İletişimin Tespiti, Dinlenmesi ve Kayda Alınması (CMK 135)

İletişimin Tespiti, Dinlenmesi ve Kayda Alınması (CMK 135)

iletisimin tespiti dinlenmesi kayda alinmasi

İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması; en az iki kişi arasında, biri şüpheli veya sanık olmak üzere, araya bir iletişim aracı sokularak yapılan her türlü haberleşmenin tespit edilmesi, gizli bir şekilde dinlenmesi, kayda alınması veya sinyal bilgilerinin değerlendirilmesidir. İletişimin denetlenmesine halk arasında teknik takip denilmektedir. MİT veya Emniyet suçun önlenmesi amacıyla iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbirine başvurabilmektedir. Makalemizde işlenmekte olan bir suç ile ilgili iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbirini inceleyeceğiz. Bunlar birbirinden farklıdır.  Suç işlenmesi nedeniyle başvurulan iletişimin denetlenmesi koruma tedbiri şu şekillerdedir;

  1. İletişimin tespiti,
  2. İletişimin dinlenmesi ve kaydedilmesi,
  3. Sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi.

“İletişimin denetlenmesi” genel bir kavramdır. Bir üst başlık olarak Telekomünikasyon Yoluyla İletişimin Denetlenmesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Koruma Tedbirlerinin düzenlendiği dördüncü kısmın beşinci bölümünde düzenlenmiştir. Kanunun bu bölümünde madde 135’de düzenlenen İletişimin Tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması, madde 136’de düzenlenen müdafin bürosu ve yerleşim yeri, madde 137’de düzenlenen kararların yerine getirilmesi, iletişim içeriklerinin yok edilmesi ve madde 138’de düzenlenen tesadüfen elde edilen deliller ele alınmıştır.

iletisimin tespiti dinlenmesi kayda alinmasi cmk 135
iletisimin tespiti dinlenmesi kayda alinmasi cmk 135

İletişimin Tespiti, Dinlenmesi ve Kayda Alınması Kanuni Düzenleme

Bu madde, telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesini düzenlediğinden, bu maddenin uygulanması için, insanların bir araç vasıtasıyla konuşması gereklidir. Bu hüküm, elektronik posta, chat, eş zamanlı görüşmeler, programlar üzerinden yazışmalar, sabit ya da mobil telefon- dan sözlü, yazılı veya görüntülü konuşmalarını, ses, görüntü veya yazı aktarımının söz konusu olduğu durumlarda uygulanır. Kişilerin herhangi bir alet aracı olmaksızın yüzyüze konuşmalarının teknik bir araçla dinlenmesi halinde, bu madde değil, CMK’nın 140. Maddesi hükümlerinin uygulanması gerekir.

  1. Maddenin birinci fıkrası ile telekomünikasyon yoluyla iletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi,
  2. İkinci fıkrası ile C.Savcısının hakimden karar isterken ekleyeceği belgeler,
  3. Üçüncü fıkra da iletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin yasaklar,
  4. Dördüncü fıkrada verilen kararda bulunması gerekenler ve kararı süresi,
  5. Beşinci fıkrada mobil telefonun bulunduğu yerin tespiti işlemi ve süresi,
  6. Altıncı fıkrada iletişimin tespitine karar verecek mercii ve kararda belirtilmesi gerekenler,
  7. Yedinci fıkrada verilecek kararların gizliliği,
  8. Sekizinci fıkrada iletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilebileceği suçlar,
  9. Dokuzuncu fıkrada bu maddedeki usuller dışında hiç kimsenin dinlenemeyeceği usulü düzenlenmiştir.

Biz burada önce, bu madde uygulaması ile ilgili bazı terimlerin açıklamasını gereklidir.

  • Telekomünikasyon: Her türlü işaret, sembol, ses ve görüntünün ve elektrik sinyallerine dönüştürülebilen her türlü verinin kablo, telsiz, elektrik, manyetik, elektromanyetik, elektrokimyasal, elektromekanik ve diğer iletim sistemleri vasıtasıyla iletilmesi, gönderilmesi ve alınmasını,
  • İletişimin dinlenmesi ve kayda alınması: Telekomünikasyon yoluyla gerçekleştirilmekte olan konuşmalar ile diğer her türlü iletişimin uygun teknik araçlarla dinlenmesi ve kayda alınmasına yönelik işlemleri,
  • İletişimin tespiti: İletişimin içeriğine müdahale etmeden iletişim araçlarının diğer iletişim araçlarıyla kurduğu iletişime ilişkin arama, aranma, yer bilgisi ve kimlik bilgilerinin tespit edilmesine yönelik işlemleri,
  • Sinyal bilgisi: Bir şebekede haberleşmenin iletimi veya faturalama amacıyla işlenen her türlü veriyi ifade eder. (Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Tespiti, Dinlenmesi, Sinyal Bilgilerinin Değerlendirilmesi ve Kayda Alınmasına Dair Usul ve Esaslar İle Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Yönetmeliğin 3. Maddesi),
  • Sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi: İletişimin içeriğine müdahale niteliğinde olmayıp yetkili makamdan alınan karar kapsamında sinyal bilgilerinin iletişim sistemleri üzerinde bıraktığı izlerin tespit edilerek, bunlardan anlamlandırılan sonuçlar çıkarmak üzere gerçekleştirilen değerlendirme işlemlerini ifade eder.
  • İletişim Tespit Tutanağı (Tape): Uygulamada iletişimin dinlenmesi ve yazıya dökülmesi suretiyle oluşturulan “tape”, yerel mahkemeler ve Yargıtay tarafından “iletişim tespit tutanağı” olarak adlandırılmaktadır. İletişimin tespiti terimiyle iletişim tespit tutanağının hiçbir ilgisi yoktur. Yargıtay kararlarında geçen iletişim tespit tutanakları ile kastedilen, dinleme kararına dayanılarak elde edilen iletişim içeriğinin yazıya dökülerek tespit edilmesi anlamına gelmektedir. Bazı Yargıtay daire kararlarında iletişimin tespiti hem genel bir kavram hem de burada kullanıldığı gibi bir terim olarak kullanılmaktadır.

İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması Ceza Muhakemesi Kanunu madde 135’ te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre;

(1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmaması durumunda, hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Cumhuriyet savcısı kararını derhal hakimin onayına sunar ve hakim, kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhal kaldırılır.

(2) Talepte bulunulurken hakkında bu madde uyarınca tedbir kararı verilecek hattın veya iletişim aracının sahibini ve biliniyorsa kullanıcısını gösterir belge veya rapor eklenir.

(3) Şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimi kayda alınamaz. Kayda alma gerçekleştikten sonra bu durumun anlaşılması halinde, alınan kayıtlar derhal yok edilir.

(4) Birinci fıkra hükmüne göre verilen kararda, yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon numarası veya iletişim bağlantısını tespite imkan veren kodu, tedbirin türü, kapsamı ve süresi belirtilir. Tedbir kararı en çok iki ay için verilebilir; bu süre, bir ay daha uzatılabilir. Ancak, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak gerekli görülmesi halinde, hakim yukarıdaki sürelere ek olarak her defasında bir aydan fazla olmamak ve toplam üç ayı geçmemek üzere uzatılmasına karar verebilir.

(5) Şüpheli veya sanığın yakalanabilmesi için, mobil telefonun yeri, hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararına istinaden tespit edilebilir. Bu hususa ilişkin olarak verilen kararda, mobil telefon numarası ve tespit işleminin süresi belirtilir. Tespit işlemi en çok iki ay için yapılabilir; bu süre, bir ay daha uzatılabilir.

(6) Şüpheli ve sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespiti, soruşturma aşamasında hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında mahkeme kararına istinaden yapılır. Kararda, yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon numarası veya iletişim bağlantısını tespite imkan veren kodu ve tedbirin süresi belirtilir. Cumhuriyet savcısı kararını yirmi dört saat içinde hakimin onayına sunar ve hakim, kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi halinde kayıtlar derhal imha edilir.

(7) Bu madde hükümlerine göre alınan karar ve yapılan işlemler, tedbir süresince gizli tutulur.

(8) Bu madde kapsamında dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümler ancak aşağıda sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir:

a) Türk Ceza Kanununda yer alan;

  • Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti ile organ veya doku ticareti
  • Kasten öldürme
  • İşkence
  • Cinsel saldırı
  • Çocukların cinsel istismarı
  • Nitelikli hırsızlık ve yağma ile nitelikli dolandırıcılık
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
  • Parada sahtecilik
  • Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
  • Fuhuş
  • İhaleye fesat karıştırma
  • Tefecilik
  • Rüşvet
  • Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama
  • Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak
  • Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar
  • Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk

b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı suçları.

c) Bankalar Kanununun 22. Maddesinde tanımlanan zimmet suçu,

d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.

e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74. maddelerinde tanımlanan suçlar.

(9) Bu maddede belirlenen esas ve usuller dışında hiç kimse, bir başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemez ve kayda alamaz.

Ceza Muhakemesi Kanunu 100/1. Maddesine göre tutuklama nedeni yanında “kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delil”, 116/1. Maddesine göre arama için “makul şüphe”, 128/1 maddesine göre taşınmaz, hak ve alacaklara el koyma, 134/1 maddesine göre bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, el koyma için “somut delillere dayanan kuvvetli şüphe” aranırken; iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması için maddede “suç işlendiğine dair somut delillere dayalı kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı yanı sıra başka suretle delil elde etme imkanı bulunmaması” gerekir.

İletişimin Tespiti, Dinlenmesi ve Kayda Alınması Nedir?

İletişimin dinlenmesi ve kayda alınması, davaya dayanak teşkil eden önemli bir delildir ve münhasıran soruşturma aşamasında elde edilmesi gerekir. Maddenin sekizinci fıkrasında sayma yoluyla belirtilen suçlara dair, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve “başka surette delil elde edilmesi imkanının bulunmaması” durumunda, hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ve sonradan hakimin onaylaması şartıyla, Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Maddenin son hali itibariyle iletişimin denetlenmesi üçe ayrılmıştır. Bunlar;

  • İletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve değerlendirilmesi,
  • İletişimin tespiti (kimin kiminle konuştuğunun tespiti).
  • Mobil telefonun bulunduğu yerin tespiti.

İletişimin tespitine dair kararda;

  • Yüklenen suçun türü,
  • Hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği,
  • İletişim aracının türü,
  • Telefon numarası,
  • Tedbirin süresi, belirtilir.

Kişilerin gerek telekomünikasyon yoluyla gerek internet üzerinden gerekse diğer araçlarla gerçekleştirdikleri iletişim, AİHS’in 5. ve 8, Anayasanın 22. maddeleriyle koruma altına alınmıştır. Hakkın kullanımına müdahale olarak görülen bu koruma tedbiri, kanunlara uygun şekilde gerçekleştirilmelidir. Bireylerin özel hayatına müdahale imkanlarının artması karşısında devletler, haberleşmeye müdahale ederken;

  • İzleme kararı verilebilecek suçları belirlemeli,
  • İletişimlerine müdahale edilecek kişileri belirlemeli,
  • Müdahalenin süresini ve şeklini belirlemeli,
  • Elde edilecek verilerin elde edilmesi, saklanması, depolanması ve imhasında izlenecek yöntemi belirlemeli,
  • Verilerin başka kişilere ulaşmaması, ulaşması halinde izlenecek kuralları ayrıntılı, anlaşılabilir ve uygulanması mümkün olacak şekilde düzenlemelidir.

Soruşturma aşamasında katalog suç olarak nitelendirilerek iletişimin denetlenmesi tedbiri ve bazı deliller elde edilen suç, kovuşturma aşamasında nitelik değiştirerek katalog harici suçlardan birine dönüşürse, denetleme sonucu elde edilen bilgiler de kovuşturma aşamasında delil olarak kullanılmayacaktır.

Şüpheli ya da sanıkların, birlikte suç işleme şüphesi bulunmayan tanıklıktan çekinebilecek kişilerle yaptıkları görüşmelerin kanuni delil olmadığı konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Kanunun 135/3. maddesi, birlikte suç işleme şüphesi altında bulunan kişileri kapsamayacağından, tanıklıktan çekinme hakkına sahip kişinin suça katıldığı daha öncede başka delillerle belirlenmiş ise artık bu noktada CMK’nın 135/3. maddesi kapsamına giren bir dinleme ve kayıt yasağından söz edilemez. Çünkü konuşması kayıt altına alınan kişinin, tanıklıktan çekinme hakkına sahip kişi sıfatını o kayıttan önce kaybettiği kabul edilmelidir. İletişimin denetlenmesi tedbiri sırasında, yapılan soruşturma veya kovuşturmayla ilgili olmayan fakat anılan kanunun 135. maddesinin sekizinci fıkrasında sayılan suç veya suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delilin belirtilen suçun soruşturulması ve kovuşturulmasında kullanılması mümkündür.

İletişimin Denetlenmesi TürüDüzenlendiği FıkraKarar Verecek MerciiHangi Suçlarda UygulanacağıSüresi
İletişimin dinlemesi, kayda alınması ve değerlendirilmesi1-2-3-4 ve 8. fıkraHakim veya gecikmesinde sakınca varsa C.SavcısıSadece katalog suçlar2+1=3 ay (adi suçlar)

2+1+1+1+1=6 ay (Örgütlü suçlar)

İletişimin tespiti6. fıkraHakim veya gecikmesinde sakınca varsa C.SavcısıTüm suçlarSüre yoktur.
Mobil telefonun bulunduğu yerin tespiti5.fıkraHakim veya gecikmesinde sakınca varsa C.SavcısıTüm suçlar2+1=3 ay

İletişimin Tespiti Şartları Nelerdir?

İletişimin tespiti, telefonlar açısından HTS kayıt bilgilerinin elde edilmesinden ibarettir. Yani, bir telefona ait aranan-arayan kayıtlarının ve bu kayıtlara ilişkin geçmişte yapılan görüşmeleri ne kadar sürdüğünün belirlenmesidir. E-posta (e-mail) açısından ise kimin kimlerle iletişim kurduğunun tespit edilmesidir.

İletişimin tespiti, geçmişe yönelik olup iletişimin içeriğine müdahale edilmeden arayan/aranan kişi ve arama süresi bilgilerinin tespit edilmesinden ibarettir.

İletişimin tespiti kararı verilebilmesi için şu şartların gerçekleşmesi gerekir:

  • Hakkında İletişimin Tespiti Yapılacak Kişi:5271 sayılı CMK m.135’e göre sadece şüpheli veya sanığa ait iletişimin tespitine karar verilebilir. Şüpheli, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişiyi; sanık, kovuşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişiyi ifade eder (CMK 2. madde). Şüpheli veya sanık dışında kalan üçüncü kişiler hakkında iletişimin tespiti tedbiri uygulanamaz. (Tanık, müşteki, katılan vs.)
  • Suça İlişkin Şartlar: İletişimin tespiti kararı herhangi bir suç ile ilgili alınabilir, suç sınırlaması yoktur. İletişimin dinlenmesi, kayda alınması veya sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi tedbirlerine, ancak belirlenen katalog suçlarla ilgili başvurulmasına rağmen iletişim tespiti tedbirine TCK’da yer alan herhangi bir suç ile ilgili başvurulabilir.
  • Savcılık veya Hakim Kararı Şartı: Şüpheli ve sanığın telekomünikasyon yoluyla yaptığı iletişimin dinlenmesi, kayda alınması veya sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi tedbirlerine soruşturma aşamasında sulh ceza hakimi veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında davaya bakan mahkemenin kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı kararı ile başvurulabilir. Savcılık veya mahkeme kararında, yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon numarası veya iletişim bağlantısını tespite imkan veren kodu, tedbirin türü, kapsamı ve süresi belirtilir.

İletişimin tespiti tedbiri için diğer tedbirlerde aranan “somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri” bulunması ve “başka yoldan delil elde etme imkanının bulunmaması” şartları aranmamaktadır. İletişimin tespiti, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için gerekli ise başvurulabilecek bir tedbirdir. İletişimin tespiti kararı mutlaka kişi ve süre yönünden sınırlanmalıdır. Aksi takdirde hukuka aykırı karar ile elde edilebilecek delil de hukuka aykırı delil olacaktır.

iletisimin tespiti dinlenmesi
iletisimin tespiti dinlenmesi

İletişimin Dinlenmesi, Kaydedilmesi ve Değerlendirilmesi Şartları

CMK’nın 135. maddesinde iletişimin dinlenmesi, kayda alınması veya değerlendirilmesi tedbirine ancak bir suç işlenmesi nedeniyle başvurulabilir. Tedbir hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında uygulanabilir. Şüpheli veya sanık hakkında uygulanacak tedbire başvurulabilmesi için suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka suretle delil elde edilememesi gerekir.

İletişimin denetlenmesi; yani “iletişimin dinlenmesi”, “kayda alınması” veya “sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi” aşağıdaki şartların oluşmasıyla uygulanabilir:

  1. Hakkında İletişimin Denetlenmesi Yapılacak Kişi: 5271 sayılı CMK m.135’e göre sadece şüpheli veya sanığa ait iletişimin dinlenmesi, kaydedilmesi veya sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi mümkündür. Şüpheli veya sanık dışında kalan üçüncü kişilere ait iletişiminin dinlenmesi, kaydedilmesi veya sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi mümkün değildir. Şüpheli, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişiyi; sanık ise, kovuşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişiye denir.
  2. Suça İlişkin Şartlar: İletişimin dinlenmesi, kayda alınması veya sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi yalnızca katalog suçlar açısından başvurulabilen bir koruma tedbiridir. Dinleme, kayda alma veya değerlendirme tedbirinin uygulanabileceği katalog suçlar şunlardır:
  • Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti ile organ veya doku ticareti
  • Kasten öldürme
  • İşkence
  • Cinsel saldırı
  • Çocukların cinsel istismarı
  • Nitelikli hırsızlık ve yağma ile nitelikli dolandırıcılık
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
  • Parada sahtecilik
  • Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
  • Fuhuş
  • İhaleye fesat karıştırma
  • Tefecilik
  • Rüşvet
  • Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama
  • Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak
  • Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar
  • Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk
  • Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı suçları.
  • Bankalar Kanununun 22. Maddesinde tanımlanan zimmet suçu,
  • Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
  • Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74. maddelerinde tanımlanan suçlar.
  • 7258 sayılı yasadışı bahis suçları.
  1. Kuvvetli Şüphe Sebepleri Şartı: Yukarıda belirtilen suçların işlendiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri bulunması gerekir.
  2. Başka Yollardan Delil Elde Etme İmkanının Bulunmaması Şartı: Başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmaması, soruşturma veya kovuşturma sırasında diğer tedbirlere başvurulmuş olsa bile sonuç alınamayacağı hususunda bir beklentinin varlığı veya başka yöntemlerden biri veya birkaçının uygulanmasına rağmen delil elde edilememesi ve delillere ancak iletişimin dinlenmesi, kayda alınması veya sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi tedbiriyle ulaşılabilecek olmasını ifade eder. Tedbir talep ve kararında özellikle hangi delillerin niçin yetersiz kaldığı ve bu tedbire başvurulmasının zorunlu nedenleri açıklanmalıdır. Soruşturma veya kovuşturma yapan makamın başka yollardan delil elde etmesi mümkünse, iletişimin dinlenmesi, kayda alınması veya değerlendirilmesi tedbirlerine başvurulamaz.
  3. Savcılık veya Hakim Kararı Şartı: Şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla yaptığı iletişimin denetlenmesi tedbiri, soruşturma aşamasında sulh ceza hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında davaya bakan mahkemenin kararı ile alınabilir. Savcılık, hakimlik veya mahkeme kararında; yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon numarası veya iletişim bağlantısını tespite imkan veren kodu ve tedbirin süresi belirtilir. Talepte bulunulurken hakkında bu madde uyarınca tedbir kararı verilecek hattın veya iletişim aracının sahibini ve biliniyorsa kullanıcısını gösterir belge veya rapor eklenir. Kararda tedbirin hangi süreyi kapsadığı belirtilmelidir, aksi takdirde karar hukuka aykırı hale gelecektir. Cumhuriyet savcısının karar verdiği hallerde kararın 24 saat içinde hakim onayına sunulması gerekir. Onaya sunulan savcılık kararı hakkında en geç 24 saat içinde hakim tarafından karar verilir. Savcılık kararının onay süresinin dolması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi halinde elde edilen kayıtlar derhal imha edilir.
  4. Süre Şartı: İletişimin dinlenmesi, kaydedilmesi veya sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi kararı en çok iki ay için verilebilir; bu süre, bir ay daha uzatılabilir. Ancak, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak gerekli görülmesi halinde, hakim yukarıdaki sürelere ek olarak her defasında bir aydan fazla olmamak ve toplam üç ayı geçmemek üzere uzatılmasına karar verebilir. Yani, bireysel suçlarda toplam 3 ay, örgütlü suçlarda ise toplam 6 ay boyunca iletişimin dinlenmesi, kayda alınması veya sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi tedbirlerine başvurulabilir. Tedbire Cumhuriyet savcısının karar verdiği hallerde, kararın 24 saat içinde hakim onayına sunulması gerekir. Onaya sunulan savcılık kararı hakkında en geç 24 saat içinde hakim tarafından karar verilir. Savcılık kararının onay süresinin dolması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi halinde elde edilen kayıtlar derhal imha edilir.

İletişimin Denetlenmesinde Delile Esas Alınamayacak Olan Hususlar

Maddenin üçüncü fıkrasına göre, şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimi kayda alınamaz. Kayda alma gerçekleştikten sonra bu durumun anlaşılması halinde, alınan kayıtlar derhal yok edilecektir. Aynı kanunun tanıklıktan çekinme başlıklı 45. maddesinde de;

  • Şüpheli veya sanığın nişanlısı,
  • Evlilik bağı kalmasa bile şüpheli veya sanığın eşi,
  • Şüpheli veya sanığın kan hısımlığından veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyu,
  • Şüpheli veya sanığın kan hısımlığından veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyu,
  • Şüpheli veya sanığın üçüncü derece dahil kan veya ikinci derece dahil kayın hısımları,
  • Şüpheli veya sanıkla aralarında evlatlık bağı bulunanlar tanıklıktan çekinebilecek ve bu kişilerle olan görüşmeler delil olarak değerlendirilmeyecektir.

135. maddenin birinci fıkrasına göre; şüpheli ya da sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında getirilen sınırlama, şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimin kayda alınması işlemine ilişkin olup, iletişimin tespiti, dinlenmesi ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi işlemleri bu kapsamda sayılmamaktadır.

İletişimin Tespiti, Dinlenmesi ve Kayda Alınması Kararı Verecek Mercii

İletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi kararını, soruşturma aşamasında kural olarak hakim verir. Buradaki hakim, Sulh Ceza Hakimidir. Ancak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla da bu işlem yapılabilir.

Soruşturma aşamasında, Sulh Ceza Hakimi re’sen bu tedbire başvuramaz, ancak C.Savcısının istemi üzerine Hakim iletişimin denetlenmesi kararı verebilir. Kovuşturma aşamasında ise, iletişimin dinlenmesi, kayda alınması veya sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi kararını, istem üzerine veya re’sen yargılamayı yapmakta olan Mahkeme verir. Maddenin birinci fıkrasının yazılış şeklinde “sanıktan” da söz edildiğinden, kovuşturma aşamasında da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde C.Savcısı bu kararı verebilir.

Cumhuriyet savcısı karar verdiğinde, kararını derhal hakimin onayına sunar ve hakim, kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolma-sına rağmen hakime kararın sunulmaması veya sunulan hakim tarafından karanın hukuka uygun olmaması nedeniyle onaylanmamasına karar verilmesi halinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhal kaldırılır.

6755 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum Ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 3/1-k. Maddesi uyarınca “26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve toplu işlenen suçlar bakımından, olağanüstü halin devamı süresince 5271 sayılı Kanunun 135 inci. 139 uncu ve 140 inci maddeleri uyarınca yapılacak olan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve teknik araçlarla izleme tedbirlerine hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilebilir. Cumhuriyet savcısı, kararını beş gün içinde görevli hakimin onayına sunar. Hakim, kararını beş gün içinde açıklar; aksi halde tedbirler kendiliğinden kalkar.” Bu süre içinde C.Savcısı verilen karara dayanılarak yapılan dinlemeler, C.Savcısı kararının hakim tarafından onaylanmadığı taktirde hukuka uygun olarak nitelendirilmesi ve hükme esas alınmasının mümkün değildir.

İletişimin Denetlenmesi Tedbirinin Uygulanacağı Kimseler

CMK’nın 135. maddesi uyarınca iletişimin denetlenmesi tedbirine şüpheli veya sanık hakkında karar verilir. Daha önceleri sadece şüpheli bu tedbire karar verilebilirken 5353 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile sanık da bu kapsama dahil edilmiştir. Bunlar dışındaki kimselerin iletişiminin denetlenmesi mümkün değildir.

Bu tedbire başvurulurken iletişimin araçlarının kimin üzerine kayıtlı olduğundan ziyade karar verilecek kişinin şüpheli veya sanık olması daha önemlidir. Yani iletişim aracı bir başkası üzerine kayıtlı olsa bile sanık veya şüpheli tarafından kullanılması bu tedbire karar verilmesi için yeterlidir. Maddenin üçüncü fıkrasına göre, şüpheli veya sanığın, tanıklıktan çekinebilecek kimseler ile arasındaki iletişim kural olarak kayda alınamaz alınmış ise bu kayıtlar yok edilir. Tanıklıktan çekinme hakkına sahip olan kimseler CMK’nın 45 ve 46. Maddelerinde belirlenmiştir.

CMK’nin 135/2. maddesinde yer alan düzenlemeden ne anlaşılması gerektiği ve tanıklıktan çekinme hakkına sahip olmalarına karşın, bu hükmün şüphelilerle birlikte aynı suçu işleme kuşkusu altında bulunan kişiler arasındaki görüşmeleri de kapsayıp kapsamadığının belirlenmesi gerekmektedir.

CMK’nin 135/1 maddesine göre; şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Aynı maddenin 2. fıkrasında getirilen sınırlama sadece iletişimin kayda alınması işlemine ilişkin olup, iletişimin tespiti, dinlenmesi ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi bu kapsamda bulunmamaktadır.

Şüpheli ya da sanıkların, birlikte suç işleme şüphesi bulunmayan tanıklıktan çekinebilecek kişilerle yaptıkları görüşmelerin kanuni delil olmadığı konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Bu konuda sorun, akrabalık ilişkilerinin sağladığı kolaylıklardan yararlanarak şüpheli ya da sanıkların birlikte suç işleme kuşkusu altında bulunan kişilerle yaptıkları iletişimin dinlenmesi ve kayda alınmasında doğmaktadır. CMK’nin 135/2. maddesi hükmünün birlikte suç işleme şüphesi altında bulunan kişileri kapsamayacağı, tanıklıktan çekinme hakkına sahip kişinin suça katıldığı daha önceden başka delillerle belirlenmiş ise artık bu noktada CMK’nin 135/2. maddesi kapsamına giren bir dinleme ve kayıt yasağından söz edilemeyeceği, çünkü konuşması kayıt altına alınan kişinin, tanıklıktan çekinme hakkına sahip kişi sıfatını o kayıttan önce kaybettiği kabul edilmektedir. (CGK. 19.02.2013, 2011/5.MD-137-2013/58)

İletişimin denetlenmesinin, asıl amacı olay hakkında delil elde etmek amacıyla araştırma yapmaktır. Ancak sanığın veya şüphelinin yakalanması amacıyla da iletişimin denetlenmesi tedbirine başvurulabilir.

İletişimin Denetlenmesi Tedbirinin Süresi

Maddenin dördüncü fıkrasından da anlaşılacağı üzere, iletişimin tedbiri, en fazla 2 aylığına verilebilir, bu süre azami süredir, daha az bir süre için verilmesi de mümkündür. Bu süre 1 ay daha uzatılabilir. Örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlar için, azami iletişimin denetlenmesi süresi 3 aydır. Ancak ilk karar verilir iken 1 aylığına denetleme verilmiş ise, 1 ay da uzatılır ise, 2 aylığına iletişimin denetlenmesi kararı verilebilir hale gelir.

Ancak şüpheli veya sanığın üzerine atılı suç, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan ise, bu durumda yukarıdaki azami 3 aylık süreye ek olmak üzere, her defasında en fazla I ay, toplamda en fazla 3 ay uzatılabilir. O halde örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda azam iletişimin denetlenmesi süresi (2 ay+1 ay+1ay+1ay+1ay) 6 aydır. Uzatma kararını, hakim veya mahkeme verebilir, C.Savcısının uzatma kararı verebilmesi mümkün değildir. Uzatma kararı verilir iken, tedbire başvurulması için gerekli şartların devam ediyor olması ve bu hususun uzatma kararında açıkça gösterilmesi gerekir.

Sürenin başlangıç tarihi, hakimin karar verdiği tarihtir. Ancak C.Savcısı gecikmesinde sakınca bulunan hallerde karar vermiş ve bu karar hakim tarafından onanmış ise, tedbirin süresi C.Savcısının kararı tarihinden itibaren başlar. Tedbirin süresi sona erdiği zaman, iletişimin denetlenmesine derhal son verilmelidir, bu tarihten sonra yapılan denetlemelere dayanarak hüküm tesis edilemez, yasak delil hale gelmiş olur.

Müdafiin Bürosu ve Yerleşim Yeri – CMK 136. Madde

Müdafin bürosu ve yerleşim yerinin telekomünikasyon yoluyla iletişiminin denetlenmesi hususu CMK’nın 136. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre; “Şüpheli veya sanığa yüklenen suç dolayısıyla müdafin bürosu, konutu ve yerleşim yerindeki telekomünikasyon araçları hakkında, 135 inci madde hükmü uygulanamaz.” denmektedir. Bu maddeye göre, avukatın savunmasını üstlendiği şüpheli veya sanık ile haberleşmesi denetlenemez.

Ceza Muhakemesi Kanununun 135. maddesinde, koşulları bulunduğu takdirde konuşmaların dinlenebileceği öngörülmüştür. Konuşmalar şüpheli veya sanık ile müdafi arasında ve suç dolayısıyla ise, avukatın bürosu, konutu ve yerleşim yerlerindeki telefon, faks, bilgisayar gibi telekomünikasyon araçları dinlenemez.

Kanun maddesi, müdafi ile şüpheli veya sanık arasındaki haberleşmelerin dinlenmesini yasaklamıştır. Bu madde aynı zamanda meslek sırrı ve savunma hakkını koruma altına almıştır. Ancak bunun dışında, müdafinin kendisi suç işleme kuşkusu altındaysa, bu takdirde diğer koşulların varlığı ile CMK’nın 135. maddesinin uygulanması mümkün olacaktır.

Buna karşılık, şüphelinin telefonunun dinlenmesine karar verilmişse ve şüpheli dinlemeye alınan telefonu ile müdafiyi arıyor ve konuşuyorsa, bu konuşma dinlenebilecek, tespit edilebilecek ve kaydedilebilecektir. Ancak bu durumda da yapılan kayıtlar ceza muhakemesinde kullanılamayacaktır. Nitekim 135. maddenin 2. fıkrasında tanıklıktan çekinme hakkı olan müdafi ile yapılan görüşmelerin kaydedildiğinin sonradan anlaşılması halinde imha edilecektir.

Kararların Yerine Getirilmesi, İletişim İçeriklerinin Yok Edilmesi – CMK 137. Madde

Kararların yerine getirilmesi, iletişim içeriklerinin yok edilmesi hususu CMK’nın 137. maddesinde düzenlenmiş olup bu maddeye göre;

  1. 135. maddeye göre verilecek karar gereğince Cumhuriyet savcısı veya görevlendireceği adlî kolluk görevlisi, telekomünikasyon hizmeti veren kurum ve kuruluşların yetkililerinden iletişimin tespiti, dinlenmesi veya kayda alınması işlemlerinin yapılmasını ve bu amaçla cihazların yerleştirilmesini yazılı olarak istediğinde, bu istem derhal yerine getirilir; yerine getirilmemesi halinde zor kullanılabilir. İşlemin başladığı ve bitirildiği tarih ve saat ile işlemi yapanın kimliği bir tutanakla saptanır.
  2. 135 inci maddeye göre verilen karar gereğince tutulan kayıtlar, Cumhuriyet Savcılığınca görevlendirilen kişiler tarafından çözülerek metin haline getirilir. Yabancı dildeki kayıtlar, tercüman aracılığı ile Türkçeye çevrilir.
  3. 135 inci maddeye göre verilen kararın uygulanması sırasında şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ya da aynı maddenin birinci fıkrasına göre hakim onayının alınamaması halinde, bunun uygulanmasına Cumhuriyet savcısı tarafından derhal son verilir. Bu durumda, yapılan tespit veya dinlemeye ilişkin kayıtlar Cumhuriyet savcısının denetimi altında en geç on gün içinde yok edilerek, durum bir tutanakla tespit edilir. Beraat kararı verilmesi durumunda da tespit veya dinlemeye ilişkin kayıtlar, hakim denetimi altında aynı usulle yok edilir.
  4. Tespit ve dinlemeye ilişkin kayıtların yok edilmesi halinde soruşturma veya kovuşturma evresinin bitiminden itibaren, en geç onbeş gün içinde, Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkeme, tedbirin nedeni, kapsamı, süresi ve sonucu hakkında ilgilisine yazılı olarak bilgi verir, denmektedir.

Ceza Muhakemesi Kanunu 135. maddesi uyarınca, sulh ceza hakiminden gecikmesinde sakınca bulunması halinde Cumhuriyet Savcısından alınan dinleme ve kayda alma kararı üzerine, Cumhuriyet savcısı veya adli kolluk görevlisi kararı yerine getirmek için harekete geçer. Cumhuriyet savcısı kararın yerine getirilmesi için, kendisi buyruk verebileceği gibi bir adli kolluk memurunu da görevlendirebilir. Telekomünikasyonlarla görevli veya böyle bir hizmeti vermeye yetkili olanlardan iletişimin tespiti, dinleme ve kayda alma işlemlerinin yapılmasını ve bu amaçla cihazların yerleştirilmesini isterler. Söz konusu görevli veya hizmetlilerin, Cumhuriyet savcısı veya görevlendirilen kolluk memurunun isteklerini derhal yerine getirmesi gerekir. İşlemin belgelendirilmesi için;

  • İşlemin başladığı tarih ve saati,
  • İşlemin bitirildiği tarih ve saati,
  • İşlemi yapanın kimliği, bir tutanakla saptanır.

Kayıt ve saptamalar, kanıt olarak kullanılması amacıyla, Cumhuriyet savcılığınca veya görevlendirileceği kolluk memuru tarafından çözümlenerek, metin haline getirilir. Kayıtlar yabancı dilde ise, görevlendirilecek tercümanlar aracılığıyla Türkçeye çevrilecek yazıya dökülür. Maddenin üçüncü fıkrasında, dinleme ve kayda alma kararının uygulanmasına son verilme düzenlenmiştir. Şüpheli veya sanık hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi, Cumhuriyet savcısının hakim onayını alması halinde, Cumhuriyet savcısı dinleme ve kayda almaya son verir. Yapılan tespit veya dinlemeye ait kayıtları da denetiminde yok ettirmesi gerekir. Buna ilişkin yok etme tutanağı düzenlenir. Yoketme tutanağı en geç onbeş gün içinde yapılır.

Kayıtların yok edilmesinden sonra, Cumhuriyet Başsavcılığı en geç onbeş gün içinde ilgilisine yazılı bilgi verir. Bu yazıda, dinleme veya kayda alınmanın nedeni, kapsamı, süresi veya sonucu açıklanır. Onbeş günlük bildirme süresi, soruşturma evresinin bitiminden başlar.

Tesadüfen Elde Edilen Deliller – CMK 138. Madde

Tesadüfen elde edilen delillerin durumu Ceza Muhakemesi Kanununun 138. maddesinde açıklanmıştır. Bu maddeye göre;

  1. Arama veya elkoyma koruma tedbirlerinin uygulanması sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ancak, diğer bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhal bildirilir.
  2. Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ve ancak, 135 inci maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhal bildirilir, denmektedir.

Kanunun bu maddesinde, rastlantı sonucu elde edilen delillere yer verilmiştir. Maddenin ilk fıkrasında arama ve el koyma sırasından başka bir suçla ilgili delil elde edilmesi, ikinci fıkrada ise iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması sırasında yine başka bir suça ilişkin delile rastlanması durumunda yapılacak işlemler belirtilmiştir.

Arama ve el koyma sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgili olmayan ancak başka bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilmiş olabilir. Bu durumda delilin muhafaza altına alınması ve Cumhuriyet savcılığına derhal bildirilmesi gerekir. İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması sırasında o anda yapılan soruşturma ve kovuşturmayla ilgili olmayan, başka bir suçun işlendiği şüphesini uyandıran bir delil elde edilebilir. Bu durumda, delilin muhafaza altına alınarak, durumun derhal Cumhuriyet savcılığına bildirilmesi gerekir. Ancak bu işlemin yapılabilmesi için söz konusu suçun CMK’nın 135. maddesinde belirtilen suçlardan olması şarttır. Eğer elde edilen delil bu maddede sayılan suçlara ilişkin değilse, delil yasa dışı elde edilmiş kanıt niteliğinde olacağından muhafaza altına alınamayacaktır.

HTS Çıkarılması İsteminin Kabulü Kararı

T.C.

ANKARA 7. SULH CEZA HAKİMLİĞİ

DEĞİŞİK İŞ KARAR

DEĞİŞİK İŞ NO : 2022/

HAKİM  :

KATİP    :

Ankara C. Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu’nun 28/02/2022 tarih ve 2022 soruşturma yazısı ile;

Silahlı Terör Örgütü Üyeliği ile ilgili olarak yürütülen soruşturma kapsamında; soruşturma yürütülen aşağıda adı, telefon numarası, ADSL abonelik bilgisi ve tespit tarihi yazılı şüpheliler ile ilgili olarak;

Şüphelilerin kullanmış olduğu aşağıda yazılı telefon hatlarına ait 01/11/2011- 01/08/2016 tarihleri arasında yapılan görüşmelerin; arayan telefon numaralan, aranan telefon numaraları, arama ve aranma baz istasyonu bilgisi, mesaj alma, mesaj gönderme, kullanılan cihaz IMEI numaraları, cihazların marka ve model bilgisi, Hedef IP ve Kaynak IP, GPRS, ve WAP kayıtları, DATA kayıtlarının sadece LOCAL IP numarası değil GLOBAL IP numaralarını da içerir detaylı HTS raporunun çıkartılması için,

5271 sayılı CMK’nin 135.maddesi uyarınca İletişimin Tespitine ilişkin karar verilmesi, Kamu adına talep olunur.” şeklinde denilerek talepte bulunulmuş olmakla, talep yazısı ve soruşturma dosyası incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Ankara C. Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu’nun 28/02/2022 tarih ve 2022.. soruşturma sayılı talebinin şüphelilerin atlı suçu işlediklerine ilişkin kuvvetli suç şüphesinin varlığımı gösteren delillerin bulunması da gözetilerek KABULÜNE, İletişimin içeriğine müdahale etmeden Şüpheli Ait 0507.no’lu telefon hattına şüpheli……….ait………..no’lu telefon hattına ait 01/11/2011- 01/08/2016 tarihleri arasında yapılan görüşmelerin; arayan telefon numaralan, aranan telefon numaraları, arama ve aranma baz istasyonu bilgisi, mesaj alma, mesaj gönderme, kullanılan cihaz IMEI numaraları, cihazların marka ve model bilgisi, Hedef IP ve Kaynak IP, GPRS, ve WAP kayıtları, DATA kayıtlarının sadece LOCAL IP numarası değil GLOBAL IP numaralarını da içerir detaylı HTS raporunun Bilgi Teknolojileri İletişim Başkanlığı’ndan temini için CMK’nin 135. Maddesi gereğince İZİN VERİLMESİNE, Evrakın ikmali için Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdiine, CMK’nin 268 maddesi gereğince yedi gün içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt katibine beyanda bulunulması suretiyle Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği nezdinde itirazı mümkün olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi. 02/03/2022

Katip                               Hakim


İletişimin Tespiti, Dinlenmesi ve Kayda Alınması Örnek Karar

T.C.

ANKARA 7. SULH CEZA HAKİMLİĞİ

DEĞİŞİK İŞ KARAR

DEĞİŞİK İŞ NO : 2022/

HAKİM   :

KATİP      :

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Teknik Büro’nun 21.03.2022 tarih soruşturma sayılı yazısı ile;

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu veya uyanıcı madde imal ve ticareti ” suçundan dolayı yapılan soruşturma kapsamında,

Aşağıda açık kimlik bilgileri iletişim bilgileri bulunan Şüpheliler……’in atlı suçu işlediği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphelerin varlığı görülmekle birlikte, başka suretle delillerin elde edilmesinin imkanın bulunmaması nedeniyle iletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin karar verilmesi kamu adına talep edilmiş olmakla;

Evrak incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Teknik Büro’nun 21.03.2022 tarihli, sayılı talebinin şüphelilerin üzerine atılı örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunu işlediğine ilişkin bir kısım tanık anlatımları, bu tanık anlatımları ile uyumlu şüphelilerin uyuşturucunun ele geçtiği olay yerinde olay öncesinde bulunduğuna ilişkin yasal yöntemince alınmış HTS kayıtları, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kullanım sınırlarını aşan yüksek miktarda (8000 gr. eroin) uyuşturucunun şüphelilerce kullanıldığına ilişkin deliller bulunan gizli metruk bir evde ele geçirilmesi, şüphelinin eylemini bir örgütün faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirdiğine ilişkin dosyaya yansıyan iletişim tespiti tutanakları nazara alındığında kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren deliller bulunduğu, atılı suçun CMK’nin 135/8-a maddesinde sayılan suçlardan olduğu, eylemin örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleşmesi ve örgütün azami derecede gizlilik kurallarında riayete ederek geride delil bırakmamaya yönelik dosyaya yansıyan bir kısım davranışları nazara alındığında başka suretle bu aşamada delil elde etme imkanının bulunmadığı, bu yönde bir beklentinin varlığının bulunduğu anlaşılmakla usul ve yasaya uygun olan TALEBIN KABULU ile;

SıraŞüphelinin Kimlik BilgileriTelefon NumarasıAbone Ayı
1.

2.

3.

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 135-(1). maddesince (135/4 Madde ikinci cümle uyarınca) IKI AY süreyle iletişimin dinlenmesi, kayda alması, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine İZİN VERİLMESİNE,

Karanın gereği için Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,

Dair; CMK’nın 268, maddesi gereğince 7 gün içerisinde Hakimliğimize verilecek bir dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanın tutanağa geçirilmesi suretiyle kararın tebliğinden itibaren Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğine itiraza kabil olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.21.03.2022

Katip                               Hakim

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık