Askeri Ceza Kanunu 63. Madde

Askeri Ceza Kanunu 63. Madde

askeri ceza kanunu 63 madde

Askeri Ceza Kanunu 63. Madde

Yoklama Kaçağı, Bakaya, Saklı, Firar

1.Barışta, 25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Asker Alma Kanununun 24. maddesi uyarınca haklarında verilen idari para cezası kesinleştikten sonra söz konusu Kanunun 23. maddesinde belirtilen mazeretlerden birisi bulunmaksızın,

  • Yoklama kaçaklarından birlikte yoklamaya tabi oldukları doğumluların yurt genelinde normal sevk yılı içindeki son kafilesi gönderilmiş bulunanlar için, son kafilenin gönderilmesi tarihinden,
  • Bakaya kalanlar için, bakaya kaldıkları tarihten,
  • İhtiyat erattan çağrılıp da birlikte işleme tabi olduğu kişiler gönderilmiş bulunanlar için, en son gönderilme tarihinden,
  • Yoklama kaçağı, saklı veya bakaya olup olmamasına bakılmaksızın askerlik şubesince sevk edildiği kıtasına katılmayan veya geç katılanlar için, kendilerine tanınan kanuni yol süresinin bitiminden, itibaren dört ay içinde gelenler altı aya kadar, yakalananlar iki aydan altı aya kadar; dört aydan sonra bir yıl içinde gelenler iki aydan bir yıla kadar, yakalananlar dört aydan bir yıla kadar; bir yıldan sonra gelenler dört aydan iki yıla kadar, yakalananlar altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

2.Seferberlikte birinci fıkrada yazılı olanlarla ruhsatlılardan sevk gününün bitmesinden itibaren yedi gün içinde gelenler bir aydan bir seneye, elde edilenler dört aydan iki seneye kadar, yedi günden sonra üç ay içinde gelenler iki seneden aşağı olmamak üzere elde edilenler üç seneden aşağı olmamak üzere hapis, üç aydan sonra kendiliğinden gelenler beş seneden az olmamak üzere ağır hapis, elde edilenler ölüm cezasına mahkum edilirler. Az vahim hallerde ölüm cezası yerine müebbet veya on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezası verilir ve diğer hallerde gösterilen cezalar yarıya indirilir.

  • İlgili Makale: 
  • 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu (AsCK) Tam Metin: 
askeri ceza kanunu 63
askeri ceza kanunu 63

Askeri Ceza Kanunu 63. Madde Açıklaması

Maddede, askerlik yükümlüsü olanlarla ilgili üç ayrı suç aynı ceza yaptırımına bağlanmıştır. Bu suçlar, saklı, yoklama kaçağı ve bakaya suçlarıdır. Son iki yılda Askerlik Kanunu’nda, 674, 676, 678, 680, 691, 694 ve 696 sayılı KHK’lerle değişiklik yapılarak, askerliğin temel esasları yeniden ve eskisinden farklı olarak düzenlenmiştir. Böylece saklı, yoklama kaçağı ve bakaya suçlarının maddi unsurları da değiştirilmiştir. Dolayısıyla söz konusu suçlarla ilgili olarak daha önce verilen Askeri Yargıtay İçtihatlarının önemli bir bölümü geçersiz hale gelmiştir. Bu hususlar dikkate alınarak askerlikle ilgili bazı kavramların açıklanmasında fayda görülmüştür.

  • Askerlik Çağı ve Devreler

Askerlik çağı, her erkeğin nüfus kayıtlarında yazılı yaşına göredir ve yirmi yaşına girdiği yılın ocak ayının birinci gününden başlayarak kırk bir yaşına girdiği yılın ocak ayının birinci gününde bitmek üzere en çok yirmi yıl sürer.

  • Yoklama Devri

Askerlik çağının başlangıcından muvazzaflık hizmetinin başlangıcına kadar geçen süredir.

Yoklama; “Yükümlülerin sağlık muayenelerinin yapılarak askerliğe elverişli olup olmadıkları, öğrenim durumları, meslekleri ve niteliklerinin belirlenmesi işlemine” verilen addır.

6318 sayılı Kanunun 4.maddesi ile 1111 sayılı Askerlik Kanununun 14.maddesinde yapılan değişiklikle, ilk ve son yoklama kaldırılarak askerlik çağına girenler için tek bir yoklama yapılması kabul edilmiştir.

Askerlik çağına girenler ile bunlarla işleme tabi olanların yoklaması, her yıl “ 1 Ocak günü başlar ve o yıl askerlik çağına giren doğumluların silah altına alınacağı ilk celp ve sevk tarihinden bitimine kadar devam eder.

  • Yoklama Kabahati

Yoklamasını belirtilen süre içerisinde yaptırmayan ve gelmemesi konusunda haklı bir mazereti bulunduğuna dair belge ibraz etmemiş olanlardan, birlikte yoklamaya tabi oldukları doğumluların yurt genelinde normal sevk yılı içindeki ilk celp ve sevk tarihinden sonra ve son celp ve sevk döneminin bitiminden önce ele geçen veya kendiliğinden gelenler yoklama kaçağı sayılırlar. Bunlar hakkında il veya ilçe idare kurullarınca idari para cezası verilir.

Son celp ve sevk döneminin bitiminden sonra ele geçenler de yoklama kaçağı sayılırlar. Bunlar hakkında yapılacak işlem Askerlik Kanunu’nun 89/4.maddesinde gösterilmiştir. Bu madde hükmüne yoklama kaçaklarına ve bakaya kalanlara idari para cezası verilir. Ancak, verilecek idari para cezaları, yoklama kaçağı kalınan süreye, ele geçme şekline göre artan bir nispet izlemektedir.

Barışta, Askerlik Kanunu  m.89/4 uyarınca verilen idari para cezası kesinleştikten sonra, yoklama kaçaklarından yoklamaya tabi oldukları doğumluların yurt genelinde normal sevk yılı içindeki son kafilesi gönderilmiş bulunanlar için, son kafilenin gönderilmesi tarihinden itibaren gelen veya yakalananlar ile aynı eylemi seferberlik ve savaş halinde işleyenler yoklama kaçağı suçunu işlemiş olurlar. Bu kişiler hakkında askerlik şubelerince suç dosyaları hazırlanarak yükümlünün nüfusa kayıtlı olduğu yer Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

  • Muvazzaflık Devri

Yoklaması sonunda askerliğe elverişli olanların askerlik şubelerince, temel askerlik eğitimine tabi tutulmak üzere eğitim merkezlerine sevk edildikleri tarihten itibaren başlayıp terhisine kadar süren devredir.

  • Yedeklik Devri

Muvazzaflık devrinin sona ermesiyle (terhisle) başlayıp, askerlik çağının bitimine kadar olan kısım yedek devridir.

  • Yoklama Kaçağı

Bu kavram, Askerlik Kanunu’nun 12.maddesinde, hem kabahat hem de suç sayılan eylemleri kapsayacak şekilde tanımlanmıştır. Buna göre, yoklamada bulunmayan ve bulunamadıklarına dair bu kanunda yazılı bir mazeret gösterememiş olanlara yoklama kaçağı denir.

  • Celp ve Sevk

Yoklamaları neticesinde askerliğe elverişli oldukları tespit edilenler Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirlenecek esaslara göre asker sevk edilirler.

  • Askere Sevk ve Son Kafilenin Sevk Tarihi

Askere sevk, dört celp dönemine ayrılmıştır. Bu dönemler; Şubat, Mayıs, Ağustos ve Kasım şeklindedir. Sevke tabi olduğu dönem ve grubunu öğrenen ve kanuni bir mazereti olmayan yükümlü, sevk evrakını almak üzere askerlik şubesine başvurmak mecburiyetindedir. Mazereti bulunmadığı halde bu mecburiyete uymayan yükümlüler baka kalmış olurlar ve Askerlik Kanunu’nun 89.maddesi uyarınca, ele geçiş şekli ve süresine göre, haklarında idari para cezası verilir. Bu madde uyarınca erilen idari para cezası kesinleştikten sonra sevkini yaptırmayan yükümlüler Askeri Ceza Kanunu’nun 63.maddesinde yazılı bakaya suçunu işlemiş olurlar.

  • Saklı

Yirmi yaşlarına girmiş oldukları halde isimlerini nüfus kütüğüne geçirmemiş bulunanlardır. Bu kişiler hakkında yapılacak olan işlemler Askeri Ceza Kanunu’nun 96.maddesinde gösterilmiştir.

  • Bakaya

Yoklamada bulunarak asker edildikleri halde istenildikleri sırada gelmeyenlere veya gelip de askerlik yapacakları kıtalara gitmeksizin toplandıkları yerlerden veya yollardan savuşanlara denir. Tanımdan da anlaşılacağı üzere, bakaya; biri sevkini yaptırmak için askerlik şubesine başvurmamak, diğeri ise, askerlik şubesince kıtasına sevk edilen yükümlünün “verilen yol süresi içinde birliğine katılmaması” şeklinde iki türlü vardır.


Askeri Ceza Kanunu 63. Madde Yoklama Kaçağı, Bakaya, Saklı, Firar Yargıtay Kararları

Yargıtay 19.Ceza Dairesi E:2017/4634, K:2017/9819

  • Askeri Ceza Kanunu 63. Madde
  • Yoklama Kaçağı, Bakaya, Saklı, Firar

Anılan ihbarnamede; İdari para cezasına dayanak yapılan 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun 86. maddesinde yer alan “Yoklamada bulundukları yerdeki askerlik şubesi, elçilik veya konsolosluklara gelmeyen ve bu Kanunda yazılı bir mazereti bulunduğuna dair belge ibraz etmemiş olanlardan, birlikte yoklamaya tabi oldukları doğumluların yurt genelinde normal sevk yılı içindeki son celp ve sevk döneminin bitimine kadar ele geçmeyenler, elde edildiklerinde bulundukları yerde resmi bir hekime yahut en yakın yerde bulunan asker hastanesinde muayene ettirilirler. Muayene neticesinde askerliğe elverişli oldukları anlaşılanlardan erteleme hakkı bulunmayanlar Millî Savunma Bakanlığınca tespit edilecek sınıf ve tertibat yerlerine derhal sevk olunurlar. İkinci fıkra kapsamında yoklama kaçağı kaldıktan sonra ertelemesi yapılanlar ile birliklerine sevk edilenler hakkında bu Kanunun 89 uncu maddesinin dört ila yedinci fıkra hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme uyarınca, yoklama kaçağı kaldıktan sonra ertelemesi yapılanlar ile birliklerine sevk edilenler ile ilgili olarak 89. maddenin idari para cezası müeyyidesini düzenleyen dört ve yedinci maddelerinin tatbik edileceğinin hüküm altına alındığı, muteriz hakkında ise sevk edildiği Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığının 27/04/2016 tarihli raporu ile ertesi yıla bırakma kararının alındığı, yine Erzurum Mareşal Çakmak Devlet Hastanesince düzenlenen 04/05/2017 tarihli ve 42939715-476.01 sayılı raporu ile de “Askerliğe elverişli değildir” şeklindeki belirleme uyarınca askere elverişli olmadığı, dolayısıyla muteriz hakkında 1111 sayılı Kanun’un 86. maddesi uyarınca idari para cezasına hükmedilemeyeceği gözetilerek itirazın kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Erzurum 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 20/09/2016 tarihli ve 2016/2378 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Yargıtay 19. Ceza Dairesi E:2016/12073,K:2017/7892

  • Askeri Ceza Kanunu 63. Madde
  • Yoklama Kaçağı, Bakaya, Saklı, Firar

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1632 Kanun’un 63/1. maddesi gereğince sanığa atılı suçun oluşabilmesi için daha evvelden 1111 sayılı Kanun’un 89. maddesi uyarınca hakkında verilen idari para cezasının kesinleşmesi gerektiği cihetle, Dinar Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulu’ndan verilen 14.05.2014 tarihli idari para cezası kararı ve tebliğ evrakında karara karşı 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri doğrultusunda başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresinin belirtilmediği, hukuka uygun olarak tebliğ edilmeyen idari para cezasının kesinleşmesinden bahsedilemeyeceği gözetilerek sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Yargıtay 19.Ceza Dairesi E:2016/15254, K:2017/7894

  • Askeri Ceza Kanunu 63. Madde
  • Yoklama Kaçağı, Bakaya, Saklı, Firar

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 63/1. maddesinde barış zamanında 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun 89’uncu maddesi uyarınca haklarında verilen idari para cezası kesinleştikten sonra kabul edilecek bir özrü olmadan bakaya kalanların durumu değerlendirilmektedir. Askere sevk için çağrıldıkları halde askerlik şubesine gelemeyecek olanlar bakımından nelerin kabul edilebilir özür ya da yasal bir mazeret olabileceği 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nda sayılmıştır. Sanık …’in İstanbul Anadolu 56.Asliye Ceza Mahkemesince alınan 22/12/2014 tarihli ifadesinde; bakaya kaldığını, Sağlık Bakanlığı’nda memur olma durumunun bulunduğunu, mülakata katıldığı ve mülakat sonucunu beklediği hususları nazara alındığında kanuni anlamda bir mazeretten bahsetmenin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyeti yerine yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle beraatine karar verilmesi,

Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının, temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğe uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’ un  321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


 Yargıtay 19.Ceza Dairesi E:2016/12726, K:2017/8190

  • Askeri Ceza Kanunu 63. Madde
  • Yoklama Kaçağı, Bakaya, Saklı, Firar

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, Sanığa atılı suçun oluşabilmesi için daha evvelden 1111 sayılı Kanun’un 89. maddesi uyarınca hakkında verilen idari para cezasının kesinleşmesi gerektiği cihetle, Osmangazi İlçe İdare Kurulu tarafından düzenlenen 15/11/2011 tarihli ve 612 Esas sayılı idari yaptırım kararının, sanığın kendisi ile aynı konutta oturan annesi ….’e tebliğ edildiği ve tebliğ tarihinde yurt dışında olduğunu beyan ettiği gözetildiğinde, idari yaptırım kararına ilişkin tutanağın sanığa usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğinin tespiti bakımından ilgili kurum/kuruluştan yurt dışına giriş çıkış tarihlerinin istenilerek idari yaptırım kararının usulüne uygun olarak tebliğ yapılıp yapılmadığı ve tebliğ tarihinde sanığın annesi ile birlikte oturup oturmadığı hususlarının araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğe uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Yargıtay 19. Ceza Dairesi E:2017/3724, K:2017/8546

  • Askeri Ceza Kanunu 63. Madde
  • Yoklama Kaçağı, Bakaya, Saklı, Firar

1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet suçundan sanığın, anılan Kanun’un 63/1-A ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi gereğince mükerrerlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına dair Boyabat Asliye Ceza Mahkemesinin 02/03/2017 tarihli ve 2016/204 esas, 2017/100 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 16/06/2017 gün ve 94660652-105-57-5902-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/06/2017 gün ve KYB 2017/39587 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu; Anılan ihbarnamede; Sanığın mükerrir olduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiş ise de; dosya içerisinde bulunan adli sicil kaydından da anlaşılacağı üzere sanığın incelemeye konu suç tarihinde tekerrüre esas herhangi bir adli sicil kaydının bulunmadığı gibi, 5237 sayılı Kanun’un 58/4. maddesinde yer alan, “Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz” şeklindeki düzenleme karşısında incelemeye konu suçun askeri suç olması nedeniyle diğer suçlara ilişkin tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağı gözetilmeden, şartları oluşmadığı hâlde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasında isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;

Kanun’un TCK’nın 58/4. maddesinde sırf askeri suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağının öngörüldüğü ancak hükümlünün cezalandırılmasına karar verilen “yoklama kaçağı” suçu 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu’nda düzenlenmiş askeri suçlardan ise de; sırf askeri suç olmadığı, bu açıdan da tekerrür hükümlerinin uygulanmasında bir engel bulunmadığı anlaşıldığından;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Askeri Kanunu 63. Madde Hakkında Emsal Karar Aramak İçin: https://karararama.yargitay.gov.tr/

X