İdare Hukuku

Kyk Bursunun Krediye Dönüştürülmesi Hakkında İptal Kararı

Bursun krediye dönüşmesi itiraz

KYK Bursunun Krediye Dönüştürülmesi Hakkında İstanbul 6.İdare Mahkemesinin vermiş olduğu emsal iptal kararı yazımızda yer almaktadır.

                T.C.

             İSTANBUL

     6.İDARE MAHKEMESİ

ESAS NO                             :2018/…

KARAR NO                          :2018/….

DAVA                                    :

VEKİLİ                                  :

DAVALI                                :Yeditepe Vergi Dairesi Müdürlüğü/İstanbul

VEKİLİ                                 : AV. KÜBRA ALARSLAN

Hukuk ve İhtilaflı İşler Müdürlüğü  Hukuk Bürosu Vatan Cd.

Adnan Menderes Bulvarı Akşemseddin Mah. No:56 Kat:4

Fatih/İSTANBUL

DAVANIN ÖZETİ       : Davacı tarafından; 9.879,25 TL Yüksek öğrenim kredi borcunun tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen 21/08/2016 tarih ve 20160811665000021931 ana takip dosya numaralı ödeme emrinin; öğrenim kredisi almak için başvuru yapmadığı, kredi değil burs aldığı, haksız ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ     :Ödeme emri gönderilen borcun davacıya ait Yüksek Örenim Kredi borcu olduğu, ilgili kurum tarafından Yüksek Öğrenim Kredi Borcu dolayısıyla davacı adına ödeme emri düzenlendiği, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek yersiz açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren İstanbul 6. İdare Mahkemesi’nce dosya incelendi ve işin gereği düşünüldü.

Dava; davacı tarafından; 9.879,25 TL yüksek öğrenim kredi borcunun tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen 21/08/2016 tarih ve 20160811665000021931 ana takip dosya numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un 37. maddesinde, amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği, hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği, bu ödeme müddetinin son gününün amme alacağının vadesi günü açıklanmış; anılan Kanun’un 54. maddesinde, ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı; 55. maddesinde, kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de, kendisine ödeme emri tebliğ edilenlerin böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde ödeme emrinin iptalini isteyebilecekleri kural altına alınmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından 9.879,25 TL Yüksek öğrenim kredi borcunun tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen 21/08/2016 tarih ve 20160811665000021931 ana takip dosya numaralı ödeme emrinin, davacı öğrenim kredisi almadığı, bu nedenle de böyle bir borcunun olmadığı iddialarıyla iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Ödeme emri, yükümlüler için tahakkuk ettiği halde vadesinde ödenmeyen kamu alacaklarının cebren tahsil ve takibine başlangıç olarak bu alacağı vadesinde ödemeyenlere borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunu gösteren bil belgedir. 6183 sayılı Kanun‘un cebren tahsili ve takip esaslarını düzenleyen 54 ve müteakip maddeleri uyarınca, bir kamu alacağının konusu ne olursa olsun cebren tahsilatına geçilebilmesi, bir başka ifade ile  cebren tahsilatı işlemlerinin ilk basamağı olan ödeme emrinin düzenlenebilmesi, ancak, ödeme emrine konu alacağa ilişkin kararın tebliğ edilmesi suretiyle tahakkuk etmesi ve tahakkuk ettiği halde vadesinde ödenmemesi halinde mümkündür.

Aksi halde tahakkuk etmemiş bir alacak için ödeme emri düzenlenmesi halinde ilgililerin 6183 sayılı Kanun’un temerrüde düşen borçlulara uygulanacak müeyyidelerine maruz kalacakları, bunun da 6183 sayılı Kanun’un temel amacına uygun düşmeyeceği açıktır.

Bakılan davada; dava konusu ödeme emriyle tahsil edilmek istenen kamu alacağının öğrenim kredisine dayandığı ileri sürülmekte ise de; davacı tarafından burs aldığı,borcun öğrenim kredisine dönüştüğünün  kendisine bildirilmediği belirtilmekte olup, davalı idarece bildirildiğin ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı anlaşılmakta olup, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Burs Kredi Yönetmeliği’nde de bursun öğrenciye karşılıksız verilen para olarak tanımlandığı göz önüne alındığına, öğrenim  kredisi borcunun istenebilmesi için davacıya verilen bursun kesilerek öğrenim kredisi borcuna dönüştürüldüğünün davacıya bildirilmiş olması, diğer bir deyişle davacının öğrenim kredisi borcunun olduğu ve taahhüt ettiği borcu, imzalanmış olduğu senetteki şartlarla ödeyeceğinin bildiği halde söz konusu borcu vadesinde ödememiş olması gerekmektedir.

Ancak; davacı, kendisine tahsis edilen bursun öğrenim kredisine dönüştürüldüğüne veya ödeme emrine konu alacağa ilişkin herhangi bir kararın kendisine bildirilmediğini ileri sürmekte olup, kesilen bursun borçlanma karşılığı öğrenim kredisine dönüştürüldüğünün  davacıya tebliğ edildiğini kanıtlayan bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı görülmekle;davacıya bursunun krediye dönüştürülme işlemini dava konusu etme veya krediyi kabul etmeme gibi seçenekler bırakılmadığı gibi, borcun ödenmemesi halinde 6183 sayılı Yasa uyarınca tahsil aşamasına geçilmeden önce söz konusu tahakkuk işlemini de dava etme imkanı tanınmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda usulüne uygun olarak tahakkuk etmiş ve 6183 sayılı kanunun 37.maddesinde öngörülen bir aylık ödeme süresi tanınmasına gerek bırakmadan “belli olan vadesinde ödenmemiş” alacak durumuna, dolayısıyla da doğrudan ödeme emri düzenlenerek takip edilebilecek aşamaya gelmemiş olan alacak nedeniyle kesinleşmiş bir kamu alacağından söz edilemeyeceğinden, söz konusu borcun tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 359,70TL yargılama giderinin ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin ise söz konusu karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere  29/06/2018 tarihinde karar verildi.

kadim-law-consultancy-office-09-04-2018-656

Başa dön tuşu