yurtdisinda gecen surelerin borclandirilmasi sgk

Yurt dışında yaşayan ve çalışan vatandaşların sosyal güvenlikleri uzun yıllar birçok çözümü bekleyen sorun olmuştur. Bununla ilgili ikili sosyal güvenlik sözleşmeleriyle çözüm üretilmeye çalışılmış ise de tam anlamıyla bir çözüm üretilemediğinden ötürü yasal düzenlemeler yapılması söz konusu olmuştur. Yurtdışında geçen sürelerin borçlandırılması Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılmaktadır. Bu kurum gerekli hesaplamaları yaparak Türkiye’de mevcut hizmet yılınıza eklemektedir.

Bu yönde yapılan ilk düzenleme, 2147 sayılı Yurt Dışında Çalışan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Çalışma Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’dur. Bu kanun sigortalının çalıştığı ülke ile olan ikili sosyal güvenlik anlaşmasına bakılmaksızın yurt dışında çalışılan sürelerin borçlanmasına imkan sağlamıştır. Kanun yurt dışında çalışan işçilerin problemlerine tam anlamıyla çözüm üretememiştir. Zira kanun kapsamında kısmi borçlanma imkanı sağlanmamıştır. Buna göre, yurt dışında çalışılan tüm sürenin borçlanılması zorunlu tutulmuştur. Bu sorunların sonucunda 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Çalışma Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun yürürlüğe girmiş ve 2147 sayılı Kanun yürürlükten kalkmıştır. 3201 sayılı Kanun, yurt dışında geçmiş çalışmaların kısmi olarak olarak borçlanılmasına imkan sağlamıştır. Ancak bahsi geçen Kanun da borçlanma talebi yönünden yurda kesin dönüş şartı getirmiştir.

Takibi Şikayete Bağlı Suçlar – TCK 73. Madde hakkında detaylı bilgiyi bu makalemizden okuyabilirsiniz. https://kadimhukuk.com.tr/makale/takibi-sikayete-bagli-suclar-tck-73-madde/

3201 sayılı Kanun’un 1. maddesi “Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.” şeklinde düzenleme getirmiştir. Bu bakımdan kanundan yararlanma hakkı 18 yaşını aşan Türk vatandaşlarına getirilmiş ve yararlanma ilgilinin isteğine bağlı tutulmuştur. Yurt dışında ev kadını olarak bulunan kişilere de imkan tanınmıştır. Borçlanma hizmetinden faydalanabilmek adına çalışma ve süre sınırlaması getirilmemiştir.

Türk vatandaşı olma koşulu ile ilgili uygulamada çeşitli tartışmalar yer almış, dava konusu olan durumlar yaşanmıştır. 3201 sayılı Kanun uyarınca talep tarihinde Türk vatandaşı olma koşulu açıktır. Bunun yanında borçlanma talep edilen tüm dönemde de Türk vatandaşı olma zorunluluğu vardır. Öte yandan Türk vatandaşlığından izinle çıkan ve borçlanma tarihinde Türk vatandaşı olmayan kişilerin vatandaş olduğu dönemlere ilişkin borçlanma yapıp yapamayacağı tartışma konusu olmuştur. Kanunda buna ilişkin açık bir düzenleme yer almamıştır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi izin alarak vatandaşlıktan çıkanların sosyal güvenlik hukukuna ilişkin kazanılmış haklarının korunması gerektiğini, Anayasa gereği bu haklardan faydalanmanın söz konusu olacağına hükmetmiştir.

3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışı borçlanmasına konu olabilecek dönemler sigortalının 18 yaşından sonraki dönemi kapsamaktadır. 18 yaşın altında olan dönem yönünden yurt dışı borçlanması gerçekleştirilemez.  Türkiye’de sigortalılık başlangıç yaşı 18 olarak kabul edilmektedir. Yurt dışı borçlanması yapmak isteyen sigortalının borçlanmak istediği döneme ilişkin Türkiye’de sigorta kaydı bulunmaktaysa çakışan sürelere ilişkin borçlanma yapılamaz. Zira aynı dönem için mükerrer prim ödenmesi söz konusu olamaz.

Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması Şartları

  • Yurda Kesin Dönüş Şartı

3201 sayılı Kanun ilk zamanlarda . yurtdışında geçen sürelerin borçlandırılması için yurda kesin dönüş yapılmış olmasını şart olarak düzenlemiştir. Yurda kesin dönüşün yorumlanması aşamasında farklı kararlar çıkmıştır. Bu kapsamda yaşanan mağduriyetler söz konusu olmuştur. Bunun üzerine Anayasa Mahkemesi, 12.12.2002 tarih ve 36 E.- 198 K. sayılı kararıyla yurda kesin dönüş şartını eşitlik ilkesine aykırılıktan dolayı iptal etmiştir. Buna müteakip ilgili madde 4958 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenmiştir. Düzenlemede yurda kesin dönüş şartı kaldırılmıştır.

Yurtdışında geçen sürelerin borçlandırılması SGK’ ya resmi başvuru yapılarak gerçekleştirilir. SGK 60 gün içinde başvurunuza olumlu veya olumsuz bir geri dönüş yapacaktır. Yapmadığı takdirde zımni ret kabul ederek dava açabilirsiniz.

  • Yurtdışında Yeniden Çalışmaya Başlama

3201 sayılı Kanunun 5754 sayılı Kanunun 79.maddesi ile değişik 6/B maddesi, “B) Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklinde düzenleme getirmiştir.

Yurtdışı Çalışmalarının Borçlanılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşmeler

  • 6552 Sayılı Kanun Öncesi Dönem

6552 sayılı Kanun değişikliğinden önceki dönemde, yurt dışında Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi imzalamış olan bir ülkede çalışma söz konusu olduğunda bu dönemde borçlananların çalıştıkları ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarihin ilk işe giriş tarihi olarak işleme alınamayacağına ilişkin hüküm bulunmaktaydı. Söz konusu hüküm hakkaniyete aykırı olduğundan ötürü uygulamada tartışmayı ve davaları beraberinde getirmiştir.

  • 6552 Sayılı Kanun Sonrası Dönem

10.09.2014 tarih ve 6552 sayılı Kanun’un 29.maddesi ile 3201 sayılı Kanun’un 5.maddesinin 5.fıkrasına “Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir.” şeklinde ekleme yapılarak uygulamada yaşanan sıkıntılara kısmen çözüm üretilmeye çalışılmıştır. En azından yurt dışında çalışanları sigorta başlangıcı ile ilgili dava açma sürecinden kurtaracaktır.

Anayasa’nın 90.maddesi uluslararası sözleşmelerin yürürlüğü, normlar hiyerarşisindeki konumu ile ilgili düzenleme getirmiştir. Usulüne uygun olarak yürürlüğe konan uluslararası sözleşmelerin Kanun hükmünde olduğu düzenlenmiştir. Bu durumda yürürlükte olan bir kanunla uluslararası sözleşmenin çelişmesi halinde ne şekilde uygulama yapılacağı tartışmalıdır. Zira Anayasa’nın 90.maddesi temel hak ve özgürlüklerle ilgili uluslararası sözleşmelerin uygulamada önceliği olduğunu düzenlemiştir. Sosyal güvenlik ile ilgili haklar da ekonomik ve sosyal haklar kısmında düzenleme alanı bulmuştur. Yargıtay uygulamalarına göre, Anayasa’nın 90.maddesi uyarınca yöntemine göre yürürlüğe girmiş konuyla ilgili uluslararası sözleşme hükümleri bulunmaktaysa, 3201 sayılı Kanun’un 5.maddesinden önce uygulanmalıdır. Bu durumda Türkiye ile aralarında sosyal güvenlik sözleşmesi bulunan ülkelerde ilk defa çalışmaya başlanılan tarih Türkiye’deki sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmelidir.

Uluslararası sözleşmelere konulan bu yöndeki hükümlerin amacı, eşitlik ilkesine uygun çözüm üretmek suretiyle yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarının Türkiye’ye dönmesi durumunda uzun vadeli sigorta kolları bünyesinde sağlanan haklar bakımından adaletsiz durumların engellenmesidir. Zira uzun vadeli sigorta kollarının sağladığı haklar yönünden sigortalılık başlangıç tarihi önemli bir kriterdir. Söz konusu hüküm 3201 sayılı Kanun’da yer alan yurtdışı borçlanma hükümlerinden bağımsız bir sosyal güvence olması nedeniyle uygulanması için borçlanma koşulu da aranmayacaktır. Dolayısıyla yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarının yurtdışında geçen hizmetlerini borçlanarak uzun vadeli sigorta kolları bakımından Türkiye’de hizmet geçmiş gibi değerlendirme yapmak amacıyla yürürlüğe giren 2147 sayılı Kanun ile 3201 sayılı Kanundan önce yürürlüğe giren uluslararası sözleşmelerdeki hükümler doğrultusunda değerlendirme yaparak yabancı ülkede çalışan Türk vatandaşlarının haklarını sınırlandırmak söz konusu olamaz. Bu itibarla, yabancı bir ülkede çalışan Türk vatandaşlarına tanınan uluslararası sözleşmelerle tanınan sosyal güvenlik haklarını koşula bağlaması, ortadan kaldırması veya sınırlaması da Anayasa’nın 90.maddesinin sağladığı güvence karşısında yorumlandığında mümkün görülmemelidir.

Diğer ülkelerle imzalanan ikili sosyal güvenlik sözleşmelerinde özel hüküm bulunmayan veya sözleşme imzalanmayan ülkelerdeki çalışmalarını borçlanmak isteyenler yönünden sigortalılık başlangıcının ve dolayısıyla sigortalılık süresinin nasıl hesaplanacağına ilişkin 3201 sayılı Kanunun 5.maddesi düzenleme getirmiştir. Buna göre, Türkiye’de tescilli bulunan sigortalılar yönünden tescil tarihinden itibaren borçlanılan süre kadar geriye gidilerek bulunan tarih sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilecektir. Türkiye’de herhangi bir tescili olmayan sigortalılar yönünden ise, borcun tamamen ödendiği tarihten borçlanma süresi kadar geriye gidilerek bulunacak tarih, sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilecektir.

Yurtdışında Geçen Sürelerin Sayılmasına İlişkin Dava Dilekçesi Örneği

………. NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİNE

DAVACI: Ad Soyad (TCKN:……….) Adres

VEKİLİ : Av. Umur YILDIRIM-Adres

DAVALI: Sosyal Güvenlik Kurumu-Adres

DAVANIN KONUSU: Müvekkilin yurtdışı çalışmalarının sigortalılıktan sayılması gerektiğinin/borçlanma yapabileceğinin/buna bağlı olarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemidir.

DAVA DEĞERİ  : …… TL

AÇIKLAMALAR:

Müvekkil davacı ……….. tarihleri arasında Türkiye’de …… süreyle öğretmenlik yapmış/aşçı olarak çalışmış/ Bağ Kur sigortalısı/Emekli Sandığına tabi/…./ olarak çalışmış; daha sonra Almanya/….. ‘da sözleşmeli olarak/ ……. olarak çalışmıştır. Müvekkilim ……….. tarihten itibaren yılın büyük bir kısmını Türkiye’de olmak üzere hem ………. ülkesinde hem de Türkiye’de yaşamaya başlamıştır.

Müvekkil, 3201 sayılı Yasa uyarınca yurtdışındaki çalışmalarını borçlanmak üzere Kuruma müracaat etmesine karşın Kurum tarafından bir işlem tesis edilmediğinden/istem reddedildiğinden bu davanın açılması zarureti doğmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER: 506, 5510, 3201 sayılı Kanun hükümleri ve her türlü ilgili sair mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER : Sigorta Sicil Dosyaları, Tanık Beyanı ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; Davacı müvekkilin yurtdışı çalışmalarının sigortalılıktan sayılması gerektiğinin/ borçlanma yapabileceğinin/ buna bağlı olarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini Saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz.

                                            Davacı Vekili

                                    Av. Umur YILDIRIM

Yurtdışında geçen sürelerin borçlandırılması hakkında yasal yollara başvurmak için Kadim Hukuk ve Danışmanlık ile irtibat kurabilirsiniz.