0 (312) 911 9553
·
[email protected]
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
Danışmanlık

Ceza Muhakemesi Kanunu 27. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 27. Madde

Hakimin Reddi İstemine Karar Verecek Mahkeme

1. Hakimin reddi istemine mensup olduğu mahkemece karar verilir. Ancak, reddi istenen hâkim müzakereye katılamaz. Bu nedenle mahkeme teşekkül edemezse bu hususta karar verilmesi;

a) Reddi istenen hakim asliye ceza mahkemesine mensup ise bu mahkemenin yargı çevresi içerisinde bulunan ağır ceza mahkemesine,

b) Reddi istenen hâkim ağır ceza mahkemesine mensup ise o yerde ağır ceza mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması halinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için (1) numaralı daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise, en yakın ağır ceza mahkemesine, aittir.

2. Ret istemi sulh ceza hakimine karşı ise, yargı çevresi içinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi ve tek hâkime karşı ise, yargı çevresi içerisinde bulunan ağır ceza mahkemesi karar verir.

3. Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin başkan ve üyelerinin reddi istemi, reddedilen başkan ve üye katılmaksızın görevli olduğu dairece incelenerek karara bağlanır.

4. Ret isteminin kabulü halinde, davaya bakmakla bir başka hakim veya mahkeme görevlendirilir.

Ceza Muhakemesi Kanunu 27. Madde Gerekçesi

Maddenin birinci ve ikinci fıkralarında hâkimin reddi istemini inceleyip karara bağlayacak mahkemeler, uygulamada tereddüde yer bırakmayacak bir açıklıkla belirtilmiştir. 1412 sayılı Kanunun 26. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde yer alan “Ret olunan hâkim, ret talebinin haklı olduğunu kabul ederse ret talebi hakkında bir karar verilmez.” hükmüne yer verilmemiş, böylece, her hâlde merciin karar vermesi zorunluluğu kabul edilmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrasında ise bölge adliye mahkemesi ceza dairesi başkan ve üyelerinin reddi isteminin, reddedilen başkan ve üye katılmaksızın görevli olduğu dairece incelenerek karara bağlanacağı ve dairelerin toplantılarını engelleyen toplu ret istemlerinin dinlenmeyeceği hükme bağlanmıştır. Hâkimin reddi hususunda ileri sürülen nedenlerin geçersiz olmasından dolayı istemin kabul edilmemesi hâlinde beş yüz milyon liraya kadar hafif para cezasına hükmedilebilmesine olanak sağlanmıştır.

Geçerli nedenlerle hâkimi reddetmek yetkisi yasal bir haktır. Ancak, taraflar için güvence sağlayan bu hakkın kötüye kullanılması ve bu yolla hâkimin kişilik haklarına saldırıda bulunulması veya kendisine karşı suç işlenmesi hâllerinde, hâkimin de herkes gibi dava ve şikâyette bulunma hakkı olduğundan 1412 sayılı Kanunun 26. maddesinin son fıkrası gibi bir hükme maddede ayrıca yer verilmemiştir.

  • İlgili Makale: 
  • 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Tam Metin: 
ceza muhakemesi kanunu 27 madde cmk
ceza muhakemesi kanunu 27 madde cmk

Ceza Muhakemesi Kanunu 27. Madde Hâkimin Reddi İstemine Karar Verecek Mahkeme Emsal Kararlar

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E: 2006/1554, K: 2006/6101

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 27. Madde
  • Hâkimin Reddi İstemine Karar Verecek Mahkeme

Sanık F.Ö. müdafiinin, bozma kararında imzası bulunan Yargıtay Daire Başkan ve Üyeleri hakkında 7.6.2006 tarihli duruşmada reddi hâkim talebinde bulunması üzerine, talebin, reddedilen Başkan ve Üyeler dışında oluşturulan heyetçe incelenip 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 39/son maddesi uyarınca kesin olarak reddedilmesini takip eden duruşmaya sanık müdafiinin gelmediği ve bir mazeret de bildirmediği görüldüğünden duruşmasız yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık F.Ö.in mensubu bulunduğu silahlı çete nitelindeki örgütün Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasasını zorla değiştirip yerine dini esaslara dayalı bir sistem getirmek şeklindeki amacına yönelik olarak vahamet arz eden olaylara fiilen katıldığının sübutu kabul ve eylemin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya nazaran verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafileri ile katılanlar Ş.G.M. ve Ö.M. vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, bu sanık hakkında re’sen de temyize tabi olan hükmün onanmasına oybirliğiyle karar verildi.


Yargıtay 4. Ceza Dairesi E: 2019/3275, K: 2019/11768

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 27. Madde
  • Hâkimin Reddi İstemine Karar Verecek Mahkeme

Hakaret ve tehdit suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03/07/2018 tarihli ve 2017/70121 soruşturma, 2018/16922 esas, 2018/13868 sayılı iddianamenin iadesine dair Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/07/2018 tarihli ve 2018/554 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı itiraz ve hâkimin reddi talebinde bulunulması üzerine, öncelikle Mahkemesince hâkimin reddi hususunda değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına yönelik Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/07/2018 tarihli ve 2018/633 Değişik İş sayılı kararını müteakip, hâkimin reddi hususunda karar verilmek üzere dosyanın gönderildiği merciince hâkimin reddi talebinin reddine, iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/09/2018 tarihli ve 2018/790 Değişik İş sayılı kararının, merciince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 22 ve devamı maddeleri gereğince inceleme yapılarak sadece hâkimin reddi hususunda karar verilmesi yerine, yazılı şekilde iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin de karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.

Merciince yalnızca hâkimin reddi hususunda karar verilmesi yerine, iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin de karar verilmesinde isabet bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “Hâkimin reddi sebepleri ve ret isteminde bulunabilecekler” kenar başlıklı 24. maddesi;

“(1) Hâkimin davaya bakamayacağı hâllerde reddi istenebileceği gibi, tarafsızlığını şüpheye düşürecek diğer sebeplerden dolayı da reddi istenebilir.
(2) Cumhuriyet savcısı; şüpheli, sanık veya bunların müdafi; katılan veya vekili, hâkimin reddi isteminde bulunabilirler.

(3) Bunlardan herhangi biri istediği takdirde, karar veya hükme katılacak hâkimlerin isimleri kendisine bildirilir.”, Aynı Kanunun “Tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı hâkimin reddi isteminin süresi” kenar başlıklı 25. maddesi;

“(1) Tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı bir hâkimin reddi, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusu başlayıncaya; duruşmalı işlerde bölge adliye mahkemelerinde inceleme raporu ve Yargıtay’da görevlendirilen üye veya tetkik hâkimi tarafından yazılmış olan rapor üyelere açıklanıncaya kadar istenebilir. Diğer hâllerde, inceleme başlayıncaya kadar hâkimin reddi istenebilir.

(2) Sonradan ortaya çıkan veya öğrenilen sebeplerle duruşma veya inceleme bitinceye kadar da hâkimin reddi istenebilir. Ancak bu istemin, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde yapılması şarttır.”,

Kanunun “Ret isteminin usulü” kenar başlıklı 26. maddesi; “(1) Hâkimin reddi, mensup olduğu mahkemeye verilecek dilekçeyle veya bu hususta zabıt kâtibine bir tutanak düzenlenmesi için başvurulması suretiyle yapılır.

(2) Ret isteminde bulunan, öğrendiği ret sebeplerinin tümünü bir defada açıklamak ve süresi içinde olguları ile birlikte ortaya koymakla yükümlüdür.

(3) Reddi istenen hakim, ret sebepleri hakkındaki görüşlerini yazılı olarak bildirir.”,
Yine Kanunun “Hâkimin reddi istemine karar verecek mahkeme” kenar başlıklı 27. Maddesi

” (1) Hakimin reddi istemine mensup olduğu mahkemece karar verilir. Ancak, reddi istenen hâkim müzakereye katılamaz. Bu nedenle mahkeme teşekkül edemezse bu hususta karar verilmesi;

a) Reddi istenen hakim asliye ceza mahkemesine mensup ise bu mahkemenin yargı çevresi içerisinde bulunan ağır ceza mahkemesine,

b) Reddi istenen hakim ağır ceza mahkemesine mensup ise o yerde ağır ceza mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için (1) numaralı daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise, en yakın ağır ceza mahkemesine, aittir.

(2) Ret istemi sulh ceza hâkimine karşı ise, yargı çevresi içinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi ve tek hâkime karşı ise, yargı çevresi içerisinde bulunan ağır ceza mahkemesi karar verir.

(3) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin başkan ve üyelerinin reddi istemi, reddedilen başkan ve üye katılmaksızın görevli olduğu dairece incelenerek karara bağlanır.

(4) Ret isteminin kabulü halinde, davaya bakmakla bir başka hâkim veya mahkeme görevlendirilir. ” ,

Anılan Kanunun “Ret istemi üzerine verilecek kararlar ve başvurulacak kanun yolları” kenar başlıklı 28. maddesi; “(1) Ret isteminin kabulüne ilişkin kararlar kesindir; kabul edilmemesine ilişkin kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir. İtiraz üzerine verilen ret kararı hükümle birlikte incelenir.”, Kanunun “Ret isteminin geri çevrilmesi” kenar başlıklı 31. maddesi ise;
“(1) Mahkeme, kovuşturma evresinde ileri sürülen hâkimin reddi istemini aşağıdaki durumlarda geri çevirir:

a) Ret istemi süresinde yapılmamışsa.

b) Ret sebebi ve delili gösterilmemişse.

c) Ret isteminin duruşmayı uzatmak amacı ile yapıldığı açıkça anlaşılıyorsa.

(2) Bu hâllerde ret istemi, toplu mahkemelerde reddedilen hâkimin müzakereye katılmasıyla, tek hâkimli mahkemelerde de reddedilen hâkimin kendisi tarafından geri çevrilir.

(3) Bu konudaki kararlara karşı itiraz yoluna başvurulabilir.” şeklinde düzenlemeler içermektedir.

Şüpheli … hakkında 30/09/2017 tarihli hakaret ve tehdit eylemleri nedeniyle TCK’nın 106/1-1. cümle ve 125/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca 03/07/2018 tarihli ve 2017/70121 soruşturma, 2018/16922 esas, 2018/13868 sayılı iddianamenin düzenlendiği, Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/07/2018 tarihli ve 2018/554 iddianame değerlendirme sayılı kararıyla iddianamenin iadesine karar verildiği, anılan karara Cumhuriyet savcısı tarafından hakimin reddi talebinde de bulunmak suretiyle itiraz edildiği, mahkemesince itiraz yerinde görülmeyerek değerlendirilmek üzere merciine gönderildiği, Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/07/2018 tarihli ve 2018/633 Değişik İş sayılı kararıyla öncelikle Mahkemesince hâkimin reddi hususunda değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, bunun üzerine Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2018 tarihli yazısıyla reddi hakim talebinin reddi kanaati bildirilerek dosyanın nöbetçi ağır ceza mahkemesine gönderildiği, mercii Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/09/2018 tarihli ve 2018/790 Değişik İş sayılı kararıyla iddianamenin iadesi kararına itirazın kabulüne ve hakimin reddi talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; hâkimin davaya bakamayacağı hâllerde reddi istenebileceği gibi, tarafsızlığını şüpheye düşürecek diğer sebeplerden dolayı da reddi istenebilir. Cumhuriyet savcısı; şüpheli, sanık veya bunların müdafi; katılan veya vekili, hâkimin reddi isteminde bulunabilirler. Ret isteminde bulunan, öğrendiği ret sebeplerinin tümünü bir defada açıklamak ve süresi içinde olguları ile birlikte ortaya koymakla yükümlüdür. CMK’nın 26/3. maddesi uyarınca reddi istenen hâkim, ret sebepleri hakkındaki görüşlerini yazılı olarak bildirecektir. Hâkimin reddi istemi CMK’nın 27. maddesinde belirtilen merciler tarafından değerlendirilip karara bağlanacaktır. İnceleme sonucunda verilecek olan ret isteminin kabulüne ilişkin kararlar kesin olmakla beraber, kabul edilmemesine ilişkin kararlara karşı ise itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz üzerine verilen ret kararı da hükümle birlikte incelenir. Bu açıklamalar karşısında, Cumhuriyet savcısının hakimin reddi talebinde bulunması üzerine Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2018 tarihli yazısıyla reddi hakim talebinin reddi kanaati bildirilerek dosyanın gönderildiği Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından inceleme yapılarak, sadece hâkimin reddi hususunda karar verilmesi gerekirken, iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin de karar verilmesine dair mercii Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/09/2018 tarihli ve 2018/790 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır.


Yargıtay 10. Ceza Dairesi E: 2007/16454, K: 2008/1229

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 27. Madde
  • Hâkimin Reddi İstemine Karar Verecek Mahkeme

Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, ” Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Kanun’un 318/1. maddesinde “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme isteminin kabule değer olup olmadığına karar verir”, aynı Kanun’un 319/1. maddesinde “Yargılamanın yenilenmesi istemi, kanunda belirlenen şekilde yapılmamış veya yargılamanın yenilenmesini gerektirecek yasal hiçbir neden gösterilmemiş veya bunu doğrulayacak deliller açıklanmamış ise, bu istem kabule değer görülmeyerek reddedilir” hükümlerinin yer aldığı ve sanık vekili tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine hükmü veren Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesince 19.01.2007 tarihli karar ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmaması nedeniyle reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, bu karara yönelik itirazı inceleyen merciin itiraz konusunda bir karar vermesi, 5271 sayılı Kanun’un 23/3. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkim, aynı işte görev alamaz” hükmünün ise yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer görülmesi halinde yeniden yapılacak yargılamada uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin anılan kararının bozulması istenmiştir.

Kanun yararına bozma talebinde belirtilenin aksine, 5271 sayılı CMK’nın 23/3. maddesi hükmü, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer olup olmadığına ilişkin verilen kararlar için de geçerli olup, bu kararlarda da önceki hükmü veren hâkimin görev almaması gerekmektedir.

5271 sayılı CMK’nın 23. maddede öngörülen hâkimin çekinmesini gerektiren durumlarda, aynı Kanun’un 30. maddesinin 3. fıkrası yollamasıyla, 29. maddesi uyarınca, çekinmesi gereken hâkim sadece gecikmesinde sakınca bulunan işlemleri yapar, ancak, işin konusu hakkında karar veremez. Davadan çekinerek, aynı Kanun’un 30/1 ve 27. maddeleri uyarınca, görevli merciden bir başka hâkimi davaya bakmakla görevlendirmesini istemesi gerekmektedir. Öte yandan, 5271 sayılı CMK’nın 271/2. maddesinde yer alan “İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir.” hükmünün, “itiraz yerinde görülürse, merci aynı zamanda yerinde gördüğü itiraz konusu hakkında da karar verir” biçiminde anlaşılması gerekir.

Somut olayda, itiraza konu olan yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmadığından reddine ilişkin karar, kesinleşen ilk hükmü veren hâkim tarafından verilmiştir. Davadan çekinmesi gereken bir hâkim tarafından karar verilmesi, kamu düzenine ve savunma hakkına ilişkin bir hukuka aykırılık niteliğindedir. İtiraz merciinin, ilk hükmü veren hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebi hakkında karar veremeyeceği gerekçesiyle itirazı kabul etmiş olması karşısında; yerinde görülen itiraz konusunun niteliği gereğince, itiraz konusu kararın hukuka aykırı olduğunu belirlemesi ve konuya bakacak hakimi görevlendirilmesi yerinde olup, bu durumda itiraz merciinin yargılamanın yenilenmesi talebi konusunda da karar vermesi gerekmez.

Açıklanan nedenlerle, yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin reddine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına tevdiine, 28.01.2008 tarihinde oy birliği ile karar verildi.


Yargıtay Ceza Genel Kurulu E:2019/352, K:2019/595

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 27. Madde
  • Hâkimin Reddi İstemine Karar Verecek Mahkeme

Yargıtay Kanunu’nun 39. maddesinde dairelerin veya genel kurulların başkan ve üyelerinin reddolunabilecekleri düzenlenmiş ise de anılan madde içerisinde daire ve kurullarda temyiz incelemesi sırasındaki müzakerelerin gizli yapılacağının belirtilmesi, dairelerin ilk derece mahkemesi olarak bakmakta oldukları davalarda duruşma esnasında hâkimin reddedilmesi hâlinde izlenecek usule dair bir ibarenin bulunmaması nedenleriyle anılan düzenlemenin, Yargıtay’ın temyiz mercisi olarak baktığı davalar için geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Keza 5271 sayılı Kanun’un 268. maddesinin üçüncü fıkrasının “e” bendinde Yargıtay ceza dairelerinin esas mahkeme olarak baktıkları davalarda verdikleri kararlara yapılan itirazların incelenme mercisinin de belirlenmesi karşısında, Yargıtay Ceza Dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatı ile baktıkları davalarda vuku bulan hâkimin reddi taleplerine ilişkin olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 24 ve devamında yer alan düzenlemelere göre hareket edilmesi gerektiği kabul edilmelidir.

Bu bilgiler ışığında ön sorun konusu değerlendirildiğinde; Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasında, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından yapılan yargılamanın 28.12.2017 tarihli birinci ve 04.07.2018 tarihli üçüncü oturumlarına anılan Daire üyesi olan…’nun üye olarak, 14.03.2018 tarihli ikinci oturumuna anılan Daire Başkanı olan Burhan Karaloğlu’nun başkan olarak heyete iştirak ettikleri, sanık tarafından sunulan 22.05.2018 ve 12.10.2018 tarihli dilekçeler ile adı geçenler hakkında hâkimin reddi talebinde bulunulması üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesince 04.07.2018 ve 25.12.2018 tarihli oturumlarda CMK’nın 31. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca hâkimin reddi talebinin geri çevrilmesine karar verildiği, sanık tarafından sunulan 10.07.2018, 27.12.2018 ve 02.01.2019 tarihli dilekçeler ile anılan kararlara itiraz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesince 11.07.2018 tarihli ek karar ile sadece tutukluluğa itiraza ilişkin, 04.01.2019 ve 09.01.2019 tarihli ek kararlar ile de hâkimin reddi ve tutukluluğa itirazlara ilişkin olarak itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden “Kararlarda düzeltilme yapılmasına yer olmadığına” karar verilerek, CMK’nın 268. maddesi uyarınca dosyanın itiraz mercisi olan Yargıtay 10. Ceza Dairesine gönderildiği, Yargıtay 10. Ceza Dairesince hâkimin reddi talebinin geri çevrilmesine ilişkin itirazlar hususunda bir değerlendirme yapılmadan dosyanın iade edilmesiyle Yargıtay 9. Ceza Dairesince yargılamaya devam olunarak 19.03.2019 tarihli altıncı oturumda nihai hükmün kurulduğu ve sanık ile müdafisinin gerekçeli temyiz istemlerinde hâkimin reddi talepleri konusunda itiraz mercisince usulünce bir karar verilmeden yargılamaya devam olunduğunun belirtildiği olayda; 5271 sayılı Kanun’un 31. maddesinin üçüncü fıkrasında hâkimin reddi isteminin geri çevrilmesine ilişkin kararlara itiraz edilebileceğinin belirtilmesi, Yargıtay 9. Ceza Dairesince verilen hâkimin reddi istemlerinin geri çevrilmesine ilişkin kararlara sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine ilgili Kanun’da yöntemi belirtildiği şekilde Daire üyesi…’nun reddi talebinin geri çevrilmesine ilişkin karara dair Yargıtay 9. Ceza Dairesince değerlendirme yapıldıktan sonra mercisince itiraz incelemesi yapılması sağlanmadan, Daire başkanı Burhan Karaloğlu hakkında ise mercisince itiraz incelemesi yapılması sağlanmadan, reddi istenen hâkimlerin ret hakkında bir karar verilinceye kadar yalnız gecikmesinde sakınca olan işlemleri yapabileceğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 29. maddesinin birinci fıkrasının açık hükmüne rağmen yargılamaya devam olunarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yargıtay 9. Ceza Dairesi hükmünün diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir.


Ceza Muhakemesi Kanunu 68. Madde Hakkında Emsal Karar Aramak İçin: https://karararama.yargitay.gov.tr/

] }


Avatar
1990 yılında Kırıkkale’de doğan Umur Yıldırım, orta öğrenimini Bursa Polis Koleji’nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine Ankara Polis Akademisi’nde başlamış ve 2011 yılında ayrılmıştır. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlayarak başarı burs ile üç yılda dönem ikincisi olarak mezun olmuştur. Halen tam burslu olarak Çankaya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü-Kamu Hukuku Bölümünde yüksek lisansına devam etmekte olan Umur Yıldırım, Kadim Hukuk ve Danışmanlık Bürosu’nun kurucusudur.
Yorum Yazın