Ceza Hukuku

Dolandırıcılık Suçu ve Cezası – Türk Ceza Kanunu (TCK) 157-158

Dolandırıcılık suçu çok eski zamanlardan beri işlenen bir suç tipidir. Ülkemizde hırsızlık suçundan sonra en fazla işlenen suçlar arasındadır. Bu kapsamda TCK’da malvarlığına karşı suçlar içinde bu suça yer verilmiştir. Suç failin hileli bir takım davranışlarını gerektirmektedir. Bu hileli davranışlar müştekinin aldatarak bir malvarlığı değerini kendisine teslim etmesini sağlamak amacıyla yapılmaktadır. Fail böylelikle kendisi ya da bir başkası lehine bir yarar elde etmekte ve bu mağdurun zararına gerçekleşmektedir.

Günümüzde sosyal medya araçlarının ve teknolojinin hızla gelişmesi, buna paralel olarak insanlar arasındaki etkileşimin hızla artmış olması birlikte değerlendirildiğinde dolandırıcılık suçunda artış olması kaçınılmazdır. Artık basit ve klasik hırsızlık, yağma gibi suçlar, yerini özelikle bu teknolojik yeni gelişmeleri kullanarak daha sinsice işlenen dolandırıcılık gibi karmaşık suçlara bırakmıştır.

Bu makalemizde dolandırıcılık suçu nedir, dolandırıcılık suçu cezası ne kadardır, nitelikli halleri nelerdir, dolandırıcılık suçu Yargıtay kararları ve bu konuya dair tüm bilgiler ele alınacaktır.

Dolandırıcılık Suçu Nedir?

Dolandırıcılık suçu; bir başkasının malvarlığına ilişkin değerlerini elde etmek amacı taşıyan failin, bu amacına varmak için araç olarak hileden yararlandığı ve araç niteliğindeki hileli hareketler neticesinde, hileli davranışlara muhatap kalan kişinin veya bir başkasının zararına, kendisinin veya üçüncü bir şahsın lehine malvarlığına ilişkin haksız bir yarar elde ettiği suçtur.

Anayasal ve uluslararası sözleşmelerle korunan mülkiyet hakkı, kişinin eşya üzerindeki hakimiyetini ifade etmektedir. Anayasa madde 35’te temel hak ve ödevler başlığı altında mülkiyet hakkı “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” şeklinde düzenlemektedir.  Dolandırıcılık suçu ve cezası TCK 157-159 arasında düzenlenmiştir.

Dolandırıcılık

Madde-157

(1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.

Toplumsal hayatın bir gerekliliği olarak kişinin mülkiyet hakkı değerlerini korumak ve korunan mülkiyet hakkına karşı olası saldırıları engellemek için hukukumuzda birtakım düzenlemeler yapılmaktadır. Dolandırıcılık suçu yasal bir düzenleme olarak ilk kez 1858 tarihli Ceza Kanunnamesi ile düzenlenmiştir. 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda dolandırıcılık suçu çağdaş anlamda düzenlenmiştir. Günümüzde ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda kişilere karşı suçlar başlığı altında malvarlığına karşı suçlar başlıklı bölümde 157-159. Maddeler arasında düzenlenmektedir.

Bu bakımdan dolandırıcılık suçu, kişinin malvarlığını ilgilendiren ve mülkiyet hakkı ile bağlantısı olan bir suçtur. Dolandırıcılık suçunu, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kişinin kendisine veya başkasına yarar sağlaması olarak tanımlayabiliriz. Dolandırıcılık suçu ile kanunumuzda sadece mülkiyet hakkı korunmamakta aynı zamanda hileli davranışlarla aldatılan kişinin irade özgürlüğünü de korumak amaçlanmaktadır.

Dolandırıcılık Suçu Şartları Nedir?

Dolandırıcılık suçunun ortaya çıkması için:

  • Fiili işleyen kişi tarafından mağdurun inceleme eğilimini kaldıracak hileli eylemler icra edilmesi,
  • Fiili işleyen kişi tarafından hileli eylemin herhangi bir kimseyi aldatacak özellikte olması,
  • Mağdurun veya başkasının zararına, failin kendisi veya başkası yararına haksız bir fayda sağlaması şartları gerçekleşmelidir.

Dolandırıcılık Suçu Unsurları

  • Dolandırıcılık Suçu Faili

Ceza hukuku anlamında, hukuka aykırı eylemi işleyen kişi suçun failidir. Dolandırıcılık suçunun faili olabilmek için herhangi bir özellik aranmamıştır. Bu suçun faili bakımından özgü suçlardan olmadığından herkes fail olabilir. Dolandırıcılık suçu ve cezası muhattapı faildir.

Kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak hileli davranışlarla yarar sağlaması durumunda dolandırıcılık suçu değil, irtikap suçu meydana gelecektir. Ancak kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmadan yarar sağlaması durumunda dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.

Dolandırıcılık suçunun, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında işlemeleri halinde nitelikli hal meydana gelir. Tüzel kişiler dolandırıcılık suçunun doğrudan faili olamaz.

  • Dolandırıcılık Suçu Mağduru

Mağdur, suçu oluşturan eylemden doğrudan etkilenen kişi veya kişilerdir. Bir başka deyişle mağdur, ceza normu tarafından korunan ve suç tarafından ihlal edilen yani suçun hukuki konusunu oluşturan hukuki çıkarların sahibidir. Dolandırıcılık suçunun mağduru herkes olabilir. Ancak aldatılan kişi ile malvarlığı zarara uğrayan kişi farklı olabilir. Dolandırıcılık suçunun mağdurunun gerçek kişi olması gerekirken, suçtan zarar gören tüzel kişi de olabilir. Dolandırıcılık suçunda mağdurun belirli veya belirlenebilen olması gerekmektedir.

  • Suçun Hukuki Konusu

Suçun hukuki konusu, öncelikli kişinin mülkiyet hakkının ve malvarlığı ile ilgili menfaatlerin korunmasıdır. Dolandırıcılık suçu ile kişinin serbestçe karar verebilme imkânı elinden alındığından irade özgürlüğü de korunmaktadır. İyi niyet ve güvene dayalı insan ilişkilerinde aksi davranışta bulunulması nedeniyle iyi niyet ve güven de suçun hukuki konusudur.

  • Dolandırıcılık Suçunda Fiil

Dolandırıcılık suçunun meydana gelebilmesi için hileli davranışlarla gerçek bir kişinin aldatılmış olması gerekmektedir. Bir eylemin hile olarak sayılabilmesi için kişinin iradesi sakatlanarak bir şekilde gerçeğin gizlenmesi veya farklı gösterilmiş olması gerekmektedir. Bu bakımdan mağdurun iradesini sakatlayan her türlü eylem hile olarak kabul edilmektedir; bu nedenle eylemin hangi hareketle yapıldığı önemli değildir.

Hile, icrai bir eylemle gerçekleşebileceği gibi ihmali eylem ile de gerçekleşebilir. Ancak bu durumda dolandırıcılık suçunun meydana gelmesi için kişinin hataya düşen tarafı bilgilendirmek hususunda yükümlülüğünün olması gerekmektedir.

Yargıtay kararları bağlamında yalan söylemek dolandırıcılık suçunun hile unsurunun gerçekleşmesi bakımından yeterli değildir. Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için yalanın doğruluğunu kabul ettirebilecek, muhatabın inceleme eğilimini ortadan kaldırabilecek güçte olması gerekmektedir.

Dolandırıcılık suçundan bahsedebilmemiz için hileli eylem dışında mağdurun aldatılmış olması gerekmektedir. Mağdurun aldatılmış olması için normalde hataya düşmemiş olsaydı yapmayacağı bir şeyi hataya düşürülmesi nedeniyle yapmış olması gerekmektedir. Kısacası, mağdurun aldatılmış sayılıp sayılmayacağı mağdurun kişisel özelliklerine göre belirlenecektir.

Dolandırıcılık suçunda failin hileli eylemi neticesinde mağdurun aldatılması suretiyle; mağdurun veya başkasının zararına olarak failin kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

  • Manevi Unsur

Manevi unsur denildiği zaman suçun kasten mi taksirle mi işlendiği hususundan bahsedilir. Dolandırıcılık suçu ancak kasten işlenebilen suçlardandır, taksirle işlenmesi mümkün değildir. Bu durumda fail bilerek ve isteyerek eylemde bulunmaktadır. Olası kast ile de dolandırıcılık suçunun işlenmesi mümkündür.

  • Nitelikli Unsurlar

TCK madde 158’de nitelikli dolandırıcılık “Dolandırıcılık suçunun;

a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,

b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,

c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,

d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,

e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,

f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,

g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,

h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,

i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,

j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,

k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,

l) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle,

İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

(3) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.” olarak düzenlenmektedir.

Dolandırıcılık suçunun nitelikli halinden bahsedebilmek için öncelikle suçun basit şeklinde aranan şartları taşıması gerekmektedir. Buna göre kredi kurumlarının aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, suçun nitelikli halleri arasında sayılmıştır. Burada önemli olan mağdurun kredi kurumlarında bulunan mevduatının elde edilmesi değil; failin mağduru aldatmak için kullandığı hileli davranışları içerisinde kredi kurumlarına yer vermesi, bu kurumları mağdurun aldatılmasında kullanmasıdır.

Dolandırıcılık suçuna dair emsal kararları buradan indirebilirsiniz. https://karararama.yargitay.gov.tr/YargitayBilgiBankasiIstemciWeb/

Dolandırıcılık Suçunun Cezası Nedir?

Dolandırıcılık Suçu Suçun Temel Halinin Cezası

Dolandırıcılık suçunun cezaları açıkça kanunda düzenlenmektedir. TCK madde 157’de dolandırıcılık suçunun yaptırımı 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Dolandırıcılık suçu ve cezası basit halinde bu ceza öngörülmüştür.

Dolandırıcılık suçu cezası 1 yıldan 5 yıla kadardır.

Dolandırıcılık Suçu Nitelikli Halleri Cezası

TCK madde 158’de nitelikli dolandırıcılık “Dolandırıcılık suçunun;

a) Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,

b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,

c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,

d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,

e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,

f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,

g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,

h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,

i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,

j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,

k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,

l) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle,

İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

(3) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.” olarak düzenlenmektedir.

Dolandırıcılık suçunun nitelikli halinden bahsedebilmek için öncelikle suçun basit şeklinde aranan şartları taşıması gerekmektedir. Buna göre kredi kurumlarının aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, suçun nitelikli halleri arasında sayılmıştır. Burada önemli olan mağdurun kredi kurumlarında bulunan mevduatının elde edilmesi değil; failin mağduru aldatmak için kullandığı hileli davranışları içerisinde kredi kurumlarına yer vermesi, bu kurumları mağdurun aldatılmasında kullanmasıdır.

Dolandırıcılık Suçu Özel Görünüşü

  • Teşebbüs

Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur. Dolandırıcılık suçu teşebbüse elverişli suçtur. Failin hileli eylemi neticesinde mağdurun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar elde edememesi halinde eylem teşebbüs aşamasında kalmış olur. Kısacası burada önemli olan zararın meydana gelip gelmediğidir.

  • İştirak

İştirak, bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kişi tarafından fikir ve eylem birliği içinde birlikte suç işlenmesini ifade eder. Birden çok kişinin katılımıyla bir suç işlendiğinde suça iştiraka ilişkin genel hükümlere göre ceza sorumluluğu belirlenir. Dolandırıcılık suçunda iştirak mümkündür.

  • İçtimaı

Suçların içtimaı bir kişinin ceza kanunu birden çok ihlal etmesi halinde söz konusu olur. Kural olarak bu durumda ihlal sayısınca suç meydana gelir. Bununla birlikte; yasada bazı hallerde birden çok ihlalin tek bir suç sayılacağı ve faile tek bir ceza verileceği öngörülmektedir. Her suç için öngörülen ceza gerçek içtima kurallarına göre belirlenir. Aynı fail tarafından işlenmiş birden çok suç bulunmasına rağmen, çeşitli nedenlerle faile tek cezanın verildiği kuruma Türk ceza hukukunda “suçların içtimaı” denmektedir. Dolandırıcılık suçu ile gerekli şartların oluştuğu takdirde suçların içtimai kurumunun oluşması mümkündür.

Dolandırıcılık Suçunda Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Kararı

  • Dolandırıcılık Suçunda Adli Para Cezasına Çevirme

Adli para cezası, yargılamayı gerçekleştiren mahkeme tarafından, hükümlünün bir miktar parayı devlet hazinesine ödemesine karar verilmesidir. Dolandırıcılık suçunun yaptırımı, gerekli şartların oluşması halinde adli para cezasına çevrilebilir.

  • Dolandırıcılık Suçunda Erteleme

Erteleme kararında, mahkemece yargılanan kişinin suçlu olduğu tespit edilmiş ve kişi hakkında hapis cezası hükmedilmiştir. Ancak, mahkeme tarafından kişiye verilen hapis cezasının, cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesi halinde erteleme kararı verilmiş olacaktır. Dolandırıcılık suçunda gerekli şartların varlığı halinde erteleme hükümleri uygulanabilir.

  • Dolandırıcılık Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Kararı

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması ve davanın düşürülmesine sebep olan CMK 231. maddede düzenlenen yaptırımdır. Dolandırıcılık suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.

Dolandırıcılık suçunun basit veya nitelikli hallerinde de hapis cezasına hükmedildiği takdirde bu hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi mümkündür.

Erteleme kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (HAGB) ile aralarındaki en büyük fark; erteleme kararı hukuk dünyasında bir sonuç doğururken hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile kurulan hüküm hiç var olmamış gibi sonuç doğuracak olmasıdır.  Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile hakim hükme karar vermiş ancak belirli şartların gerçekleşmesi halinde hükmü açıklamaktan vazgeçmesi durumu mevcuttur.

Dolandırıcılık Suçu Soruşturma ve Kovuşturma Aşaması

  • Dolandırıcılık Suçunda Soruşturma Aşaması

Kural olarak dolandırıcılık suçu resen takip edilir.  Fakat suçun TCK m.159’da belirtilen daha az cezayı gerektiren “nitelikli hal” kapsamında işlenmesi durumunda takibi şikayete bağlıdır.

Türk ceza hukukunda suçu şikayet etmek ya da ihbar etmek suretiyle ya da Cumhuriyet savcının suçun işlendiğini düşünmesi üzerine yine Cumhuriyet Savcısının yaptığı araştırmaya ceza yargılamasında soruşturma denmektedir. Bu aşamada savcı, kovuşturma aşamasına geçip geçmeye yer olup olmadığına karar vermek üzere araştırmak üzere soruşturma başlatır. Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’nda soruşturma aşaması 160.maddede düzenlenmiştir. Dolandırıcılık suçuna ilişkin olarak aşağıda daha detaylı izah edileceği üzere şikayete tabi bir suç olmadığı için hem şikayet üzerine hem de savcının re-sen araştırması üzerine soruşturma başlatılabilir.

  • Dolandırıcılık Suçunda Kovuşturma Aşaması

Dolandırıcılık suçuna ilişkin olarak, Cumhuriyet Savcısı  ilk ihtimal olarak şüpheli hakkındaki soruşturmanın sonucunda suçu işlediğine dair yeterli şüphe oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vererek soruşturma aşamasını sonlandırabilir.  Ya da ikinci ihtimal olarak şüpheli hakkında iddianame düzenler. Ceza Mahkemesi savcı tarafından düzenlenen iddianameyi kabul ederse kovuşturma aşamasına geçilmiş olur. İşte bu yargılama süreci CMK’da kovuşturma olarak adlandırılmıştır ve CMK’nın 175. Maddesinde düzenlenmiştir. Kovuşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlanan iddianamedeki eylem ve şüpheli hakkında yargılama yapılır ve şüpheli artık sanık durumuna geçer.

Dolandırıcılık Suçu Gözaltı ve Tutukluluk Hali

Kişilerin  savcılık kararı ile kolluk tarafından (polis, jandarma) belirli bir yerde tutularak serbest hareket etme özgürlüğünün kısıtlanmasına gözaltı denmektedir. Gözaltına alınma için illa hakim kararı gerekmez. CMK’ya göre gözaltı şüphelinin/kişinin hakkındaki işlemlerin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi ve tamamlanması adına kişiyi hürriyetinden alıkoyarak,  kısıtlanmasıdır. Dolandırıcılık suçu ile yakalanan şüpheli de gözaltına alınabilir. Gözaltı kararı adli sicil kaydına (sabıka kaydı) işlemez.

Tutuklama da yine aynı şekilde geçici olarak başvurulan bir koruma tedbiridir. Tutuklama kararı ile kişinin yine özgürlüğü kısıtlanmaktadır ancak gözaltı kararından farkı  ister soruşturma ister kovuşturma aşamasında olsun mutlaka bir hakim tarafından verilmelidir. Dolayısıyla Cumhuriyet Savcısı şüpheli hakkında tutuklama kararı veremez.

Tutuklama hükümlerinin uygulanabilmesi için, şüphelinin dolandırıcılık suçunu işlediği yönünde kuvvetli suç şüphesinin ve CMK’nın 100. maddesindeki koşulların bulunması gerekir. Bu koşulların varlığı halinde tutuklama hükümleri uygulanabilecektir.

Dolandırıcılık Suçunda Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Uzlaşma, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

  • Dolandırıcılık Suçunda Şikayet Süresi

Şikayet, takibi şikayete bağlı suçlar, bir suç hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılabilmesinin suçun mağdurunun veya suçtan zarar gören kişilerin şikayetçi olmasına bağlı olduğu suçlardır. Kural olarak dolandırıcılık suçu resen takip edilir.  Fakat suçun TCK m.159’da belirtilen daha az cezayı gerektiren “nitelikli hal” kapsamında işlenmesi durumunda takibi şikayete bağlıdır.

  • Dolandırıcılık Suçunda Zamanaşımı

Zamanaşımı hususu, Türk Ceza Kanunu m.66’da düzenlenmiştir.  TCK Madde 66/e’ ye göre, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda kamu davası 8 yıl, geçmesiyle düşer. Dolandırıcılık suçunda zamanaşımı 8 yıldır.

  • Dolandırıcılık Suçunda Uzlaşma

Uzlaşma,  suçtan mağdur olan kişinin suç şüphelisi ile anlaşması sonucunda ceza yargılamasının sona ermesidir. Dolandırıcılık suçu uzlaşma kapsamındadır. Taraflar soruşturma aşamasında uzlaşırsa kovuşturma aşamasına geçilmez.

  • Dolandırıcılık Suçunda Etkin Pişmanlık

Etkin pişmanlık, kişilerin işledikleri suçtan sonra kendi iradeleri ile pişman olması, suçtan dolayı meydana gelen olumsuzlukların giderilmesi ve adalete katkı sunması ile bazı ceza indirimleri öngören bir kurumdur.

Türk Ceza Kanununun 168. Maddesine göre; dolandırıcılık suçu tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.

  • Dolandırıcılık Suçunda Görevli Mahkeme

Görevli Mahkeme, TCK madde 157 kapsamında Asliye Ceza Mahkemesi, TCK madde 158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık halinde Ağır Ceza Mahkemesi, TCK madde 159 kapsamında ise Asliye Ceza Mahkemesidir. Yani Dolandırıcılık suçunun basit şeklinde ve TCK m.159 kapsamında daha az cezayı gerektiren hal kapsamında işlenmesi durumunda görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Bununla birlikte; suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli haller

kapsamında işlenmesi durumunda görevli mahkeme “5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 12. maddesi gereğince Ağır Ceza Mahkemesidir.

Dolandırıcılık suçundan yargılanan kişilerin ceza avukatı hukuki bilgisinden yararlanması gereklidir. Zira dolandırıcılık suçunun alt ve üst sınırı çok yüksek olup hürriyeti bağlayıcı ceza ile karşılaşmanız bir hayli yüksektir.

Dolandırıcılık Suçu Yargıtay Kararları

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.01.2004 tarihli, 2003/4-285 E, 2004/7 K sayılı Kararı

Ticarete hile karıştırmak suçu, Türk Ceza Kanun’da kamu güvenine karşı işlenen suçların yer aldığı altıncı babının 363. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hüküm ile ticari yaşamda güvenilir bir ortamın sağlanması, ekonomi ve toplumsal yaşamın gelişmesinin güvence altına alınması amacı güdülerek, ticari hileler cezalandırılmıştır. Taraflar arasındaki ilişki, ticari yaşamda kendiliğinden var olan karşılıklı güven nedeniyle kurulur. Anılan maddede düzenlenen suçun oluşumunda asıl olan sözleşmenin çiğnenmesi olup, zarar doğması olasılığının bulunması yeterlidir, ayrıca mağdurun mal varlığında azalma biçiminde bir zararın doğması gerekmez.

Dolandırıcılık suçu ise, Türk Ceza Kanunun mala karşı işlenen suçların yer aldığı onuncu babını 503. maddesinde düzenlenmiştir. Bu suçta, hile ve desiseler yaparak bir kişiyi hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya bir başkasına haksız çıkar sağlamak eylemi cezalandırılmıştır. Taraflar arasındaki ilişki, failin hile ve desiseleri ile elde edilen, mağdurun sakatlanmış iradesi sonucu kurulmaktadır. Suç, mala karşı işlenen bir suç olduğundan, mağdurun mal varlığında bir azalma, bir başka anlatımla zarar doğması gerekmektedir. Öğretide de yaygın olarak kabul edildiği gibi dolandırıcılık suçu iki konulu bir cürümdür. Bu suç ile mal varlığı yanında kişinin irade serbestisi ve rıza özgürlüğü de korunmaktadır.


Şikayetçinin, şüphelilerle yapmış olduğu telefon görüşmesi sonucu, şüphelilerin yönlendirmesiyle …’da bulunan… ATM cihazına giderek kartsız işlem menüsünü kullanmak suretiyle 7 farklı telefon numarasına “cebe havale” yoluyla toplamda 3.500 TL para gönderdiği, şikayetçinin havale yaptığı anda paranın herhangi bir ATM cihazından çekilebilecek hale gelmesi sebebiyle haksız menfaatin bu esnada temin edilmiş olduğu ve dolandırıcılık suçunun tamamlandığı, bu itibarla suçun işlendiği yerin … ili olduğu, paranın sonradan herhangi bir yerden çekilmesinin suçun işlendiği yeri değiştirmeyeceği anlaşıldığından, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu değişik gerekçeyle yerinde görüldüğünden …. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 10.11.2014 tarihli 2014/1031 değişik iş sayılı kararının 5271 Sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdiine, 14.5.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”, Yargıtay 23. CD., 2015/17818 E., 2015/1624 K., 14.5.2015 T.


Dolandırıcılık Suçu Şikayet Dilekçesi

Dolandırıcılık suçu şikayet dilekçesi indirmek için tıklayınız. https://kadimhukuk.com.tr/wp-content/uploads/2020/11/dolandiricilik-sucu-sikayet-dilekcesi-ornegi.docx

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

MÜŞTEKİ       : İsim Soyisim (TC Kimlik No)

                       Adres Bilgileri

VEKİLİ            : Av. Umur YILDIRIM

                   Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7,  06530 Çankaya

ŞÜPHELİ        : İsim Soyisim (TC Kimlik No)

                        Adres Bilgileri

SUÇ                : Dolandırıcılık (TCK Madde 157),

SUÇ TARİHİ VE YERİ : …/…/…

KONU            : Şüpheli hakkında işlediği suç nedeniyle soruşturma başlatılmasını, soruşturma sonucunda kamu davası açılması talepli şikâyet dilekçesidir.

AÇIKLAMALAR

1- Burada müvekkil hakkında kim olduğu, şüphelinin kim olduğu, müvekkilin şüpheli tarafından hangi vasıta ile ne şekilde dolandırıldığı , bu durumun müvekkili nasıl etkilediğine ve nasıl zarara uğradığına, ilişkin bilgilere yer verilmelidir.

2- Burada ise, yaşanılan olaya ilişkin hangi delillerin olduğundan bahsedilmelidir.

3- Dilekçenin ekinde verilecek delillerin neler olduğu belirtilmelidir.

HUKUKİ SEBEPLER: TCK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER  : Tanık, yemin, sözleşmeler, fotoğraf görüntüleri, mesajlar ve ilgili her türlü yasal delil.

SONUÇ ve İSTEM  : Yukarıda açıklanan nedenlerle şüpheli hakkında soruşturma başlatılmasını, soruşturma sonucunda kamu davası açılması yönünde karar verilmesini saygılarımla vekâleten arz ve talep ederiz.

                                                                                                         Müşteki Vekili

                                                                                                    Av. Umur YILDIRIM

                                                                                                                İmza

Dolandırıcılık Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Dolandırıldım. Ne yapmalıyım?

Dolandırıcılık suçu mağduru iseniz, hemen bir kolluk ya da Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmalısınız. Bu noktada hızlı olmanız sizin lehinize olacaktır. Kaybettiğiniz maddiyatı kazanmanız adına faillerin tespiti çok önemli olduğu gibi failler eylemi gerçekleştirirken ortada bir kanıt bırakmamak adına plan yapmış olabilirler bu nedenle hızlı olmak önemli olacaktır.

Kendini Polis/Savcı/Hakim Olarak Tanıttı ve Beni Dolandırdı Cezası Nedir?

Yukarıda da detaylıca izah ettiğimiz üzere dolandırıcılık suçunun basit halinin cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine “L” bendinde kendisini kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işleyen faillerin nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı cezalandırılması gerektiği belirtilmiştir. İlgili madde metnine göre kendisini kamu görevlisi olarak tanıtarak mağdurlara yönelik dolandırıcılık suçunu işleyen failler hakkında verilecek ceza 4 yıldan aşağı olmamak üzere on yıla kadar hapis ve elde ettiği menfaatin iki katından az olmamak üzere adli para cezasıdır.

Makalemizin 4. Bölümünün “Dolandırıcılık Suçunun Cezası Nedir?” başlıklı kısmında suçun nitelikli halleri ve nitelikli hallerinin cezalarını daha detaylı bir şekilde orada bulabilirisiniz.

Kendisini Banka, Sigorta Şirketi, Kredi Kurumu Personeli Olarak Tanıtarak Gerçekleştirilen Dolandırıcılık Suçunun Cezası Nedir?

Kendisini banka, sigorta şirketi, kredi kurumu personeli olarak tanıtarak gerçekleştirilen dolandırıcılık suçu TCK kapsamında dolandırıcılık suçunun nitelikli hali olarak düzenlenmiş olup, bu suçu işleyen failler hakkında verilecek ceza 4 yıldan aşağı olmamak üzere on yıla kadar hapis ve elde ettiği menfaatin iki katından az olmamak üzere adli para cezasına hükmolunur.

Makalemizin 4. Bölümünün “Dolandırıcılık Suçunun Cezası Nedir?” başlıklı kısmında suçun nitelikli halleri ve nitelikli hallerinin cezalarını daha detaylı bir şekilde orada bulabilirisiniz.

İnternet üzerinden dolandırıldım, ne yapmalıyım?

İnternette bir sosyal medya platformu üzerinden dolandırılmak, nitelikli dolandırıcılık suçuna sebebiyet vermektedir. İvedilikle bu duruma maruz kalmış iseniz, şikayet dilekçeniz ile Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat edebilirsiniz.

Başa dön tuşu