Ceza Hukuku

Tehdit Suçu ve Cezası – Türk Ceza Kanunu (TCK) 106

Tehdit suçu toplumsal hayatta en çok karşılaşılan suç tiplerinden biridir. Sosyal medya kullanımının artmasıyla tehdit suçu çok fazla işlenen bir fiil haline gelmiştir. 5237 sayılı TCK’ nin “Özel Hükümler” başlıklı ikinci kitabının “Kişilere Karşı Suçları” düzenleyen ikinci kısmının “Hürriyete Karşı Suçlar” başlığını taşıyan 7. bölümünde düzenlenmiştir.

TCK 106 incelenirken Kadim Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak hazırlamış olduğumuz bu yazı ile korunan hukuksal değer, suçun konusu, suçun faili ve mağduru, suçun maddi ve manevi unsuru, teşebbüs, iştirak, içtima, kovuşturma usulü, görevli mahkeme, zamanaşımı, cezası ve uygulamaya yönelik bilgiler verilecektir.

Tehdit Suçu (TCK 106) Nedir?

Tehdit suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenen, kişinin karar verme ve hareket etme hürriyetine yönelik saldırıların cezalandırılarak kişilerin huzur ve sükununu koruma altına alan suç tipidir. Niteliği tehdit suçu uygulamada en sık karşılaşılan suç türlerinden biridir.

Tehdit suçu ve cezası 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun hürriyete karşı işlenen suçlar başlığı altında, 106. madde de düzenlenmiştir. Tehdit suçunun ihdasıyla bireyin, korkusuz endişe duymadan huzur içinde ve emniyet duygusuyla yaşaması sağlanmak istenmiştir.

TCK 106 uyarınca;

(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

(2) Tehdidin;

a) Silahla,

b)Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,

c)Birden fazla kişi tarafından birlikte,

d)Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,

İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.

şeklinde yer almıştır.

Tehdit suçu, iradeyi oluşturma özgürlüğüne ve iradi davranış özgürlüğüne karşı bir ihlalin sonucunda ortaya çıkmaktadır. Kişinin kendisinin, yakınının yahut bir başkasının hayatına, vücut dokunulmazlığına, cinsel dokunulmazlığına veya malvarlığına yönelik bir kötülük edileceğinden bahsedilmesiyle, tehdit suçu işlenmiş olacaktır. Mal varlığına karşı bir kötülük edeceğinden bahsedilmesiyle oluşan tehdit suçu mağdurun şikâyetine bağlı olarak incelenmektedir.

Ek olarak belirtmek gerekir ki, tehdit fiili, çoğu zaman başka bir suçun unsurunu oluşturmakta ya da başka bir suçun nitelikli halini oluşturmaktadır. Ancak, bu suç tanımında, tehdidin kendisi bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu bakımdan tehdit suçu, genel ve tamamlayıcı bir suçtur. Tehdit suçu salt davranış suçu olsa da kimi hallerde bu suça teşebbüs söz konusu olabilmektedir. Örneğin, mektup aracılığıyla bu suç işlenmek istenmişse, teşebbüs söz konusu olabilmektedir.

Tehdit Suçunun Şartları Nelerdir?

Tehdit suçu ve cezası dediğimiz zaman daima bunu böyle yapmazsan şeklinde söylemler akla gelmelidir. Bu nedenle tehdit yoruma açık bir suç türüdür. Uyarı kavramı ile karıştırmamak gerekir.

  • Tehdidin ciddi olması ve uyarıyı aşması gerekir. Bu ayrımı yaparken objektif değerlendirilmeler yapılmalıdır. Tehdidin gerçekleşip gerçekleşmemesi, mağdur üzerinde etkili olup olmamasına bağlı tutulmamalıdır.
  • Bir kimsenin irade özgürlüğü zarar verme bahsiyle tehlikeye düşmelidir, aksi halde tehdit suçu oluşmayacaktır. Bahsedilen bu tehlike, ortalama bir insana göre değerlendirilmelidir.   Bu noktada ülkemizde de oldukça yaygın olduğu için değinmek gerekir ki, beddua etmek tehdit suçu sayılacak  mıdır? Beddua ile tehdit suçunun işlenip işlenmeyeceğini değerlendirmek için, aynı şekilde, ortalama insana ve o çevreye göre düşünüp karar verilmelidir. Bu durumda kişinin üzerinde ciddi bir korku yaratılıyor mu diyerek somut olayın incelenmesi gerekir, ancak herhangi bir ölçü getirmek mümkün değildir.

Tehdit konusu kötülük, malvarlığına yönelik olan tehditler ayrı tutulmak kaydıyla mağdura değil de, bir üçüncü şahsa yönelik olabilir. Ancak, bu durumda mağdur ile üçüncü kişi arasında belli bir akrabalık, yakınlık ilişkisi mevcut olmalıdır. İlgili kanun maddesinde de bahsedilen yakın sözcüğü, fiili duruma göre değerlendirilir.  Bu kavramı çok genişletmemekle beraber kişi de bir kaygı yaratması, mağdurun iç dünyasını etkilemesi gerekir. Akrabalar bu yakın sınıfına girebilir, suçtan zarar görenin bir kaygı duyması gerekir fakat bunu da çok genişletmemek gerekir.

  • Tehdide sebep olan fiilin, hayali şeyler olmaması, duruma göre değerlendirilebilmesi ve mağdura ulaşmış olması gerekir.

Tehdit Suçu Unsurları

Tehdit suçu (TCK 106) çoğu zaman bir başka suçun unsurunu ya da nitelikli halini oluşturur. Örneğin; yağma (TCK 148), cinsel saldırı (TCK 102), çocukların cinsel istismarı (TCK 103), konut dokunulmazlığının ihlali (TCK 116), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (TCK 109) suçlarında olduğu gibi. TCK 106 uyarınca tehdit suçu genel ve tamamlayıcı, bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır. Tehdit suçunun başka bir suçun unsuru ya da cezayı ağırlatıcı nitelikli halini oluşturduğu durumlarda özel suçun genel suça göre önceliği ilkesi uyarınca TCK 42 kapsamında fail sadece özel suçtan ceza alacaktır. Ayrıca tehdit suçundan dolayı cezalandırılamaz.

Tehdit suçu başka bir suçun unsuru veya cezayı ağırlatıcı nitelikli haliyse sadece o suçtan dolayı ceza verilir. Ayrıca tehdit suçundan ceza verilmez. Örnek olarak tehdit ile hürriyeti engelleme suçu işlenmişse sadece bu suçtan ceza verilir. Ayrıca tehdit suçundan ceza verilmez.

  • Tehdit Suçu Faili

Kanunda suç olarak tanımlanan fiili işleyen kişi suçun failidir. Tehdit suçu, özgü bir suç değil, genel bir suçtur. Dolayısıyla, tehdit suçunun faili gerçek kişiler olmak kaydıyla herkes olabilir. Bir başka deyişle, tehdit suçu fail yönünden bir özellik taşımaz. Ancak, suçun birden fazla kişi tarafından işlenmesi ya da kişinin kendisini tanınmayacak hale sokmak suretiyle bu suçu işlemesi durumlarında TCK 106 gereği failin cezası artacaktır. Ek olarak belirtilmelidir ki, kamu görevlisinin görevi nedeniyle sahip olduğu yetkiyi kullanarak bu suçu işlemesi sonucunda TCK m.266 gereği kamu görevlisi olan failin cezası da artacaktır. Tehdit suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte (müşterek fail sıfatıyla) işlenmesi 106/2-c bendinde daha ağır ceza ile cezalandırmayı gerektiren nitelikli bir hal sayılmıştır.

  • Tehdit Suçunda Mağdur

Suçun mağduru dendiğinde, akla ilk olarak suç fiili ile saldırıya uğrayan kişi gelmektedir. Tehdit suçunun mağduru, zarar verme bahsi nedeniyle iç huzuru bozulan, özgür iradesi ve iradi davranışı kısıtlanan kişidir. Bu şekilde bakıldığında bu suçun mağduru herkes olabilir.

Ancak, dikkat edilmesi gereken bir husus olarak, bu fiilin bir kişiye yönelmiş olması gereklidir. Aksi halde, muhatabı belli olmayan bir zarar verme bahsi fiili ile halkta korku yaratma durumuna sebep olunacak ve TCK’nın 213. maddesine sebebiyet verilecektir.

Tehdit suçunun mağdurunun medeni hakları kullanma ehliyeti bulunması şart değildir. Tam akıl hastaları, küçükler ve kusur yeteneğinden (isnat kabiliyetinden) yoksun kişiler de tehdit suçunun mağduru olabilirler. Bu durumda tehdidin bu kimselerin yakınlarına (akıl hastasının ve küçük çocuğun babası ya da annesini) korku ve endişeye düşürmeye, iç huzurlarını bozmaya yeterli olması halinde tehdit suçu oluşur, bu halde tehdit suçunun mağduru, akıl hastası ve küçük çocuğun yakınlarıdır. Nitekim 106/1 fıkrada mağduru bakımından getirilen yeni düzenleme ile bu husus yasal bir zemine kavuşturulmuş ve mağdurun “kendisine veya yakınına” yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle tehdit edilmesi halinde de suçun oluşacağı hükme bağlanmıştır. 106/1.fıkrada sözü edilen “yakını” teriminin anlamı sözlükte “aralarında sıkı ilişki olan, arkadaş, dost veya akraba” şeklinde açıklanmıştır. Bu itibarla “yakını” teriminin, mağdur ile üçüncü kişi arasındaki akrabalık yahut diğer bir surette edinilmiş yakınlık ilişkisi olarak anlaşılması gerekir.

  • Tehdit Suçu Hukuki Konusu

Tehdit suçu ve cezası hukuki konusu, hukuk tarafından korunan ve hukuki değer ya da hukuki menfaat olarak nitelendirilen; ceza normları ile de koruma altına alınan menfaat ve değerlerdir.

Tehdit suçunun hukuki konusu ise, bu tanımdan yola çıkılarak yukarıda da belirtildiği üzere kişilerin iç huzuru ve hukuksal güvenlik duygusudur.

Böylece kişinin özgür iradesiyle karar verebilmesi ve özgür iradesiyle davranabilmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle, zarar verme bahsinde bulunarak tehdit edilen davranış gerçekleştirilmese bile iradeyi ve iradi davranışı kısıtlaması nedeniyle, söz konusu davranış kanun tarafından suç haline getirilmiştir. Ayrıca, özellikle belirtmek gerekir ki, tehdit fiilinin suç sayılabilmesi için zarar verme bahsinin, mağdurun iç huzurunu bozması, onda korku ve endişe yaratması şart değildir. Mağdura yapılan tehdit mağdurun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olmalıdır.

  • Tehdit Suçunda Fiil

Tehdit suçunun işlenebilmesi için mağdurun kendisinin ya da yakının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yahut da mal varlığına sair bir kötülük yapılacağının fail tarafından  söylenmesi yeterlidir.  Bu söylem yoruma elverişli ve sınırlandırılamaz durumdadır.

Tehdit dediğimiz zaman daima bunu böyle yapmazsan şeklinde söylemler gerekir. Ancak, bu söylemler hukuka uygun bir istek dahilinde ise tehdit değildir. Örneğin, seni öldürürüm demek bir tehdit iken hukuka uygun olan bir istek olarak seni icraya veririm demek başkadır. İlk söylemde bir tehdit var iken ikinci söylemde bir hak kullanılacağını söylemek durumu vardır.

Bir başka incelenmesi gereken durum ise, kavga sırasında zarar verme bahsi olan söylemler üzerinedir. Kavga sırasında sarf edilen söylemler, kişinin o anki duygu durumundan ötürü, düşünülmeden sarf edilen söylemlerdir. Kişi bu anlamda birçok tehdit içerikli ifade kullanmış,  hatta küfretmiş olabilir. Ancak kavga sırasında söylenen sözler çoğunlukla kızgınlıkla söylenmiş olup yapılması hususunda ciddi olunmasa da söz konusu sözler isteyerek kasıtla söylenmiştir.

Bu durumda kavga sırasında kızgınlıkla söylenen sözler için tehdit suçu işlenmiş olacak, ancak suçun cezasında indirim olabilecektir.

Bir zarar verme bahsi olan tehdit fiilini başka bir bahis olan uyarıyla da karıştırmamak gerekir. Örneğin, kişiye ameliyat olmazsan yakında ölürsün demek, bir uyarıdır, bir tehdit değildir. Bu yüzden tehdidin ciddi olması ve uyarıyı da aşması gerekmektedir. Bahsedildiği şekilde, söylemlerin değerlendirilmesi gerekmektedir ve değerlendirme yapılırken de bu söylemlerin ortalama bir insan üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulmalıdır. Dolayısıyla tehdit kavramı yoruma elverişli bir husus olduğu için, bilirkişiye başvurmayı sık sık gerektirebilir.

Tehdit suçuna sebebiyet veren zarar verme bahsi söylemlerinin gerçekleşebilir olması, hayali şeyler olmaması gerekir. Tehdidin mağdura sunulması gerekir mağdura ulaşması gerekir. Mektupla olabilir sözle olabilir ona ulaştıracak insanlara karşı olacaktır. Bir işaretle de olabilir bu tehdit. Tehdidin gerçekleşebilir olması gerekir. Hayali şeyler olmaması gerekir. Fiili duruma göre değerlendirilmesi gerekir, sınır çizmek mümkün değildir.

Malvarlığına yönelik tehditlerde ise, kanun tarafından bir takım ölçütler getirilmiştir. Bahiste bulunulan zararın, büyük bir zarar olması gerekir. Söz konusu büyük zararın da fiili duruma göre objektif değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca, malvarlığına yönelik tehditlerde, kişinin kendisine ait bir malvarlığına karşı tehditte bulunulmalıdır.

  • Tehdit Suçu Manevi Unsuru

Tehdit suçu ve cezası hem olası kasıtla, hem de doğrudan kasıtla işlenebilecek, kasıtlı bir suçtur. Doğrudan kasıtla bir suçun işlenmesi için, o suçun bilerek ve isteyerek işlenmesi gerekirken; olası kasıtla bir suçun işlenmesi için ise, suçun gerçekleşme ihtimalini öngörerek ve adeta olursa olsun diyerek suçun işlenmesi gerekir. Tehdit suçu ise, bahsedilen iki şekilde de işlenebilecektir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi tarafından verilen 27.09.2006 tarihli kararda “Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup, suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur. Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilir ise de,  önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu etkileyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.” kararında olduğu gibi öfke ile işlenen tehdit fiilinde de kast unsurunun gerçekleştiğini vurgulamaktadır.

Tehdit Suçunun Cezası

  • Basit Tehdit Suçunun Cezası (TCK 106/1)

Basit tehdit suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 106. Maddesinin birinci fıkrasında da belirtildiği üzere,  yaşam hakkına ve malvarlığına karşı işlenebilecek tehdit suçudur. Burada, failin mağdura yönelttiği zarar verme bahsindeki zarar ağır nitelikte olmamalıdır.

Yargıtay kararlarına bakıldığında, “ben sana gösteririm, neden korkuyorsun erkek değil misin, gel istediğin yere gidelim, erkekse gelsin burayı eksin ağzının tadıyla burayı ektirmem, sizden hesap soracağım, seni yaylaya çıkartmayacağım, sen bizim kapının önünden geçersin, o zaman görürsün” şeklindeki sözlerin sair bir kötülük edileceğine ilişkin tehdit içerdiği kabul edilmiştir. Halen de uygulama bu doğrultudadır.

Mağdurun yaşam hakkı değerlerine yönelen bir zarar verme bahsi halinde, fail 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Örneğin, bir kişiye zarar verme bahsinde bulunarak “seni öldüreceğim” demek tehdit suçunun basit halini oluşturacaktır.

Tehdit suçu cezası basit halinde 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır.

  • Nitelikli Tehdit Suçunun Cezası (TCK m.106/2)

Suçun temel şekline ilave edilen ve cezanın artırılmasını veya indirilmesini gerektiren hallere, suçun nitelikli halleri denmektedir. Böyle durumlarda kanunda belirtilen suçun basit halinin yanında ek, bir hareket, bir unsur ortaya çıkacaktır. Tehdit suçunun nitelikli hallerinde ortak olan, suçun basit ve temel haline nazaran bu hallerinde, faili daha güçlü kılabilecek, mağduru ise daha zayıf kılabilecek fazladan etkenleri bünyesinde barındırmasıdır. Kanunda düzenlenmiş nitelikli haller, tehdidin kapsadığı korkutma gücünün ciddiliği ve yoğunluğu hususunda mağdurda ciddi kaygılar meydana getirmeye elverişli durumlardır. Bu haller kanunda açıkça belirtilir. Tehdit suçunun nitelikli halleri ve cezası da kanunda açıkça belirtilmiştir. Tehdit suçunun aşağıda bahsedilen nitelikli halleriyle işlenmesi halinde, faile 2 yıl ile 5 yıl arasında bir ceza verilecektir.

Tehdit Suçu Nitelikli Haller;

  • Tehdit suçunun silahla işlenmesi

Türk Ceza Kanunu’nda yer aldığı üzere, silah kavramından
; ateşli silahlar,  patlayıcı maddeler,  saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici aletler,  saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler anlaşılmalıdır. Silah genel bir terimdir. Bu durumda, mağdurda yaratılan psikolojik baskının ve korkunun derecesinin çokluğundan ve suçun işlenmesinin kolaylığının artmasından suçun cezası da arttırılmıştır.

Dikkat etmek gerekir ki, nitelikli halin gerçekleşmesi yönünden silahın gösterilmiş olması yeterli olup, ayrıca kullanılamaz olup olmaması önem taşımamaktadır. Örneğin, Yargıtay bir kararında mermisi bulunmayan veya tetik tertibatı bozuk olan hakiki silah gibi, tabancaya benzerlik gösteren bir aletin de aynı şekilde cezayı artırıcı sebep kabul edileceğine değinmiştir.

Somut olayda silahın tehdit suçunun işlenişinde kullanıldığının kabulü için silahın mağduru tevcih edilmesi gerekli olmayıp, onun iç huzurunu bozmaya elverişli bir şekilde teşhir edilmesi yeterlidir. Silahın ayrıca kullanılmasına gerek yoktur. Silahın somut olayın şartlarında orta derece zekâya sahip bir kimseyi korkutmaya uygun ve elverişli bulunması yeterlidir.

  • Tehdit suçunun kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle işlenmesi

Failin, kendisini tanınmayacak hale getirerek bu suçu işlemesi failin suçu işlemesini oldukça kolaylaştırırken, mağdurun kime karşı kendini savunacağını bilmemesinden ötürü de mağdurun korkusunu arttıracaktır.  Mağdurun kime karşı kendini savunacağını bilememesi, mağdurda oldukça büyük bir baskı ve korkuya sebep olacaktır. Failin, yüzünü değişik bir şekilde boyamış olması ya da tıpkı soygunların sık kullandığı bir yöntem olarak başına kadın çorabı geçirmesiyle bu suçu işlemesi gibi durumlarda tehdit suçunun nitelikli hali gerçekleştirilmiş olacaktır.

Söz gelimi, bir kimseye gönderilmiş olan imzasız mektup ya da özel bir işaretle kimliğini belli etmeyen faile karşı kişinin kendisini savunma olanağı olmayacağı için korku seviyesinin çokluğu ve savunma olanağının azlığı nedeniyle, ağır tehdit suçu oluşacaktır. Dolayısıyla maddede imzasız mektupla tehdit suçunun incelenmesi de tehdit suçunun nitelikli halleri arasında yer almıştır. Örneğin, kişinin evinin önüne ölüm işareti çizilmesi, evinin önüne kafatası, tabut, kanlı bez parçası konulması hallerinde da özel işaretlerle tehdit suçunu ortaya çıkaracaktır.

  • Tehdit suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi

Bir kimsenin birden fazla kişi tarafından tehdit edilmesi halinde mağdurun haklarına ilişkin tecavüzün yoğunluğu oldukça artmaktadır. Tek başına olan bir insana, birden çok kişinin aynı anda zarar verme bahsinde bulunması da o insanı çok daha fazla korkutacak, o insanın iradesi ve davranışları üzerinde de çok daha fazla baskı kurulmuş olacaktır. Aynı zamanda, mağdurun kendisine yöneltilen tehdide karşı kendisini koruma imkânı önemli ölçüde azalacaktır. Bu nedenler göz önünde bulundurulduğunda tehdit suçunun birden fazla kişi tarafından işlenmesi hali de suçun nitelikli halleri arasında yer almıştır.

  • Tehdit suçunun var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi

Örgüt, ortak bir amacı ya da eylemi gerçekleştirmek amacıyla bir araya gelmiş kurumların ya da kişilerin oluşturduğu birliktir. Suç örgütleri de suç işlemek amacıyla bir araya gelmiş kurum ve kişilerin oluşturduğu birliklerdir.

Gizli veya açık, var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları tehdit gücü, tek bir insanın tehdit gücüyle karşılaştırıldığında; örgütün işlediği tehdit suçunun, kişi üzerinde daha çok panik ve korku yaratacağı sonucuna ulaşmak, kaçınılmazdır. Bu nedenle suçun nitelikli hallerinden biri olarak sayılmaktadır.

Burada önemli olan husus, nitelikli halin uygulanması için, bahsedilen örgüt hem suç örgütü olmalı, yani suç işlemek amacıyla kurulmuş olmalı, hem de korkutucu bir etkiye sahip olmalıdır. Yahut korkutucu gücünden yararlanılan örgütün gerçekten var olması şart olmadığından; böyle bir örgütün varsayılması, örgütün adı kullanılarak korkutucu etkinin mağdur üzerinde doğması gereklidir.

  • Tehdit Suçunda İndirim Halleri (TCK 106/1-2)

TCK 106. maddenin 1. fıkrasının ikinci cümlesinde, mağdurun malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratılacağı veya sair bir kötülük edileceğinden bahisle tehdit edilmesi, cezanın daha az tayini gerektiren nitelikli bir unsur olarak düzenlenmiştir. Ayrıca suçun bu işleniş şeklinin soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikayetine bağlı kılınmıştır.

Tehdit Suçunun Özel Görünüşleri

Tehdit suçu, çok nadir şekillerde de olsa teşebbüse elverişli bir suçtur. Çok örneği olmamakla birlikte, bilinen en yaygın örneği, birine tehdit etmek için mektup yazıldığında ve o mektup muhataba ulaşmadan fiilden vazgeçildiğinde tehdit suçuna teşebbüs edilmesi durumu gerçekleşecektir. Yani, mektup aracılığı ile tehdit suçuna teşebbüs söz konusu olabilecektir.

  • İştirak

Tehdit suçu, iştirak hallerinin hepsine elverişlidir. Yani, suçu birden fazla kişiyle işlemek, birini suçu işlemeye azmettirmek ve birinin suçu işlemesine yardım etmek mümkündür. İştirak halleri, sayıldığı gibidir ve tehdit suçu bahsedilen bütün şekillerde iştirake elverişlidir. Tehdit suçunda iştirak bir özellik arz etmez. Tehdit suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, bu suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli unsur sayılmıştır.

  • İçtimaı

Tehdidin başka bir suçun unsuru veya cezayı ağırlaştıran nitelikli halini oluşturduğu durumlarda bileşik suç hükmü uyarınca faile ayrıca tehdit suçundan ceza verilmez. Tehdit içeren sözlerin yanı sıra hakaret içeren sözler de sarf edilmişse fail, gerçek içtima kuralına göre her iki suçtan da cezalandırılır.

Fail, aynı suç işleme kararı ile aynı kişiyi makul zaman aralıklarıyla müteaddit defalar tehdit etmişse zincirleme suç hükümleri uygulanır. Aynı sözlerle (tek fiille) birden fazla mağdurun aynı anda tehdit edilmesi halinde de TCK 43/2. fıkra hükmü uyarınca zincirleme suç söz konusu olur.

TCK 106. maddenin 3. fıkrasında özel bir içtima kuralına yer verilmiştir. Buna göre, tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı cezaya hükmolunacaktır. Kişi tehdidin, ciddiliğini vurgulamak için, bir başkasını öldürmüş veya yaralamış ya da malına zarar vermiş olabilir. Bu gibi durumlarda gerçek içtima hükümleri uygulanarak ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmedilmelidir.

Tehdit Suçunda Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Kararı

  • Tehdit Suçunda Adli Para Cezası

Adli para cezası, yargılamayı gerçekleştiren mahkeme tarafından, hükümlünün bir miktar parayı devlet hazinesine ödemesine karar verilmesidir. Tehdit suçu nedeniyle ceza mahkemesi tarafından verilen hapis cezası, somut olayın koşullarının değerlendirilmesi sonucu adli para cezasına çevrilebilir. Hükümde de malvarlığına yönelik tehdit suçunun işlenmesi halinde adli para cezasına hükmedilebileceği ifadesi açıkça yer almaktadır.

  • Tehdit Suçunda Erteleme Kararı

Erteleme kararında, mahkemece yargılanan kişinin suçlu olduğu tespit edilmiş ve kişi hakkında hapis cezası hükmedilmiştir. Ancak, mahkeme tarafından kişiye verilen hapis cezasının, cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesi halinde erteleme kararı verilmiş olacaktır. Tehdit suçunun cezalandırılmasında, bahsedilen erteleme kararının verilmesi mümkündür.

  • Tehdit Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi boyunca kasıtlı bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa ceza kararının ortadan kaldırılması ve davanın düşmesine yol açan bir cezanın bireyselleştirilmesi kurumudur.

Tehdit suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası miktarının 2 yıl veya daha az olması halinde suçu işleyen hakkında hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı verilebilir.

Tehdit Suç Soruşturma Kovuşturma Aşaması

Tehdit suçunun temel şeklinin ve nitelikli hallerinin soruşturulması ve kovuşturulması Cumhuriyet Başsavcılığınca genel hükümlere göre re’sen yapılır. Sair tehdidat halinde ise, suçun takibi şikayete tabidir. Madde de yer alan suçlar CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamındadır.

  • Tehdit Suçu Soruşturma Aşaması

Soruşturma evresinde, Cumhuriyet Savcısı araştırmaya başlar, davayı açar ancak soruşturma evresi bununla bitmez. Mahkeme eğer davayı kabul ederse, o anda soruşturma biter. Fail şüpheli iken sanık olur. Dava iddianame ile açıldığı için mahkemenin bir incelemesi söz konusu olacaktır. Eğer iddianamede eksiklik varsa, mahkeme geri gönderebilir. Tehdit suçunun basit halinin gerçekleşmesi halinde, mağdurun şikâyeti üzerine soruşturma evresi başlatılacakken nitelikli hallerinde şikâyete tabi değil, Cumhuriyet Savcısı tarafından re’sen soruşturma başlatılacaktır.

  • Tehdit Suçu Kovuşturma Aşaması

Kovuşturma evresi içerisinde duruşma hazırlığı, duruşma, müzakere ve karar vardır. Karar vermekle kovuşturma evresi bitmez. Bu kararın yasa yollarına gitmesi de bu evreye dâhildir. Bu kararın bir denetiminin olması gerekmektedir. Karar eğer onaylanırsa kesin karar olacak ve evre bitecektir. Ancak bitmemesi halinde bozulup tekrar mahkeme önüne gelmesi kovuşturma evresinin bitmemesi anlamına gelir.

Tehdit suçunda soruşturma aşamasının tamamlanarak iddianamenin mahkemeye gönderilmesi ve mahkemenin iddianameyi kabulü ile kovuşturma evresine geçilecektir.

Tehdit Suçunda Gözaltı ve Tutukluluk Hali

  • Tehdit Suçunda Gözaltı Hali

Gözaltı kararı için bu kişi hakkında somut delillerin olması gerekir. Savcı gözaltı kararı verir vermez kişinin fotoğrafı çekilir, parmak izi alınır. Şüphelinin kendisine gerekli bilgiler verilmeli ve hekime götürülerek muayenesinin yapılması gerekir. Gözaltı süresi AİHS uyarınca en fazla 4 gündür. OHAL durumunda bu süre 30 güne çıkmıştır.

Bireysel suçlarda gözaltı süresi ile toplu suçlarda gözaltı süresi birbirinden farklıdır. Bunlarda 24 saati geçmemesi öne sürülmüştür. Toplu suçlarda (birden fazla sanığı olan) bu süre 4 güne kadar uzatılmıştır. CMK madde 91’de geçen fıkrada mülki amirlerin talimatı ile belirlenen bazı kolluk amirlerine bir kişiyi 24 saate kadar gözaltına alma yetkisi verildi. Bu yetki tabi ki suçlara göre belirlenmektedir. İnsan öldürme, cinsel saldırı gibi suçlar bu düzenlemede anılan suçlardan bazılarıdır.

Tehdit suçunda, savcının gözaltı kararı ile failin gözaltına alınması mümkündür. Ancak tehdit suçu CMK’nun 91. maddesinde yer alan suçlardan olmadığı için, tehdit suçunda failin mülki amirlerin talimatı ile gözaltına alınması mümkün değildir.

  • Tehdit Suçunda Tutukluluk Hali

Tutuklama, CMK madde 100 ve devamındaki maddelerde düzenlenmiştir. Önlemlerin içindeki en önemlisidir.

Tutuklama suç işlendiğine ilişkin kuvvetli, yoğun kuşku bulunan bir kişinin özgürlüğünün kesin hüküm öncesi yargıç kararı ile kısıtlanmasıdır. Tutuklamanın amacı ceza yargılamasının yapılmasını sağlamaktır. Bir diğer amaç da ileride olabilecek bir infazı gerçekleştirmektir.

Tutuklama sadece ve sadece yargıç kararı ile olabilir. Savcı ancak tutuklanmayı isteyebilir. Tutuklamanın somut koşulları bulunmaktadır. Bu koşullar;

  • Kuvvetli suç şüphesi bulunmalıdır.
  • Bir tutuklama nedeni bulunmalıdır.
  • Tutuklama, somut olayda orantılı bir tedbir olmalıdır.

Sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez. Bu nedenle, tehdit suçunun nitelikli hallerinin gerçekleşmesi halinde tutuklama kararı verilebilecekken suçun temel hali için tutuklama kararı verilmesi mümkün değildir.

Tehdit Suçu Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Uzlaşma, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

  • Tehdit Suçunda Şikayet Süresi

Malvarlığına yönelen basit tehdit suçu şikayete tabidir. Şikayet süresi de, mağdurun fiili ve faili öğrenmesinden itibaren 6 aydır. Yaşam hakkına, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit suçlarının soruşturulması ise, şikayete bağlı olmamakla beraber dava zamanaşımı süresi olan 8 yıl içerisinde yapılabilir.

  • Tehdit Suçunda Zamanaşımı

66/1-e bendi uyarınca, maddede yazılı suçların dava zamanaşımı süreleri sekiz yıldır. Bu süre tehdit fiilin gerçekleştirilmesinden itibaren başlar.

  • Tehdit Suçunda Uzlaşma

Uzlaşma, suçtan mağdur olan kişinin suç şüphelisi ile anlaşması sonucunda ceza yargılamasının sona ermesidir. Uzlaşma şikayetten vazgeçme değildir. Tehdit suçu uzlaştırma kapsamındaki suçlardan bir tanesidir. Dolayısıyla, tehdit suçunun varlığında mağdur ve suç şüphelisi arasında anlaşma yapılarak ceza yargılamasının sona ermesi mümkündür.

  • Tehdit Suçunda Etkin Pişmanlık

Etkin pişmanlık Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesinde düzenlenmiş bir kişisel cezasızlık ya da ceza da indirime sebep olan kurumdur. Etkin pişmanlık hükümleri Türk Ceza Kanunu’nda genel bir düzenleme olarak değil özel suç tipleri bakımından istisnai bir kurum olarak düzenlenmiştir. Etkin pişmanlık hükümlerine başvurulabilmesi için tehdit suçunda özel bir düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle, tehdit suçu için etkin pişmanlıktan faydalanılması mümkün değildir.

  • Tehdit Suçunda Görevli Mahkeme

Tehdit suçu gerçekleştiğinde, yetkili ve görevli mahkeme açısından suçun işlendiği yerdeki Asliye Ceza Mahkemesi’ne başvurulmalıdır.

Tehdit suçundan yargılanan kişilerin ceza avukatı ile çalışması sürecin doğru ve hızlı yürütülmesi bakımından önemlidir. Zira ceza davaları hürriyetinizi bağlayıcı ceza ile karşılaşma imkanınızın olduğu davalardır.

Yargıtay Kararlarında Tehdit Suçu

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.07.2019 tarihli, 2019/306 E,  2019/519 K sayılı Kararında tehdit suçu ile ilgili olarak şu açıklamalara yer verilmektedir:

“Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe Sözlüğüne göre “Gözdağı verme” anlamına gelen tehdit, bir kimsenin bir zarara veya kötülüğe uğratılacağının bildirilmesidir. Bu bildirimin sözlü olması mümkün olduğu gibi başka yollarla ve bu bağlamda davranışlar yoluyla da yapılması mümkündür. TCK’nın 106. maddesinde yer alan “Bahisle” kelimesi ile yalnızca sözlü anlatımlar değil, fiili davranışlar da kastedilmektedir. Nitekim kanun koyucu bu maddenin ikinci fıkrasının b bendinde tehdidin mektupla veya özel işaretlerle işlenmesini suçun nitelikli hâlleri arasında kabul etmiş ve basit şekline göre daha ağır bir ceza ile cezalandırılmasını öngörmüştür. Bu nedenle tehdit suçu, söz, yazı, resim, şekil veya işaret ile de işlenebilecek bir suç olup önemli olan gerçekleştirileceği belirtilen haksızlığın mağdurun bilgisine ulaştırılmasıdır (M.Emin Artuk, Ahmet Gökcen, A.Caner Yenidünya, Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, Ankara 2014, s.271).

Bu saldırının kişinin veya başkasının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına, belirli bir ağırlıkta olmak kaydıyla malvarlığına veya bunlar dışındaki sair bir kötülüğe yönelik olması gereklidir. Tehdidin, mağdurun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya objektif olarak elverişli olması yeterlidir. Bunun sonucu olarak suçun oluşabilmesi için mağdurun iç huzurunun bozulup bozulmadığının veya mağdurun bundan korkup korkmadığının ayrıca araştırılmasına gerek yoktur. Önemli olan failin tehdidi oluşturan fiili “Korkutmak amacıyla” yapmış olmasıdır (Majno, Ceza Kanunu Şerhi, Türk ve İtalyan Ceza Kanunları, Ankara, 1978, C. II, s.127; Abdullah Pulat Gözübüyük, Türk Ceza Kanunu Şerhi, Kazancı Hukuk Yayınları, 5. Bası, C.II, s.517 ve 873).

Tehdit suçuyla korunan hukuki yarar, TCK’nın 106. maddesinin gerekçesinde; “Tehdidin koruduğu hukukî değer, kişilerin huzur ve sükûnudur; böylece kişilerde bir güvensizlik duygusunun meydana gelmesi engellenmektedir. Bu nedenle, söz konusu madde ile insanın kendisine özgü sulh ve sükununa karşı işlenen saldırılar cezalandırılmış olmaktadır. Fakat tehdidin bu maddeyle korumak istediği esas değer, kişinin karar verme ve hareket etme hürriyetidir.” şeklinde açıklanmıştır.

Tehdit suçunun mağduru, iç huzuru ve sükunu, irade oluşturma ve iradi hareket hürriyeti ihlal edilen kişidir (İlhan Üzülmez, Yeni Türk Ceza Kanunun Hürriyete Karşı İşlenen Suçlar Sistemi Çerçevesinde Tehdit, Şantaj ve Cebir Kullanma Suçları, Turhan Kitabevi, Ankara, 2007, s.97). Tehdit suçunun mağduru herkes olabilir. Ancak tehdit suçunun oluşabilmesi için mağdurun belirli bir kişi ya da kişiler olması gerekir. Muhatabı belli olmayan tehdit eylemleri diğer şartların da varlığı hâlinde TCK’nın 170. maddesi kapsamında “Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” ya da 213. maddesi kapsamında “Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit ” olarak değerlendirilebilecektir.”

Tehdit suçu ve cezası hakkında daha fazla emsal kararı Yargıtay’ın sitesi https://www.yargitay.gov.tr/ indirebilirsiniz.

Hızlı bir şekilde çözüme ulaşabilmek ve hak kaybı yaşamamak adına; hukuki prosedürlerin her aşamasına hakim olan tecrübeli uzman ekibimizle birlikte Kadim Hukuk Bürosu olarak bu alanda hizmet vermekteyiz. Hukuki destek için buradan ulaşabilirsiniz.

Tehdit Suçu Şikayet Dilekçesi Örneği

………  (Suçun İşlendiği Yer Buraya Yazılacak) Cumhuriyet Başsavcılığı’na

Müşteki                   : İsim Soyisim (TC Kimlik No)

                                 Adres Bilgileri

Vekili                      : Av. Umur YILDIRIM

Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7, 06530 Çankaya

Şüpheli                  : İsim Soyisim (TC Kimlik No)

                               Adres Bilgileri

Suç                        : Tehdit Suçu (TCK 106)

Suç Tarihi ve Yeri : …/…/…

Konu                : Şüpheli hakkında işlediği suç nedeniyle soruşturma başlatılmasını, soruşturma sonucunda kamu davası açılması talepli şikâyet dilekçesidir.

Açıklamalar

  • Burada müvekkil hakkında kim olduğu, şüpheli tarafından tehdit suçunun nasıl işlendiğine ilişkin bilgilere yer verilmelidir.
  • Burada yaşanılan olay anlatılmalıdır.
  • Burada ise, yaşanılan olaya ilişkin hangi delillerin olduğundan bahsedilmelidir.
  • Dilekçenin ekinde verilecek delillerin neler olduğu belirtilmelidir.

Hukuki Sebepler: TCK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.

Hukuki Deliller : Tanık, yemin, video kaydı, fotoğraf görüntüleri, mesajlar ve ilgili her türlü yasal delil.

Sonuç ve İstem: Yukarıda açıklanan nedenlerle şüpheli hakkında soruşturma başlatılmasını, soruşturma sonucunda kamu davası açılması yönünde karar verilmesini saygılarımla vekâleten arz ve talep ederiz.

                                                                                                         Müşteki Vekili

                                                                                                       Av.Umur YILDIRIM

                                                                                                                İmza

Tehdit Suçu Hakkında Sık Sorulan Sorular

  • Mesajla tehditin cezası ne kadardır?

Mesajla bir kişiyi tehdit ederken kişinin kendisini tanınmayacak bir halde mesaj atması suretiyle, iki yıldan beş yıla kadar ceza verilmekteyken; kişinin kim olduğu belli ise bu durumda malvarlığına yönelik tehdidin cezası mağdurun şikayeti üzerine altı aya kadar hapis ya da para cezası iken; hayata vücut ve cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdidin cezası ise altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır.

  • Sosyal medyadan mesajla hakaret ve tehditten ceza alır mıyım?

Sosyal medya üzerinden bir kişiyi tehdit ederken kişinin kendisini tanınmayacak bir halde sahte bir hesap üzerinden tehdit etmesi sonucunda, tehdit eden kişiye iki yıldan beş yıla kadar ceza verilmekteyken; kişinin kim olduğu belli ise bu durumda malvarlığına yönelik tehdidin cezası mağdurun şikayeti üzerine altı aya kadar hapis ya da para cezası iken; hayata vücut ve cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdidin cezası ise altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır.

  • Telefonda hakaret ve tehditin cezası nedir?

Telefon aracılığıyla bir kişiyi tehdit ederken kişinin kendisini tanınmayacak bir hale sokması, sesini değiştirmesi, gizli numara kullanması şeklinde tehdit etmesi sonucunda, tehdit eden kişiye iki yıldan beş yıla kadar ceza verilmekteyken; kişinin kim olduğu belli ise bu durumda malvarlığına yönelik tehdidin cezası mağdurun şikayeti üzerine altı aya kadar hapis ya da para cezası iken; hayata vücut ve cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdidin cezası ise altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır.

  • Seni öldürürüm demenin cezası ne kadardır?

Seni öldürürüm demek, kişinin hayatına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahsetmek sureti ile tehdit suçunun işlenmesine sebebiyet vermektedir. Bu doğrultuda, seni öldürürüm demenin cezası, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır.

  • Tck 106/1-1 cümle 53 cezası ne kadardır?

106/ 1-1 tehdit suçunun basit hali olduğu için cezası 6 aydan 2 yıla kadardır.

Başa dön tuşu