0 (312) 911 9553
·
info@kadimhukuk.com.tr
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
Danışmanlık

Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçu ve Cezası – TCK 209

11aciga imzanin kotuye kullanilmasi sucu

Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçu; tarafların aralarındaki anlaşmaya uygun bir şekilde doldurulması için karşı tarafa  teslim edilen boş bir kağıdın, karşı tarafça anlaşmaya ve veriliş nedenine aykırı bir şekilde doldurulmasına denir. (TCK 209. madde). Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçu konusu olan boş kağıt, alelade boş bir kağıt olabileceği gibi bono, poliçe, çek gibi kambiyo senedi de olabilir. Açığa imzanın kötüye kullanılması suçu 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 209. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasına göre, suçun oluşması için bir kişi diğerine belirli bir tarzda doldurmak üzere imzalı ve boş bir kağıt vermelidir. Suçun oluşması için;

  • İmzanın gerçek olması,
  • İmzalı kağıdın, tevdi ve teslim nedeninden farklı bir şekilde doldurulması gerekmektedir.

Bu maddeyle, belirli bir tarzda doldurulup kullanılması için verilmiş imzalı boş kağıdı teslim edenin isteğine ve veriş nedenine aykırı olarak dolduran kimse cezalandırılmaktadır. Suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabiidir. Ayrıca verilen kağıt hukuken geçerli bir belge oluşturmamaktadır. Eğer suç gerçek bir belgenin tahrif veya tağyiri şeklinde işlenecek olursa, bu durumda belgede sahtecilik suçu söz konusu olacaktır.

İkinci fıkrada ise, imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdı hukuka aykırı olarak ele geçirip veya elde bulundurup da hukuki sonuç doğuracak şekilde dolduran kişinin, belgede sahtecilik hükümlerine göre cezalandırılması öngörülmüştür. Bu durumda imzalı kağıt teslim ve tevdi edilmemiş, suçlu bunu hukuka aykırı bir şekilde ele geçirerek doldurmuştur.

aciga imzanin kotuye kullanilmasi sucu nedir
aciga imzanin kotuye kullanilmasi sucu nedir

Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçu Nedir?

Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçunu düzenleyen 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 209. maddesi;

Türk Ceza Kanunu’nun 209. Maddesi

(1) Belirli bir tarzda doldurulup kullanılmak üzere kendisine teslim olunan imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdı, verilme nedeninden farklı bir şekilde dolduran kişi, şikayet üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) İmzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdı hukuka aykırı olarak ele geçirip veya elde bulundurup da hukuki sonuç doğuracak şekilde dolduran kişi, belgede sahtecilik hükümlerine göre cezalandırılır.”

Şeklindedir. Görüldüğü üzere 209. maddenin birinci ve ikinci fıkrasında açığa imzanın kötüye kullanılması suçunun hangi hallerde oluşacağı belirtilmiştir. Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunun iki şekli mevcuttur:

  • Mağdurun kendi rızasıyla faile teslim ettiği kısmen veya tamamen boşa kağıda, bono, poliçe, çek gibi kambiyo senedine atılan imzanın kötüye kullanılması (TCK 209/1. madde)
  • Mağdurun rızası dışında ve “hukuka aykırı ele geçirilen” kısmen veya tamamen boş kağıt, bono, poliçe, çek gibi kambiyo senedinin doldurulması (TCK 209/2. madde)

Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçunun Şartları Nelerdir?

Açığa imzanın kötüye kullanılması suçu, belirli bir tarzda doldurulup kullanılması için başkasına verilmiş olan imzalı boş bir kağıdın veriliş nedenine aykırı olarak doldurulması neticesinde oluştuğu için taraflar arasında belirli bir ilişki şekli bulunmaktadır. Bu nedenle de TCK md. 209/1 de düzenlenen hali şikayete tabii bir suçtur. Ancak TCK md.209/2 de düzenlenen hali maddenin atfıyla, belgenin niteliğine göre resmi belgede sahtecilik (TCK md. 204) veya özel belgede sahtecilik (TCK md.207) suçlarını oluşturacaktır. TCK md. 209/2 atfıyla resmi belgede veya özel belge sahtecilik suçunun oluşması halinde bu suçlar şikayete tabii değildir.

CMK 171 uyarınca soruşturma aşamasında savcı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verebilir.

Suçun oluşması için sayılan şartların gerçekleşmesi halinde Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması suçu oluşur. Bu şartlar;

  1. Suçun birinci fıkrada belirtilen unsurlarla işlenmesi için;
  • Bir kişi diğerine belirli bir tarzda doldurulmak üzere imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıt vermeli,
  • İmza gerçek olmalı,
  • Verilen belge hukuken geçerli bir belge mahiyeti taşımamalı,
  • Söz konusu imzalı kağıdın, tevdi ve teslim nedeninden farklı bir şekilde doldurulması gereklidir.
  1. Suçun ikinci fıkrada belirtilen unsurları taşıması halinde de belgede sahtecilik hükümlerine göre cezalandırma yapılacaktır. Bu fıkranın uygulama alanı bulabilmesinin şartları ise;
  • İmzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıt olmalı,
  • Kişi bu kağıdı hukuka aykırı olarak ele geçirmeli veya elde bulundurmalı,
  • Hukuki sonuç doğuracak şekilde doldurmalıdır.
Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçu
Dayanak 5237 sayılı TCK 209. madde
Cezası TCK 209. madde cezası 3 ay ile 1 yıl arası hapis cezasıdır.
Şikayet ve Şikayetten Vazgeçme TCK 209. madde takibi şikayete bağlıdır. Şikayetten vazgeçilmesi durumunda dava düşer.
Şikayet ve Zamanaşımı Süresi Şikayet süresi 6 aydır. Zamanaşımı süresi ise 8 yıldır.
Tutuklama ve Adli Kontrol 1.Fıkrası uyarınca tutuklama kararı verilmez. Fakat adli kontrol verilebilir.
HAGB ve Cezanın Ertelenmesi Şartları varsa uygulanabilir.
Adli Para Cezasına Çevirme Hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir.
Uzlaşma Uzlaşmaya tabidir. Kovuşturma aşamasına geçmeden önce yapılır.
Etkin Pişmanlık Etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaz.
İyi Hal İndirimi Şartları varsa TCK 62. Madde uyarınca ⅙ oranında indirim yapılabilir.
Memurluğa Etkisi 1 yıldan fazla hapis cezası memurluğa engel olur. Yani cezayı artıran haller olmalıdır.
Görevli Mahkeme Asliye ceza mahkemesidir.
Adli Sicile İşler mi? İşlenir. Fakat cezanın infazından sonra silinebilir.

Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçunun Unsurları

  • Fail

Kanunda suç olarak tanımlanan fiili işleyen kişi suçun failidir.  5237 Sayılı Kanunu’nun 209. maddesinde düzenlenen suçun faili olmak için belli nitelikler aranmamaktadır. Açığa imzanın kötüye kullanılması suçu özgü (mahsus) suçlardan değildir. Bu nedenle de bu suç herkes tarafından işlenebilir.

  • Mağdur

Maddenin birinci fıkrasında da belirtildiği üzere suçun oluşması için kısmen veya tamamen boş bir kağıdın belirli bir tarzda doldurulması üzere imzalanarak başkasına verilmesi gerekmektedir. Boş kağıdı imzalayan ve imzalı olarak veren kişi, suçun mağdurunu oluşturmaktadır. Ayrıca boş kağıtta imzanın olması ve bu imzanın gerçek olması da gerekmektedir.

  • Suçun Konusu

Açığa imzanın kötüye kullanılması suçunun konusunu, suçun adından da anlaşılacağı üzere belirli bir tarzda doldurulmak üzere verilen imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdın, verilme nedeninden farklı bir şekilde doldurulması oluşturur. Boş kağıt verildiği sırada imzalı değilse ve fail tarafından doldurulduktan sonra mağdura imzalattırılırsa madde hükmünün birinci fıkrasında düzenlenen suç oluşmayacaktır. Ancak imzanın fail tarafından atılması halinde, belgede sahtecilik suçu işlenmiş olacaktır.

Madde hükmünün 2. fıkrasındaki suçun konusunu ise yine imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdın hukuki sonuç doğuracak şekilde doldurulması oluşturmaktaysa da bu halde söz konusu kağıdın hukuka aykırı ele geçirilmesi veya elde bulundurulması gerekmektedir. Bu fıkra yönünden imzalı boş kağıdın faile iradi olarak verilmemesi veya iradi olarak verilse de failin bu kağıdı mağdurun iradesine aykırı biçimde elinde tutması ve hukuki sonuç doğuracak şekilde doldurması gerekmektedir.

  • Fiil

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu md. 209’da düzenlenen açığa imzanın kötüye kullanılması suçunun hareket unsurunu;

  • Birinci fıkraya göre kağıdın verilme nedeninden farklı bir şekilde doldurulması oluşturmaktadır.
  • Maddenin ikinci fıkrasına göre ise seçimlik hareketler öngörülmüştür. Fail ya kağıdı hukuka aykırı şekilde ele geçirmelidir ya da mağdurun iradesine aykırı şekilde elinde bulundurmalıdır.
  • Suçun Manevi Unsuru

Manevi unsur, işlenen fiil ile kişi arasındaki manevi bağı ifade eder. Suçun oluşabilmesi için bu bağın kurulması gerekir. Suçun manevi unsuru denildiği zaman, fiilin kasten veya taksirle işlenmiş olması durumuna bakılması gerekir. Açığa imzanın kötüye kullanılması suçu kasten işlenen bir suç olup taksirle işlenmesi mümkün değildir. Suçun oluşması için genel kast yeterli olup failin mağdura zarar verme iradesiyle hareket etmesi yeterlidir.

aciga imzanin kotuye kullanilmasi sucu cezasi
aciga imzanin kotuye kullanilmasi sucu cezasi

Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçunun Cezası

  • İlgili maddenin birinci fıkrası hükmüne göre tayin olunacak ceza miktarı üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıdır.
  • İkinci fıkra hükmüne göre belge sahtecilik suçu oluşacağından cezası belgenin niteliğine göre resmi belgede (TCK md. 204) veya özel belgede (TCK md. 207) sahtecilik hükümlerine göre ceza tayin olunacaktır.
  • Resmi belgede sahtecilik suçunun oluşması halinde suç resmi belgeyi sahte olarak düzenlemek, gerçek bir resmi belgeyi başkasını aldatacak şekilde değiştirmek veya sahte resmi belgeyi kullanmak şeklinde gerçekleşirse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak bu suçunun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Özel belgede sahtecilik suçunun oluşması halinde ise özel belgeyi sahte olarak düzenlemek, gerçek özel bir belgeyi başkasını aldatacak şekilde değiştirmek ve kullanmak şeklinde gerçekleşirse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, verilecek ceza, yarısı oranında indirilir. (TCK 211. madde)

Suçun Özel Görünüşleri

  • Teşebbüs

TCK m.35 teşebbüsü kişinin işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaması hali olarak düzenlenmiştir. Suça teşebbüste fail suçu tamamlamak amacıyla hareket etmesine rağmen, elinde olmayan nedenlerden dolayı bunu gerçekleştirememektedir. Bu durumda ise kişiye tamamlanmış suça oranla daha az bir ceza verilmektedir.

TCK’nın 209. maddesinde düzenlenen suça teşebbüs hareket unsurlarının bölünebilirliği ölçüsünde mümkündür. Maddenin birinci fıkrasında düzenlenen hali için, verilme nedeninden farklı bir şekilde doldurulan kağıtla işlem yapılması şart değildir, bu nedenle suç, verilme nedeninden farklı olarak kağıdın doldurulmasıyla tamamlanır. O halde fail, kendisine belirli bir tarzda doldurulması için verilen imzalı boş kağıdı verilme nedeninden farklı bir şekilde doldurmak için harekete geçer, ancak elinde olmayan nedenlerle bu hareketlerine son verilir ise, bu eylem teşebbüs aşamasında kalmış sayılır.

Maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen hali ise seçimlik hareketli bir suçtur. İmzalı boş kağıdın faile iradi olarak verilmemesi veya iradi olarak verilse de failin bu kağıdı mağdurun iradesine aykırı biçimde elinde tutması ve hukuki sonuç doğuracak şekilde doldurması gerekmektedir. Hukuka aykırı olarak ele geçirilen veya elde bulundurulan kağıdın hukuki sonuç doğuracak şekilde doldurulmasıyla suç tamamlanır, bu suçun tamamlanması için hukuki sonuç doğuracak şekilde doldurulan kağıtla işlem başlatılması şart değildir. Bu nedenle failin, hukuka aykırı olarak ele geçirdiği veya elde bulundurduğu kağıdı hukuki bir sonuç doğuracak şekilde doldurmak için harekete geçip, elinde olmayan nedenlerle kağıt üzerinde işlem yapamaması durumunda, eylem teşebbüs aşamasında kalmış kabul edilir.

  • İştirak

TCK m.37 gereği iştirak, bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kişi tarafından fikir ve eylem birliği içinde birlikte suç işlenmesidir. Bu suça iştirak her hali ile mümkündür.

  • İçtima

Suçların içtimai, bir kişinin birden fazla ceza kanunu hükmünü ihlal etmesi ve bu sebepten de birden fazla suçtan sorumluluk doğması halinde oluşmaktadır. Suçların içtimai kurumu ceza sorumluluğunun sınırlarını daraltıcı niteliktedir. İçtimai hükümlerine göre kişinin bir veya birden çok fiille, ceza kanununun aynı hükmünü veya farklı hükümlerini bir veya birden çok kez ihlal etmesi, dolayısı ile failin birden çok suçtan değil yalnızca tek bir suça göre cezalandırılmasıdır. TCK m.44 fikri içtimai şöyle tanımlamaktadır: “İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşumuna sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.”

Açığa imzanın kötüye kullanılması suçunun düzenlendiği TCK 209. maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen hali “seçimlik hareketli” suçtur.

Suçun oluşması için maddede belirtilen hareketlerden birinin yapılması yeterlidir. Bu hareketlerden birkaçının birden yapılması birden çok suç işlendiği anlamına gelmez. Bu gibi hallerde ortada tek suç vardır. Ancak TCK md. 212’de belgede sahtecilik için düzenlenen özel içtima hükmü “Sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.” koşulları oluştuğunda uygulanabilecektir.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı

  • Adli Para Cezası

Yargılamayı gerçekleştiren mahkeme tarafından, hükümlünün bir miktar parayı devlet hazinesine ödemesine karar verilmesidir. TCK md.209/1 maddesinde düzenlenen açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçu kapsamında hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir.

Ayrıca ilgili maddenin 2. fıkrasında düzenlenen hali, belgenin özel belge niteliğinde olması halinde TCK md. 207’e göre hüküm kurulacağından kurulan hüküm 1 yıl veya altında olursa adli para cezasına çevrilmesi mümkündür. Ancak belgenin niteliği gereği resmi belgede sahtecilik suçu oluşursa bu suçun ceza alt sınırı 2 yıl olduğundan dolayı hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilemez.

  • Erteleme

Mahkemece yargılanan kişinin suçlu olduğu tespit edilmiş ve kişi hakkında hapis cezası hükmedilmiştir. Ancak, mahkeme tarafından kişiye verilen hapis cezasının, cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesi halinde erteleme kararı verilmiş olacaktır.

TCK 209. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen halinin cezası olarak üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü için erteleme bu fıkra açısından mümkündür. Ancak aynı maddenin 2. fıkrasında düzenlenen hali maddenin atfıyla, belgenin niteliğine göre ya resmi belgede sahtecilik (TCK md.204) ya da özel belgede sahtecilik (TCK md. 207) suçunu oluşturacaktır.  Resmi belgede sahtecilik suçu ve özel belgede sahtecilik suçları nedeniyle hükmedilen hapis cezası 2 yıl veya altında olursa hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi mümkün olacaktır.

  • Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi boyunca kasıtlı bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa ceza kararının ortadan kaldırılması ve davanın düşmesine yol açan bir cezanın bireyselleştirilmesi kurumudur.

Açığa imzanın kötüye kullanılması suçu nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi mümkündür. Aynı şekilde ilgili maddenin 2. fıkrasında düzenlenen hali için de belgenin niteliğine göre resmi belgede veya özel belgede sahtecilik suçunu oluşturması halinde de verilecek ceza miktarı 2 yıl veya altında olursa hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi mümkündür.

Soruşturma ve Kovuşturma Aşaması

  • Soruşturma Aşaması

Açığa imzanın kötüye kullanılması suçunun TCK md. 209/1 fıkrasında düzenlenen hali şikayete tabii olup mağdurun fiili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayetçi olması halinde soruşturma başlatılacaktır. Mağdurun şikayet süresi içerisinde şikayet etmemesi halinde mağdurun şikayet hakkı ortadan kalkar. Mağdurun şikayetinden vazgeçmesi halinde ise kamu davası düşer.

TCK md. 209/2 de düzenlenen hali belgenin niteliğine göre ya resmi belgede sahtecilik ya da özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağından dolayı bu suçlar da şikayete tabii olmadığı için savcılık, dava zamanaşımı içinde her zaman re’sen soruşturma yapabilecektir. Resmi belgede sahtecilik suçunun dava zamanaşımı süresi basit halinde 8 yıl olup kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde dava zamanaşımı süresi 15 yıldır. Özel belgede sahtecilik suçunun dava zamanaşımı süresi de 8 yıldır.

Soruşturma aşamasında savcı, yeterli delilin var olduğuna kanaat getirirse iddianame düzenleyecektir. Aksi halde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verecektir. Halk arasında bu karara takipsizlik kararı da denmektedir. Savcının iddianame düzenleyebilmesi için, suçun işlendiği yönünde yeterli şüphe söz konusu olmalıdır. Böyle bir şüphe şartının şart koşulmasının nedeni, yargının iş yükünün gereksiz davalarla artırılmaması ve insanların gereksiz yere yargılanmamasıdır.

  • Kovuşturma Aşaması

Kovuşturma aşamasında; suç üzerine soruşturma aşaması tamamlanmıştır. Artık bir ceza mahkemesinde dava açılmış demektir. Kovuşturma aşamasında; yargılama makamı, savcılık makamı ve savunma makamının işbirliği söz konusudur. Savcının düzenlediği iddianamenin Mahkeme tarafından kabul edilmesi ile kovuşturma aşamasına geçilmiştir.

Kovuşturma aşamasında ceza mahkemeleri görevli olacaktır. Kovuşturma evresi son evredir. Kovuşturma aşamasının sonunda faile verilecek cezaya hükmolunur. Eğer sanık suçsuz bulunursa beraatına hükmedilecektir.

Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçunda İspat

Açığa imzanın kötüye kullanılması suçunun yazılı delille ispat edilmesi gerekmektedir. Senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunun yazılı delille ispatı zorunlu olup, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun cevaz verdiği halleri düzenleyen HMK md. 203 senetle ispat zorunluluğunun istisnaları dışında iddianın yazılı delille ispatı gerekmektedir. HMK md. 203’e göre;

“(1) Aşağıdaki hallerde tanık dinlenebilir:

a) Altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemler.

b) İşin niteliğine ve tarafların durumlarına göre, senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş bulunan hukuki işlemler.

c) Yangın, deniz kazası, deprem gibi senet alınmasında imkansızlık veya olağanüstü güçlük bulunan hallerde yapılan işlemler.

ç) Hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları.

d) Hukuki işlemlere ve senetlere karşı üçüncü kişilerin muvazaa iddiaları.

e) Bir senedin sahibi elinde beklenmeyen bir olay veya zorlayıcı bir nedenle yahut usulüne göre teslim edilen bir memur elinde veya noterlikte herhangi bir şekilde kaybolduğu kanısını kuvvetlendirecek delil veya emarelerin bulunması hali.”

Bu haller senetle ispat zorunluluğunun istisnasını oluşturur ve tanık dinletilebilir.

Gözaltı ve Tutukluluk Hali

Gözaltı kararı savcının kararı ile şüphelinin polis ya da jandarma tarafından özgürlüğünün geçici bir süreliğine sınırlanmasını sağlayan karardır. Gözaltına alma kararı için hakim kararı aranmamaktadır. Gözaltı kişinin özgürlüğünün sınırlandığı anda başlamaktadır. Dolayısıyla aslında şüphelinin yakalandığı anda gözaltı süresi başlamaktadır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 91. maddesinde gözaltına ilişkin düzenlemeler mevcuttur. İlgili maddeye göre gözaltı süresi yakalama anından itibaren 24 saati geçemez. Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünde zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yer alan bu düzenlemeye göre açığa imzanın kötüye kullanılması suçunda Cumhuriyet Savcısı’nın vereceği kararla şüpheli gözaltına alınabilecektir.

Tutuklama kararı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda en ağır koruma tedbiri olarak düzenlenmiştir. Tutuklama kararı da gözaltı kararı gibi geçici bir koruma tedbiridir. CMK’nın 100. maddesinde kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, soruşturma ya da kovuşturma evresinde şüpheli ve sanık için tutuklama kararı verilebilir. Ancak verilecek olan tutuklama kararı verilmesi beklenen ceza ve işin önemi ile ölçülü olmalıdır. Ceza yargılamasında asıl olan sanık ya da şüphelinin tutuksuz bir biçimde soruşturma ya da kovuşturmasına devam edilmesidir. Dolayısıyla tutuklama hali her zaman istisnai bir nitelikte olan koruma tedbiridir. Sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.

Dolayısıyla açığa imzanın kötüye kullanılması suçunun TCK md. 209/1 de düzenlenen halinde hapis cezasının üst sınırı 1 yıl olduğu için tutuklama kararı verilemez. Ancak ilgili maddenin 2. fıkrasından düzenlenen hali belge niteliğine göre resmi belgede sahtecilik veya özel belgede sahtecilik suçlarını oluşturacağından ve bu suçlar için öngörülen hapis cezasının üst sınırı 2 yıldan fazla olduğundan suçun işlendiğine dair kuvvetli şüphe uyandıracak somut deliller mevcutsa, fail hakkında tutuklama kararı verilebilir.

Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Uzlaşma, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

  • Şikayet Süresi ve Zamanaşımı

Açığa imzanın kötüye kullanılması suçunun TCK 209/1 maddesinde düzenlenen hali şikayete tabii olup şikayet süresi mağdurun fiili öğrendiği tarihten itibaren 6 aydır. Ancak ilgili maddenin 2. fıkrasında düzenlenen hali belge niteliğine göre resmi belgede veya özel belgede sahtecilik suçlarını oluşturacaktır ve bu suçlar da şikayete tabii değildir.

Açığa imzanın kötüye kullanılması suçunun TCK 209/1 maddesinde düzenlenen halinin zamanaşımı süresi 8 yıldır. İlgili maddenin 2. fıkrasında düzenlenen halinin resmi belgede sahtecilik suçunu meydana getirmesi halinde dava zamanaşımı süresi bu suçun basit halinde 8 yıl, kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde 15 yıldır. Özel belgede sahtecilik suçunu meydana getirmesi halinde de dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.

  • Uzlaşma

Ceza hukukunda uzlaşma Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. ve 254. maddelerinde düzenlenmiştir. Suçtan mağdur olan kişinin suç şüphelisi ile anlaşması sonucunda ceza yargılamasının sona ermesidir. Uzlaşma müzakereleri ve uzlaşma anlaşması, şartları varsa hem soruşturma aşamasında hem de kovuşturma aşamasında yapılabilir. Uzlaşma şikayetten vazgeçme değildir. Açığa imzanın kötüye kullanılması suçunun TCK 209/1 maddesinde düzenlenen hali uzlaşmaya tabi suçlar arasındadır. İlgili maddenin 2. fıkrasında düzenlenen hali ise belgenin niteliğine göre resmi belgede veya özel belgede sahtecilik suçunu oluşturmaktadır ve her iki suç da uzlaşma kapsamında düzenlenen suçlardan biri olmadığı için uzlaşmaya tabi değildir.

  • Etkin Pişmanlık

Etkin pişmanlık Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenmiş bir kişisel cezasızlık ya da cezada indirime sebep olan kurumdur. Etkin pişmanlık hükümleri, Türk Ceza Kanunu’nda her suç tipi için düzenlenmemiştir. Kimi suç tipleri için öngörülen etkin pişmanlık hükümleri, kanunilik ilkesi gereğince yalnızca düzenlenmiş olduğu suç tipleri bakımından uygulanabilecek bir hukuki müessesedir. Türk Ceza Kanunu’nun 209. maddesi kapsamında etkin pişmanlıktan faydalanmak söz konusu değildir.

  • Görevli Mahkeme

Açığa imzanın kötüye kullanılması suçunun TCK 209/1 maddesinde düzenlenen haline bakmakla görevli mahkeme, 5235 sayılı Kanun’un 11. maddesi gereğince suç için kanunda öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle Asliye Ceza Mahkemesidir. Ancak bu suçun nitelikli dolandırıcılık gibi ağır cezada yargılamayı gerektiren suçlarla birlikte işlenmesi halinde Ağır Ceza Mahkemeleri görevlidir.

Ayrıca ilgili maddenin 2. fıkrasında düzenlenen halinin belge niteliğine göre resmi belgede veya özel belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğu hallerde görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Ancak resmi belgede sahtecilik suçunun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir.

Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçuna İlişkin Örnek Yargıtay Kararları

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 14.12.2021 Tarih,  2020/5298E. 2021/12317K. Sayılı Kararı

  • Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçu
  • TCK 209. Madde

“Sanığın, katılana sattığı ve bedeli katılan tarafından çekle ödenen traktörün devir işlemlerinin yapılmasına kadar teminat olması için kendisine boş bir şekilde imzalı olarak verilen suça konu senedi, 14.02.2005 keşide, 20.01.2010 ödeme tarihli ve 11.000 Euro bedelli olarak doldurup bu senede dayalı olarak katılan aleyhine icra takibi başlatılması şeklinde gerçekleşen eyleminin, TCK’nin 209/1. maddesindeki açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 24/03/1989 tarih ve 1988/1-1989/2 sayılı ilamında açıklandığı üzere, eceği nazara alındığında; katılanın soyut iddiası dışında, suç konusu bononun aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğuna dair yazılı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın TCK’nin 209/1. maddesinde düzenlenen açığa atılan imzanın kötüye kullanılması eyleminden beraati yerine TCK’nin 209/2 göndermesiyle TCK’nin 207. maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine hükmolunması”


Yargıtay 11. Ceza Dairesi 27.10.2021 Tarih, 2019/8710E. 2021/9346K. Sayılı Kararı

  • Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçu
  • TCK 209. Madde

“Katılanın sanığa ait işyerinde bir süre çalıştığı, daha sonra maaşını alamadığı için işten ayrıldığı, katılanın sanığın halasına ait evde kiracı olarak oturduğu, kira sözleşmesinin sanık vasıtasıyla yapıldığı, her iki hukuki ilişkide de sanığın katılandan boş senet aldığı, daha sonra katılan bu senedi istediğinde sanığın yırtıp attığını söyleyerek geri vermediği, daha sonra aralarında geçen bazı olaylar sebebiyle sanığın boş senedi 30.06.2007 tanzim, 15.06.2008 ödeme tarihli ve 75.000 TL bedelli olacak şekilde doldurarak 07.12.2009 tarihinde icraya verilmesi şeklinde gerçekleşen eylemin 5237 sayılı TCK’nin 209/1. maddesi kapsamındaki açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu ancak 24/03/1989 tarih, 1988/1-1989/2 sayılı Yargıtay içtihadı birleştirme kararında ayrıntıları belirtildiği üzere boş senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunun yazılı delille ispatının zorunlu olduğu, tüm dosya kapsamına göre katılan tarafından sunulan bir yazılı delil bulunmadığı gibi yazılı delil başlangıcı kabul edilebilecek bir delilin de sunulmaması karşısında; sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşılmakla”


Yargıtay 11. Ceza Dairesi 13.10.2021 Tarih, 2020/3429E. 2021/8438K. Sayılı Kararı

  • Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçu
  • TCK 209. Madde

“Sanığa yüklenen eylemin TCK’nin 209. maddesine uyan takibi şikayete bağlı bulunan açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu, hükümden sonra temyiz aşamasında katılan vekilinin şikayetten vazgeçildiğine dair dilekçe gönderdiği anlaşılmakla; TCK’nin 73/4 madde ve fıkrası gereğince, şikayete tabi suçlarda şikayetten vazgeçme, hüküm kesinleşinceye kadar kullanılabilen ve ceza davasının düşmesine yol açan bir işlem olup, TCK’nin 73/6 madde ve fıkrası gereğince vazgeçmeyi kabul etmeyen sanığı etkilemeyeceği, vekilin vazgeçme hakkını kullanabilmesi için de özel olarak yetkilendirilmesi gerektiği gözetilerek, bu husus katılana açıklatılıp şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususunda sanığın beyanı alınarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması”


Yargıtay 11. Ceza Dairesi 12.10.2021 Tarih, 2021/19978E. 2021/8235K. Sayılı Kararı

  • Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçu
  • TCK 209. Madde

“Sanığın, üvey kızı olan katılana ”Öz babasından kalan miras haklarının takibini yapacağını” söyleyerek vekaletname olduğunu belirterek bonoyu imzalattıktan sonra katılan aleyhine suça konu bonoyu icraya koyarak kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda; mahkemece sanığın eyleminin açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu kabul edildiği halde, suç vasfı ikiye bölünerek aynı eyleme ilişkin olarak TCK’nin 209/1 maddesi uyarınca mahkumiyetine 158/1-d maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan da beraat hükmü kurulması suretiyle hükümsüzlüğe neden olunması, … 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin BOZULMASINA, …”


Yargıtay 15. Ceza Dairesi 15.06.2021 Tarih, 2017/36988E. 2021/7115K. Sayılı Kararı

  • Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçu
  • TCK 209. Madde

“… Dairemizin 03/07/2014 tarih, 2012/21993-2014/13338 sayılı ilamı ile …’nın bol miktarda samimi imza örnekleri tespit edilip senetteki imzanın…’nın eli ürünü olup olmadığı ve senedin oluşturuluş şekli hususunda Adli Tıp Kurumu’ndan rapor aldırıldıktan sonra sonucuna göre açığa atılan imzanın kötüye kullanma suçunun oluşup oluşmayacağı da tartışılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, gerekçesiyle hükümlerin bozulduğu, mahkemece bozmaya uyulmasına ve senetteki imzanın…’nın eli ürünü olup olmadığı hususunun tespiti için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor almasına rağmen senedin oluşturuluş şekli hususunda rapor alınmadığı anlaşıldığından, Adli Tıp Kurumu’ndan senedin oluşturuluş şekli hususunda rapor alınıp dava konusu senedin daha önce başka bir amaçla imzalanmış başka bir belgenin alt ve üst kısımlarının kesilmesi ve üzerinin isteğe uygun olarak doldurulması sureti ile mevcut duruma getirilip getirilmediği hususlarının belirlenmesinden sonra sonucuna göre; sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken yazılı biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması, …”


Yargıtay 15. Ceza Dairesi 09.06.2021 Tarih, 2019/13711E. 2021/6819K. Sayılı Kararı

  • Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçu
  • TCK 209. Madde

“Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık hakkında katılanlar … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;

Sanık savunmaları, katılanların beyanları, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; sanığın eylemi nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçunu oluştuğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş, sanığın tekerrüre esas alınan ilamına konu açığa imzanın kötüye kullanılması suçunun 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; tekerrüre esas alınan ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. …”


Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçu Örnek Suç Duyurusu

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

Mağdur Müşteki : Adı ve Soyadı (T.C. Kimlik No) – Adresi

Vekili                       : Av. Umur YILDIRIM

Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat: 4 No: 7 Çankaya/ANKARA

Şüpheli                   : Adı ve Soyadı (T.C. Kimlik No) – Adresi

Suç                           : Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması (TCK md. 209)

Suç Tarihi             : …/…/….

Konu                       : Şüpheli hakkında işlediği suç nedeniyle soruşturma başlatılması ve soruşturma sonucunda kamu davası açılması talepli şikayet dilekçesidir.

Açıklamalar         :

  • Burada müvekkil hakkında, kim olduğuna ve şüpheli tarafından açığa imzanın kötüye kullanılması suçunun nasıl konu edildiğine ilişkin bilgilere yer verilmelidir.
  • Yaşanılan olay ayrıntılı bir biçimde izah edilmelidir.
  • Burada ise, yaşanılan olaya ilişkin hangi delillerin olduğundan bahsedilmelidir.
  • Dilekçenin ekinde yer verilecek delillerin neler olduğu belirtilmelidir.

Hukuki Sebepler : TCK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.

Hukuki Deliller   : Tanık, yemin, imza örnekleri, suça konu belgenin fotoğraf görüntüleri, mesajlar ve ilgili her türlü yasal delil.

Sonuç ve İstem    : Yukarıda açıklanan nedenlerle şüpheli hakkında soruşturma başlatılmasını, soruşturma sonucunda kamu davası açılması yönünde karar verilmesini saygılarımla vekaleten arz ve talep ederiz.

Müşteki Vekili

                            Av. Umur YILDIRIM

                                   İmza

Sıkça Sorulan Sorular

Açığa imzanın kötüye kullanılması suçu takibi şikayete bağlıdır.

Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçu her türlü delille ispat edilebilir.



Avatar

1990 yılında Kırıkkale’de doğan Umur Yıldırım, orta öğrenimini Bursa Polis Koleji’nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine Ankara Polis Akademisi’nde başlamış ve 2011 yılında ayrılmıştır. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlayarak başarı burs ile üç yılda dönem ikincisi olarak mezun olmuştur. Halen tam burslu olarak Çankaya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü-Kamu Hukuku Bölümünde yüksek lisansına devam etmekte olan Umur Yıldırım, Kadim Hukuk ve Danışmanlık Bürosu’nun kurucusudur.

Yorum Yazın