Devlet Memurları Kanunu 138. Madde (DMK)

Devlet Memurları Kanunu 138. Madde (DMK)

devlet memurları kanunu 138 madde

Devlet Memurları Kanunu 138. Madde (DMK)

Yetkililer

Görevden uzaklaştırmaya yetkililer şunlardır.

  1. Atamaya yetkili amirler;
  2. Bakanlık ve genel müdürlük müfettişleri;
  3. İllerde valiler;
  4. İlçelerde kaymakamlar (İlçe idare şube başkanları hakkında valinin muvafakati şarttır.)

Valiler ve kaymakamlar tarafından alınan görevden uzaklaştırma tedbiri, memurun kurumuna derhal bildirilir.

  • İlgili Makale: 
  • 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu (DMK) Tam Metin: 

Devlet Memurları Kanunu 138. Madde Açıklaması

Maddede görevden uzaklaştırmaya yetkili olanlar belirtilmektedir. Görevden uzaklaştırmaya yetkili olanlar;

Atamaya yetkili amirler, teşkilat kanunları veya 2451 sayılı Kanun hükümleriyle veya bir başka mevzuat hükümleri ile memuru atamaya yetkili kılınan amirler, bakanlık, genel müdürlük, müsteşarlık, başkanlık müfettişleri, vali ve kaymakamlardır. Muhakkik olarak görevlendirilenler; kendilerini atamaya yetkili amirler ile bakanlık müfettişlerinin tüm yetkilerine sahip olduklarından, bir disiplin soruşturmasında veya 4483 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde ceza kovuşturmasında soruşturmanın selameti açısından görevi başında kalmasında sakınca gördükleri ve soruşturmasını yaptıkları memurlar hakkında görevden uzaklaştırma tedbiri uygulayabilirler. Ancak bunlar görevden uzaklaştırma tedbirini uygularken atamaya yetkili amirin onayını alırlar.

Geçici görevle kadrosunun bulunduğu yerden bir başka yerde veya kadrolarının bir başka kurumda, atamalarının bir başka Bakanlıkça veya kurumca yapıldığı sayman vb. personelin görevden uzaklaştırma tedbirini bu personeli atamaya yetkili amirler yapar.

devlet memurları kanunu 138 madde dmk
devlet memurları kanunu 138 madde dmk

Devlet Memurları Kanunu 138. Madde Yetkililer Emsal Kararlar

Danıştay Beşinci Dairesi E:1994/286, K:1997/966

  • Devlet Memurları Kanunu 138. Madde
  • Yetkililer

İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 21.5.1993 günlü, E:1992/79, K:1993/771 sayılı kararıyla; 2547 sayılı Yasanın 52. maddesinde, üniversitelerde görevli memurların atanma usulünün düzenlendiği; 657 sayılı Yasanın 138. maddesinde ise görevden uzaklaştırmaya yetkili amirlerin belirtildiği; Yüksek Öğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 26. maddesi ile memurları görevden uzaklaştırmaya yetkili kişiler arasında disiplin amirleri ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Üyeleri de sayılmak suretiyle yasa hükmünün genişletilmesi söz konusu ise de Anayasanın 124. maddesine göre Yönetmeliklerin, kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla çıkarılan objektif düzenleyici tasarruflar olarak öngörülmüş bulunması karşısında yasa hükmünü daraltıcı veya genişletici yönetmeliklerin yürürlükte bulunması halinde bile idare hukuku ilkelerine göre bu durumun, uygulanan işlemin iptal edilmesini engelleyici bir niteliği bulunmadığı, kaldı ki yönetmeliğin ilgili maddesinde disiplin amirlerinin de Yüksek Öğretim Kurumları memurlarını görevden uzaklaştırabilecekleri belirtilirken memurlar arasında genel sekreterlerin ve birim sekreterlerinin hariç tutulduğu: bu durumda, fakülte sekreteri olan davacının, atamaya yetkili amiri üniversite rektörü olduğuna göre 657 sayılı Yasanın 137. maddesine göre disiplin amiri sıfatıyla fakülte dekanı tarafından görevden uzaklaştırılmasına ilişkin işlemde yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

Davalı İdare; ilgili yönetmeliğin 26. maddesine göre disiplin soruşturması esnasında görevi başında kalmasında sakınca görülenler için disiplin amiri ve soruşturmacılar tarafından soruşturulan şahsın görevden uzaklaştırılmasının mümkün olduğu öne sürmekte ve idare mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 138. maddesinde görevden uzaklaştırmaya yetkili amirler; atamaya yetkili amirler, bakanlık ve genel müdürlük müfettişleri, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar olarak sınırlı bir şekilde sayılmış olup, memur güvenliği gereği görevden uzaklaştırma yetkisi her üste değil, ancak anılan maddede belirtilen amirlere tanınmıştır. Bu sebeple sözü edilen maddede bakanlık ve genel müdürlük müfettişlerine tanınan yetkinin diğer soruşturma ve denetim elemanlarınca kullanılamayacağı, ancak bu kişilerin yetkili amirlere görevden uzaklaştırma için teklifte bulunabilecekleri açıktır.

Soruşturma komisyonunca davacının görevden uzaklaştırılması gerekli görülmüş ve bu tedbire başvurulması dekanlığa teklif edilmiş ise de bu önerinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 52. maddesi uyarınca davacıyı atamaya yetkili amir olan rektöre yapılması ve ancak rektörün adı geçeni görevden uzaklaştırması mümkün bulunduğundan dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle İstanbul 4. İdare Mahkemesince verilip, hukuk ve usule uygun bulunan 21.5.1993 günlü, E: 1992/79, K: 1993/771 sayılı kararın onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 05.05.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


Danıştay Beşinci Dairesi E:1996/18, K:1996/124

  • Devlet Memurları Kanunu 138. Madde
  • Yetkililer

657 sayılı Kanunun 138. maddesinde, görevden uzaklaştırma yetkisinin vali, kaymakam ve müfettişler dışında sadece atamaya yetkili amirlere tanınmış olması nedeniyle, atamaları Maliye Bakanlığınca yapılan saymanların, görevden uzaklaştırılmalarının da aynı bakanlıkça yapılacağı hususunda kuşkuya yer yoktur.

Atamaları Maliye Bakanlığınca yapılan saymanlar hakkında Memurin Muhakematı Hakkında Kanunun Muvakkat hükümlerine göre açılacak soruşturmalar ile 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması. Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Kanununu uyarınca açılacak soruşturmalarda, anılan kanunlarda öngörülen yöntemlere uyulacağı açık olup söz konusu yönetmelik değişikliğinin bu işlemlere etkisi bulunmamaktadır.

Başka bir anlatımla, saymanlar hakkında Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat gereğince açılacak soruşturmalarda Danıştay İkinci Dairesinin yerleşik kararlarına göre ilgisine göre vali ve kaymakamlar ile Maliye Bakanlığının soruşturma açması gerekmekte, 3628 sayılı Kanun uyarınca açılacak soruşturmalarda ise Cumhuriyet savcıları durumu Kanunun 19. maddesi gereğince, atamaya yetkili amirlere veya özlük işleriyle ilgili sicil ve belgelerin bulunduğu makamlara bildirmeleri zorunlu bulunmaktadır.

Belirtilen nedenlerle, kadrosu diğer kurumlarda olup atamaları Maliye Bakanlığınca yapılan döner sermaye saymanı, fon saymanı ve sorumlu saymanlar hakkında disiplin ve sicil amirlikleri ile görevden uzaklaştırma. Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununa göre soruşturma açma yetkilerinin Maliye Bakanlığına ait olduğu sonucuna ulaşılarak dosyanın Danıştay Başkanlığına sunulmasına 07.06.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.


Danıştay Beşinci Dairesi E:1988/2550, K:1991/239

  • Devlet Memurları Kanunu 138. Madde
  • Yetkililer

Dava, İlkokul öğretmeni olan davacının Dev-Yol Fatsa olaylarına katıldığı iddiasıyla sıkıyönetim mahkemesince yargılanması nedeniyle görevden uzaklaştırılması yolunda tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince verilen kararla davacının ceza kovuşturması geçirmesi nedeniyle kovuşturma süresinde görevden uzaklaştırılmasında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 137, 138 ve 145. maddelerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Davacı idare mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 138/Ç maddesi uyarınca ilçelerde kaymakamların görevden uzaklaştırma yetkileri olduğundan, bu yetki kullanılarak tesis edilen işlemlerden dolayı açılan davalarda da kaymakamlığın hasım kabul edilmesi ve bu merciin husumetiyle davanın ve temyiz başvurusunun görülmesi tabii bulunmaktadır. İşin esasına gelince: İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Trabzon İdare Mahkemesince verilen 1.6.1988 günlü, 1988/422 sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına karar verildi.


Danıştay Beşinci Dairesi E:1992/2493, K:1993/2268

  • Devlet Memurları Kanunu 138. Madde
  • Yetkililer

İdare Mahkemesi kararıyla davacının Tapu Sicil Müdürü olarak görev yapmakta iken iş sahiplerinden para aldığının müfettiş tarafından yapılan soruşturmada belirlenmesi üzerine 657 sayılı Kanunun 137 ve 138. maddelerine göre 26.6.1990 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı görevden uzaklaştırmanın; Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet Memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbir olduğu, davacının sübut bulan üç ayrı görevi suiistimal suçundan neticeden 12 ay 25 gün süre ile memuriyetten men cezası ile cezalandırılmasına ise Ağır Ceza Mahkemesinin 4.6.1991 günlü, 1991/81 sayılı kararı ile karar verildiği, ihtiyati bir tedbir olan görevden uzaklaştırma ile memuriyetten men cezasının ayrı ayrı oldukları, birinin idari, diğerinin mahkeme kararıyla verildikleri ve ayrı ayrı uygulanması gerektiği, bu nedenle memuriyetten men cezasının görevden uzaklaştırma süresinden mahsup edilemeyeceği, davacıya verilen 12 ay 25 gün süreli memuriyetten men cezasının uygulanması işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Davacı 26.6.1990 tarihinde görevden uzaklaştırıldığını, bu sürenin memuriyetten men cezasına ilişkin süreden mahsup edilmesi gerektiğini aksi halde iki kez görevden uzaklaştırılmış olacağını, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ve anılan kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Sakarya İdare Mahkemesince verilen 24.12.1991 günlü 1991/845 sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına karar verildi.


Danıştay Beşinci Dairesi E:1982/789, K:1985/1527

  • Devlet Memurları Kanunu 138. Madde
  • Yetkililer

657 sayılı Kanunun 138. maddesinde görevden uzaklaştırmaya yetkililer, atamaya yetkili amirler, Bakanlık ve Genel Müdürlük Müfettişleri ve illerde valiler olarak sayılmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden Polis Koleji Müdürlüğünde yardımcı hizmetler sınıfında çalışan davacının okul idaresi aleyhine toplu dilekçe vermek ve personeli toplu dilekçe vermeye zorlamak suçunu işlediği gerekçesiyle, hakkında soruşturma açıldığı ve okul müdürü tarafından 17.12.1981 günlü olurla görevden uzaklaştırıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda davacının 657 sayılı kanunun 138. maddesinde sayılan yetkili kişilerce görevden uzaklaştırılması gerekirken bu konuda yetkili olmayan okul müdürü tarafından görevden uzaklaştırılması işleminde mevzuata uyarlık görülmemiştir.


Devlet Memurları Kanunu 138. madde emsal karar aramak için https://karararama.danistay.gov.tr/

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık