İdari dava nasıl açılır? İYUK’a göre idari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. Yani idari dava, idarenin hukuka aykırı işlemine karşı vatandaşların yetkili ve görevli idare mahkemesine verecekleri yazılı dilekçe ile açılır. İdari dava dilekçesinde, davacının ad soyad T.C. kimlik numarası, davanın konu sebepleri ile dayandığı belgeler, davaya konu idari işlemin tebliğ tarihi, dava konusu uyuşmazlığın miktarı, Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası yer almalıdır.
İdari davalar; kamu kurumlarının kamu hukukuna dayanarak tek taraflı tesis ettikleri işlemlerin iptali talebiyle açılan davaları, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan zararın tazmini amacıyla açılan davaları ve idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları kapsar. Dolayısıyla idari yargıda dava türleri; iptal davası, tam yargı davası ve idari sözleşmelerden doğan davalar olarak üçe ayrılmaktadır.
İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK)’na göre idari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. Yani idari davalar, Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak görevine giren işlemlere karşı Danıştay Başkanlığına, idare veya vergi mahkemesinin görev alanına giren işlemlere karşı ise yetkili idare veya vergi mahkemesi başkanlığına hitaben yazılmış dilekçe ile açılır.
İdari dava dilekçesinde, davacının ad soyad T.C. kimlik numarası, davanın konu sebepleri ile dayandığı belgeler, davaya konu idari işlemin tebliğ tarihi, dava konusu uyuşmazlığın miktarı, vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası yer almalıdır.
Dava konusu işlem ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine ek olarak eklenir. Dava dilekçesi ve ekleri karşı taraf yani davalı idare sayısından bir fazla olur sunulur. Dava dilekçesi Danıştay veya ait olduğu mahkeme başkanlıklarına veya bunlara gönderilmek üzere idare veya vergi mahkemesi başkanlıklarına, idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalıp kalmadığına bakılmaksızın asliye hukuk hakimliklerine veya yabancı memleketlerde Türk konsolosluklarına verilebilir. Özel kanunlarda ayrı bir süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün içerisinde dava açılmalıdır. Kadim Hukuk olarak bu yazımızda “İdari dava nasıl açılır?” sorusunun cevabını vereceğiz.
Dilekçe ile İdari Dava Nasıl Açılır?
İYUK’a göre idari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır (İYUK m.3/1). Buna göre idari davalar dilekçe ile açılabilir, dava dilekçesinin görevli ve yetkili mahkemeye hitaben yazılması ve ıslak imzalı olarak sunulması gerekmektedir.
Dava dilekçesini doğru ve eksiksiz yazmak dava sürecinin uzamasının önüne geçecektir. Dava dilekçesinin içeriğinde yer alması gerekenler İYUK madde 3’te yer almaktadır. Buna göre dava dilekçesi içerisinde şu unsurların yer alması gerekmektedir:
- Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
- Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller,
- Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi,
- Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar,
- Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası
Tam yargı davalarında dava dilekçesinde talep edilen tazminat miktarının açıkça belirtilmesi zorunlu olmakla birlikte, dilekçede belirtilen miktarın ıslah yoluyla artırılması mümkündür. Dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir.
Ayrıca dava konusu işlem ve davanın çözümüne katkısı olacak belgelerin asıllarının veya örneklerinin ek olarak dava dilekçesine eklenmesi gerekir. Delillerin eksik verilmesi veya hiç delil sunulmaması hak kayıpları yaşanmasına sebep olabilir. Dilekçeler ile ekli evrak örnekleri davalı karşı taraf (davalı, hasım) sayısından bir fazla olacak şekilde sunulur. Örneğin, iki idarenin hasım mevkiine konulması suretiyle düzenlenmiş bir dava dilekçesinin üç adet olarak mahkemeye verilmesi, eklerinin de dilekçe sayısında olması gibi.
Dilekçenin bu hususlardan biri yönünden eksik olması durumunda mahkemece “dilekçenin reddine” karar verilir. Dilekçe ret kararında eksikliğin tamamlanması ve mevzuata uygun yeni bir dilekçe sunulması için davacıya otuz gün süre verilir. Bu karar üzerine verilen yeni dilekçe için ayrıca harç alınmaz. Yeniden verilen dilekçede, dilekçe ret kararında belirtilen aynı yanlışlıkların yapılması halinde “davanın reddine” karar verilir (İYUK m.15). Bu nedenle idari dava açarken İYUK’ta belirtilen şartlara uygun davranmanız gerekmekte olup, alanında uzman bir idare hukuku avukatı ile çalışmanız menfaatinize olacaktır.

UYAP’tan İdari Dava Nasıl Açılır?
UYAP’tan idari dava açma için öncelikle e imzanızın olması gereklidir. E imzayı kurumlardan alabilirsiniz. Sonrasında dava dilekçenizi uyap doküman editörden hazırladıktan sonra uyap üzerinden idari dava alabilirsiniz. E imzanız yoksa idari dava açmak için hazırladığınız dilekçe ve ekleri mahkeme tevzi bürosundan vererek ve dava harçlarını da ödeyerek dava açmanız mümkündür.
İdari davaların ıslak imzalı dilekçe ile fiziki olarak açılması mümkünken, UYAP (Ulusal Yargı Ağı Projesi) portalı üzerinden elektronik ortamda da açılabilmesi mümkündür. Böylelikle fiziksel olarak mahkemeye gitmeden dava dilekçesi ve dilekçenin ayrılmaz parçası olan dava konusu idari işlemin UYAP sistemine yüklenerek zaman ve enerji kaybı olmaksızın dava açılması sağlanabilir. Bu şekilde dava açmanın, adil yargılanma hakkının sağlanması bakımından mahkemeye bizzat başvurarak dava açmaktan hiçbir farkı yoktur.
Davanın UYAP aracılığıyla elektronik ortamda açılabilmesi için e-imzanızın ya da mobil imzanızın olması gereklidir. E-imzayı yetkili kurumlardan alabilirsiniz. E-imza sahibiyseniz dava dilekçenizi UYAP doküman editörden hazırladıktan sonra UYAP üzerinden idari davanızı açabilirsiniz. E-imzanız yoksa idari dava açmak için hazırladığınız dilekçe ve ekleri mahkeme tevzi bürosuna vererek ve dava harçlarını da ödeyerek dava açmanız gerekmektedir.
İdari Dava Hangi Mahkemede Açılır?
İdari davanın hangi mahkemede açılacağı sorusu görev konusuna ilişkindir. Görev, uyuşmazlığın konu itibariyle hangi mahkeme tarafından çözüme kavuşturulacağını ifade eder. Dava dilekçesinin dava konusu uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkemeye sunulması gerekir. Yani idari davanın görevli mahkemede açılması gerekir. İdari davalar, uyuşmazlık konusunun türüne göre;
- İdare mahkemesinde,
- Vergi mahkemesinde ve
- Danıştay’da açılır.
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri hakkında Kanunun 5. ve 6. maddeleri idare ve vergi mahkemelerinin görevlerini düzenler. İlgili Kanunun 5. maddesine göre vergi mahkemelerinin görevine girenler ile Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak gördüğü uyuşmazlıklar dışındaki tüm davalar idare mahkemelerinde açılır. Bu kapsamda idare mahkemelerinin genel görevli mahkemeler, vergi mahkemeleri ile ilk derece mahkemesi sıfatı ile baktığı davalarda Danıştay’ın özel görevli olduğunu söyleyebiliriz.
İlgili Kanunun 6. maddesine göre vergi mahkemeleri; genel idare ve yerel yönetimlere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile bu konularda Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davalara bakar. Dolayısıyla bu hususlara ilişkin davalar vergi mahkemelerinde açılır.
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nda Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak bakabileceği davalar sayılmıştır. İlgili Kanunun 24.maddesine göre Cumhurbaşkanı kararlarına, Cumhurbaşkanınca çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri dışındaki düzenleyici işlemlere (örneğin bir yönetmelik), bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı dava ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da açılacaktır.
Bölge İdare Mahkemesi; idare ve vergi mahkemelerinin baktığı davaların istinaf başvurularını inceleyip karar verir, idare ve vergi mahkemeleri arasında meydana gelen görev ve yetki uyuşmazlıklarını hakkında karar verir. Bölge İdare Mahkemesinin ilk derece mahkemesi olarak baktığı dava yoktur. Bu yüzden bölge idare mahkemesine idari dava açılamaz.
İdari Dava Nerede Açılır?
İdari dava nerede açılır sorusu yetki konusuna ilişkindir. Yetki, uyuşmazlığın coğrafi sınır itibariyle hangi yerdeki mahkemede çözüme kavuşturulacağını ifade etmektedir. Dava dilekçesinin dava konusu uyuşmazlığı çözmekle yetkili mahkemeye sunulması gerekir. Yani idari davanın yetkili mahkemede açılması gerekir.
Davaya bakmaya yetkili mahkemenin belirlenmesi İYUK madde 32 ve devamındaki hükümlere göre belirlenir. Buna göre, aksine bir kural bulunmadığı hallerde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Örneğin, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan idari işleme karşı İstanbul İdare Mahkemesi’nde dava açılabilir.
Genel kural bu olmakla birlikte, kanunda belirli uyuşmazlıklar için farklı yetkili mahkemeler öngörülmüştür.
- Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlilerinin yeni veya eski görev yeriidare mahkemesidir (İYUK m.33/1)
- Kamu görevlilerinin görevlerine son verilmesi, emekli edilmeleri veya görevden uzaklaştırılmaları ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir (İYUK m.33/2)
- Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir (İYUK m.33/3)
- Özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, hâkim ve savcıların mali ve sosyal haklarına ve sicillerine ilişkin konularla, müfettiş hal kâğıtlarına karşı açacakları ve idare mahkemelerinin görevine giren davalarda yetkili mahkeme, hâkim veya savcının görev yaptığı yerin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu bölge idare mahkemesine en yakın bölge idare mahkemesinin bulunduğu yer idare mahkemesidir. (İYUK m.33/4)
- İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir (İYUK m.34/1)
- Köy, belediye ve özel idareleri ilgilendiren mevzuatın uygulanmasına ilişkin davalarla sınır uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme, mülki idari birimin, köy, belediye veya mahallenin bulunduğu yahut yeni bağlandığı yer idare mahkemesidir. (İYUK m.34/2)
- Taşınır mallara ilişkin davalarda yetkili mahkeme, taşınır malın bulunduğu yer idare mahkemesidir. (İYUK m.35)
- İdari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkeme, sırasıyla:
a) Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili,
b) Zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer,
c) Diğer hallerde davacının ikametgahının bulunduğu yer.
İdari mahkemesidir.
- Vergi uyuşmazlıklarında ise yetkili mahkeme; uyuşmazlık konusu vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümleri tarh ve tahakkuk ettiren, zam ve cezaları kesen, ödeme emrini düzenleyen vergi dairesinin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir. (İYUK m.37)
Davalar öncelikle özel yetki kuralı belirlenen mahkemelerde açılabilir. Özel yetki kuralı belirlenmemiş ise, genel yetki kuralı uyarınca işlem ya da sözleşmeyi yapan idarenin bulunduğu yerde açılabilir. Davanın yetkili mahkemede açılması dava sürecinin uzamasının önüne geçilmesi bakımından önemlidir. Bu nedenle davanızı yetkili mahkemede açmanız önem arz etmektedir.
İdari Dava Nasıl Açılır?
Yukarıda da bahsedildiği üzere idari davalar dilekçe ile açılabilir, dava dilekçesinin görevli ve yetkili mahkemeye hitaben yazılması gerekmektedir ve dilekçeler ıslak imzalı olarak fiziki olarak sunulabileceği gibi UYAP ortamında elektronik olarak da sunulabilmektedir.
İdari dava ıslak imzalı dava dilekçesi ile açılacaksa, dava dilekçesi doğrudan doğruya görevli ve yetkili mahkeme başkanlığına sunulabileceği gibi bunlara gönderilmek üzere
- İdare veya vergi mahkemesi başkanlıklarına,
- İdare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalıp kalmadığına bakılmaksızın asliye hukuk hakimliklerine veya
- Yabancı memleketlerde Türk konsolosluklarına verilebilir. (İYUK m.4)
İdari dava ıslak imzalı dilekçe ile açılacaksa, uygulama genel olarak şu şekildedir:
- Hazırlanan dava dilekçesiyle Mahkeme binasına gelinir.
- Bina içerisinde bulunan ilgili kısımdan dosya gömleği temin edilir ve sonrasında Mahkeme veznesine gelinir.
- Numaratörlerden sıra alınır.
- Sıra geldikten sonra veznedeki görevli personele hazırlanan dilekçeler verilir.
- Görevli personel tarafından UYAP sistemine kayıt yapılarak davaya ait harç ve masraflar (tam yargı davaları ile yürütmenin durdurulması istemli dosyalarda ücret farklılıkları görülebilir) tahsil edilir ve bu işlemden sonra dosyanın tevzii işlemi yapılarak davanın hangi mahkemede görüleceği sistem tarafından belirlenir. Ayrıca tevzi bilgi formunda davanın tahmini olarak ne kadar sürede karara bağlanacağına ilişkin bilgi yer almaktadır.
- Hazırlanan tevzi bilgi formu ile tahsil edilen tutarlara ilişkin makbuzların bir örneği dosyaya konulur, bir örneği ise görevli personel tarafından ilgilisine teslim edilir ve bu şekilde dava açılmış olur.
Yukarıda da bahsettiğimiz üzere idari dava açılırken harç ve posta ücretinin ödenmesi gerekmektedir. İYUK m. 6’ya göre dilekçeler harç ve posta ücretleri alındıktan sonra kayıtları yapılır ve dava bu kaydın yapıldığı tarihte açılmış sayılır. Herhangi bir sebeple harcı veya posta ücreti verilmeden veya eksik harç veya posta ücreti ile dava açılmış olması halinde, otuz gün içinde harcın ve posta ücretinin verilmesi ve tamamlanması hususu ilgiliye tebliğ olunur. Tebligata rağmen gereği yerine getirilmediği takdirde bildirim aynı şekilde bir daha tekrarlanır. Harç veya posta ücreti süresi içinde verilmez veya tamamlanmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verilir ve davacıya tebliğ olunur.
İdari davanın açılması aşamasında tam yargı davalarına özgü bir husus bulunmaktadır. Tam yargı davası, idari işlem veya eylemlerden kaynaklı olarak açılabilir. İdari işlemden kaynaklı tam yargı davası 3 farklı şekilde açılabilir. İdari işlem dolayısıyla
- Doğrudan doğruya tam yargı davası açılabilir
- İptal ve tam yargı davaları birlikte açılabilir
- Önce iptal davası açıp bu dava karara bağlandıktan sonra tam yargı davası açılabilir.
İdari eylemden kaynaklı tam yargı davası açmak için idareye başvuru şarttır. Zarar görenin başvurusu üzerine idare bir ön karar alır. İYUK m.13’e göre idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir. Ancak, görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, idareye başvurma şartı aranmaz. Yani idareye başvurarak ön karar alınmaksızın doğrudan doğruya tam yargı davası açılabilir.
İdari Dava Hangi Süreler İçinde Açılır?
İdari davanızı kanunlarda öngörülen dava açma süresi içinde açmanız gerekmektedir. Aksi durumda idari yargı yerince süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilir. Dolayısıyla uyuşmazlığı esası konusunda haklı dahi olsanız davanız mahkeme tarafından görülmemiş olacaktır. Bu nedenle idare hukuku avukatı ile süreci yürütmeniz menfaatinize olacaktır.
- Genel ve özel dava açma süresi
Kural olarak dava açma süresi, Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. Kural bu olmakla birlikte özel kanunlarda ayrı bir dava açma süresi öngörülebilir. Bu durumda genel dava açma süresi değil, kanunda öngörülen özel dava açma süresi uygulanır ve özel dava açma süresi dolunca dava açma hakkı düşer. Ancak, özel dava açma süresinin uygulanabilmesi için idare tarafından yapılan işlemde özel dava açma süresi açıkça gösterilmelidir. Özel dava açma süresi idari işlemde açıkça gösterilmeyen hallerde, o idari işlem aleyhine genel dava açma süreleri içinde idari dava açılabilir.
- İdari eylemler nedeniyle idari yargıda doğrudan tam yargı davası açma süresi
Tam yargı davası idari işlem veya eylemden kaynaklanabilir. İdari eylem nedeniyle doğrudan tam yargı davası açma süresi İYUK m.13’te özel olarak düzenlenmiştir. Buna göre idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren dava açma süresi içinde tam yargı davası açılabilir. İdare, istek hakkında 30 gün içinde cevap vermediği takdirde bu sürenin bittiği tarihte istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmiş sayılmasından itibaren dava açma süresi içinde tam yargı davası açılabilir.
- İptal Davasından Sonra Tam Yargı Davası Açma Süresi
İdari işleme karşı doğrudan doğruya tam yargı davası, iptal ve tam yargı davası birlikte açılabileceği gibi önce iptal davası açılıp sonra tam yargı davası açılabilir. İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği üzerine; tebliğ tarihinden itibaren Danıştay ve İdare Mahkemesinde 60 gün, Vergi Mahkemesinde 30 gün içinde tam yargı davası açabilirler. (İYUK m.12)
- Üst makamlara başvuru halinde dava açma süresi
İYUK m.11’e göre ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Üst makam veya işlemi yapmış olan idareye yapılan başvurunun dava açma süresini durdurması için, başvurunun dava açma süresi içerisinde yapılması gerekir. Yapılan başvuruya ilgili idare tarafından otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Bu durum zımni red olarak adlandırılır. İsteğin doğrudan reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması (zımni ret) halinde, başvuruyla birlikte durmuş olan dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.
- İdari makamlara bir işlem veya eylem yapılması için başvurulması halinde dava açma süresi
İYUK m.10 ise ilgililerin haklarında henüz dava konusu yapabilecekleri bir işlem veya eylem yokken idari makamlara başvurarak haklarında işlem veya eylem tesis ettirmelerini ve bunun üzerine dava açabilmelerini düzenlemektedir. Buna göre, henüz idari davaya konu olabilecek bir idari işlem veya eylem yokken; ilgili kişi idareye bir dilekçeyle başvurarak bir işlem veya eylem yapılmasını talep edebilir. 30 gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Zımni ret halinde ilgililer 30 günlük cevap süresinin bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde dava açabilirler. 30 günlük süre içinde idarece cevap verilmesine rağmen, verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. İlgilinin kesin cevabı beklediği hallerde dava açma süresi işlemez; ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren 4 ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.
- Tatil günleri ve ara verme zamanının dava açma süresine etkisi
Sürelerin hesaplanmasında tatil günleri de sürelere dahil edilir. Ancak, dava açma süresinin son günü bir tatil gününe denk gelmişse dava açma süresi tatil gününü izleyen ilk iş gününün mesai bitimine kadar uzamış sayılır. Dava açma süresi adli tatile denk gelen bir günde sonra ererse dava açma süresi adli tatilin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır. (İYUK m.8)
İdari davalar ne kadar sürede sonuçlanır sorusunun cevabı ise düştüğü mahkeme ve ile göre değişkenlik göstermekle birlikte ortalama bir yıl civarıdır. Üst derece mahkemelerinde geçirilen süreler ise Bölge İdare Mahkemelerinde 8 ile 10 ay arasında, Danıştay’da ise ortalama bir yıl olmak üzere toplamda idari dava sürecinizin sonuçlanması üç yılı bulacaktır.
İdari Dava Açma Süresi Ne Zaman Başlar?
Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. İdari davalarda süreler;
- İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,
- Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda:
- Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın;
- Tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin;
- Tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin;
- Tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı,
- İdarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği tarihi izleyen günden başlar.
Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar.
İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Örneğin düzenleyici bir işlem olan imar planına karşı ilan tarihinden itibaren 60 gün içerisinde dava açmayan kişi; imar planına dayanılarak kendisine ait arazide 5 yıl sonra imar uygulaması yapılması halinde hem imar uygulamasına hem de imar planına karşı, imar uygulamasının tebliğ edildiği veya öğrenildiği tarihten itibaren 60 gün içinde iptal davası açabilir.
İdari dava açarken dilekçelerde:
- Yazılı bildirim ilgiliye, yetkili makamlarca ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve ilgilisi tesis edilen işleme itiraz etmeden dava açıyor ise; işlemin yazılı bildirim tarihi,
- Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilân yoluyla bildirim yapılmış (İYUK md.7/3) ise; ilan tarihi,
- Düzenleyici işlemlerin ilanı gerekiyor ise, dava açma süresi ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağından (İYUK md.7/4); düzenleyici işlemin ilan edildiği ve yayımlandığı tarih,
- Çözümlenmesi Danıştay’ın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli veya askeri yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde bu husustaki kararların ve bu kararlara karşı kanun yollarına başvurulmuş ise, başvuru üzerine verilen kararların tebliğ tarihi,
- İlgililerin, idari makamlara başvurarak haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlemin veya eylemin yapılmasını istemiş olmaları halinde (İYUK md.10): (a)İdare, isteme uyarak altmış gün içinde ilgililer hakkında bir işlem veya eylem yapmış ise; başvuru tarihi ile idarenin yapmış olduğu işlem ve eylemin tebliğ tarihi, (b) İdare, herhangi bir işlem veya eylem yapmamış ise; başvuru tarihi, (c) İdarece verilen cevap kesin değil, ancak ilgililer bu cevabı istemin reddi sayarak dava açıyor iseler; başvuru tarihi ve cevabın tebliğ tarihi,
- Yazılı bildirim üzerine ilgililerin işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem tesisini üst makamdan, üst makam yoksa işlemi tesis eden makamdan istemeleri halinde (İYUK md.11): (a) İdare, altmış gün içinde itiraza cevap vermiş ise; itiraz tarihi ve idarenin cevabı yazısının tebliğ tarihi, (b) İdare, altmış gün içerisinde cevap vermemiş ise; işlemin ilk bildirim tarihi ve itiraz tarihi,
- İYUK’nun 12’nci maddesine göre, iptal davasının karara bağlanması üzerine tazminat davası açılıyor ise; iptal davası ile ilgili mahkeme kararının tebliğ tarihi,
- İYUK’nun 13’üncü maddesine göre, idari eylemden dolayı tam yargı davası açılmakta ise; eylemin öğrenildiği tarih, idareye başvuru tarihi ve idarece cevap verilmiş ise, cevabın tebliğ tarihi,
- İYUK’nun 15’inci maddesinin (1/d) bendi uyarınca dilekçenin reddi üzerine dava yeniden açılıyor ise; yeni dilekçede “dilekçe ret”kararının tebliğ tarihi,
- Mahkeme kararına karşı kanun yollarına başvurulmakta (İYUK md.45, 46, 53 ve 54) ise; mahkeme kararının tebliğ tarihi gösterilmelidir.
İdari Dava Dilekçesi Ekinde Neler Sunulur?
Dava konusu kararın ve davanın çözümüne katkısı olacak belgelerin asıllarının ya da örneklerinin dava dilekçesine eklenmesi gerekir (md.3/3). Delillerin eksik verilmesi veya hiç delil sunulmaması hak kayıpları yaşanmasına sebep olabilir. Dilekçe ve eklerinin karşı taraf (davalı; hasım) sayısından bir fazla olarak mahkemeye verilmesi zorunludur (md.3/3). Örneğin, iki idarenin hasım mevkiine konulması suretiyle düzenlenmiş bir dava dilekçesinin üç adet olarak mahkemeye verilmesi, eklerinin de dilekçe sayısında olması gibi.
Dava dilekçesi ve eklerinin karşı taraf sayısında bir fazla verilmemesi, dilekçenin reddi sonucunu doğurur (İYUK md.15/1-d). Dilekçe red kararı verilmesi halinde otuz gün içerisinde yeniden dava dilekçesi ve deliller sunularak başvurunun yenilenmesi gerekmektedir. Dilekçe red durumunda dava süreci uzayabilmekte olup, idari dava açarken avukat yardımından faydalanmanız sürecin kısalmasını sağlayacaktır.
İdari Davalarda Avukat Tutmak Zorunlu mu?
İdari davalarda avukat tutma zorunluluğu bulunmamaktadır. Şahıslar kendileri, şirketler ise yetkilileri aracılığıyla davalarını açabilir ve yürütebilirler. Ancak baştan sona teknik ve hukuki koşullarla dolu bu süreç olduğu için yapılan bir hata neticesinde davanız reddedilebilir. Buda haklı olduğunuz bir davada usulden veya esastan davayı kaybetmeniz anlamına gelecektir. Bu riskle karşı karşıya kalmamak için konusunda uzman bir avukattan hizmet almanız önemlidir. Bu sayede hem hukuken haklı olduğunuz davada alacağınızı tahsil edeceksiniz hem de hızlı ve hatasız tamamlanması sağlanmış olacaktır.
Avukat tutmak zorunlu değildir. Herkes kendisini ilgilendiren konularda dava açmak hakkına sahiptir. Ancak dava açmanın ciddi sonuçlar doğurabileceğini göz önünde tutmanız gerekir. Mali durumunuz avukat tutmaya uygun değilse bulunduğunuz il Barosuna başvurarak “Adli Yardım” kapsamında ücret ödemeksizin avukat atanmasını talep etme hakkına sahip olduğunuzu unutmayınız. İdari dava nasıl açılır? Sorusunun cevabı üstte verdik. Fakat idare hukuku avukatı ile süreci yürütmeniz menfaatinize olacaktır.
Merhaba babami beyin kanamasi icin hast yatirdik enfeksiyon kapti kotulesti vefat etti kendim dilekceyle hastaneye dava acabilirmiuim ölum kegitim ve epikriz raporum var