Hükümlü, hakkında görülen davada mahkumiyet kararı verilen ve bu karar kesinleşmiş olan kişileri ifade etmektedir. Bu durumda bu kişi kısıtlanır ve bazı haklardan muaf tutulmaktadır. Hükümlüye vasi tayini zorunludur. Çünkü Türk Medeni Kanunun 407 maddesi: ”Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin kısıtlanır. Cezayı yerine getirmekle görevli makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür.” Cezaevi yönetimi kendiliğinden kişi hakkında vasi atanması için bir dosya oluşturmak zorundadır.
Vesayet, velayette olduğu gibi belirli kişilerin kişilik hakları ve malvarlığı değerlerini koruma, yönetme, üzerinde tasarruf etme hak ve yükümlülüğünü ifade etmektedir. Vesayette amaç, vesayet altına alınan kişinin kişilik değerleri ve malvarlığı değerlerinin korunmasıdır. Bu amacın gerçekleştirilmesi aynı zamanda kamunun da yararınadır, çünkü vesayet altına alınması gereken kişilerin hem kendilerinin hem de başkalarının kişilik ve malvarlığı haklarını tehlikeye sokması mümkündür.
Ayrıca alışveriş hayatında güvenin sağlanması için de vesayet kurumuna ihtiyaç vardır. Akıl hastası birinin yaptığı sözleşmeden onu sorumlu tutmak mümkün değildir. Ancak karsı tarafın da maddi ve manevi zarara uğramaması için gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir. İşte bu açıdan da vesayet kurumu makro ve mikro düzeyde alışveriş hayatının güvenini sağlamaya çalışmaktadır. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu yazımızda hükümlüye vasi tayini konusu ele alınmıştır.
Hükümlüye Vasi Tayini Nedir?
Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin kısıtlanır (TMK md. 407). Cezayı yerine getirmekle görevli makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür. Kişinin bir yıl veya daha uzun süreli hapse mahkûm olması kısıtlanması için tek başına yetmez, bu kişinin aynı zamanda cezasını çekmeye başlaması yani özgürlüğünün kısıtlanmış olması gerekir.
Hukuka aykırı olarak kişinin tekrar özgürlüğünü elde etmesi, örneğin hapisten kaçması halinde kısıtlılık hali ortadan kalkmaz. Özgürlüğü kısıtlanan kişinin bu sebeple kişisel ve malvarlığı menfaatlerinin korunması gerekmektedir. Bunun sağlanması bu kişinin kısıtlanarak vesayet altına alınması ile mümkün olacaktır.

Hükümlüye Vasi Tayini Zorunlu mu?
Türk Medeni Kanunu madde 407’de düzenlenen hükümlüye vasi tayini düzenlemesi kamuoyunda 8. Yargı Paketi olarak bilinen ve 12.03.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la değişikliğe gidilmiş olup artık hükümlüye vasi tayini, ancak hükümlünün talebi ve isteği olması halinde mümkün olacağı belirtilmiştir. Önceki düzenleme de re’sen vasi tayini yapılacağı şeklindeki hüküm ortadan kaldırılmıştır.
Değişikliğe göre TMK madde 407 “Kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır.” Şeklindedir. Bu nedenle, söz konusu iş ve işlemlerin icrasını gerçekleştirme bakımından, hapis cezasına mahkum olan ve bu cezanın infazı sürecinde ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüye talepte bulunması halinde vasi tayin edilmektedir.
Uygulamada; hakkında verilen mahkumiyet kararı kesinleşen şahsın, artık hükümlü olduğu için, daha önce müdafiliğini yapan avukatına, vasisi marifetiyle yeni vekaletname çıkardığı, şahıs tutuklu iken veya henüz hükümlü değilken avukatına verdiği vekaletnamenin artık geçersiz olduğunun kabul edildiği ve cezası kesinleşen hükümlü ile görüşmeye giden avukattan, hükümlüye atanacak yeni vasisi marifetiyle yeni vekaletname istendiği, aksi takdirde Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik m.20/4 uyarınca hükümlü ile üç kez görüşebileceği kuralının hatırlatıldığı, hükümlü olduktan şahıs vekaletnamesi olmayan üç avukatla daha önce görüşmüşse veya bir avukatla üç kez görüşmüşse artık avukatın, daha önce vekaletnamesi de olsa hükümlü ile görüştürülmediği görülmektedir.
Hükümlüye Vasi Tayini Talep Dilekçesi Örneği
………….. NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ’NE
DAVACI : ……………………, T.C.K.N: ……………..
VEKİLİ : Av. ………………..
DAVALI : Hasımsız
DAVA KONUSU : Vasi tayini talebimizden ibarettir.
KENDİSİNE VASİ TAYİNİ
İSTENİLEN AD SOYAD : …………………….., T.C.K.N: ………………
……………….. D … Cezaevinde hükümlüdür.
AÇIKLAMALAR :
Müvekkilimizin oğlu ………………….. hakkında mahkumiyet kararı verilmiş olup hali hazırda ………….. D … Cezaevinde infazı yapılmaktadır. Müvekkilimizin, hükümlü olan oğlunun nüfus kayıt örneğini de dilekçemiz ekinde sunmaktayız.
Yasa hükmü gereği hükümlülük süresinin 1 yılı geçmesi halinde hükmün infazına başlanması ile kendisine vasi tayini zorunludur. Bununla birlikte söz konusu mahkûmiyete ilişkin olağanüstü kanun yollarına başvurmak ve hükümlü adına resmi işlemlerin takibi için ivedilikle kendisine vasi tayin edilmesi ve vasi tayini neticesinde; avukat marifetiyle işlemlerinin yapılması gerekmektedir. Bu nedenle de müvekkilimizin oğlu …………..’ya vasi atanması gereği bulunmaktadır.
Ayrıca kendisinin veraset işlemlerini yapmak, resmi kurum ve kuruluşlarda temsil etmek ve tüm banka işlemleri vs. işlemleri için vasilik kararı gerekli olduğundan, müvekkilimizin vasi olarak tayin edilmesi talebiyle sayın mahkemenize başvuru zorunluluğu doğmuştur.
HUKUKİ NEDENLER : Türk Medeni Kanunu ve diğer ilgili mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER : Nüfus Kaydı, Ağır Ceza Mahkemesi kararı ve her türlü yasal delil.
SONUÇ ve TALEP : Arz ve izah edilen nedenler ve mahkemenizce resen dikkate alınacak hususlarla; Hükümlü olan ……………ya, müvekkilimizin vasi olarak tayin edilmesine karar verilmesini sayın mahkemenizden arz ve talep ederiz ederim. …/…/….
Davacı Vekili
Av. Umur Yıldırım
EKLER :
- Nüfus Kaydı,
- Vekaletname