asalet tasdik nedir

Devlet Memurluğu kadrosuna ilk defa atanacak kişilere uygulanacak merkezi sınavı kazanarak temel, hazırlayıcı eğitim ve staja tabi tutulmak üzere her hangi bir kurum veya kuruluşa atananlara aday memur denir. Burada belirtilen temel ve hazırlayıcı eğitimler tüm memurlar için geçerlidir. Bu yüzden: Asalet Tasdik Nedir? Asaleti Tasdik Olmayan Memur Ne Yapmalı? Sorularının cevabı tüm memurlar için bilinmesi gereklidir. Polislik ve jandarma asalet tasdik işlemleri sırasında en sık sorun yaşanan kurumlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kurumlarda da diğerlerindeki gibi 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca asalet tasdik sürecine tabi tutulup aday memurluktan asil memurluğa geçiş yaşanmaktadır.

Aday memurluğa ilişkin düzenlemeler 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 54-57 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu maddeler kapsamında başarılı olan adaylar asli memurluğa atanır. Asalet tasdik aday memurluktan asli memurluğa kabul demektir.

Adaylığa Kabul Edilme

Madde 54

“Sınavlarda başarılı olanlardan Devlet memurluğuna girmek isteyenler başarı listesindeki sıraya ve 47. maddeye göre ilan edilen kadro sayısı kadar, kurumlarınca memur adayı olarak atanırlar. Aday olarak atanmış Devlet memurunun adaylık süresi bir yıldan az iki yıldan çok olamaz ve bu süre içinde aday memurun başka kurumlara nakli yapılamaz.”

Maddede, memuriyet sınavını kazananların aday memurluğa kabul edilmesi ve aday memurların adaylık süresi ve başka kurumlara naklen atama yapılıp yapılmayacağı hususu düzenlenmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında, memuriyet sınavlarında başarılı olanlardan devlet memurluğuna girmek isteyenlerin başarı listesindeki sıraya ve kurumlarca ilan edilen kadro sayısı kadar, kurumlarca memur adayı olarak atanacaklarını öngörmektedir.

Söz konusu madde kapsamında Kamu Personeli Seçme Sınavından (KPSS) başarılı olanlar, tercih kılavuzundan tercih ettiği kuruma aday memur olarak atanırlar. Burada geçirilerek 1 yıldan az 2 yıldan fazla olmayacak süre aday memurluk süresidir. Bu süre kurum amirinin takdirine bağlıdır. Fakat alt ve üst sınırları belirlenmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 54 üncü maddesinin 2 ikinci fıkrasında  yer alan Aday olarak atanmış Devlet memurunun adaylık süresi bir yıldan az iki yıldan çok olamaz. Asalet tasdiki göreve başladığı tarihten itibaren 1 yıl ile 2 yıl arasındaki bir zamanda yapılır.

657 sayılı Yasa’nın 54. Maddesinin ikinci fıkrasında ise, adaylık süresinin 1 yıldan az 2 yıldan çok olamayacağı ve adaylık süresi içinde aday memurun kurumundan başka kurumlara naklinin yapılamayacağı hükme bağlanmıştır. Ancak buradan, aday memurun kurumundan başka kurumlara naklinin hiçbir şekilde yapılamayacağı sonucunu çıkarmamak gerekir. Zira aday memur yeniden KPSS’ye girerek başka bir kurumu tercih eder ve kazanırsa orada çalışmasına bir engel yoktur. Bu durum yeniden atamadır. Nakil işlemi değildir. Bu konuya ilişkin Personel Daire Başkanlığı’nın görüşü vardır.

Ayrıca, Danıştay 5.Dairesi’nin 30.11.1986 gün ve 1986/43 E. 1986/99 K. Sayılı kararında belirtildiği gibi aday memurların asaleti onanmış memurlar gibi kurum içinde görevleri ve yerleri değiştirilebilir.

Adaylık Devresi İçinde Göreve Son Verme

Madde 56

Adaylık süresi içinde temel ve hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin her birinde başarısız olanlarla adaylık süresi içinde hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumları, göreve devamsızlıkları tespit edilenlerin disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişkileri kesilir. İlişkileri kesilenler ilgili kurumlarca derhal Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.”

Devlet Memurları Kanunu’nun 56. Maddesi adaylık süresi içinde göreve son verme hükmünü düzenlemiştir.

Söz konusu madde hükmüne göre adaylık süresi içinde;

  • Temel, hazırlayıcı eğitim ve staj dönemlerinin herhangi birinde başarısız olanlar,
  • Hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumları tespit edilenlerin,
  • Göreve devamsızlıkları tespit edilenlerin,

Disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişkileri kesilir. Bunlar derhal Devlet Personel Başkanlığı’na bildirilir.

Nitekim bu konuya ilişkin Danıştay 5.Dairesi’nin 14.06.1984 tarih, 1982/3324 E. 1984/2296 K. numaralı dosyasında; “Adaylık süresi içinde denenmeden ve çalışmasında ne gibi sakınca olduğu konusu açıklanmadan, göreve atandıktan bir ay sonra görevine son verilemez.” kararı verilmiştir.

Yine Danıştay 5. Dairesi’nin 14.06.1984 tarih, 1982/5093 E. 1984/1399 K. numaralı dosyasında; “2 yıllık azami adaylık süresi geçirildikten sonra gizli sicili de olumlu olan aday memurun görevine son verilemez.” kararı verilmiştir. Bu karar esasında 2 yıllık adaylık süresi dolan adayın zımni olarak asaletinin tasdik olacağına değinmiştir.

Asalet Tasdik Emsal Karar

Uyarınca asaleti tasdik olmayan polis memuru için açtığımız davada; “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ../../2018 gün ve Soruşturma No: 2017/…, Karar No: 2018/… sayılı kararıyla, terör örgütüne üye olma suçundan davacı hakkında takipsizlik kararı verildiği; ayrıca idare tarafından, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmada ele geçirilen elektronik dokümanlarda ismi geçen personellerin terör örgütüyle ilişkisinin araştırılması kapsamında düzenlenen ../../2018 gün ve … sayılı araştırma raporunda, davacının terör örgütü ile ilişkili, irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair ispata yarar yeterli, inandırıcı ve somut delile ulaşılamadığından işlem yapılmasına gerek olmadığı teklifinde bulunulduğu, bunun üzerine davalı idarenin ../../2018 gün ve … sayılı onayıyla, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.

Bu durumda, her ne kadar davacı hakkında terör örgütü kapsamında soruşturma yürütüldüğü gerekçesiyle davacının adaylığına son verilmiş ise de, davacı hakkında terör örgütüne üyelik kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca takipsizlik kararı verildiği, idare tarafından davacının terör örgütüyle ilişkisinin tespitine ilişkin araştırma kapsamında somut delile ulaşılamadığı gerekçesiyle dosyanın işlemden kaldırıldığı dikkate alındığında, memuriyetten ilişiğin kesilmesi için yukarıda anılan mevzuat kapsamında gerçekleşmesi zorunlu şartların davacı şahsında gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacının memuriyetten ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” kararıyla aday polis memurunun mesleğine dönmesine ve bu süreçte mahrum kaldığı parasal ve özlük hakların iadesine karar vermiştir.


Dava dosyasının incelenmesinden; Mayıs 2018 tarihinde … İlçe Emniyet Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliği bünyesinde Aday Çarşı ve Mahalle Bekçisi olarak göreve başlayan davacının, iki yıllık aday memurluk sonunda hakkında FETÖ/PDY kapsamında soruşturma yürütüldüğünden bahisle asaletinin tasdik edilmeyerek 657 sayılı Kanunun 56. maddesi uyarınca memuriyetten ilişiğinin kesilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ../../2020 tarih ve Soruşturma No: 2019/…, Karar No: 2020/… sayılı kararıyla, terör örgütüne üye olma suçundan davacı hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği görülmektedir.

Bu durumda, her ne kadar hakkında terör örgütü kapsamında soruşturma yürütüldüğü gerekçesiyle davacının adaylığına son verilmiş ise de, davacı hakkında terör örgütüne üyelik kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, idare tarafından davacının terör örgütüyle ilişkisinin varlığına ilişkin başkaca bilgi ve belge sunulmadığı dikkate alındığında, memuriyetten ilişiğin kesilmesi için yukarıda anılan mevzuat kapsamında gerçekleşmesi zorunlu şartların davacı şahsında gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacının memuriyetten ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Öte yandan dava konusu işlemin hukuka aykırı olması nedeniyle davacının, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi ile özlük haklarının davalı idarece davacıya iade edilmesi gerektiği açıktır.

Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların davalı idarece hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesi, özlük haklarının iadesine, aşağıda dökümü yapılan 450,30-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı olarak belirlenen 3.110,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren (30) gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne istinaf yolu açık olmak üzere, ../../2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Dosya kapsamındaki belgelerden, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında Polis Akademisi ve Polis Kolejinden ilişiği kesilen öğrencilerden olduğundan bahisle Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca idari soruşturma başlatıldığı, soruşturma sonucunda düzenlenen ../../2018 tarih ve …-…-(32…)-(8..)-… sayılı raporda 6638 sayılı Kanunla Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Fakültesi’nin kapatıldığı ve kanun gereği davacının re’sen ilişiğinin kesildiğinin, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/… sayılı soruşturma dosyasında … isimli şahsın ifadesinde özetle ”…” beyan ettiğinin tespit edildiği ve …’ın 667 sayılı KHK’nın 4.maddesi uyarınca değerlendirilmesi teklifinde bulunulduğu, davacı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen 2018/… sayılı soruşturma dosyasında davacının gizli haberleşme programını kullanmadığı, örgüte ait vakıf, dernek, sendika, şirket kaydının bulunmadığı, Bankasya’ya örgüt liderinin talimatıyla yeni hesap açan/hesap artıran listesinde adının bulunmadığı, … isimli şahsın ifadesinden başka FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında alınan ifadelerde adının geçmediği ve başka Cumhuriyet Başsavcılıklarında FETÖ/PDY kapsamında soruşturma bulunmadığı tespitlerine yer verilerek ../../2018 tarih ve 2018/… sayılı karar kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Mahkememizin 2.7.2019 tarihli ara kararı ile 26.6.2018 tarih ve ../../2018 tarih ve …-…-(32…)-(8..)-… sayılı rapor sonrası davacı hakkında herhangi bir işlem tesis edilip edilmediğinin sorulması üzerine davalı idarece verilen cevapta davacının şahsi dosyasında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, her ne kadar davacı hakkında terör örgütü kapsamında soruşturma yürütüldüğü gerekçesiyle davacının adaylığına son verilmiş ise de, davacı hakkında terör örgütüne üyelik kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca takipsizlik kararı verildiği, idare tarafından davacının terör örgütüyle ilişkisinin tespitine ilişkin araştırma sonucunda herhangi bir işlem tesis edilmediği, memuriyetten ilişiğin kesilmesi için yukarıda anılan mevzuat kapsamında gerçekleşmesi zorunlu şartların davacı şahsında gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacının memuriyetten ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 535,75-TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.590,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne istinaf yolu açık olmak üzere, 17.3.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Aday Memurların Eğitimleri

Aday Memurların Yetiştirilmelerine Dair Genel Yönetmelik’te Temel Eğitim ile ilgili olarak 3 önemli ilke belirtilmiştir. Bunlar;

1- Temel eğitimin hedefi; Aday memurlara, Devlet memurlarının ortak vasıfları ile ilgili bilinmesi gereken, asgari bilgileri vermektir.

2-  Bu eğitim her sınıf ve kadrodaki memura ortak bir program dahilinde ve aday memurların öğrenim durumları dikkate alınarak uygulanır.

3-  Bu eğitimin süresi on günden az iki aydan çok olamaz.

Temel Eğitim konuları belirtilen yönetmeliğin 5. Maddesinde sıralanmıştır. Bunlar;

1- Atatürk ilkeleri,

2- T.C. Anayasası,

(a) Genel Esaslar,

(b) Temel Hak ve Ödevler,

c) Cumhuriyetin Temel Organları,

(d) Yürütme.

3- Genel olarak Devlet teşkilatı.

4- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu.

(a) Ödev ve sorumluluklar,

(b) Genel Haklar,

(c) Yasalar,

(d) Sicil ve disiplin işleri,

(e) Sosyal ve Mali Haklar,

(f) Amir – Memur ilişkileri,

(g) Müracaat ve şikayetler,

(h) Kılık kıyafet,

(i) Yer değiştirme,

j) Beşeri ilişkiler.

5- Yazışma – Dosyalama usulleri.

6- Devlet malını koruma ve tasarruf tedbirleri.

7- Halkla ilişkiler.

8- Gizlilik ve gizliliğin önemi.

9- İnkılap tarihi.

10- Milli Güvenlik Bilgileri.

11- Haberleşme.

12- Türkçe Dilbilgisi Kuralları.

13- İnsan Hakları.

Temel Eğitim Programları Devlet Personel Başkanlığınca yayımlanmış olup, bunlar 3 cilt halinde Başkanlıktan temin edilebilmektedir. Kurumlarca Devlet Personel Başkanlığından alınan temel eğitim soruları eğitime tabi tutulacak aday memurlara önceden verilir. Verilen bu sorulardan sınav yapılmakta ve bu sınavdan 100 tam puan üzerinden 60 almak gerekmektedir.

Asalet Tasdik Sorgulama

Asaletinizin tasdik olup olmadığını www.turkiye.gov.tr adresi üzerinden veya e-devlet uygulamasından sorgulayabilirsiniz. Polisler de devlet memuru sınıfında olduklarından dolayı asalet tasdiklerinin sorgulamasında herhangi bir farklı düzenleme bulunmamaktadır. Bu sebeple yukarıda yazdığımız açıklama polisler için de geçerlidir. Yani polisler de asaletlerinin tasdik olup olmadığını www.turkiye.gov.tr adresi üzerinden veya e-devlet uygulamasından sorgulayabilirler.

Polisler ayrıca Polnet üzerinden asalet durumlarını sorgulayabilirler. Asalet tasdik edilmeyen kişilere resmi tebligat yapılır ve kurum ile ilişikleri kesilir. Bu durumda İdare Mahkemesine 60 gün içinde yürütme durdurma istemli iptal davası açılmalıdır.

Sözleşmeli Personelde Asalet Tasdiki

DMK’nın 4. maddesinde belirtilen istihdam şekillerinden biri olan sözleşmeli personeller, memurlardan farklı bir sınıfta yer almaktadırlar. Halk ağzıyla tabir edilen kadrolu pozisyonunda yer almamaktadırlar. İdare ile aralarında bir idari hizmet sözleşmesi imzalanması sonucunda istihdam edilmeye başlanırlar. Bu sözleşme ise bazı durumlarda 1 bazı durumlarda 2 yılda bir yenilenmediği sürece sözleşmeli personeller istihdam edilmeye devam edemezler.

Bazı konularda memurlardan farklı hükümlere tabi olan sözleşmeli personellerde asalet tasdiki anlamında bir düzenleme yoktur. Zira kendileri memur statüsünde değillerdir. Bu nedenle asalet tasdik işlemi sözleşmeli personel için yapılmaz.

Adaylık Süresi Sonunda Başarısızlık

Madde 57

Adaylık süresi içinde aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanların disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişikleri kesilir. İlişikleri kesilenler ilgili kurumlarca derhâl Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Adaylık devresi içinde veya sonunda, 56 ncı ve bu madde hükümlerine göre ilişikleri kesilenler (sağlık nedenleri hariç) 3 yıl süre ile Devlet memurluğuna alınmazlar.”

Aday memurluk, bir deneme ve yetişme dönemidir. Bu adaylık süresi içerisinde adayın;

  • Aylıktan kesme,
  • Kademe ilerlemesinin durdurulması

Cezası alanların ilişiği kesilir. Burada kısa süreli durdurma veya uzun süreli durdurma ayrımı yapılmamıştır. Bu sebeple her iki cezadan birinin alınması yeterlidir. Aynı şekilde aylıktan kesme cezasının oranı ya da  miktarı önemli değildir. Burada dikkat edilmesi gereken ikinci hususta her cezanın etki etmediğidir. Kınama ve uyarma cezası alan aday memurun asaletinin tasdik olmasına engel yoktur. Asaleti tasdik olmayan memur ceza alırsa ne olur 2018 yılında sorusunun cevabı da bu şekilde üstte belirtilmiştir.

Adaylık süresi, her kurumun özel yasalarında veya atama yönetmeliklerinde gösterilmiştir. 1 yıldan az 2 yıldan çok olamaz. Bu süre sonunda;

  • Yapılacak sınavlarda veya değerlendirmelerde başarı gösteremeyenler,
  • Bir sebep olmadan sınava girmeyenler

kurumların değerlendirme kurullarının kararı ve atamaya yetkili amirin onayı ile görevlerine son verilir. Bu gibi durumlarda adaylık süresinin bitmesi beklenmez. Özellikle polislikte asalet tasdik olmadan soruşturma açılmakta, asalet tasdik edilmeme sürecinin hukuka aykırı altı doldurulmaya çalışılmaktadır.

Aday memur asalet tasdik 2018 yılında bir çok mağduriyete yol açmıştır. Bu sebeple bir çok aday memurun kurumdan ilişiği kesilmiştir.

Asaleti Tasdik Olmayan Memurlar İçin İdari Dava ve Yürütme Durdurma Süreci

Asaleti tasdik olmayan memurlar, kendilerine bu durumun tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde idare mahkemesine yürütme durdurma istemli iptal davası açmaları gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü süredir. Asaleti tasdik olmayan polis, öğretmen, doktor, hemşire ve diğer memur adayları bu hususa özellikle dikkat etmelidir. Asalet tasdik edilmeme pratikte memurluktan çıkarma cezası gibi durum yaratmakta ve kurumdan ilişiğiniz kesilmektedir. Açılacak idari davanın uzman idare hukuku avukatı tarafından yürütülmesi sizlerin menfaatine olacaktır.

Devlet Memurları Kanunu “Adaylık devresi içinde göreve son verme” başlıklı 56’ncı maddesinde, “Adaylık süresi içinde temel ve hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin her birinde başarısız olanlarla adaylık süresi içinde hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumları, göreve devamsızlıkları tespit edilenlerin disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişkileri kesilir…” hükmüne, “Adaylık süresi sonunda başarısızlık” madde başlıklı 57’nci maddesinde, “Adaylık süresi içinde aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanların disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişikleri kesilir. İlişikleri kesilenler ilgili kurumlarca derhâl Devlet Personel Başkanlığına bildirilir…” hükmüne ve “Asli memurluğa atanma” başlıklı 58’inci maddesinde ise, “Adaylık devresi içinde eğitimde başarılı olan adaylar disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile onay tarihinden geçerli olmak üzere asli memurluğa atanırlar. Asli memurluğa geçme tarihi adaylık süresinin sonunu geçemez.” hükmüne yer verilmiştir.

Bu maddeler birlikte değerlendirildiğinde; aylıktan kesme ve kademe ilerleme cezası almamış olan, temel ve hazırlayıcı işlemleri başarı ile tamamlayan, memuriyetle bağdaşmayan hareketi bulunmayan ve devamsızlığı bulunmayan aday memurun asaleti tasdik edilmelidir. Bu yetki bağlı yetkidir. İdarenin takdiri bulunmamaktadır. Bu olumsuzlukları taşımayan adayların asaletlerinin tasdik edilmemesi durumunda iptal davası açılması ve tesis edilen hukuka aykırı işlemin geriye dönük olarak iptal ettirilmesi gerekmektedir.