Evlilik Dışı Çocuğun Nüfusa Kaydı Nasıl Yapılır?

Evlilik Dışı Çocuğun Nüfusa Kaydı Nasıl Yapılır?

evlilik disi cocugun nufusa kaydi nasil yapilir

Türk Medeni Kanunumuzda yer alan 321. Madde gereğince çocukların soyadı belirlenirken anne ve babanın evli olduğu durumlarda çocuk ailenin soyadını alacaktır. Bunun dışında çocuğun evlilik birliğinin dışında meydana gelmesi durumunda çocuk annesinin soyadını alacaktır. Kanunda anne ve babanın boşanması durumunda boşanmadan itibaren 300 gün içerisinde bir çocuğun dünyaya gelmesi durumunda da çocuğun babanın nüfusuna kaydedileceği düzenlenmiştir. Bu hususlar ilk aşamada çocuğun soy bağının belirlenmesindeki kurallardır.

Evlilik dışı çocuğun nüfusa kaydı yapılabilmesi için annenin nüfus cüzdanı, hastane doğum belgesi veya noterden alınmış bir tanıma senedi varsa bu senedin aslı ile beraber annenin yerleşim yerindeki nüfus müdürlüğüne başvurulur. Fakat nüfus müdürlüğüne gidilmeden önce internet üzerinden online randevu alınması gerekir. Randevu tarihi ve saati geldiğinde yukarıda sayılan evraklar nüfus memuruna teslim edilir. Nüfus memuru evrakların uygunluğunu tespit ettikten sonra evlilik dışı çocuğun nüfusa kaydı işlemini yapacaktır.

Bu hususların yanında çocuğun tanınması işlemi, babalık davası ve noterlikçe düzenlenen tanıma senedi gibi yollar ile baba tarafından çocuğun tanınarak babanın nüfusuna da kaydedilmesi mümkün olacaktır. Evlilik dışı doğan çocuğu nüfusuna kaydettirebilmesi için annenin nüfus kayıt örneği, çocuğun hastane doğum belgesi ve tanıma senedi mevcut ise aslı ile birlikte annenin nüfusa kayıtlı olduğu yerdeki nüfus kayıt müdürlüklerine başvuruda bulunarak yapılabilir. Babanın tanıma senedi ile çocuğu nüfusa kaydettirmemesi durumunda tanıma işlemi ve babalık davaları gündeme gelecektir.

Evlilik Dışı Çocuğun Nüfusa Kaydı İçin Gerekli Belgeler

Evlilik dışı çocuğun nüfusa kaydı yapılabilmesi için annenin nüfus cüzdanı, hastane doğum belgesi veya noterden alınmış bir tanıma senedi varsa bu senedin aslı ile beraber annenin yerleşim yerindeki nüfus müdürlüğüne başvurulur. Fakat nüfus müdürlüğüne gidilmeden önce internet üzerinden online randevu alınması gerekir. Randevu tarihi ve saati geldiğinde yukarıda sayılan evraklar nüfus memuruna teslim edilir. Nüfus memuru evrakların uygunluğunu tespit ettikten sonra evlilik dışı çocuğun nüfusa kaydı işlemini yapacaktır. Evlilik birliği içerisinde veya dışında olsun çocuğun doğumundan itibaren 30 günlük süre içerisinde çocuğun nüfusa kaydettirilmesi gerekmektedir. Bu kayıt sürecinde gerekli belgeler şöyledir;

  • Anneye Ait Nüfus Cüzdanı: Çocuğun Nüfus kaydının yapılabilmesi için gerekli temek belgelerden ilki anneye ait nüfus cüzdanıdır.
  • Hastane Doğum Belgesi: Çocuk doğduğu zaman hastane tarafından doğum belgesi düzenlenmektedir. Bu belgenin de nüfus kayıt esnasında bulundurulması gerekmektedir.
  • Baba Tarafından Noter Senedi Aracılığı İle Çocuğun Tanınması Durumunda Senet Aslı: Evlilik dışında doğan çocuğun babası tarafından tanınması noter senedi aracılığı ile yapılmış ise noter senedinin aslının nüfus kaydı için getirilmesi gerekmektedir.

Yukarıda sayılan belgelerden baba tarafından çocuğun noter senedi aracılığı ile tanınması durumunun mevcut olmaması halinde anne ve çocuğun soy bağının belirlenmesi ve nüfusa kayıt ettirilmesi için babaya karşı Babalık Davası açmaları mümkündür. Senet belirtilen sürede ibraz edilmez ise mahkeme senedin iptaline karar verecektir.

evlilik disi cocugun nufusa kaydi
evlilik disi cocugun nufusa kaydi

Evlilik Dışı Çocuk İçin Babalık Davası Açılması

Babalık davasına ilişkin hükümler Türk Medeni Kanunumuzun 301 ve 304. maddelerinde düzenlenmiştir. Babalık davası, anne ve çocuk tarafından, mahkemece çocuk ve baba arasında soy bağının belirlenmesini istemiyle açılan davadır. Bu yönde açılacak davaya babalık davası denir. TMK m. 301/1 hükmü uyarınca çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilir. Açık hüküm gereği bu davayı açma hakkı ana ve çocuğa tanınmıştır. Çocuğun ergin olmaması durumunda öncelikle kendisine bir temsil kayyımı atanacak, ondan sonra dava açılacaktır.

Tmk’nın 301/2 hükmü uyarınca dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. Babalık davası, Cumhuriyet savcısına ve Hazineye; dava ana tarafından açılmışsa kayyıma; kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir. (Tmk m. 301/3) Babalık iddiasına ilişkin davalarda aile mahkemesi görevlidir. Babalığa ilişkin davalar, taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Babalığa ilişkin davalar maktu harca tabidir. Bu davalar hasımlı davalar olduğu için yazılı yargılama usulü uygulanır. Bu davalarda, davacılar davalının baba olduğunu ispat edeceklerdir.

Babalık Davası Süreci Nasıl İlerletilir?

Babalık davası açılması için gerekli olan ilk husus aile mahkemesine başvurudur. Bu başvuru babalık iddiasına ilişkin olarak hazırlanacak bir dilekçe ile olacaktır. Bu dilekçede açılan babalık davasında olaylar özetlenmeli ve babalık davasının neden gerekli olduğu doğru bir şekilde açıklanmalıdır. Dava esnasında babalığa ilişkin kanıtların da dosyaya kazandırılması gerekmektedir. Bu hususta DNA testi, tanık ifadesi, ve diğer kanıtların dosyaya sunulması gerekecektir.

Babalık davası duruşmalı olarak yürütülmektedir. Öncelikle mahkeme tarafından duruşma günü belirlenir. Bu duruşmada ifadeler ve dosyaya kazandırılan kanıtlar değerlendirilir. Bir bütün olarak değerlendirilen kanıtlar ışığında mahkeme tarafından karar verilmektedir. Bu sebeple en küçük ayrıntıların bile mahkeme huzurunda belirtilmesi gerekmektedir. daha sonrasında hak kaybı yaşanmaması için bu sürecin avukatla takip edilmesi kişinin lehine olacaktır. Mahkeme delillerin değerlendirilmesi sonucunda davanın kabulüne karar vermesi durumunda davalıyı çocuğun babası olarak tanıyacaktır. Mahkemece verilen kararın hukuka uygun olmadığını düşünen taraflarca karara itiraz yoluna gidilebilmesi mümkündür.

Evlilik Birliği Dışında Doğan Çocuğun Tanınması Müessesesi

Tanıma beyanında bulunan kişinin küçük veya kısıtlı olması durumunda, veli veya vasisinin e rızası gereklidir. Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz. Tanımanın iptali davasında ise, tanıyan, yanılma, aldatma veya korkutma sebebi ile tanımanın iptalini dava edebilir. Bu durumda iptal davası anaya ve çocuğa karşı açılır. Tanımanın iptali davasında, ana, çocuk ve çocuğun ölümü halinde altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer tanımanın iptalini dava edebilirler. Dava tanıyana, tanıyan ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. Türk Medeni Kanunumuzun 295 ve 300. Maddeleri arasında tanıma müessesesi düzenlenmiştir. Tmk’nın 295. maddesinde;

  • Tanıma, babanın, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmi senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur.
  • Tanıma beyanında bulunan kimse küçük veya kısıtlı ise, veli veya vasisinin de rızası gereklidir.
  • Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.

Şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Bu hükmün ilk fıkrasına göre tanıma 4 farklı şekilde yapılabilmektedir. Buna göre, tanıma, babanın, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu da resmi senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur. Babanın mahkemeye yazılı başvurusu ile tanıma mümkündür. Annesi belli olan bir çocuğun babası olduğunu düşünen baba, aile mahkemesine müracaat ederek çocuğu tanıyabilir. Dava hasımsız olarak açılacaktır.

Evlilik Birliği Dışında Doğan Çocuğun Tanınması Şartları

Evlilik birliği dışında doğan çocuğun tanınması için üç adet şartın bir arada bulunması gerekmektedir. Bu şartlar;

  • Tanıma Davasında Kişinin Biyolojik Baba Olması: Çocuğu tanıyan kişinin biyolojik olarak çocuğun babası olması gerekliliği bu hakkın kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olmasından kaynaklanmaktadır. Çocuğu tanıyacak olan kişinin küçük veya kısıtlı olmadığı müddetçe tanıma davası bizzat baba tarafından ilerletilmelidir.
  • Tanımaya engel teşkil eden bir durumun olmaması: Genellikle bu şart çocuğun başka bir erkekle olan soybağından dolayı sağlanamamaktadır. Tanımanın geçerli hale getirilebilmesi için çocuğun diğer erkek ile olan soybağının ortadan kaldırılması gerekmektedir.
  • Tanıma iradesinin hukuka uygun bir şekilde açıklanması: Kanunumuzda tanıma iradesinin nasıl açıklanacağı bazı şekil şartlarına tabi kılınmıştır. Tanıma nüfus müdürlüğüne başvurusu, Mahkemeye yazılı başvurusu, Resmi senet beyanı ve Vasiyetname beyanı gibi 4 farklı şekilde gerçekleşebilir.

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık