İdari Merci Tecavüzü

İdari Merci Tecavüzü

idari merci tecavuzu

Kanunla öngörülen zorunlu idari başvuru yolları tüketilmeden dava açılması, idari merci tecavüzü denir. İYUK14/3-b madde uyarınca ilk inceleme konularındandır. İdari merci tecavüzü halinde idare mahkemesi, İYUK15/1-e uyarınca görevli idare merciine tevdiine karar verir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunumuzun “dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlığını taşıyan 14/3-b maddesi dava dilekçelerinin mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından idari merci tecavüzü yönünden inceleneceğini hükme bağlamıştır. Kanunun 15/1-e ve 15/2 maddelerinde ise idari merci tecavüzü halinde dilekçelerin görevli idare merciine tevdiine karar verileceği, dilekçelerin görevli mercie tevdii halinde mahkemeye başvurma tarihinin merciine başvurma tarihi olarak kabul edileceği belirtilmiştir.

Kısacası idari merci tecavüzü durumunda mahkeme dava dilekçesini ilgili idareye göndermektedir. Peki idari merci tecavüzü nedir, sonuçları nelerdir? Bu makalemizde idari merci tecavüzü konusunda bilgi verilecektir.

idari merci tecavuzu nedir
idari merci tecavuzu nedir

İdari Merci Tecavüzü Nedir?

İdari merci tecavüzü kanunda tanımlanmamıştır. Kanun idari merci tecavüzü halinde dilekçenin görevli idari mercie gönderileceğini hükme bağlamıştır. Kanun hükmünden idari makamlara başvurulmadan dava açılmasının idari merci tecavüzüne neden olabileceği anlaşılmaktadır. Diğer bir tanımla idari merci tecavüzü, dava açılmasından önce idareye başvuru zorunluluğunun kanunla öngörüldüğü durumlarda, bu başvurunun yerine getirilmeden idari dava açılması halidir Bununla birlikte yargı içtihatları ile kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde idari merci tecavüzünü şu şekilde tanımlamamız mümkündür: İdari merci tecavüzü, kanun gereğince zorunlu olan idari başvurular yapılmadan dava açılmasıdır. Kanun bazı durumlarda idari dava açılmadan önce ilgili idareye başvuru şartı aramaktadır. İşte bu zorunlu idari başvuru yoluna gidilmeden dava açılması durumunda idari merci tecavüzü meydana gelmektedir.

En tipik örneği 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu’nda yer alır. KİK, md. 54: “İhale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday veya istekli ile istekli olabilecekler, bu Kanunda belirtilen şekil ve usul kurallarına uygun olmak şartıyla şikayet ve itirazen şikayet başvurusunda bulunabilirler.”

Şikayet ve itirazen şikayet başvuruları, dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu idari başvuru yollarıdır. Başvuru yapılmazsa idare mahkemesi “İdari Merci Tecavüzü” kararı verir ve dosyayı ilgili kuruma gönderir.

Hangi Durumlarda İdari Merci Tecavüzü Söz Konusu Olur?

İdari bir dava açılmadan önce kanun hükmü gereği öncelikle ilgili idareye başvurma zorunluluğu varsa ve bu zorunlu idari başvuru yapılmadan dava açılmışsa idari merci tecavüzü söz konusu olmaktadır. Hangi durumlarda dava açılmadan önce idareye başvurulması gerektiği ilgili özel kanun hükümlerinde düzenlenmiştir.

  • 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 54. maddesi buna verilebilecek örnekler arasındadır. “İhalelere yönelik başvurular” başlığını taşıyan maddeye göreİhale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday veya istekli ile istekli olabilecekler, bu Kanunda belirtilen şekil ve usul kurallarına uygun olmak şartıyla şikayet ve itirazen şikayet başvurusunda bulunabilirler. Şikayet ve itirazen şikayet başvuruları, dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu idari başvuru yollarıdır.” Belirtilen Kanun hükmü gereğince ihale sürecindeki hukuka aykırı eylem ve işlemler nedeniyle dava açılmadan önce Kamu İhale Kurumuna başvurulması kanuni bir zorunluluktur. Kuruma başvurulmadan dava açılması halinde idari merci tecavüzü söz konusu olacaktır.
  • İdari merci tecavüzüne verilebilecek bir diğer örnek de 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 13. maddesindeki tam yargı davası açılmadan önce idareye başvurma zorunluluğudur. Maddeye göre “idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir”. Görüldüğü gibi idari eylem ve işlemler nedeniyle hak ihlali yaşanması durumunda dava açılmadan önce ilgili idareye başvurularak haklarının iadesini ve mağduriyetlerinin giderilmesini istemeleri gerekmektedir. Aksi takdirde, yani idari başvuru yapılamadan dava açılması durumunda idari merci tecavüzü söz konusu olacaktır.

Hangi Durumlarda İdari Merci Tecavüzü Söz Konusu Olmaz?

İdari işlemlere karşı açılacak iptal davalarında kural olarak dava açmadan önce idari başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle idari işlemlere karşı idareye başvurmadan doğrudan iptal davası açılabilir. Hatta idari işlemlere karşı idareye başvurmadan doğrudan iptal davası açılması daha doğru ve yerinde bir yaklaşımdır. Çünkü aksine bir kanuni düzenleme yoksa kural olarak idareye yapılan başvuru dava açma süresini durdurmaz ve başvuru sonucu beklenirken dava açma süresi sona erebilir. Bu nedenle özellikle kamu personeli ile ilgili idari iş ve işlemlerde idari başvuru yapmadan doğrudan iptal davası açılmalıdır.

Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurmadan dava açılırsa idari merci tecavüzü olur mu?

KDK başvurusu ihtiyaridir,  yani isteğe bağlıdır, zorunlu değildir. Bu nedenle KDK’ya başvurulmaması idari merci tecavüzü oluşturmaz. Yani KDK’ya başvurulmadan da idari dava açılabilir.

idari merci tecavuzu ne olur

idari merci tecavuzu ne olur

İdari Merci Tecavüzü Halinde Ne Yapılmalıdır?

Zorunlu idari başvuru yapılmadan dava açılması, yani idari merci tecavüzü halinde mahkeme dava dilekçesini ilgili idareye gönderir ve idarenin cevabına göre tekrar dava açabileceğini davacıya bildirir. Yani davacının yapması gereken başvuruyu dava dilekçesini idareye göndererek davacı yerine mahkeme yapar. İdare süresi içinde cevap vermez ya da olumsuz cevap verirse yine süresi içinde tekrar dava açılabilir.

Zorunlu idari başvuru yolları tüketilmeden dava açılması durumunda mahkemeler idari merci tecavüzü nedeniyle dilekçeleri idareye göndermekte ve yeniden dava açılması gerekmektedir. Bu durum dava sürecinin uzamasına ve sonucun gecikmesine neden olmaktadır. Zorunlu olmadığı halde idareye başvurulması ise dava açma süresinin kaçırılmasına yol açabilmektedir. Hangi durumlarda idari başvuru zorunluluğu olduğu konusuna göre değişiklik gösterebildiğinden herhangi bir gecikme ve hak kaybı yaşamamak için konunun uzmanı olan avukatlardan profesyonel hukuki destek alınmasında fayda bulunmaktadır.

İdari Merci Tecavüzü ve Avukat Önemi

İdari eylemlere karşı dava açılmasından önce başvurulması zorunlu idari başvurular, İYUK’un 13’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre; “İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların, idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde, ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır.

Taleplerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve üç ay içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren doksan gün içinde dava açabilirler.” İYUK’un anılan düzenlemesi uyarınca, idari eylemlerden zarara uğrayanların başvuruda bulunmadan dava açmaları halinde idari merci tecavüzü gündeme gelecektir. İlgililerin idari eylemlerden kaynaklı tam yargı davası açabilmeleri için öncelikle idareye başvuruda bulunup ön karar elde etmeleri lazımdır. Söz konusu genel zorunluluk, zarara sebep olan idari davranışın, “idari eylem” olduğu hallerle sınırlıdır.

Bu nedenle idare hukukunda uzman avukat ile süreci yürütmeniz menfaatinize olacaktır. Aksi durumda hak kaybına uğramanız muhtemeldir.

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık