Ceza Hukuku

Zimmet Suçu ve Cezası – Türk Ceza Kanunu (TCK) 247-248-249

Zimmet suçu ve cezası Türk Ceza Kanunu 247. 248 ve 249. maddelerinde düzenlenmiştir. Bugün Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak ceza hukuku alanında yayınladığımız makalelerimize “Zimmet Suçu ve Cezası” hakkında bilgi vereceğiz. Zimmet suçu ve cezası hakkındaki düzenlemeleri makalemizde ayrıntılı olarak açıklanacaktır. Devamında zimmet suçu hakkında sıklıkla merak edilen sorulara yer verilerek sizleri aydınlatacağız. Makalemizde zimmet suçu unsurlarına, nitelikli hallerine, görevli ve yetkili mahkemesine değinilecektir.

Zimmet Suçu Nedir?

Zimmet suçu, kamu görevlisi olan şahsın görevi nedeniyle zilyetliğini şahsında barındırdığı ve korumakla görevli ve yükümlü olduğu mallar üzerinde kendi aktifine yönelik bir tasarrufta bulunması, bu malları kendisinin veya irtibatlı bulunduğu bir başkasının zimmetine geçirmesi şeklinde gerçekleştirdiği fiil sonucu ortaya çıkmaktadır.

Zimmet suçu ve cezası; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının birinci bölümü olan “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” başlıklı bölümünde düzenlenmiştir. TCK madde 247 de zimmet suçunun tanımı, suçun unsurları ve cezası düzenlenirken takip eden 248. maddede zimmet suçu için etkin pişmanlık hükümleri ve 249. maddede ise zimmet suçu için daha az cezası gerektiren haller düzenlenmiştir.

TCK Madde 247

(1) Görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan on iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(3) Zimmet suçunun, malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir.

Etkin pişmanlık TCK Madde 248

(1) Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir.

(2) Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir. Etkin pişmanlığın hükümden önce gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın üçte biri indirilir.

Daha Az Cezayı Gerektiren Hal TCK Madde 249

(1) Zimmet suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.

tck 247 248 249 cezasi
tck 247 248 249

Zimmet Suçu Şartları Nelerdir?

Zimmet suçundan bahsedebilmek için suçun bazı şartları taşıması gerekmektedir. Bunlar;

  • Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmiş olması,
  • Görev nedeniyle teslim edilmiş mal üzerinde işlenmiş olması,
  • Kamu görevlisinin malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçirmesi şartlarıdır.

Şimdi zimmet suçunun taşıması gereken bu 3 şartı tek tek açıklayalım. Zira bu şartlardan biri gerçekleşmez ise zimmet suçu oluşmayacaktır.

  • Kamu Görevlisi Olma Şartı

Zimmet suçunun oluşması için suçu işleyen şahsın kamu görevlisi olması gerekmektedir. Bu açıdan zimmet suçu özgü suç niteliğini haizdir. Bu fiili gerçekleştiren şahsın kamu görevlisi olmaması halinde suç artık zimmet suçu olmayacaktır. Farklı suç tiplerine örneğin hırsızlık ya da farklı şartlar altında güveni kötüye kullanma suçlarına vücut verecektir. Türk Ceza Kanunu m.6 uyarınca kamu görevlisi “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanmıştır. Zimmet suçu bakımından failin bu tanıma uyan şahıslar arasında yer alması gerekmektedir.

  • Suçun, Görevi Nedeniyle Kendisine Teslim Edilmiş Mal Üzerinde İşlenmesi Şartı

Kamu görevlisi tarafından tasarruf edilmiş olan malın bu şahsa “görevi sebebiyle” verilmiş olması gerekmektedir. Maldan kasıt taşınır mal olabileceği gibi taşınmaz mal da olabilmektedir. Ancak faile görevi dışında başka bir nedenle emanet edilen mala ilişkin işlenen fiilde zimmet suçu oluşmayacaktır.

  • Kamu Görevlisinin Malı Kendisinin veya Başkasının Zimmetine Geçirmesi Şartı

Zimmet suçunun oluşması için bir diğer şart ise kamu görevlisinin suç konusu mal üzerinde malikinin bulunabileceği tüm tasarruflarda bulunabiliyor olmasıdır. Kamu görevlisinin zimmetine geçirdiği malı üzerinde; kullanma, tüketme, satma, başkasına kullandırma şekillerinden hangisini kullandığının suçun oluşması hususunda bir farkı bulunmamaktadır.

Zimmet Suçunun Unsurları

TCK m.247’de düzenlenmiş olan zimmet suçunun unsurları her suçta olduğu gibi maddi ve manevi unsur olarak iki ana başlıkta incelenmektedir. Zimmet suçunun maddi unsurları, fail, mağdur ve fiil gibi unsurlar iken suçun manevi unsuru ile anlatılmak istenen ise kast ve taksirdir.

  • Fail

Zimmet suçunun düzenlenmiş olduğu madde hükmünde suçun faili “kamu görevlisi” olarak ifade edilmiştir. Buradan da anlaşılacağı üzere zimmet suçunu yalnızca kamu görevlisi işleyebilir ve zimmet suçunun faili kamu görevlisidir. Ancak kamu görevlisi dar anlamda düşünülmemelidir.

Zira TCK’nın 6/1-c maddesinde kamu görevlisi;

Kamu görevlisi deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi

şeklinde tanımlanmıştır. Dolayısıyla kamusal faaliyet yürüten kişiler zimmet suçunun faili olabilirler.

Kamu görevlisi olmayan ve kamusal faaliyet yürütmeyen kişiler tarafından işlenen; zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçirme fiili güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacaktır.

  • Mağdur

Suçun mağduru dendiğinde, akla ilk olarak suç fiili ile saldırıya uğrayan kişi gelmektedir. Zimmet suçu ile korunan hukuki değer kamu idaresinin güvenilirliğidir. Bu nedenle zimmet suçu ile bu güvenilirliğin zedelenmesi sonucu doğduğundan zimmet suçunun mağduru kamu iradesidir. Kısacası zimmet suçunun mağduru toplumu oluşturan herkes olabilecektir. Devlet bu suç tipinde suçun mağduru değil suçtan zarar gören durumundadır.

  • Zimmet Suçunun Hukuki Konusu

Bir suçun hukuki konusu, hukuk tarafından korunan ve hukuki değer ya da hukuki menfaat olarak nitelendirilen; ceza normları ile de koruma altına alınan menfaat ve değerlerdir. Zimmet suçunda ise korunan hukuku menfaat kamu idaresinin güvenilirliğidir. Kamu görevini ifa eden kamu görevlisi bulunduğu görevi şahsı adına değil, o mevkideki sıfatını kullanarak gerçekleştirmektedir.

Bu anlamda esasen kamu görevlisi kamu görevlisi sıfatını kamu adına kullanmaktadır. Bu nedenle kamu idaresine güvenin sağlanması ilk olarak kamu görevlilerine olan güvenilirlikten geçmektedir. Bu nedenle TCK’da kamu idaresinin güvenilirliğini zedeleyici şekilde görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisine ceza verilmesi öngörülmüştür.

  • Fiil

Zimmet suçunun oluşması için fail tarafından gerçekleştirilecek eylem; failin korumak ve gözetmek ile yükümlü olduğu zilyedindeki malı zimmetine geçirmesidir. Bu bakımdan zilyetlik ve zimmete geçirme kavramlarının anlamı önem taşır.

Zilyetlik TMK 977. maddesinde; “Zilyetlik, şeyin veya şey üzerinde hâkimiyeti sağlayacak araçların, edinene teslimi veya edinenin önceki zilyedin rızasıyla şey üzerinde hâkimiyeti kullanacak duruma gelmesi hâlinde devredilmiş olur.” şeklinde ifade edilmiştir. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere zilyetlik bir malın üzerindeki fiili hâkimiyetin başkasına geçmesidir. Başka bir deyişle bir malın başka birine fiili olarak teslimi ile zilyetlik devredilmiş olur. Zimmet suçunun işlenebilmesi için zilyetliği kamu görevlisine devredilmiş bir mal olmalıdır. Ayrıca zilyetliği kendisine devredilmemiş olsa da koruma ve gözetim yükümlülüğü olan malı zimmetine geçirmiş olan kamu görevlisi için de zimmet suçu oluşmuş olur.

Zimmetine geçirme kavramı ise; emanetindeki bir malı veya parayı sahiplenmek, kendine mal etmek anlamına gelmektedir.

Bir kişinin bir malı zimmetine geçirmesi için o maldan malikiymiş gibi istifade etmesi gerekir. Bu eylem farklı şekillerde gerçekleştirilebilir. Kamu görevlisi korumak ve gözetmekle yükümlü olduğu malı satarak, başka birine vererek, amacı dışında kullanarak ya da söz konusu malı tüketerek zimmet suçunu işleyebilir. Bu bakımdan zimmet suçu serbest hareketli bir suçtur.

TCK 247/2’de düzenlendiği üzere zimmet suçunun zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi nitelikli zimmet suçunu oluşturmaktadır. Hile, bir kimseyi aldatmak ve yanıltmak anlamına gelmektedir. Suç faili kamu görevlisi zimmet suçunun yanında bu suçun ortaya çıkmasını engellemek amacıyla hileli davranışlarda bulunursa nitelikli zimmet suçunu işlemiş olur ve cezasının artırılması sonucu doğar.

  • Manevi Unsur

Zimmet suçu kasten işlenen bir suçtur. Kanunda taksirli şekli öngörülmediğinden zimmet suçunun taksirle işlenmesi mümkün değildir. Zimmet suçunu işlemekteki kast özel bir kasttır. Zimmet suçunun işlenebilmesi için; zimmete geçirme, malı edinme ve maldan yarar sağlama kastı bulunmalıdır. Ancak zimmet suçu olası kastla da işlenebilmektedir.

  • Nitelikli Unsurlar

Suçun temel şekline ilave edilen ve cezanın artırılmasını veya indirilmesini gerektiren hallere, suçun nitelikli halleri denmektedir. Böyle durumlarda kanunda belirtilen suçun basit halinin yanında ek, bir hareket, bir unsur ortaya çıkacaktır. Aynı maddenin 2. fıkrasında düzenlediği üzere; zimmet suçunun suçun açığa çıkmaması için hileli davranışlarla işlenmesi halinde verilecek olan ceza yarı oranında artırılır.

Zimmet Suçunun Cezası Nedir?

  • Suçun Temel Halinin Cezası

TCK 247/1’de düzenlendiği üzere; kamu görevlisinin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçirmesi halinde beş yıldan on iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Basit zimmet suçunun cezası bu hükme göre 5 ile 12 yıl arasında olacaktır.

Basit zimmet suçunun cezası 5 ile 12 yıl arasındır.

  • Suçun Nitelikli Halinin Cezası

Aynı maddenin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Nitelikli zimmet suçunun cezası basit zimmet suçuna verilen cezanın yarı oranında artırılması ile bulunacaktır. Buna göre nitelikli zimmet suçunun cezasının 7,5 ile 15 yıl arasında olacağı söylenebilir.

  • Suçun Özel Görünüşlerinin Cezası

Kullanma Zimmeti

Zimmet suçunu işleyen failin, malı geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade ederek işlemesi halinde kullanma zimmeti söz konusu olacaktır. Kullanma zimmeti suçu kanunda daha az cezayı gerektiren bir hal olarak öngörülmüştür. Bu halde verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir.

Denetim Görevinin İhmali Suretiyle Zimmet Suçu ve Cezası (TCK m.251)

Türk Ceza Kanunu m.251’de düzenlenen ve zimmet suçunun özel bir görünüş biçimi olan denetim görevinin ihmali suretiyle zimmet suçu amirin zimmet fiiline denetimi aksatması sebebiyle engel olamaması şeklinde gerçekleşmektedir. Suçun cezası 3 aydan 3 yıla kadar değişmektedir. Burada amirin ya da denetleme yükümlülüğü olan kamu görevlisinin suç işleme kastı olmamakla beraber ihmal suretiyle işlenen bir suç söz konusudur.

  • Suçun İndirimli Halinin Cezası

TCK 249. maddesinde zimmet suçuna konu malın değerinin az olması halinde verilecek cezanın üçte birden yarıya kadar indirilmesi öngörülmüştür. Zimmet suçuna konu malın değerinin azlığının takdiri hâkimin yetkisi içindedir. Malın değerinin az olup olmadığı hâkim takdir eder ve bu azlık oranıyla uygun şekilde cezayı üçte birden yarı oranına kadar indirebilir.

Zimmet Suçu Özel Görünüşleri

Zimmet suçu incelenirken suç genel teorisine göre yukarıda sayıldığı üzere maddi ve manevi unsurlar olarak barındırdıkları hukuka aykırılıklar üzerinde durulmuştur. Bu anlatılan kurumlar, insanlar tarafından işlenen ve suç sayılan bütün fiilleri tipik olarak cezalandırmaya yeterli görülmemiş, bu yüzden özel görünüş biçimleri de düzenlenmiştir. Anlatılan bütün unsurların suçun işlenişinde var olması demek kişinin her koşulda cezalandırılabileceği anlamına gelmemekte, bazı ek şartların varlığı aranmaktadır. Zimmet suçunun özel görünüşleri iştirak, içtima ve teşebbüs hali olarak düzenlenmiştir, yazımızın devamında bu durumlar ele alınacaktır.

  • Teşebbüs

Zimmet suçu kamu görevlisinin malı zimmetine geçirdiği anda gerçekleşen bir suçtur. Bu nedenle zimmet suçunun teşebbüs aşamasında kalması pek mümkün değildir. Ancak suç işlenirken icra hareketlerinin bölünebildiği durumlarda teşebbüs mümkün olabilir. Teşebbüs Türk Ceza Kanununun 35.maddesinde düzenlenmiştir. Teşebbüs, bir kişinin suç işleme kastıyla o fiile başlayıp elinde olmayan sebeplerle suçun unsuru olan fiili gerçekleştirememesine denir. Zimmet suçu da bu tanıma uygun olarak teşebbüse elverişli bir suç tipidir. Ancak failin yine kasıtlı başlaması ve fakat icrai hareketlerden gönüllü olarak vazgeçmesi halinde TCK m.36 uyarınca cezalandırılmaz. Gönüllü vazgeçme ile teşebbüs bu anlamda hem suçun sonlandırılma biçimi hem de kişinin cezalandırılması yönünden farklıdır.

  • İştirak

Zimmet suçunun failinin yalnızca kamu görevlisi olabilmesi nedeniyle zimmet suçu özgü bir suçtur. Bu bağlamda kamu görevlisi olmayan ancak zimmet suçuna katılan failler yalnızca azmettiren veya yardım eden sıfatlarıyla suça iştirak edebilirler. Fakat suça katılan faillerin tamamının kamu görevlisi olması halinde failler zimmet suçuna müşterek fail olarak iştirak etmiş olacaktır.

Zimmet suçunun işlenmesine kamu görevlisi niteliğine haiz olmayan bir bireyin iştirak etmesi durumunda, iştirak eden bu bireyin, suçu işleyen failin kamu görevlisi olduğunu ve suç konusu mala zilyet olduğunu bilmemesi halinde iştirak eden kişi maddi unsurlarda hata yapmış olduğundan zimmet suçuna iştirakten değil, hangi suçu meydana getirme amacıyla yani kastıyla hareket etmişse o suça iştirakten sorumlu tutulacaktır. Bir kişinin zimmet suçuna iştirak halinden sorumlu tutulabilmesi için zimmet suçunun en azından teşebbüs aşamasına varması gerekmektedir.

  • İçtima

Bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda TCK m.43/1 uygulanır. Ancak bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılır. Suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri aynı suç sayılır. Bu durumda nitelikli ve basit zimmet suçunu zincirleme olarak işleyen failin cezası belirlenirken önce TCK m.247/1 gereğince verilen ceza aynı maddenin 2.fıkra hükmü uyarınca yarı oranında artırılır. Daha sonra bu ceza üzerinden zincirleme suç hükümleri uygulanır.

Kamu görevlisinin aynı suç işleme kararı altında tahsil ettiği paraları değişik zamanlarda, mal edinmesi halinde kural olarak her netice bakımından bağımsız bir suç oluşturmakta ise de, eylemler zincirleme biçimde sürdürülmüş olduğundan en son işlenen eylem tarihinde suç tamamlanmış olacak bu tarihteki kanun hükümleri uygulanacak, ancak zamanaşımının tespitinde her eylem ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutulacaktır. Buna göre önceki tarihlerde işlenen eylemlerin zamanaşımına uğraması söz konusu ise en son işlenen zimmet suçunun tek suç olarak kabul edilecek, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması olanaklı olmayacaktır. En son işlenen zimmet suçu da zamanaşımına uğramışsa suç ve cezalandırmadan da söz edilemeyecektir.

Zincirleme suçlarda suç tarihi teselsülün sona erdiği tarihtir ve suç teselsülün sona erdiği tarihte tamamlanmaktadır. Birden fazla eylem işlenmiş ve son eylemin işlendiği tarihte suça ilişkin başka bir kanun yürürlükte ise ceza uygulaması zincirleme suç hükümleri uyarınca en son yürürlüğe giren kanun uyarınca yapılacaktır.

Zincirleme suçlarda suçun tamamlanma tarihi, son eylemin gerçekleştirilme tarihi olduğundan suçun işlenmeye başladığı tarihte yürürlükte olan kanunun uygulanması gerektiği ileri sürülemeyecek ve TCK’nın 7.maddesinin sanık lehine uygulanmasına da yer ve olanak bulunmayacaktır.

Zimmet Suçunda Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Kararı

  • Zimmet Suçu Adli Para Cezasına Çevirme

Adli para cezası, yargılamayı gerçekleştiren mahkeme tarafından, hükümlünün bir miktar parayı devlet hazinesine ödemesine karar verilmesidir. TCK 50. maddesine göre “Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre adlî para cezasına çevrilebilir.” Ancak kısa süreli hapis cezası hükmedilen cezanın bir yıl ve daha az süreli hapis cezası olmasıdır. Zimmet suçunun cezası ise beş yıldan on iki yıla kadar hapis cezasıdır. Bu halde zimmet suçunun basit ve nitelikli halinden ceza alan bir kişinin aldığı ceza adli para cezasına çevrilemez.

  • Zimmet Suçu Erteleme

Erteleme kararında, mahkemece yargılanan kişinin suçlu olduğu tespit edilmiş ve kişi hakkında hapis cezası hükmedilmiştir. Ancak, mahkeme tarafından kişiye verilen hapis cezasının, cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesi halinde erteleme kararı verilmiş olacaktır. İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Ancak aynı zamanda kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekir. Zimmet suçunu işleyen faile verilen ceza ve kişiye ilişkin durumlar söz konusu şartları sağlıyorsa erteleme kararı verilebilir.

  • Zimmet Suçu Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi boyunca kasıtlı bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa ceza kararının ortadan kaldırılması ve davanın düşmesine yol açan bir cezanın bireyselleştirilmesi kurumudur.

Zimmet suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası miktarının 2 yıl veya daha az olması halinde Hagb kararı verilebilir.

Zimmet Suçu Soruşturma ve Kovuşturma Aşaması

  • Soruşturma Aşaması

Zimmet suçu kam görevlisinin görevi nedeniyle işlediği bir suç niteliğindedir. Ancak 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla mücadele Kanununun 12.12.2003 tarih ve 5020 sayılı Kanunla değişik 17.maddesi uyarınca zimmet suçu 4483 sayılı Kanunda öngörülen soruşturma yöntemleri dışında özel bir yönteme tabidir.

TCK m.247 uyarınca zimmet suçu takibi şikayete bağlı bir suç değildir.

3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu m.17’de yazılı suçlardan olan zimmet suçuna ilişkin ihbarlar doğrudan Cumhuriyet Başsavcılıklarına yapılmaktadır. Bu ihbar üzerine düzenlenen tutanağın bir örneği de muhbire iletilir. Gecikmesinde sakınca bulunan acele hallerde tutanak sonradan düzenlenebilmektedir. Muhbirlerin kimlikleri açıklanmaz ancak ihbarın asılsız olması durumunda muhbirin ismi ihbar edilene istek üzerine verilmektedir.

Bu ihbar sonucunda 3628 sayılı Kanuna göre müfettiş ve muhakkikler yapmış oldukları soruşturmadan elde ettikleri delil ve emareleri yetkili ve görevli Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar ve toplanan bu evrakları tevdi ederler. Cumhuriyet Savcısı zimmet suçunu işlediğini öğrendiği sanıklar hakkında doğrudan doğruya ve bizzat soruşturmaya başlar ve durumu atamaya yetkili amirine veya 3628 sayılı Kanunun 8.maddesinde sayılan makamlara bildirir.

Cumhuriyet Savcısı soruşturmaya başladığında ihbarı doğrulayan deliller bulduğu takdirde sanıktan; haksız elde edilen malın kaçırıldığı yolunda deliller elde edildiği takdirde sanığın ikinci dereceye kadar kan ve sıhri hısımları ile gelini ve damadından mal bildiriminde bulunmalarını ister. Bu beyanın ilgilisine ulaştığı tarihten itibaren 7 gün içerisinde Cumhuriyet Savcısına verilmesi gerekmektedir. Soruşturmayı yürütenin muhakkik veya müfettiş olması durumunda bu mal beyanı onlar tarafından da istenebilmektedir. Bu aşamada da 7 gün içinde beyanın verilmesi zorunludur.

  • Kovuşturma Aşaması

Zimmet suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olmaması nedeniyle ihbar ile birlikte Cumhuriyet Savcısı harekete geçecektir. Zimmet suçunun unsurları oluştuğu takdirde savcılık tarafından soruşturma açılacak olup varlığına yönelik emare ve bulgular varsa kovuşturma aşamasına geçilecektir.

Cumhuriyet savcısı kamu davası açılmadan önce haksız edinildiği yönünde delil ve emare elde edilen para veya mal ile ilgili tedbirin alınmasını görevli mahkemeden veya para veya malın bulunduğu yer hukuk mahkemesinden isteyebilir.

Zimmet Suçu Gözaltı ve Tutukluluk Hali

Yakalama ve gözaltı, Ceza Muhakemeleri Kanunu m.90 ile m.109 arasında düzenlenmiştir. Zimmet suçunda da her suçta olduğu gibi gözaltı hali öngörülmüştür. Tutuklama nedenleri 5271 Sayılı CMK’nin 100.maddesinde sayılmıştır. Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve CMK m.100’de belirtilen tutuklama nedenlerinden birinin bulunması halinde, zimmet suçunun sanığı ya da duruma göre şüphelisi hakkında tutuklama kararı verilebilir.

Tutuklama kararı ceza ve tedbir arasındaki ölçünün varlığı ile alınmaktadır. Tutuklama kararı özellikle kaçma şüphesi, delillerin karartılacağı hususunda yoğun şüphe ve somut olguların varlığı hakkındaki kuvvetli şüphe sonucunda verilmektedir. Gerçekleştirilen fiilin katalog suç kapsamında olması durumunda CMK m.100 kapsamında tutuklama nedeninin var olduğu kabul edilerek doğrudan hakim tarafından tutuklama kararı verilebilir. Bu özellikleriyle zimmet suçunu işleyen şahıs hakkında tutuklama kararı verilebilmektedir.

Zimmet Suçunda Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Uzlaşma, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

  • Zimmet Suçunda Şikayet Süresi

Zimmet suçu şikayete tabi bir suç değildir. Bu nedenle cumhuriyet savcısı resen soruşturma başlatabilir. Kamu görevlileri için soruşturma başlatılabilmesi kural olarak izne bağlanmış olsa da Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun 17.maddesine göre basit ve nitelikli zimmet suçları için soruşturma izni alınmasına gerek yoktur.

  • Zimmet Suçunda Zamanaşımı

Zimmet suçu ile ilgili dava zamanaşımı süresi 15 yıldır. Zamanaşımının anlamı suç işlendiğinin savcılık makamına bildirilmesiyle bu zamanaşımı süresi içerisinde kalınıyorsa soruşturma ve kovuşturma yapılabilir. Aksi takdirde suç zamanaşımına uğramış olacak ve soruşturma ya da kovuşturma yapılamayacaktır.

  • Zimmet Suçunda Uzlaşma

Uzlaşma, suçtan mağdur olan kişinin suç şüphelisi ile anlaşması sonucunda ceza yargılamasının sona ermesidir. Uzlaşma şikayetten vazgeçme değildir. Ancak kamu tüzel kişileri aleyhine işlenen suçlar için uzlaşmaya gidilebilmesi mümkün değildir. Bu nedenle zimmet suçu uzlaşma kapsamında değildir.

  • Zimmet Suçunda Etkin Pişmanlık

Etkin pişmanlık yalnızca kanunda öngörülen ve özel olarak düzenlenen hallerde uygulanabilen bir cezada indirim sebebidir. Zimmet suçunda etkin pişmanlık hükümleri TCK 248. maddede düzenlenmiştir. Buna göre; Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen malı aynen iade eden veya uğranılan zararı tamamen tazmin eden faile verilecek ceza üçte ikisi oranında indirilir. Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen malı aynen iade eden veya uğranılan zararı tamamen tazmin eden faile verilecek ceza yarısı oranında indirilir. Etkin pişmanlığın hükümden önce gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın üçte biri indirilir.

  • Zimmet Suçunda Görevli Mahkeme

Zimmet suçuna bakmakla görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise malın zimmete geçirildiği yer mahkemesidir. Yani zimmet suçu işleyen kişiler Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanır. Ağır Ceza Mahkemeleri 2 üye hakim, 1 başkan ve 1 Cumhuriyet savcısından oluşur.

Zimmet Suçu Yargıtay Kararları

Zimmet suçuna ilişkin emsal kararları Yargıtay’ın sitesinde ulaşabilirsiniz. https://www.yargitay.gov.tr/

S.S. Erkent Hedef Konut Yapı Kooperatifinin yönetim kurulu üyesi ve başkanı olan sanığın kooperatif üyelerinden tahsil edilen toplam 15.425,00TL ile ilgili belge düzenlemediği ve kooperatif defterlerine kaydetmediği sanık tarafından düzenlenen 28.12.2005 tarihli makbuzla Avukat Hüsamettin K.’ya ödendiği gösterilen 5.500,00TL’nin gerçekte ödenmediği 31.12.2005 tarihli tutanakla arsa sahiplerine cezai şart olarak 20.000,00TL ödeme gösterildiği halde gerçekte böyle bir ödemenin yapılmadığı kooperatif müteahhidi Yağmur İnş.Müh.Org.San. ve Tic.Ltd.Şti adına 28.02.2005 tarihinden 30.06.2006 tarihine kadar 23 adet toplam tutarı 127.500,00TL olan makbuzların düzenlendiği makbuzlarda kullanılan kaşe ve imzaların Yağmur İnşaat veya sorumlularına ait olmadığı paranın firmaya ödenmediği halde ödemelerin sanık tarafından kooperatif defterlerine gider olarak kaydedildiği, müteahhit firmanın alacağından düşüldüğü, firmaya ödenmiş gibi kayıt yapıldığı anlaşılmakla kooperatif içinde yapılacak basit incelemeyle ortaya çıkması mümkün olmayıp ancak ilgili kişilerin dinlenmesiyle saptanabilen eylemlerin zimmetin açığa çıkmamasına yönelik hileli davranışlarla işlendiği ve zincirleme nitelikli zimmet suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden sadece basit zimmet suçundan hüküm kurulması,

Sanığın kooperatif yönetim kurulu başkanı olarak görevli olduğu 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 62/son maddesindeki “Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunların suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır” hükmü karşısında sahte makbuzlar düzenleme eyleminin 5237 sayılı TCK’nın m.204/2, 43/1 maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması yönünde karar verilmiştir (Yargıtay 5.CD, 09.09.2013 tarih ve 2012/9279E., 2013/8347K.)


… 06/09/2007 tarihli ve 8.000TL bedelli dekontta “Mahmatlar Köy Teslimatı” açıklamasının neden kaynaklandığının sanıktan  tanık H.G.’den ayrıca  sorulması, bu eksikliklerin giderilmesinden sonra gerektiğinde  yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp sanığın zimmetinde olup olmadığının kesin olarak ortaya konulması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, kabule göre de suçun zincirleme olarak işlenmesine karşın sanık hakkında TCK’nın 43.maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik cezaya hükmolunması, TCK nın 248.maddesinin uygulanabilmesi için zararın aynen iadesi veya tamamen tazmini gerektiği gözetilmeden kooperatif vekilinin zararın kısmi nakit ödeme ve bono verilmek suretiyle karşılandığını ve kooperatifin zararının kalmadığını değerlendirdikleri biçimindeki beyanına itibar edilerek koşulları oluşmadığı halde aynı Kanunun 248/2 maddesinin uygulanması yönünde hüküm kurulmuştur (Yargıtay 5.CD, 19.09.2017 tarih ve 2016/8906E., 2017/220K.).


Sanığın zimmetine geçirdiği 1.799TL ana parayı 25.06.2013 tarihinde tamamen iade ettiği halde faiz ve gecikme zammı da ilave edilmek suretiyle katılanın zararının tamamının giderilmediğinden bahisle TCK’nın 248.maddesinin uygulanmaması,

Sanık hakkında 5237 sayılı TCK m.61/5’teki sıralamaya göre aynı kanunun 247/1,249 ve 43.maddelerinin bu sıralamaya göre tatbiki gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde uygulama yapılması,

Bozma öncesi TCK’nın 54/5 maddesi gereğince 2 yıl 1 ay süreyle hak yoksunluğuna hükmedilmesine rağmen CMK’nın 326/son maddesindeki kazanılmış hak hükümleri gözetilmeden bu sefer sanık hakkında 2 yıl 13 ay 15 gün süreyle hak yoksunluğuna hükmedilmesi kararı verilmiştir(Yargıtay 5.CD, 30.03.2016 tarih ve 2014/1491E., 2016/3184K.)


Zimmet Suçu (TCK 247) İhbar Dilekçesi

….Cumhuriyet Başsavcılığı’na                                                                                                             

İhbar Eden    :  Ali Osman KIYAK

Vekili             :  Av. Umur YILDIRIM

Şüpheli         :  Metin GÖNÜL

Suç               : TCK m.247 uyarınca zimmet suçu ve savcılık makamınca resen belirlenecek diğer suçlar.

Suç Tarihi    : 13.07.2020

Açıklamalar

1-) …….. Konut Yapı Kooperatifi ../../…. tarihinde kurulmuş olup müvekkilim Ali Osman Kıyak bu kooperatifin ../../…. tarihinden beri üyesidir. Adı geçen şüpheliler …./…/… tarihinden beri …….. Konut Yapı Kooperatifinin yönetim kurulu üyeliği görevini yürütmektedirler.

2-) Yukarıda belirtilen tarihten itibaren yönetim kurulu görevini yürüten şüpheliler toplamda … ay boyunca … üyeden aylık …..TL olmak üzere toplamda…… TL toplamış, bu toplanan paralarla ise ……TL’lik harcama yapıp görevlerini icra etmişler ancak artan parayı üyelere geri iade etmemişlerdir. Yapılacak soruşturma ile tahsil edilen ……… TL ve arda kalan …TL’nin şüphelilerce zimmete geçirildiği tespit edilecektir. (EK)

3-) Yukarıda anlattığımız oluşa göre kooperatif yönetim kurulunda görev alan şüphelilerce ……… TL’nin zimmete geçirilmesi nedeniyle şüphelilerin cezalandırılmasını sağlamak amacıyla makamınıza başvurma zorunluluğu doğmuştur.

Hukuki Nedenler     : 5237 Sayılı TCK  m. 247 ve resen tespit edilecek diğer suçlar

Hukuki Deliller        :

1-…….Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu karar defteri

2-Kooperatife yapılan ödemelere ilişkin makbuzlar.

3-Tanık ifadeleri

Sonuç ve İstem       :

Yukarıda açıklanan nedenlerle kooperatif yönetim kurulunda görev alan şüphelilerce ……… TL’nin zimmete geçirilmesi nedeniyle şüphelilerin cezalandırılması için kamu davası açılmasına karar verilmesini saygıyla talep ederiz. …/…/…

İhbar Eden Vekili

Av. Umur YILDIRIM

Zimmet Suçu İle İlgili Sık Sorular Sorular

  • Zimmet suçu işlemiş biri memur olabilir mi? Zimmet suçu memuriyete engel midir?

Memur olabilmek için kişinin taşıması gereken özellikler ve şartlar Devlet Memurları Kanunu m.48’de sayılmıştır. Bu kapsamda genel şartlar arasında kişinin katalog suçlara karışmamış olması gerekmektedir. Zimmet suçu bu suçlar arasında sayılmış olup, zimmet suçundan dolayı almış olduğunuz ceza Devlet memuru olmanızın önünde bir engel teşkil edecek ve çok büyük olasılıkla başvurduğunuz Devlet kurumlarından olumsuz yanıt alacaksınız. Bu durumda yapmanız gereken ise 60 gün içerisinde idari dava açarak bu işlemin iptalini istemek olacaktır.

  • Kamu görevlisi olmayan kişiler zimmet suçunu işleyebilir mi?

Kamu görevlisi olmayan kişinin zimmet suçunu işleyebilmesine imkan yoktur. Kamu görevlisi olmayan kişilerin kendisine görevi dolayısıyla zilyetliği devrolunan malı malik gibi kullanması hizmet nedeniyle TCK m.155/2’de öngörülen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturur.

  • Zimmet ve hırsızlık arasındaki fark nedir?

Failin zimmetine geçirdiği malın kendisine görevi nedeniyle verilmiş olması gerekmektedir. Zimmet suçunda fail, kendisine zilyetliği devrolunan malı mülkiyetine geçirmekte, üzerine malik gibi işlemlerde bulunmaktadır. Hırsızlık suçunda ise fail zilyetliğe çalma eylemini gerçekleştirdikten sonra sahip olmaktadır.

Hızlı bir şekilde çözüme ulaşabilmek ve hak kaybı yaşamamak adına; hukuki prosedürlerin her aşamasına hakim olan tecrübeli uzman ekibimizle birlikte Kadim Hukuk Bürosu olarak zimmet suçunun adli ve idari alanda karşınıza çıkaracağı sorunlarda siz değerli müvekkillerimize hizmet vermekteyiz. Hukuki destek için www.kadimhukuk.com.tr adresinden bizlere ulaşabilirsiniz.

Başa dön tuşu