Miras Hukuku

Miras Ortaklığı ve Mirasın Paylaşımı

Miras Ortaklığı

Miras ortaklığı ve mirasın paylaşımı, miras paylaşımı davası kapsamında karşımıza çıkan terimlerdir. Paylaşımdan önce miras üzerinde bir ortaklık söz konusudur. Bu ortaklığa miras ortaklığı denir. Miras ortaklığı mirasın geçmesiyle birlikte başlar ve mirasın paylaşılmasına kadar devam eder. Miras ortaklığı terekedeki bütün hak ve borçları kapsar. Yani mirasçılar sadece haklara değil, aynı zamanda borçlara da ortaktır, dolayısıyla borçlardan da sorumludur.

Tereke, ölen kişinin ya da mirasbırakanın mal varlığına dahil olan ve mirasçılara bırakılan, deyim yerindeyse mirasçılara terk edilen mal, eşya, hak ve borçların tamamını ifade etmektedir. Tereke ve miras kavramları eş anlamlı olarak kullanılmakla birlikte aslında miras kavramı terekenin mirasçılara intikalini tanımlamaktadır.

Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahiptir, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler, borçlardan da birlikte sorumludurlar.  Miras paylaşımı ve kardeşler arası uyuşmazlık çıktığı takdirde taraflar mahkemeye başvurarak mirasın paylaştırılmasını talep edebilirler. Aynı şekilde miras paylaşımında anlaşmazlık çıktığı takdirde bu yola başvurulur. Mahkeme dava süresince miras hakkının korunması için gerekli tedbirleri alacaktır.

Elbirliği mülkiyeti, birden fazla kişinin malların veya hakların tamamına sahip olması durumudur. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. Mülkiyet ortakların tamamına aittir. Ortakların tek başlarına tasarruf yetkileri yoktur. Yönetim ve tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekmektedir. Ortaklığın devri mümkün değildir. Ancak ortaklığın tasfiyesi sonucu ortaya çıkacak payların devri söz konusu olabilir.

Mirasçıların tereke borçlarından sorumlu olduklarını belirtmiştik. Bu sorumluluk müteselsil sorumluluktur. Mirasçılar tereke borçlarından dolayı paylaşmadan sonra da bütün mal varlıklarıyla müteselsilen sorumludurlar.Paylaşmanın gerçekleştiği tarihin veya daha sonra yerine getirilecek borçlarda muacceliyet tarihinin üzerinden beş yıl geçmekle teselsül sona erer. 

Mirasçılar tereke, yani mirasbırakanın borçlarından müteselsilen sorumlu olduklarından alacaklılar alacaklarının tamamını bütün mirasçılardan ya da mirasçıların yalnızca birinden isteyebilirler. Borcu ödeyen mirasçı, ödediği bu borcu payları oranında diğer mirasçılara rücu edebilir.

Mirasçıların terekeye elbirliği ile sahip olduklarını belirtmiştik. Elbirliği mülkiyeti bazı sorunlara neden olabilmektedir. Bu nedenle mirasçılar sulh hakiminden tereke üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini isteyebilirler. Hakimin belirlediği süre içinde haklı bir itirazda bulunulmadığı ya da paylaşım davası açılmadığı takdirde elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir.

Mirasın Paylaşımı

Mirasın nasıl paylaşılacağı mirasçılar tarafından serbestçe kararlaştırılır. Mirasbırakanın paylaşmanın nasıl yapılacağı ve payların nasıl oluşturulacağı hakkında koyduğu kurallar mirasçılar için bağlayıcıdır. Aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi veya payların oluşturulması ve fiilen alınması mirasçıları bağlar.

Paylaşma sözleşmesi yazılı şekle tabidir, aksi takdirde geçerli olmaz. Mirasçılar paylaşmada terekenin bütün malları üzerinde eşit haklara sahiptirler. Mirasçılardan her biri, tereke borçlarının paylaşmadan önce ödenmesini isteyebilir.

Paylar mirasçılar tarafından mirasçı sayısınca oluşturulur. Anlaşmazlık halinde paylar mirasçılardan birinin talebi üzerine sulh hukuk mahkemesi tarafından oluşturulur. Payların özgülenmesi, yani mirasçılara tahsisi de mirasçıların anlaşmasıyla olur, anlaşmazlık halinde kura çekilir. Asıl olan paylaştırmanın aynen yapılmasıdır, bunun mümkün olmaması durumunda satış yoluyla paylaştırma yoluna gidilecektir.

Mirasçılar bir tereke malının bölünmesi veya özgülenmesi konusunda anlaşamazlarsa, o mal satılır ve bedeli bölüştürülür.Taşınmazlar, paylaşmanın yapıldığı zamandaki gerçek değerleri esas alınarak mirasçılara özgülenir. Tarımsal taşınmazlar gelir değerine, diğer taşınmazlar sürüm değerine göre özgülenir. Mirasçılar özgülenme değeri üzerinde uyuşamazlarsa, bu değer sulh hakimi tarafından belirlenir.

Mirasın paylaşımında mirasçıların ortak bir karara varamamaları ya da anlaşamamaları durumunda mirasçılar mirasın paylaşılmasını mahkemeden de isteyebilirler. Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebilir. Mirasçılardan birinin istemi üzerine hakim, terekenin tamamını ve terekedeki malların her birini göz önünde tutarak, olanak varsa taşınmazlardan her birinin tamamının bir mirasçıya verilmesi suretiyle paylaştırmayı yapar. Mirasçılara verilen taşınmazların değerleri arasındaki fark para ödenmesi yoluyla giderilerek miras payları arasında denkleştirme sağlanır.

Açılmış mirasta bir mirasçının payını devralmış veya haczettirmiş olan ya da elinde mirasçıya karşı alınmış borç ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklı da sulh hakiminden bu mirasçının yerine paylaşmaya katılmak üzere bir kayyım atanmasını isteyebilir.

Miras davaları çok çeşitliliğe sahip olup genel olarak bu konudaki dava çeşitlerini saymak gerekirse; miras ortaklığı ve mirasın paylaşılması, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası, tenkis davası, denkleştirme davası, vasiyetnamenin şeklen iptali, miras sözleşmesinin ortadan kaldırılması davası, miras paylaşım sözleşmesinin iptali istemi olarak başlanabilir. Miras ortaklığı TMK m.624 uyarınca mirasçılar kanun ya da bir sözleşme zorunluluğu dahilinde bu ortaklığı sürdürmeye yükümlü olmadığı müddetçe her zaman mirasın paylaştırılmasını istemeleri sonucunda bitirilebilir. Miras ortaklığı ve mirasın paylaşımı, Miras hukuku soruları olan okuyucuların sitemizin iletişim kısmından bizlere ulaşabilirler.

kadim-law-consultancy-office-09-04-2018-656

Başa dön tuşu