Gerekçeli Karar Nedir?

Gerekçeli Karar Nedir?

gerekceli karar

Gerekçeli karar, yargılama sonunda mahkemenin vermiş olduğu kararın dayanmış olduğu sebepleri içeren karara denir. Diğer bir tanımla gerekçeli karar; mahkemelerce Türk milleti adına verilen hükümlerin hangi hukuki nedene dayalı olarak verildiğinin detaylı olarak açıklandığı ve verilen hüküm ile somut olay arasındaki nedensellik bağının kurulduğu kararlara denir. Gerekçeli kararda, hakimin dava hakkında vermiş olduğu kararının neden ve niçin verdiğini açıklar. Hukukumuzda, yargılama konusu bir uyuşmazlık hakkında sadece bir karar vermek yeterli değildir, aynı zamanda kararın nedenini açık bir şekilde belirtmek gerekir. Zira gerekçeli karar hakkı Anayasal bir haktır ve Anayasamız “bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” diyerek bu kararların gerekçeli olma hususunu önemle vurgulamıştır. Bu sebepledir ki, kararlarda tatmin edici bir gerekçenin bulunmaması kesin hukuka aykırılık hali yani mutlak bozma sebebidir. Mahkemeler, yargılamaya ilişkin gerçekleştirmiş olduğu son duruşmada karar verirler. Verdikleri kararlar, genelde duruşma esnasında verildiği için kısa bir şekilde açıklanır. Mahkeme yargılama sonunda davayı reddettiğini veya kabul ettiğini açıklar. Ancak davaya ilişkin nihai kararın nasıl verildiğini, kararın ne gibi gerekçelere dayandırıldığını ve karar verilirken hangi delillere dayanıldığını son duruşmada açıklanması zordur.

Kişinin gerekçeli karara ulaşabilmesi aynı zamanda bir haktır. Gerekçeli karar hakkı, kişilere tanınan ve gerek Anayasa tarafından gerek de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından koruma altına alınan bir haktır. Gerekçeli karar hakkı, kişi hakkında verilen kararın ne sebeplerle verildiğinin öğrenmesine olanak tanıyan haktır. Kişi hakkında verilen kararda, kararın sebeplerinin gösterilmemesi gerekçeli kararın ihlali anlamına gelmektedir. Bu durumu yaşadığınızda, Anayasa Mahkemesi’ne başvuru hakkınız doğmaktadır. Bu yazımızda; gerekçeli karar ne demektir, gerekçeli karar yazıldıktan sonra ne olur, davada gerekçeli karar yazıldı ne anlama gelir ve gerekçeli karardan sonra istinaf süresi ne kadar gibi soruların cevaplarını sizlere vereceğiz.

Gerekçeli Karar Ne Demek?

Gerekçeli karar; mahkemelerce Türk milleti adına verilen hükümlerin hangi hukuki nedene dayalı olarak verildiğinin detaylı olarak açıklandığı ve verilen hüküm ile somut olay arasındaki nedensellik bağının kurulduğu kararlara denir. Nitekim mahkemelerce gerekçeli olarak hüküm kurulması anayasal bir zorunluluk olup gerekçesiz olarak hüküm kurulması ilgili hüküm açısından bozma nedeni olacaktır. Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı hususu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3. maddesi ile hüküm altına alınmıştır.

Gerekçeli karar, yargılamayı yapan mahkemenin, yargılama sonunda vermiş olduğu hükmü hangi hukuki nedenlere dayanarak tesis ettiğini detaylıca açıkladığı, maddi vakalar ile sonuç arasında mantıksal bir bağ kurduğu karara denir. Genel olarak gerekçe kişilerin bilme hakkı sonucunda ortaya çıkmaktadır. Gerekçeli karar ise, mahkeme tarafından davanın tarafları hakkında verilen kararın sebeplerin ayrıntılı olarak açıklandığı karardır. Yukarıda da bahsedildiği üzere, mahkemelerin karar verdikleri anda kararın gerekçelerini uzun uzun açıklama fırsatları yoktur. Özellikle ülkemizdeki dosya yükü gereği duruşmaların olabildiğince hızlı gerçekleştirilmesi beklenmektedir. Bu sebeple yargılamanın son duruşmasında mahkeme tarafından yargılamaya ilişkin kısa karar açıklanmaktadır. Devamında ilerleyen süreçte gerekçeli karar taraflara tebliğ edilmektedir.

Gerekçeli karar, davaya ilişkin verilen nihai kararın ayrıntılı olarak açıklandığı ve kararın dayanaklarının gösterildiği karardır. Uygulamada genellikle karardan belli bir süre sonra gerekçeli karar taraflara tebliğ edilmektedir. Gerekçeli karar hususu, özellikle mahkemenin kararına karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulacağı durumda önem kazanmaktadır. Taraflar, bir üst mahkemeye başvururken başvuru sebeplerini dilekçelerinde göstermelidir. Bu sebeple mahkemenin kararının neden hukuka aykırı olduğu hususu yalnızca gerekçeli karar açıklandıktan sonra ortaya konabilecektir.

Gerekçeli kararda özellikle yargılama esnasında hükme esas teşkil eden deliller açıklanmalıdır. Hukuk yargılaması bakımından tarafların sunmuş olduğu belgeler, senetler veya mahkeme tarafından hazırlatılmış bilirkişi raporları bu aşamada önem kazanmaktadır. Ceza yargılamasında ise tarafların sunmuş olduğu her türlü delil hükme esas teşkil edebilecektir. Bu sebeple mahkeme gerekçeli kararında hangi deliller doğrultusunda karar verdiğini ve delilleri nasıl değerlendirdiğini açıklamak zorundadır.

gerekceli karar nedir
gerekceli karar nedir

Hukuk Yargılamasında Gerekçeli Karar

Hukuk yargılamasında gerekçeli karar, yazılı veya basit yargılama sonucunda mahkeme tarafından verilen kararın sebeplerinin açıklanması anlamına gelir. Hukuk yargılaması, tarafların iddialarına göre gerçekleştirilmektedir. Aynı zamanda taleple bağlılık ilkesi esas alınmıştır. Hakim, kendisinden talep edilenden daha fazlasına hükmedememektedir. Hukuk yargılamasında aynı zamanda bilirkişi raporları da önem arz etmektedir. Hakim, tarafların taleplerinin ve sunmuş oldukları delillerin değerlendirilmesi için genellikle bilirkişilere başvurmaktadır. Genellikle hakimler tarafından da bilirkişi incelemesinden sonra hazırlanacak rapor esas alınır.

Yargılama süresinde mahkemeye sunulan deliller ve tarafların beyanı ışığında bir karar verilir. Yukarıda da bahsedildiği üzere hukuk hakimi tarafların talepleriyle bağlıdır. Tarafların taleplerinden daha fazlasına karar veremez. Bu sebeple kararının hangi talebe dayandığını açıklamak zorundadır. Aynı zamanda tarafların taleplerinde ve ileri sürmüş olduğu iddialarda bulunan hukuka aykırılıkları da açık açık belirtmelilerdir. Hukuk yargılamasında gerekçeli karar hususu Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun beşinci kısmının birinci bölümünde düzenlenmiştir. İlgili hükümlere göre;

  • Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve hükmün başında bu ibare yer alır.
  • Hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri yer alır.
  • Hüküm sonucuna, yargılama giderlerine ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesine, varsa kanun yollarına ve süresine yer verilir.
  • Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
  • Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
  • Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir.
  • Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır.

Gerekçeli kararda, hakimin dava hakkında vermiş olduğu kararının neden ve niçin verdiğini açıklar. Hukukumuzda, yargılama konusu bir uyuşmazlık hakkında sadece bir karar vermek yeterli değildir, aynı zamanda kararın nedenini açık bir şekilde belirtmek gerekir. Zira gerekçeli karar hakkı Anayasal bir haktır ve Anayasamız “bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” diyerek bu kararların gerekçeli olma hususunu önemle vurgulamıştır. Bu sebepledir ki, kararlarda tatmin edici bir gerekçenin bulunmaması kesin hukuka aykırılık hali yani mutlak bozma sebebidir.

Ceza Yargılamasında Gerekçeli Karar

Ceza yargılaması hukuk yargılamasından farklıdır. Ceza yargılamasında taleple bağlılık söz konusu değildir. Re’sen araştırma ilkesi geçerli olup hakim tarafından delil toplanabilmektedir. Yargılamanın her aşamasında da taraflar istedikleri gibi iddialarını sunabilir ve iddialarını delillerle destekleyebilirler. Bu sebeple tarafların yargılama safhalarında daha çok serbestiye sahip oldukları söylenebilir. Aynı zamanda delil çeşitliliği sınırsızdır. Taraflar iddialarını ispatlamaya elverişli her şeyi delil olarak öne sürebilirler.

Ancak genellikle ceza yargılamasında gerekçeli karar daha hassas bir konudur. Ceza yargılamasında delil serbestisi kabul edildiği için hakim gerekçeli kararı daha hassas bir şekilde yazmalıdır. Ceza yargılamasında aynı zamanda delillerin hukuka aykırı olarak elde edilip edilmediği de tartışılmalıdır. Hukuka aykırı olarak elde edilen deliller hükme esas alınmamalıdır. Hakim, hukuka aykırı olarak elde edilen delilden her ne kadar etkilenmiş olsa da hükme esas alamaz.

Bu sebeple ceza yargılaması sonucunda verilen kararın gerekçesi ayrıntılı olarak incelenmelidir. Gerekçeli kararda, kararın hukuka aykırı olarak elde edilmiş bir delile dayandığı anlaşılıyorsa üst mahkemeye verilecek dilekçede belirtilmelidir. Yargılama sonucunda verilen cezanın hangi hükümler uyarınca verildiği, cezada indirim sebepleri veya cezayı arttıran sebepler de ayrıntılı olarak yer almalıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nda da hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar düzenlenmiştir. 232. maddeye göre;

  • Hükmün başına, “Türk Milleti adına” verildiği yazılır.
  • Hükmün başında, hükmü veren mahkemenin adı, hükmü veren mahkeme başkanının ve üyelerinin veya hâkimin, Cumhuriyet savcısının ve zabıt kâtibinin, katılanın, mağdurun, vekilinin, kanunî temsilcisinin ve müdafiin adı ve soyadı ile sanığın açık kimliği, beraat kararı dışında, suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi, sanığın gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih ve süre ile halen tutuklu olup olmadığı yazılır.
  • Hükmün gerekçesi ve varsa karşı oy gerekçesi açıklanır.
  • Karar ve hükümler bunlara katılan hâkimler tarafından imzalanır.
  • Hüküm fıkrasında verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
  • Hükümlerin nüshaları ve özetleri mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır ve mühürlenir.

İdari Yargılamada Gerekçeli Karar

İdari yargılama, uygulamada genellikle dosya üzerinden gerçekleşir. Davacının dava dilekçesi sonunda davalı idarenin savunma yapması beklenir. Tarafların iddialarının ve savunmalarından sonra dosya üzerinden yapılacak inceleme ile karar verilir. Tarafların talebi halinde duruşma açılması zorunludur. Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda verilecek karar, genellikle gerekçeli olarak açıklanmaktadır.

İdari yargılama bakımından da yukarıda açıklanan unsurlar geçerlidir. Ancak idari yargıda uygulanacak kurallar içtihat sonucunda oluşturulmaktadır. Bu durum özellikle yüksek mahkemeler tarafından verilen kararların neredeyse kanun niteliğinde olması anlamına gelmektedir. Yüksek mahkemelerin ilgili kararları ise hukuki ilkeler uyarınca verilmektedir. Bu sebeple idari yargıda da kararın hangi ilke ve esaslar neticesinde verildiği, hangi içtihadi kurallardan yararlandığı belirtilmelidir. İdari Yargılama Usulleri Kanunu’nun 24. maddesinde kararda belirtilmesi gereken hususlar hüküm altına alınmıştır. Hükme göre;

  • Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları yahut unvanları ve adresleri,
  • Davacının ileri sürdüğü olayların ve dayandığı hukuki sebeplerin özeti istem sonucu ile davalının savunmasının özeti,
  • Danıştay’da görülen davalarda tetkik hakimi ve savcının ad ve soyadları ile düşünceleri,
  • Duruşmalı davalarda duruşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hazır bulunan taraflar ve vekil veya temsilcilerinin ad ve soyadları,
  • Kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hüküm: tazminat davalarında hükmedilen tazminatın miktarı,
  • Yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiği,
  • Kararın tarihi ve oybirliği ile mi, oyçokluğu ile mi verildiği,
  • Kararı veren mahkeme başkan ve üyelerinin veya hakiminin ad ve soyadları ve imzaları ve varsa karşı oyları,
  • Kararı veren dairenin veya mahkemenin adı ve dosyanın esas ve karar numarası bulunmalıdır.
gerekceli karar yazildi
gerekceli karar yazildi

Gerekçeli Kararda Neler Bulunmalıdır?

Gerek öğretide gerek yargı kararlarında gerekçeli kararda bulunması gereken unsurlar tartışma konusu olmuştur. Özellikle gerekçeli kararın tarafları tatmin edici derece oluşmuş olduğunun kabulü için birtakım unsurların bulunması gerekmektedir. Bunlar;

  • Gerekçenin içeriğinin tutarlı olması
  • Gerekçenin tarafların tüm sorularına cevap verebiliyor olması, yani tatmin edici olması
  • Karara esas alınan deliller anlatılmalı
  • Delillerin nasıl değerlendirildiği açıklanmalı
  • Uygulanan kural açıklanmalıdır
  • Somut olayda uygulanan hukuk kurallarının nasıl yorumlandığı, hangi yorum tekniklerinin kullanıldığı açıklanmalı
  • Somut olayda ispat yükünün kime ait olduğunu tespit etmeli ve ispat yükünün hangi tarafa neden ait olduğunu açıklamalı

Gerekçeli Mahkeme Kararı Nasıl Yazılmalıdır?

  • Hükmin “Türk Milleti Adına” verildiği ibaresinin.
  • Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları,
  • Mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.
  • Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.
  • Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.
  • Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.
  • Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi ve
  • Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde yazılması gereklidir.
  • Ayrıca kararda, hükme karşı kanun yoluna başvuru imkânın olup olmadığı, bu imkân varsa kanun yolunu başvuru süresinin kaç gün olduğu ve bu sürenin hangi tarihten itibaren başladığının gösterilmesi gerekir.

Gerekçeli Karar Yazıldı Ne Anlama Gelir?

E-devlet, Türkiye’de vatandaşların ve kurumların resmi işlemlerini elektronik ortamda gerçekleştirmelerine olanak tanıyan bir hizmettir. Bu hizmet sayesinde, vergi ödemeleri, belediye işlemleri, sağlık raporları ve daha birçok resmi işlem online olarak yapılabilmektedir. Gerekçeli karar ise hukuk alanında kullanılan bir terim olup, bir kararın arkasında yatan nedenlerin ve gerekçelerin yazılmasıdır. Gerekçeli karar yazılması halinde UYAP’ta avukat veya vatandaşlarca yapılacak sorgulama sonucu görülebilecek olup ilgili sorgulamada “gerekçeli karar yazıldı” şeklinde uyarı çıkar. Bu ifade, gerekçeli kararın ilgili mahkemece yazılarak UYAP’a kaydedildiği ve taraflarca görülebileceği anlamına gelmektedir.

Bu ibareyi mahkemede davası olan kişiler sık karşılaşır. Bu ibare aynı zamanda e-devlet üzerinde gerekçeli karar yazıldı olarak belirtilir. Bu ibareyi gördüğünüzde mahkeme tarafından dava sonuca ulaştığı ve mahkeme kararının yazıldığı anlamını anlayabilirsiniz. Ancak belirtmek gerekir ki, ilgili karar taraflara tebliğ edilmeden kesinleşmeyecektir.

İşbu metin konunun genel hatlarıyla açıklanması için hazırlanmış olup, süreçlerin olayın somut özelliklerine göre yürütülmesi gerektiğinden, hak kaybının yaşanmaması adına “gerekçeli karar yazıldı” uyarısını görmeniz durumunda uzman avukattan dava ve danışmanlık hizmet almanızı tavsiye ederiz.

Gerekçeli Karar Ne Zaman Açıklanır?

Mahkemenin olaya ilişkin vermiş olduğu nihai karar yargılamanın sonunda açıklanmaktadır. Ancak yukarıda da açıklandığı üzere yargılamanın son aşamasında hakimlerin kararda dayanılmış olduğu gerekçeleri belirtmesi zordur. Bu sebeple kararın gerekçeli hali karardan belli bir süre sonra taraflara tebliğ edilir. Gerekçeli kararın tebliğ süresi değişmekle beraber ceza yargılamasında

  • Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 232. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenmiştir. İlgili maddeye göre “Hükmün gerekçesi ve varsa karşı oy gerekçesi, tümüyle tutanağa geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en geç onbeş gün içinde dava dosyasına konulur.
  • Hukuk yargılamasında ise yine aynı husus Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 294. maddesinin 4. fıkrasında düzenlenmiştir. İlgili maddeye göre “Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hâllerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir.” Süre hukuk muhakemeleri açısından daha uzun tutulmuştur. Sürenin daha uzun tutulmasının altında belirli bir sebep bulunmamakla beraber kanun koyucu tarafından bu şekilde takdir edildiği söylenebilir.
  • İdari davalarda ise kararlar genelde dosya üzerinden verilir. Bu sebeple karar verildiğinde taraflara tefhim edilmeyebilir. Kararları yazılması ve imzalanması için verilen süre İdari Yargılama Usulleri Kanunu’nun 24. maddesinde düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre “Kararlar, verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yazılır ve imzalanır.” Kararlar verilip imzalandıktan sonra taraflara tebliğ edilir.

Gerekçeli Kararın Kısa Karara Uygun Olmaması

Yukarıda da açıklandığı üzere, genel olarak kararın gerekçeli hali v kısa hali arasında zaman farkı olmaktadır. Uygulamada mahkemeler tarafından ilk olarak kararın kısa hali, sonrasında gerekçeli hali açıklanır. Aralarında zaman farkı olması sebebiyle kararın gerekçeli hali ile kısa hali arasında fark olduğu görülebilmektedir. Bu durum hukuka aykırıdır. Mahkemenin tefhim ile açıklamış olduğu kararın kısa hali il gerekçeli olarak açıklanan hal arasında fark bulunmamalıdır.

Gerekçeli karar ve kısa karar arasında farklılık bulunması genel olarak kamu düzenine aykırılık teşkil etmektedir. Kişilerin mahkemelerin vermiş olduğu kararlara olan güvenini sarsmaktadır. Bu sebeple Yargıtay tarafından da bozma sebebi olarak görülmektedir. Nitekim sonradan mahkeme tarafından kısa kararın hukuka aykırı olarak verildiği fark edilse dahi, gerekçeli karar kısa karara uygun olarak hazırlanmalıdır.

Gerekçeli kararın ne zaman yazılacağı davanın hangi mahkemenin görev alanına girdiğine göre değişmektedir. Ceza mahkemelerinde görülen davalarda, hükmün verildiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde gerekçeli kararın hazırlanması gerekir. Hukuk mahkemelerinin görev alanına giren davalarda ise gerekçeli kararın hazırlanma süresi bir aydır. İdare ile vergi mahkemelerinde de yine bu süre bir ay olarak belirlenmiştir.

Hukuka Aykırı Sayılabilecek Gerekçeli Karar Nasıl Olur?

  • Gerekçenin yokluğu/ İstemlerin yanıtlanmaması yoluyla gerekçesizlik.
  • Gerekçenin yetersiz olması/ Basmakalıp gerekçe.
  • Şarta bağlı gerekçe.
  • Yasal gerekçe gösterilmemesi/ Dayanaktan yoksun gerekçe.
  • Gerekçenin belirsiz kavramlar/ çelişkili ifadeler içermesi/ Varsayıma dayalı gerekçe.
  • Gerekçeli kararda başvuracak kanun yolu merci ve süresinin gösterilmemesi.
  • Hükümde kanunî olmayan yollarla değişiklik ve düzeltme yapılması.
  • Gerekçeye erişimin sağlanamaması/ Kararın olağan yollarla tebliğ edilmemesi ve tebligat sorunları.
  • Gerekçenin makul sürede yazılmaması.

Gerekçeli Karar Ne Zaman Tebliğ Edilir?

Gerekçeli karar verildiği ve imzalandığı tarihten itibaren ivedilikle taraflara tebliğ edilmelidir. Taraflara tebliğin gerçekleştirilmesi özellikle taraflar bakımından sürelerin başlangıcını sağlamaktadır. Taraflara tebliğ için kanunda genel olarak bir süre öngörülmemiştir. Taraflara tebliğ, mahkeme kalemleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Mahkeme tarafından verilen kararlar, kararı veren hakim veya hakimler tarafından imzalanır ve tebliğ edilmek üzere mahkeme kalemlerine gönderilir.

Mahkeme kalemlerine gönderilen kararlar sırayla tebliğ edilmektedir. Gerekçeli kararların tebliği için kanunda net bir süre öngörülmemiştir. Bu sebeple süreçlerin uzaması durumuyla karşılaşılabilmektedir. Uzayan süreçler sonucunda mahkeme ile iletişime geçip gerekçeli kararın tarafınıza tebliğ edilmesini talep edebilirsiniz. Ceza mahkemelerinde gerekçeli karar yazıldıktan hemen sonra taraflara tebliğ edilir. Hukuk mahkemelerinde kural olarak taraflar talep etmedikçe gerekçeli karar tebliğ edilmez.

Gerekçeli Karar Hakkında Emsal Yargıtay Kararları

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 30.05.2023 tarihli ve 2023/8877 E., 2023/8071 K. sayılı kararı

2709 sayılı … Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Kanun’un 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi hâlde, yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına … sarsılmış olacaktır. Nitekim Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; Bölge Adliye Mahkemesince 22.03.2023 tarihli duruşmada taraflara tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasında hüküm altına alındığı belirtilen fazla çalışma alacağı miktarı tamamen farklı olup kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuştur. Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde dava konusu alacaklara %30 oranında yapılan indirimin dosya kapsamına uygun olduğu ifade edildiği hâlde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında fazla çalışma alacağından %40 oranında uygun indirim yapıldığı belirtilerek gerekçeli karar ile hüküm fıkrası arasında da çelişki oluşturulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.


Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 12.10.2023 tarihli ve 2022/3834 E., 2023/7474 K. sayılı kararı

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun’a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafinin ve katılan … vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık