NCMEC raporuna dayalı açılan davalar çoğu zaman yıllar sonra başlatılmaktadır. Bu da delillerin kaybolması, cihazların incelenememesi gibi ciddi sorunlara yol açar. Genellikle:

  • Sanık ifadesinde suçlamayı reddeder.
  • Bilgisayar veya telefon gibi dijital deliller bulunmaz.
  • Sadece tek dayanak NCMEC raporu kalır.

Ancak buna rağmen, sanık hakkında müstehcenlik suçundan dava açılır ve 2 yıldan başlayan hapis cezası istenir. Toplumda çocukların koruma ve gözetimi ayrı bir öneme sahiptir. Nitekim yalnızca failler değil hesabı çalınan ya da virüs bulaşan kişiler de bu suç nedeniyle yargılanabilir. Toplum baskısı mağdurun çocuk olduğu durumlarda üst seviyede olduğundan esasında suçun faili olmayan kişiler de yargılanmaktadır. Suça bulaştığı iddia edilen kişiler öncelikle Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Siber Suçlar masasından aranır ve kişinin savunması alınır. Gerekli görülmesi halinde kişi hakkında tedbir kararı dahi uygulanabilir. Suça kişinin kastı olmadan hatta haberi dahi olmadan bulaşması mümkündür.

İlgili Makale: İnfaz Hesaplama

NCMEC Nedir?

NCMEC, (National Center for Missing and Exploited Children) Türkçesiyle Kayıp ve İstismara Uğrayan Çocukların Ulusal Merkezi, çocukların kaybolması ve istismara uğramasının önlenmesi ile bu tür durumlarla mücadele edilmesi amacıyla 13.06.1984 tarihinde ABD’de kurulan bir sivil toplum kuruluşudur.

Kuruluşun temel amaçları arasında kayıp çocukların bulunmasına destek olmak, çocukların çevrim içi ve çevrim dışı ortamlarda maruz kalabileceği istismarı önlemek, çocuk istismarı faillerinin adalete teslim edilmesine katkı sağlamak ve çocukların güvenliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürütmek yer almaktadır. NCMEC hem ulusal hem de uluslararası düzeyde birçok devlet kurumu ve özel kuruluşla iş birliği yaparak bu hedeflere ulaşmaya çalışır.

NCMEC Raporu Nedir?

NCMEC (National Center for Missing and Exploited Children) yani Ulusal Çocukları Kaybetme ve İstismara Uğratılmışlara Karşı Koruma Merkezi çocukların kaybolmaları ya da istismara uğramaları halinde daha hızlı çözümler yaratılması için hazırlanan raporlardır. Kurum Amerika Birleşik Devletleri Merkezli olup, çocukların güvenliğini ön planda tutmak için çeşitli iş birlikleri yapar. Rapor kayıp ve istismar vakalarında hukuki süreçte mahkemeler nezdinde de kanıt olarak kullanılabilir. Ayrıca yapılan iş birlikleri ile kurumlar arası bilgi geçişi de hızlı bir şekilde sağlanır. Raporun temel bazı işlevleri bulunmaktadır. Bunlar:

  • Bilgilendirme İşlevi: Rapor çocukların kaybolması veya istismara uğraması konularında çeşitli bilgi paylaşımı sağlar. Somut olaylara ilişkin detaylı ve güncel verilerle bilgilendirme yapılır.
  • Yardım İşlevi: Rapor her ne kadar kurumlar arası bilgi geçişi sağlasa da aileler için de önemli bir destek sağlayıcıdır. Topluma ve ailelere yönelik erken müdahalelerde gerekli tüm destek sağlandığı gibi çeşitli istismar/kayıp vakalarında da koordineli bir şekilde çalışma hizmeti sunar.
  • Farkındalık İşlevi: NCMEC raporu ile toplumda çocukların kaybolması ve istismara uğraması durumlarında farkındalık yaratılır. Bu sayede erken müdahaleler, olası vakaları önleme süreçleri ile stratejiler geliştirilir.
  • Koruma İşlevi
  • Hızlı Müdahale Edilmesi
  • Hukuki Dayanak İşlevi

Dolayısıyla NCMEC raporu yalnızca bir belge değildir. Aynı zamanda çocukların dünya çapında korunmasına yönelik geliştirilen bir bilgi ve altyapı sağlayıcısıdır. İnternet servis sağlayıcıları ve çeşitli sosyal medya platformları NCMEC’e bildirimde bulunmaktadır. Bu bildirimler neticesinde istismar içerikli sayfalar hakkında yasal işlemlerin başlatılması sağlanır. Nitekim yalnızca kayıp ve istismar vakalarında değil çocukların sosyal medyayı aktif bir şekilde kullandığı günümüzde de koruma alına alınmaları için bu önemli bir husustur.

ncmec raporu davalari
ncmec raporu davalari

NCMEC Davaları

NCMEC raporları, çocuk pornosuyla mücadelede çok önemli bir rol oynar ve bu konuda bilinçlenme, önleme ve yasal yaptırım süreçlerine katkı sağlar. Ancak, NCMEC raporları hukuki süreçlerde kullanılmak üzere yetkililere iletilir ve hukuki değerlendirme ve adli soruşturma süreçleri bu raporların ardından yürütülür. NCMEC, öncelikle Amerika Birleşik Devletleri’nde faaliyet gösteren bir kuruluş olup, Amerika’daki kayıp çocuklar ve çocukların istismarıyla ilgili konulara odaklanır. Ancak, uluslararası düzeyde işbirliği yaparak diğer ülkelerdeki benzer kurumlar ve hukuki makamlarla bilgi paylaşımı gerçekleştirebilir.

Türkiye, NCMEC ile işbirliği yapan ülkelerden biridir. Dolayısıyla Türkiye’de NCMEC tarafından çocuklara ilişkin müstehcen görüntülerin internet ortamında paylaşıldığı tespit edilmesi halinde, ilgili paylaşımı yapan kişinin IP bilgileri ve varsa sosyal medya hesapları (Facebook, Instagram, Twitter, Google+, Gmail vb.) Türkiye’de Siber Suçlar Daire Başkanlığına gönderilir. Tespit edilen IP bilgisinin gerçek kullanıcısı tespit edilir ve dosya kişinin yaşadığı il savcılığına gönderilir. Neticesinde ise şahıs hakkında müstehcenlik suçundan hukuki işlem başlatılır.

NCMEC raporuna dayalı davalarda konu çocuklar olduğu için hukuki süreçler titizlikle yürütülmektedir. Ancak bu dava süreçlerinin yürütülmesinde herhangi bir hak kaybı oluşmaması için suç kesin olarak tespit edilmelidir. Ardından rapor bağımsız bir birim tarafından incelenerek deliller yeterli mi değil mi diye inceleme yapılır. Devamında suç noktasında bir kast mı var yoksa ihmalkarlık mı bulunuyor bu tespit edilmelidir. NCMEC raporuna dayalı davalarda tüm bu unsurlar incelenerek mahkeme tarafından bir değerlendirme yapılır. NCMEC raporlarında yeterli delil bulunduğu müddetçe soruşturma evresi başlar ve savcılık tarafından tüm incelemeler yapılır. Bu incelemeler kişinin telefon, bilgisayar gibi elektronik cihazlarda yaptığı araştırmaları da kapsamaktadır. Savcılık tarafından iddianame düzenlendiği takdirde mahkeme tarafından inceleme yapılır ve kişiler hakkında ilgili ceza maddelerinden cezaya hükmedilir.

NCMEC Raporu Nedeniyle Başlatılan Soruşturmanın Memurluğa Etkisi

NCMEC raporuna dayanılarak başlatılan soruşturmalar yalnızca ceza hukuku bakımından değil, kamu görevlileri açısından disiplin hukuku yönünden de önemli sonuçlar doğurabilmektedir. Devlet memurları hakkında çocukların cinsel istismarına ilişkin müstehcen içerik bulundurma veya yayma iddiasıyla adli soruşturma başlatılması hâlinde, çoğu zaman buna paralel olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uyarınca disiplin soruşturması da yürütülmekte; soruşturmanın niteliğine göre görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanabilmekte ve fiilin sübut bulması durumunda devlet memurluğundan çıkarma da dâhil olmak üzere çeşitli disiplin yaptırımları gündeme gelebilmektedir.

NCMEC raporları, çocuk pornosuyla mücadelede çok önemli bir rol oynar ve bu konuda bilinçlenme, önleme ve yasal yaptırım süreçlerine katkı sağlar. NCMEC, uluslararası düzeyde işbirliği yaparak diğer ülkelerdeki benzer kurumlar ve hukuki makamlarla bilgi paylaşımı gerçekleştirebilir. Türkiye, NCMEC ile işbirliği yapan ülkelerden biridir. Dolayısıyla Türkiye’de NCMEC tarafından çocuklara ilişkin müstehcen görüntülerin internet ortamında paylaşıldığı tespit edilmesi halinde, ilgili paylaşımı yapan kişinin IP bilgileri ve varsa sosyal medya hesapları (Facebook, Instagram, Twitter, Google+, Gmail vb.) Türkiye’de Siber Suçlar Daire Başkanlığına gönderilir. Tespit edilen IP bilgisinin gerçek kullanıcısı tespit edilir ve dosya kişinin yaşadığı il savcılığına gönderilir. Neticesinde ise şahıs hakkında TCK m. 226/3 kapsamında müstehcenlik suçundan hukuki işlem başlatılır.

NCMEC Raporu Nedeniyle Başlatılan Soruşturma Süreci

NCMEC raporu, uygulamada çoğu zaman ceza soruşturmasının başlatılması bakımından yeterli görülmektedir. Savcılık şüpheliyi ifadeye çağırır. Soruşturma aşamasında, raporun içeriği ile diğer mevcut delilleri birlikte değerlendirerek arama kararı verebilir, dijital materyallere el konulabilir. Arama ve el koyma işlemleri sonrasında, bilgisayar, telefon veya harici disklerden alınan dijital imajların bilirkişilerce incelenmesine karar verilebilir. Cumhuriyet savcısı, NCMEC raporu ile dijital inceleme sonucunda elde edilen delilleri birlikte değerlendirerek suçun işlendiğine ilişkin yeterli şüphe bulunduğu kanaatine ulaşırsa TCK m.226/3 uyarınca müstehcenlik suçundan iddianame düzenleyecektir. Aksi halde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verecektir.

İddianamenin görevli ve yetkili ceza mahkemesince kabul edilmesiyle birlikte kovuşturma aşamasına geçilmektedir. Bu aşamada mahkeme; dijital materyallerde tespit edilen içeriklerin sanığın bilgisi ve hâkimiyeti altında bulunup bulunmadığını, içeriklerin bilinçli olarak indirildiğini veya muhafaza edildiğini gösteren teknik bulguları, paylaşım veya dağıtıma ilişkin izlerin mevcut olup olmadığını ve söz konusu görüntü veya videoların gerçekten çocuklara ait olup olmadığını bilirkişi raporları ve diğer deliller ışığında değerlendirmektedir. Yapılan yargılama sonucunda sanığın suçu işlediği her türlü makul şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispat edildiği takdirde mahkûmiyet kararı verilecek; aksi hâlde beraat kararı tesis edilecektir.

NCMEC Raporu Nedeniyle Başlatılan Soruşturmanın Memurluğa Etkisi Nedir?

NCMEC raporu üzerine başlatılan ceza soruşturması, tek başına devlet memurluğunun sona ermesine yol açmamaktadır. Bununla birlikte, soruşturmaya konu fiilin niteliği ve özellikle çocukların cinsel istismarına ilişkin müstehcen içerik bulundurma, edinme veya yayma iddiaları, ceza hukuku yanında disiplin hukuku bakımından da önemli sonuçlar doğurabilmektedir. Bu nedenle devlet memurları hakkında NCMEC raporuna dayanılarak adli soruşturma başlatılması hâlinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri çerçevesinde ayrıca idari ve disiplin soruşturması yürütülmesi uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.

Disiplin soruşturmasının başlatılmasıyla birlikte, soruşturmanın sağlıklı yürütülmesini sağlamak, kamu hizmetinin güven ve saygınlığını korumak amacıyla memur hakkında geçici olarak görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanabilmektedir. Yüz kızartıcı suç kapsamında değerlendirilebilecek müstehcenlik fiillinin sübut bulması durumunda en ağır disiplin cezası olan devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesi gündeme gelebilecektir. Ancak uygulanacak disiplin cezası, her somut olayın özellikleri ve disiplin mevzuatındaki hükümler çerçevesinde ayrıca değerlendirilmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 131 inci maddesinde, aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olmasının disiplin kovuşturmasını geciktiremeyeceği; memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması hallerinin ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı hüküm altına alınmıştır. Yapılan düzenleme sonucunda disiplin soruşturması ile ceza kovuşturması birbirinden bağımsız kılınmıştır. Bununla birlikte, ceza yargılamasında verilen kararların disiplin soruşturmasına tamamen etkisiz olduğu da söylenemez. Burada önemli husus ceza yargılamasında verilen kararın içeriğidir.

  • NCMEC raporu nedeniyle başlatılan soruşturma sonucunda, memurun isnat edilen fiili işlemediğinin tespit edilmesi ve bu nedenle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi hâlinde, aynı fiile dayanılarak disiplin cezası verilmesi çoğu durumda mümkün olmayacaktır.
  • Ceza yargılaması sonunda memurun fiili işlemediğinin sabit olması nedeniyle beraat kararı verilmesi durumunda, kural olarak aynı fiilden dolayı disiplin cezası uygulanmaması gerekir. Buna karşılık beraat kararının yalnızca delil yetersizliğine dayanması hâlinde, disiplin makamları kendi değerlendirmeleri sonucunda disiplin cezası tesis edebilir.
  • NCMEC raporu nedeniyle müstehcenlik suçu kapsamında yürütülen kovuşturma sonucunda devlet memuru olan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilecek olursa disiplin cezası da verilmesi gerekecektir.

Uygulamada, NCMEC raporuna dayanılarak çocukların cinsel istismarına ilişkin müstehcenlik suçundan adli soruşturma başlatılması hâlinde, çoğu zaman eş zamanlı olarak disiplin soruşturması da yürütülmekte ve fiilin niteliği gereği memurun geçici olarak görevden uzaklaştırılmasına karar verilmektedir. Disiplin hukukunda belirlenen zamanaşımı süreleri de göz önünde bulundurularak ceza davası sonucu beklenmeden disiplin cezası uygulanmaktadır. Bununla birlikte, uygulanacak disiplin yaptırımı her somut olayın özellikleri, elde edilen deliller ve ceza yargılamasında ulaşılan maddi vakıalar birlikte değerlendirilerek belirlenmektedir. Genellikle müstehcenlik yüz kızartıcı suç kapsamında değerlendirilerek fiillinin sübut bulduğuna kanaat getirilmesi durumunda en ağır disiplin cezası olan devlet memurluğundan çıkarma cezası öngörülmektedir.

NCMEC Raporuna İtiraz

NCMEC, çocuk istismarı ve kaybolma vakalarının önlenmesi ve bu tür durumlarla mücadele edilmesi amacıyla ABD’de kurulmuş bir sivil toplum kuruluşudur. Bu kuruluşun temel hedefleri arasında kayıp çocukları bulmak, çocukların çevrimiçi ve çevrimdışı istismarını önlemek, istismarcıları adalete teslim etmek ve çocukların güvenliğini sağlamak yer alır. NCMEC, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde birçok devlet kurumu ve özel kuruluşla işbirliği yaparak bu hedeflere ulaşmaya çalışır.

NCMEC raporu alınması neticesinde kişiler hakkında tutuklama ve gözaltı kararı verilebileceği gibi haklarında ceza davaları da açılabilir. Hatta rapor nedeniyle adli soruşturmaların hızlandırılması dahi mümkündür. NCMEC raporu her ne kadar çocukların korunması için geliştirilmiş bir yol olsa da bazı durumlarda kişiler haksız yere suçlanabilir. Bu durumda NCMEC raporuna itiraz edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle alanında uzman bir avukatın yardımdan yararlanılması gerekmektedir.

NCMEC raporu incelendikten sonra kanıtlar ve itiraz gerekçeleri hazırlandıktan sonra resmi mercilere itiraz başvurusunda bulunulur. İtiraz incelenirken de ek belge ve bilgiler sunulması için sürecin yakından takip edilmesi gerekir. NCMEC tarafından inceleme yapılır ve NCMEC tarafından verilecek karar yine taraflara bildirilir. İtiraz kabul edilebileceği gibi reddedilebilir. Bu nedenle kişiler yanlış ve haksız bir suçlamayla karşılaştığı zaman itiraz ederek haklarını savunabilir.

NCMEC Savunma Beraat ve Yargıtay Kararları

NCMEC raporuna karşı savunma yaparken son derece dikkatli olunmalıdır. NCMEC doğrudan kendi dava açmaz. Bu raporu düzenleyerek savcılığa ihbarda bulunur. Savcılık resen soruşturma başlatır ve sonrasında delil durumuna göre dava açar. Türkiye, NCMEC ile işbirliği yapan ülkeler arasındadır. Eğer NCMEC, Türkiye’den bir IP adresinin çocuk pornografisi içeren içeriklerle bağlantısını tespit ederse, bu durumu Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’na bildirir. Bildirimde:

  • IP adresi,
  • Kullanılan sosyal medya veya e-posta hesapları (Instagram, Facebook, Gmail vb.),
  • Eylemin içeriği yer alır.

Bu bilgiler savcılığa ulaştırılır ve kişi hakkında TCK m. 226/3 kapsamında müstehcenlik suçu nedeniyle soruşturma başlatılır.

Dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın savunması, NCMEC raporu, tutanak, BTK kayıtları, izlenen görüntüler ile olayın seyri nazara alındığında, sanığın olay tarihinde facebook hesabından kız çocuğunun üzerinde kıyafetleri olmadığı hâlde müzik eşliğinde dans ettiğinin görüldüğü 1 dakika 7 saniye süreli müstehcen bir videoyu paylaştığı iddia edilmiş ise de; sanığın samimi beyanlarına ve yeminli tanık beyanına göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair, soyut iddia dışında sanığın mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği kanaati mahkememizde oluşmuş.“ gerekçelerine yer vermek suretiyle sanığın beraatına karar vermiştir.

“…Ceza muhakemesinin en önemli ilkelerinden biri olan ve Latince “in dubio pro reo” olarak ifade edilen “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel şartı, suçun şüpheye yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, yargılama sürecinde toplanan delillerin bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan ihtimali kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır.

Bu ispat, hiçbir şüphe ve başka türlü bir oluşa imkan vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde; XXX tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna göre sanığın müstehcen görüntüyü iki kez paylaştığının iddia edildiği, aynı bilirkişi raporunda [email protected] adresinin sanığın kullandığının tespit edilmesine rağmen bu hesabın teyide muhtaç veri olduğu, rızası dışında ele geçirilmiş olabileceği gibi paylaşımların sonradan değiştirebileceğinin belirtildiği, Sanığın da böyle bir paylaşımda bulunmadığını sorgu ve savunmalarında ısrarla belirttiği, Savunma tarafının sunduğu ve Adli Bilişim uzmanı Dr. XXX tarafından düzenlenen raporda da adı geçen müstehcen yayının sanık tarafından yapıldığının şüpheden uzak bir şekilde ortaya konamadığının belirtildiği, bu raporunda bilimsel verilerle aksinin ispatlanamadığı,  Adı geçen müstehcen yayınların sanığın kullandığı dijital materyallerde de bulunmadığı göz önüne alındığında, maddi vakıanın sanık tarafında gerçekleştirildiğine ilişkin şüpheden uzak kesin ve yeterli delil elde edilemediği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar vermek hukuka aykırı görülmekle,“ gerekçelerine yer vermek suretiyle, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına ve sanığın üzerine atılı suçtan beraatına karar vermiştir.

ncmec raporuna itiraz
ncmec raporuna itiraz

Müstehcenlik Suçu ve Cezası – TCK 226

Müstehcenlik suçu, müstehcen ürünlerin satımı, kiralanması, cinsel ilişkiye yönelik materyallerin paylaşılması, depolanması, satılması gibi seçimlik hareketlerle işlenen 5237 sayılı TCK’nin 226. Maddesinde düzenlenmiştir. Genel ahlaka karşı işlenen bu suç kapsamında 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezası öngörülmüştür. Suçun nitelikli halleri maddenin diğer fıkralarında ağırlatıcı neden olarak belirlenmiştir. Ayrıca suç yetişkinlere ve topluma karşı işlenmesi ile çocuklara karşı işlenmesi olarak ikiye ayrılmıştır.

Müstehcenlik suçunun çocuklara ulaşması genel itibariyle sosyal medya üzerinden ulaştırılır. Bunların yanı sıra çocuklara ilişkin pornografik görüntülerin çocuklara sosyal medya gibi iletişim araçları ile ulaştırılması hatta video yayını yapan kanallar üzerinden ulaştırılması da mümkündür. NCMEC raporu kapsamında çocuklara yönelik işlenen müstehcenlik suçu çeşitli seçimlik hareketlerle işlenebilir. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Müstehcen ürünlerin çocukların görüp duyacağı şekilde alenileştirilmesi (TCK 226/1-a-b): Çocukların erişebilecekleri yerlerde ürünlerin dinletilmesi, söyletilmesi, yazılı sözlü şekilde sergilenmesi halinde kişiye 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezası verilir.
  • Müstehcen ürünlerin üretiminde çocukların kullanılması (TCK 226/3-1.cümle): Müstehcen görüntü, yazı ve sözlerin üretiminde çocukların ve çocuklara ilişkin şeylerin kullanılması halinde kişiye 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ve beş bin güne kadar adli para cezası verilir.
  • Çocukların kullanıldığı müstehcen ürünleri ülkeye sokmak, satmak, bulundurmak ve kullanmak (TCK 226/3-2. Cümle): Kişinin çocukların kullanabileceği müstehcen ürünleri ülkeye sokması, satması, kullanması halinde verilecek ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.
  • Şiddet içerikli, ölü insan bedeni ya da doğal olmayan yollarla (hayvanlarla) cinsel davranışların çocuklara ulaştırılması (TCK 226/5): Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölü insan bedenleri üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel ilişkilere ilişkin yazı ya da görüntülerin çocukların ulaşabileceği şekilde ülkeye sokulması satılması, depolanması halinde ve bu yayınlara aracılık edilmesi halinde kişiye 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ve beş bin güne kadar adli para cezası verilir.
  • Çocuklar kullanılarak üretilen müstehcen ürünlerin çocuklara ulaştırılması (TCK 226/5): Çocuklar kullanılarak üretilen müstehcen görüntü ve yazıların basın yayın yolu ile çocuklara ulaşmasını sağlayan kişiler hakkında 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ve beş bin güne kadar adli para cezası verilir.

Suçun Sosyal Ağlar Üzerinden Oluşması

NCMEC kapsamında müstehcenlik, çocuğun kaçırılması, çocuğun istismar edilmesi eylemleri özellikle dijital platformlardan gerçekleştirilebilir. Bunlardan en önemlisi sosyal medya platformlarıdır. Sosyal medya ağları üzerinden çocuklar kolaylıkla herhangi bir fotoğraf ve videoya ulaşabilir. Bunun yanı sıra video ve müzik paylaşımı yapan platformlar üzerinden de çocuklara yönelik bu eylemlerin gerçekleşmesi mümkündür. Özellikle Tiktok gibi uygulamalar çocukların kolaylıkla ulaşabileceği platformlardır.

Bunların yanı sıra mesajlaşma uygulamalarından da çocuklara çeşitli içeriklerin gönderilmesi mümkündür. Ayrıca internet ağı üzerinden forumlar ve karanlık ağlar üzerinden de çocuk istismarına yönelik paylaşımlar yapılabilir. Bunun dışında çocuklara yönelik çevrimiçi oyun platformları üzerinden ve diğer uygulamalar üzerinden de istismar yapılabilir.