Zimmet Suçu Ve Cezası – TCK 247. Madde

zimmet sucu

Zimmet suçu; bir kamu görevlisinin görevinden dolayı kendisine verilen koruma, gözetim gibi yükümlü olduğu malları zilyedine geçirmesidir. Bir türü de kullanma zimmeti olarak adlandırılır ve kamu görevlisinin geçici bir süre için malı elinde bulundurmasıdır. Zimmet suçu kamuya ait değerleri örneğin mali menfaatleri korumak için belirlenmiş bir suçtur. Zimmet suçunda, kamu görevlilerinin doğruluğu ve dürüstlüğü korunur. Çünkü kişilerin devlete olan güvenleri bu kamu görevlilerinin fiilleri ile bağlantılıdır. Kamu görevlilerinin görevleri Anayasa madde 129/1 ile koruma altına alınmıştır. “Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler.” (AY m. 129/1)

Sonuç olarak zimmet suçu ile kişilerin, Devleti temsil eden kamu görevlilerine karşı güvenleri korunur. Bu kişilerin toplumdaki güven ve inancı sarsmaları sadakat yükümlülüklerini ihlal etmelerinden kaynaklanır. Zimmet suçu; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Dördüncü Kısım ‘’Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler’’ başlığı altında Birinci Bölüm ‘’Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar’’ başlığında 247. Maddede düzenlenmiştir. Madde hükmü şu şekildedir:

‘’Görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan on iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Zimmet suçunun, malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir.’’ (TCK m. 247)

İlgili Makale: İnfaz Hesaplama

Zimmet Suçu Nedir?

Zimmet suçu; kamu görevlisinin görevi yüzünden zilyetliğinde bulundurduğu ve korumakla yükümlü olduğu mallar üzerinde tasarrufta bulunması şeklinde ya da bir başka kişinin zimmetine geçirmesi şeklinde gerçekleşen suç tipidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 247. Maddesinde suçun tanımı, unsurları ve cezası düzenlenmişken, 248. Maddesinde etkin pişmanlık hükümleri, 249. Maddesinde de daha az cezayı gerektiren haller düzenlenmiştir. TCK 249. maddeye göre zimmet konusu malın değeri az ise verilecek ceza üçte birden (1/3) yarıya (1/2) kadar indirilir.

Zimmet Suçu – TCK Madde 247

  1. Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  2. Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
  3. Zimmet suçunun, malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir.
Zimmet SuçuTCK 247
Kanun Maddesi5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 247
ŞikayetŞikâyete tabi değildir. Resen soruşturulur.
Zamanaşımı15 yıl.
Tutuklama ve Adli KontrolTutuklama ve adli kontrol kararı verilebilir.
UzlaşmaUzlaşmaya tabi değildir.
Etkin PişmanlıkEtkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir.
İndirimŞartları varsa 62 indirimi uygulanabilir.
Memurluğa EtkiBu suç memuriyete engeldir.
Görevli MahkemeAğır Ceza Mahkemesidir.

Zimmet; kamu kurumlarında çalışan kişilere imza karşılığı temsil edilen para ya da eşyadır. Zimmet suçu da; kamu görevlisinin kendisine emanet edilen para ya da malı kendisinin gibi harcaması şeklinde gerçekleşir. Zimmet suçuna örnek vermek gerekirse; bankada çalışan bir kamu görevlisinin bir müşterinin hesabındaki parayı kendi hesabına geçirmesidir. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu yazımızda Zimmet Suçu ve Cezası’ndan (TCK madde 247) bahsedeceğiz.

zimmet sucu nedir
zimmet sucu nedir

Zimmet Suçu Şartları Nelerdir?

Zimmet suçunun gerçekleşmesi için 3 şart bulunmaktadır. Bu üç şart gerçekleşmezse suç oluşmaz. Şartlar şu şekildedir:

  • Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi gerekmektedir: Zimmet suçu yalnızca kamu görevlisi tarafından işlendiğinden suç özgü bir suçtur. Fail eğer kamu görevlisi değilse suç zimmet değil başka bir suç tipi olacaktır. Diğer suçlar hırsızlık ya da şartlarda değişiklik varsa güveni kötüye kullanma suçu olabilir. Kamu görevlisi kamusal bir faaliyeti sürekli, süreli ya da geçici olarak yürüten; atanan ya da seçilen kişidir. Zimmet suçu için de fail bu şartları taşımalıdır.
  • Kamu görevlisine görevi nedeniyle teslim edilen bir mal olmalıdır: Kamu görevlisine teslim edilen mal ya da para; kişiye görevi nedeniyle verilmelidir. Para dışındaki mallar taşınır ya da taşınmaz mal olabilir. Ancak mal ya da para faile görevi dışında bir sebepten emanet ediliyorsa suç zimmet suçu olmayacaktır.
  • Kamu görevlisi malı kendisinin ya da bir başkasının zimmetine geçirmelidir: Kamu görevlisi kendisine görevi nedeniyle devredilen mal ya da para üzerinde tasarruflarda bulunabiliyor olmalıdır. Bu tasarruflar malın malikinin tasarrufları gibi olmalıdır. Tasarruflar; tüketme, kullanma, satma, başkasına kullandırma şeklinde gerçekleşebilir. Ancak fail bunlardan hangisini yaparsa yapsın suç yine zimmet suçu olacaktır. Mal ya da parayı kendi zilyedine geçirmesi ile de zimmet suçu oluşurken, bir başkasının zilyedine geçirmesi ile de zimmet suçu oluşur.
İlgili Makale: Müdafi Nedir?

Zimmet Suçu Unsurları

Zimmet suçunda maddi konu taşınır ya da taşınmaz mal olabileceği gibi para da olabilir. Bu mal ya da para kamu görevlisine görevinden dolayı devredilebileceği gibi kamu görevlisinin bu mal ya da parada koruma ve gözetim yükümlülüğü de olabilir. Malın bir gerçek kişiye ya da devlete ait olması arasında fark bulunmamaktadır. Zimmet suçunda fail malın zilyetliğine baştan sahipken, hırsızlık suçunda fail malın zilyetliğine çaldıktan sonra sahip olur.

Zimmet suçunun konusu olan mal ekonomik değeri olan taşınır ya da taşınmaz tüm nesneler olabilir. Üzerinde hakimiyet kurulabiliyor olması ve ekonomik değeri olması nesneyi eşya yapar. Bunların dışında suçun konusunu oluşturan para Türk lirası ya da yabancı para olabilir. Ayrıca poliçe, bono, çekler ya da tedavüle konulan evrak ve senetler hatta enerjiler (Elektrik enerjisi, doğalgaz gibi) zimmet suçunun konusunu oluşturur.

  • Fail: Zimmet suçunda fail kamu görevlisidir bu nedenle de suç özgü suçtur. Kamu görevlisi kamusal faaliyetleri yürüten sürekli ya da geçici nitelikte atanan/seçilen kişilerdir. Bu kişilerin kamu görevlisi seçilmesi için gereken şartlar ve güvenlik soruşturması aşaması için şu yazımıza göz atabilirsiniz: ‘’Link’’ Kamu görevlisinin bir ücret alıp almaması ya da işi sürekli olarak yapıp yapmaması arasında bir fark bulunmamaktadır. Zimmet suçunun faili olabilmek için ayrıca kişilerin mal ya da parayı görevleri dolayısıyla almaları gerekir. Failin suçu işlediği sırada kamu görevlisi olması yeterlidir, sonradan bu sıfatı kaybetmesinin bir önemi yoktur.
  • Mağdur: Suçun mağduru ilk olarak söz konusu fiil ile saldıra uğrayan kişidir. Korunan hukuki değer de idarenin güvenliğidir. Bu nedenle mağdur güvenilirlik zedelendiğinden kamu idaresi yani tüm toplumdur. Toplumdaki tüm bireyler bu suçun mağduru olabilir. Suçtan zarar gören ise toplum değil devletin kendisidir.
  • Suçun Hukuki Konusu: Zimmet suçunun hukuki konusu, ceza hukuku ile koruma altına alınan menfaatler yani kamu idaresinin güvenilirliğidir. Kamu görevlisi görevini ifa ederken şahsı adına değil bulunduğu konumu kullanarak gerçekleştirir. Yani kamu görevlisi zimmet suçunu işlerken kamu adına kamu görevlisi sıfatını kullanmaktadır. Kullanılan şey kamuya olan güvendir. 
  • Fiil: Zimmet suçunun maddi unsuru zilyetliği kendisine devredilmiş olan malı kamu görevlisinin kendisinin ya da bir başkasının zimmetine geçirmesidir. İlk olarak mal kamu görevlisine görevinden dolayı devredilmelidir. Failin mal üzerinde tasarruf yetkisinin olması yani hukuken zilyet olması yeterlidir. Eğer kamu görevlisi; kendi katkısı olmadan mağdurun bir hatasından yararlanması ile zilyetliği geçirirse TCK m. 250’deki irtikap suçunu işler. Mal ya da para kamu görevlisinin koruma ve gözetim yükümlülüğü altındaysa yani zilyedinde değilse de zimmet suçu oluşabilir. Zilyetlik Türk Medeni Kanunu’da 977. maddede düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre; “Zilyetlik, şeyin veya şey üzerinde hâkimiyeti sağlayacak araçların, edinene teslimi veya edinenin önceki zilyedin rızasıyla şey üzerinde hâkimiyeti kullanacak duruma gelmesi hâlinde devredilmiş olur.” Bu hükme göre zilyetlik bir mala fiilen sahip olmak demektir. Yani malın fiilen başka birine teslimi zilyetliğin devri anlamına gelir. Zimmet suçunun söz konusu olabilmesi için zilyetlik kamu görevlisine devredilmelidir ya da kamu görevlisinin koruma/gözetiminde olan bir mal üzerinde bu yükümlülüklere aykırı hareket etmesi gerekir.
  • Manevi Unsur: Zimmet suçu kastla işlenebileceği gibi olası kastla da işlenebilir. Failin haksız çıkar sağlamak gibi özel bir kastı olmasına gerek yoktur. Eğer zimmet suçu malın kısa bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmesi şeklinde oluştuysa indirim hükümleri uygulanır. Suçun taksir ya da bilinçli taksirle işlenmesi mümkün değildir. Olması gereken kast halleri; zimmete geçirme, malı edinme ya da maldan yararlanma halleridir.  

Zimmet Suçunun Cezası Nedir?

Zimmet suçu bir kamu görevlisinin emri altındaki kişilerin emeğinden haksız olarak yararlanması halinde oluşmaz. Bu durumda görevi kötüye kullanma suçu oluşur ve kişi ona göre cezalandırılır. Buna benzer şekilde bir mezarlık bekçisinin kemikleri satması halinde zimmet suçu oluşmaz. Çünkü ölü bedeni ve paraları zimmet suçunun konusunu oluşturmaz. Ancak taşınmaz malın mülkiyeti gibi bu maldan elde edilen gelirler de zimmet suçunu oluşturur.

Zimmet suçunun nitelikli hali; zimmet suçunun açığa çıkmaması için hileli hareketlerde bulunulması halinde gerçekleşir. Bu durum zimmet suçunun işlendiği kamu dairesi içerisinde basit bir araştırmayla tespit edilebilir nitelikte olmalıdır. Benzer şekilde kamu dairesinin aldatıcı ya da suçun ortaya çıkmasını engelleyici nitelikte olmayan hileli durumlarında da zimmet suçunun nitelikli haline göre ceza verilir.

  • Suçun Temel Hali: Zimmet suçunun oluşabilmesi için failin suç konusu malı, görevi nedeniyle zilyetliği kendisine ya da üçüncü bir kişiye devretmiş olması ile ya da koruma/gözetme yükümlülüğü olan ekonomik değeri olan bir mal üzerinde görevinin gereklerini yapmaması halinde zimmet suçu oluşur. 247. Maddede düzenlenen zimmet suçunun temel halinin cezası 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasıdır. Eğer failin suçu işlediği sabit ise hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Nitelikli Zimmet Halleri: Zimmet suçunu işleyen fail bu fiilin ortaya çıkmaması için hileli davranışlarda bulunursa bu suç ayrıca cezalandırılmaz zimmet suçunun nitelikli hali olarak cezalandırılır. Zimmetin nitelikli halinin cezalandırılabilmesi için basit zimmet suçunu gerçekleştiren failin bunu gizlemek için hileli hareketlerde bulunması gerekir. Buradaki hileli davranışlar kişinin objektif hataya düşüren, başkalarının davranışlarında etki yaratan hareketlerdir. Hileli hareketin, zimmet suçunun işlendiği kamu kurumunda basit bir araştırma ile tespit edilebiliyor olması hileli davranışın varlığı için yeterlidir. Zimmet suçunun ağırlaştırıcı bu nedeni 5237 sayılı TCK’de madde 247/2’de düzenlenmiştir. nitelikli zimmet halinde verilecek ceza suçun basit halinde verilecek cezanın (5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası) yarı oranında arttırılması şeklinde verilir. Yani nitelikli zimmet suçunun cezası 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezasıdır.   
  • Daha Az Cezayı Gerektiren Haller: Zimmet suçunda daha az cezayı gerektiren hallerin birincisi kullanma zimmetidir. 5237 sayılı TCK’nin 247. Maddesinin 3. Fıkrasında düzenlenen kullanma zimmeti malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmesi halidir. Bu durumda verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir. Hafifletici sebep olarak düzenlenen kullanma zimmetinde, fail ya kendisine ya da bir başkasına yarar sağlamalıdır. Bu yarar sağlamadan sonra fail iade etmelidir ve iade işlemi zimmet suçunun öğrenilmesinden önce yapılmalıdır. Eğer zimmet eyleminden haberdar olunduktan sonra iade işlemi yapılıyorsa bu durumda kullanma zimmeti değil etkin pişmanlık hükümleri uygulanır. Daha az cezayı gerektiren hallerden ikinci ise malın değerinin az olmasıdır. Malın değerinin az olması halinde 1. Fıkrada verilecek cezanın üçte birden (1/3) yarı oranına (1/2) kadar indirilmesi öngörülmüştür. Bu değerin ne kadar olacağı hakkında kanunda bir ölçüt belirlenmemiştir. Somut olaya göre hakim tarafından değerin azlığı ya da çokluğu satın alma gücü ile ölçülmektedir.
  • Özel Görünüş: Zimmet suçunu işleyen failin, malı geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade ederek işlemesi halinde kullanma zimmeti söz konusu olacaktır. Kullanma zimmeti suçu kanunda daha az cezayı gerektiren bir hal olarak öngörülmüştür. Bu halde verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir. Türk Ceza Kanunu m.251’de düzenlenen ve zimmet suçunun özel bir görünüş biçimi olan denetim görevinin ihmali suretiyle zimmet suçu amirin zimmet fiiline denetimi aksatması sebebiyle engel olamaması şeklinde gerçekleşmektedir. Suçun cezası 3 aydan 3 yıla kadar değişmektedir. Burada amirin ya da denetleme yükümlülüğü olan kamu görevlisinin suç işleme kastı olmamakla beraber ihmal suretiyle işlenen bir suç söz konusudur.
  • Zimmet Suçunda İndirim Halleri: TCK 249. maddesinde zimmet suçuna konu malın değerinin az olması halinde verilecek cezanın üçte birden yarıya kadar indirilmesi öngörülmüştür. Zimmet suçuna konu malın değerinin azlığının takdiri hâkimin yetkisi içindedir. Malın değerinin az olup olmadığı hâkim takdir eder ve bu azlık oranıyla uygun şekilde cezayı üçte birden yarı oranına kadar indirebilir.
Zimmet Suçu CezasıKanuni Dayanağı
TCK 247 Basit Hali Cezası5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası
TCK 247/27 buçuk yıldan 18 yıla kadar hapis cezası.
TCK 247/37 buçuk yıldan 18 yıla kadar hapis cezası.
zimmet sucu cezasi
zimmet sucu cezasi

Zimmet Suçunun Özel Görünüşleri

Zimmet suçu için; maddi ve manevi unsurlar hakkında suç genel teorisine göre bazı hukuka aykırılıklar bulunmaktadır. Bu durumlar insanların işlediği ve suç sayılan tüm fiillerin tipik olarak cezalandırılması yeterli olmadığı zaman ortaya çıkar. Bu nedenle de suçun özel görünüş biçimleri oluşturulmuştur. Tüm koşulların, suçun işlendiği esnada var olması kişinin her durumda cezalandırılacağı anlamına gelmemektedir. Buna ek bazı şartlar bulunması gerekir.

Suçun özel görünüş biçimleri teşebbüs, iştirak ve içtimadır. Teşebbüs, bir kişinin suç işleme kastıyla o fiile başlayıp elinde olmayan sebeplerle suçun unsuru olan fiili gerçekleştirememesine denir. Bir suçun işlenmesine karar verildikten sonra geçilen icra aşamasında birden fazla suç işlenirse ve faile tek ceza veriliyorsa içtima hükümleri uygulanır. Bu durumda verilecek ceza dörtte birden (1/4) dörtte üçe (3/4) kadar arttırılır.

  • Teşebbüs: Zimmet suçu failin malı zimmetine geçirmesi ile gerçekleşen bir suçtur. bu nedenle suçun teşebbüs aşamasında kalması mümkün değildir. Zimmet suçu işlenirken fiilin bölünebilir olması suç için teşebbüs hükümlerinin uygulanmasını mümkün kılar. Teşebbüs hükümleri 5237 sayılı TCK’nin 35. Maddesinde düzenlenmiştir. Failin kasıtlı olarak hareketlere başlayıp, icrai olarak gönüllü vazgeçmesi halinde teşebbüs değil gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanır.
  • İştirak: Zimmet suçunda failin kamu görevlisi olması durumu suçu özgü suç haline getirir. Zimmet suçunda iştirak hükümlerinin uygulanabilmesi için suça iştirak eden azmettirici ya da yardım eden kişilerin kamu görevlisi olmasına gerek yoktur. Fakat hepsi kamu görevlisi ise müşterek fail olarak hepsi suça iştirak etmiş sayılır. Zimmet suçunun işlenmesinde kamu görevlisi olmayan bir kişi iştirak ediyorsa ve işlediği suçun zimmet suçu olduğunu bilmiyorsa; her ne kadar maddi unsurlarda hata yapılmış olsa da iştirak eden fail hangi suçu işlemeye amacındaysa o suça göre iştirakten sorumlu olur. Ayrıca kişilerin iştirak halinde zimmet suçundan sorumlu olabilmesi için suçun en az teşebbüs aşamasına gelmiş olması gerekir.
  • İçtima: İçtima bir suçun icrasında birden fazla suç işlenmesi halinde uygulanan bir yargılama usulüdür. İçtimada zimmet suçunun temel hali ile nitelikli hali arasında bir fark bulunmamaktadır. Zimmet suçunda özel bir içtima kuralı getirilmemiştir bu nedenle genel hükümlere göre içtima kuralları uygulanır. Bu durum suç hakkında zincirleme hükümlerin uygulanabileceği gibi gerçek içtima kuralları da uygulanabilir. Gerçek içtima failin hem resmi belgede sahtecilik hem de zimmet suçlarını işlemesi halinde, her iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılması gerekir.

Adli Para Cezasın Çevirme, Erteleme Ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi için bazı kriterlere bakılır. Bu kriterlere hükümlü kişinin sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sırasındaki pişmanlığı, hal ve hareketleri olduğu gibi suçu işlerken var olan özellikler de sayılabilir. Yalnızca burada dikkat edilmesi gereken husus hapis cezasının adli para cezasına çevrilebildiği suçlarda kişiye 1 yıl ve daha az hapis cezası verilmiş olmalıdır. Erteleme kararında ise bir kişi hakkında hükmedilen ceza 2 yıl ve daha az hapis cezası olmalıdır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sanığın daha önceden kasıtlı bir suç dolayısıyla mahkum olmaması halinde verilen 2 yıl ve daha az süreli hapis veya adli para cezası halleri için hükmün açıklanmasının 5 yıl süreyle geriye bırakılması halidir. Mahkeme hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar vermek için sanığın yeniden suç işlemeyeceğine dair bir kanaatte bulunmalıdır. Suçtan zarar gören mağdurun da zararı tamamen giderildikten sonra ve sanık da hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasını kabul ederse mahkeme buna dair karar verebilir.

  • Zimmet Suçunda Adli Para Cezasına Çevirme: Sanık hakkında kurulan hapis cezasının para cezasına çevrilmesini öngören bu sisteme yargılamayı yapan mahkeme tarafından karar verilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun bu konudaki 50. Maddesi şu hükmü içerir: ‘’ Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre adlî para cezasına çevrilebilir.’’ Ancak önemli olan husus hükmedilen hapis cezasının 1 yıl ve daha az hapis cezasını içermesi gerektiğidir. bu açıklamalar ışığında zimmet suçundan hükmedilen en az ceza 2 yıl olduğu için adli para cezasına çevirme hükümleri uygulanmaz.
  • Zimmet Suçunda Erteleme: Yargılama esnasında failin suçlu olduğu tespit edilmiş ve hakkında hapis cezası verilmişse erteleme hükümleri uygulanabilir. Mahkemenin kişi hakkında verdiği hapis cezasının cezaevinde infazından şartlı olarak vazgeçilmesi halinde erteleme kararı verilmiş sayılır. Buna ek olarak kişi hakkında kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezası mahkum edilmemiş olması gerekir. Mahkeme bunların dışında kişinin pişmanlık hallerine bakar ve buna uygun bir kanaati oluşursa erteleme kararı verilebilir. Zimmet suçu için de bu şartlar sağlandığı takdirde erteleme kararı verilebilir.
  • Zimmet Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Karar Verilmesi: Hükmün açıklanmasının geriye bırakılması sanık hakkında hükmedilen cezanın belli bir süre sonuç doğurmamasını sağlar. Çünkü hüküm 5 yıl süreyle okunmaz. Bu 5 yıllık denetim süresi boyunca bir suç işlenmezse ve yükümlülüklere uygun davranılırsa ceza kararı ortadan kaldırılır. Bu durum ceza davasının düşmesine yol açan bir yargılama usulüdür.

Zimmet Suçu Soruşturma Ve Kovuşturma Evresi

Zimmet suçunda soruşturma ve kovuşturma usulleri 4483 sayılı Memurlar Ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’a göre değil, 3683 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’na göre yapılır. Ancak müsteşarlar, valiler ve kaymakamlar hakkında soruşturma işlemi yürütülürken bu kanun hükümleri uygulanmaz. Ayrıca görevleri ve sıfatları nedeniyle (Soruşturma izni alınması hususu gibi) özel kanunlara tabi olan kişiler için ilgili kanun hükümleri saklıdır.

Bir failin zimmet suçunu işlemesi halinde bir başkası tarafından doğrudan Cumhuriyet savcılıklarına ihbarda bulunulabilir. İhbar halinde bu tutanağa geçirilir ve ihbar eden kişiye de tutanağın bir örneği verilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde tutanak sonradan düzenlenebilir. İhbar edilen kişilerin kimlikleri rızası olmadan açıklanmaz ancak asılsız bir iddia varsa ihbar eden kişinin kimliği açıklanır. İhbar konusu suç hakkında kamu davası açılana dek bilgi verilmez ve yayın yapılmaz. İhbar dışında suç herhangi bir şikayete tabi değildir. Cumhuriyet savcılığı öğrendiği anda doğrudan harekete geçerek suç hakkındaki delilleri toplar.

Zimmet Suçu Gözaltı Ve Tutukluluk Hali

Yakalama ve gözaltı, Ceza Muhakemeleri Kanunu m.90 ile m.109 arasında düzenlenmiştir. Zimmet suçunda da her suçta olduğu gibi gözaltı hali öngörülmüştür. Tutuklama nedenleri 5271 Sayılı CMK’nin 100.maddesinde sayılmıştır. Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve CMK m.100’de belirtilen tutuklama nedenlerinden birinin bulunması halinde, zimmet suçunun sanığı ya da duruma göre şüphelisi hakkında tutuklama kararı verilebilir.

Tutuklama kararı ceza ve tedbir arasındaki ölçünün varlığı ile alınmaktadır. Tutuklama kararı özellikle kaçma şüphesi, delillerin karartılacağı hususunda yoğun şüphe ve somut olguların varlığı hakkındaki kuvvetli şüphe sonucunda verilmektedir. Gerçekleştirilen fiilin katalog suç kapsamında olması durumunda CMK m.100 kapsamında tutuklama nedeninin var olduğu kabul edilerek doğrudan hakim tarafından tutuklama kararı verilebilir. Bu özellikleriyle zimmet suçunu işleyen şahıs hakkında tutuklama kararı verilebilmektedir.

Zimmet Suçunda Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Uzlaşma, Etkin Pişmanlık Ve Görevli Mahkeme

Şikâyet, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen kimi suçlar hakkında kişilere 6 aylık süre verilmesini öngören bir sistemdir. Şikayet halinde fail hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılır. Kanunda ‘’… şikayete bağlıdır.’’ ya da ‘’… şikayet üzerine.’’ Yazıyorsa suçun şikâyete tabi suçlardan olduğu kabul edilir. Kamu görevlileri hakkında Cumhuriyet savcısının resen soruşturma başlatması kural olarak soruşturma izni verilmesine bağlıdır. Ancak sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu 17. Maddesine göre zimmet suçu için bu soruşturma izninin alınmasına da gerek yoktur.

Uzlaşma, taraflardan birinin kendi talebinden vazgeçmesi ile bir anlaşmaya varılmasıdır. Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarından biri olan uzlaşmada, taraflar bazı şartlar belirler. Uzlaşmanın temel amacı iki tarafın barışması ve mağdurun zararının giderilmesi olup, sanığın da verdiği zararı telafi etmesi beklenir. Etkin pişmanlık ise, kişinin işlediği bir suçtan dolayı kendi iradesi ile pişman olmasıdır. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanacağı suç tipleri 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda belirtilmiştir.

  • Zimmet Suçunda Şikâyet Süresi: Kural olarak ceza kanunlarındaki ve özel kanunlarındaki suçların soruşturulması ya da kovuşturulması şikayete bağlı değildir. Ancak kimi suçlar şikâyete tabi tutulmuş ve şikayet yapılmadığı takdirde fail hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağı öngörülmüştür. Zimmet suçu kamu hukukunu ilgilendiren bir suçtur. Bu nedenle zimmet suçu şikayete bağlı bir suç olmadığından herhangi bir şikayet süresi de öngörülmemiştir.
  • Zimmet Suçunda Zamanaşımı: Zamanaşımı dava ve ceza zamanaşımı olarak ikiye ayrılan davanın düşmesine yol açan bir ceza hukuku kurumudur. Dava zamanaşımı, belirlenen süre içinde suçun işlenmesinden itibaren dava açılmadıysa ya da açılan bir dava nihayete ermediyse düşme kararı ile davanın sonuçlanmasıdır. Zimmet suçunda dava zamanaşımı süresi 15 yıldır. Suçun işlenmesinden itibaren Savcılık makamı bundan haberdar olur ve bu zamanaşımı süresine uyuyorsa soruşturma ve kovuşturma yapılabilir. Ancak 15 yıllık bu sürenin geçmesi ile artık soruşturma ve kovuşturma yapılması mümkün değildir.
  • Zimmet Suçunda Uzlaşma: Uzlaşma suçun mağdurunun, şüpheli şahıs ile anlaşmasıdır. Uzlaşma sonucunda yargılama sona erer ancak uzlaşma ve şikayetten vazgeçme aynı değildir. Ayrıca kamu tüzel kişileri aleyhine işlenen suçlar için uzlaşmaya gidilemez. Bu kapsamda zimmet suçu kamu tüzel kişileri aleyhine de işlenebilen bir suç olduğu için zimmet suçunda uzlaşma mümkün değildir.
  • Zimmet Suçunda Etkin Pişmanlık: Etkin pişmanlık kişinin işlediği suçtan pişman olması ve eylemin getirdiği olumsuzları gidermesi halinde uygulanan bir ceza hukuku müessesesidir. Yani etkin pişmanlık bir kişinin işlediği suçtan kendi özgür iradesi ile pişman olmasıdır. Zimmet suçu hakkında da etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir. Bu durum cezayı azaltabileceği gibi kaldırması da mümkündür. Ancak zimmet suçunu işleyen fail suçu tamamladıktan sonra pişman olmalıdır. Failin ayrıca etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmesi için eşyayı aynen iade etmesi ya da zararı gidermesi gerekir.
  • Zimmet Suçunda Görevli Mahkeme: Görevli mahkeme, dava şartlarından birisidir ve davaya hangi mahkemenin bakmakla görevli olacağını belirler. Genel olarak yetkili mahkeme ise davalı gerçek ya da tüzel kişinin dava açıldığı tarihteki yerleşim yeri olabileceği gibi, olayın gerçekleştiği yer ya da ortak ikametgâh adresleri olabilir. Ancak zimmet suçunda yetkili mahkeme suçun işlendiği yer mahkemesidir. Zimmet suçunda görevli mahkeme ise ağır ceza mahkemesidir. Yani zimmet suçu; suçun işlendiği yerdeki ağır ceza mahkemelerinde görülür.
zimmet sucu beraat
zimmet sucu beraat

Zimmet Suçu Hakkında Mahkeme Kararları

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2010/6032 E. 2010/16926 K. ve 06.12.2010 Tarihli Kararı

 ‘’Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında her bir işlem bakımından ayrı ayrı basit/ihtilasen zimmet olup olmadıkları tespit edilmeden ve 11 adet, müşterilere ait imzaları taşıyan ödeme fişleriyle işlenen fiilin Grafoloji uzmanının 10.7.2008 havale tarihli Ek raporunda da belirtildiği üzere mudiler adına atılan imzaların iğfal kabiliyetini haiz bulunduklarından anılan işlemler bakımından ihtilasen zimmet suçunun oluştuğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken eylemlerin tamamı basit zimmet kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı’’


Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2015/28424 E. 2016/10212 K. ve 07.11.2016 Tarihli Kararı

Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 13.11.2014 gün ve 2014/22858 Esas, 2014/20589 Karar sayılı ilamında 25.05.2011 gün ve 2011/3034-6899 Esas/Karar sayılı ilamına atıf yapılarak “sanığın herbir işlem yönünden atıf yapılan bozma ilamında belirtilen kriterlere göre basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi, sahte imzalı tediye fişleri ile yapılan işlemler yönünden ise mudilere ait bankada mevcut orijinal imzalarla, sahte mudi imzası taşıyan fişlerdeki imzaların karşılaştırılıp aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının mahkemece saptanması, işlemlerin çokluğu ya da duraksama halinde mahkemeye yardımcı olma ve aydınlatma bakımından bankacılık konusunda uzman bir kişinin görüşüne başvurulup, her bir işlem bakımından duraksamaya yer bırakmayacak şekilde eylemlerin ayrı ayrı basit ya da nitelikli olup olmadıklarının tesbit edilmesi gerektiği gözetilerek, eylemlerin bir kısmının basit bir kısmınında nitelikli zimmet suçunu oluşturması durumunda sanığın kastının banka parasını zimmete geçirme olduğu ve bunu aynı suç işleme kararı altında çeşitli işlemlerle gerçekleştirdiği, yenilenen bir suç kastından bahsedilemeyeceğinden kanunun aynı hükmünün bir çok kez ihlali nedeniyle sanık hakkında suçun nitelikli hali ihtilasen zimmet suçundan hüküm kurulup TCK’nun 43. Maddesiyle cezada artırım yapılması yerine eylem bölünerek ayrıca basit zimmet suçundan da ceza tayini nedeniyle hüküm bozulmuştur.


Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2016/17895 E. 2016/10100 K. ve 01.11.2016 Tarihli Kararı

“21 işlem ile mudilerin hesaplarından para çekildiği, düzenlenen tediye fişlerinden 10’unda hesap sahibi adına atılmış imza bulunmadığı bu haliyle eylemlerin basit zimmet kabul edilmesi gerektiği, ancak 11 adet tediye fişinde sahte imza atıldığı cihetle söz konusu belge asılları ile mudilerin bankada bulunan hesap kartonetlerindeki imzalar üzerinde mahkemece inceleme yapılması, aldatıcılık vasfının olup olmadığının belirlenmesi ile duruşma tutanağına denetime imkan verecek şekilde geçirilmesi, gerektiğinde bu konuda uzman bir bilirkişiden görüş alınması suretiyle suç vasfının tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde tüm eylemlerin basit zimmet niteliğinde kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

Sanığın mal edindiği kabul edilen dövizlerin zimmete geçirilme tarihi itibariyle geçerli olan T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilerek hesaplanması gerekirken yazılı şekilde yabancı para birimi üzerinden hüküm kurulması, 3- Banka zararının ödettirilmesine karar verildiği halde nispi harca hükmolunmaması, Yasaya aykırı’’


Zimmet Suçu Şikayet Dilekçesi

(Suçun İşlendiği Yer) Cumhuriyet Başsavcılığı’na                                                                                                             

İhbar Eden:  A. O. K. (T.C.:)

Vekili: Av. Umur YILDIRIM

Şüpheli:  M. G.

Suç: TCK m. 247 uyarınca zimmet suçu ve savcılık makamınca resen belirlenecek sair suçlar.

Suç Tarihi: 27.11.2023

Açıklamalar

  1. …….. Konut Yapı Kooperatifi ../../…. tarihinde kurulmuş olup müvekkilim Ali Osman Kıyak bu kooperatifin ../../…. tarihinden beri üyesidir. Adı geçen şüpheliler …./…/… tarihinden beri …….. Konut Yapı Kooperatifinin yönetim kurulu üyeliği görevini yürütmektedirler.
  2. Yukarıda belirtilen tarihten itibaren yönetim kurulu görevini yürüten şüpheliler toplamda … ay boyunca … üyeden aylık …..TL olmak üzere toplamda…… TL toplamış, bu toplanan paralarla ise ……TL’lik harcama yapıp görevlerini icra etmişler ancak artan parayı üyelere geri iade etmemişlerdir. Yapılacak soruşturma ile tahsil edilen ……… TL ve arda kalan …TL’nin şüphelilerce zimmete geçirildiği tespit edilecektir. (EK-1)
  3. Yukarıda anlattığımız oluşa göre kooperatif yönetim kurulunda görev alan şüphelilerce ……… TL’nin zimmete geçirilmesi nedeniyle şüphelilerin cezalandırılmasını sağlamak amacıyla makamınıza başvurma zorunluluğu doğmuştur.

Hukuki Nedenler: TCK, TBK, CMK, Anayasa ve diğer sair mevzuat

Hukuki Deliller: Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu karar defteri, Kooperatife yapılan ödemelere ilişkin makbuzlar, Tanık ifadeleri, yemin, banka kayıtları ve sair delil.

Sonuç ve İstem:

Yukarıda açıklanan nedenlerle kooperatif yönetim kurulunda görev alan şüphelilerce ……… TL’nin zimmete geçirilmesi nedeniyle şüphelilerin cezalandırılması için kamu davası açılmasına karar verilmesini saygıyla talep ederiz. (Tarih)

İhbar Eden Vekili

Av. Umur YILDIRIM

Ek: Ödeme makbuzları


Zimmet Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

  • Zimmet suçunun cezası nedir?

Basit zimmet suçu 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası iken nitelikli zimmet suçunun cezası 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıdır.

  • Zimmet suçu ile rüşvet suçunun farkı nedir?

Zimmet suçunda kamu görevlisi görevi nedeniyle devredilmiş bir mal ya da para olmalıdır ancak rüşvet suçunda kamu görevlisine görevi nedeniyle para ya da malın devredilmesine gerek yoktur.

X
kadim hukuk ve danışmanlık