Ceza Hukuku

Kasten Yaralama Suçu ve Cezası

Kasten yaralama suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda “Kişilere Karşı Suçlar” başlıklı ikinci kısmının ikinci bölümü olan “Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar” başlıklı bölümünde düzenlenmiştir. TCK’nın 86. Maddesi kasten yaralamayı düzenlerken 87.Maddesi neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama kurumunu düzenlemektedir. Kasten yaralama suçu ve cezası husunda maddeler aşağıdaki gibidir;

Kasten Yaralama 

Madde 86 – (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) (Ek fıkra: 31/03/2005 – 5328 S.K./4.mad) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.

(3) Kasten yaralama suçunun;

a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı,

b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,

d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

e) Silâhla,

İşlenmesi halinde, şikayet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama

Madde 87 – (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;

a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,

b) Konuşmasında sürekli zorluğa,

c) Yüzünde sabit ize,

d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,

e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hâllerde üç yıldan, üçüncü fıkraya giren hâllerde beş yıldan az olamaz.

(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun;

a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,

b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,

c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,

d) Yüzünün sürekli değişikliğine,

e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,

Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hâllerde beş yıldan, üçüncü fıkraya giren hâllerde sekiz yıldan az olamaz.

(3) (Değişik fıkra: 06/12/2006 – 5560 S.K.4.md) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır.

(4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hâllerde sekiz yıldan on iki yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hâllerde ise oniki yıldan on altı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Görüldüğü üzere 86.maddenin 1. fıkrasında kasten yaralama suçunun temel hali düzenlenmiştir. İlgili hükme göre yaralama fiili başkasının vücuduna acı vermek veya sağlığını ya da algılama yeteneğini bozmak şeklinde düzenlenmiştir ve söz konusu eylemlerin bilerek ve isteyerek yapılması kasten yaralama suçunu oluşturmaktadır. Aynı maddenin ikinci fıkrası suçun şikayete tabi halini üçüncü fıkrası ise suçun ağırlaştırılmış hallerini düzenlemiştir. 87.maddede ise kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış halleri düzenlenmiştir. Söz konusu haller aşağıda detaylı bir şekilde anlatılacaktır.

Kasten Yaralama Suçunun Unsurları

Fail

Kanunda suç olarak tanımlanan fiili işleyen kişi suçun failidir. Kasten yaralama suçunun özgü bir suç olmayıp genel suç olarak düzenlenmesinden dolayı faili gerçek kişi olmak kaydı ile herkes olabilir. Bu suçun faili olabilmek için herhangi bir özellik aranmamaktadır. Ancak failin mağdur ile belli akrabalık derecesi içinde olması, mağdurun failin üstsoyu, altsoyu, eşi veya kardeşi olması, suçun nitelikli halini oluşturacaktır.

Mağdur

Suçun mağduru insan olmak kaydı ile herkes olabilir. Sağ ve tam doğan herkese karşı bu suç işlenebilir bu noktada aynı kasten öldürme suçunda olduğu gibi anne karnındaki cenine karşı bu suç işlenemez. Suçun mağduru olmak adına tek koşul canlı olmaktır dolayısıyla ölü birine karşı kasten yaralama suçu işlenemez. Fail, kendisine karşı da bu suçu işleyemez ancak kanunda bazı hallerde kendini yaralamayı suç olarak saymıştır( Askeri Ceza Kanunun 79.maddesi vb.). Bu durumlar haricinde kasten yaralama da mağdur ve fail aynı kişi olamaz. Mağdurunla fail arasında altsoy ya da üst soy akrabalık ilişkisinin olması ya da failin eşi veya kardeşi olması, beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak durumda olması, ya da kamu görevlisi olduğu hallerde suçun nitelikli hali oluşacaktır.

Suçun Hukuki Konusu

Suçun hukuki konusu, hukuk tarafından korunan hukuki değer ya da hukuki menfaat olarak nitelendirilen; ceza normları ile de koruma altına alınan menfaat ve değerlerdir. Yaralama suçunda korunan hukuki menfaat kişi veya kişilerin beden ve psikolojik varlıkları veya dokunulmazlıklarıdır. Kasten yaralama suçu ve cezası ile kişinin bedeni varlığı korunuz

Eylem

Kasten yaralama TCK’nın 86.maddesinde başkasının vücuduna acı vermek veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olmak şeklinde tanımlanmıştır. Acı vermekten kasıt mağdurunun bedeninde duyulan fiziksel acıyken, sağlığının bozulması, mağdurun sağlık durumunun, suçtan önceki hale nazaran daha kötü duruma gelmesi anlamına gelmektedir. Algılama yeteneğinin bozulması ise mağdurun ruhsal durumunda bozulmalara işaret eder (örneğin kişinin hipnotize edilmesi vs. ).

Kasten yaralama suçu serbest hareketli bir suç olarak düzenlenmiştir. Vurma, alet saplama, korkutma gibi herhangi bir hareketle işlenebilir. Suç, tek hareketle de işlenebileceği gibi aralarında fazla zaman olmaması kaydı ile birden fazla hareketle işlenebilir ( örneğin arka arkaya birden çok yumruk atmak gibi). Zaman aralığının fazla olması birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet verecektir. Vücuda acı vermeden kasıt fiziki bir acıdır ve bu da ancak vücuda temasla olabilir. Bu noktada mağdurun acı duyup duymamasına bakılmaksızın, normal şartlar altındaki bir insanın acı duyup duymayacağı noktasına bakılması gerekmektedir.

Sağlığının bozulması hususunda ise dikkat edilmesi gereken nokta, yapılan hareket sonucunda illa tedavi gerektirmemesidir. Mağdurun sağlığının hareket öncesi halinden daha kötü bir duruma gelmesi yeterlidir. Bunun için ise mutlaka fiziksel sağlık olması gerekmemekte, örneğin mağdurun sinir krizi geçirmesi de yaralama kapsamına girmektedir. Algılama yeteneğinin bozulmasından kasıt ise bireyin algılama, düşünme ya da iradesine göre hareket etme yeteneğindeki bozukluktur. Örnek vermek gerekirse, kişini korkutularak konuşamayacak duruma gelmesi ya da uyuyamaz hale gelmesi de bu kapsamdadır.

Aynı maddenin 2. fıkrasında ise suç oluşturan fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması halini hafifletici neden olarak düzenlenmiştir. Basit bir tıbbi müdahaleden anlaşılması gereken sağlık mensubu olmayan kişiler tarafından da edilebilecek bir müdahale ya da ilk yardımdır. Bu konuda Adli Tıp Kurumunun da içinde basit tıbbi müdahalelerin neler olduğunu belirttiği bir listesi vardır.

Suçun Nitelikli Hali

Kasten yaralama suçu ve cezası nitelikli halinin oluşması için gereken hal ve durumlar yer almıştır. Bu halleri tek tek incelemek gerekirse;

Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı

Suçun üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı işlenmesi suçun nitelikli halini oluşturur. Üvey üstsoy ve alt soylar bu kapsamda değerlendirilmez. Fakat üvey kardeş bu kapsamda nazara alınacaktır. Yine mağdurun eş sayılabilmesi için resmi nikâhlı olması gerekmektedir.

Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı

Bu bentte sözü geçen “beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durum”  ileri yaşta olma, yaş küçüklüğü, hastalık, sakatlık olabileceği gibi bilinçsizlik, narkoz ya da uyuşturucu madde etkisi altında kalma ya da herhangi bir ruhsal bozukluk sebebiyle direnememe halleri olabilir. Sonuç itibari ile mağdurun kendini koruyacak güce sahip olmaması gerekmektedir. Mağdurun bu ve benzeri halleri söz konusu olduğunda suçun nitelikli hali oluşacaktır.

Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle

Bu noktada suçun kamu görevi nedeni ile işlenmiş olması gerekmektedir. Yaralama fiili ve kamu görevi arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. Suç, görev gereklerine uygun davranıldığı için işlenmiş olmalıdır.

Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle

Bu bendin uygulanabilmesi için failin hem kamu görevlisi olması hem de mağdur üzerinde bir nüfuza sahip olması gerekmektedir. Örneğin öğretmenin öğrencisini dövmesi durumunda bu bent uygulanacakken, öğretmen arkadaşını dövdüğünde bu kapsama alınmayacaktır.

Silahla

TCK 6. Maddesi silah deyimini tanımlamıştır. Buna göre;

  1. Ateşli silâhlar,
  2. Patlayıcı maddeler,
  3. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet,
  4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,
  5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler

silah olarak sayılacaktır.

TCK’nın 87. maddesi ise neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu düzenlemektedir. Bu noktada netice hallerinin gerçekleşip gerçekleşmediğinden emin olunmadığı durumlarda Adli Tıp Kurumuna başvurulması gerekmektedir. Bu hükmün fıkralarında düzenlenen durumlar için ayrı ayrı suçun basit hali için düzenlenen cezadan daha ağır cezalar belirlenmiştir. 87. Maddenin 1. Fıkrasında belirtilen durum ve halleri incelemek gerekirse:

Kasten yaralama fiili, mağdurun;

Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına sebep olması

Bu bendin uygulanmasının söz konusu olması için mağdurun duyu ve organlarından herhangi birinin sürekli olarak zayıflaması ve tedavi ile zayıflığın giderilmemesi gerekmektedir.

Konuşmasında sürekli zorluğa sebep olması

Bu bentte kastedilen, mağdurun konuşma yetisini kaybetmesi değil, açık ve anlaşılır şekilde konuşma halinin değişikliğe uğramasıdır. Böyle bir durum da neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış kasten yaralama kapsamına girmektedir.

Yüzünde sabit iz oluşması

Bu halde dikkat edilmesi gereken nokta yüzün saçlı derinin bittiği yerden başlamasıdır. Örneğin kafatasında oluşan bir iz bu bent kapsamına girmeyecektir. Yüz tanımı, boyun ve kulakları da kapsamaktadır.

Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma sokması

Failin yaralama amacıyla fiili işlerken mağduru ölüm tehlikesi ile baş başa bırakması sonucu ortaya çıktığında bu bent uygulama alanı bulacaktır dolayısıyla bu bendin uygulama alanı bulabilmesi için mağdurda yaralama fiili sonrası oluşan hasar ölüm sonucu doğurabilecek derecede olmalıdır. Böyle bir sonucun olabilme ihtimalinin değerlendirilmesinin tıbbi bir inceleme ile yapılması daha doğru olacaktır fakat örnek vermek gerekirse, büyük damar kesileri ölüm sonucu doğurabilecek derecede bir yaralamadır.

Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına sebep olması

Bu halin söz konusu olabilmesi için öncellikle eylem ve çocuğun vaktinden önce doğması arasında nedensellik bağının bulunması gerekir ve fail mutlaka mağdurun gebe olduğunu bilmelidir aksi takdirde bu bentte düzenlenen nitelikli hal oluşmayacaktır.

Maddenin 2. Fıkrasında belirtilen durum ve halleri incelemek gerekirse:

Kasten yaralama fiili, mağdurun;

İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine sebep olduysa,

Bu noktada iyileşme olanağının bulunmayan bir hastalıktan kasıt ruhen ya da fiziksel bir hastalık olup, hastalığın ömür boyu devam etme durumu olmasıdır. Bitkisel hayata ilişkin ise, mağdurun failin yaralama fiili sonucu bitkisel hayata girmesi ve daha sonra bitkisel hayattan çıkarak normale dönmesi gerekmektedir.

Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine sebep olması

Bu bentte dikkat edilmesi gereken husus,  vücutta göz, el ya da ayak gibi birden fazla organın bulunduğu durumlarda birinin bile işlevini yitirmesi halinin bu madde kapsamında olacağı hususudur.

Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına

Bu halde mağdurun konuşma ya da çocuk yapma yeteneğinin tamamen kaybolması gerekmektedir. Bu halde mağdur kadın ya da erkek olabilir

Yüzünün sürekli değişikliğine sebep olması

Bu durumda, mağdurun yüzündeki değişikliğin, mağduru tanınmayacak hale getirmesi gerekmektedir. Plastik cerrahi ile yüzün şeklinin düzeltilmesi suçun oluşumuna engel değildir. Yüzün tanımı ile ilgili olarak yukarıda söylenenler burada da geçerlidir.

Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine sebep olması

Bu noktada fail mağdurun gebe olduğunu bilmeli ancak hareketi çocuğu düşürme maksadıyla yapmamalıdır. Aksi takdirde TCK’nın 99.maddesinde düzenlenen çocuk düşürtme suçu oluşacaktır.

  1. Maddenin 3. Fıkrasında kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halini düzenlenmiş, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre önceki fıkralar nazara alınarak ceza tayin edileceğini belirtmiştir.
  2. Maddenin 4. Fıkrasında kasten yaralama suçu sonucu ölüm meydana gelmesi halini düzenlemiştir. Bu fıkranın uygulanması çeşitli koşullar gerekmektedir. Öncelikle fail öldürme kastı ile değil yaralama kastıyla eylemi gerçekleştirmelidir. Mağdurdaki yaralanma kasten yaralama suçunun düzenlendiği 86.Maddenin 1. ve 3. Fıkrasındaki belirtilen halde olmalıdır. Örneğin, 86.maddenin 2. Fıkrasındaki gibi basit bir tıbbi müdahaleye gerektiren bir yaralama söz konusu iken mağdur ölürse suç, 87/4 kapsamında değerlendirilmeyecek, taksirle adam öldürme suçu oluşacaktır. En son olarak ise; eylem ve ölüm arasında nedensellik bağı olması gerekmektedir.
Suçun Manevi Unsuru

Kasten yaralama suçu hem olası kasıtla, hem de doğrudan kasıtla işlenebilecek, kasıtlı bir suçtur. Doğrudan kasıtla bir suçun işlenmesi için, o suçun bilerek ve isteyerek işlenmesi gerekirken; olası kasıtla bir suçun işlenmesi için ise, suçun gerçekleşme ihtimalini öngörerek ve adeta olursa olsun diyerek suçun işlenmesi gerekir. Yargıtay bu noktada kastın yaralamaya mı öldürmeye mi olduğunu belirlemek adına birkaç ölçüt belirlemiştir. . Bunlar; fail ile mağdur arasında bir husumet olup olmadığı, kullanılan aracın kullanım şekli ve öldürmeye elverişliliği, mağdurdaki darbe sayısı ve şiddeti, darbelerin isabet ettiği bölgelerin hayati önemi gibi ölçütlerdir.( Yargıtay CGK. 27/18/2005, 131/167)

Teşebbüs

Kasten yaralama suçunun tamamlanması, mağdurun kendi vücudunda acı duyma, algılama yeteneği veya sağlığının bozulması gerekmekte ve bu da failin kasten yaptığı davranışıyla olmalıdır. Failin yaralama maksadıyla hareketi yapmasına rağmen, failin elinde olmayan nedenlerle sonuç gerçekleşmediğinde teşebbüs kurumundan söz edilecektir.

İştirak

Kasten yaralama suçu, suça iştirak hallerinden olan faillik, azmettirme, yardım etme hallerine elverişlidir. Müşterek faillik durumunun oluşabilmesi için suçu işleme kararı birlikte alınmış olalı ve hareket birlikte gerçekleştirilmiş olmalıdır. Birlikte karar almadan suça katılım olduğunda, her fail kendi eyleminden ayrı ayrı olmak üzere sorumlu tutulacaktır.

Kasten Yaralama Suçunun Cezası

Basit Kasten Yaralama Suçunun Cezası (TCK 86/1)

Basit kasten yaralama suçu, TCK 86.madde de düzenlendiği üzere mağdurun vücuduna acı verme veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olmakla oluşmaktadır ve yaptırımı bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıdır.

Nitelikli Kasten Yaralama Suçunun Cezası: (TCK m.86/2, 86/3)

Suçun temel şekline ilave edilen ve cezanın artırılmasını veya indirilmesini gerektiren hallere, suçun nitelikli halleri denmektedir. 86. Maddenin 2. Fıkrasında bahsi geçen “Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hali” için şuçun takibini şikayete tabi kılmış, ve yaptırımını da dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası şeklinde düzenlemiştir. Adli para cezasının alt sınırı yüz yirmi gün üst sınırı ise üç yüz altmış beş gündür.

Aynı maddenin 3. Fıkrasındaki haller içinse suçun basit haline göre daha ağır bir ceza düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme gereği kasten yaralama suçunun; üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, silâhla işlenmesi hali için şikâyet aranmadan verilecek cezanın yarı oranında arttırılmasını öngörmüştür.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaştırılmış Yaralama Suçunun Cezası ( TCK m.87)

Yukarıda daha detaylı açıklandığı üzere yaralama suçunun neticesinde oluşabilecek durumlar sebebiyle kanun koyucu ceza artırımı yoluna gitmeyi tercih etmiştir. Maddenin ilk fıkrasında düzenlenen hallerde, kasten yaralama fiili, mağdurun, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, konuşmasında sürekli zorluğa, yüzünde sabit ize, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına neden olduğu hallerde öncelikli 86. Maddeye göre temel ceza belirlenmeli, daha sonra 86. Maddenin 1. Fıkrasına giren durumlar için üç yıldan, 3.Fıkrasına giren bir durum halinde ise beş yıldan az olmamak kaydı ile, belirlenen temel ceza bir kat arttırılır. Bu noktada bir kat arttırılma teriminden kasıt örneğin ceza 1 yıl 3 ay ise 1 kat arttırılması 2 yıl 6 ay olmasıdır.

  1. maddenin 2. Fıkrasına giren haller için ise kasten yaralama fiili, mağdurun; iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine, duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine, konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına, yüzünün sürekli değişikliğine, gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine neden olduğu hallerde 86. Maddenin 1. Fıkrasına giren durumlar için beş yıldan, 3.Fıkrasına giren bir durum halinde ise sekiz yıldan az olmamak kaydı ile 86.maddeye göre belirlenen temel ceza iki kat artırılır. Bu noktada iki kat arttırılmadan kasıt örneğin ceza 1 yıl 3 ay ise 1 yıl 3ay + 1 yıl 3 ay + 1 yıl+3 ay şeklinde 3 yıl 9 ay olacaktır.
  2. maddenin 3. Fıkrasında düzenlendiği üzere kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, 86.maddeye göre düzenlenen temel ceza yarısına kadar arttırılacaktır.

Son olarak ise, 87.maddenin 4 fıkrası üzere yukarıda koşullarının daha detaylı anlatıldığı kasten yaralama sonucu ölüm sonucu oluştuğunda 86. Maddenin 1. Fıkrasına giren durumlar için sekiz yıldan on iki yıla kadar, 3.Fıkrasına giren bir durum halinde ise on iki yıldan on altı yıla kadar ceza verilir.

87.maddede sayılan bütün bu hallerden birden fazlası aynı olayda mevcutsa hangi sonuç ağır ise ona göre ceza verilecektir.

Kasten yaralamaya teşebbüs halinde ise, 86/2 esas alınarak ceza verilecektir

Kasten Yaralama Suçunda Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Kararı

  • Adli para cezası, yargılamayı gerçekleştiren mahkeme tarafından, hükümlünün bir miktar parayı devlet hazinesine ödemesine karar verilmesidir. Kasten yaralama suçu nedeniyle ceza mahkemesi tarafından verilen hapis cezası, somut olayın koşullarının değerlendirilmesi sonucu adli para cezasına çevrilebilir. Hükümde de fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde, mağdurun şikâyeti üzerine hapis veya adli para cezasına hükmedilebileceği ifadesi açıkça yer almaktadır.
  • Erteleme kararında, mahkemece yargılanan kişinin suçlu olduğu tespit edilmiş ve kişi hakkında hapis cezası hükmedilmiştir. Ancak, mahkeme tarafından kişiye verilen hapis cezasının, cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesi halinde erteleme kararı verilmiş olacaktır. Kasten yaralama suçuna ilişkin, hükmedilen cezanın 2 yıl veya daha az olması halinde ve erteleme kurumuna ait diğer şartların sağlanması halinde erteleme kararının verilmesi mümkün olacaktır.
  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi boyunca kasıtlı bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa ceza kararının ortadan kaldırılması ve davanın düşmesine yol açan bir cezanın bireyselleştirilmesi kurumudur. Kasten yaralama nedeniyle hükmedilen hapis cezası miktarının 2 yıl veya daha az olması halinde suçu işleyen hakkında hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı verilebilir.

Kasten Yaralama Suçunda Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Uzlaşma ve Görevli Mahkeme

  1. Kasten yaralama suçunun temel hali için görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Kasten yaralamanın ölüme neden olması halinde ise görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi olacaktır. Yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesi, suç teşebbüs aşamasında kalmış ise son icra hareketinin yapıldığı yer mahkemesidir.
  2. Kasten yaralama suçu aslen şikâyete tabi bir suç değildir ve re-sen soruşturulması gerekir. Ancak 86. Maddenin 2. Fıkrasında belirtildiği üzere “Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde” şuç şikayete tabi kılınmıştır. Şikayet süresi mağdurun fiili ve faili öğrenmesinden itibaren 6 aydır. 5 yıldan fazla ve 20 yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda 15 yıl, 5 yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda 8 yıl dava zamanaşımı süresi vardır.
  3. Uzlaşma,  suçtan mağdur olan kişinin suç şüphelisi ile anlaşması sonucunda ceza yargılamasının sona ermesidir. Uzlaşma şikâyetten vazgeçme değildir. Kasten yaralama suçuna ilişkin olarak ise 86.maddenin 3. Fıkrası ve 87. Madde kapsamına giren haller hariç olmak üzere uzlaşmaya tabidir. Dolayısıyla suçun temel hali ve şikâyete tabi hali uzlaşma kapsamındadır.

Kasten yaralama eylemi aynı zamanda Borçlar Kanunu kapsamında haksız fiil niteliği taşıdığından ceza yargılamasından bağımsız olarak hukuk yargılamasında maddi ve manevi tazminat taleplerine de konu olabilecektir. Bu nedenle kasten yaralama eylemine ilişkin adli ve hukuki süreçlerinde konunun uzmanı olan bir avukattan profesyonel destek alınması yaralı olacaktır.

Kasten yaralama suçunun mağduru veya faili olan kişiler ceza avukatı ile çalışması önerilir. Kasten adam yaralama suçu, mağdurun yaşam hakkına yapılan en ağır saldırılardan biridir. Mahkemeler karar verirken kasten adam yaralama suçu ile kasten adam öldürmeye teşebbüs suçu arasında gidip gelirler. Bu suçlar arasında önemli hapis cezası farkı olduğu için ciddi bir hukuki değerlendirme için savunma ve iddianın bir ceza avukatı aracılığıyla yapılması gerekir.

Başa dön tuşu