cezalar aynen verilir. Eğer böyle bir talep veya arz veya kabul yazılı şekilde vuku bulmuşsa, bu yazının fail tarafından mücerret gönderilmiş olmasıyla cürüm tamam olur.

E) (A) ve (B) bentlerinde yazılı cürümlerden birini veya bazılarını işlemek üzere bir teşekkül kuranlar, tanzim ve sevk ve idare edenler üç seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis veya böyle bir teşekküle yalnız iştirak edenler bir seneden üç seneye kadar ağır hapis cezasıyla cezalandırılırlar. Fiil seferberlikte veyahut Türkiye Cumhuriyetini tehdit eden yakın bir harp tehlikesi mevcut olduğunu gösteren fevkalade zamanlarda işlenmiş ise teşekkülü kuranlar, tanzim ve sevk ve idare edenler ölüm ve böyle bir teşekküle iştirak edenler müebbet veya on beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasıyla cezalandırılırlar.

F) C, D, E bentlerinde yazılı hallerde her hangi bir suretle olursa olsun cürmün işlenmesine mani olan suç ortağı cezadan kurtulur.

G) Türk Ceza Kanununun 127. maddesinin 3. fıkrasında yazılı olan milli menfaatler aleyhine yabancıdan menfaat veyahut kabul eden vatandaşla bu maksatla para veren veya menfaat temin veya vadeden yabancılar bu fıkra hükümlerine göre cezalandırılırlar. Fiil seferberlikte veyahut Türkiye Cumhuriyetini tehdit eden yakın bir harp tehlikesini mevcut olduğunu gösteren fevkalade zamanlarda işlenmiş ise, failleri ölüm cezasıyla cezalandırılır. Eğer para veya menfaat, yazılı bir beyan ile talep veya kabul ve taahhüt edilmiş ise, fail tarafından bu beyanın mücerret gönderilmiş olması ile fiil tamam olur.

Bu bentte yazılı cürümler ancak Milli Müdafaa Vekilinin talebi üzerine takip olunur. Talebin geri alınması caizdir.

(2) Az vahim hallerde bu maddede yazılı ölüm cezaları yerine müebbet ağır hapis veya on beş seneden aşağı olmamak üzere muvakkat ağır hapis cezası verilir.

Askeri Ceza Kanunu 56. Madde Açıklaması

Maddenin 1.fıkrasının (A) bendiyle, 765 sayılı TCK’nın 133 ve 136. maddelerine atıf yapılmıştır. Bu yollamalar, 5252 sayılı Yürürlük Kanunu m.3/1 uyarınca, bu hükümlerin karşılığını oluşturan 5237 sayılı TCK’nın 328. , 336. ve 337. maddelerine yapılmış sayılır.

Maddenin 1.fıkrasının (G) bendi, 765 sayılı TCK’nın 127/3.maddesinde yazılı suçu, askeri suç haline getirmiştir. Söz konusu madde ile düzenlenen milli menfaatler aleyhine menfaat sağlama suçu ise, 5237 sayılı TCK’nın 305. maddesiyle düzenlemiştir.

Maddenin 1.fıkrasının (A), (B) ve (G) bentlerinde yazılı “ölüm”cezası “ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olarak, “müebbet ağır hapis” “müebbet hapis”, “ağır hapis” veya “muvakkat ağır hapis” ibareleri de “hapis” şeklinde okunmalıdır.

Bu madde, yukarıda belirtildiği üzere TCK’nın 328. 330., 336. ve 337. maddelerinde yazılı suçları yeniden ve askeri suç olarak düzenlemiştir. Birinci fıkranın (A) bendinin ilk cümlesi ile 765 sayılı Kanunun 133 ve 136/3. maddelerine yollama yapılmıştır. Siyasi ve askeri casusluk 5237 sayılı Kanunun 328. maddesinde düzenlendiğinden, bu yollama belirtilen maddeye yapılmış sayılır.

(B) bendi ile Milli Müdafaaya hıyanet maksadıyla sahte belge düzenlemek veya sahte olduğunu bildiği sır şekil eden bilgi veya belgeyi aynı maksatla bir başkasına bildirmek veya tevdi etmek fiileri askeri suç olarak yaptırıma bağlanmıştır. Sahte belge vücuda getirmek, sahte belge düzenlemek şeklinde, tevdi, başkasına verme olarak, anlaşılmalıdır.

Sahte gizli bilgiler üretmek ve bunları gerçekmiş gibi başkalarına bildirmek yabancı devletin düşmanlığını üzerine çekeceğinden tehlikeli ve zararlı sonuçlar doğurur. Bu nedenle söz konusu eylemler vatana hıyanet olarak kabul edilmiştir.

Bu bentte yazılı suçun, seferberlikte veya yakın bir harp tehlikesinin varlığı halinde işlenmiş olması nitelikli hal olarak kabul edilmiştir.

Söz konusu bentteki sahtecilik fiilleri, 5237 sayılı TCK’nın 3226’ncı maddesi ile düzenlemiştir. Ancak bu suçun asker kişiler tarafından işlenmesi hainde, fail doğrudan doğruya AsCK’nın 56/1-B maddesi uyarınca cezalandırılır. Suçun maddi unsuru bakımından yapılan sahtekarlığın aldatıcı nitelik taşıması herhalde aranacaktır. Diğer taraftan sahteciliğin hıyanet kastıyla yapılması manevi unsurun gerçekleşmesi bakımından şarttır.

(C) bendi, 1.fıkranın (A) ve (B) bentlerinde yazılı suçları işlemek üzere, iki veya daha ziyade kişinin aralarında anlaşmaları ayrı bir suç sayılmıştır. Böyle bir anlaşmanın seferberlik veya yakın bir savaş tehlikesinin varlığını gösteren olağanüstü durumlarda işlenmesi nitelikli hal kabul edilmiştir. Olağanüstü durum ibaresi ile savaş olasılığının yüksek olduğu ifade edilmek istemiş olup, hukuki anlamda olağanüstü hal ilan edilmiş olması kast edilmiş değildir.

(D) bendinde; (A) ve (B) bentlerinde yazılı hıyanet cürümlerini işlemeyi bir kimseden talep veya bu cürümleri işlemek için hizmetin arz veyahut böyle bir talebi veya arzı kabul etmek askeri suç sayılarak yaptırıma bağlanmıştır. Casusluğun bu bent kapsamında değerlendirilebilmesi için, belirli bir bilgi üzerine olmaması gerekir. Aksi halde (A) bendi kapsamına giren bir casusluk söz konusu olur.

(E) bendinde, (A) ve (B) bentlerinde yazılı cürümlerden birini veya bazılarını işlemek üzere bir örgüt kurmak, tanzim ve sevk ve idare etmek ve örgüte üye olmak askeri suç kabul edilmiştir.

Suçun seferberlikte veyahut yakın bir savaş tehlikesinin varlığını gösteren olağanüstü zamanlarda işlenmesi nitelikli hal sayılmıştır. Bu durumda faile verilecek sürekli hapis cezası, “on beş seneden yirmi dört yıla kadar hapis” şeklinde okunmalıdır.

Örgüt yöneticileri için bu bentte öngörülen “üç seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis” ibaresi, 5252 sayılı Kanunun 6/2-b maddesi uyarınca “üç yıldan beş yıla kadar hapis” şeklinde anlaşılmalıdır.

(F) bendinde (C), (D) ve (E) bentlerinde yazılı suçlar bakımından “suçun işlenmesine mani olmak” ilgili suç ortağı bakımından cezasızlık nedeni kabul edilmiştir. Bir başka ifadeyle bu bentte, söz konusu suçlara ilişkin özel bir gönüllü vazgeçme hükmüne yer verilmiştir. Suç ortaklarından biri suçun işlenmesine engel olduğu takdirde, cezadan kurtulur. Engel oma,, suçun işlenmesine bizzat engel olmayı ve suç işlemeden önce, fakat suçun işlenmesine engel olunması mümkün olan bir zamanda suçu yetkili makamlara bildirmeyi de kapsadığı şeklinde anlaşılmalıdır.

(G) bendi ile yukarıda söylediğimiz gibi 5237 sayılı Kanunun 305’inci maddesi ile düzenlenen “Temel milli yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlama” suçuna, unsurlarını ve yaptırımını kapsayacak şekilde yollama yapılmak suretiyle askeri suç haline getirilmiştir. Ancak suçun seferberlikte veya yakın savaş tehlikesini gösteren olağanüstü zamanlarda işlenmiş olması halinde, suça verilecek ceza. bu bendin ikinci paragrafına göre “ölüm” yani ağırlaştırılmış müebbet hapistir.

Bu bentte, “Eğer para veya menfaat, yazılı bir beyan ile talep veya kabul ve taahhüt edilmiş ise, fail tarafından bu beyanın mücerret gönderilmiş olması ile fiil tamam olur.” şeklinde bir hükme de yer verilmiştir. Burada, TCK m.305’ten farklı olarak, para veya menfaatin, yazılı bir beyan ile talep veya kabul ve taahhüt edilmiş olması suçun tamamlanması bakımından yeterli görülmüştür. Böylece, temel milli yararlara aykırı menfaat sağlama suçu, askeri suç olarak soyut bir tehlike suçudur.

Suçun seferberlikte veya yakın bir savaş tehlikesinin varlığını gösteren olağanüstü zamanlarda işlenmesi nitelikli hal sayılmıştır. Bu bentte yazılı cürümler ancak Milli Savunma Bakanının talebi üzerine takip olunur. Talebin geri alınması mümkündür. Maddenin 2.fıkrası, bu maddede yazılı suçların az vahim hallerde işlenmesini, veya suçun nitelik itibarıyla az vahim kabul edilmesi halinde, daha az ceza uygulanmasını öngörmektedir. “On beş seneden aşağı olmamak üzere muvakkat ağır hapis” ibaresi, on beş seneden yirmi dört seneye kadar hapis şeklinde okunmalıdır.


Askeri Kanunu 54. 55.  ve 56. Madde Hakkında Emsal Karar Aramak İçin: https://karararama.yargitay.gov.tr/

] }


Avatar
1990 yılında Kırıkkale’de doğan Umur Yıldırım, orta öğrenimini Bursa Polis Koleji’nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine Ankara Polis Akademisi’nde başlamış ve 2011 yılında ayrılmıştır. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlayarak başarı burs ile üç yılda dönem ikincisi olarak mezun olmuştur. Halen tam burslu olarak Çankaya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü-Kamu Hukuku Bölümünde yüksek lisansına devam etmekte olan Umur Yıldırım, Kadim Hukuk ve Danışmanlık Bürosu’nun kurucusudur.
Yorum Yazın