İdari Yargılama Usulü Kanunu 30. Madde (İYUK)

İdari Yargılama Usulü Kanunu 30. Madde (İYUK)

idari yargilama usulu kanunu 30 madde

İdari Yargılama Usulü Kanunu 30. Madde

Yanlışlıkların Düzeltilmesi

  1. İki tarafın adı ve soyadı ile sıfatı ve iddiaları sonucuna ilişkin yanlışlıklar ile hüküm fıkrasındaki hesap yanlışlıklarının düzeltilmesi de istenebilir.
  2. 29. maddenin son fıkrası dışında kalan hükümleri, bu istekler hakkında da uygulanır.
  3. Yanlışlıkların düzeltilmesine karar verilirse, düzeltme ilamın altına yazılır.

İdari Yargılama Usulü Kanunu 30. Madde Açıklaması

Yukarıdaki açıklama hususundan farklı olarak yanlışlıkların düzeltilmesi halinde esasen kararda bir belirsizlik bulunmamakta, hatalı olarak kaleme alındığı aşikar olan hususların düzeltilmesi yoluna gidilmektedir. Örneğin davacının ismi “Tuba” iken “Tuğba” olarak yazılması, unvanı “profesör” iken “doçenti” olarak yazılması yahut vekâlet ücretinin 750 TL yerine 75 TL olarak yazılması gibi hususların hatalı olarak kaleme alındığı açıktır. Bu gibi durumlarda 29. maddedeki usul takip edilerek kararı veren mahkemeden yanlışlığın düzeltilmesi talep edilir.

Ancak yanlışlıkların düzeltilmesi hükmün değiştirilmesi niteliğini almamalıdır. Örneğin kararda duruşmasız vekâlet ücreti olarak 750 TL vekâlet ücretine hükmedilmişken avukatın yanlışlıkların düzeltilmesi yoluna başvurarak davanın duruşmalı olarak görüldüğü iddiası üzerine mahkeme 1500 TL vekalet ücretine hükmetmiştir. Ancak Danıştay bunun bir temyiz nedeni olduğu ve yanlışlıların giderilmesi yoluyla düzeltilemeyeceğine karar vermiştir. Başka bir kararda, davacının iptal talebinin reddine rağmen vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesi şeklinde kurulan hükmün davalı idare tarafından 30. madde kapsamında düzeltilmesi talebi kabul edilmiştir.

  • İlgili Makale: 
  • 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Tam Metin: 

idari yargilama usulu kanunu 30 madde iyuk
idari yargilama usulu kanunu 30 madde iyuk

İdari Yargılama Usulü Kanunu 30. Madde Yanlışlıkların Düzeltilmesi Emsal Kararlar

Danıştay 12.Dairesi E: 2015/ 3191, K: 2015 / 5954

  • İdari Yargılama Usulü Kanunu 30. Madde
  • Yanlışlıkların Düzeltilmesi

İdare Mahkemesince, üyesi olduğu sendikanın aldığı karar doğrultusunda 04-05 haziran 2013 tarihlerinde greve katılarak göreve gelmeyen davacının, Anayasa, Yasa ve Türkiye’nin taraf olduğu Uluslararası sözleşmeler ile öngörülen sendikal bir faaliyette bulunması nedeniyle izinsiz ve mazeretsiz olarak göreve gelmediğinden söz edilmesi mümkün olmadığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline ve bu işlem nedeniyle davacının maaşından kesilen ücretin idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Davalı idare tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir. İdare ve vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında 49. Maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

Kararın, davacı taraf lehine duruşmalı vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmına gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Yanlışlıkların düzeltilmesi” başlıklı 30. maddesinde, iki tarafın adı ve soyadı ile sıfatı ve iddiaları sonucuna ilişkin yanlışlıklar ile hüküm fıkrasındaki hesap yanlışlıklarının düzeltilmesinin istenebileceği düzenlenmiştir

Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesince, davacının talebi üzerine 30.12.2014 tarihinde duruşma yapıldığı ve duruşmaya davacıyı temsilen Av. …’nin katıldığı, yapılan yargılama sonunda davacı taraf lehine duruşmalı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken duruşmasız vekalet ücretine hükmedildiği, kararın tebliği üzerine davacı tarafından bu hususla ilgili yanlışlığın düzeltilmesi talebinde bulunulduğu, davacı tarafın yanlışlığın düzeltilmesi talebi 24/03/2015 tarihli ve E:2014/726 sayılı ara kararı ile kabul edilerek hükmedilen 750,00-TL Avukatlık ücretinin 1.500,00-TL olarak düzeltilmesine karar verildiği ve yapılan düzeltmenin kararın arka sayfasına şerh konulmak suretiyle işlendiği, davalı idarenin 01.04.2015 tarihli dilekçeyle temyiz talebinde bulunduğu, yanlışlığın düzeltilmesi kararının davacıya 06.04.2015 tarihinde, davalı idareye ise 09.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir.

2577 sayılı Kanunun 30.maddesi uyarınca hüküm fıkrasındaki hesap yanlışlıklarının düzeltilmesi mümkün olup, hukuki bir yanlışlık yapılarak duruşmalı vekalet ücreti yerine duruşmasız vekalet ücretine hükmedilmesi hesap hatası niteliğinde kabul edilemeyeceğinden, İdare Mahkemesince, davacı isteminin yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinin temyiz konusu olduğu belirtilmek suretiyle reddedilmesi gerekirken, bu hususun yanlışlığın düzeltilmesi yoluyla giderilmesine olanak bulunmamaktadır.

Bu duruma göre, İdare Mahkemesi kararının yanlışlığın düzeltilmesine konu olamayacak avukatlık ücretine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile idare mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının onanmasına oyçokluğu ile kısmen kabulü ile avukatlık ücretine ilişkin kısmının bozulmasına oybirliği ile dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere idare mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 17.11.2015 tarihinde karar verildi.


Danıştay 12.Dairesi E: 2007/ 5109, K: 2009 / 5814

  • İdari Yargılama Usulü Kanunu 30. Madde
  • Yanlışlıkların Düzeltilmesi

Ankara 2. İdare Mahkemesinin 31.5.2006 günlü, E:2005/485, K:2006/1221 sayılı kararıyla; davalı idarenin yedek adayların atamalarının yapılıp yapılamayacağı hususundaki görüşlerin bildirilmesini Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığından istemesi üzerine alınan cevabı yazıda; ilk defa atanacak personelin merkezi olarak (17.10.2000 tarihinde) yapılan Devlet Memurluğu Sınavına (DMS) katılarak başarılı olanlar arasından seçilmesi gerektiği bildirildiğinden yedek adaylar hakkında yapılan işlemin yürürlükten kaldırıldığının anlaşıldığı, bu durumda, 1998 yılında yapılan sınavı 7.yedek olarak kazanan davacının atamayı gerektirir kazanılmış bir hakkının bulunmaması karşısında aradan uzunca bir süre geçtikten sonra davacının atanma isteminin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Davalı idarenin temyiz istemine gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Yanlışlıkların Düzeltilmesi başlıklı 30. maddesinin 1. fıkrasında; İki tarafın adı ve soyadı ile sıfatı ve iddiaları sonucuna ilişkin yanlışlıklar ile hüküm fıkrasındaki hesap yanlışlıklarının düzeltilmesinin de istenebileceği hüküm altına alınmış bulunmaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden; 1998 yılında davalı İdare tarafından yapılan Koruma ve Güvenlik Görevlisi sınavını 7.sırada yedek olarak kazanan davacının atama talebinin reddine dair 14.1.2005 gün ve 1167 sayılı işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, temyize konu İdare mahkemesi kararı ile açılan davanın reddedildiği, avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesi şeklinde hüküm kurulduğu, kararın bu haliyle taraflara tebliğ edildiği,10.11.2006 tarihinde kayda giren davalı idare dilekçesi ile hüküm fıkrasındaki bu yanlışlığın düzeltilmesinin istenilmesi üzerine İdare Mahkemesinin 14.11.2006 günlü, E:2005/485 sayılı kararı ile düzeltme isteminin kabulüne karar verildiği ve yapılan düzeltmenin kararın arka sayfasına şerh konulmak suretiyle işlendiği, bu arada 1.12.2006 tarihinde kayda giren dilekçe ile davalı idarece mahkeme kararının hüküm fıkrasının vekalet ücreti yönünden temyizen incelenmesinin istenildiği anlaşılmış olup, İdare mahkemesince açılan davanın reddedildiği görüldüğünden, avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken davalı idareden alınarak davacıya verilmesi şeklinde hüküm kurulmasında yasal isabet bulunmamaktadır.

Her ne kadar davalı idarenin yanlışlığın düzeltilmesi istemi kabul edilerek yapılan düzeltme mahkeme kararının arka sayfasına şerh konulmak suretiyle işlenmiş ise de; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 30. maddesi kapsamında yanlışlığın düzeltilmesi yöntemiyle düzeltilebilecek nitelikte olmayan istemin temyiz konusu olduğu belirtilmek suretiyle İdare mahkemesince reddedilmesi gerektiğinden kararda bu yönden de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz talebinin reddi ile Ankara 2.İdare Mahkemesinin 31.5.2006 günlü, E:2005/485, K:2006/1221 sayılı kararının esas yönünden onanmasına, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle anılan kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin l/b fıkrası uyarınca vekâlet ücreti yönünden bozulmasına aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 27.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


Danıştay 9.Dairesi E: 1987/ 3901, K: 1989 / 205

  • İdari Yargılama Usulü Kanunu 30. Madde
  • Yanlışlıkların Düzeltilmesi

Uyuşmazlık, yükümlü adına ikmalen tarh edilen kusur cezalı Emlak Alım Vergisini değişiklikle onayan Vergi Mahkemesi kararındaki yanlışlığın düzeltilmesi yolundaki vergi dairesi isteminin reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 30.maddesinin 1.fıkrasında, iki tarafın adı ve soyadı ile sıfatı ve iddiaları sonucuna ilişkin yanlışlar ile hüküm fıkrasındaki hesap yanlışlıklarının düzeltilmesinin istenebileceği, son fıkrasında da, yanlışlıkların düzeltilmesine karar verilirse, düzeltmenin ilamın altına yazılacağı hükme bağlanmıştır.

Diğer taraftan aynı Kanunun 46.maddesinin 1.bendinde, idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay’da temyiz edilebileceği belirtilmiş bulunmaktadır.

Olayda, ikmalen tarhiyata karşı açılan davanın vergi mahkemesince kısmen kabulü suretiyle tarhiyatın değişiklikle onanması üzerine, vergi dairesince, vergi ve ceza miktarı toplamının 73.900 lira olduğu, dolayısıyla 2576 sayılı Kanunun 7.maddesi uyarınca davanın tek hâkimi tarafından çözümlenmesi gerekirken heyet halinde karar verildiğinden, bahisle 2577 sayılı kanunun 30.maddesi gereğince bu konudaki yanlışlığın düzeltilmesi istenilmiş, vergi mahkemesince ise, vergi dairesi tarafından ileri sürülen hususlar, yanlışlığın düzeltilmesi sebepleri arasına girmediğinden istem reddedilmiştir.

Vergi Mahkemesi kararlarındaki yanlışlığın düzeltilmesi istemi üzerine verilen kararların bir üst yargı merciinde temyize konu olabilecek nihai kararlardan olmadığı kuşkusuzdur. Çünkü söz konusu karar, evvelce verilmiş nihai kararlardaki 2577 sayılı kanunun 30.maddesinde, sayılan yanlışlıkların mevcudiyeti halinde, bu yanlışlıkların düzeltilmesi amacıyla yasanın yükümlüye tanıdığı başvuru yolunun kullanılması nedeniyle verilen ve ara kararı niteliği taşıyan bir karardır. Bu nedenle, kural olarak vergi mahkemesi kararına karşı sözü edilen 2577 sayılı kanunun 30.maddesi uyarınca yapılan başvuru üzerine verilen kararlara karşı yükümlülerce temyiz yoluna başvurma olanağı yoktur.

Yanlışlığın düzeltilmesi kararlarının üst yargı merciinde temyiz konusu yapılabilmesi, ancak yanlışlığın düzeltilmesi hakkında verilen karar ve hükmün değiştirilmesinin söz konusu olması halinde mümkün bulunmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, yanlışlığın düzeltilmesi istemini reddeden Vergi Mahkemesi kararının temyizen incelenmesi mümkün olmadığından, vergi dairesi temyiz isteminin reddine karar verildi.


İdari Yargılama Usulü Kanunu 30. Madde Hakkında Emsal Karar Aramak İçin: https://karararama.danistay.gov.tr/

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık