Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüğün İhlali Suçu ve Cezası

Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüğün İhlali Suçu ve Cezası

aile hukukundan dogan yukumlulugun ihlali sucu

Aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihlali suçu ve cezası, TCK 233. maddede düzenlenmiştir. Kanun koyucu aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçunu, Türk Ceza Kanunu’nun 233. maddesinde şu şekilde düzenlemiştir; “Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Düzenlemede görüleceği üzere aile birliği tarafların gücü yettiği oranda birbirlerine bakım, eğitim ve destek olma sorumluluğu yüklemektedir. Türk Ceza Kanununda “Aile Düzenine Karşı Suçlar” başlıklı 8. bölümünde düzenlenmiştir. Bu bölüm 230. madde ile başlayıp 235. Maddeye kadar devam etmektedir. TCK kapsamında aile düzenine karşı suçlar;

  • Birden çok evlilik, hileli evlenme suçu (TCK 230. madde)
  • Çocuğun soy bağını değiştirme suçu (TCK 231. madde)
  • Kötü muamele suçu (TCK 232. madde)
  • Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçu (TCK 233. madde)
  • Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu (TCK 234. madde)

5237 sayılı Kanunun aile düzenine karşı suçlar bölümünde aile kurumunun ve evlilik birliğinin korunması esası benimsenmiştir. Sağlıklı bir toplum sağlıklı aile bireyleri ile sağlanır. Ulusal ve uluslararası mevzuatta ailenin korunması için birçok madde oluşturulmuştur. Örneğin 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun ile ailenin önemi bir kez daha vurgulanmıştır. Ailenin korunması aile ve evlilik birliğinin sağlıklı olması, eşlerin kanundan ve evlilik birliğinin olağan kurallarından doğan sorumluluklarının bilincinde olması ile sağlanır. Bunların dışında yaptırımlarla da koruma sağlansa da bu daha sınırlıdır. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu yazımızda “Aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihlali suçu ve cezasını” ele alacağız. Bize göre bu çok fazla bilinmeyen bu suç tipi aile içinde çok fazla işlenmektedir. Detaylı olarak incelenmesi son derece önemlidir.

aile hukukundan dogan yukumlulugun ihlali sucu nedir
aile hukukundan dogan yukumlulugun ihlali sucu nedir

Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüğün İhlali Suçu Nedir?

Aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihlali suçu; kişilerin ailesine karşı bakım, eğitim ya da destek olma gibi yükümlülüklerini yerine getirmemesidir. Ancak bu suçun oluşması için kişi evini terk etmemelidir çünkü eğer terk ederse bu sefer terk suçu oluşacaktır. Aile düzenine karşı suçlardan biri olan aile hukukundan doğan yükümlülüğünün ihlali suçu TCK m. 233’de düzenlenmiştir. Madde 3 fıkradan oluşmaktadır ve bu fıkralarda düzenlenen suçlar şu şekildedir:

  • 1. Fıkra: Aile hukukundan doğan bakım, eğitim ya da destek olma yükümlülüğünün ihlal edilmesidir. Bu yükümlülükler Türk Medeni Kanunu’na göre belirlenir. Bakım, eğitim ya da destek olma yükümlülüğünün ihlal edilmesi eşe, çocuğa veya bakıma muhtaç anne-babaya karşı yapılabilir. (TCK m.233/1. madde)
  • 2. Fıkra: Hamile olan kadının (evli ya da evli olmayabilir) terk edilmesidir. Kişi eşinin ya da sürekli birlikte yaşadığı kişinin hamile kaldığını bilmelidir. Bu durumu bildikten sonra kadını çaresiz bırakacak şekilde terk ederse aile hukukundan doğan yükümlülüğünü ihlal etmiş demektir. (TCK m.233/2. madde)
  • 3. Fıkra: Çocuğun ahlak, güvenlik ya da sağlığının tehlikeye düşürülmesidir. (Velayet hakkı kaldırılmış olsa da suç oluşur.) Anne ya da baba uyuşturucu ya da alkolü alışkanlık haline getirmiş olabilir. Bunları onur kırıcı hareketlerle ya da çocuğun güvenliğini sağlığını tehlikeye düşürecek hareketlerle gerçekleştirebilir. (TCK m.233/3. madde)

TCK 233. Madde aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihlali suçu;

  • Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Velayet hakları kaldırılmış olsa da, ihtiyati sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılması ya da onur kırıcı tavır ve hareketlerin sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan ana veya baba, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (TCK m. 233)

Aile Hukukundan Doğan Yükümlülükler Nelerdir?

Aile hukukundan doğan yükümlülükler esasında dörde ayrılmaktadır. Bunlar şu şekilde düzenlenmiştir.

  • Nafaka yükümlülüğü: TMK m. 364’de düzenlenmiş olup, yoksulluğa düşecek olan üst-altsoy ile kardeşlere nafaka verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Anne babanın çocuklara karşı olan nafaka yükümlülüğü gibi çocuklarında anne babaya karşı olabilir. Bahsettiğimiz yardım nafakası dışında bir de bakım nafakası vardır. Bakım nafakası eş, anne, baba ilişkisinde olurken yardım nafakası hısımlar arasında olabilir.
  • Eğitim yükümlülüğü: TMK m. 185’deki evliliğin genel hükümlerinde yer alır. Bu destek olma yükümlülüğü içine girebildiği gibi bakım yükümlülüğü içine de girer. Aile çocuğun zorunlu eğitimini karşılamakla yükümlüdür. Bunu destekleyen diğer madde de anne babanın çocuğu olanakları dâhilinde eğitip, zihinsel-ruhsal-ahlaki gelişimlerini sağlamalarını düzenlemektedir. Ancak anne ve babanın çocuklarına vermek zorunda oldukları eğitim sadece zorunlu eğitim değil aynı zamanda mesleki ve dini eğitimdir.
  • Destek olma yükümlülüğü: TMK m. 185/3’te eşler birlikte yaşamak ve birbirlerine sadık kalarak yardımcı olmak zorundadır şeklinde düzenlenmiştir. bu destek çeşitli şekillerde olabilir. Örneğin bir eşin eğitimine yardımcı olmak olabileceği gibi hasta olan eşe manevi destek vermek de bu yükümlülük kapsamına girer. Ayrıca ortak giderlere katlanma, ev işlerini yapma ve çocuklarla ilgilenme de bu kapsamdadır.
  • Bakım yükümlülüğü: evlilik birliğinde hem eşlerin birbirine karşı hem de eşlerin çocuklara karşı olan yükümlülüklerini içerir. Velayet yetkisi anne babada olmasa da çocuklarına karşı bakım yükümlülükleri vardır. “Velâyetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın çocuklarının bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülükleri devam eder.” (TMK m. 350)

Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüğün İhlali Suçunun Şartları Nelerdir?

Aile hukukundan doğan yükümlülükler genel olarak dörde ayrılmaktadır. Bunlar nafaka, eğitim, destek olma ve bakım yükümlülükleridir. Madde üç fıkra halinde düzenlenmiştir.

  • İlk fıkradaki suçun oluşması için ilk olarak bu yükümlülükler yerine getirilmiyor olmalıdır ve mağdur kişi şikayette bulunmalıdır.
  • İkinci fıkradaki suçun oluşması için kişi birlikte yaşadığı kadının (evli olabilir ya da olmayabilir) hamile olduğu biliyor olmalıdır. Bunun dışında kadını çaresiz durumda bırakacağını bilmelidir. Son olarak da kadını terk etmelidir.
  • Üçüncü fıkradaki suçun oluşması için öncelikle söylemek gerekir ki velayet hakkının kaldırılmış olmasının bir önemi yoktur. Yani ebeveynin çocuk üzerinde velayet hakkı olabileceği gibi olmayadabilir. Anne ya da babanın fiilleri çocukların ahlak, güvenlik ve sağlıklarını tehlikeye düşürecek nitelikte olmalıdır. Bu fiiller iki şekilde gerçekleşebilir: Anne ya da babanın sarhoş olması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, Anne ya da babanın onur kırıcı hareketleri ile maddi ya da manevi özensizlik oluşması halinde suç gerçekleşmiş olur.

Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüğün İhlali Suçu Örnekleri

  • Aile bireylerinden birini aç ya da susuz bırakmak
  • Aile bireylerinden birini uykusundan sürekli kaldırmak, uyumasını engellemek, uyutmamak
  • Aile bireylerden birini zor koşullarda çalışmaya mecbur bırakmak
  • Çocuğu okula göndermemek, okula devamını engellemek
  • Evin kilidinin değiştirilerek eşin ya da çocuğun eve girmesinin engellenmesi
  • Çocuğun zorunlu ihtiyaçlarının karşılanmaması (hijyenik ürünler, eğitim giderleri vs.)
  • Çocuğu başka bir aile bireyinin evine gönderip gelmek için aradığında eşyalarını markete bırakıyoruz eve gelme okula oradan devam et demek
  • Kişinin yaşadığı ahlak dışı hayata çocuğu dahil etmesi (Örneğin fuhuş)
  • Kişinin uyuşturucu kullanımı esnasında çocuğu da yanında zorla durdurması
  • Çocuğu zorla bir işte çalıştırmak
  • Hamile olan eşe haber vermeden evden gidilmesi ve uzun süre geri dönülmemesi
aile hukukundan dogan yukumlulugun ihlali sucu tck 233
aile hukukundan dogan yukumlulugun ihlali sucu tck 233

Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüğün İhlali Suçunun Unsurları

TCK m. 233’de aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğü ihlal etme suçu ile aile düzeninin korunması sağlanmaya çalışılmıştır. Bakım, eğitim ve destek olma yükümlülüklerinin yerine getirilmesi esasında çocuğun yararı korunmaya çalışılmıştır. Türk Medeni Kanunu’nda çocuğun üstün yararı ile ana babanın yararının çatışması halinde çocuğun öncelikli yararı olduğunu belirten bir hüküm olmasa da uluslar arası sözleşmelerde çocuğun yararının üstün olduğu kabul edilmiştir.

Örneğin Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre çocuğun yararı, ana babasının karşısında öncelikli olarak gözetilmektedir. Bunu destekleyen TMK maddesi de şu şekildedir: “Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü takdirde, ana ve baba duruma çare bulamaz veya buna güçleri yetmezse hâkim, çocuğun korunması için uygun önlemleri alır.” (TMK m. 346) Çocuğun yararı için olan önlemleri en başta çocuğun kendisi talep edebilir. Ancak bunun dışında bundan haberdar olan herkes isteyebileceği gibi hakim de resen bu önlemleri alabilir.

  • Suçun Faili: Aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihlali suçu adı üstünde özgü suçtur. Eğer mağdur çocuksa fail anne ya da baba olabilir, eğer mağdur eşlerden biriyse fail diğer eş olabilir. Mağdur çocuksa fail olan anne babanın velayete sahip olup olmadığının önemi yoktur. Maddenin ikinci fıkrasında ise hamile olan kadını bırakan erkek fail olacağından yine özgü suç olmaktadır. Üçüncü fıkradaki fail de velayet hakkı olsa da olmasa da anne ya da faildir.
  • Suçun Mağduru: Mağdur genellikle çocuk olmakla beraber bakıma ve desteğe muhtaç olan eşte mağdur olabilir. Çocuk ile kast edilen on sekiz yaşını doldurmamış kişilerdir. Bu kişiler zorunlu eğitim süreçlerini tamamlamadığı için tek başlarına bakım, güvenlik ihtiyaçlarını karşılayamayacaklarından ailelerinin yükümlülükleri devam etmektedir. Sonuç olarak hem mağdur hem fail açısından suç özgü suçtur.
  • Suçun Fiili: Anne ve babanın çocuğa bakma, onu çeşitli kötülüklerden koruma yükümlülüğü vardır ancak bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde suç oluşmaktadır. İkinci fıkra için tarafların birbirleriyle görüşmesi şartı aranmıştır yani evli olmasalar da sürekli birliktelik aranmaktadır. Suçun aynı zamanda bağlı hareketli ve ihmali bir suç olduğu belirtilmelidir.  
  • Suçun Manevi Unsuru: Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerin ihlali suçu kastla işlenen bir suç olup taksirle işlenmesi mümkün değildir. Fail yükümlülüklerini bilerek ve isteyerek yerine getirmemektedir. Birinci fıkra ve üçüncü fıkra için bu doğrudan kast şeklinde olabileceği gibi olası kast şeklinde de olabilir. Ancak ikinci fıkrada doğrudan kast olmak zorunda olup olası kast ile suçun işlenmesi mümkün değildir.

Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüğün İhlali Suçunun Cezası Nedir?

Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçunun cezası şu şekildedir:

  • Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (TCK m.233/1. madde)
  • Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. (TCK m.233/2. madde)
  • Velayet hakları kaldırılmış olsa da, itiyadi sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılması ya da onur kırıcı tavır ve hareketlerin sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan ana veya baba, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (TCK m.233/3. madde)

Maddenin birinci fıkrası, aile hukukundan doğan yükümlülükleri yerine getirmeyen kişiye 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması öngörülmüştür. Maddenin ikinci fıkrasında evli olduğu ya da olmadığı kadının hamile olduğunu bilerek ve onu çaresiz durumda bırakarak terk etmek suç sayılmıştır. Bu suçun cezası 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıdır. Maddenin üçüncü fıkrasında ise velayet hakkı olan ya da olmayan anne – babanın sarhoşluk, uyuşturucu kullanımı nedenleriyle olabileceği gibi onur kırıcı hareketler ve özen eksikliği ile çocuğun ahlak ve güvenliklerinin tehlikeye sokulması hali suç sayılmıştır. Bu suçun cezası da yine 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmıştır.

aile hukukundan dogan yukumlulugun ihlali sucu cezasi
aile hukukundan dogan yukumlulugun ihlali sucu cezasi

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Maddede düzenlenen suç seçimlik hareketli, bağlı hareketli ve sırf hareket suçudur. Suç yükümlülüklerden herhangi biri yerine getirilmezse tamamlanmış sayılır. Yani hareket yapıldığı için netice doğrudan doğduğundan sırf hareket suçu olduğu belirlenmektedir. Ancak üçüncü fıkradaki onur kırıcı davranışlar ve özen eksikliğinden kaynaklı oluşan suç için tekrarlama gerekmektedir. Yani bir alışkanlık mevcut olmalıdır.

  • Teşebbüs: Kişi suçu işlemek için harekete geçtikten sonra elinde olmayan sebeplerle suçun sonucunu meydana getirememiş olabilir. Bu durumda faile suçun tam cezasını vermek yerine teşebbüs hükümlerine gidilir. Yani teşebbüs hareketi sübjektif olarak tamamlanmış ancak objektif olarak eksik kalmış bir fiildir. Birinci fıkra ve ikinci fıkra sırf hareket suçu niteliğinde olduğu için teşebbüs mümkün değildir. Aynı şekilde üçüncü fıkra da somut tehlike suçu olduğu için teşebbüs mümkün değildir.
  • İştirak: Fail kaç tane suç işlediyse her birinden ayrı ayrı cezalandırılması gerekir. Aynı şekilde tek bir hareketle de birden çok suç oluşabilir. Bunun için bir kişinin işleyebileceği suçu birden çok kişinin işbirliği içinde gerçekleştirmeleri gerekir. Aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlali suçu fail açısından özgü suçtur. Bu yüzden iştirak eden faillerinde özgü suç kapsamında kişiler olması koşuluyla iştirakleri mümkün olur. Örneğin mağduru çocuk olan bir suç için anne ve baba iştirak ediyor olabilir.
  • Zincirleme Suç ve İçtima: Failin işlediği bir hareket birden fazla suçu oluşturuyorsa bu suçlardan hangisi en ağır cezayı içeriyorsa onunla cezalandırılır. Bu durumda fikri içtima hükümleri uygulanacaktır. Ayrıca maddenin birinci ve ikinci fıkrası aynı olay için meydana gelebilir. Bu durumda daha özel durumdaki madde olan ikinci fıkra hükümleri uygulanmalıdır. Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerin ihlali suçunda mağdur sayısı kadar suç olduğu kabul edilir. Yani zincirleme suç hükümleri de uygulanabilir.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması

  • Adli Para Cezasına Çevirme: Adli para cezasına çevirme TCK m. 50/1’de düzenlenen suçlunun kişiliğine, sosyo-ekonomik durumuna, pişmanlık duyup duymamasına göre karar verilen bir usuldür. Maddenin birinci fıkrasındaki hükmolunan ceza adli para cezasına çevrilemezken iki ve üçüncü fıkralar çevrilebilir. Bunun sebebi adli para cezası ya da hapis cezası iki seçenek yaptırımdan biri iken
  • Cezanın Ertelenmesi: Cezanın ertelenmesi TCK m. 51’de yer alan bir müessesedir. Bu maddeye göre verilen ceza 2 yıl ve daha kısa süreli hapis cezalarındansa ve maddede yazılı şartları da gerçekleştiriyorsa cezanın ertelenmesi göz önüne alınabilir. Aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlali suçunda da cezanın üst sınırı 1 yıl olduğu için cezanın ertelenmesi mümkündür. Bu erteleme kararı verilirse 1 ila 3 yıl arasında bir denetim süresi belirlenmektedir. Bu süre içinde kişiye meslek ya da sanat eğitimi gibi zorunluluklar da verilebilir.
  • Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması: HAGB kurumunun amacı kişiler üzerinde ıslah yapmaktır. Yapılan yargılamada cezanın 2 yıl ve daha kısa süreli hapis cezası/adli para cezası olması halinde mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verebilir. Bu süre içerisinde kişiler denetim içinde tutulur. HAGB kararı sonucunda hüküm ortadan kalkar ve adli sicil kayıtlarından da silinir. Aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlali suçunda HAGB kararı verilebilir.

Şikayet Süresi, Zamanaşımı ve Görevli Mahkeme

  • Şikayet Süresi: Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğünün ihlali suçunun düzenlendiği 233. Maddenin ilk fıkrasının kovuşturulması için suçtan zarar gören şikayette bulunmalıdır. Eğer bu kişi şikayetini kendi başına kullanamıyorsa kanuni temsilcisi ya da vasisi kullanabilir. Şikayet süresi kişinin yani mağdurun fiil ve faili öğrenmesinden itibaren 6 aydır. İkinci ve üçüncü fıkranın takibi şikayete bağlı değildir.
  • Zamanaşımı: TCK m. 66/1-e’ye göre dava zamanaşımı 8 yıldır. Zamanaşımı süresi suç tamamlandıysa suçun işlendiği günden itibaren başlar. Ancak suç teşebbüs aşamasında kalmış olabilir bu durumda son hareketin yapılmasından itibaren zamanaşımı süresi işlemeye başlayacaktır. Suç çocuğa karşı işlenmişse çocuk 18 yaşına bitirdiği gün zamanaşımı süreleri işlemeye başlamalıdır. Zamanaşımını kesen sebeplerin varlığı halinde zaman aşımı durur, sebepler ortadan kalkınca da tekrar işler.
  • Görevli Mahkeme: Görevli mahkeme 5235 sayılı kanuna göre (Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun m. 10’da belirlenmiştir. ‘’ Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, yürütülen soruşturmalarda hâkim tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve bunlara karşı yapılan itirazları incelemek amacıyla sulh ceza hâkimliği kurulmuştur.’’ (5235 Sayılı Kanun m. 10) Yani aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlali suçundan dolayı açılacak davalar Sulh Ceza Hakimlikleri’nde görülmektedir.

Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüğün İhlali Suçu Emsal Yargıtay Kararları

Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/43381 E. 2017/13334 K. ve 21/11/2017 Tarihli Kararı

  • Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüğün İhlali Suçu
  • TCK 233. Madde

TCK’nin 233/1. maddesinde düzenlenen suçta, aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünün ihlalinin yaptırıma bağlandığı, katılanın iddiasına konu hususun eğitim yükümlülüğünün ihlali kapsamında kaldığı ve dosya kapsamından sanığın savunmasında mahkemeye sunmuş olduğu hastanede muayene ücretini gösteren belgeler ve muayene formlarının tanzim tarihleri itibariyle iddiana- meye konu olayla ilgi olmadıkları, katılan Zeynep hakkında okul yönetimi tarafından düzenlenen yazıda ise sanık hakkında “çocuğun okula devamını sağlama hususunda pek istekli olmadığı tarafların çocukları birbirinden kaçırma eğiliminde oldukları” ibaresinin yazılı olduğu anlaşılmakla, her ne kadar sanık savunmasında katılan Zeynep’in hastanedeki muayenesi nedeniyle okula gidemediğinden bahsedilmişse de, diğer katılan Selim hakkında okula devamı engelleyen herhangi bir sebebin bulunmaması karşısında, katılan Selim’in de neden okula devam etmediği araştırılıp, tüm hususlar incelenerek, sonuca göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi…


Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2018/4758 E. 2018/12635 K. ve 09/10/2018 Tarihli Kararı

  • Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüğün İhlali Suçu
  • TCK 233. Madde

Sanığı, isteği üzerine amcası tarafından katılanın uçak bileti alınarak Kars’a babasının yanına gönderildiği ve bu tarihten önce de gece vakti sanığın evden kovması nedeniyle katılanın karakola gidip kadın sığınma evinde kaldığının iddia edilmesi karşısında sanığın amcasının tanık olarak dinlenilmesi, o tarihte katılanın karakola ve kadın sığınma evine gidip gitmediği, kötü muamele oluşturan eylemler nedeniyle sanık hakkında soruşturma yapılıp yapılmadığının tespit edilerek, sonucuna göre eyleminin TCK’nin 232/1maddesinde düzenlenen kötü muamele suçunu oluşturup oluşturmadı- A tartışılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulması,

Kabule göre de, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçunun takibinin şikayete bağlı olması ve şikayetçi Songül S…’nün 18/09/2013 havale tarihli dilekçesiyle şikayetinden vazgeçmesi karşısında, sanığa şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan açılan kamu davasının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi zorunluluğu…


Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/24848 E. 2016/10214 K. ve 11/05/2016 Tarihli Kararı

  • Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüğün İhlali Suçu
  • TCK 233. Madde

Sanık N. $…’in eşinden boşandığı ve müşterek çocuklarının velayet hakkının kendisine verildiği, sanığın yeni evlendiği eşinin kabul etmemesi nedeniyle oğlu Burak’ın anneannesinin evinde kalmaya başladığı; kızı Başak’ın ise kısa süreliğine anne- annesinin evinde kalıp geri döndüğünde sanığın kızını eve almayıp kızına “Başak okula gitmen için kıyafetlerini ve kitaplarını şu markete bıraktık oradan al okuluna devam et” şeklinde mesaj gönderdiği mağdur beyanları, mesaj tespit tutanakları ve sanığın savunmasından anlaşılması karşısında sanık hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde beraat kararı verilmesi…


Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/13760 E. 2018/15822 K. ve 26/11/2018 Tarihli Kararı

  • Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüğün İhlali Suçu
  • TCK 233. Madde
  1. Sanığın eşine para gönderdiğine ilişkin savunması karşısında; sanığın çalıştığı yerden aylık kazancının ne kadar olduğu sorulup, katılan Yeter ve çocukları için kira, beslenme, eğitim ve diğer giderleri tespit edilip, sanığın geliri ile orantılı yardım yapıp yapmadığı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
  2. Daha önce hapis cezasına mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında hükmolunan 1 ay hapis cezasının, TCK’nin 50/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi…

Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/13747 E. 2018/15372 K. ve 19/11/2018 Tarihli Kararı

  • Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüğün İhlali Suçu
  • TCK 233. Madde
  1. TCK’nin 233/1. maddesinde düzenlenen suçta, aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünün ihlalinin yaptırıma bağlandığı, yargı- lamaya konu somut olayda; sanık Olgun’un katılana yönelik eylemlerinin atılı suçun unsurlarını oluşturmadığı gözetilmeden sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine kararı verilmesi,
  2. Katılanın sanık Coşkun hakkındaki iddiasına konu hususun ise bakım ve destek olma yükümlülüğünün ihlali kapsamında kaldığı, iddiayla ilgili sosyal çevre, durum ve tanık araştırması yapılarak, sanık Coşkun’un sosyal durum ve geliriyle orantılı olarak bakım ve destek yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin araştırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması…
Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüğün İhlali Suçuna Dair Emsal Kararları Yargıtay’ın Sitesinde Ulaşabilirsiniz. https://www.yargitay.gov.tr/

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık