İdare Hukuku

İdare Mahkemesi İade Kararı

İdare Mahkemesi iade kararı verirken bazı kriterleri dikkate alınıyor. Bu kriterler;

  • Bylock program kullanıcılığı ve içerik tespiti,
  • Örgüt liderinin talimatı sonrası Bank Asya’daki destek mahiyetindeki hesap hareketleri,
  • FETÖ ile iltisaklı sendikalara örgütsel talimatla üyelik veya yöneticilik,
  • FETÖ ile iltisaklı, kapatılan ya da kayyum atanan kurumlarla irtibatı gösteren SGK çalışma kayıtları,
  • FETÖ/PDY örgütü ile iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek, vakıf, federasyonlarla aidiyeti ortaya koyan bilgiler, bu kurumlara yapılan mali yardımlar ve diğer para transferleri,
  • Örgütle iltisaklı basın yayın kuruluşlarıyla irtibatına ilişkin bilgiler,
  • İdari veya adli soruşturma ve kovuşturma bilgileri,
  • Üst amir kanaati esas gösterilerek hazırlandığı görüldüğünde bu kanaat

şeklindedir.

Ohal komisyon kararınız  buradan https://ohalkomisyonu.tccb.gov.tr/ sorgulayabilirsiniz.

idare mahkemesi feto iade karari

İdare Mahkemesi Göreve İade

İdare mahkemesi göreve iade kararı verirken üstte belirtilen kriterleri tek tek değerlendirmektedir. Aynı şekilde kişinin beraat ve takipsizlik kararlarında önem arz etmektedir.

Ohal komisyonu kararına karşı iptal davası sürecini hakkında bilgi almak için bu https://kadimhukuk.com.tr/makale/ohal-komisyonu-kararina-karsi-iptal-davasi/ makalemizi okuyabilirsiniz.

Beraat kararlarını 2 şekilde ele almak gereklidir. Bu sebeple Cmk 223 2 e ve b farkı ortaya koyulmalıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu 223. maddesi duruşmanın sona ermesi ve hüküm hususunu düzenlemiştir. Fetö yargılamalarında beraat kararı genel itibariyle cmk 223/2-e ‘den verilmektedir. Cmk 223/2-e uyarınca; “ Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” şeklindedir. Yani kişinin cezalandırılması için yeteri kadar delil bulamadım. Ama halk diliyle elimde de bir şeyler var durumu ortaya çıkmaktadır. Yani delil yetersizliğinden beraat kararıdır. Bu da İdare mahkemesi göreve iade kararlarında olumsuz bir durum yaratmaktadır.

Fakat Cmk 223/2-b uyarınca beraat alanların suçu işlemediği sabit hale gelmektedir. Cmk 223/2-b ; “Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması.” Şeklindedir. İdare Mahkemesi göreve iade kararı verirken cmk 223/2-b maddesine daha çok itibar etmektedir. Yani Cmk 223/2-b Fetö yargılaması neticesinde verilmişse İdare Mahkemesinde eliniz daha güçlü olacaktır.

cmk 223 feto

Khk İdare Mahkemesi Kararları

Bu başlık altında KHK idare mahkemesi kararları paylaşılmıştır. Ankara idare mahkemesi tarafından karara bağlanmıştır. İdare Mahkemesi İade Kararı umarım okuyuculara faydalı olur.

Önemli Not!

Kararların tamamını ve esas numarasını almak için iletişime geçiniz.

                  T.C.

            ANKARA

19. İDARE MAHKEMESİ

ESAS NO     : 2018/…

KARAR NO : 2019/…

DAVACI       : …

VEKİLİ         : …

DAVALI       : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI/ANKARA

VEKİLİ         : … – Aynı yerde

DAVANIN ÖZETİ         : Davalı kurum bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken olağanüstü hal kapsamında 01.09.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine dair Komisyonun ../../2018 tarih ve 2018/… sayılı işleminin; internet hattına yüklenen bylock programını kendisinin kullanmadığının belirlendiği, FETÖ/PDY ile bir irtibatının bulunmadığı, internet hattına iradesi dışında bylock yüklendiği, kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ      :

15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ/PDY terör örgütünün Türk Silahlı Kuvvetleri içinde kümelenmiş unsurları, örgütün sivil ve kamunun diğer kesimlerindeki unsurlarıyla birlikte Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı darbeye teşebbüs etmek suretiyle tüm ülke genelinde yaygın bir terör ve şiddet faaliyeti gerçekleştirdiği ve yüzlerce vatandaşın hayatını kaybetmesine binlercesinin de yaralanmasına neden olduğu, söz konusu örgütün tehdit, şantaj, cebir, şiddet ve diğer yasal olmayan yöntemleri kullanarak tüm Anayasal kurumları baskı altına almayı, zaafa uğratmayı, yönlendirmeyi ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmayı hedefleyen Fetullah Gülen tarafından kurulmuş silahlı bir terör örgütü olduğu,

FETÖ/PDY mensuplarının tüm kamu kurumlarına sızarak Devlete paralel bir yapılanma oluşturdukları, kamu görevlilerinin Devlete karşı sadakat ve tarafsızlık yükümlülüklerinin bulunduğu, kamu görevinden çıkarmaların Devletin vatandaşlarına karşı yükümlülükleri ve görevi gereği, terör örgütleriyle mücadele ve yeni bir darbe kalkışmasını önlemeye yönelik zorunlu, acil ve orantılı tedbir niteliğinde olduğu, darbe teşebbüsü sonrasında OHAL süresince alınacak tedbirlerde “mutlak gereklilik” ve “orantılılık” ilkesine hassasiyetle uyulduğu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 15. maddesi uyarınca Sözleşmeden kaynaklanan hak ve özgürlüklerin korunmasına dair yükümlülüklere ilişkin derogasyon beyanının 21 Temmuz 2016 tarihinde Avrupa Konseyi Genel Sekreterine bildirildiği, görevine son verilen veya meslekten çıkarılan kamu görevlilerinin yeniden inceleme taleplerinin en ince detayına kadar OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından incelendiği, davacının FETÖ/PDY ile irtibatı-iltisakı olduğundan yeniden göreve dönme talebinin reddine karar verildiği, işlemin hukuka uygun tesis edildiği belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK  MİLLETİ  ADINA

Karar veren Ankara 19. İdare Mahkemesince, dava dosyası incelendi ve işin gereği görüşüldü:

Anayasa’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2. maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti, … insan haklarına saygılı, … başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”  hükmüne, “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5. maddesinde “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” hükmüne, “Egemenlik” başlıklı 6. maddesinde “Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.

Davacının, FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı yönünden yapılan incelemede;

Bununla birlikte, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının ../../2018 tarih ve Soruşturma No:2018/…, Karar No:2018/… sayılı kararı ile davacının üzerine kayıtlı ttnet adresli ev/işyeri interneti üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı bylock isimli programın kullanılmış olduğunun tespit edilmesi üzerine hakkında soruşturma başlatıldığı, Araklı Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen fezleke ve eki delillere göre, bylock kullanıldığı anlaşılan internet wifi hattından asıl bylock kullanıcısının davacı değil, bir süre davacı ile aynı apartmanda oturan ve interneti paylaştığı komşusu T.A isimli kişi olduğunun tespit edildiği, davacı hakkında FETÖ/PDY kapsamında başkaca delil elde edilemediği belirtilerek davacı hakkında kovuşturma yapmaya yer olmadığına karar verildiği görülmektedir.

Bu aşamada, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında kovuşturma yapmaya yer olmadığına karar verilmekle birlikte, kamu görevinden çıkarılması için örgüt üyeliği dışında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakı yahut irtibatı bulunması da yeterli görüldüğünden davacının anılan kovuşturma yapmaya yer olmadığı kararı ve dosyada bulunan diğer deliller yönünden FETÖ/PDY ile iltisakı yahut irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Davacı hakkında kamu görevinden çıkarılmasına yönelik başvurunun reddine dair Komisyon kararında, davacının bylock programı kullanıcısı olduğu belirtilmekle birlikte, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının ../../2018 tarih ve Soruşturma No:2018/…, Karar No:2018/… sayılı kovuşturma yapmaya yer olmadığı kararında davacının bylock kullanıcısı olmadığının, davacıya ait internet wifi hattından komşusu tarafından bylock kullanıldığının belirtildiği görülmekle, Komisyon kararındaki bylock tespitinin davacının FETÖ/PDY bağına dayanak olamayacağı açıktır.

..

Bu durumda, yukarıda aktarılan tespitler ile davacı hakkındaki kovuşturma yapmaya yer olmadığı kararı birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile bağının olmadığı sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin iptaline, adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davacıdan tahsil edilmemiş bulunan, aşağıda gösterilen dosya gömleği ücreti ve posta gideri toplamı 103,00 TL’nin davalı idareden tahsili için müzekkere yazılmasına, davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle yargılama harçları yönünden ise hüküm kurulmasına yer olmadığına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kararın tebliğini izleyen (30) gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere, 13/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Başa dön tuşu