0 (312) 911 9553
·
[email protected]
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
Danışmanlık

Ceza Muhakemesi Kanunu 23. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 23. Madde

Yargılamaya Katılamayacak Hakim

  1. Bir karar veya hükme katılan hakim, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamaz.
  2. Aynı işte soruşturma evresinde görev yapmış bulunan hakim, kovuşturma evresinde görev yapamaz.
  3. Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hakim, aynı işte görev alamaz.

Ceza Muhakemesi Kanunu 23. Madde Gerekçesi

Madde, hakimi bazı yargısal işlemleri yapmaktan yasaklamaktadır. Maddede yer alan bu hüküm “kamu davasını açmakla ve bu husustaki işlemleri yürütmekle görevli olanlarla, hüküm mercileri arasındaki kesin ayırım”ın muhafaza edilmesine ilişkin ilkeyi vurgulamaktadır.

1412 sayılı Kanunun 22. maddesinde “hüküm” den söz edilmektedir. Bu maddeye ilişkin gerekçede bu sözcüğün hem hükmü, hem de kararı tanımlayan geniş anlamda kullanıldığı belirtilmiş olmakla birlikte, uygulamada tereddüt ve yanılgıya ortam bırakmamak için maddede “karar veya hüküm” denilerek her iki sözcüğe de yer verilmiştir.

Hakim, vermiş olduğu ve itiraz yoluna başvurulmuş kararı veya temyiz edilmiş hükmü inceleyecek yüksek görevli mahkemedeki karara katılamaz. Toplanan delilleri tartışıp suçun nitelendirilmesini yapmak suretiyle görevsizlik kararı veren hakim de yargılamayı yapacak yüksek görevli mahkemede görev alamaz.

Karşılaştırmalı yargılama hukukunda bu konu daha kapsamlı olarak ele alınmıştır: Genel ilke, hâkimlerin önceden aynı işte soruşturmaya katılmamış olmalarıdır. Hâkimlerin, bir işe müdahale ettiklerinde önceden bir fikir veya düşüncelerinin olmaması gereklidir ve tarafsız kalmanın bir koşulu da budur. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Sözleşmenin 6. maddesine dayanarak hâkimin önce soruşturmasını veya bir soruşturma işlemini yaptığı davadaki usul işlemlerine katılmasını hukuka aykırı saymıştır. Avrupa usul kanunlarında da benzeri hükümler yer almaktadır. Ancak, pratik nedenlerle ilkeyi ihlâl eden kanunlar varsa da bu istisnalar Avrupa hukuklarında giderek gerilemektedir.

  • İlgili Makale: 
  • 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Tam Metin: 
ceza muhakemesi kanunu 23 madde cmk
ceza muhakemesi kanunu 23 madde cmk

Ceza Muhakemesi Kanunu 23. Madde Yargılamaya Katılamayacak Hâkim Emsal Kararlar

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E: 2021/12370, K: 2021/14633

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 23. Madde
  • Yargılamaya Katılamayacak Hâkim

Kasten öldürme suçundan şüpheli … … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03/03/2021 tarihli ve 2021/2358 soruşturma, 2021/1085 esas, 2021/135 sayılı iddianamenin iadesine dair Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/03/2021 tarihli ve 2021/57 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/04/2021 tarihli ve 2021/368 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Yargılamaya katılamayacak hâkim” başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasındaki “Bir karar veya hükme katılan hâkim, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamaz.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olacak şekilde, iddianamenin iadesine ilişkin kararda görev alan Hakim …’un (215141), bu karara yönelik itiraz üzerine mercii sıfatıyla karar veren heyette de üye hakim olarak görevli olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 22/06/2021 gün ve 94660652-105-61-10671-2021-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü: Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/04/2021 tarihli ve 2021/368 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasına, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 03.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.


Yargıtay 1. Ceza Dairesi E: 2021/9905, K: 2021/12389

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 23. Madde
  • Yargılamaya Katılamayacak Hâkim

Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/10/2013 tarihli ve 2013/331 Esas, 2013/427 Karar sayılı kararı ile 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükümlü …’ın, bu cezasının infazı sırasında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 105/A maddesi gereğince cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine dair … 1. İnfaz Hâkimliğinin 27/01/2017 tarihli ve 2017/427 Esas, 2017/429 Karar sayılı kararını müteakip, hükümlünün denetimli serbestlik yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının infazı için kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine ilişkin … 1. İnfaz Hakimliğinin 17/08/2017 tarihli ve 2017/3736 Esas, 2017/3807 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/09/2017 tarihli ve 2017/879 Değişik iş sayılı kararını müteakip … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 29/09/2017 tarihli müddetnameye yapılan itirazın, hükümlünün imza yükümlülüğünü 12/09/2017 tarihine kadar yerine getirdiği, denetimli serbestlik süresinin en son tarihinin 18/07/2017 değil, 12/09/2017 tarihi olarak baz alınması gerektiğinden bahisle, itirazın kabulü ile gerekli işlemlerin yapılması için dosyanın … Ağır Ceza İlamat Masasına gönderilmesine ilişkin … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/02/2018 tarihli ve 2013/331 Esas, 2013/427 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak;

İnfaza ilişkin hususların kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 105/A maddesinin 6. fıkrasında yer alan; “Hükümlünün;

a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne üç gün içinde müracaat etmemesi,

b)Hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerileriyle hakkında hazırlanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi,

c) Ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine, infaz hâkimi tarafından karar verilir.” şeklindeki düzenleme ile,

Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’nin hükümlünün uyarılması başlıklı 44. maddesinde yer alan;

“(1) Yükümlülüğün yerine getirilmesi için uyulması gereken kurallar ile karara uygun olarak hazırlanan programa ve denetimli serbestlik personelinin bu kapsamdaki uyarı ve çağrılarına uyulmaması yükümlülüğün ihlâli sayılır. Yükümlülüğün ihlâl edilmesi durumunda vaka sorumlusunun teklifi üzerine yükümlü, komisyon tarafından veya kanunda yazılı hallerde komisyonun önerisi üzerine ilgili hâkim tarafından uyarılır.

(2) Uyarı bir yazı ile yükümlüye tebliğ edilir. Gerektiğinde yükümlü, müdürlüğe davet edilerek yükümlülüklerine ilişkin hususlar ve ihlalin sonuçları vaka sorumlusu tarafından kendisine sözlü olarak da açıklanır. Yükümlünün gelmemesi durumunda daha önce yapılmış olan yazılı uyarı yeterli sayılır.

(3) Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde iki defa ihlâl edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde ikinci ihlâlin tespit edilmesi halinde infaza son verilerek kayıt kapatılır.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, somut olayda … Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından 30/01/2017 tarihi itibari ile hükümlü hakkında denetim planı hazırlanarak infazına başlandığı 21/02/2017 tarihinde denetim planına uymadığından bahisle 08/03/2017 tarihinde uyarıldığı, buna rağmen hükümlünün 18/07/2017 tarihinde belgelendirilebilir ve geçerli bir mazereti bulunmaksızın denetimli serbestlik kapsamında belirlenen yükümlülüğü ikinci kez ihlâl ettiğinin anlaşılması karşısında, her ne kadar Nilüfer İlçe Emniyet Müdürlüğü Denetimli Serbestlik Müdürlüğü İmza Formunda hükümlünün 12/09/2017 tarihine kadar imza attığı anlaşılmış ise de, anılan mevzuat ve hükümlünün ihlâllerine ilişkin idarî ve yargısal süreç dikkate alındığında, sadece adı geçen imza formuna 12/09/2017 tarihine kadar imza atılmasının 18/07/2017 ile 12/09/2017 tarihleri arasındaki sürenin infaz edilmiş sayılmasına esas alınamayacağı ve koşullu salıverilme tarihinin hesaplanmasında 18/07/2017 tarihinin dikkate alınması gerektiği cihetle, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Yargılamaya katılamayacak hâkim” başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasındaki “(1) Bir karar veya hükme katılan hâkim, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamaz.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olacak şekilde, hükümlünün denetimli serbestlik yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle ikinci ihlal tarihinden geçerli olmak kaydıyla kalan cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının infazı için kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine ilişkin … 1. İnfaz Hakimliğinin 17/08/2017 tarihli ve 2017/3736 Esas, 2017/3807 Karar sayılı kararına yönelik şikayetin reddine dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/09/2017 tarihli ve 2017/879 değişik iş sayılı kararını veren heyette yer alan başkan … Kuşatan ile üye hakim …’ın bu karara uygun şekilde düzenlenen müddetnameye yapılan itirazın kabulüne dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/02/2018 tarihli ve 2013/331 Esas, 2013/427 Karar sayılı kararını veren heyette görev alamayacakları gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 08/03/2021 gün ve 94660652-105-16-3812-2018-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü; Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki 2  nolu bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/02/2018 tarihli ve 2013/331 Esas, 2013/427 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasına, bozma sebebine göre bu aşamada 1 nolu bozma isteği konusunda karar verilmesine yer olmadığına, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17/09/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.


Yargıtay 8. Ceza Dairesi E: 2019/28036, K: 2020/18284

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 23. Madde
  • Yargılamaya Katılamayacak Hâkim

Parada sahtecilik suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 197/1 ve 52. maddeleri gereğince 3 yıl hapis ve 1.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/11/2016 tarihli ve 2016/263 esas, 2016/297 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, hükümlü tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/10/2017 tarihli ve 2016/263 esas, 2016/297 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair merci Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/10/2017 tarihli ve 2017/399 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 23/3. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” biçimindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda mahkûmiyet hükmünü veren heyette yer alan Hâkimler Haki Öncü ve Damla Özbudak’ın yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin kararın verildiği heyette de yer aldığı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 05.11.2019 gün ve 10808 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2019 gün ve KYB/2019-108198 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

Yargılamanın yenilenmesine ilişkin hükümleri düzenleyen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Yenileme isteminin kabule değer olup olmadığı kararı ve mercii” başlıklı 318. maddesinin (1) numaralı fıkrasında; “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir” şeklindeki düzenleme mevcut olup, aynı Yasanın “Yargılamaya katılamayacak hâkim” başlıklı 23. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da “Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkim, aynı işte görev alamaz” hükmü getirilmiştir.
5271 sayılı CMK’nun 23. maddesinin (3) numaralı fıkrası ile ilgili olarak, Komisyon Gerekçesinde de; “Tasarının 24. maddesine, yargılamanın yenilenmesi talebi halinde de, önceki yargılamada görev yapan hâkimin aynı işte görev alamayacağı şeklinde üçüncü fıkra eklenmiştir. Böylece, aynı uyuşmazlık hakkında daha önce kanaatini belirtmiş olan hâkimin daha sonra yargılamanın yenilenmesi sürecinde görev yapması önlenerek, hâkim tarafsızlığı bu yönüyle de sağlanmak istenmiş ve 23. madde olarak kabul edilmiştir” biçimindeki gerekçe mevcuttur.

Anılan yasa hükümleri ile; önceki yargılamada görev yapan hâkimin, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması halinde artık bu davaya bakamayacağı hükme bağlanarak hâkimin tarafsızlığı sağlanmıştır. Somut olayda; Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2016 gün 2016/263 Esas, 2016/297 sayılı Kararının kesinleşmesini müteakip, yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine önceki yargılamada görev yapan (…) ve (…) sicil sayılı hâkimlerin, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair aynı mahkemenin 02.10.2017 gün ve aynı sayılı ek kararında 5271 sayılı CMK’nın 23. maddesinin (3) numaralı fıkrasına aykırı olarak görev aldıkları anlaşılmakla, anılan karara vaki itirazın bu yönden kabulü gerekirken istemin reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden, Adalet Bakanlığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2017 gün, 2017/399 değişik iş no’lu itirazın reddine ilişkin kararının CMK’nın 309/4-a maddesi gereğince bozulmasına, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine. 11.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Yargıtay 8. Ceza Dairesi E: 2019/17101, K: 2020/12384

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 23. Madde
  • Yargılamaya Katılamayacak Hâkim

Parada sahtecilik suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 197/1 ve 52. maddeleri gereğince 2 yıl hapis ve 100,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/07/2018 tarihli ve 2018/320 esas, 2018/450 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, hükümlü tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/02/2019 tarihli ve 2018/320 esas, 2018/450 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/02/2019 tarihli ve 2019/401 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 23/3. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” biçimindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda mahkûmiyet hükmünü veren heyette yer alan Hâkimler … ve …’ın yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin kararın verildiği heyette de yer aldığı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 05.07.2019 gün ve 2019-8123 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2019 gün ve KYB/2019-73402 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. Yargılamanın yenilenmesine ilişkin hükümleri düzenleyen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Yenileme isteminin kabule değer olup olmadığı kararı ve mercii” başlıklı 318. maddesinin (1) numaralı fıkrasında; “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir” şeklindeki düzenleme mevcut olup, aynı Yasanın “Yargılamaya katılamayacak hâkim” başlıklı 23. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da “Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkim, aynı işte görev alamaz” hükmü getirilmiştir.

5271 sayılı CMK’nın 23. maddesinin (3) numaralı fıkrası ile ilgili olarak, Komisyon Gerekçesinde de; “Tasarının 24. maddesine, yargılamanın yenilenmesi talebi halinde de, önceki yargılamada görev yapan hâkimin aynı işte görev alamayacağı şeklinde üçüncü fıkra eklenmiştir. Böylece, aynı uyuşmazlık hakkında daha önce kanaatini belirtmiş olan hâkimin daha sonra yargılamanın yenilenmesi sürecinde görev yapması önlenerek, hâkim tarafsızlığı bu yönüyle de sağlanmak istenmiş ve 23. madde olarak kabul edilmiştir” biçimindeki gerekçe mevcuttur.

Anılan yasa hükümleri ile önceki yargılamada görev yapan hâkimin, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması halinde artık bu davaya bakamayacağı hükme bağlanarak hâkimin tarafsızlığı sağlanmıştır. Somut olayda; İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.07.2018 gün 2018/320 esas, 2018/450 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine önceki yargılamada görev yapan (32273) ve (198336) sicil sayılı hâkimlerin, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair aynı mahkemenin 06.02.2019 gün ve aynı sayılı ek kararında 5271 sayılı CMK’nın 23. maddesinin (3) numaralı fıkrasına aykırı olarak görev aldıkları anlaşılmakla, anılan karara vaki itirazın bu yönden kabulü gerekirken istemin reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden, Adalet Bakanlığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2019 gün, 2019/401 değişik iş no’lu itirazın reddine ilişkin kararının CMK’nın 309/4-a maddesi gereğince bozulmasına, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 03.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.


 Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E: 2020/1784, K: 2020/2420

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 23. Madde
  • Yargılamaya Katılamayacak Hâkim

Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık …’ın, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair … 2. İcra Ceza Mahkemesinin 01/03/2019 tarihli ve 2018/1231 esas, 2019/362 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … 1. İcra Ceza Mahkemesinin 10/06/2019 tarihli ve 2019/194 değişik iş sayılı kararı aleyhine … Bakanlığının 21/01/2020 gün ve 94660652-105-07-150-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/01/2020 gün ve KYB.2020-13198 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.

Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Yargılamaya katılamayacak hâkim” başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasındaki “(1) Bir karar veya hükme katılan hâkim, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamaz.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olacak şekilde, mahkûmiyete ilişkin karara yönelik yüksek görevli mahkemeye itiraz üzerine, itirazın reddine dair kararı veren hâkim Büşra Selen Özçelik’in, önceki yargılamada görev aldığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, … 1. İcra Ceza Mahkemesinin 10/06/2019 tarihli ve 2019/194 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4. maddesi uyarınca bozulmasına, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına; 10/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


Ceza Muhakemesi Kanunu 68. Madde Hakkında Emsal Karar Aramak İçin: https://karararama.yargitay.gov.tr/

] }


Avatar
1990 yılında Kırıkkale’de doğan Umur Yıldırım, orta öğrenimini Bursa Polis Koleji’nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine Ankara Polis Akademisi’nde başlamış ve 2011 yılında ayrılmıştır. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlayarak başarı burs ile üç yılda dönem ikincisi olarak mezun olmuştur. Halen tam burslu olarak Çankaya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü-Kamu Hukuku Bölümünde yüksek lisansına devam etmekte olan Umur Yıldırım, Kadim Hukuk ve Danışmanlık Bürosu’nun kurucusudur.
Yorum Yazın