Renk Körlüğü Polislik ve Askeriyeye Engel Mi?

renk korlugu polislik ve askeriyeye engel mi

Renk körlüğü polislik ve askeriyeye engeldir. Emniyet ve askeri mülakatlarda renk körlüğü gözlüğü veya lensi kullanmak yasaktır ve tespiti halinde elenme sebebidir. Diskromatopsi yani renk körlüğü ve renk görme eksikliği bulunan kişiler için askerlik mesleğine elverişlilik konusunda 08/10/1986 tarihli Türk Silâhlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği esastır. Buna göre renk körlüğü askeriyeye engeldir. Yine Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nde renk körlüğü polisliğe engeldir.

Renk körlüğü (tıbbi adıyla diskromatopsi), özellikle kırmızı-yeşil tonlarını ayırt etme güçlüğü şeklinde kendini gösteren kalıtsal bir görme rahatsızlığıdır. Türkiye’de bu durum, polislik ve profesyonel askerlik (subay, astsubay, uzman erbaş vb.) açısından oldukça katı kurallara tabidir. Zorunlu askerlikte ise durum farklı işlemektedir.

Renk körlüğü, Emniyet Teşkilatı’nda polis adaylarının sağlık muayenelerinde Ishihara testiyle değerlendirilir ve parsiyel ya da total diskromatopsi bulunması halinde kesin engel teşkil eder. Türk Silahlı Kuvvetleri’nde ise zorunlu askerlik yapan er/erbaş yükümlüleri için genellikle muafiyet nedeni olmazken, subay, astsubay veya uzman erbaş gibi profesyonel kadrolarda renk körlüğü adayların elenmesine yol açar. Bu kurallar, 2025-2026 itibarıyla yönetmeliklerde herhangi bir esneklik getirilmeden uygulanmaya devam etmektedir.

İlgili Makale: İptal Davası

Polislikte (POMEM, PMYO, PAEM, Bekçilik vb.) Renk Körlüğü Durumu

Renk körlüğü polislikte engeldir. Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’ne göre renk körlüğü, polislik mesleğine kesin bir engel olarak kabul edilmektedir. Yönetmelikte bu durum açıkça ifade edilmiş olup, “İshihara kitabı ile yapılan muayenede parsiyel veya total diskromatopsi (renk körlüğü) bulunmayacaktır” hükmü yer almaktadır. Bu kural, adayların renk tonlarını doğru ayırt edememesi halinde doğrudan elenmesini zorunlu kılmaktadır.

İshihara testi sırasında tüm rakamları doğru okuyamayan adaylar elenmekte; lens, gözlük veya renk düzeltici kontakt lens kullanımı ise muayenede kesinlikle kabul edilmemektedir. Hafif derecede bile olsa renk ayırt etme kusuru tespit edildiğinde aday, Polis Meslek Eğitim Merkezleri (POMEM), Polis Meslek Yüksekokulları (PMYO), Polis Amirleri Eğitim Merkezi (PAEM) veya çarşı-mahalle bekçiliği alımlarında sağlık raporu aşamasında elenmektedir. Bu nedenle renk körlüğü olan kişiler için bu alımlarda başarı şansı neredeyse sıfırdır.

renk korlugu polislik ve askeriyeye engel mi dava
renk korlugu polislik ve askeriyeye engel mi dava

Askeriyede (TSK) Renk Körlüğü Durumu

Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’nde (TSKSYY) renk körlüğü ile ilgili düzenlemeler, zorunlu askerlik ve profesyonel kadrolar arasında belirgin farklar göstermektedir. Zorunlu askerlik kapsamında (er/erbaş yükümlülüğü) hafif veya orta derecede renk körlüğü genellikle muafiyet nedeni kabul edilmemektedir. Bu durumda kişi “Askerliğe Elverişlidir” raporu alarak askerlik hizmetini tamamlar, ancak bazı teknik ve özel görevlerde (istihbarat, mühimmat, İHA operatörlüğü gibi) kısıtlamalar uygulanabilir.

Profesyonel askerlik kadrolarında ise durum çok daha katıdır. Subay ve astsubay adayları için yönetmelikte açıkça “Adaylarda diskromatopsi bulunmamalı, görmeleri her iki gözde ayrı ayrı tashihli veya tashihsiz tam olmalıdır” ifadesi yer almaktadır. Uzman erbaş, sözleşmeli erbaş/er alımlarında da aynı kural geçerli olup, renk körlüğü (diskromatopsi) tespit edilen adaylar sağlık kurulunda elenmektedir.

Renk körlüğü olan askeri öğrenciler, İstihbarat, Mühimmat, İHA gibi kritik branşlara ayrılamamakta ve bu kısıtlama profesyonel kariyer yollarını doğrudan etkilemektedir. Dolayısıyla TSK’da subay, astsubay, uzman erbaş veya sözleşmeli erbaş olmak isteyen renk körü adayların sağlık muayenesi aşamasında elenmesi kaçınılmazdır.

Renk Körlüğü Nedeniyle Sağlık Kuruluna İtiraz Ve İdari Dava Süreci

Renk körlüğü (diskromatopsi) nedeniyle Emniyet Teşkilatı veya Türk Silahlı Kuvvetleri sağlık kurullarında olumsuz rapor alan adaylar, öncelikle idari itiraz hakkını kullanabilir. Polislik başvurularında (POMEM, PMYO, PAEM vb.) sağlık raporunun tebliğinden itibaren genellikle 7 gün içinde bağlı emniyet birimine veya Polis Akademisi’ne yazılı itiraz dilekçesi verilebilir; bu itiraz, raporun yeniden incelenmesini veya hakem hastaneye sevki talep eder. Askerlikte ise TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’ne göre rapor tebliğinden itibaren personel ve öğrenciler 30 gün, adaylar ise 3 iş günü içinde itiraz edebilir. İtiraz üzerine kontrol muayenesi yapılır ve karar Milli Savunma Bakanlığı veya ilgili makamlarca kesinleştirilir.

İtiraz sonucu da olumsuz olursa veya doğrudan dava yolu tercih edilirse, idari yargıda yürütmenin durdurulması istemli iptal davası açılabilir. Polislikte ilişik kesme veya elenme kararına karşı dava açma süresi tebliğden itibaren 60 gün olup, yetkili mahkeme genellikle Ankara İdare Mahkemesi veya adayın sınava girdiği ildeki idare mahkemesidir; yürütme durdurma kararı alınması halinde eğitim veya alım süreci askıya alınabilir. Askerlikte (subay/astsubay/uzman erbaş adaylığı) ise benzer şekilde 60 günlük hak düşürücü süre içinde idari dava açılır; Danıştay ve idare mahkemeleri emsal kararlarında, raporun yönetmelik yorumu hatalıysa veya tıbbi teşhis yanlışsa iptal yönünde hüküm verebilmektedir.

Renk körlüğü gibi kalıtsal ve yönetmelikte kesin engel sayılan durumlarda dava başarı oranı düşüktür; çünkü Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği ve TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’nde kişinin renk körlüğü hastalığının bulunması açıkça adaylığı/öğrenciliği engeller niteliktedir. Ancak test hatası ve yanlış teşhis gibi istisnai hallerde lehine karar çıkabilmektedir; bu nedenle uzman bir idari dava avukatıyla detaylı inceleme ve emsal kararlar eşliğinde dava açılması önerilir.

İlgili Yazı: Danıştay Karar Arama

Renk Körlüğü Polislik ve Askeriyeye Engel Mi Konusunda Emsal Danıştay Kararı

  • Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/5736 E. , 2023/5308 K.

Dava Konusu İstem : Dava; Samsun 19 Mayıs Polis Meslek Yüksekokuluna (PMYO) geçici kaydı yapılan davacı tarafından, Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nin (ETSŞY) EK-3-7-A maddesinde belirtilen şartı taşımadığından bahisle okuldan ilişiğinin kesilmesine ilişkin Polis Akademisi Başkanlığının 07/12/2018 günlü işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; Mahkemenin 29/01/2019 günlü ara kararıyla davacının Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği uyarınca Polis Meslek Yüksekokulu öğrencisi olup olamayacağının hakem hastane olarak belirlenen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliğinden sorulduğu, Hastanede yapılan tetkik ve muayene sonucu düzenlenen … tarih ve … sayılı sağlık kurulu raporunda “davacının 25/02/2019 tarihli oftalmolojik muayenesinde her iki gözde görmesi tashihsiz tamdır. Biyomikroskopik muayenesinde ön segment doğaldır. Fundus muayenesinde disk, görülebilen retina doğaldır. Renkli görmesi her iki gözde 16/16’dır. Durum bildirir rapordur.” tespitlerine yer verildiğinin görüldüğü, bu durumda, hakem hastane olarak belirlenen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliğinin sağlık kurulu raporunda davacının görmeyle ilgili bir probleminin olmadığının belirtildiği anlaşıldığından, davacının sağlık şartları nedeniyle ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Davalı idare tarafından ilk derece mahkemesi kararının istinaf yoluyla incelenmesinin talep edilmesi üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunması nedeniyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Anılan kararın davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay Sekizinci Dairesinin 07/12/2022 günlü, E:2020/2795, K:2022/7246 sayılı kararıyla; dosya kapsamında yer alan raporlarda birbiri ile çelişen tespit ve ifadelerin yer aldığı, diskromatopsi (renk körlüğü) rahatsızlığının sonradan düzelmesinin mümkün olmadığı göz önüne alındığında, davacının mevcutlu olarak bir görevli eşliğinde, yanında kimlik ve fotoğrafıyla yeniden hakem hastaneye sevk edilmesi ve düzenlenecek yeni sağlık kurulu raporu uyarınca uyuşmazlıkta yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle temyiz istemine konu kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı temyize konu kararıyla; bozma kararına uyularak yapılan 08/03/2023 tarihli ara kararı ile Ankara Şehir Hastanesinden; davacının her aşamada kimlik kontrolü yapılarak, lens kullanıp kullanmadığı kontrol edilerek, ishihara veya başka yöntemler ile gerekli muayene ve tetkiklerinin yapılarak; davacıda “kısmi veya total diskromatopsi” hastalığı bulunup bulunmadığı, varsa Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nin hangi madde ve dilimi kapsamında değerlendirildiği, yapılan tespitlere göre davacının PMYO öğrencisi olup olamayacağı hususunda gerekçeli ve fotoğraflı sağlık kurulu raporu ile rapora esas teşkil eden tetkiklerin onaylı bir örneğinin gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği, söz konusu ara kararı uyarınca adı geçen Hastane tarafından düzenlenerek dosyaya sunulan … günlü, … sayılı sağlık kurulu raporunda,”… Diskromatopsi yok. ETSŞY Ek-3-7/A’ya uyar PMYO öğrencisi olur” şeklinde görüş ve kanaate yer verildiği görüldüğünden, davacının PMYO’dan ilişiğinin kesilmesi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarece istinaf başvurusuna konu edilen kararın, usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Sekizinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 19/07/2023 günlü, K:2023/33 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 2. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle

  1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
  2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
  3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
  4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
X
kadim hukuk ve danışmanlık