Adli ve İdari Yargıda Parasal Sınırlar

adli idari yargida parasal sinirlar

Adli ve idari yargıda parasal sınırlar oldukça önemlidir. Çünkü bu parasal sınırlar; bir davanın kaç aşamada görüleceği, duruşmanın tek hakimle mi yoksa heyet tarafından mı yapılacağı, verilen kararların ilk derecede kesin olup olmadığı ya da yargı yolunun belirlenmesi, yargı yolunda ispatın ne şekilde yapılacağı, verilen kararın ne zaman kesinleşeceği gibi hususların belirlenmesinde esas alınır. Bu parasal sınırlar, her yıl TÜİK’in açıkladığı veriler uyarınca bir değerleme oranına tabi tutulur. 2025 yılı için %43,93 şeklinde belirlenen yeniden değerleme oranı 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere % 25,49 şeklinde güncellenmiştir. Bu doğrultuda 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren hukuk ve idari yargı davalarında uygulanacak güncel parasal sınırlarda belirlenmiştir. Adli yargıda parasal sınırlar şu şekildedir:

  • Tüketici hakem heyeti sınırı: 186.000-Türk Lirası
  • Senetle ispat parasal sınırı: 41.000-Türk Lirası
  • Hukuk davaları istinaf sınırı: 50.000-Türk Lirası
  • İcra mahkemesi istinaf sınırı: 119.000-Türk Lirası
  • Temyiz sınırı: 682.000-Türk Lirası
  • Temyizde duruşma sınırı: 1.023.000-Türk Lirası
  • Asliye ticaret mahkemesi heyet sınırı: 2.861.000-Türk Lirası

Yargıda parasal sınırlar kanunlarca öngörülen bir kısım bir kısım düzenlemeleri içerir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, İcra ve İflas Kanunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, İdari Yargılama Usulü Kanunu gibi usul kanunlarıyla bu düzenlemeler getirilmektedir. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalar doğrultusunda, Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 298. Maddesi uyarınca 2026 yılı için yeniden değerleme oranı % 25,49 şeklinde tespit edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nde yargı yetkisi bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından Türk milleti adına kullanılır. 4 tane yargı kolu olup bunlar;

  • Adli yargı,
  • İdari yargı,
  • Anayasa yargısı,
  • Uyuşmazlık yargısıdır.

Anayasa mahkemesinin temel görevi yasama organının bazı işlemlerinin Anayasa’ya uygunluğunu denetlemektir. Bunun dışında bir diğer önemli işi ise bireysel başvuruları incelemek olup Anayasa Mahkemesi’nin görev ve yetkileri Anayasa’nın 148. maddesinde düzenlenmiştir.

Uyuşmazlık mahkemesi ise adli ve idari yargı arasında çıkan görev uyuşmazlıklarını karara bağlamakla görevlidir. Uyuşmazlık mahkemesinin bir başkanı vardır ve bu başkan, Anayasa Mahkemesi tarafından seçilir. Başkan dışında 12 üyesi bulunmakta olup bunlar da 3 asil 3 yedek Yargıtay üyesi, 3 asil 3 yedek de Danıştay üyesi olarak seçilir. Yargıtay adli yargı kolunun son basamağıdır. Kararları baktıkları dava nezdinde bağlayıcı olup, içtihadı birleştirme kararları her dava nezdinde bağlayıcı olmaktadır. Bu yazımızda adli ve idari yargıda parasal sınırlar hakkında bilgi vereceğiz.

Adli Yargı Nedir?

Adli yargı mahkemeleri kendi içinde hukuk mahkemeleri ve ceza mahkemeleri olarak ikiye ayrılır. Temyiz kanun yolu için Yargıtay’a, istinaf kanun yolu için Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvuru yapılır. Hukuk mahkemelerinde alacak, mülkiyet, boşanma davaları, icra-iflas, miras gibi çeşitli davalar görülür. Hukuk mahkemeleri ayrıca sulh hukuk ve asliye hukuk olarak ayrılsa da özel olarak kurulan ihtisas mahkemeleri de bulunmaktadır. Yani adli yargıdaki tüm mahkemeler şu şekildedir:

  • Sulh hukuk mahkemeleri
  • Asliye hukuk mahkemeleri
  • Asliye ticaret mahkemeleri
  • İcra hukuk mahkemeleri
  • Kadastro mahkemeleri
  • İş mahkemeleri
  • Tüketici mahkemeleri
  • Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemeleri
  • Aile mahkemeleri
  • Asliye ceza mahkemeleri
  • Ağır ceza mahkemeleri
  • Çocuk mahkemeleri
  • Sulh ceza hakimlikleri
  • Bölge Adliye Mahkemeleri
  • Yargıtay

Sulh hukuk mahkemeleri tek hakimli mahkemelerden olup, görevleri 6100 sayılı kanunun 4. Maddesinde düzenlenmiştir. Aynı kanunun 6. Maddesinde asliye hukuk mahkemeleri düzenlenmiş olup, sulh hukuk mahkemelerinin ve ihtisas mahkemelerinin görevlerine girmeyen davalara bakılır. Ayrıca tek hakimlidir. İhtisas mahkemeleri, adını aldığı konulara bağlı olarak yalnızca o konulardaki davalara bakar. İhtisas mahkemesi olmayan yerlerde o davalara asliye hukuk mahkemesinde bakılır.

Ceza mahkemeleri 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 8. maddesinde düzenlenmiştir. İlgili madde hükmünce ceza mahkemeleri;

  • Asliye ceza mahkemeleri,
  • Ağır ceza mahkemeleri,
  • Özel kurulan ihtisas mahkemeleri olarak ayrılır.

Asliye ceza mahkemeleri sulh ceza hakimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevi dışındaki davalara bakmakla görevlidir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren davalar ise aynı kanunun 12. Maddesinde sayılmıştır. Bu şekilde yapılan ayrımlar yargılamada hangi mahkemenin hangi tür davalara bakacağı konusunu belirler ve yargılamanın doğru ve etkin bir şekilde yürütülmesine olanak sağlar.

adli yargida parasal sinirlar
adli yargida parasal sinirlar

Adli Yargıda Uygulanacak Parasal Sınırların Gerekçesi

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun parasal sınırların arttırılması başlıklı ek 1. maddesine göre parasal sınırlar Maliye Bakanlığı’nın tespit ettiği yeniden değerleme oranına göre belirlenir. Söz konusu madde; kanunda yer alan çeşitli parasal sınırların her takvim yılı başında otomatik arttırılmasını düzenler. Her yeni yılda yapılacak artış 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. madde hükmü uyarınca tespit edilen yeniden değerleme oranınca yapılır. Bu şekilde belirlenen sınırların 10 Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. Bu düzenlemenin temel saiki yargılama sürecinde kullanılan parasal limitlerin ekonomik koşullarla uyum içerisinde kalmasının sağlanmasıdır.

2025 yılı açısından %43,93 şeklinde belirlenen yeniden değerleme oranı, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla %25,49 şeklinde güncellenmiştir. Bu doğrultuda 1 Ocak 2026 itibarıyla hukuk ve idari yargı davalarında uygulanacak sınırlar tespit edilmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yapmış olduğu açıklamalar doğrultusunda Vergi Usul Kanunu uyarınca; yeniden değerleme oranı 2026 yılı için %25,49’ur. Yeniden değerleme oranı yılın Ekim ayı dahil bir öndeki döneme göre YÜFE oranlarındaki ortalama fiyat artışını ifade etmektedir. YÜFE bilindiği üzere Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği Yurtiçi Üretici Fiyat Endeksi’dir.

  • Tüketici Hakem Heyeti ve Tüketici Mahkemesi Parasal Sınırları (2026):

Tüketici hakem heyeti – Tüketici mahkemesi görev sınırı: 187.000,00 TL

  • İcra İflas Kanunu’ndaki Parasal Sınırlar (2026):
  1. Pazarlıkla satış sınırı: 53.000,00 TL
  2. İstinaf Sınırı (İcra Mahkemeleri): 119.000,00 TL
  3. Temyiz Sınırı (İcra Mahkemeleri): 682.000,00 TL
  4. Satış ilanının gazetede veya internet haber sitesinde ilan edilip edilmeyeceği hususunun icra dairesinin takdirine bırakıldığı ihalelere ilişkin parasal sınır: Muhammen bedeli 1.160.000,00 TL’ye kadar olan ihaleler
  5. Satış ilanının satışın yapılacağı yerdeki yerel gazete veya internet haber sitesinde ilan edileceği ihalelere dair parasal sınır: Muhammen bedeli 1.160.000,00 TL ile 4.650.000,00 TL’ye kadar olan ihaleler
  6. 50.000 tirajlı ulusal gazete veya internet haber sitesinde ilanı gereken ihalelere ilişkin parasal sınır: Muhammen bedeli 4.650.000,00 TL ve üzeri olan ihaleler

Adli Yargıda Uygulanacak Parasal Sınırlar

Adli yargıda uygulanacak parasal sınırla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 200, 201, 341, 362 ve 369. Maddelerinde düzenlenmiştir. Sırayla incelemek gerekirse 200. Madde senetle ispat zorunluluğunu düzenlemektedir. Senetle ispat, bir hakkın doğması, düşürülmesi, devredilmesi, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi gibi sebeplerle yapılan hukuki işlemlerde mümkün olmaktadır. Kanuni parasal sınırı geçtiği takdirde bu işlemlerin senetle ispat edilmesi gerekmektedir. Senetle ispat sınırı yeniden değerleme oranı dikkate alındığında; 2026 yılı için 41.000,00 TL olarak belirlenmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 201. Maddesi de yine senetle ilgilidir. Bu madde hükmü senede karşı tanıkla ispat yasağını içermektedir. Senetlere bağlı olarak türlü iddialar ileri sürülebilir ve bu iddiaların hükmünü ortadan kaldırmak ya da azaltmak için ispat yollarından tanık kullanılabilir. Ancak kanundaki parasal sınırın altında olan olay ya da durumlar için tanıkla ispat yasaklanmıştır. Senetlere karşı tanıkla ispat yasağı için yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2026 yılı için 41.000,00 TL olarak belirlenmiştir.

Hukuk Mahkemelerinde Uygulanacak Parasal Sınırlar (2026)

  • Senetle İspat Zorunluluğu Sınırı (HMK m.230, 231): 41.000,00 TL
  • İstinaf Sınırı (HMK m.341): 50.000,00 TL
  • Temyiz Sınırı (HMK m.362): 682.000,00 TL
  • Temyizde Duruşma Sınırı (HMK m.369): 1.023.000,00 TL

Adli Yargı İstinaf ve Temyiz Parasal Sınırı

Adli yargıda istinaf kanun yoluna başvurulabilecek kararlar ilk derece mahkemelerinin nihai kararları, ihtiyati tedbir/haciz taleplerinin reddi kararları ve bu kararlara karşı yapılan itirazlara karşı verilen kararlardır. Ancak 2026 yılı için hukuk mahkemelerinde belirlenen istinaf sınırı 50.000,00 TL şeklindedir. Bu sınır yeniden değerleme oranı doğrultusunda belirlenmiştir. Temyiz edilemeyen kararlar ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. Maddesinde düzenlenmiştir. Belirlenen bu sınırlar yargılamada tarafların başvurabileceği kanun yolları ve davaların hangi aşamalarda temyiz edilebileceğini belirleyerek sürecin daha düzenli şekilde işlemesine olanak sağlar.

  • İstinaf Sınırı (HMK m. 341): 50.000,00 TL
  • Temyiz Sınırı (HMK m. 362): 682.000,00 TL

Çekişmesiz yargı kararlarında; soybağı dışında nüfus kayıtlarının düzeltilmesine dair kararlara ve geçici hukuki koruma kararlarına kanunda sayılan diğer kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamayacaktır. Bunların dışarısında kalan davalarda ise temyiz kanun yoluna başvurulabilmesi parasal bir sınır öngörülmektedir. 2026 yılı için söz konusu temyiz sınırı; 682.000,00 TL şeklindedir. Son olarak temyizde duruşma sınırı 6100 sayılı kanun 369. Maddesinde düzenlenmiştir. İlgili madde hükmüne göre 2026 yılı temyizde duruşma açılması açısından belirlenen parasal sınır 1.023.000,00 TL’dir.

İdari Yargı Nedir?

İdari yargı mahkemeleri idari yargının kolunda olan ve uyuşmazlığın en az bir tarafının devlet organlarından birisi olduğu dava ve işlerdir. Uyuşmazlığın bir tarafı yetkisini ve gücünü kamudan alır. İlk derece idari yargı mahkemeleri idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleridir. Bu mahkemelerin kararlarına karşı istinaf kanun yoluna Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurulurken, temyiz kanun yolu için Danıştay’a başvurulur.  İdari yargıdaki tüm mahkemeler şu şekilde sıralanabilir:

  • İdare mahkemeleri
  • Vergi mahkemeleri
  • Bölge İdare Mahkemeleri
  • Danıştay

İdare mahkemeleri 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun 5. Maddede düzenlenmiştir. söz konusu madde hükmüne göre vergi mahkemeleri ve Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak yargı davaları, idari sözleşmelerden doğan davalar ve diğer kanunlarda verilen işler olarak sıralanabilir. Vergi mahkemeleri ise aynı kanunun 6. Maddesinde düzenlenmiştir. genel bütçe, resim, harç ve bunların cezaları, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un uygulanmasından doğan davalar ve diğer kanunlarda verilen işlere bakar. Yapılan söz konusu düzenlemeler; idari yargıda hangi davaların hangi mahkemelerde görülmesi hususunu açık bir şekilde belirleyerek yargılamada öngörülebilirlik sağlamaktadır.

idari yargida parasal sinirlar
idari yargida parasal sinirlar

İdari Yargıda Parasal Sınırların Gerekçesi

İdari uyuşmazlıklarının yargı yolu ile çözümünde uyuşmazlık konusu tutar; ilk derece mahkemelerinin (idare ve vergi mahkemeleri) aleyhe kararları için, istinaf yolu başvurusu ve aleyhe istinaf kararları için, temyiz başvuru hakkı için önem taşımaktadır. Tutara göre idari ve vergi davaları tek, iki ya da üç aşamalı olabilmektedir. İdari yargıda parasal sınırlar davanın ne şekilde, hangi üst mahkemelere gideceği açısından oldukça önemlidir. Davanın kaç aşamalı olarak görüleceği hususu; davanın konusu ve parasal tutarı doğrultusunda belirlenir. 2026 yılında ilk derece mahkemelerinin (idare ve vergi mahkemeleri) kararlarının kesinliği, 2026 yılında verilecek ilk derece mahkemelerinin (idare ve vergi mahkemeleri) kararlarının bölge idare mahkemesine istinaf başvurusu ve 2026 yılında verilecek istinaf kararlarının Danıştay’da temyizine ilişkin tutar sınırları aşağıda belirtilmiştir.

Her yıl yeniden değerleme oranı doğrultusunda arttırılan parasal sınırlar açısından 2026 yılı yeniden değerleme oranı %25,49 şeklinde açıklanmıştır. Bu oran 1 Ocak 2026 tarihi itibariyle uygulanmaya başlanacaktır. Yeniden değerleme oranı yılın Ekim ayı dahil bir önceki aynı döneme göre Türkiye İstatistik Kurumu Yurtiçi Üretici Fiyat Endeksi’nde (YÜFE) meydana gelen ortalama fiyat artış oranını ifade etmektedir. Bu durum 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Ek-1. Maddesinde hüküm altına alınmıştır. İlgili madde hükmü; ‘’Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.” şeklindedir.

İdari Yargıda Parasal Sınırlar

İdari yargıdaki parasal sınırlar davanın hangi üst mahkemeye gideceği açısından önemli olmakla beraber davanın kaç aşamalı olacağı ve hangi aşamada olduğu noktasında da önem arz etmektedir. İlk derece mahkemelerinden idare ve vergi mahkemelerinin kararları, Bölge İdare Mahkemesi’ne istinaf başvurusu ve Danıştay’a temyiz başvurularında farklı parasal sınırlar belirlenmiştir. Söz konusu parasal sınırlar 2026 yılı için yeniden değerleme oranı üzerinden hesaplanacaktır.

  • Tek Hakimle Duruşma Sınırı (İYUK m.17): 485.000,00 TL
  • İstinaf Sınırı (İYUK m.45): 55.000,00 TL
  • Temyiz Sınırı (İYUK m.46): 1.660.000,00 TL

Ayrıca tek hakimli bakılan ilk derece mahkemesindeki davalarda duruşma sınırı yine yeniden değerleme oranı dikkate alınarak hesaplandığında 485.000,00 TL şeklinde hesaplanmaktadır.  Son olarak idari yargıda parasal sınırları kısaca özetlemek gerekirse;

  • 0 – 55.000 TL arasındaki parasal sınırdaki davalar ilk derece mahkemesinde görülür. Bu davalar tek hakimle duruşmasız olarak görülür ve hükmedilen karar kesin olduğundan istinaf kanun yoluna başvurulamayacaktır.
  • 55.000 – 485.000 TL arasındakiler tek hakimle görülen davalardan olup duruşmasız olarak karara bağlanır. Davalar istinaf kanun yolunda kesinleşir ve temyiz kanun yoluna gidilmez.
  • 485.000 – 1.660.000 TL arası ilk derece mahkemesinde heyet halinde görülen davalardır. Bu davaların duruşmalı görülmesi tarafların talep etmesi halinde mümkün olmaktadır. Bölge idare mahkemesinde görülen bu davalar heyet tarafından karara bağlanır ve temyiz kanun yoluna başvurulması mümkün olmaz.
  • 485.000 – 1.660.000 TL ve üzeri parasal sınırdaki davalar için istinaf kanun yolu ve temyiz kanun yolu açıktır. Bu davalar için duruşma taraflarca talep edilebilir ve tüm mahkemeler heyet olarak karar vermektedir.

İdari Yargı İstinaf ve Temyiz Parasal Sınırı

İstinaf sınırı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu madde 45 ile belirlenmiştir. Söz konusu madde hükmüne göre istinaf kanun yoluna idare ve vergi mahkemelerinin verdiği kararlara karşı bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde başvurulabilir. Ayrıca istinaf başvurusu dışında bir kanun yolu öngörülmüş olması istinafın geçersiz olacağı anlamına gelmemektedir. 2026 yılı için istinaf kanun yoluna başvuru için parasal sınır güncellenmiştir. Buna göre ilgili parasal sınır; 55.000,00 TL’dir.

Temyiz kanun yolu; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile Bölge İdare Mahkemelerinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu madde 46’da sayılan davaları hakkındaki kararlara karşı başvurulan bir kanun yoludur. Temyiz kanun yoluna kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde başvurulur. Ayrıca temyiz dışında başka bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi yine de temyiz kanun yoluna başvurulabilir. Temyiz kanun yolu için yeniden değerleme oranı üzerinden hesaplama yapıldığı zaman 1.660.000,00 TL olarak belirlenmektedir. Ancak ek madde 1 hükmüne göre 1000 TL altındaki tutarlar dikkate alınmayacağından; idari yargıda temyiz başvurusu için parasal sınır 1.660.000,00 TL olmaktadır.

Her ne kadar istinaf başvuru sınırı yeniden değerleme oranına göre hesaplandığında 55.000 TL olarak hesaplanmış olsa da İdari Yargılama Usulü ek-1. Maddesine göre 1000 TL aşağısındaki tutarlar dikkate alınmamaktadır. Bu nedenle 2026 yılı istinaf sınırı 55.000 TL olmaktadır. Ek-1 madde hükmü incelendiğinde kanunda öngörülen parasal sınırlar her takvim yılı başında önceki yılın sınırlarına yeniden tespit edilen değerleme oranı uygulanmak suretiyle arttırılır. “Yeniden değerleme oranı” 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. Maddesi uyarınca Maliye Bakanlığı tarafından tespit ve ilan edilir. Böylece bin Türk lirasını aşmayan kısımlar parasal sınır hesaplaması açısından dikkate alınmaz.

Adli ve İdari Yargıda Parasal Sınırlar Hakkında Bilgi Notları

  • İstinaf kesinlik sınırı belirlenirken ilk derece mahkemesinin karar tarihinin esas alınır.
  • Temyiz kesinlik sınırı, Bölge Adliye Mahkemesi yani istinaf mahkemesi kararı tarihine göre belirlenir.
  • Kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra(inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
  • Birleştirilen davalarda, temyiz sınırı her dava için ayrı ayrı belirlenir.
  • İhtiyari dava arkadaşlığında, temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir.
  • Karşılık davada, temyiz sınırı asıl dava ve karşılık dava için ayrı ayrı belirlenir.
  • Tespit davalarında, temyiz sınırı tespit davasının öncüsü olduğu eda davasının miktar ve değerine göre belirlenir.
  • Kısmi kabul-kısmi red durumunda kesinlik sınırı belirlenirken, eğer temyiz sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmişse, hükümde kısmen reddilen kısmın temyiz sınırını geçmesi halinde ancak temyize başvurulabilir.
  • Kısmi dava halinde kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
  • Manevi tazminat davalarında ise davanın miktarına bakılmadan üst mahkemeye başvurulabilir yani manevi tazminat davalarında kesinlik sınırı yoktur.
X
kadim hukuk ve danışmanlık