Dava kaybetmeyen avukat olup olmadığı hususu halk arasında merak edilmektedir. Her ne kadar bazı avukatlar hiç dava kaybetmediğini ifade etse de bu mümkün değildir. Halk arasında “adamı ipten alan avukat” diye ifadeler kullanılsa da dava kaybetmeyen avukat yoktur. Bu durum sadece ülkemizde değil, dünyanın her yerinde geçerlidir. Hukuk kurallarının uygulanmasında avukatın rolü büyük olup ancak bazı durumlar da dava kazanılmasında hukuk kuralları da yeterli olmamaktadır. Davanın gidişatını etkileyen ve avukatın müdahale edemeyeceği bazı etkenler de söz konusudur.
Dava kaybetmediğini iddia eden bir avukat ya yalan söylüyordur ya da dava sayısı az olup mesleğe yeni başlamıştır. Aksi durumda, bir avukatın hiç dava kaybetmemesi sıfır ihtimaldir. Her davanın bir kazananı bir de kaybedeni olacağı ve bu durum hukuk kurallarına göre belirleneceğinden bir avukatın haklı ya da haksız, her girdiği davayı kazanması mümkün değildir.
Filmlerde rastlarsınız. Bazı avukatlar hiç dava kaybetmezler ve bunla da haklı olarak övünürler. Peki gerçekte bu mümkün müdür? Bizce mevcut hukuk sisteminde mümkün değildir. Bir avukat, eldeki verilerle, davanın kazanılıp kazanılmayacağını öngörebilir. Ancak müvekkiller bazen, avukatları eksik bilgilendirdiklerinden, duruşma sürecinde karşı deliller de ortaya çıkabilir. Bu halde de beklenen sonucun alınması mümkün olmayabilir. Hatta bazı hallerde karşı taraf avukatının tecrübesizliğinden veya yapacağı hatadan faydalanarak kaybedilecek bir davayı kendi lehinize de çevirebilirsiniz.
Dava Neden Kaybedilir?
Müvekkiller, yaşadıkları hukuki uyuşmazlıklarda kendilerinin haklı olduklarını düşünebilirler. Ancak özellikle hukuk davalarında haklı olmak yetmez. Haklılığınızı ispat için somut delillere de ihtiyaç vardır. Bu halde de bir davayı kazanmak için sadece haklı olduğunu düşünmek yeterli olmaz ve haklılığın somut deliller ile ortaya konulması gerekir. Hakim, tarafların delilleriyle ve talepleriyle bağlıdır. İstisnai haller hariç bunu dışına çıkması, resen araştırma yapması mümkün değildir. Avukatın bilgisi ve tecrübesi dışında bir davayı kazanmayı veya kaybetmeyi etkileyen pek çok etken vardır. Bu etkenler;
- Müvekkil her zaman haklı olmayabilir.
- Müvekkil gerekli bilgi ve belgeleri eksik vermiş, bazı şeyleri saklamış olabilir.
- Müvekkil avukata başvurmakta geç kalmış olabilir.
- Bilirkişi raporu hatalı olabilir.
- Hakim yanlış hüküm kurabilir.
Her davanın bir kazananı bir de kaybedeni olacağı ve bu durum mevcut hukuk kurallarına göre belirleneceği her avukat tarafından bilinir. Avukatın haklı ya da haksız, her girdiği davayı kazanması mümkün değildir. “Hiç dava kaybetmeyen avukat” yoktur, bunun doğrusu “Kaybedeceği davaya girmeyen avukat” tır. Avukat sonuç garantisi vermez. Avukat sadece süreç garantisi verebilir.
Dünyada Hiç Dava Kaybetmeyen Avukat Var Mı?
Müvekkiller genelde hukuki uyuşmazlık yaşadıklarında kendilerini haklı görerek bir sürece başlarlar. Kendisinin haklı olduğunu düşünen bir müvekkil için hakkını kısa sürede ve az masrafla elde eden avukat iyi bir avukattır. Ancak bir davanın ne kadar süreceği bazen avukatın elinde de olmayabilir. Mahkemelerin iş yükü, istinaf ve temyiz incelemeleri dosyaların sonuçlanmasını uzatmaktadır.
Müvekkilin hak kayıplarını azaltan avukat da başarılıdır. Bu nedenle dava kaybedilmiş olsa da müvekkilin kayıpları azaltılabilmişse avukatın başarılı bir avukat olduğu tartışmasızdır. Yani en iyi avukat dava kaybetmeyen avukat değildir. Aksine dava kaybetmiyorum diyen avukat yalancıdır. Dünyanın hiçbir yerinde, hiç dava kaybetmeyen bir avukat yoktur.